EKONOMİ
01 Nisan 2026 Çarşamba - 19:28 HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik" Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:16 Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı: "200 gram ekmek fiyatını 17 buçuk lira olarak güncellemek zorunda kaldık" Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeğik 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" dedi. Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, federasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yeni ekmek fiyatlarını açıkladı. 8 aydır ekmek fiyatlarında değişim olmadığını belirten Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeği 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" diye konuştu. "Ekmek konusunda göstermiş olduğumuz hassasiyeti paydaşlarımızın da göstermesi gerekir" Enflasyonla mücadele konusunda da büyük hassasiyet göstermeye devam edeceklerini vurgulayan Balcı, "Bizim göstermiş olduğumuz hassasiyeti ekmek konusunda bizim paydaşlarımızın da göstermesi gerekir. Bu süre içerisinde ekmek fiyatı yüzde 39 artarken, yalnız 8 ayda un fiyatının yüzde 45, yüzde 50 civarında artması kabul edilir bir durum değil. Yani ekmeklik un fiyatında un sanayicileri de fırıncı esnafının gösterdiği hassasiyeti göstermesi gerekir diye düşünüyoruz. Bugün itibarıyla Ankara, İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa, Balıkesir, Aydın, Denizli, Sakarya, Düzce ve Eskişehir ilerinde 200 gram ekmek 17 buçuk lira veya buna denk gelen 230 gram ekmek 20 lira üzerinden fiyat değişikliği uygulamaya girmiş oluyor" ifadelerini kullandı. "Hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" Ekmekteki artışın mağduriyet getirdiğini aktaran Balcı, "Hayatında fırından ekmek almayan siyasetçilerin veya fırıncı esnafının ekmeği nasıl yapıldığını bilmeyen siyasetçinin ekmek üzerinden siyaset yapmak adı altında 17 buçukla 20 olan ekmeği ‘20 yapmayın, 50 lira yapın’ gibi gayriciddi açıklamalar yaptığını görüyoruz. Onların vatandaşımızı bizim kadar düşündüğünü zannetmiyorum. Biz hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" dedi. "Zincir marketlerin tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir" Balcı, esnafın maliyet konusunda dikkat etmesi gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: "Zincir marketlerin fırıncı esnafın üzerine yük olmaktan kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor. 150 ekmek alıp, bunun 50 ekmeğini iade ettiğinde bizim ekmek maliyetimiz artmaktadır. Fırıncı esnafımız mağdur olmaktadır. Eğer biz bir taraftan ekmek fiyatı makul bir seviyede tutmaya çalışıyorsak, enflasyonla mücadele etmek için özveri gösteriyorsak, eğer böyle bir netice alamayacak olursak fırına yakın çevrelerde zincir marketlerin belki de tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir. Esnafımızın rahat etmesi konusunda, sorunların çözümü noktasında gerek Ticaret Bakanlığımız, gerekse Tarım Bakanlığımızla çalışmamız devam ediyor. Bu mağduriyet ortadan kalkmazsa, kendi aramızda bunu çözmüş olmazsak bunu da gündeme getirip, bir çözüm noktası bulmak zorundayız."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:15 Hekimsen’den mart ayı verilerine ilişkin değerlendirme Hekimsen, Mart 2026 dönemini kapsayan açlık ve yoksulluk sınırı araştırması neticelerini değerlendirdi. Kamuoyuna yansıyan mart ayı ekonomik verileri üzerine Hekimsen’den yazılı açıklama yapıldı. Araştırmadan verilerin paylaşıldığı açıklamaya göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama 34 bin 302 TL’ye ulaştı. Şubat ayında 33 bin 328 TL olan açlık sınırı, bir ayda yaklaşık 974 TL arttı. Aynı dönemde, gıda dışı temel ihtiyaçların da eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 111 bin 734 TL’ye yükseldi. Böylece yaşam maliyetindeki aylık artış yaklaşık 3 bin 172 TL oldu. Gıda enflasyonu yüzde 2,92 Açıklamada, "Mart ayında gıda fiyatlarındaki artış oranı yüzde 2,92 olarak hesaplandı. Şubat ayındaki yüzde 3,62’lik artışa göre hızda sınırlı bir düşüş yaşansa da, gıda fiyatlarındaki yükselişin sürdüğü dikkat çekti. Uzmanlar, artış hızındaki bu yavaşlamaya rağmen fiyat seviyesinin yüksek kalmasının, özellikle sabit gelirli kesimler üzerindeki baskıyı azaltmadığını vurguluyor" denildi. Kişi başı gıda harcamaları 10 bin TL’ye dayandı Açıklamada, Mart 2026 yılı itibariyle aylık kişi başı gıda harcamaları verilerine de yer verildi. Bu veriler, "yetişkin erkek 10 bin 13 TL, yetişkin kadın 8 bin 648 TL, 10 yaş kız çocuğu 7 bin 912 TL, 7 yaş erkek çocuğu 7 bin 728 TL" olarak ifade edildi. Açıklamada, "Bu veriler, özellikle çocuklu ailelerde beslenme maliyetinin hane bütçesi üzerindeki yükünün giderek arttığını ortaya koyuyor" ifadelerine yer verildi. En yüksek artış süt ve sebze-meyvede En yüksek artışın süt ürünleri ile sebze-meyvede yaşandığının bildirildiği açıklamada, "Süt ve süt ürünlerinde yüzde 5,35, sebze ve meyvede yüzde 4,30 olduğu görüldü. Et, balık ve bakliyat grubunda artış yüzde 1,67 seviyesinde kalırken, ekmek ve tahıl grubunda artış yalnızca yüzde 0,25 ile sınırlı kaldı. Uzmanlara göre özellikle süt ürünleri ve sebze-meyve grubundaki artışlar, toplam gıda enflasyonunu yukarı çeken ana kalemler oldu" ifadelerine verildi. Açıklamanın son bölümünde, Hekimsen’in şu görüşü yer aldı: "Asgari ücret, açlık sınırının altında kalmaya devam ediyor. Emekli maaşları açlık sınırının oldukça gerisinde bulunuyor. Kamu çalışanlarının önemli bir bölümü yoksulluk sınırının altında gelir elde ediyor. Bu durum, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Raporda, Türkiye’de yaşanan geçim sıkıntısının artık geçici değil, kalıcı ve yapısal bir sorun haline geldiği vurgulanıyor. Gıda fiyatlarındaki artışın kontrol altına alınamaması ve gelirlerin bu artışa paralel yükselmemesi nedeniyle, özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin yaşam şartları her geçen ay daha da zorlaşıyor. Ücret politikaları, vergi düzenlemeleri ve sosyal destek mekanizmalarının açlık ve yoksulluk sınırı verileri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor."
İşsizlik oranı Kasım ayında yüzde 8,6 oldu
30 Aralık 2025 Salı - 10:10 İşsizlik oranı Kasım ayında yüzde 8,6 oldu işsiz sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 54 bin kişi artarak 3 milyon 98 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kasım ayı İşgücü İstatistiklerini açıkladı. Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 54 bin kişi artarak 3 milyon 98 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,0 iken kadınlarda yüzde 11,8 olarak tahmin edildi. Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 49,2 oldu İstihdam edilenlerin sayısı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 75 bin kişi artarak 32 milyon 737 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 49,2 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 66,8 iken kadınlarda yüzde 31,9 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 53,8 olarak gerçekleşti İşgücü, 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 128 bin kişi artarak 35 milyon 834 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puan artarak yüzde 53,8 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,8 iken kadınlarda yüzde 36,2 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 15,4 oldu 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre aynı seviyede kalarak yüzde 15,4 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 10,6, kadınlarda ise yüzde 24,4 olarak tahmin edildi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 42,3 saat oldu İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 0,1 saat artarak 42,3 saat olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 29,1 oldu Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 0,6 puan azalarak yüzde 29,1 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,7 iken işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı yüzde 20,2 olarak tahmin edildi.
ASO Başkanı Ardıç: "Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz"
30 Aralık 2025 Salı - 10:05 ASO Başkanı Ardıç: "Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "2026’nın enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inanıyorum. Makroekonomik istikrarın sağlanması için yeni yılda yapısal reformları hayata geçirmeliyiz" dedi. ASO Başkanı Ardıç, yayımladığı mesaj ile 2026 yılına ilişkin umut ve beklentilerini paylaştı. Ardıç, 2026 yılında Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefine adım adım yaklaştığı, üretim ve sanayinin güç kazandığı bir yıl olmasını temenni etti. "Yapısal reformları hayata geçirmeliyiz" 2026 yılının enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inandığını ifade eden ASO Başkanı Ardıç, "Küresel ekonomide belirsizliklerin olağanlaştığı, jeopolitik risklerin belirgin biçimde arttığı ve dengelerin neredeyse her gün yeniden sınandığı bir yılı geride bıraktık. Bu zorlu küresel konjonktürde, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının etkileri reel sektörde güçlü şekilde hissedildi. Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere sanayicilerimiz; yüksek kredi faizleri ve finansmana erişimde yaşanan sınırlamalar nedeniyle üretimi sürdürmenin, istihdamı korumanın ve ihracat pazarlarındaki rekabet gücünü muhafaza etmenin mücadelesini verdi. 2026’nın enflasyonla mücadelede sonuçların alınacağı bir yıl olacağına inanıyorum. Makroekonomik istikrarın sağlanması için yeni yılda yapısal reformları hayata geçirmeliyiz. Bu noktada, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2026 yılının Türkiye ekonomisinde bir reform yılı olacağını belirtmesini son derece kıymetli buluyorum. Yapısal reformlarla desteklenen bir ekonomi politikası; kısa vadeli kazanımların ötesine geçerek makroekonomik istikrarı kalıcı olarak tesis edecek, üretim kapasitemizi güçlendirecek ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamız için sağlam bir zemin oluşturacaktır" açıklamalarında bulundu. "2026 yılına dair umutlarımız büyük, beklentilerimiz yüksektir" Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapma hedeflerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Ardıç, "Ankara Sanayi Odası olarak 2026 yılında da ikiz dönüşüm başta olmak üzere sanayicilerimizi geleceğe hazırlayan proje ve faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. İleri teknoloji ve yüksek katma değer odaklı üretim anlayışıyla üyelerimize destek olmaya devam edeceğiz. Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapma hedefimize kararlılıkla yürüyerek, ülkemiz ekonomisine en güçlü katkıyı sunmayı sürdüreceğiz. 2026 yılına dair umutlarımız büyük, beklentilerimiz yüksektir. Ülkemizin üretim ve ihracat gücüyle büyüdüğü, rekabetçiliğini daha artırdığı, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine adım adım yaklaştığı bir yıl olmasını temenni ediyorum. Dünyada savaşların sona ermesini, barışın ve huzurun hakim olmasını; 2026 yılının milletimize sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" ifadelerinde bulundu.
Başkan Erdem’den Alanya’ya yatırım daveti
30 Aralık 2025 Salı - 09:55 Başkan Erdem’den Alanya’ya yatırım daveti Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkanı Eray Erdem, Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti ile ALTSO’da bir araya geldi. Başkan Erdem, Irak heyetine Alanya’ya yatırım çağrısı yaparak, Alanya ekonomisi hakkında bilgi aktardı. Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti, ALTSO Başkanı Eray Erdem’i ziyaret etti. Ziyarette, iki bölge arasındaki iş birliği fırsatları görüşülerek fikir alışverişinde bulunuldu. Erdem: "İş birliği imkanlarını ele aldık" Başkan Erdem, ziyaretle ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Wasit Vali Yardımcısı ve Heyet Başkanı Ghadanfer Bateakh, Wasit Vilayet Meclisi Genel Sekreteri Ali Shammari, Wasit Vilayet Meclisi Üyesi Salam Mudheher, Wasit Vilayeti’ne bağlı Kut İlçesi Kaymakamı Adel Hamza, Wasit Valiliği Özel Kalem Müdürü Mohammed Alshumoos, Wasit Valisi Özel Kalem Sekreteri Fawaz Albaidhaw ve iş insanı Abduladheem Shammari’den oluşan heyeti, Yönetim Kurulu üyelerimiz ile birlikte odamızda misafir ettik. Irak merkezi yönetiminin bulunduğu Bağdat’a idari olarak bağlı Wasit Vilayeti ile Alanya’mız arasında geliştirilebilecek karşılıklı ticaret, yatırım ve iş birliği imkanlarını ele aldığımız görüşmede, ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik kapsamlı bir fikir alışverişinde bulunduk. Görüşmede ayrıca, odamıza kayıtlı Irak sermayeli şirketler, Alanya’daki mevcut ve potansiyel yatırım fırsatları hakkında heyet üyelerine bilgi aktarılırken, günün anısına Alanya’mızın görselinin yer aldığı bir de tablo takdim ettik. Nazik ziyaretleri için kendilerine teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim." Heyetten Erdem’e teşekkür Irak’ın başkenti Bağdat’a bağlı Wasit Vilayeti Hükümet Heyeti yetkilileri ise Başkan Erdem’e nazik ev sahipliği için teşekkür ederek, "Alanya’yı çok beğendik. Başkan Eray bey de çok güzel bir görüşmemiz oldu. Kendisine ev sahipliği ve verdiği önemli bilgiler için teşekkür ediyoruz" dedi.
Her 4 kişiden 2’si biliyordu şimdi 4 kişiden 3’ü biliyor
30 Aralık 2025 Salı - 09:17 Her 4 kişiden 2’si biliyordu şimdi 4 kişiden 3’ü biliyor Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaretler Derneği Başkanı Huriye Özener, bu yıl yaptırdıkları bir anket çalışmasında coğrafi işareti bilenlerin oranının yüzde 78 çıktığını söyledi. Özener, katıldığı bir programda, markalaşmadan bir ürünü hak ettiği ölçüde satabilmenin mümkün olmadığını belirterek, markalaşmak için de bir ürünün hikayesinin olması gerektiğini anlattı. Tüketicilerin markayı, coğrafi işaret tescilini bilmesinin önemine işaret eden Özener, şöyle konuştu: "2018 yılında 7 coğrafi bölgemizde yaptığımız bir araştırma var. Anket çalışmamızda yüzde 50’si coğraf işareti biliyordu. 2022 yılında pandemiden sonra yaptığımız çalışmaya göre 100 kişiden 65’i coğraf işaretin ne anlama geldiğini biliyor. Bu yıl yaptırdığımız anket çalışmasında ise oran yüzde 78’e çıktı. Biraz daha ayrıntıya girdik, detaylı soru sorduk. Gerçek anlamda bilenlerin oranı yüzde 38 oldu ve bunların ne almak istediğini bildiğini gördük." Kritik noktalardan birisinin amblemler olduğunu dile getiren Özener, şunları söyledi: "Bu amblem tüketiciye ürünün farklı olduğunu kaliteli olduğunun algısını veriyor. Bir de bunun AB kısmına baktık. Türkiye’deki amblemle ile AB’de tescil edilmiş ürünlerimizin üzerinde kullanılan amblem arasındaki farkı araştırdık. Hangisi daha ön planda diye sorduk. AB’nin tescilli ürünler üzerinde kullandığı coğraf işaret amblemlerinin daha gücenilir olduğunu gördük. Tüketiciye bunu iyi anlatmamız gerekiyor. Tüketicinin bilgilenmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor. Üreticilerimizin de korunması gerekiyor."
Türkiye nüfusu kadar balık deniz ve göllere bırakıldı
30 Aralık 2025 Salı - 09:16 Türkiye nüfusu kadar balık deniz ve göllere bırakıldı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2025 yılında deniz, göl ve göletlere 83 milyon balık bırakıldığını söyledi. Yumaklı, katıldığı bir programda, Türkiye’nin 3 tarafı denizlerle çevrili yüksek potansiyelli bir avlanma alanına sahip olduğunu belirtti. Ülkede son yıllarda artış gösteren yetiştiricilik ve profesonel avcılıkla 2 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşıldığına dikkati çeken Yumaklı, su ürünleri avcılığında kapasiteyi bilmek ve buna yönelik üretim planlaması yapmanın önemine işaret etti. İç sularda ne kadar üretileceği, avcılıkla ilgili balık stoğunun nasıl yönetileceği konusunun üretim planlamasının içine dahil edildiğini aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Yeni yetiştiriciik bölgeleri, alanları oluşturmaya çalışıyoruz. Yıllık 7 bin 500 tonluk yetiştiricilik bölgesi oluşturacağız. Balık populasyonunu da artırmak gerekiyor. Enstitülerde yetiştirilen balıkları, denize, göl ve göletlere bırakıyoruz. Ciddi bir balıklandırma çalışması yürütüyoruz. 2025 yılında 83 milyon balık bıraktık sulara. Marmara Denizi’nde balıkçılara müsilaj desteği verdik." Yumaklı, Yalova’da Uluslararası Su Ürünleri Kontrol Denetim Merkezi’nin önümüzdeki yıl hizmete gireceğini belirterek, "Bu merkez Akdeniz ülkelerinin en büyüğü olacak. Balıkçılığın da hakkını vereceğiz." dedi.
Genç kardeşlerden Sarıgöl ekonomisine 700 bin fidan hamlesi
30 Aralık 2025 Salı - 08:47 Genç kardeşlerden Sarıgöl ekonomisine 700 bin fidan hamlesi Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde genç girişimci kardeşler Aytaç ve Ahmet Ünlükoç, 25 farklı üzüm çeşidinde bu yıl 700 bin fidan üretim hedefiyle hem bölge tarımına hem de istihdama güçlü bir ekonomik katkı sağlıyor. Fidan üretiminde 2 bin 500 kişiye istihdam sağlandığı öğrenildi. Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Ahmetağa Mahallesi’nde genç girişimci kardeşler Aytaç ve Ahmet Ünlükoç, bağ fidanı üretiminde önemli bir başarıya imza atıyor. Ünlükoç kardeşler, 2 dekarı sera olmak üzere toplam 28 dekar açık alanda; 300 bin açık köklü, 300 bin tüplü ve 100 bin aşılı olmak üzere bu yıl 700 bin adet üzüm fidanı üretmeyi hedefliyor. Geçtiğimiz yıl 140 bin adet fidan üretimi gerçekleştiren kardeşler, kısa sürede üretim kapasitelerini artırarak Sarıgöl ekonomisine ve bölge tarımına katkı sağlamayı amaçlıyor. "Hayalim her zaman kendi işimi kurmaktı" Üretici kardeşlerden 26 yaşındaki Aytaç Ünlükoç, üniversitede inşaat bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 4 yıl çeşitli inşaat firmalarında ve farklı sektörlerde çalıştığını belirterek, "Hayalim her zaman kendi işimi kurmaktı. Abim Ahmet Ünlükoç ile düşüncemiz her zaman üretimden yana oldu. Bölgemizde bağcılık yaygın olduğu için girişimimiz bağ fidanı üretimi oldu. Geçen yıl ortalama 140 bin fidan ürettik. Bu yıl hedefimiz 700 bin fidan. Satışlarımızı ağırlıklı olarak Ege Bölgesi’ne, kısmen de Orta Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerine yaptık. Hayalimiz birkaç yıl içinde yurt dışı pazarına ulaşmak" dedi. Son 5 ayda 2 bin 500 kişiye istihdam Üretim sürecine ilişkin bilgi veren Aytaç Ünlükoç, "Aralık ve ocak aylarında fidan çelik alımı yapıyoruz. Şubat ayında tüp (kese) dolumu, mart ve nisan aylarında ise aşı ve dikim işlemleri gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 5 aylık bu yoğun üretim maratonunda toplam 2 bin 500 işçi çalıştırıyoruz" diye konuştu. Fidanlarla 25 farklı üzüm çeşidi üretiliyor Ünlükoç kardeşler; Sultaniye, K7, S1, Thomson, Mevlana, Superior, Crimson, Antep Karası, Red Globe, Alphonse, Michele Palieri, Cardinal, Şiraz, Merlot, Boğazkere, Öküzgözü başta olmak üzere toplam 25 farklı üzüm çeşidinin fidanını ürettiklerini, ayrıca talebe göre farklı üzüm çeşitlerinin de üretimini yaptıklarını ifade etti. "Vizyonumuz kaliteli ve güvenilir fidan üretimi" Kardeşlerden 29 yaşındaki Ziraat Mühendisi Ahmet Ünlükoç ise, "7 yıldır özel bir zirai ilaç firmasında Ege Bölgesi satış temsilcisi olarak çalışıyorum. Kardeşimle çıktığımız bu yolda vizyonumuz; kaliteli, sağlıklı ve güvenilir fidan üretimi yapmak. Hayal kurduk, düşündük ve hayata geçirdik. Uzun yıllardır pazarlama alanında çalışıyoruz. Doğru ve bilinçli üretim yaptığımız sürece pazarlamada sorun yaşayacağımızı düşünmüyoruz" dedi. İki mühendis kardeş, üzüm fidanının yanı sıra 20 bin adet zeytin fidanı ve çeşitli meyve fidanlarının da üretimini yaptıklarını, Türkiye’nin her yerine kargo ile fidan gönderdiklerini kaydetti.
Hepsiburada 1 Temmuz’da bayrak değişimine hazırlanıyor
29 Aralık 2025 Pazartesi - 16:41 Hepsiburada 1 Temmuz’da bayrak değişimine hazırlanıyor Hepsiburada, şirket ve CEO’su Nilhan Onal Gökçetekin arasında planlı bir liderlik geçişi başlatma kararı alındığını duyurdu. Geçişin 1 Temmuz 2026 itibarıyla tamamlanması bekleniyor. Son birkaç yıl boyunca Hepsiburada, finansal disiplini güçlendirmeye ve şirket temellerini sağlamlaştırmaya odaklandı. Şirket ve CEO, bu aşamanın başarıyla tamamlanmasının ardından, liderlik geçişinin önümüzdeki dönemde başlatılması konusunda görüş birliğine vardı. Geçiş, sürekliliğin ve icra momentumunun korunacağı bir çerçevede, sorumlulukların düzenli ve dikkatli bir şekilde devredilmesi sonrasında gerçekleşecek. Lomtadze: "Hepsiburada’nın bir sonraki liderlik dönemi şirket içinden yetişen liderlerle inşa edilecek" Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hepsiburada Yönetim Kurulu Başkanı Mikheil Lomtadze, "Nilhan ile yakın bir şekilde çalıştım ve Hepsiburada’ya katkıları için kendisine teşekkür etmek isterim. Görev süresi boyunca şirket finansal disiplinini güçlendirdi ve uzun vadeli stratejisini hayata geçirme kabiliyetini pekiştirdi. Bu geçişi, süreklilik ve operasyonların kesintisiz devamına odaklanarak birlikte planladık. Ayrıca şunu da önemle belirtmek isterim; Hepsiburada’nın bir sonraki liderlik döneminin şirket içinden yetişen liderlerle inşa edilmesine karar verdik" dedi. Gökçetekin: "Hepsiburada’nın uzun vadeli başarısını desteklemek için şirket ve liderlik ekibiyle yakın çalışmaya devam edeceğim" Nilhan Onal Gökçetekin ise açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Hepsiburada’da ekip olarak inşa ettiklerimizden ve oluşturduğumuz değerle büyük gurur duyuyorum. Şirketimiz bugün güçlü bir iş modeliyle desteklenen sağlam bir finansal yapıya sahip. Devir teslimin sorunsuz ve sorumlu bir şekilde tamamlanması ve Hepsiburada’nın uzun vadeli başarısını desteklemek için şirket ve liderlik ekibiyle yakın çalışmaya devam edeceğim. Geçiş sürecinin tamamlanmasının ardından yeni bir profesyonel yolculuğa adım atacağım." Konuyla ilgili gelişmeler kamuoyu ve paydaşlarla paylaşılacak.
MTONET mobil uygulaması üyelerin hizmetine açıldı
29 Aralık 2025 Pazartesi - 15:52 MTONET mobil uygulaması üyelerin hizmetine açıldı Marmaris Ticaret Odası (MTO) üyelerinin oda hizmetlerine daha hızlı ve kesintisiz erişimini sağlamak amacıyla mobil oda uygulaması MTONET’i hizmete aldı. Dijital dönüşüm çalışmaları kapsamında hayata geçirilen uygulama ile MTO hizmetleri artık cep telefonları üzerinden 7/24 erişilebilir hale geldi. MTO Yönetim Kurulu Başkanı S. Mutlu Ayhan, mobil uygulamanın üyelerin günlük iş süreçlerini kolaylaştıracağını belirterek, üyelerin zaman ve maliyetten tasarruf etmesini hedeflediklerini söyledi. Ayhan; "Üyelerimizin işlemlerini Odamıza gelmeden hızlıca tamamlayabilmeleri adına hazırladığımız mobil uygulama ile oda hizmetlerini üyelerimizin ceplerine taşıdık" dedi. Tüm uygulama platformlarından ücretsiz olarak indirilebilen uygulamaya, e-Devlet doğrulaması ile güvenli giriş yapılabiliyor. Uygulama üzerinden belge talepleri oluşturulabiliyor, elektronik imzalı belgelere anında erişim sağlanabiliyor. Uygulama kapsamında firma adına işlem yapacak kişiler için işlem yetkisi devri, NACE kodu değişikliği talebi ve firma bilgi güncelleme işlemleri birkaç adımda gerçekleştirilebiliyor. Ayrıca şirketlere ait kapasite raporları ve iş makineleri görüntülenebiliyor. MTONET üzerinden online vezne hizmeti ile aidat ödemeleri yapılabiliyor ve Ticaret Sicil Gazetesi ve Resmi Gazete’ye mobil erişim sağlanabiliyor. Oda tarafından yapılan duyuru ve haberler ise bildirimler aracılığıyla üyelere anlık olarak iletiliyor. "Dijital hizmetlerimizi sürekli geliştireceğiz" Mobil uygulamanın sunduğu imkanlara da değinen Başkan Ayhan, üyelerin faaliyet belgesi, oda kayıt belgesi, ihale durum belgesi, ortaklık teyit belgesi ve Medos belgeleri gibi evraklara hızlıca ulaşabileceğini belirtti. Borç sorgulama ve ödeme işlemlerinin de uygulama üzerinden kolaylıkla yapılabileceğini ifade eden Ayhan, sektörel harita ve NACE kodlarına dayalı sanal işletme rehberi sayesinde bölgedeki firmalara ilişkin bilgilere erişim sağlanacağını söyledi. Ayhan, mobil uygulamanın yalnızca oda hizmetlerine erişimi kolaylaştırmakla kalmayıp, üyeler arasındaki iletişimi ve ticari iş birliklerini de güçlendirmeyi hedeflediğini vurgulayarak tüm MTO üyelerini MTONET mobil uygulamasını indirmeye davet etti.