EKONOMİ
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı: "200 gram ekmek fiyatını 17 buçuk lira olarak güncellemek zorunda kaldık" 01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:16:14 Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeğik 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" dedi. Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, federasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yeni ekmek fiyatlarını açıkladı. 8 aydır ekmek fiyatlarında değişim olmadığını belirten Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeği 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" diye konuştu. "Ekmek konusunda göstermiş olduğumuz hassasiyeti paydaşlarımızın da göstermesi gerekir" Enflasyonla mücadele konusunda da büyük hassasiyet göstermeye devam edeceklerini vurgulayan Balcı, "Bizim göstermiş olduğumuz hassasiyeti ekmek konusunda bizim paydaşlarımızın da göstermesi gerekir. Bu süre içerisinde ekmek fiyatı yüzde 39 artarken, yalnız 8 ayda un fiyatının yüzde 45, yüzde 50 civarında artması kabul edilir bir durum değil. Yani ekmeklik un fiyatında un sanayicileri de fırıncı esnafının gösterdiği hassasiyeti göstermesi gerekir diye düşünüyoruz. Bugün itibarıyla Ankara, İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa, Balıkesir, Aydın, Denizli, Sakarya, Düzce ve Eskişehir ilerinde 200 gram ekmek 17 buçuk lira veya buna denk gelen 230 gram ekmek 20 lira üzerinden fiyat değişikliği uygulamaya girmiş oluyor" ifadelerini kullandı. "Hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" Ekmekteki artışın mağduriyet getirdiğini aktaran Balcı, "Hayatında fırından ekmek almayan siyasetçilerin veya fırıncı esnafının ekmeği nasıl yapıldığını bilmeyen siyasetçinin ekmek üzerinden siyaset yapmak adı altında 17 buçukla 20 olan ekmeği ‘20 yapmayın, 50 lira yapın’ gibi gayriciddi açıklamalar yaptığını görüyoruz. Onların vatandaşımızı bizim kadar düşündüğünü zannetmiyorum. Biz hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" dedi. "Zincir marketlerin tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir" Balcı, esnafın maliyet konusunda dikkat etmesi gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: "Zincir marketlerin fırıncı esnafın üzerine yük olmaktan kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor. 150 ekmek alıp, bunun 50 ekmeğini iade ettiğinde bizim ekmek maliyetimiz artmaktadır. Fırıncı esnafımız mağdur olmaktadır. Eğer biz bir taraftan ekmek fiyatı makul bir seviyede tutmaya çalışıyorsak, enflasyonla mücadele etmek için özveri gösteriyorsak, eğer böyle bir netice alamayacak olursak fırına yakın çevrelerde zincir marketlerin belki de tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir. Esnafımızın rahat etmesi konusunda, sorunların çözümü noktasında gerek Ticaret Bakanlığımız, gerekse Tarım Bakanlığımızla çalışmamız devam ediyor. Bu mağduriyet ortadan kalkmazsa, kendi aramızda bunu çözmüş olmazsak bunu da gündeme getirip, bir çözüm noktası bulmak zorundayız."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:15 Hekimsen’den mart ayı verilerine ilişkin değerlendirme Hekimsen, Mart 2026 dönemini kapsayan açlık ve yoksulluk sınırı araştırması neticelerini değerlendirdi. Kamuoyuna yansıyan mart ayı ekonomik verileri üzerine Hekimsen’den yazılı açıklama yapıldı. Araştırmadan verilerin paylaşıldığı açıklamaya göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama 34 bin 302 TL’ye ulaştı. Şubat ayında 33 bin 328 TL olan açlık sınırı, bir ayda yaklaşık 974 TL arttı. Aynı dönemde, gıda dışı temel ihtiyaçların da eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 111 bin 734 TL’ye yükseldi. Böylece yaşam maliyetindeki aylık artış yaklaşık 3 bin 172 TL oldu. Gıda enflasyonu yüzde 2,92 Açıklamada, "Mart ayında gıda fiyatlarındaki artış oranı yüzde 2,92 olarak hesaplandı. Şubat ayındaki yüzde 3,62’lik artışa göre hızda sınırlı bir düşüş yaşansa da, gıda fiyatlarındaki yükselişin sürdüğü dikkat çekti. Uzmanlar, artış hızındaki bu yavaşlamaya rağmen fiyat seviyesinin yüksek kalmasının, özellikle sabit gelirli kesimler üzerindeki baskıyı azaltmadığını vurguluyor" denildi. Kişi başı gıda harcamaları 10 bin TL’ye dayandı Açıklamada, Mart 2026 yılı itibariyle aylık kişi başı gıda harcamaları verilerine de yer verildi. Bu veriler, "yetişkin erkek 10 bin 13 TL, yetişkin kadın 8 bin 648 TL, 10 yaş kız çocuğu 7 bin 912 TL, 7 yaş erkek çocuğu 7 bin 728 TL" olarak ifade edildi. Açıklamada, "Bu veriler, özellikle çocuklu ailelerde beslenme maliyetinin hane bütçesi üzerindeki yükünün giderek arttığını ortaya koyuyor" ifadelerine yer verildi. En yüksek artış süt ve sebze-meyvede En yüksek artışın süt ürünleri ile sebze-meyvede yaşandığının bildirildiği açıklamada, "Süt ve süt ürünlerinde yüzde 5,35, sebze ve meyvede yüzde 4,30 olduğu görüldü. Et, balık ve bakliyat grubunda artış yüzde 1,67 seviyesinde kalırken, ekmek ve tahıl grubunda artış yalnızca yüzde 0,25 ile sınırlı kaldı. Uzmanlara göre özellikle süt ürünleri ve sebze-meyve grubundaki artışlar, toplam gıda enflasyonunu yukarı çeken ana kalemler oldu" ifadelerine verildi. Açıklamanın son bölümünde, Hekimsen’in şu görüşü yer aldı: "Asgari ücret, açlık sınırının altında kalmaya devam ediyor. Emekli maaşları açlık sınırının oldukça gerisinde bulunuyor. Kamu çalışanlarının önemli bir bölümü yoksulluk sınırının altında gelir elde ediyor. Bu durum, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Raporda, Türkiye’de yaşanan geçim sıkıntısının artık geçici değil, kalıcı ve yapısal bir sorun haline geldiği vurgulanıyor. Gıda fiyatlarındaki artışın kontrol altına alınamaması ve gelirlerin bu artışa paralel yükselmemesi nedeniyle, özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin yaşam şartları her geçen ay daha da zorlaşıyor. Ücret politikaları, vergi düzenlemeleri ve sosyal destek mekanizmalarının açlık ve yoksulluk sınırı verileri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 17:21 Bakan Yumaklı: "95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından uygun şartlarda temin edilecek" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından uygun şartlarda temin edilecek" dedi. İlk müjdesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çiftçilerle iftar programında duyurduğu ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ne başvurular başladı. Projenin başvuru şartlarını ve detaylarını Bakan Yumaklı açıkladı. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsalda üretimi güçlendirmek, hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek, gençler ile kadınların üretime daha fazla katılımını sağlamak ve meraya dayalı üretimi daha karlı hale getirmek amacıyla ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi’ni hayata geçirdiklerini bildirdi. Proje kapsamında Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) koordinasyonunda Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğüne (TİGEM) ait küçükbaş hayvanların üreticilere uygun şartlarda temin edileceğini belirten Yumaklı, şu bilgileri aktardı: "Proje ile Türkiye’de küçükbaş üretimi yapan işletme sayısını ve anaç hayvan sayısını artırarak daha fazla materyalin ülkemiz kaynakları ile karşılanmasını, böylece kırmızı et arzında sürdürülebilirliği ve yeterliliği sağlamayı amaçlıyoruz. Bu amaçla proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan TİGEM tarafından uygun şartlarda temin edilecek. Uygulamada yalnızca sayı artışını hedeflemiyoruz, aynı zamanda verim, uyum ve sürdürülebilirliği de esas alıyoruz. Bu minvalde dağıtımları, ülkemizin bölgesel yetiştiricilik gerçeklerini dikkate alarak; yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık küçükbaş ırkları üzerinden planlanıyoruz." 150 bin küçükbaş dağıtılacak Yumaklı, 2026-2028 yıllarını kapsayan 3 yıllık program dahilinde 150 bin küçükbaş hayvanın üreticilere uygun şartlarda verileceğinin altını çizerek, genç ve kadın üreticiler, birinci derece tarımsal amaçlı örgüt üyeleri, engelliler, şehit yakınları ve gazilere öncelik tanıyacaklarını dile getirdi. "12 ay boyunca hayvanların bakım ve besleme gideri Bakanlığımız tarafından karşılanacak" Ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliği bölümlerinden yeni mezun gençlere de projeye başvurmaları halinde öncelik tanıyacaklarını anlatan Yumaklı, şu bilgileri verdi: "Böylece gençlerimiz hem doğdukları topraklarda kendi işlerini kuracak hem de üretime ve istihdama güç katacak. İl/ilçe tarım ve orman müdürlüklerimizin denetimlerinde tespit edilen hayvanlar için oluşturulan icmal HAYGEM tarafından TİGEM’e gönderilecek. Hayvan tesliminden sonraki ayda başlamak üzere 12 ay boyunca hayvanların bakım ve besleme gideri Bakanlığımız tarafından karşılanacak. Bu destek ödemesi 3 ayda bir yapılacak ve 100 küçükbaş hayvan için toplamda 3 aylık 45 bin lira destek ödemesi yetiştiricilerimizin hesaplarına aktarılacak. Teslim edilen hayvanların ilk bir yıllık TARSİM sigortası da yine Bakanlığımız tarafından karşılanacak. Yetiştiricilerimiz, hayvan bedelleri için Ziraat Bankası’nın uygun faizli kredilerinden yararlanabilecek. İlgili meslek gruplarından mezun gençlerimiz ile küçükbaş hayvancılık yapmak isteyen genç ve kadın üreticilerimizi bu projeye başvurmaya davet ediyorum." Başvurular 1-30 Nisan tarihleri arasında yapılacak Projeye başvurular 1-30 Nisan tarihleri arasında yapılabilecek. Proje başvuruları, başvuru sahibinin işletmesinin bulunduğu, işletmesini açacağını beyan ettiği yerdeki il, ilçe tarım ve orman müdürlüklerine yapılacak. TİGEM tarafından puan sırasına göre hak sahipleri bilgilendirilerek, 2026 yılının 2’nci yarısından itibaren hayvanların teslimine başlanılacak. Vatandaşlar, projeyle ilgili detaylı bilgiye Tarım ve Orman Bakanlığı’nın internet sitesi https://www.tarimorman.gov.tr/HAYGEM/Haber/454/Kirsalda-Bereket-Kucukbasa-Destek-Projesi-Basliyor bağlantısından ulaşabilecek.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 16:59 Bayatlamayan ekmeğe yoğun ilgi Samsun’un Çarşamba ilçesinde üretilen ve "altın un" olarak adlandırılan özel unla yapılan ekmeklerin 4 gün boyunca bayatlamadığı belirtiliyor. Taş fırında üretim yapan ekmek ustası Hasan Keskin, tamamen doğal yöntemlerle ürettikleri ekmeklerin yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Çarşamba ilçesinde bulunan taş fırında üretimlerin sürdüğünü ifade eden 49 yaşındaki Hasan Keskin, hijyen ve sağlığı ön planda tuttuklarını belirtti. Mardin’den temin edilen ve "altın un" olarak bilinen özel unla çeşitli ekmekler ürettiklerini dile getiren Keskin, vatandaşlardan yoğun talep aldıklarını kaydetti. "Halkımızın sağlığı önceliğimiz" diyen Keskin, "Taş fırınımızda tamamen doğal üretim yapıyoruz. Siyez buğdayından elde edilen ve ‘sarı altın ekmek’ dediğimiz ürünümüzün yanı sıra 7 tahıllı çeşitlerimiz de bulunuyor. Unumuz Mardin’den geliyor ve katkı maddesi içermiyor. Maliyeti yüksek olsa da sağlık açısından oldukça değerli" dedi. Ürettikleri ekmeklerin uzun süre tazeliğini koruduğunu belirten Keskin, "7 tahıllı ekmeğimiz 4 gün boyunca bayatlamaz. Küflenme ya da bozulma olmaz. Dolaba koymadan dahi dayanıklılığını korur. İçeriğinde kesinlikle katkı maddesi yoktur" diye konuştu. Yurt dışından da talep aldıklarını ifade eden Keskin, "Avrupa’dan müşterilerimiz var. Özellikle haşhaşlı tam buğday ekmeğimiz 1 hafta bozulmadan tüketilebiliyor. Ürünlerimiz büyük beğeni topluyor. Patent başvurusu yapmayı planlıyoruz" şeklinde konuştu. Keskin ayrıca üretim reçetesini diğer fırıncılarla paylaşmak istediğini belirterek, "Bu işi sadece kendim yapmak gibi bir düşüncem yok. Meslektaşlarım gelsin, tarifimizi öğrensin ve kendi fırınlarında da üretsinler istiyorum" ifadelerini kullandı.
ATP Capital, Menulux yatırımını tamamladı
30 Aralık 2025 Salı - 16:15 ATP Capital, Menulux yatırımını tamamladı ATP Capital Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş. (ATP Capital), daha önce kamuoyuna duyurduğu Menulux Yazılım A.Ş. yatırımını tamamladı. ATP Capital, Menulux yatırımını tamamladı. Gerçekleştirilen işlem kapsamında ATP Capital, konuk ağırlama sektörüne yönelik bulut tabanlı POS çözümleri geliştiren Menulux’ün ilk etapta yüzde 10 oranındaki paylarının sahibi oldu. Yatırım sözleşmesi çerçevesinde; yazılım şirketinin tanımlanan kriterleri karşılaması halinde, ayrıca ATP Capital’in şirketteki payların tamamına sahip olma hakkı da bulunuyor. Performansa dayalı bu yapı, yatırımın uzun vadeli ve büyüme odaklı stratejik niteliğini ortaya koyuyor. Farklı ölçeklere hitap eden tamamlayıcı ürün stratejisi Yapılan açıklamaya göre Menulux yatırımı, şirketin ekosisteminin restoran teknolojileri alanındaki ürün portföyünü tamamlayıcı bir yapı sunuyor. Şirketin büyük ölçekli zincirler ve kurumsal işletmelere yönelik geliştirdiği kapsamlı restoran yönetim çözümü Zenia, kompleks operasyonel ihtiyaçlara yanıt verirken; yazılım şirketi, orta ölçekli zincirler başta olmak üzere farklı servis modellerine sahip konuk ağırlama ve perakende işletmelerinin ihtiyaçlarına yönelik bulut tabanlı POS çözümleri sunuyor. Bulut tabanlı restoran yazılımları ve POS çözümleri; hızlı devreye alınabilmeleri ile esnek ve ölçeklenebilir yapıları sayesinde, özellikle büyüme hedefi olan işletmeler tarafından giderek daha fazla tercih ediliyor. Bu eğilim, SaaS tabanlı çözümleri restoran teknolojileri pazarının en dinamik büyüme alanlarından biri haline getiriyor. Restoran işletmeciliği sektörünün parçalı yapısı dikkate alındığında yazılım şirketi, hızlı yaygınlaşma potansiyeline sahip güçlü bir konumda bulunuyor. Bu yatırım, Zenia’nın hedeflediği müşteri segmentine ek olarak, şirketin farklı ölçeklerdeki işletmelere uçtan uca bir teknoloji çerçevesi sunmasını mümkün kılıyor. Uluslararası ölçeklenebilirlik ve büyüme potansiyeli Açıklamaya göre, dijital restoran çözümlerine olan talebin artması, özellikle gelişmekte olan pazarlarda yazılım tabanlı platformlara olan ilgiyi güçlendirirken; bu durum Menulux’ün hem Türkiye’de hem de uluslararası pazarlarda büyüme potansiyelini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Şirket, Menulux yatırımıyla restoran teknolojileri alanındaki stratejik konumunu güçlendirirken, teknoloji odaklı sektörlerde ölçeklenebilir ve uzun vadeli değer oluşturma hedefi doğrultusunda portföyünü disiplinli bir yaklaşımla geliştirmeye devam ediyor. "Uzun vadeli değer oluşturmaya odaklanıyoruz" ATP Capital CEO’su Alp Can Gökdeniz, yatırımın tamamlanmasına ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Şirket olarak yatırım kararlarımızı, yapısal büyüme potansiyeli yüksek olan sektörler ve ölçeklenebilir iş modelleri üzerine inşa ediyoruz. Restoran teknolojileri, önümüzdeki yıllarda küresel ölçekte en hızlı dönüşüm yaşayacak dikeylerden biri. Menulux yatırımıyla şirketimiz, bu dönüşümün doğru segmentinde ve doğru zamanda konumlanıyor. Pazardaki asıl değer, yalnızca teknoloji üretmekten değil; ölçeklenebilir, tekrarlanabilir ve farklı pazarlara hızla uyum sağlayabilen iş modelleri kurmaktan geçiyor. Yazılım şirketi, bulut tabanlı mimarisi ve SaaS modeliyle bu yaklaşımı güçlü biçimde temsil ediyor. Menulux’ün ölçeklenebilir yapısının, ATP Capital ekosisteminin teknoloji ve sektör deneyimiyle birleşerek sürdürülebilir bir büyüme oluşturacağına inanıyoruz. Stratejik yol haritamız doğrultusunda, yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten yatırımlarla portföyümüzü geliştirmeyi sürdüreceğiz."
Şükrü Tamer Başyazıcıoğlu: ’’50 MW’lık GES yatırımla yeşil dönüşüme katkı sağlıyoruz’’
30 Aralık 2025 Salı - 16:05 Şükrü Tamer Başyazıcıoğlu: ’’50 MW’lık GES yatırımla yeşil dönüşüme katkı sağlıyoruz’’ Şükrü Tamer Başyazıcıoğlu, holdingin enerji sektörüne toplam 50 MW büyüklüğünde yatırım bütçesi ayırdıklarını belirterek, "2022 yılında başladığımız GES yatırımlarımızın ilk çıktısını Ekim 2022’de aldık. Devreye aldığımız 4,2 MW gücündeki GES projemizle yıllık 5,25 milyon kWh elektrik üretimine ulaştık. Bununla yetinmedik; Ağustos 2024’te devreye alınan 4,3 MW gücündeki arazi GES tesisimizle birlikte yıllık 5,6 milyon kWh ek üretim sağladık" dedi. Dünya ekonomisinde üretim merkezlerinin yeniden şekillendiği, yeşil üretim ve sürdürülebilirlik kavramlarının rekabetin merkezine yerleştiği bir dönem yaşanıyor. Özellikle sanayi grupları için enerji maliyetlerini etkin biçimde yönetmek ve karbon ayak izini azaltmak, artık yalnızca finansal bir tercih değil; küresel pazarlarda var olmanın temel koşullarından biri haline geldi. İnşaattan gıdaya, tekstilden perakendeye kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Başyazıcıoğlu Holding, bu dönüşümü stratejik bir vizyona dönüştürerek enerji sektörüne toplam 50 MW büyüklüğünde yatırım bütçesi ayırdığını duyurdu. Holding, bu hamleyle birlikte enerji yatırımlarını hızlandırırken, dönüşüm sürecini de proaktif bir şekilde yönetmeyi hedefliyor. Almer Tekstil, yenilenebilir enerji vizyonunun somut örneği Holdingin sanayi alanındaki en önemli iştiraklerinden biri olan Almer Tekstil, grubun yenilenebilir enerji vizyonunun en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Toplam 50 MW’lık yatırım planının önemli bir ayağını oluşturan projeler kapsamında, Başyazıcıoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Tamer Başyazıcıoğlu, 2022 yılında başlatılan Güneş Enerjisi Santrali (GES) yatırımlarının mevcut durumunu ve gelecek hedeflerini paylaştı. "Sanayicinin gündemi artık üretim kadar enerji" Enerjinin holdingin stratejik ajandasında öncelikli bir konumda yer aldığını vurgulayan Şükrü Tamer Başyazıcıoğlu, sanayi anlayışındaki dönüşüme dikkat çekti. Başyazıcıoğlu, şu değerlendirmede bulundu: "Sanayicinin gündemi değişti. Artık yalnızca ne kadar ürettiğiniz değil, o üretimi hangi enerjiyle yaptığınız belirleyici. Başyazıcıoğlu Holding olarak, enerji alanındaki 150 milyon dolarlık yatırım vizyonumuz doğrultusunda, iştirakimiz Almer Tekstil özelinde başlattığımız bu dönüşümle enerjide dışa bağımlılığı minimize etmeyi ve kendi kendine yeten bir ekosistem kurmayı hedefledik" Şirketin Kayseri OSB ve Mimar Sinan OSB’deki fabrikalarının yıllık 44 milyon kWh elektrik tüketimine sahip olduğunu belirten Başyazıcıoğlu, bu ihtiyacın yenilenebilir enerji kaynaklarıyla karşılanması için atılan adımları şöyle anlattı: "2022 yılında başladığımız GES yatırımlarımızın ilk çıktısını Ekim 2022’de aldık. Devreye aldığımız 4,2 MW gücündeki GES projemizle yıllık 5,25 milyon kWh elektrik üretimine ulaştık. Bununla yetinmedik; Ağustos 2024’te devreye alınan 4,3 MW gücündeki arazi GES tesisimizle birlikte yıllık 5,6 milyon kWh ek üretim sağladık." ’’Hedef: Enerji ihtiyacının tamamına yakınını yenilenebilir kaynaklardan karşılamak’’ Holding’in enerji vizyonunun mevcut projelerle sınırlı olmadığını belirten Şükrü Tamer Başyazıcıoğlu, 2025 hedeflerinin çok daha iddialı olduğunun altını çizdi. Holdingin kısa vadede elektrik tüketiminin tamamına yakınını yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı hedeflediğini belirten Başyazıcıoğlu, devam eden yatırımlara ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Şu anda yürüttüğümüz iki kritik projemiz daha bulunuyor. Mimar Sinan OSB’deki fabrikamızın çatısına 1,8 MW kapasiteli yeni bir GES kuruyoruz. Bunun yanında, Türkiye’nin güneş enerjisi açısından en stratejik bölgelerinden biri olan Konya Karapınar’da sahada 15,7 MW gücünde büyük ölçekli bir GES yatırımımız devam ediyor." Bu projelerin devreye alınmasıyla birlikte Başyazıcıoğlu Holding’in yıllık toplam 42,5 milyon kWh elektrik üretim kapasitesine ulaşacağını belirten Başyazıcıoğlu, "Bu üretim hacmi, fabrikalarımızın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 96’sını karşılayacak. Mahsuplaşma sonrası enerji faturalarımızda ciddi düşüşler yaşayacağız. Bu durum, hem maliyet avantajı hem de küresel rekabette güçlü bir pozisyon anlamına geliyor" şeklinde konuştu. "Yeni enerji yatırımları yolda" Almer Tekstil’de hayata geçirilen enerji yatırımlarının, holding genelinde örnek bir model oluşturduğunu ifade eden Başyazıcıoğlu, enerji alanında yeni projelerin de gündemde olduğunu belirtti. Başyazıcıoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Enerji sektörü son derece dinamik bir alan. Almer Tekstil’de ulaştığımız bu seviye, grubumuz için önemli bir referans niteliğinde. Enerjide arz güvenliğini sağlamak ve yeşil dönüşümü holdingin tüm faaliyet alanlarına yaymak amacıyla yeni fizibilite çalışmalarımız ve yatırım planlarımız üzerinde çalışıyoruz. Geleceğin sanayisi, enerjisini doğadan alanların olacak."
Manisa’nın ekonomisine can katacak yeni proje hızla yükseliyor
30 Aralık 2025 Salı - 15:59 Manisa’nın ekonomisine can katacak yeni proje hızla yükseliyor Manisa Muradiye Organize Sanayi Bölgesi Uzunburun Genişleme Alanı’nda, Manisa Sanayiciler ve Meslek Odaları Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’ne tahsis edilecek bölgede inşa edilecek işyerlerine ilişkin protokol imza töreni, basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi. Muradiye Organize Sanayi Bölgesi Uzunburun Genişleme Alanı’nda, Manisa Sanayiciler ve Meslek Odaları Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’ne tahsis edilecek 200 dönümlük alanda 430 dükkândan oluşacak sanayi sitesinde çalışmalar sürdürülüyor. Manisa Sanayiciler ve Meslek Odaları Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi’ne tahsis edilecek bölgede inşa edilecek işyerlerine ilişkin protokol imza töreni, basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi. Manisa sanayisinin gelişimine ve küçük sanayi esnafının modern, planlı ve sürdürülebilir alanlara kavuşmasına katkı sağlayacak proje kapsamında düzenlenen imza törenine; Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, Kooperatif Başkanı Zeki Apak, Muradiye OSB Yönetim Kurulu Üyesi Serkan Yurteri, Manisa Madeni Sanatkarlar Odası Başkan Adayı ve Kooperatif Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Midilli ile Kooperatif Yönetim Kurulu Üyeleri ve basın mensupları katıldı. Törende konuşan Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, geçtiğimiz hafta küçük sanayi sitesi projesine ilişkin geniş katılımlı bir lansman toplantısı gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, Manisa’da uzun yıllardır çözüm bekleyen önemli bir ihtiyaca karşılık verdiklerini söyledi. Başkan Kıvırcık, Manisa’da 1987 yılında tamamlanan küçük sanayi sitesinden bu yana yaklaşık 40 yıldır yeni bir küçük sanayi sitesi yapılmadığını vurgulayarak, "Bu durum Manisalı küçük sanayi esnafımız için adeta kanayan bir yara haline gelmişti. Muradiye OSB olarak, Kooperatif Başkanımız Zeki Apak ve yönetim kurulu ile yaklaşık 1,5 yıldır bu sorunu çözmek için yoğun bir çalışma yürüttük" dedi. Yapılan fizibilite çalışmaları sonucunda Uzunburun Genişleme Alanı’nda yer alan 204 dönümlük alanın, Karma Sanayi Sitesi Projesi için uygun görüldüğünü belirten Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, "Bugün imzalayacağımız ön protokol ile birlikte bu alanı kooperatifimize tahsis ediyoruz. Projemiz tamamlandığında yaklaşık 430 dükkândan oluşan, modern ve planlı bir küçük sanayi sitesi Manisa’ya kazandırılmış olacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. Sürece ilişkin bilgiler veren Başkan Kıvırcık, protokol imzalarının ardından kooperatif genel kurulunda alınacak kararlarla birlikte tahsis işlemlerinin gerçekleştirileceğini, ardından da arazi tesviye çalışmalarına başlanacağını kaydetti. Projenin finansman ve ödeme süreçlerinin de esnafın şartları gözetilerek planlandığını dile getirdi. Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, temel amaçlarının uzun yıllardır kirada üretim yapmaya çalışan küçük sanayi esnafını kendi işyerine kavuşturmak olduğunu vurguladı. Başkan Kıvırcık, "Biz bu projede elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyduk. Küçük sanayi esnafımızın yer sorununu çözeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın" diye konuştu. Konuşmasının sonunda projenin Manisa’ya, Muradiye OSB’ye ve küçük sanayi esnafına hayırlı olmasını temenni eden Osman Kıvırcık, yeni dönemin sanayici ve esnaflar için bereketli geçmesi dileğinde bulundu. Törende söz alan Manisa Sanayiciler ve Meslek Odaları Karma Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi Başkanı Zeki Apak ise, projeye verdikleri destek dolayısıyla Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık’a teşekkür etti. Küçük sanayi sitesi ihtiyacının Manisa için yaklaşık 40 yıldır çözülemeyen bir sorun olduğuna dikkat çeken Apak, "Bu konu bizim 40 yıldır acıyan yaramızdı. Bugüne kadar çalmadığımız kapı kalmadı. Muradiye OSB Yönetim Kurulu Başkanımız Osman Kıvırcık bu süreçte bize sahip çıktı ve kooperatifimize bu alanın sözünü verdi. Başkanımızın göstermiş olduğu ilgi ve alakadan dolayı şahsım ve ortaklarımız adına kendilerine bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu projenin küçük sanayi esnafımız için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Malatya Büyükşehir’den Doğanşehir’e 279. 7 Milyon TL’lik altyapı yatırımı
30 Aralık 2025 Salı - 15:58 Malatya Büyükşehir’den Doğanşehir’e 279. 7 Milyon TL’lik altyapı yatırımı Malatya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü, 2025 yılı yatırım programı kapsamında Doğanşehir İlçesi’nde toplam 36 mahallede 279.7 milyon TL tutarında altyapı yatırımını hayata geçirildi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Sami Er’in vizyonu doğrultusunda hazırlanan 2025 Yılı Yatırım Programı ile Doğanşehir’de; 36.8 kilometre yeni içme suyu hattı inşa edildi. 14.9 kilometre kanalizasyon hattı tamamlandı. 21 adet yeni içme suyu deposu ve 19 adet sondaj çalışması gerçekleştirildi. Ayrıca 10 içme suyu deposunda bakım ve onarım, 28 depoda temizlik çalışmaları yapıldı. 8 farklı su kaynağında iyileştirme çalışmaları yürütüldü ve 15 adet fosseptik imalatı tamamlanarak vatandaşların hizmetine sunuldu. "Çalışmalardan memnunuz" İlçedeki çalışmalardan memnuniyetini dile getiren AK Parti Doğanşehir İlçe Başkanı Rüstem Çatı, "Doğanşehir’de böyle bir toplantı gerçekleştirdiğiniz için MASKİ olarak şahsınıza ve Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ederim. İlçeler bazında baktığımızda, depremden en çok etkilenen taşra ilçelerinden birinin Doğanşehir olduğunu görüyoruz. Bu nedenle konuya duyarlı davranılarak, bu yılki yatırımlar kapsamında 280 milyon lira gibi yüksek bir bütçenin ilçemize ayrılmış olmasından dolayı ayrıca teşekkür ederim. MASKİ sayesinde büyük sıkıntılarımızın çoğunun giderildiğini memnuniyetle görüyoruz. Denizi geçip de inşallah küçük derede boğulmayalım, teşekkür ederim" dedi. "Büyükşehir Belediye başkanımıza teşekkür ederim" İlçede gerçekleştirilen çalışmanın önemine dikkat çeken Doğanşehir Belediye Başkanı Memet Bayram, "Genel Müdürümüzle zaman zaman makamında, zaman zaman da Büyükşehir Meclisi’nde konuyla ilgili istişarelerde bulunuyoruz. Şu anda büyük yara almış bir ilçede, işlerin iyi gittiğini düşünüyorum. MASKİ’mizin değerli personelinin, Genel Müdürümüzün ve Büyükşehir Belediye Başkanımızın nezdinde Doğanşehir’imizin bu olaylardan büyük ölçüde etkilendiğini bildiklerini; emeklerinin, bakışlarının ve dikkatlerinin Doğanşehir üzerinde olduğunu biliyoruz. Muhtarlarımızın ve Sayın Kaymakamımızın da bu ortamda bulunması, ilçemizin dertleriyle birlikte dertleşmemiz bizleri ayrıca mutlu etti. Şunu çok iyi biliyoruz ki ekibimle birlikte sizler ve Büyükşehir Belediye Başkanımız, Doğanşehir’in her konusuyla hiçbir ayrım yapmadan ilgileniyorsunuz. İnşallah 2027 yılında Doğanşehir’imiz, Malatya’nın tüm ilçeleri güzel olmakla birlikte, Malatya’nın en güzel ilçesi olarak hak ettiği yeri alacak. Teşekkür ediyorum; hepinizin eline, emeğine, yüreğine sağlık" dedi. "Kamu kaynaklarını etkin ve tasarruflu kullanıyoruz" Çalışmaların hızla devam ettiğini belirten MASKİ Genel Müdürü Sinan Çeçen, "Değerli muhtarlarım, öncelikle ev sahipliğiniz için teşekkür ederim. Kıymetli vaktinizi ayırarak bu toplantıya katıldığınız için ayrıca minnettarız. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Sami Er’in de selamlarını sizlere iletmek isterim. 2025 yılına ilişkin olarak, Sayın Başkanımızın yılbaşında gerçekleştirdiği lansman programında hangi ilçemize hangi yatırımların yapılacağını kamuoyuyla paylaşmıştık. Yılsonu itibarıyla bu yatırım programını değerlendirmek istedik. Aynı zamanda 2026 yılına yönelik yeni bir yatırım programı hazırlığı içerisindeyiz ve bunu da önümüzdeki süreçte ilan edeceğiz. Bölgemizde yaşanan sorunlar, mevcut eksiklikler ve ihtiyaçlar nelerdir; bunları birlikte değerlendirmeyi amaçlıyoruz. MASKİ Genel Müdürlüğü olarak, hizmet kalitemizi artırmak, çevreyi korumak ve altyapı hizmetlerinde sürdürülebilirliği sağlamak adına kamu kaynaklarını tasarruflu ve etkin bir şekilde kullanma gayreti içerisindeyiz. Şehrimiz olarak oldukça zor bir dönemden geçiyoruz. Üstyapının yaklaşık üçte birinin yıkıldığı bu süreçte, altyapı da ciddi tahribatlar aldı. Bununla birlikte, devletimiz tarafından Bakanlığımız ve Yapı İşleri Genel Müdürlüğü eliyle inşa edilen yeni konutlarımız bulunmaktadır. Bu konutların içme suyu temini ve kanalizasyon deşarjı ile ilgili çalışmalarda da MASKİ Genel Müdürlüğü olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu. "MASKİ’nin sahada ciddi bir iş potansiyeli var" İlçede gerçekleştirilen çalışmaların yakın takipçisi olduklarını belirten Doğanşehir Kaymakamı Ahmet Fatih Sungur, "Malatya’nın kırsal ilçeleri arasında depremden en fazla etkilenen ilçelerin başında Doğanşehir gelmektedir. İlçemize bağlı 35 kırsal mahallemizden 34’ünde, yaklaşık 4 bin 500 köy konutunun inşaatı hızlı bir şekilde devam etmektedir. Tamamlanan konutlar vatandaşlarımıza teslim edilmiştir; ilerleyen süreçte de inşaatlar tamamlandıkça vatandaşlarımızın yerleşimi son sürat devam edecektir. Merkezde ise yaklaşık 2 bin 500 TOKİ konutu ile bin civarında rezerv alan konutunun inşaatı sürmektedir. Gerek kırsal konutlarda gerekse merkezdeki TOKİ projelerinde yoğun ve hızlı bir çalışma yürütülmektedir. Doğal olarak bu inşaat faaliyetleriyle birlikte, içme suyu ve kanalizasyon çalışmaları açısından MASKİ Genel Müdürlüğümüze sahada ciddi bir yük ve iş potansiyeli doğmuştur. Sahadaki yoğun çalışmaların ardından konutların anahtar tesliminin bir an önce yapılabilmesi için altyapı çalışmalarının tamamlanmasına büyük önem verilmektedir. Köylerimizdeki diğer sorunlara da yerinde müdahale edilerek yoğun ve tempolu bir şekilde çalışmalar sürdürülmektedir. Elbette eksiklikler olacak, zaman zaman beklemek zorunda kaldığımız çalışmalar da yaşanacaktır. Ancak sonuçta vatandaşlarımızın huzur içinde, sağlıklı ve temiz bir ortamda yaşamalarını sağlayabildiğimiz sürece bunun bir sorun teşkil etmeyeceğine inanıyorum. İnşallah 1-2 yıl içerisinde Doğanşehir’imizin eskisinden daha güzel, daha yenilenmiş ve yaşam alanları açısından çok daha iyi bir ilçe haline geldiğini hep birlikte göreceğiz. Bu temennilerle hepinize hayırlı günler diliyor, çalışmalarınızda başarılar temenni ediyorum" diye konuştu.
Murzioğlu: "Toplam istihdamın yüzde 70’i KOBİ’ler tarafından sağlanıyor"
30 Aralık 2025 Salı - 15:31 Murzioğlu: "Toplam istihdamın yüzde 70’i KOBİ’ler tarafından sağlanıyor" "KOBİ’ler İçin Destek ve Dönüşüm Bilgilendirme Toplantısı"nda konuşan Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu, "Ülkemizdeki girişimlerin yaklaşık yüzde 99’unu KOBİ’lerimiz oluşturmaktadır. Toplam istihdamın da yaklaşık yüzde 70’i KOBİ’ler tarafından sağlanmaktadır" dedi. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası(TSO) ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) iş birliğinde düzenlenen toplantı, TSO M. Rifat Hisarcıklıoğlu Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda KOBİ’lere yönelik destekler ile dönüşüm süreçleri ele alındı. KOBİ’lerin ülke ekonomisi ve istihdamdaki önemine dikkat çeken Murzioğlu, şunları söyledi: "Ülkemizdeki girişimlerin yaklaşık yüzde 99’unu KOBİ’lerimiz oluşturmaktadır. Toplam istihdamın da yaklaşık yüzde 70’i KOBİ’ler tarafından sağlanmaktadır. Bu tablo, KOBİ’lerin ülke ekonomimiz için ne denli hayati bir role sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Samsun’un üretim kapasitesini artırma, rekabet gücünü yükseltme ve yeni pazarlara açılma hedeflerinde KOBİ’lerimiz temel aktörlerdir. Yerelden küresele uzanan bu yolculukta, güçlü ve dönüşüme açık KOBİ’ler Samsun ekonomisinin taşıyıcı gücü olacaktır. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası olarak KOSGEB ile yürüttüğümüz iş birliği sayesinde firmalarımızın teknolojiye, yeniliğe ve sürdürülebilir üretim anlayışına daha güçlü şekilde entegre olmasını hedefliyoruz. Bu ortak vizyonun, Samsun’u sanayi ve ihracatta daha ileri bir noktaya taşıyacağına yürekten inanıyoruz." İbrahimcioğlu: "KOBİ’lere 360 milyon TL finansal destek sağlandı" Açılışta konuşan KOSGEB Başkanı Ahmet Serdar İbrahimcioğlu ise "Mottomuz ‘destekle ve dönüştür’. Bu anlayışla başlattığımız programlar serisini Samsun’da tamamlamış olacağız. 11 ilde gerçekleştirdiğimiz bu programlarda, KOSGEB’in 2024-2028 yıllarını kapsayan 12. Kalkınma Planı Üst Politika Belgesi’nden ilham alarak hazırladığı stratejik plan doğrultusunda desteklerdeki dönüşümü, desteklerin mahiyetini ve KOBİ’lerimizden beklentilerimizi anlattık. 2024 yılında Samsun’da verdiğimiz destek miktarı bugünkü değerlerle 45 milyon TL iken, bu rakam 160 milyon TL’ye ulaştı. 2025 yılı itibarıyla da bu seviyenin korunması hedefleniyor. Geçtiğimiz yıl KOBİ’lerin finansmana erişimi amacıyla Samsun’da herhangi bir finansman desteği sağlanmazken, bu yıl bu rakam 200 milyon TL’ye ulaştı. Böylece Samsun’da KOBİ’lere sunulan toplam finansal destek miktarı 360 milyon TL’ye çıkmış oldu. Daha fazlasını yapmak ve istişare etmek için buradayız" diye konuştu. Program, açılış konuşmalarının ardından basına kapalı olarak gerçekleştirilen sunum ve soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Geciken kış Konya’da balığı da vurdu
30 Aralık 2025 Salı - 15:30 Geciken kış Konya’da balığı da vurdu Konya’da balıkçılar, havaların geç soğumasıyla hamside sıkıntı olduğunu belirtirken, satışlarda geçen seneden fazla bir artış olmadığını belirtti. Havaların geç soğuması balıkçıları etkiledi. Satışlarda geçen seneden fazla bir artış olmadığını belirten Konya Balıkçılar Pazarı Derneği Başkanı Mehmet Yavuz, "Havalar bu yıl biraz geç soğuduğu için hamside sıkıntımız var. Bu süreçteki sıkıntı şoklanmış hamsilere geçtik. 15-20 gün önce havaların sıcak gitmesiyle denizdeki balıklar, Rusya tarafına çıkış yaptı, hamsi Türkiye sularını terk etti. Şimdi elimizde olanları satıyoruz. Hamsi olmayınca ufak balık tabii istavrit arkasına çinekop bekliyorduk ama havaların böyle gitmesiyle birlikte bu balıklar da biraz yükselişe geçti. Çupra, levrek üretim balıkları biraz üstüne fark attı. Şimdi balıkta bir daralma var, fiyatlar biraz yükseldi fakat satışlarda da öyle. Geçen seneden fazla bir artış yok. Geçen sene daha farklı bu sene daha farklı yani bol olduğunda da böyle bir fazla talep olmadı ne hikmetse. Son 8-10 senenin en kötü kışı demeyelim şükür iş yaptık ama yani beklediğimizin altında. Hamsi çok bol oldu 50 liraya da 100 liraya da satıldı, o zaman da böyle aman aman afaki bir şey satılmadı. Piyasada mı bir sıkıntı var anlayamadık. Şu anda hamsi şokla açıyoruz. İstavrit geliyor tek tük, balık çeşidine göre 200 liradan başlıyor bin ile bin 500 liraya kadar çıkıyor" dedi. Balık almak isteyen vatandaşlara tavsiyede bulunan Başkan Mehmet Yavuz, "Tazelik konusunda gözünün parlak canlı olması yeterli. Balık zaten gözleri canlı olur. Balık bayatlamaya başlamışsa gözü çukurlara çökmeye başlar. Hafif kızarmaya başlar ama canlı malın gözü pırıl pırıl olur, pulları daha canlı olur, böyle senin yüzüne güler ama bayat balık çökmeye göz çevresinden başlar. Tabii bir de kulağına bakarlar kulağı kırmızı olursa ama günümüzde şimdi biz kutularda geldiği için buz atıyoruz bundan dolayı da taze balıkların da kulağı beyazlayabiliyor ama en güzel en sağlıklısı gözü cam gibi parlar, pulları biraz daha canlı diri olur" şeklinde konuştu. Uzun zamandır balıkçılık yaptığını anlatan Yavuz, "Eskiden bizim burada 1985 ile 1990 yıllarında birinci ayda kapanırdı. Tamam, millet balık yemez havalar ısınmaya başladı derlerdi. Bir göl balığı olurdu zaten bir de hamsi bilirdi Konyalı. Tabii bunun yarısını sahil memleketlerinden gelen memurlar, sahil tarafından gelen göç hem onları öğretti hem de Konyalı öğrendi. Şimdi de sosyal medya tarafından öğrenildi. Tabii hal böyle olunca tüketim arttı" diye konuştu. Balık tercihi yapan vatandaşların bazıları fiyatların pahalı olduğunu belirtirken, bazıları severek tükettiklerini söyledi.
Tezel: "İşverenlere yönelik SGK prim teşviki bir yıl uzatıldı"
30 Aralık 2025 Salı - 15:29 Tezel: "İşverenlere yönelik SGK prim teşviki bir yıl uzatıldı" Gaziantep Mesleki Yeterlilik Sınav ve Belgelendirme ve Danışmanlık A.Ş. (GASBEM) Yönetim Kurulu Başkanı Bora Tezel, gençleri, kadınları ve mesleki yeterlik belgesi sahibi çalışanları istihdam eden işverenlere yönelik SGK prim teşvikinin, Cumhurbaşkanı kararıyla 31 Aralık 2026 tarihine kadar uzatıldığını söyledi. Sürenin uzatılmasından memnuniyet duyduklarını kaydeden Bora Tezel, teşviklerle nitelikli istihdamın arttığını ve firmalara kolaylık sağlandığını belirterek, işverenleri sunulan imkanlardan faydalanmaya davet etti. Hem işveren hem çalışan penceresinden bakıldığında bu sürecin olumlu sonuçlarının olacağını kaydeden Tezel, "İşsizlik Sigortası Kanunu’nun geçici 10. maddesi kapsamında uygulanan teşvikle, belirlenen şartları sağlayan işçiler için işveren payına düşen primler teşvik süresi boyunca alınmayacak. Uzatılan destek işverenler için ciddi bir nefes alma alanı oluşturacak" dedi. Teşvikten yararlanmak için bazı kriterlerin olduğuna dikkati çeken Tezel, "Kişinin son 6 aydır işsiz olması, kişinin istihdam edildiği tarihten önceki son 6 ayın ortalama sigortalı çalışan sayısına ilave olarak istihdam edilmesi ve özel sektör işvereni olması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Tezel, işverenlerin teşvik başvurularını, SGK’nın E-Bildirge uygulaması üzerinden yapabileceklerini ifade ederek, uygulamanın cinsiyet, yaş, Mesleki Yeterlilik Belgesi gibi kriterlere bağlı olarak yararlanma süresini belirlediğinin altını çizdi. Teşvik süresinin 54 aya kadar çıkabildiğine işaret eden Bora Tezel, "Teşvik süresi işçinin yaşı, cinsiyeti ve mesleki yeterlik belgesi durumuna göre değişiyor. 29 yaş üstü İŞKUR’a kayıtlı erkekler 6 ay, 18 yaş üzeri kadınlar ve 18-29 yaş arası erkekler 24 ay, İŞKUR’a kayıtlı işsizler için süre 30 ay, Mesleki ve Teknik Okul ya da İŞKUR kursu mezunları için 42 ay, Mesleki Yeterlik Belgesi bulunan ve İŞKUR’a kayıtlı olan genç veya kadınlar için 54 ay, İŞKUR’a kayıtlı olmayanlar için 48 ay olarak veriliyor" şeklinde konuştu. Ortalama işçi sayısına dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapan Tezel, "İlave istihdam şartı gereği işçi sayısının son 6 aylık ortalamanın altına düşmemesi gerekiyor. Örneğin son 6 ay ortalaması 5 olan bir işletmede, teşvikten yararlanmak için yeni işçi 6’ncı kişi olarak istihdam edilmelidir" ifadelerine yer verdi. Teşvik süresinin uzatılmasının hayırlı olmasını dileyen Bora Tezel, "GASBEM’ olarak nitelikli işgücünün sanayiye kazandırılması hedefiyle çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. 7/24 işletmelerimizin yanındayız ve her konuda destek olmaya hazırız. İşverenlerimiz teşviklerden faydalanmak için bizlerle iletişime geçebilir ve süreci birlikte yürütebiliriz" diye konuştu.
Geciken kış balığı da vurdu
30 Aralık 2025 Salı - 15:26 Geciken kış balığı da vurdu Konya’da balıkçılar, havaların geç soğumasıyla hamside sıkıntı olduğunu belirtirken, satışlarda geçen seneden fazla bir artış olmadığını belirtti. Havaların geç soğuması balıkçıları etkiledi. Satışlarda geçen seneden fazla bir artış olmadığını belirten Konya Balıkçılar Pazarı Derneği Başkanı Mehmet Yavuz, "Havalar bu yıl biraz geç soğuduğu için hamside sıkıntımız var. Bu süreçteki sıkıntı şoklanmış hamsilere geçtik. 15-20 gün önce havaların sıcak gitmesiyle denizdeki balıklar, Rusya tarafına çıkış yaptı, hamsi Türkiye sularını terk etti. Şimdi elimizde olanları satıyoruz. Hamsi olmayınca ufak balık tabii istavrit arkasına çinekop bekliyorduk ama havaların böyle gitmesiyle birlikte bu balıklar da biraz yükselişe geçti. Çupra, levrek üretim balıkları biraz üstüne fark attı. Şimdi balıkta bir daralma var, fiyatlar biraz yükseldi fakat satışlarda da öyle. Geçen seneden fazla bir artış yok. Geçen sene daha farklı bu sene daha farklı yani bol olduğunda da böyle bir fazla talep olmadı ne hikmetse. Son 8-10 senenin en kötü kışı demeyelim şükür iş yaptık ama yani beklediğimizin altında. Hamsi çok bol oldu 50 liraya da 100 liraya da satıldı, o zaman da böyle aman aman afaki bir şey satılmadı. Piyasada mı bir sıkıntı var anlayamadık. Şu anda hamsi şokla açıyoruz. İstavrit geliyor tek tük, balık çeşidine göre 200 liradan başlıyor bin ile bin 500 liraya kadar çıkıyor" dedi. Balık almak isteyen vatandaşlara tavsiyede bulunan Başkan Mehmet Yavuz, "Tazelik konusunda gözünün parlak canlı olması yeterli. Balık zaten gözleri canlı olur. Balık bayatlamaya başlamışsa gözü çukurlara çökmeye başlar. Hafif kızarmaya başlar ama canlı malın gözü pırıl pırıl olur, pulları daha canlı olur, böyle senin yüzüne güler ama bayat balık böyle solar çökmeye göz çevresinden başlar. Tabii bir de kulağına bakarlar kulağı kırmızı olursa ama günümüzde şimdi biz kutularda geldiği için buz atıyoruz bundan dolayı da taze balıkların da kulağı beyazlayabiliyor ama en güzel en sağlıklısı gözü cam gibi parlar, pulları biraz daha canlı diri olur" şeklinde konuştu. Uzun zamandır balıkçılık yaptığını anlatan Yavuz, "Eskiden bizim burada 1985 ile 1990 yıllarında birinci ayda kapanırdı. Tamam, millet balık yemez havalar ısınmaya başladı derlerdi. Bir göl balığı olurdu zaten bir de hamsi bilirdi Konyalı. Tabii bunun yarısını sahil memleketlerinden gelen memurlar, sahil tarafından gelen göç hem onları öğretti hem de Konyalı öğrendi. Şimdi de sosyal medya tarafından öğrenildi. Tabii hal böyle olunca tüketim arttı" diye konuştu. Balık tercihi yapan vatandaşların bazıları fiyatların pahalı olduğunu belirtirken, bazıları severek tükettiklerini söyledi.
BAKA aralık ayı toplantısı Antalya’da gerçekleştirildi
30 Aralık 2025 Salı - 15:23 BAKA aralık ayı toplantısı Antalya’da gerçekleştirildi Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Aralık Ayı Yönetim Kurulu Toplantısı, Antalya Valiliği’nde gerçekleştirildi. 2025 yılının son Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) Aralık Ayı Yönetim Kurulu Toplantısı, Antalya Valiliği toplantı salonunda yapıldı. Toplantının açılışında yaptığı konuşmada, bölgenin kalkınma hedefleri doğrultusunda yürütülen çalışmaları değerlendirmek ve stratejik kararları ele almak üzere bir araya gelindiğini ifade eden Vali Hulusi Şahin, "Toplantımızda, ajansımızın hâlihazırda yürütmekte olduğu güncel proje ve faaliyetlere ilişkin bilgileri müşahede edeceğiz. Bu çerçevede, bölgemizin ekonomik, sosyal ve çevresel kalkınmasına katkı sunan çalışmaları ele alarak mevcut durumu değerlendireceğiz. Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın 2025 yılı uygulama süreci gözden geçirilerek, 2026 yılında desteklenebilecek potansiyel yatırım konuları üzerinde değerlendirmelerde bulunulacak. Program kapsamında elde edilen çıktıların, bölgesel kalkınma hedeflerimizle uyumu ele alınacak ve gelecek döneme yönelik öncelikler belirlenecek" ifadelerini kullandı. "Çevresel sürdürülebilirliği esas alan yatırımlar yapmayı amaçlıyoruz" Yerel Kalkınma Hamlesi Programı 2025 yılı kapsamında yürütülen çalışmaların başvuru sürecinin tamamlandığını ve değerlendirme aşamasına geçildiğini belirten Vali Şahin, "Gelinen aşamada, Yerel Kalkınma Hamlesi’nin 2025 yılı çağrısı kapsamında aralık sonu itibarıyla nihai başvuru süreci tamamlanmış olup toplam 18 yatırım için fizibilite raporları hazırlanarak ajansımıza sunulmuştur. Yaklaşık 8,6 milyar TL toplam yatırım tutarı öngörüsü bulunan tekliflerin teknik değerlendirme safhası başlamış olup, bir sonraki toplantımızda yerel değerlendirme sürecini tamamlayarak merkezi komiteye göndermiş olacağız. Toplantımızın gündeminde ayrıca, SoGreen (Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş) Projesi kapsamında 2026 yılında uygulanması planlanan destek programına ilişkin değerlendirme yapılacaktır. Bu destek mekanizmasıyla, sosyal kapsayıcılığı gözeten ve çevresel sürdürülebilirliği esas alan yatırımların teşvik edilmesi amaçlanmaktadır" sözlerini kaydetti. Konuşmasının devamında, bölgenin kalkınmasına katkı sağlayacak her kararın ekonomik, sosyal ve çevresel boyutlarıyla Batı Akdeniz’i daha güçlü bir geleceğe taşıyacağına inandığını ifade eden Vali Şahin, alınacak kararların üç ilimiz için hayırlara vesile olmasını diledi. BAKA Aralık Ayı Yönetim Kurulu Toplantısı, gündem maddelerinin görüşülmesiyle sona erdi. Toplantıya BAKA Dönem Başkanı Antalya Valisi Hulusi Şahin, Başkan Vekili Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan, Isparta Valisi Abdullah Erin, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Metin Çelik, Burdur İl Genel Meclisi Başkanı Levent Tokmaker, Isparta İl Genel Meclisi Başkanı Mehmet Ali Ertuğrul, BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler ve BAKA uzmanları katıldı.
Darüşşafaka Cemiyeti, 2025’te kurumsal yönetim ilkelerine uyum notunu 9,94’e yükseltti
30 Aralık 2025 Salı - 14:53 Darüşşafaka Cemiyeti, 2025’te kurumsal yönetim ilkelerine uyum notunu 9,94’e yükseltti Darüşşafaka Cemiyeti, 2025 yılında kurumsal yönetim ilkelerine uyum notunu 9,94 seviyesine yükseltti. Sivil toplum kuruluşu Darüşşafaka Cemiyeti, 2025 yılında kurumsal yönetim ilkelerine uyum notunu 10 üzerinden 9,94’lük seviyeye yükseltti. Kurumsal yönetim ilkelerine uyum raporunu 13 yıldır kesintisiz olarak yayımlayan Darüşşafaka Cemiyeti, 8,40’lık başlangıç notunu 2025 yılında 9,94 seviyesine taşıdı. Türkiye’nin eğitim alanındaki önde gelen sivil toplum kuruluşlarından biri olan Darüşşafaka Cemiyetinin kurumsal yönetim ilkelerine uyum düzeyi, Kobirate Uluslararası Kredi Derecelendirme ve Kurumsal Yönetim Hizmetleri A.Ş. tarafından değerlendirildi. 2025 yılına ait derecelendirme çalışması; Pay Sahipleri, Kamuyu Aydınlatma ve Şeffaflık, Menfaat Sahipleri ile Yönetim Kurulu başlıkları altındaki toplam 302 kriterin analizi sonucunda hazırlandı. Babası ya da annesi hayatta olmayan, maddi olanakları yetersiz ve yetenekli çocuklara 5. sınıftan itibaren tam burslu, yatılı ve kolej seviyesinde eğitim imkânı sunan kuruluş, kurumsal yönetişim alanında hayata geçirdiği uygulamalarla bu yıl da notunu yükseltti. Cemiyet, bir önceki yıl 9,89 olan uyum notunu 2025’te 10 üzerinden 9,94’e taşıdı. Elde edilen 9,94’lük notla cemiyet, sivil toplum kuruluşları arasında kurumsal yönetim alanında en yüksek seviyeye ulaşan kurumlar arasında yer aldı. "Zirveye kararlılıkla ilerliyoruz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç, şunları söyledi: "Darüşşafaka Cemiyeti, 2013 yılında 8,40 puanla başladığı kurumsal derecelendirme yolculuğunu bugün 9,94 seviyesine taşıyarak, kurumsal yönetimde sivil toplum kuruluşları arasında zirvede yer almayı başarmıştır. 162 yıllık köklü tarihimiz boyunca bize emanet edilen her kaynağı büyük bir sorumluluk bilinciyle yönettik. Elde ettiğimiz bu sonuç, yalnızca önemli bir başarı değil; aynı zamanda şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda zirveye doğru kararlılıkla ilerlediğimizin de güçlü bir göstergesidir. Bağışçılarımıza duyduğumuz güvenin karşılığını verebilmek adına, kurumsal yönetim standartlarımızı en üst seviyede tutmaya ve bu anlayışı geleceğe taşımaya devam edeceğiz."
Soğukta budanan bağlardan işçilere tatlı sürpriz
30 Aralık 2025 Salı - 13:41 Soğukta budanan bağlardan işçilere tatlı sürpriz Manisa’nın Sarıgöl Ovası’nda kışın soğuk günlerinde süren bağ budama çalışmaları sırasında asmalarda ender olarak rastlanan ve ‘çoban üzümü’ olarak adlandırılan tek salkım üzümler, işçiler tarafından paylaşılarak afiyetle tüketiliyor. Manisa’nın üzümüyle ünlü Sarıgöl Ovası’nda bağlarda budama çalışmaları, soğuk havaya rağmen aralıksız devam ediyor. Kış döneminde yapılan budama sırasında asmalarda nadiren rastlanan tek tük üzüm salkımları ise üreticiler tarafından "çoban üzümü" olarak adlandırılıyor. Sarıgöl’de yıllardır üzüm üreticiliği yapan yaşlı bağcılar, çoban üzümünün geçmişten günümüze uzanan hikayesini anlattı. Üreticiler, eskiden üzüm hasadı tamamlandıktan sonra bağların yapraklarını değerlendirmek ve doğal gübre sağlamak amacıyla koyun sürülerinin bağlara sokulduğunu belirtti. Yaşlı üreticiler, "Sarıgöl ve çevresinde yıllar önce üzüm hasadı bittikten sonra bağcılar, bağların yapraklarını yemeleri için çobanlara verirdi. Çobanlar da sabahın erken saatlerinde sürülerini bağların içine koyar, hayvanlar doyana kadar günlerce bağlarda otlatırdı. Bu sırada asmalarda unutulmuş olan üzüm salkımlarını bulan çobanlar da afiyetle yerdi. İşte o nedenle asmalarda tek tük kalan bu üzüm salkımlarına ‘çoban üzümü’ denilmeye başlandı ve bu isim günümüze kadar geldi" ifadelerini kullandı. Günümüzde bağlara artık koyun sürülerinin sokulmadığını dile getiren üreticiler, buna rağmen kış aylarında budama yapan tarım işçilerinin zaman zaman bu tek salkım üzümlere rastladığını söyledi. Budak yapan işçilerin buldukları çoban üzümünü ise kendi aralarında paylaşarak yediği belirtildi.
Yemeksepeti, 2025 sipariş özetini açıkladı
30 Aralık 2025 Salı - 13:35 Yemeksepeti, 2025 sipariş özetini açıkladı Yemeksepeti, 2025 yılı sipariş verilerini analiz ederek Türkiye’de kullanıcıların günlere, aylara ve lezzet tercihlerine göre nasıl bir "sipariş ritmi" oluşturduğunu ortaya koydu. Buna ek olarak platform, kullanıcılarının kendi hesapları üzerinden 2025 yılına ait sipariş alışkanlıklarını kişiselleştirilmiş ve eğlenceli bir formatta keşfedebildiği ‘2025 Keyif Özeti’ içeriğini de hayata geçirdi. Online yemek sipariş markası Yemeksepeti, 2025 yılı boyunca milyonlarca siparişten elde edilen verileri analiz ederek Türkiye genelinde değişen tüketim alışkanlıklarına, hız ve pratiklik beklentilerine, gün ve dönem bazlı sipariş yoğunluklarına dair dikkat çekici içgörüler ortaya koyuyor. Platformun gerçekleştirdiği analiz; restoran siparişlerinin yanı sıra market siparişlerindeki öne çıkan ürünleri de kapsıyor. Türkiye’nin en çok tercih ettiği lezzetlerde döner başı çekiyor Platform verilerine göre 2025’te Türkiye’de en çok tercih edilen mutfaklar listesinde döner ilk sıradaki yerini korurken; burger ve pizza gibi global seçenekler ile kebap/Türk mutfağı kategorileri de kullanıcıların en sık yöneldiği lezzetler arasında öne çıktı. Veriler, Türk mutfağının geleneksel lezzetlerinin güçlü konumunu korurken, global tatların da günlük sipariş alışkanlıklarında önemli bir paya sahip olduğunu gösteriyor. Büyükşehir verileri, İstanbul ve İzmir’de lahmacun gibi klasiklerin yanı sıra ayran ve mercimek çorbası gibi tamamlayıcı ürünlerin de sepetlerde güçlü bir eşlikçi olduğunu gösteriyor. İzmir’de ayran farklı boyutlarıyla listede birden fazla kez öne çıkarken; İstanbul’da mercimek çorbası en sık sipariş edilen ürünler arasında dikkat çekiyor. Yılın ilk siparişi Adana’dan geldi Türkiye’de 2025 yılının ilk Yemeksepeti siparişi 1 Ocak 2025 tarihinde Adana’dan verildi. Bu veri, yeni yılın ilk dakikalarında dahi kullanıcıların teslimat hizmetlerine yöneldiğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda farklı şehirlerde, günün her saatine yayılan sipariş alışkanlıklarının Türkiye genelinde güçlü bir süreklilik kazandığını da gösteriyor. Yılın ilk siparişinde gelenek bozulmadı ve Adana’dan verilen sipariş, şehrin simgesi Adana Kebap oldu. Market siparişlerinde pratik ürünler öne çıktı Market kategorisinde kullanıcıların en çok tercih ettiği ürünler arasında simit, maden suyu ve çikolata öne çıkıyor. Market siparişlerinde içme suyu, fırın ürünleri ve gazlı içecekler de kullanıcıların sıkça sepetine eklediği ürün grupları arasında yer aldı. Kategori bazında bakıldığında ise atıştırmalık ürünler, market siparişlerinin en yoğun olduğu ana kategori olarak dikkat çekiyor. Silikon Dubai çikolatası kalıbından armutlu pizzaya sepetlerde sıra dışı tercihler Kullanıcılar 2025’te sadece klasiklere değil, sıra dışı ürünlere de ilgi gösterdi. Yemek kategorisinde ‘Armutlu Pizza’ ve ‘Güneşte Kurutulmuş Tatlı Biber Salçası’ gibi gurme lezzetler dikkat çekerken; market siparişlerinde gıda dışı kategorisinde ‘Silikon Dubai Çikolatası Kalıbı’, ‘Mor Şampuan’ gibi kişisel bakım ürünleri sepetlerin sürpriz yıldızları oldu. Haftanın favorisi Cumartesi, yılın öne çıkan ayı Mayıs Platform verilerine göre 2025’te Türkiye’de siparişlerin en yoğun günü Cumartesi oldu. Yıl genelinde en çok sipariş verilen ay ise Mayıs olarak öne çıktı. Bu tablo, hafta sonlarının ve bahar aylarının sipariş alışkanlıklarında belirleyici rol oynadığını gösteriyor. 2025 verileri, platform kullanıcılarının favori lezzetlerinden vazgeçmezken yeni tatlara da kapı araladığını gösteriyor. Türkiye genelinde kullanıcılar, yıl boyunca ortalama yaklaşık 7 farklı restoran deneyimleyerek kişisel lezzet haritalarını genişletti. Lezzet keşfinde sınırları zorlayan bir kullanıcı ise yıl boyunca 27 farklı restoran deneyimleyerek bu alanda öne çıktı. Bu tablo, kullanıcıların hem müdavimi oldukları markalara sadık kaldığını hem de farklı mutfak kültürlerini ve yeni restoranları keşfetme konusunda istekli olduklarını ortaya koyuyor.