Son Dakika
|
İran'dan Bulgaristan'a ABD uyarısı
Trump: "İran'da yeni rejimin lideri, ABD'den ateşkes talep etti"
Trump: "ABD'yi NATO'dan çekmeyi ciddi olarak düşünüyorum"
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: Ölü sayısı 19’a yükseldi
Sadettin Saran trafik kazası geçirdi
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın mal varlığına el konuldu
Muhittin Böcek’in danışmanı ve çalışanı adliyeye sevk edildi
Afganistan ve Pakistan'ı sel vurdu: 47 ölü
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Bakan Gürlek, Hollanda’dan Savcı Kiraz cinayetinin azmettiricisi Musa Aşoğlu'nun iadesini talep etti
Suriye Devlet Başkanı eş-Şara, İngiltere Kralı III. Charles ile bir araya geldi
Trump, Yüksek Mahkeme duruşmasına katılan görevdeki ilk başkan oldu
Bursa-İstanbul deniz otobüsü seferlerine olumsuz hava engeli
A Milli Takım, FIFA sıralamasında son 9 yılın zirvesinde
İran'dan Bulgaristan'a ABD uyarısı
Trump: "İran'da yeni rejimin lideri, ABD'den ateşkes talep etti"
EKONOMİ
Samsun Yeni OSB’de süreç hızlanıyor
01 Nisan 2026 Çarşamba - 20:26:11
Samsun’da kurulma çalışmaları süren ve Türkiye’nin en modern organize sanayi bölgelerinden(OSB) biri olması hedeflenen Yeni OSB’de önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Projenin geleceğini şekillendirecek başlıklar masaya yatırıldı. Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında gerçekleştirilen Yeni OSB Müteşebbis Heyeti ve Yönetim Kurulu Toplantısı’na, Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Vali Yardımcısı V./Tekkeköy Kaymakamı Enver Hakan Zengince, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ile ilgili kurum temsilcileri katıldı. Toplantıda, organize sanayi bölgesinde yer alan küçük ölçekli parsellerin ön tahsis şartları ele alınırken, altyapı inşaatları kapsamında yapılması planlanan ilave çalışmalar da değerlendirildi. Bunun yanı sıra, OSB içerisinde planlanan liman ve mendirek alanına ilişkin dolgu planları doğrultusunda hazırlanacak oşinografik ve hidrografik rapor süreci görüşüldü. Ayrıca, yaklaşık 390 hektarlık alanı kapsayan bölgenin mevcut durumunun tespiti için yapılacak çalışmalar ile OSB’nin genişleme sürecine yönelik imara esas jeolojik etüt konuları da gündeme geldi. Toplantı, Yeni OSB’nin planlama ve yatırım sürecinde atılacak adımların değerlendirilmesiyle sona erdi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 19:28
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:16
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı: "200 gram ekmek fiyatını 17 buçuk lira olarak güncellemek zorunda kaldık"
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeğik 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" dedi. Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, federasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yeni ekmek fiyatlarını açıkladı. 8 aydır ekmek fiyatlarında değişim olmadığını belirten Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeği 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" diye konuştu. "Ekmek konusunda göstermiş olduğumuz hassasiyeti paydaşlarımızın da göstermesi gerekir" Enflasyonla mücadele konusunda da büyük hassasiyet göstermeye devam edeceklerini vurgulayan Balcı, "Bizim göstermiş olduğumuz hassasiyeti ekmek konusunda bizim paydaşlarımızın da göstermesi gerekir. Bu süre içerisinde ekmek fiyatı yüzde 39 artarken, yalnız 8 ayda un fiyatının yüzde 45, yüzde 50 civarında artması kabul edilir bir durum değil. Yani ekmeklik un fiyatında un sanayicileri de fırıncı esnafının gösterdiği hassasiyeti göstermesi gerekir diye düşünüyoruz. Bugün itibarıyla Ankara, İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa, Balıkesir, Aydın, Denizli, Sakarya, Düzce ve Eskişehir ilerinde 200 gram ekmek 17 buçuk lira veya buna denk gelen 230 gram ekmek 20 lira üzerinden fiyat değişikliği uygulamaya girmiş oluyor" ifadelerini kullandı. "Hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" Ekmekteki artışın mağduriyet getirdiğini aktaran Balcı, "Hayatında fırından ekmek almayan siyasetçilerin veya fırıncı esnafının ekmeği nasıl yapıldığını bilmeyen siyasetçinin ekmek üzerinden siyaset yapmak adı altında 17 buçukla 20 olan ekmeği ‘20 yapmayın, 50 lira yapın’ gibi gayriciddi açıklamalar yaptığını görüyoruz. Onların vatandaşımızı bizim kadar düşündüğünü zannetmiyorum. Biz hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" dedi. "Zincir marketlerin tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir" Balcı, esnafın maliyet konusunda dikkat etmesi gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: "Zincir marketlerin fırıncı esnafın üzerine yük olmaktan kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor. 150 ekmek alıp, bunun 50 ekmeğini iade ettiğinde bizim ekmek maliyetimiz artmaktadır. Fırıncı esnafımız mağdur olmaktadır. Eğer biz bir taraftan ekmek fiyatı makul bir seviyede tutmaya çalışıyorsak, enflasyonla mücadele etmek için özveri gösteriyorsak, eğer böyle bir netice alamayacak olursak fırına yakın çevrelerde zincir marketlerin belki de tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir. Esnafımızın rahat etmesi konusunda, sorunların çözümü noktasında gerek Ticaret Bakanlığımız, gerekse Tarım Bakanlığımızla çalışmamız devam ediyor. Bu mağduriyet ortadan kalkmazsa, kendi aramızda bunu çözmüş olmazsak bunu da gündeme getirip, bir çözüm noktası bulmak zorundayız."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:15
Hekimsen’den mart ayı verilerine ilişkin değerlendirme
Hekimsen, Mart 2026 dönemini kapsayan açlık ve yoksulluk sınırı araştırması neticelerini değerlendirdi. Kamuoyuna yansıyan mart ayı ekonomik verileri üzerine Hekimsen’den yazılı açıklama yapıldı. Araştırmadan verilerin paylaşıldığı açıklamaya göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama 34 bin 302 TL’ye ulaştı. Şubat ayında 33 bin 328 TL olan açlık sınırı, bir ayda yaklaşık 974 TL arttı. Aynı dönemde, gıda dışı temel ihtiyaçların da eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 111 bin 734 TL’ye yükseldi. Böylece yaşam maliyetindeki aylık artış yaklaşık 3 bin 172 TL oldu. Gıda enflasyonu yüzde 2,92 Açıklamada, "Mart ayında gıda fiyatlarındaki artış oranı yüzde 2,92 olarak hesaplandı. Şubat ayındaki yüzde 3,62’lik artışa göre hızda sınırlı bir düşüş yaşansa da, gıda fiyatlarındaki yükselişin sürdüğü dikkat çekti. Uzmanlar, artış hızındaki bu yavaşlamaya rağmen fiyat seviyesinin yüksek kalmasının, özellikle sabit gelirli kesimler üzerindeki baskıyı azaltmadığını vurguluyor" denildi. Kişi başı gıda harcamaları 10 bin TL’ye dayandı Açıklamada, Mart 2026 yılı itibariyle aylık kişi başı gıda harcamaları verilerine de yer verildi. Bu veriler, "yetişkin erkek 10 bin 13 TL, yetişkin kadın 8 bin 648 TL, 10 yaş kız çocuğu 7 bin 912 TL, 7 yaş erkek çocuğu 7 bin 728 TL" olarak ifade edildi. Açıklamada, "Bu veriler, özellikle çocuklu ailelerde beslenme maliyetinin hane bütçesi üzerindeki yükünün giderek arttığını ortaya koyuyor" ifadelerine yer verildi. En yüksek artış süt ve sebze-meyvede En yüksek artışın süt ürünleri ile sebze-meyvede yaşandığının bildirildiği açıklamada, "Süt ve süt ürünlerinde yüzde 5,35, sebze ve meyvede yüzde 4,30 olduğu görüldü. Et, balık ve bakliyat grubunda artış yüzde 1,67 seviyesinde kalırken, ekmek ve tahıl grubunda artış yalnızca yüzde 0,25 ile sınırlı kaldı. Uzmanlara göre özellikle süt ürünleri ve sebze-meyve grubundaki artışlar, toplam gıda enflasyonunu yukarı çeken ana kalemler oldu" ifadelerine verildi. Açıklamanın son bölümünde, Hekimsen’in şu görüşü yer aldı: "Asgari ücret, açlık sınırının altında kalmaya devam ediyor. Emekli maaşları açlık sınırının oldukça gerisinde bulunuyor. Kamu çalışanlarının önemli bir bölümü yoksulluk sınırının altında gelir elde ediyor. Bu durum, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Raporda, Türkiye’de yaşanan geçim sıkıntısının artık geçici değil, kalıcı ve yapısal bir sorun haline geldiği vurgulanıyor. Gıda fiyatlarındaki artışın kontrol altına alınamaması ve gelirlerin bu artışa paralel yükselmemesi nedeniyle, özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin yaşam şartları her geçen ay daha da zorlaşıyor. Ücret politikaları, vergi düzenlemeleri ve sosyal destek mekanizmalarının açlık ve yoksulluk sınırı verileri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Mart 2026 Pazartesi- 15:52
Türk Ticaret Bankası’nın Erzurum şubesi hizmete açıldı
2
31 Mart 2026 Salı- 14:26
BAGFAŞ’a İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde ödül
3
29 Mart 2026 Pazar- 11:12
Hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğinde günde 1 tona yakın hasat elde ediyor
4
31 Mart 2026 Salı- 21:22
Tunceli’de mart ayında denetimler sıklaştı: 168 firma incelendi
5
01 Nisan 2026 Çarşamba- 16:23
SGK bilgisayar sistemindeki arıza sebebiyle borçların son ödeme tarihini uzattı
30 Aralık 2025 Salı - 11:47
Vodafone’da 5G için geri sayım başladı
5 kıtada 5G tecrübesi ile Vodafone, 5G lansmanına geri sayıma başladı. Vodafone, 5G lansmanına 100 gün kala "5G’ye Son 100 Gün" kampanyasını duyurdu. Vodafone, 5G odaklı kampanyalarına bir yenisini daha ekledi. Vodafone‘un "5G’ye Son 100 Gün" kampanyası kapsamında Vodafone Yanımda’ya gelen toplam 4 milyon müşteri bu kampanyayla karşılandı. Kampanya kapsamında her 1.000’inci müşteri olmak üzere toplam 100 müşteriye akıllı telefon hediye edildi. Kampanyanın ikinci gününde ise Vodafone, Vodafone FLEX ile faturaya ek 12 aylık ödeme imkanı ile sunulan 5G uyumlu cihazlarda geçerli indirim sunduğunu duyurdu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: "Vodafone olarak, 5 kıtada edindiğimiz 5G tecrübemiz ve global gücümüzle Türkiye’de 5G’ye dünden hazırız. 5G lansmanımıza 100 gün kala hayata geçirdiğimiz ‘5G’ye Son 100 Gün’ kampanyasıyla bu heyecanı müşterilerimizle birlikte yaşamak istedik. 5G’ye 100 gün kala Vodafone Yanımda’ya gelen 4 milyon müşterimizi kampanyamızla karşıladık. Kampanya kapsamında her 1.000’inci müşterimiz olmak üzere toplamda 100 müşterimize akıllı telefon hediye ettik. Kampanyanın ikinci gününde ise Vodafone FLEX ile faturaya ek 12 aylık ödeme avantajı ile sunulan 5G uyumlu cihazlarda yüzde 10 indirim avantajı sağladık. Global 5G deneyimimizi Türkiye’ye taşırken, müşterilerimizi de bugünden 5G’ye hazırlamaya devam ediyoruz."
30 Aralık 2025 Salı - 11:40
CarrefourSA 60’ıncı Gurme mağazasını açtı
CarrefourSA, 2025 yılının son günlerinde önemli bir yatırımı hayata geçirdi. Marka, 60’ıncı Gurme CarrefourSA mağazasını İstanbul Anadolu Yakası’nda hizmete açtı. Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, 2025 yılının son yatırım hamlesini gerçekleştirdi. CarrefourSA’nın premium gıda deneyimini merkezine alan Gurme CarrefourSA Mağazası, CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu ve icra kurulu üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen açılışla İstanbul Anadolu Yakası’nda hizmete girdi. Yatırımlarına devam eden marka, 2025 sonu itibarıyla 77 ilde bayileri de dahil bin 250’den fazla mağazaya ulaşarak çok kanallı ve segment bazlı büyüme stratejisini istikrarlı biçimde güçlendirdiğini açıkladı. Yapılan açıklamaya göre, toplam 650 metrekarelik alan üzerine kurulan yeni mağaza, modern marketçilik mimarisiyle tasarlandı. Mağaza, geniş ürün yelpazesinin yanı sıra hızlı ve pratik alışveriş imkânı sunan "Hızlı Kasa" noktalarıyla müşteri deneyimini en üst seviyeye taşıyor. Gurme konseptinin vazgeçilmezi olan taze ürün gruplarında; uzman kasapların hazırladığı et ve kasap reyonu, günlük balık, zengin şarküteri seçenekleri ile taze meyve-sebze bölümleri öne çıkıyor. Mağaza, tüm bunlara ek olarak sağlıklı yaşamı odağına alan, organik ve vegan beslenmeyi tercih eden tüketiciler için oluşturulan özel ürün seçkisiyle de fark olulturuyor. Mağaza içerisinde konumlanan kahve noktası ise dünya kahvelerinden yerel tatlara kadar uzanan geniş seçenekleri bir araya getiriyor. Markanın evcil hayvan odaklı yeni büyüme stratejisinin bir parçası olan "Petfood" alanı da mağazadaki yerini aldı. Gurme CarrefourSA; zengin içecek yelpazesi, kozmetik, deterjan ve kuru gıda reyonlarıyla bir evin tüm ihtiyaçlarını "gurme" kalitesiyle karşılıyor. "Katma değerli yatırımlara 2026 yılında da devam edeceğiz" Yılın son günlerine yaklaşırken premium segmentte önemli bir yatırıma imza atmanın gururunu yaşadıklarını belirten CarrefourSA CEO’su Kutay Kartallıoğlu, "Gurme CarrefourSA, stratejik büyüme yolculuğumuzda önemli bir yatırım adımı. Değişen tüketici beklentilerini yakından takip ederek, katma değer oluşturan konseptlere odaklanıyoruz. Seçkin ürün gamı, dünya mutfaklarından özel lezzetleri ve gastronomi odaklı alışveriş deneyimiyle öne çıkan mağaza, misafirlerimize fark oluşturan bir mağazacılık anlayışı sunuyor. Gurme mağazalarımızla hem premium segmentteki varlığımızı güçlendiriyor hem de kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefimizi destekliyoruz. Bu noktada rahatlıkla söyleyebiliriz ki, 2025 yılı boyunca hayata geçirdiğimiz yatırımlar, uzun vadeli vizyonumuzun ve Türkiye perakende sektörüne duyduğumuz güvenin en somut göstergesi. Biz, 32 yıldır olduğu gibi ‘Ne Lazımsa CarrefourSA" anlayışını rehber kabul ederek 2026 yılında da müşteri deneyimini odağımıza alacak, markamızın farkını her noktaya taşımaya devam edeceğiz" dedi.
30 Aralık 2025 Salı - 11:14
Özer Matlı: "Bursa’nın ekonomik gücünü katılımcı bir anlayış ve kararlılıkla harekete geçireceğiz"
Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünyadaki jeopolitik risklerden dijital dönüşüme, KOBİ’lerin desteklenmesinden Bursa’nın sanayi vizyonuna kadar pek çok kritik başlığa değinen Matlı, "Bursa’ya hizmeti bir görev değil, gönül meselesi olarak görüyoruz" dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, yaklaşan yeni yıl öncesinde iş dünyasının gündemini değerlendirdi. Dünya ekonomisindeki belirsizliklerin tedarik zincirlerini, enerji ve hammadde maliyetlerini etkilediğini, Türkiye’de ise enflasyonla mücadele ve finansal istikrarın öncelikli olduğunu vurgulayan Matlı, "Dünya ekonomisi; jeopolitik riskler, bölgesel çatışmalar, ticaret savaşları ve artan korumacı politikalar nedeniyle belirsizliklerin yoğun olduğu bir dönemden geçmektedir. Bu tablo, tedarik zincirlerinde kırılganlıkları artırmakta; enerji, hammadde maliyetleri ve finansmana erişim koşulları tüm sektörler açısından ortak risk alanları olarak öne çıkmaktadır. Türkiye ekonomisinde ise enflasyonla mücadelede kararlılıkla atılacak adımların, önümüzdeki dönemde finansal istikrarı güçlendirmesi ve reel sektör üzerindeki baskıyı kademeli olarak azaltması beklenmektedir" dedi. Sanayi ve üretimde yeniden güçlü toparlanma vurgusu Sanayi ve üretim cephesinde yaşanan dönüşüme değinen Matlı, küresel talepteki dalgalanmalar, yeşil dönüşüm zorunluluğu ve dijitalleşme süreçlerinin üretim modellerini yeniden şekillendirdiğini kaydetti. Türkiye’de tekstil, otomotiv ve makine gibi öncü sektörlerin; yüksek maliyetler ve dış pazarlardaki durgunluğa rağmen rekabet gücünü koruma mücadelesi verdiğini ifade eden Özer Matlı, "Öngörülebilir para politikaları, üretimi destekleyen yapısal reformlar ve sanayiciye nefes aldıracak uygulamalarla birlikte imalat sanayiinde toparlanmanın güçlenmesi mümkün olacaktır" diye konuştu. Gıda ve perakende sektörlerinde sürdürülebilir dengelenme Gıda ve perakende sektörlerinin küresel ölçekte artan maliyetler ve değişen tüketici davranışlarından doğrudan etkilendiğini vurgulayan Özer Matlı, "Türkiye’de bu sektörler, bir yandan maliyet baskılarıyla mücadele ederken diğer yandan talep dengesini korumaya çalışmaktadır. Maliyetlerin daha öngörülebilir hale gelmesi ve iç talepte istikrarın sağlanmasıyla birlikte, gıda ve perakende sektörlerinin daha sürdürülebilir bir büyüme çizgisine girmesi beklenmektedir" ifadelerini kullandı. Teknoloji ve dijitalleşmede fırsat alanları Bilişim ve teknoloji alanında dijitalleşme, yapay zekâ ve veri temelli iş modellerinin ekonomik dönüşümün merkezinde yer aldığını vurgulayan Matlı, Türkiye’nin genç, dinamik ve nitelikli insan kaynağıyla bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. Özer Matlı, önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı girişimlerin desteklendiği, dijital altyapı yatırımlarının hız kazandığı ve katma değeri yüksek üretimin ön plana çıktığı bir sürecin hedeflenmesi gerektiğini söyledi. KOBİ’lere güçlü destek, ekonomiye kalıcı güç Ekonominin bel kemiği olan KOBİ’lerin küresel belirsizlikler karşısında en kırılgan yapıyı oluşturduğunu belirten Özer Matlı, "Finansmana erişim, nakit akışı yönetimi ve sürdürülebilirlik KOBİ’ler için hayati önemdedir. Daha güçlü destek mekanizmalarıyla KOBİ’lerin ayakta kalması, büyüme sürecine aktif biçimde dahil edilmesi ve rekabet güçlerinin artırılması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu. Bursa için katılımcı, şeffaf ve bütünleştirici yönetim vizyonu Bursa’nın tekstilden otomotive, gıdadan perakendeye, inşaattan makine sanayine uzanan çok sektörlü yapısı, güçlü üretim kültürü ve ihracat kabiliyetiyle Türkiye ekonomisinin en önemli merkezlerinden biri olduğunun altını çizen Özer Matlı, BTSO Başkan Adayı olarak şehrin tüm sektörlerini kapsayan, şeffaf, katılımcı ve bütünleştirici bir yönetim anlayışını hayata geçirmeyi hedeflediğini kaydetti. Hedefimiz: güçlü, kapsayıcı ve çözüm odaklı bir BTSO Bursa’ya hizmeti bir görev değil, bir sorumluluk ve gönül meselesi olarak gördüğünü vurgulayan Özer Matlı, "Bursa’nın ortak vizyonu ve gücü temelinde, üyelerinin sorunlarını ve beklentilerini merkeze koyan, çözüm odaklı ve güçlü bir oda yapısını birlikte inşa etmek istiyoruz. Sanayicimizin, tüccarımızın, girişimcimizin ve KOBİ’lerimizin yanında duran; sadece bugünü değil, yarını da planlayan bir anlayışla çalışacağız. Bursa’nın potansiyelini doğru stratejilerle harekete geçiren, kentimizin ekonomik gücünü ulusal ve küresel ölçekte daha ileriye taşıyan bir BTSO için yola çıkıyoruz" dedi. Özer Matlı’dan 2026’ya güven ve birlik mesajı Yeni yıla ilişkin temennilerini de paylaşan Matlı, 2026’nın belirsizliklerin azaldığı, üretimin ve yatırımın desteklendiği, finansal istikrarın güçlendiği ve iş dünyasının geleceğe daha güvenle baktığı bir dönem olmasını dileyerek; Bursa iş dünyasının sahip olduğu bilgi, tecrübe ve dayanışma gücüyle bu süreci başarıyla yöneteceğine inandığını vurguladı.
30 Aralık 2025 Salı - 11:11
Büyükeğen: "Konya sanayisi tüm zorluklara rağmen üretimden kopmadı"
Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen, Aralık Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının sanayiciler için kolay bir yıl olmadığının, ancak tüm zorluklara rağmen Konyalı sanayicilerin üretimden kopmadığının altını çizerek, "Bu yılın ilk 11 ayında Konya Organize Sanayi Bölgemizde üretim yüzde 3.9 arttı" dedi. Konya Sanayi Odası’nın Aralık Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Memiş Kütükcü’nün başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen, Oda’nın 2025 yılı boyunca yürüttüğü faaliyetler ve Konya sanayisinin mevcut durumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. 2025’in sanayiciler açısından kolay bir yıl olmadığını ifade eden Başkan Büyükeğen, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, artan maliyetler, iç ve dış talepteki dalgalanmalar ile küresel belirsizliklerin sanayicinin üzerindeki yükü artırdığını söyledi. Özellikle nakit akışı yönetiminin işletmeler için en öncelikli sorun olmaya devam ettiğini belirten Büyükeğen, "Tüm bu zorluklara rağmen Konya sanayisi üretimden kopmadı. Bu duruş, Konya’nın güçlü üretim kültürünün en net göstergesidir. Konyalı sanayicilerimizin üretim odaklı duruşu ve üretim vizyonu gerçekten takdire şayan" dedi. Sanayicilerin talepleri yakından takip edildi Konya Sanayi Odası olarak, 2025 yılında üretimi, istihdamı ve ihracatı merkeze alan projeleri kararlılıkla hayata geçirdiklerini ifade eden Başkan Büyükeğen, yıl boyunca gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin bilgiler paylaştı. Büyükeğen, yıl boyunca sanayicilerden gelen tüm sorun ve talepleri yakından takip ederek, ilgili kurumlarla paylaştıklarının ve çözümlerini takip ettiklerinin altını çizdi. Büyükeğen, 2025 yılı boyunca Konya sanayisinin yeni iş birlikleri geliştirerek, üretim ve ticaret hacimlerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini, bu çalışmalardan birinin 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları olduğunu bildirdi. Büyükeğen, "Anadolu’nun en büyük savunma sanayi organizasyonlarından biri haline gelen, 166 firma, kurum ve kuruluşun stant açtığı 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmalarımızı başarıyla tamamladık. Bağımsız bir araştırma kuruluşuna yaptırdığımız anket sonuçlarına göre programa katılan firmalarımızın yüzde 75’i iş bağlantısı yaptı. Bu oran bizim için çok kıymetli" diye konuştu. 8 milyon doları aşkın enerji tasarrufu Konuşmasında yıl boyunca sanayicilere yönelik 138 eğitim, toplantı ve panel gerçekleştirdiklerini, bu etkinliklere 1000’den fazla sanayicinin katıldığı bilgisini paylaşan Büyükeğen, önemli çalışma başlıklarından biri olan enerji verimliliğine yönelik yaptıkları çalışmaları da anlattı: "Enerji Verimliliği Mobil Etüt Aracımızla, 142 firma ve kuruluşumuza ait 187 lokasyonda enerji ölçümleri yaptık. Yaptığımız bu ölçümler ile firmalarımıza 8 milyon 368 bin dolar tutarında, toplam amortisman süresi 1 yıldan az olan 9 bin 534 TEP enerji tasarrufu imkanı sunduk. Ülkemizin de artık gündeminde önemli bir yer tutan ve iş dünyamızı yakından ilgilendiren Avrupa Yeşil Mutabakatı süreçlerini yakından takip ettik. Yaptığımız çalışmalarla, sanayicilerimizi sınırda karbon düzenlemesi mekanizması ve karbon azaltımı konularında bilgilendirdik. 4.’sünü gerçekleştirdiğimiz Sanayide Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Zirvemiz ülke gündeminde önemli bir yer tuttu." Yeni iş birlikleri geliştirildi Sanayicilerin, küresel pazarlardaki etkinliğini artırmaya yönelik çalışmaların kesintisiz sürdürüldüğünü aktaran Başkan Büyükeğen, "Bu dönemde Avustralya, Yeni Zelanda, İtalya, Vietnam, Senegal başta olmak üzere 17 yabancı misyon temsilcisi ile bir araya gelerek sanayimizi ve öne çıkan sektörlerimizi tanıttık. Yine, şehrimizde düzenlenen fuarlarda aktif rol alarak sanayicilerimizi ulusal ve uluslararası paydaşlarla buluşturduk. Ayrıca otomotiv, gıda ve tarım makineleri başta olmak üzere sektörlerimize yönelik, yurt dışında düzenlenen 7 fuara heyet oluşturarak katılım sağladık. Sanayicilerimiz buralarda 100’ün üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirme fırsatı elde etti" şeklinde konuştu. Büyükeğen, yıl içerisinde Tunus Sanayi, Ticaret ve Sanatkarlar Birliği, Sfakes Ticaret ve Sanayi Odası ile Malezya Uluslararası İslam Ticaret ve Sanayi Odası ile mutabakat zaptları imzaladıklarını, bu çalışmaların firmaların ihracatını artıracak kalıcı ve sonuç odaklı iş birliklerine dönüşeceğini bildirdi. Konya OSB’de fabrika sayısı 778’e ulaştı Konya Organize Sanayi Bölgesi’ndeki gelişmelere de değinen Başkan Büyükeğen, bölgede fabrika sayısının 778’e ulaştığını, ilk 11 ayda üretimin bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 arttığını ifade etti. Büyükeğen, bölge müdürlüğü olarak OSB’nin sanayi alt ve üst yapısına yıl boyunca 2.2 milyarı aşkın yatırım gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları söyledi: "2025 yılı boyunca bölgemizde; içme suyu, atık su, yol alt yapısı, elektrik alt yapısı, eğitim gibi alanlara toplam 2 milyar 272 milyon lira yatırım yaptık. 5. Kısım Genişleme Alanı’mızda yüzde 100 doluluğa ulaştık. 8 milyon metrekare ve toplam 275 parselden oluşan 6. kısmımızda ise, 258 parselin ön tahsis işlemlerini tamamladık. Burada 9 sanayicimiz yatırımlarına başladı." 2026 yılına dair değerlendirmelerde de bulunan Büyükeğen, 2026 yılının enflasyonla mücadele sürecinin pozitif sonuçlarının daha belirgin hissetmeye başlanacağının altını çizerek, "Nasıl ki dünü emekle inşa etmişsek, yarınları da hep birlikte sabırla ve çalışarak inşa edeceğiz" ifadesini kullandı.
30 Aralık 2025 Salı - 11:06
Aras Kargo yeni teslimat modelinin reklam filmini yayınladı
Aras Kargo, müşterilerinin yoğun yaşam temposuna uyum sağlayan yeni teslimat modeli olan Aras Burası’nı tanıttı. Bu model ile evde kargo bekleme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Kullanıcıların kargolarını istedikleri zaman en yakın esnaf noktasından teslim almalarını sağlarken; esnaf için de yeni bir kazanç ve müşteri trafiği sağlıyor. Kargo şirketi Aras Kargo, müşterilerinin yoğun yaşam temposuna uyum sağlamak için hizmetlerini yenilemeye devam ediyor. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirilen Aras Burası hizmeti kullanıcıların kargolarını evde beklemek zorunda kalmadan, kendilerine en yakın esnaflardan istedikleri zaman teslim alabilecekleri, gönderebilecekleri ve iade gerçekleştirebilecekleri bir teslimat modeli sunuyor. Şirketin hayatı kolaylaştırma hedefiyle ortaya çıkan Aras Burası, hem bireysel kullanıcıların hem de esnaf iş ortaklarının günlük akışına uyum sağlayarak kargo deneyimini daha pratik, daha özgür ve daha esnek bir noktaya taşıyor. Aras Burası reklam filmi: "Evde beklemek zorunda kalmadan kargonuzu alabilin diye" Şirketin yeni reklam filmi, Aras Burası’nın çözüm sunduğu günlük sorunu; evde kargo bekleme zorunluluğunu eğlenceli ve dinamik bir dille ele alıyor. Film, bir berberde tıraş olan müşterinin "Kargom gelecek şimdi, hiç kalamam!" diyerek dükkândan erken ayrılmak istemesiyle başlıyor. Buna benzer kesitlere yer verilen reklam filminde hayatlarının en özel anlarından biri olan düğün hazırlığı için evden çıkmak üzere olan genç bir çiftin, kargo bekledikleri için kapıdan bir türlü çıkamamasıyla mizahi doz artırılıyor. Ünlü sanatçı Çelik’in en ikonik şarkılarından birini Aras Burası’ na özel uyarladığı reklam jingle’ı, filmin eğlenceli ve akıcı anlatımına eşlik ediyor. "Müşterinin hayat temposunun kargoya yön verdiği bir dönem başlatıyoruz" Aras Kargo Pazarlama, Kurumsal İletişim ve Müşteri Deneyimi Başkan Yardımcısı Billur Burkutoğlu, yeni hizmet ve yeni reklam filmiyle ilgili şu açıklamalarda bulundu: "Müşteriler günümüzde, zaman ve mekân kısıtlamalarına bağlı kalmadan kargolarını nasıl ve nereden teslim alacaklarını kendileri belirlemek istiyor. Aras Burası modeli, değişen bu beklentilere yanıt vermek üzere hayata geçirdiğimiz yenilikçi bir teslimat çözümü. Yeni reklam filmimizde de bu yaklaşımımızı, evde kargo bekleme zorunluluğunu eğlenceli ve hayatın içinden bir anlatımla ele alıyoruz. Müşterilerimiz kargolarını artık evde beklemek zorunda kalmadan, kendilerine en yakın Aras Burası esnaf noktasından diledikleri zaman teslim alabiliyor, gönderilerini hızla oluşturabiliyor ve iade süreçlerini birkaç dakika içinde tamamlayabiliyorlar. Aynı zamanda esnaf iş ortaklarımız için de değer oluşturan bir ekosistem oluşturuyoruz; işletmeler hem ek gelir elde ediyor hem de artan müşteri trafiğiyle kendi ticari döngülerini güçlendiriyor. Yeni model ile kargo deneyimini herkes için daha esnek, daha erişilebilir ve hayatın temposuna uyumlu bir hale getiriyoruz."
30 Aralık 2025 Salı - 10:50
GSO ev sahipliğinde "Sanayide Dijital Dönüşüm ve Yapay Zeka" konusu ele alındı
Sanayinin dijital dönüşümü ve yapay zeka uygulamalarının rekabet gücü, verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından taşıdığı önemin ele alındığı bilgilendirme ve istişare toplantısı, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Kamu, üniversite ve iş dünyasını bir araya getiren toplantıda, sanayide dijitalleşme sürecine ilişkin güncel gelişmeler ve gelecek vizyonu değerlendirildi. Toplantıya Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Gaziantep İslam Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (GİBTÜ) Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir, GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu, GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, GSO Yönetim Kurulu Üyeleri, GİBTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Metin Bedir, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Murat Özgüler ve akademisyenler katıldı. Gaziantep Valisi Kemal Çeber, toplantıda yaptığı konuşmasında, dijital dönüşüm ve yapay zekanın sadece sanayi için değil, şehirlerin kalkınması açısından da stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, "Sanayide dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları, üretimde verimliliği artırırken aynı zamanda sürdürülebilir kalkınmanın da temelini oluşturmaktadır. Gaziantep olarak bu dönüşümü kamu, üniversite ve sanayi iş birliğiyle güçlü bir şekilde yürütmeyi önemsiyoruz" dedi. GSO Meclis Başkanı Adil Sani Konukoğlu ise yapmış olduğu değerlendirmede, küresel rekabet ortamında sanayinin ayakta kalabilmesi için dijital dönüşümün bir tercih değil zorunluluk olduğuna dikkat çekerek, "Yapay zeka ve dijital teknolojiler, sanayicimizin rekabet gücünü artıracak en önemli araçlardır. Bu süreçte bilgi paylaşımı ve ortak akıl büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı. GİBTÜ Rektörü Prof. Dr. Şehmus Demir de konuşmasında üniversitelerin bu süreçteki rolüne dikkat çekerek, "Dijital dönüşüm ve yapay zeka alanında üniversiteler olarak bilgi üretmek ve bunu sanayiyle buluşturmak en önemli sorumluluklarımızdan biridir. Üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirerek bu alanda somut ve katma değerli çıktılar üretmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de toplantının önemine vurgu yaparak, "Sanayimizin dijital dönüşüm sürecini sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde yönetmek istiyoruz. Yapay zeka uygulamaları, verimlilikten enerji kullanımına kadar birçok alanda sanayicimize önemli kazanımlar sunuyor. Oda olarak üyelerimizi bu dönüşüme hazırlayacak çalışmaları kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi. Yapılan konuşmaların ardından GİBTÜ Yapay Zeka ve Dijital Dönüşüm Danışmanı Prof. Dr. Veysi İşler ve GİBTÜ Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. İpek Atik sanayinin dijital dönüşümü, yapay zeka ve GİBTÜ’nün yürüttüğü çalışmalar hakkında detaylı sunum gerçekleştiler. Toplantı, karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerin ardından sona erdi.
30 Aralık 2025 Salı - 10:42
İstavrit hamsiyi tahtından etti
Doğu Karadeniz’de etkili olan fırtına tezgahları da vurdu. Fırtına nedeniyle balıkçılar denize açılamayınca balık halinde çeşit azalırken, hamsinin yerini tezgahlarda istavrit aldı. Balıkçı esnafı, hamsinin bundan sonra giderek azalacağını ve tezgâhlarda istavritin ağırlık kazanacağını ifade etti. Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, hamsinin bu dönemlerde daha bol olması gerekirken artık denizde çıkmadığını belirterek, "Hamsi normal şartlarda soğuk havaları sever. Kar suyu vurduktan sonra daha da lezzetlenir. Ancak son dönemlerde hamsi giderek azalmaya başladı. Artık hamsi bitiyor diyebiliriz. Hamsinin azalmasıyla birlikte istavrit daha fazla çıkmaya başladı. Şu anda tezgâhlarda hamsinin yerini istavrit alacak gibi görünüyor. İstavrit, hamsinin tahtını salladı diyebiliriz" dedi. Yetiştirme balıkların her dönem tezgâhlarda bulunduğunu ancak hamsinin yokluğunun fiyatları etkilediğini söyleyen Çoğalmış, "Hamsinin olmaması diğer balıkları da etkiliyor. Şu anda hamsi 100 TL, istavrit 100 TL, somon 300 TL, levrek 500-600 TL arasında satılıyor. Mezgit ise son günlerde çıkmadığı için 700-800 TL’den alıcı buluyor" diye konuştu. Balıkçı esnaflarından Emin Avcı ise yaklaşık 10 gündür hamsinin gelmediğini ifade ederek "Şu an tezgâhlarda genellikle şoklanmış hamsiler satılıyor. Hamsinin yerini istavrit aldı. Hava muhalefeti nedeniyle denize çıkılamıyor. Bugün sadece istavrit geldi, onun dışında yetiştirme balıklar var. Hamsi Gürcistan taraflarına gitti. Geri gelebilir ama eski bolluk olmaz" şeklinde konuştu. Fırtınanın balık avcılığını ciddi şekilde etkilediğini belirten Avcı, "Kar da yağsa, yağmur da yağsa avlanmada büyük sorun olmaz. Ancak fırtına olduğunda denize çıkılamıyor. Avlanma olmayınca da balık tezgâhlara gelmiyor" ifadelerini kullandı.
30 Aralık 2025 Salı - 10:25
Tepebaşı Belediyesi’nden borcunu ödeyen çiftçiye 11 ay sonra haciz iddiası
Eskişehir’de çiftçilik yapan Hüseyin Fırat Ekmen, Tepebaşı Belediyesi’nden kiraladığı tarım arazinin fesih bedenlini ödedikten 11 ay sonra arazileri ile malına gelen haciz ve 80 bin TL faiz ile şok oldu. Borcunu ödediğini iddia eden çiftçi, belediyenin içindeki yanlış işlemin bedelini ödemek istemediğini belirtti. Tepebaşı ilçesine bağlı Gündüzler Mahallesinde çiftçilik ve hayvancılık yapan Hüseyin Fırat Ekmen, Tepebaşı Belediyesi’nden kiraladığı tarım arazisini kirama ücreti 45 bin TL’den 150 bin TL’ye çıkarılmasından sonra geçen yıl anlaşmasını fesih etmek istedi. 10 Ocak 2025 tarihinde fesih için 155 bin TL borcunu belediyeye ödedi. Ekmen, belediyenin Emlak İstimlak biriminin borcun kapandığını kendisine bildirildiğini iddia etti. Fakat 11 ay sonra belediyenin kendisine icra davası açtığını söyleyen Ekmen, durum karşısında şaşırdı. 11 aylık faiz 80 bin TL ve avukatlık masraflarının kendisinden talep edilen çiftçinin üzerine kayıtlı aracı ve bazı tarım arazilerine haciz kararı koyulduğunu iddia ediyor. Çiftçi Hüseyin Fırat Ekmen mağduriyetinin giderilip adaletin yerini bulmasını istiyor. "10 Ocak tarihinde yaklaşık 155 bin liralık borcumu ödedim" Çiftçi Hüseyin Fırat Ekmen konuyla alakalı şöyle konuştu; "Tepebaşı Belediyesi’nden kiraladığım tarlayı iki yıl boyunca ektim ancak üçüncü yıl kira bedeli 45 bin liradan 150 bin liraya çıkarılınca bu yüksek zam nedeniyle tarlayı ekemeyeceğimi belirterek sözleşmeyi feshettim. 10 Ocak tarihinde yaklaşık 155 bin liralık borcumun tamamını ödeyerek belediyenin emlak istimlak biriminden borcumun kalmadığına dair fesihnamemi aldım ve dosyamın kapandığı söylendi. Ancak aradan 11 ay geçtikten sonra belediye tarafından icraya verildiğimi ve tüm mal varlığıma haciz konulduğunu öğrendim." "11 aylık faizi olarak yaklaşık 80 bin lira ile avukatlık masraflarını talep ediyor" Adaletin yerini bulmasını isteyen çiftçi Ekmen, "Şu an bankadaki kredilerim onaylanmıyor, haciz nedeniyle arabamı satamıyorum ve belediye benden zaten vaktinde ödediğim paranın 11 aylık faizi olarak yaklaşık 80 bin lira ile avukatlık masraflarını talep ediyor. Belediye birimleri arasındaki iletişimsizlik nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşıyorum; tahsilat birimi ile icra birimi suçu birbirine atarken olan benim gibi zor durumdaki bir çiftçiye oldu. Haksız yere işletilen bu faizin silinmesini, bu bürokratik hatanın Sayıştay tarafından incelenmesini ve üzerimdeki hacizlerin bir an önce kaldırılmasını talep ediyorum" dedi.
30 Aralık 2025 Salı - 10:20
Hindi var, kaz var alıcı yok: Tezgâhlarda durgunluk
Edirne’de yeni yıl yaklaşırken artış göstermesi beklenen kanatlı hayvan satışları, bu yıl satıcıların yüzünü güldürmedi. Geçen yıla kıyasla satışların daha düşük seviyede kaldığını belirten esnaf, artan maliyetlere rağmen vatandaşın alım gücünün zayıflaması nedeniyle ürünlerin elde kalmasından endişe ediyor. Satıcı Erol Gümüşler, yeni yıl öncesi umutla hazırlık yaptıklarını ancak beklenen hareketliliğin yaşanmadığını söyledi. Fiyatların geçen yıla göre çok fazla artmadığını vurgulayan Gümüşler, enflasyon söylemlerinin sahaya yansımadığını dile getirdi. "Hayvanlar elimizde kalacak" İstanbul’da hindinin 5 bin TL’ye satıldığı yönündeki iddialara değinen Gümüşler, "Biz burada hindiyi 2 bin - 2 bin 500 TL’ye, hatta 2 bin TL’ye satmaya çalışıyoruz. Yine de alıcı bulamıyoruz. Korkarım hayvanlar elimizde kalacak. Son günlerde bir hareket olur diye bekliyoruz" dedi. Tezgâhlarda geniş ürün yelpazesi Tezgâhlarda hindi, kaz, tavuk, ördek ve horoz bulunduğunu belirten Gümüşler; kazın 1000 TL, tavukların 300 TL’den başladığını, yerli tavuğun 500 TL olduğunu, horoz fiyatlarının ise 500 ile 700 TL arasında değiştiğini aktardı. Hindi fiyatlarının ise 2 bin TL’den başlayıp 3 bin - 3 bin 500 TL’ye kadar çıktığını ifade etti. Vatandaşların çoğunlukla fiyat sorduğunu belirten Gümüşler, "Alım gücü olan alıyor, olmayan alamıyor," sözleriyle yaşanan durgunluğu özetledi. Talep geçen yıla göre düştü Tavukçu Emrah Ayaz da hindiye olan talebin geçen yıla kıyasla azaldığını ifade etti. Ayaz, "Bütün hindinin kilosu 420 TL. Ortalama bir hindi 6-7 kilo geliyor. Bu da 2 bin - 2 bin 500 TL arasında bir fiyata denk geliyor. Geçen seneye göre talep fazla değil" dedi. Satıcılar son günlere umut bağladı Satıcılar, yeni yıla sayılı günler kala talebin artmasını beklerken, satışların artmaması halinde sezonu zararla kapatmaktan endişe ediyor.
30 Aralık 2025 Salı - 10:19
Yaklaşık 95 yıl önce üretimine başlanan "kara lastik" ilgi görmeye devam ediyor
Türkiye’de 1930’lu yılların başında üretimine başlanan ve çarıktan ayakkabıya geçiş sürecinin simgelerinden biri olan halk arasında "cizlavit" ya da "Ankara lastiği" olarak bilinen kara lastik, aradan geçen yaklaşık 95 yıla rağmen Malatya’da ilgi görmeye devam ediyor. Özellikle kırsal kesimde yaşayan vatandaşların tercih ettiği kara lastik günümüzde sadece kullanım amacıyla değil ev ve iş yerlerinde aksesuar olarak değerlendirilmek ve geçmişi hatırlatması amacıyla anı olarak saklanmak için de satın alınıyor. Yerli ve yabancı turistlerin de ilgisini çeken kara lastik üzerine şiirler yazılmış çocukluk dönemini kırsalda geçiren birçok vatandaşın hafızasında yer edinmiş bir ürün olarak varlığını sürdürüyor. "Kara lastiğin tarihi 1932 yılına dayanıyor" Malatya kent merkezinde bulunan geçici konteyner çarşıda ayakkabıcılık yapan esnaf Mehmet Demir, kara lastiğin tarihinin 1932 yılına dayandığını belirterek farklı modellerinin bulunduğunu söyledi. Esnaf Demir, "Bunların bayan içini dediğimiz tabanı düz olan ve 1932’den beri üretilen modelleri var. Bir de bayanlar için topuklu Ankara lastiği bulunuyor. Ayrıca halk arasında Dallas ya da naylon ayakkabı denilen bağ ve bahçede kullanılan modellerimiz de mevcut" dedi. "Daha çok 65-70 yaş aralığındaki amcalarımız, dedelerimiz alıyor" Mesleğe 1993 yılında başladığını ifade eden Demir Ankara lastiği, çizme, cizlavit, zile tepe lastiği ve bayan naylonu gibi ürünleri sattığını belirterek talebin geçmişe oranla azaldığını söyledi. Demir, "Eskisi gibi yoğun talep yok. Daha çok 65-70 yaş aralığındaki amcalarımız, dedelerimiz alıyor. Gençler pek giymiyor ama bu ürünler kaybolmasın diye bulundurmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Malatya’da bu lastikleri satan iki ya da üç esnaf var" Kentte, Ankara lastiği, cizlavit benzeri ürünlerini satan esnaf sayısının oldukça az olduğuna ifade eden Demir, "Şu anda Malatya’da bu lastikleri satan iki ya da üç esnaf var. Spor ayakkabıların yaygınlaşmasıyla talep düştü ama hala soranlar oluyor" diye konuştu. Fiyatlar 100 ile 350 TL arasında değişiyor Fiyatlar hakkında da bilgi veren Demir, cizlavit modellerinin 350 TL, Ankara lastiğinin ise 100 TL’den satışa sunulduğunu belirterek, Ankara lastiğinin cizlavite göre daha dayanıksız olduğunu söyledi.
30 Aralık 2025 Salı - 10:18
Göreli yoksulluk oranı yüzde 13 oldu
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2025 yılında 0,6 puan azalarak yüzde 13 oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’ni açıkladı. Toplumun genel düzeyine göre belirli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılıyor. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı 2025 yılında 0,6 puan azalarak yüzde 13,0 oldu. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise son yılda yine 0,6 puan azalarak yüzde 20,6 olarak gerçekleşti. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 40’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,7 puanlık azalış ile yüzde 6,2 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 70’i dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre hesaplanan yoksulluk oranı ise bir önceki yıla göre 0,2 puanlık azalış ile yüzde 28,7 oldu. En düşük yoksulluk oranı yüzde 3,9 ile çekirdek aile bulunmayan hanelerde gerçekleşti Hanehalkı tipine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında; çekirdek aile bulunmayan birden fazla kişiden oluşan hanehalklarında yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 6,9 puan azalarak yüzde 3,9, tek kişilik hanehalklarında ise 1,1 puan azalarak yüzde 5,4 olmuştur. En az bir çekirdek aile ve diğer kişilerden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı 0,4 puan azalarak yüzde 17,5, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 12,9 oldu. En yüksek yoksulluk oranı bir okul bitirmeyenlerde görüldü Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranına göre; bir okul bitirmeyenlerin yüzde 23,8’i, lise altı eğitimlilerin yüzde 13,0’ı, lise ve dengi okul mezunlarının ise yüzde 7,5’i yoksul olarak hesaplandı. Yükseköğretim mezunları ise yüzde 2,5 ile en düşük yoksulluk oranına sahip grup oldu. Maddi ve sosyal yoksunluk oranı yüzde 11,9 oldu Maddi ve sosyal yoksunluk oranı hesabında hane düzeyinde sorgulanan değişkenler; otomobil sahipliği, ekonomik olarak beklenmedik harcamaları yapabilme, evden uzakta bir haftalık tatil masrafını karşılayabilme, kira, konut kredisi ve faizli borçları ödeyebilme, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek yiyebilme, evin ısınma ihtiyacını karşılayabilme ve mobilyaları eskidiğinde değiştirebilme durumudur. Bu oran için fert düzeyinde toplanan değişkenler ise; eskimiş giysileri yerine yenisini alabilme, düzgün iki çift ayakkabıya sahip olabilme, ayda en az bir kez tanıdıkları ile toplanabilme, ücretli boş zaman faaliyetlerine katılabilme, kendini iyi hissetmek için bir miktar para harcayabilme ve kişisel amaçlı kullanım için internet sahipliği olarak belirlenmiştir. Yukarıda belirtilen on üç maddenin en az yedisini ekonomik nedenlerle karşılayamayanların oranı olarak tanımlanan maddi ve sosyal yoksunluk oranı; 2024 yılında yüzde 13,3 iken 2025 yılı sonuçlarında 1,4 puan azalarak yüzde 11,9 olarak tahmin edildi. Sürekli yoksulluk oranı yüzde 13,6 oldu Dört yıllık panel veri kullanılarak hesaplanan sürekli yoksulluk oranı, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 60’ına göre son yılda ve aynı zamanda önceki üç yıldan en az ikisinde de yoksul olan fertleri kapsamaktadır. Buna göre, 2025 yılı sonuçlarına göre sürekli yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,1 puan azarak yüzde 13,6 oldu. Göreli yoksulluk oranı en düşük TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır) bölgesinde gerçekleşti İBBS 2. Düzey bölgelerinin her biri için eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’sine göre hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler; yüzde 14,5 ile TR21 (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli), yüzde 14,3 ile TR82 (Kastamonu, Çankırı, Sinop) oldu. Göreli yoksulluk oranı en düşük olan İBBS 2. Düzey bölgeleri ise yüzde 4,6 ile TRC2 (Şanlıurfa, Diyarbakır), yüzde 6,3 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) oldu.
30 Aralık 2025 Salı - 10:11
Turkcell Ailem’in bir milyondan fazla üyesi oldu
Turkcell’in Aile Yılı’nda hayata geçirdiği kampanyası Turkcell Ailem, 1 milyondan fazla üyeye ulaştı. Turkcell’in Aile Yılı’nda hayata geçirdiği kampanyası Turkcell Ailem’in, 1 milyondan fazla üyesi oldu. Aile Yılı’na özel olarak hayata geçirilen kampanya kapsamında Turkcell uygulamasında binlerce aile grubu oluşturuldu. Turkcell Pazarlama ve Dijital Servislerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Akgüç şunları söyledi: "Müşteri memnuniyeti odağımız doğrultusunda 2025’te çok önemli uygulamalara imza attık. Kullanıcılarımızın paketlerinden artan internet, dakika ve SMS’lerin puana dönüştüğü Tumbara’dan sonra sektörümüz adına önemli yeniliklerden biri de Turkcell Ailem oldu. Turkcell Ailem kampanyamız ile aile olmanın gücünü ve değerini vurguluyoruz. Böylesi değerli bir projeyi Aile Yılı’nda başlatmaktan da memnuniyet duyuyoruz. Teknolojinin gücüyle ailelerin hayatını kolaylaştırdığımız yeni hizmetimiz çok büyük beğeni topladı. Kısa sürede 1 milyonu aşkın kişi Turkcell Ailem kampanyamızdan yararlanmaya başladı. Aile üyeleri birbirleriyle binlerce GB transferi gerçekleştirdi. Bu kampanyamızda da olduğu gibi yenilikçi çalışmalarımızla müşterilerimizin yanında olmaya ve onlar için değer üretmeye devam edeceğiz."
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder