Son Dakika
|
İran'dan Bulgaristan'a ABD uyarısı
Trump: "İran'da yeni rejimin lideri, ABD'den ateşkes talep etti"
Trump: "ABD'yi NATO'dan çekmeyi ciddi olarak düşünüyorum"
Bodrum açıklarında göçmen botu faciası: Ölü sayısı 19’a yükseldi
Sadettin Saran trafik kazası geçirdi
Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın mal varlığına el konuldu
Muhittin Böcek’in danışmanı ve çalışanı adliyeye sevk edildi
Afganistan ve Pakistan'ı sel vurdu: 47 ölü
MİT ve Suriye istihbaratından ortak operasyon: Firari casus yakalandı
Vedat Muriç: "Hepsi benim arkadaşım ama yarınki maç bambaşka"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Trump, Yüksek Mahkeme duruşmasına katılan görevdeki ilk başkan oldu
Bursa-İstanbul deniz otobüsü seferlerine olumsuz hava engeli
A Milli Takım, FIFA sıralamasında son 9 yılın zirvesinde
İran'dan Bulgaristan'a ABD uyarısı
Trump: "İran'da yeni rejimin lideri, ABD'den ateşkes talep etti"
Uludağ’da sezon uzadı nisan ayıyla 2 metre kar var
Bayraktar AKINCI TİHA, Kanatlı Güdüm Kiti 82 ile atış gerçekleştirdi
EKONOMİ
Samsun Yeni OSB’de süreç hızlanıyor
01 Nisan 2026 Çarşamba - 20:26:11
Samsun’da kurulma çalışmaları süren ve Türkiye’nin en modern organize sanayi bölgelerinden(OSB) biri olması hedeflenen Yeni OSB’de önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Projenin geleceğini şekillendirecek başlıklar masaya yatırıldı. Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında gerçekleştirilen Yeni OSB Müteşebbis Heyeti ve Yönetim Kurulu Toplantısı’na, Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Vali Yardımcısı V./Tekkeköy Kaymakamı Enver Hakan Zengince, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ile ilgili kurum temsilcileri katıldı. Toplantıda, organize sanayi bölgesinde yer alan küçük ölçekli parsellerin ön tahsis şartları ele alınırken, altyapı inşaatları kapsamında yapılması planlanan ilave çalışmalar da değerlendirildi. Bunun yanı sıra, OSB içerisinde planlanan liman ve mendirek alanına ilişkin dolgu planları doğrultusunda hazırlanacak oşinografik ve hidrografik rapor süreci görüşüldü. Ayrıca, yaklaşık 390 hektarlık alanı kapsayan bölgenin mevcut durumunun tespiti için yapılacak çalışmalar ile OSB’nin genişleme sürecine yönelik imara esas jeolojik etüt konuları da gündeme geldi. Toplantı, Yeni OSB’nin planlama ve yatırım sürecinde atılacak adımların değerlendirilmesiyle sona erdi.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 19:28
HAK-İŞ Başkanı Arslan: "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, Allah’a şükür Nevruz’u normalleştirdik"
Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Nevruz’u da normalleştirdik Allah’a şükür" dedi. HAK-İŞ Konfederasyonu Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi tarafından ‘Türk Dünyası Öğrencileriyle Buluşma ve Nevruz Etkinlikleri’ gerçekleştirildi. Konfederasyonun ev sahipliğinde gerçekleşen programda Türk tarihi ve kültürünün önemine vurgu yapılırken, birlik beraberlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi gerektiğine değinildi. Programda bir konuşma gerçekleştiren HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Benim çocukluğumda ilk hatırladığım Nevruz’la ilgili baharın gelişinin müjdecisi olduğu ve çiçeğiyle beraber biz Nevruz’u hatırlıyoruz. Sultan Nevruz Bey bizde geçer. Biraz Avşar Türklerinde de böyle bir şey. Sultan Nevruz. Ve Nevruz çiçeğimiz açar. Zambağın küçüğüne benzer, mor ve sarı renklerin olduğu. Gerçekten Nevruz’dan hemen sonra Toroslar’da açan bir çiçektir. Biz Nevruz çiçeğini Çiğdemi, Nergiz’i baharla birlikte tanımıştık. Tabi bu geleneklerimizin bir ifadesiydi. Fakat gençlik yıllarımızda başka bir şeyle karşılaştık. Nevruz bir ideolojik mücadelenin ne yazık ki adı olarak topluma anlatılmaya çalışıldı. Bu da çatışmaların, kavgaların çeşitli Türkiye’yi ve bizi rahatsız eden bir kısım eylemlerin günü olarak karşımıza çıktı" açıklamasında bulundu. "Türkiye ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı" Arslan, günümüzde hem Nevruz Bayramı’nın hem de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün normalleşmesinin gururunu yaşadıklarını aktararak, "Ne yazık ki Türkiye hem Nevruz’da hem de 1 Mayıs’ta ideolojik kavgaların, çatışmaların gölgesinde 1 Mayıs’ı ve Nevruz’u uzun yıllar tartışmak zorunda kaldı. Her ikisi de çatışmaların olduğu, gerginliklerin olduğu, polisin, copun, su sıkan TOMA’ların, gazların tartışıldığı günler olarak hafızamızda kaldı. Bunlar gerçekten bizi hem üzdü hem de tarihsel gerçeklerin sattırılması konusundaki itirazlarımız da haklı gösterdi. 1 Mayıs’ı Taksim’e hapsettiler. 1 Mayıs’ın olabilmesi için Taksim’de 1 Mayıs kutlanır. 1 Mayıs bütün alanlarda kutlanabilir. Bu tartışmaları 1 Mayıs’ı Emek Dayanışma Gününe dönüştürdük. Sonra Taksim’in tasallutundan kurtardık" ifadelerine yer verdi. "Çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruz’u normalleştirdik" Aynı şekilde Nevruz Bayramı’nın da ideolojik baskı ve kavgaların odağından kurtulduğuna dikkati çeken Arslan, "Biz bugün Nevruz’un bu yönünü konuşuyoruz. Yakın tarihte Nevruz günlerinde yapılan kavgaların, çatışmaların hatta ölümlerin olduğu Nevruzları unutmadık, hatırlıyoruz. Onun için Allah’a şükür Nevruz’u da normalleştirdik. Bugün Nevruz’u gerçek anlamıyla konuşabiliyorsak, bütün Türk dünyası ve özellikle Orta Asya toplumlarının hemen hemen pek çoğunun da sahiplendiği Nevruz’u bugün HAK-İŞ’te de konuşup kutlayabiliyorsak, Türkiye önemli iki sorunu önemli, iki kavga gününü barışa dönüştürerek hayırlı bir iş yapıldı. Burada Sayın Cumhurbaşkanımız da hükümetimize bu konudaki gayret duaları herkese teşekkür ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının ardından Arslan, Ergenekon’da demir dağın delinerek aşılmasına ithafen temsili olarak demir dövdü. Programa HAK-İŞ Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; HAK-İŞ Türk Dünyası ve Akraba Topluluklar Komitesi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Yeşil, TÜRKSOY Türkiye Temsilcisi Doç. Dr. Abdullah Kutalmış Yalçın, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun Şahin, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Mümin Şen, üye sendikaların yönetim kurulu üyeleri, Türk Dünyası öğrencileri ve akademisyenler katıldı.
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:16
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı: "200 gram ekmek fiyatını 17 buçuk lira olarak güncellemek zorunda kaldık"
Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeğik 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" dedi. Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, federasyon genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yeni ekmek fiyatlarını açıkladı. 8 aydır ekmek fiyatlarında değişim olmadığını belirten Balcı, "Kilogramı 87 liraya denk gelecek şekilde 200 gram ekmeği 17 buçuk lira, 230 gram ekmeği 20 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" diye konuştu. "Ekmek konusunda göstermiş olduğumuz hassasiyeti paydaşlarımızın da göstermesi gerekir" Enflasyonla mücadele konusunda da büyük hassasiyet göstermeye devam edeceklerini vurgulayan Balcı, "Bizim göstermiş olduğumuz hassasiyeti ekmek konusunda bizim paydaşlarımızın da göstermesi gerekir. Bu süre içerisinde ekmek fiyatı yüzde 39 artarken, yalnız 8 ayda un fiyatının yüzde 45, yüzde 50 civarında artması kabul edilir bir durum değil. Yani ekmeklik un fiyatında un sanayicileri de fırıncı esnafının gösterdiği hassasiyeti göstermesi gerekir diye düşünüyoruz. Bugün itibarıyla Ankara, İstanbul, Kocaeli, İzmir, Bursa, Balıkesir, Aydın, Denizli, Sakarya, Düzce ve Eskişehir ilerinde 200 gram ekmek 17 buçuk lira veya buna denk gelen 230 gram ekmek 20 lira üzerinden fiyat değişikliği uygulamaya girmiş oluyor" ifadelerini kullandı. "Hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" Ekmekteki artışın mağduriyet getirdiğini aktaran Balcı, "Hayatında fırından ekmek almayan siyasetçilerin veya fırıncı esnafının ekmeği nasıl yapıldığını bilmeyen siyasetçinin ekmek üzerinden siyaset yapmak adı altında 17 buçukla 20 olan ekmeği ‘20 yapmayın, 50 lira yapın’ gibi gayriciddi açıklamalar yaptığını görüyoruz. Onların vatandaşımızı bizim kadar düşündüğünü zannetmiyorum. Biz hem esnafımızı hem tüketici olan halkımızı düşünmek zorundayız" dedi. "Zincir marketlerin tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir" Balcı, esnafın maliyet konusunda dikkat etmesi gerektiğinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı: "Zincir marketlerin fırıncı esnafın üzerine yük olmaktan kendilerine çeki düzen vermeleri gerekiyor. 150 ekmek alıp, bunun 50 ekmeğini iade ettiğinde bizim ekmek maliyetimiz artmaktadır. Fırıncı esnafımız mağdur olmaktadır. Eğer biz bir taraftan ekmek fiyatı makul bir seviyede tutmaya çalışıyorsak, enflasyonla mücadele etmek için özveri gösteriyorsak, eğer böyle bir netice alamayacak olursak fırına yakın çevrelerde zincir marketlerin belki de tamamında ekmek satışının olmaması konusunda çalışmamız gündeme gelebilir. Esnafımızın rahat etmesi konusunda, sorunların çözümü noktasında gerek Ticaret Bakanlığımız, gerekse Tarım Bakanlığımızla çalışmamız devam ediyor. Bu mağduriyet ortadan kalkmazsa, kendi aramızda bunu çözmüş olmazsak bunu da gündeme getirip, bir çözüm noktası bulmak zorundayız."
01 Nisan 2026 Çarşamba - 18:15
Hekimsen’den mart ayı verilerine ilişkin değerlendirme
Hekimsen, Mart 2026 dönemini kapsayan açlık ve yoksulluk sınırı araştırması neticelerini değerlendirdi. Kamuoyuna yansıyan mart ayı ekonomik verileri üzerine Hekimsen’den yazılı açıklama yapıldı. Araştırmadan verilerin paylaşıldığı açıklamaya göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık harcama 34 bin 302 TL’ye ulaştı. Şubat ayında 33 bin 328 TL olan açlık sınırı, bir ayda yaklaşık 974 TL arttı. Aynı dönemde, gıda dışı temel ihtiyaçların da eklenmesiyle hesaplanan yoksulluk sınırı ise 111 bin 734 TL’ye yükseldi. Böylece yaşam maliyetindeki aylık artış yaklaşık 3 bin 172 TL oldu. Gıda enflasyonu yüzde 2,92 Açıklamada, "Mart ayında gıda fiyatlarındaki artış oranı yüzde 2,92 olarak hesaplandı. Şubat ayındaki yüzde 3,62’lik artışa göre hızda sınırlı bir düşüş yaşansa da, gıda fiyatlarındaki yükselişin sürdüğü dikkat çekti. Uzmanlar, artış hızındaki bu yavaşlamaya rağmen fiyat seviyesinin yüksek kalmasının, özellikle sabit gelirli kesimler üzerindeki baskıyı azaltmadığını vurguluyor" denildi. Kişi başı gıda harcamaları 10 bin TL’ye dayandı Açıklamada, Mart 2026 yılı itibariyle aylık kişi başı gıda harcamaları verilerine de yer verildi. Bu veriler, "yetişkin erkek 10 bin 13 TL, yetişkin kadın 8 bin 648 TL, 10 yaş kız çocuğu 7 bin 912 TL, 7 yaş erkek çocuğu 7 bin 728 TL" olarak ifade edildi. Açıklamada, "Bu veriler, özellikle çocuklu ailelerde beslenme maliyetinin hane bütçesi üzerindeki yükünün giderek arttığını ortaya koyuyor" ifadelerine yer verildi. En yüksek artış süt ve sebze-meyvede En yüksek artışın süt ürünleri ile sebze-meyvede yaşandığının bildirildiği açıklamada, "Süt ve süt ürünlerinde yüzde 5,35, sebze ve meyvede yüzde 4,30 olduğu görüldü. Et, balık ve bakliyat grubunda artış yüzde 1,67 seviyesinde kalırken, ekmek ve tahıl grubunda artış yalnızca yüzde 0,25 ile sınırlı kaldı. Uzmanlara göre özellikle süt ürünleri ve sebze-meyve grubundaki artışlar, toplam gıda enflasyonunu yukarı çeken ana kalemler oldu" ifadelerine verildi. Açıklamanın son bölümünde, Hekimsen’in şu görüşü yer aldı: "Asgari ücret, açlık sınırının altında kalmaya devam ediyor. Emekli maaşları açlık sınırının oldukça gerisinde bulunuyor. Kamu çalışanlarının önemli bir bölümü yoksulluk sınırının altında gelir elde ediyor. Bu durum, ücret artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Raporda, Türkiye’de yaşanan geçim sıkıntısının artık geçici değil, kalıcı ve yapısal bir sorun haline geldiği vurgulanıyor. Gıda fiyatlarındaki artışın kontrol altına alınamaması ve gelirlerin bu artışa paralel yükselmemesi nedeniyle, özellikle dar ve sabit gelirli kesimlerin yaşam şartları her geçen ay daha da zorlaşıyor. Ücret politikaları, vergi düzenlemeleri ve sosyal destek mekanizmalarının açlık ve yoksulluk sınırı verileri dikkate alınarak yeniden düzenlenmesi gerekiyor."
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Mart 2026 Pazartesi- 14:43
Erzurum’da halk pazarlarının 14. şubesi açıldı
2
30 Mart 2026 Pazartesi- 15:52
Türk Ticaret Bankası’nın Erzurum şubesi hizmete açıldı
3
31 Mart 2026 Salı- 14:26
BAGFAŞ’a İhracatın Yıldızları Ödül Töreni’nde ödül
4
29 Mart 2026 Pazar- 11:12
Hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğinde günde 1 tona yakın hasat elde ediyor
5
31 Mart 2026 Salı- 19:33
SGK açıkladı: Son ödeme süresi 7 Nisan’a uzatıldı
30 Aralık 2025 Salı - 13:41
Soğukta budanan bağlardan işçilere tatlı sürpriz
Manisa’nın Sarıgöl Ovası’nda kışın soğuk günlerinde süren bağ budama çalışmaları sırasında asmalarda ender olarak rastlanan ve ‘çoban üzümü’ olarak adlandırılan tek salkım üzümler, işçiler tarafından paylaşılarak afiyetle tüketiliyor. Manisa’nın üzümüyle ünlü Sarıgöl Ovası’nda bağlarda budama çalışmaları, soğuk havaya rağmen aralıksız devam ediyor. Kış döneminde yapılan budama sırasında asmalarda nadiren rastlanan tek tük üzüm salkımları ise üreticiler tarafından "çoban üzümü" olarak adlandırılıyor. Sarıgöl’de yıllardır üzüm üreticiliği yapan yaşlı bağcılar, çoban üzümünün geçmişten günümüze uzanan hikayesini anlattı. Üreticiler, eskiden üzüm hasadı tamamlandıktan sonra bağların yapraklarını değerlendirmek ve doğal gübre sağlamak amacıyla koyun sürülerinin bağlara sokulduğunu belirtti. Yaşlı üreticiler, "Sarıgöl ve çevresinde yıllar önce üzüm hasadı bittikten sonra bağcılar, bağların yapraklarını yemeleri için çobanlara verirdi. Çobanlar da sabahın erken saatlerinde sürülerini bağların içine koyar, hayvanlar doyana kadar günlerce bağlarda otlatırdı. Bu sırada asmalarda unutulmuş olan üzüm salkımlarını bulan çobanlar da afiyetle yerdi. İşte o nedenle asmalarda tek tük kalan bu üzüm salkımlarına ‘çoban üzümü’ denilmeye başlandı ve bu isim günümüze kadar geldi" ifadelerini kullandı. Günümüzde bağlara artık koyun sürülerinin sokulmadığını dile getiren üreticiler, buna rağmen kış aylarında budama yapan tarım işçilerinin zaman zaman bu tek salkım üzümlere rastladığını söyledi. Budak yapan işçilerin buldukları çoban üzümünü ise kendi aralarında paylaşarak yediği belirtildi.
30 Aralık 2025 Salı - 13:35
Yemeksepeti, 2025 sipariş özetini açıkladı
Yemeksepeti, 2025 yılı sipariş verilerini analiz ederek Türkiye’de kullanıcıların günlere, aylara ve lezzet tercihlerine göre nasıl bir "sipariş ritmi" oluşturduğunu ortaya koydu. Buna ek olarak platform, kullanıcılarının kendi hesapları üzerinden 2025 yılına ait sipariş alışkanlıklarını kişiselleştirilmiş ve eğlenceli bir formatta keşfedebildiği ‘2025 Keyif Özeti’ içeriğini de hayata geçirdi. Online yemek sipariş markası Yemeksepeti, 2025 yılı boyunca milyonlarca siparişten elde edilen verileri analiz ederek Türkiye genelinde değişen tüketim alışkanlıklarına, hız ve pratiklik beklentilerine, gün ve dönem bazlı sipariş yoğunluklarına dair dikkat çekici içgörüler ortaya koyuyor. Platformun gerçekleştirdiği analiz; restoran siparişlerinin yanı sıra market siparişlerindeki öne çıkan ürünleri de kapsıyor. Türkiye’nin en çok tercih ettiği lezzetlerde döner başı çekiyor Platform verilerine göre 2025’te Türkiye’de en çok tercih edilen mutfaklar listesinde döner ilk sıradaki yerini korurken; burger ve pizza gibi global seçenekler ile kebap/Türk mutfağı kategorileri de kullanıcıların en sık yöneldiği lezzetler arasında öne çıktı. Veriler, Türk mutfağının geleneksel lezzetlerinin güçlü konumunu korurken, global tatların da günlük sipariş alışkanlıklarında önemli bir paya sahip olduğunu gösteriyor. Büyükşehir verileri, İstanbul ve İzmir’de lahmacun gibi klasiklerin yanı sıra ayran ve mercimek çorbası gibi tamamlayıcı ürünlerin de sepetlerde güçlü bir eşlikçi olduğunu gösteriyor. İzmir’de ayran farklı boyutlarıyla listede birden fazla kez öne çıkarken; İstanbul’da mercimek çorbası en sık sipariş edilen ürünler arasında dikkat çekiyor. Yılın ilk siparişi Adana’dan geldi Türkiye’de 2025 yılının ilk Yemeksepeti siparişi 1 Ocak 2025 tarihinde Adana’dan verildi. Bu veri, yeni yılın ilk dakikalarında dahi kullanıcıların teslimat hizmetlerine yöneldiğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda farklı şehirlerde, günün her saatine yayılan sipariş alışkanlıklarının Türkiye genelinde güçlü bir süreklilik kazandığını da gösteriyor. Yılın ilk siparişinde gelenek bozulmadı ve Adana’dan verilen sipariş, şehrin simgesi Adana Kebap oldu. Market siparişlerinde pratik ürünler öne çıktı Market kategorisinde kullanıcıların en çok tercih ettiği ürünler arasında simit, maden suyu ve çikolata öne çıkıyor. Market siparişlerinde içme suyu, fırın ürünleri ve gazlı içecekler de kullanıcıların sıkça sepetine eklediği ürün grupları arasında yer aldı. Kategori bazında bakıldığında ise atıştırmalık ürünler, market siparişlerinin en yoğun olduğu ana kategori olarak dikkat çekiyor. Silikon Dubai çikolatası kalıbından armutlu pizzaya sepetlerde sıra dışı tercihler Kullanıcılar 2025’te sadece klasiklere değil, sıra dışı ürünlere de ilgi gösterdi. Yemek kategorisinde ‘Armutlu Pizza’ ve ‘Güneşte Kurutulmuş Tatlı Biber Salçası’ gibi gurme lezzetler dikkat çekerken; market siparişlerinde gıda dışı kategorisinde ‘Silikon Dubai Çikolatası Kalıbı’, ‘Mor Şampuan’ gibi kişisel bakım ürünleri sepetlerin sürpriz yıldızları oldu. Haftanın favorisi Cumartesi, yılın öne çıkan ayı Mayıs Platform verilerine göre 2025’te Türkiye’de siparişlerin en yoğun günü Cumartesi oldu. Yıl genelinde en çok sipariş verilen ay ise Mayıs olarak öne çıktı. Bu tablo, hafta sonlarının ve bahar aylarının sipariş alışkanlıklarında belirleyici rol oynadığını gösteriyor. 2025 verileri, platform kullanıcılarının favori lezzetlerinden vazgeçmezken yeni tatlara da kapı araladığını gösteriyor. Türkiye genelinde kullanıcılar, yıl boyunca ortalama yaklaşık 7 farklı restoran deneyimleyerek kişisel lezzet haritalarını genişletti. Lezzet keşfinde sınırları zorlayan bir kullanıcı ise yıl boyunca 27 farklı restoran deneyimleyerek bu alanda öne çıktı. Bu tablo, kullanıcıların hem müdavimi oldukları markalara sadık kaldığını hem de farklı mutfak kültürlerini ve yeni restoranları keşfetme konusunda istekli olduklarını ortaya koyuyor.
30 Aralık 2025 Salı - 13:27
MTSO’nun 2026 hedefi sürdürülebilir kalkınma
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 2026 yılında önceki yıllarda olduğu gibi üyelerinin ve kentin sesi olmaya devam edecekleri mesajı verdi. Sadıkoğlu, 2026’da Malatya’nın üretim gücünü artıracak projelere ve sürdürülebilir kalkınmaya odaklanacaklarını belirtti. Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın 2025 yılı son meclis toplantısı 15 Temmuz Şehitleri Meclis Salonu’nda Meclis Başkanı Hakan Er’in başkanlığında düzenlendi. Toplantıda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu, 2025 yılını değerlendirdi, 2026 hedeflerinden bahsetti. 2025 yılının Malatya’daki esnaf, tüccar ve sanayici için hem zorluklarla mücadele edilen hem de dayanışma ruhuyla yeni kazanımların elde edildiği bir yıl olduğunu vurgulayan Başkan Sadıkoğlu, "Yıl boyu üyelerimizin temel sorunlarını gündeme getirdik, çözümü noktasında takipçisi olduk" dedi. "Üyelerimizin ve Malatya’nın sesi olduk" 2025 yılında önceki yıllarda olduğu gibi üyelerinin ve şehrin gür sesi olduklarını kaydeden Başkan Sadıkoğlu, "İşyeri hak sahipliğinde yaşanan mağduriyetleri, küçük sanayi sitesinde faaliyet yürüten üyelerimizin taleplerini, yerinde dönüşüm desteğinin yetersizliğini ve KDV haksızlığını, basit usul uygulamasının sona ermesiyle oluşacak sıkıntıları, E-Haciz uygulamasının yanlışlığını, dördüncü geçici vergi döneminin yeniden gelmemesi gerektiğini, mücbir sebep süresinin sona ermemesini, 6. Bölge Teşviklerinin devam etmesini ve üyelerimizin finansa ulaşamadığını yıl boyu gündemde tuttuk" ifadelerini kullandı. "Zirai don kent ekonomisini derinden etkiledi" 2025 yılının en olumsuz gelişmesinin 12 Nisan’da yaşanan zira don olduğunu belirten Başkan Sadıkoğlu, "12 Nisan günü 34 ilimizi etkileyen zirai dondan Malatya olarak derinden etkilendi. O gün Malatya’nın Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi ilan edilmesini ilk talep eden biz olduk. Zirai Donun şehrimize verdiği zararı ve taleplerimizi kapsamlı bir dosya halinde hazırladık ve şehrimize gelen Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı’ya sunduk. TBMM Zirai Don Araştırma Komisyonunun ilimizde düzenlediği toplantıya katılarak, Don Afetinin ekonomik ve sosyal etkilerini dile getirerek üreticimiz, esnafımız ve ihracatçımız için destek talebinde bulunduk" dedi. "Yurt dışından önemli heyetleri ağırladık" 2025 yılında büyükelçileri ve heyetlerini ağırladıklarını ve önemli kazanımlar elde ettikleri kaydeden Başkan Sadıkoğlu, "Kırgızistan Ankara Büyükelçisi Ruslan Kazakbaev, Tacikistan Ankara Büyükelçisi Sodiq İmomi, Çin Ankara Büyükelçiliği Ekonomik Müsteşarı Liu Yuhua ve Özbekistan Ankara Büyükelçiliği Ekonomi Müsteşarı Maşrab Mamirov’u bu yıl Odamızda ağırladık. Yapılan tüm görüşmelerde ülkeler arası ihracat potansiyelimizi ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdik. Özellikle Çin heyetinden talebimiz üzerine; üyelerimiz için Çin’e ön şartsız E-Vize sağlanması kararı alındı" şeklinde konuştu. "Üyelerimi için 2 önemli protokol imzaladık" 2025 yılında Oda üyeleri için iki önemli protokol imzaladıklarını belirten Başkan Sadıkoğlu, "İŞKUR Malatya İl Müdürlüğü ile ’Nitelikli İşgücü Yetiştirme Programı’ iş birliği protokolü imzaladık. Fırat Kalkınma Ajansı’yla da ’E-İhracat, E-Ticaret, Markalaşma Eğitimi ve Danışmanlık Projesi’ protokolü imzaladık. İŞKUR ile imzaladığımız protokol kapsamında üyelerimizin nitelikli personel ihtiyacına çare olduk. FKA ile imzaladığımız protokol kapsamında verdiğimiz eğitimlerle üye şirketlerimizin E-Ticaret’e başlama sürecine ve markalaşmasına katkı sunduk" dedi. "100. yıl kitabımız yayınladık" 2025 yılının önemli gelişmelerinden birinin de "Bir Asrın Tanığı; Malatya Ticaret ve Sanayi Odası" kitabını yayınlamak olduğunu belirten Başkan Sadıkoğlu, "1923 yılında Cumhuriyetimizin ilanı ile kurulan Odamız 102 yıldır Malatya’mıza hizmet ediyor. Cumhuriyetimizle yaşıt olan Odamız, tam bir asırdır Malatya’nın üretimine, ticaretine, sanayisine ve kalkınma mücadelesine tanıklık ediyor. Bu uzun ve onurlu yolculuğun yazılı bir hafızası olsun düşüncesiyle hazırladığımız "Bir Asrın Tanığı; Malatya Ticaret ve Sanayi Odası" adlı kitabımız hazırlandı. Bu eserdeki asıl hedefimiz, bugüne kadar görev yapmış başkanlarımızın ve meclis üyelerimizin Odamıza ve şehrimize verdikleri emeği onurlandırmak, anmak ve saygıyla yad etmektir. Odamıza ve şehrimize hayırlı olsun" dedi. "Üye ziyaretlerine yoğunluk verdik" 2025 yılında üye ziyaretlerine ağırlık verdiklerini söyleyen Başkan Sadıkoğlu, "Bu yıl üye ziyaretlerimizi arttırdık. Fırsat bulduğumuz her an üyelerimizi iş yerlerinde ziyaret ederek sorunlarını dinledik, çözümü için takipçisi olduk. 2026 yılında da üye ziyaretlerimize yorulmadan devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Üyelerimizi onurlandırıyoruz" 2025 yılında 310 üyeye teşekkür belgesi sunduklarını kaydeden Başkan Sadıkoğlu, "Bu yıl anlamlı bir uygulama başlattık. Odamızda en az 25 yıldır kaydı bulunan üyelerimize plaketler takdim ettik. Şu ana kadar 310 üyemize sizlerin huzurunda plaketlerini sunduk. Ülkemizin geçtiği her türlü ekonomik zorluklara rağmen, uzun yıllardır var olma mücadelesi veren, faaliyetlerini sürdüren üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Üyelerimize daha nice başarılı yıllar diliyorum. Plaket takdimlerine 2026’da da devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Kardeş oda sayımız arttı" Kardeş Oda protokollerini önemsediklerinin altını çizen Başkan Sadıkoğlu, "2018 yılından bugüne, Mersin, Rize, Diyarbakır, Elazığ ve Yüksekova Ticaret ve Sanayi Odaları ile kardeş oda protokolleri imzalamıştık. Bu yıl Kardeş Odalarımız arasına bir yenisini daha ekledik. Osmaniye Ticaret ve Sanayi Odası ile kardeş oda protokolü imzaladık. Kalkınmanın, sürdürülebilir sanayi hamlelerinin ve karşılıklı ticari gelişimin temelinde güçlü kurumlar arası iş birliği olduğunu biliyor; kardeş oda protokollerini bu anlayışın somut bir yansıması olarak görüyoruz. 2026 yılında en az 2 Oda ile daha kardeş oda olmayı planlıyoruz" diye konuştu. "Gazze’yi gündemimizden hiç düşürmedik" Başkan Sadıkoğlu, "7 Ekim 2023’te başlayan ve 60 binin üzerinde Filistinli kardeşimizin hayatını kaybettiği Gazze’deki soykırımı gündemimizden hiç düşürmedik. Yıl boyu her meclis toplantımızda ve basın açıklamalarımızda gündeme taşıdık. Sözde ateşkes olsa da katil İsrail saldırılarını sürdürüyor. Gazze’de yaşanan açlığın, zulmün ve ölümün tüm insanlığın ayıbı olduğunu bir kez daha haykırıyoruz. Kahrolsun, katıl İsrail demeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. 2026’nın hedefleri 2026 yılına dair hedefleri de paylaşan Başkan Sadıkoğlu, Malatya’nın üretim gücünü artıracak projelere ve sürdürülebilir kalkınmaya odaklanacaklarını belirtti. Malatya Büyükşehir Belediyesi ile ortak olarak kuracakları çimento fabrikasına da değinen Başkan Sadıkoğlu, Malatya için büyük önem arz eden bu yatırımın 2026’da önemli bir yol kat edeceğine vurgu yaptı. 2. OSB’deki İŞGEM Mesleki Eğitim Merkezi binasında yer alan Model Fabrika projesinin deprem nedeniyle yavaşlamış olsa da 2026’da faaliyete geçeceği müjdesini de veren Başkan Sadıkoğlu, "Kuracağımız model fabrika Doğu Anadolu Bölgemizdeki ilk model fabrika olacak. Sadece ilimize değil bölgemizdeki tüm illerin sanayilerine katkı sunacak" dedi. Arabuluculuk ve UYUM Merkezi Projesini de 2026’da aktifleştireceklerini söyleyen Başkan Sadıkoğlu, "İşçi-işveren, ticari ve tüketici uyuşmazlıklarında zorunlu hale gelen arabuluculuk sistemini üyelerimizin hizmetine sunuyoruz. Fiziki ortamı binamızın ikinci katında tamamladık. 2026’da faaliyete geçireceğiz. Tüm ticari ihtilaflar UYUM merkezimizde hem daha hızlı hem de daha ucuza çözülecek. Aylar ve hatta yıllar süren davalar, burada birkaç hafta içinde sonuca ulaşacak. Üyelerimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Oda üyelerinin yeni yılını da kutlayan Başkan Sadıkoğlu, "2026 yılının deprem felaketinin yaralarını tam anlamıyla sardığımız, üyelerimiz, şehrimiz ve ülkemiz için umut veren gelişmelerin yaşandığı, hayırlar getiren bir yıl olmasını diliyorum" diye konuştu.
30 Aralık 2025 Salı - 13:09
Şanlıurfa’da kar tedbiri kapsamında toplu taşıma ücretsiz olacak
Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde etkili olması beklenen kar yağışı nedeniyle vatandaşların günlük yaşamının olumsuz etkilenmemesi adına bir dizi tedbiri hayata geçirirken, bu kapsamda toplu taşıma araçlarının Çarşamba ve Perşembe günleri ücretsiz olması kararı aldı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün uyarılarının ardından harekete geçen Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, muhtemel buzlanma ve yoğun trafik riskine karşı ulaşımda aksama yaşanmaması için vatandaşları toplu taşımaya yönlendirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım A.Ş. bünyesinde hizmet veren tüm toplu taşıma araçları, 31 Aralık 2025 Çarşamba ve 1 Ocak 2026 Perşembe günlerinde ücretsiz olarak hizmet verecek. Kar yağışının etkili olacağı günlerde özel araç kullanımının azaltılması, hem trafik güvenliği hem de karla mücadele çalışmalarının daha sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşıyor. Ücretsiz toplu taşıma uygulamasıyla birlikte kent genelinde trafik yoğunluğunun azaltılması ve vatandaşların güvenli bir şekilde ulaşım sağlaması hedefleniyor. Öte yandan Büyükşehir Belediyesi, kar yağışı süresince ulaşımda herhangi bir aksama yaşanmaması için Fen İşleri, Ulaşım Daire Başkanlığı ve ilgili tüm birimlerin teyakkuz halinde olacağını açıkladı. Ana arterler, hastane yolları ve toplu taşıma güzergahlarında kar küreme ve tuzlama çalışmalarının sürdürüleceği bildirildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, vatandaşlardan zorunlu olmadıkça özel araçlarıyla trafiğe çıkmamalarını, toplu taşıma araçlarını tercih etmelerini ve yapılan uyarılara dikkat etmelerini istedi.
30 Aralık 2025 Salı - 13:09
Antalya’nın turunçları Korkuteli’nden sofralara uzanıyor
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kadın istihdamını ve yerel üretimi güçlendirmeye yönelik çalışmaları Konyaaltı’ndan Korkuteli’ne uzanan bir hikayeye dönüştü. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, turunç meyvesi toplayarak, kadınların üretimine destek oldu. Toplanan turunçlar kadın kooperatiflerinin elinden lezzetli turunç reçellerine dönüşürken Başkan Vekili Özdemir, yerel ürünlerin sahiplenilmesi gerektiğini vurguladı. Başkan Vekili Özdemir, kadınlara destek olmak amacıyla ağaca çıkarak, turunç meyvesi topladı. Başkan Vekili Büşra Özdemir’in topladığı turunçlar, kadın kooperatiflerin ellerinde geleneksel yöntemlerle işlenmeye gitti. Başkan Vekili Özdemir, kadınların Antalya’nın simgesi turunçlara çok önemli değer kattığını belirterek, üreten kadınlara destek olmak amacıyla turunç topladığını söyledi. Doğal yöntemlerle turunç reçeli Kooperatif üyesi kadınlar turunçları ilk olarak yıkıyor. Daha sonra kabukları rendelenen turunçlar, dilimlenerek ipe asılıyor ve acısının geçmesi için dinlendiriliyor. Kaynatma, haşlama ve süzme aşamalarından geçirilen turunçlar hazır hale getirilerek paketleme işlemi yapılıyor. Antalya’nın simgesi turunçlar daha sonra kavanozlarda satışa sunuluyor. Katkı maddesi kullanılmadan hazırlanan reçeller, hem yerel pazarlarda hem de kooperatif aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaşmaya hazırlanıyor. Kadın emeğiyle üretilen turunç reçelleri, Korkuteli’nin yerel değerlerini yaşatırken aynı zamanda kadınların kendi ayakları üzerinde durabildiği bir başarı hikâyesine dönüşüyor. Büyükşehir’in desteği önemli 7 Renk Kadınları Sosyal Dayanışma Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Ayten İnce, yaklaşık 3 yıldır Büyükşehir Belediyesi tarafından geleneksel hale gelen turunç toplama etkinliğinden çok memnun olduklarını belirterek "Büyükşehir arkamızda olduğu sürece kadınlar olarak çok güçlüyüz" dedi. Geleneksel lezzetler kadın emeğiyle markalaşıyor Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi’ne bağlı olan tesiste gıda mühendisi olarak görev yapan Meltem Uz, el emeğiyle üretilen ve yapımı oldukça zor olan turunç reçelinin büyük ilgi gördüğünü belirterek kadın kooperatiflerine verdikleri desteklerden bahsetti. Uz, "Tesislerimizde üretim yapan kadınlarımıza yer desteğinin yanı sıra ücretsiz elektrik, su, teknik destek, lojistik destek gibi alanlarda da yardımcı olmaktayız. Ayrıca yapmış olduğumuz festival ve organizasyonlarda kadın kooperatiflerine el emeği ürünlerini satmaları için ücretsiz stant desteğinde bulunmaktayız. Üretim tesislerimizde 3 farklı kadın kooperatifi, 3 farklı alanda üretim yapmaktadır. Kadınlarımız bu tesiste üretmiş oldukları ürünleri yine bu tesiste satışa sunmaktadırlar" dedi. Anne eli değen reçeller Antalya Büyükşehir Belediyesi Korkuteli Kadın Kooperatifleri Üretim ve Satış Alanı’ndan kadınların üretmiş olduğu el emeği göz nuru ürünlerden satın almaya gelen Nurten Yurtlu "Burada değişik tatları bulabiliyoruz, hepsi el yapımı zaten. Özellikle turunç reçeli almaya geldim. Çünkü, bu çocukluğumun tadı. Rahmetli anneciğimin yaptığı gibi hiçbir yerde bulamıyorum. Burada bu tadı yakaladıktan sonra da buranın müdavimi olduk" diyerek tesisten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Yerel üreticiye destek Tesisi ziyaret eden bir diğer misafir Kamile Özlü ise "Korkuteli’ne yeni taşındım. Burayı da yeni keşfettim. Ürünlerini çok beğendim çünkü çevre çiftçilerden aldıkları ürünleri burada işleyip, tertemiz mutfakta üretim yapıyorlar. Böylece yerel üreticiye de destek oluyorlar. Bende ürünlerimi buradan alıyorum. Buraya gelip pazar kahvaltılarını da yapabiliyoruz. Yakınımda böyle bir tesis olduğu için çok mutluyum" dedi. Konyaaltı Gürsu Mahallesi’nde gerçekleşen turunç toplama etkinliğine Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, 7 Renk Kadınları Sosyal Dayanışma Üretim ve İşletme Kooperatifi Başkanı Ayten İnce, Antkor Ekolojik Armoni Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nden Hayriye Alimoğlu, Gürsu Mahalle Muhtarı Özlem Saday ve kooperatif üyeleri katıldı.
30 Aralık 2025 Salı - 12:54
KTO Başkanı Öztürk: "Konya, 2025 yılında da birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergiledi"
Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, Konya’nın 2025 yılında da üretim, istihdam ve ihracat başta olmak üzere birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini söyledi. KTO Başkanı Selçuk Öztürk, düzenlenen basın toplantısında "Ekonomide 2025 Değerlendirmesi ve 2026 Beklentileri", "Konya Ekonomisi" ile "Konya Ticaret Odası İştirakleri ve Projeleri" başlıklarında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. KTO Meclis Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin de katıldığı toplantıda, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerden Konya’nın üretim ve ihracat performansına, 2026 yılına ilişkin öngörülerden odanın yürüttüğü projelere kadar birçok başlık ele alındı. Konya’nın performansı kıymetli Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, 2025 yılının küresel ekonomi açısından zorlu bir yıl olduğunu belirterek, jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve enflasyonla mücadelenin dünya ekonomisinde belirsizlikleri artırdığı bir süreçten geçildiğini ifade etti. Buna rağmen Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve istihdam odaklı duruşunu sürdürmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Başkan Öztürk, Konya’nın bu süreçte gösterdiği performansın Türkiye ekonomisi açısından son derece kıymetli olduğunu dile getirdi. Başkan Selçuk Öztürk, sunumunda 2025 yılına ilişkin küresel ekonomik görünümü değerlendirirken, uluslararası kuruluşların tahminlerine de değindi. Küresel ekonomide büyümenin yavaşlama eğilimine girdiğini, 2026 yılına girerken büyümenin daha kırılgan bir yapıda olmasının beklendiğini belirten Öztürk, özellikle ticaret politikalarındaki belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin dünya ticareti üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini söyledi. Enflasyonla mücadele ana gündem Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerinde ise 2025 yılının ana gündem maddesinin enflasyonla mücadele olduğunu ifade eden Başkan Öztürk, uygulanan sıkı para politikası ve mali disiplinin enflasyonun düşüş eğilimine girmesinde etkili olduğunu, ancak dezenflasyon sürecinin kalıcı hale gelmesi için temkinli duruşun sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında ılımlı ancak istikrarlı bir büyüme performansı sergilediğini belirten Öztürk, büyümenin özellikle ihracat, turizm ve yatırımlar kaynaklı gerçekleştiğini kaydetti. Konuşmasında Konya ekonomisine özel bir parantez açan Selçuk Öztürk, Konya’nın 2025 yılında da üretim, istihdam ve ihracat başta olmak üzere birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini ifade etti. Konya’nın gayri safi yurt içi hasılasının son yıllarda önemli ölçüde arttığını, kişi başına düşen gelirin yükseldiğini ve işgücü göstergelerinde Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyduğunu dile getirdi. İhracat verilerine ilişkin değerlendirmesinde Başkan Öztürk, Konya’nın 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde yaklaşık 3,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, şehrin Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ilk 10 ili arasındaki yerini koruduğunu belirtti. Otomotiv, makine ve aksamları, hububat ve gıda ürünleri, iklimlendirme, metal ve kimya sektörlerinin Konya ihracatında öne çıkan başlıca alanlar olduğunu ifade eden Öztürk, ihracat pazarlarının çeşitlenmesinin Konya ekonomisi açısından stratejik bir avantaj sağladığını vurguladı. Finansmana erişimin kolaylaşması temel öncelik 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Öztürk, fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi, öngörülebilir bir ekonomik ortamın sağlanması, üretim ve ihracatın desteklenmesi ile finansmana erişimin kolaylaştırılmasının iş dünyası açısından temel öncelikler olduğunu ifade etti. 2026 yılında para ve maliye politikalarının uyumlu şekilde sürdürülmesinin, büyüme ve istihdam açısından kritik önemde olduğunu belirtti. Toplantıda Konya Ticaret Odası’nın yürüttüğü çalışmalar ve iştiraklere ilişkin kapsamlı bilgiler de paylaşıldı. Başkan Selçuk Öztürk, Konya Ticaret Odası’nın 143 yıllık köklü geçmişi, 35 bini aşkın faal üyesi ve A sınıfı akreditasyona sahip kurumsal yapısıyla şehrin ekonomik gelişimine yön vermeye devam ettiğini ifade etti. Odanın ihracatı artırmaya yönelik faaliyetlerinden eğitim ve danışmanlık hizmetlerine, mesleki eğitimden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda üyelerine destek sunduğunu belirtti. Konya Ticaret Odası Teknoloji ve Eğitim Kampüsü bünyesinde faaliyet gösteren Model Fabrika, Akıllı Teknolojiler Merkezi (AKİTEK), Dijital Dönüşüm Merkezi, Enerji Verimliliği Merkezi ve Siber Güvenlik Merkezi gibi yapıların Konya sanayisinin dönüşümüne önemli katkılar sunduğunu ifade eden Öztürk, bu merkezler aracılığıyla firmaların verimlilik, teknoloji ve rekabet gücünün artırılmasının hedeflendiğini söyledi. Ayrıca KTO Karatay Üniversitesi, KTO Eğitim ve Sağlık Vakfı, Dış Ticaret Merkezi ve KOSAM gibi yapılarla Konya’nın beşeri sermayesine ve stratejik kapasitesine yatırım yapıldığını vurguladı. Konuşmasının sonunda basının ekonomiyle toplum arasındaki köprü rolüne dikkat çeken Selçuk Öztürk, Konya basınının şehrin ekonomik gelişimine sağladığı katkının son derece değerli olduğunu ifade etti.
30 Aralık 2025 Salı - 12:34
Sarıkamış’ta ortak akıl buluşması: Kars TSO üyeleriyle bir arada
Kars Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO), Sarıkamış ilçesinde faaliyet gösteren üyeleriyle istişare toplantısı gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Bozan başkanlığında düzenlenen toplantıya Sarıkamış Kaymakamı Enes Aslantatar, Sarıkamış Belediye Başkanı Serdar Kılıç, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda Oda üyesi katıldı. Toplantının açılışında konuşan Kars Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Bozan, bu tür buluşmaların yalnızca bir toplantı değil; birlikte konuşmanın, birlikte düşünmenin ve ortak akılla yol almanın en önemli zemini olduğunu söyledi. Kars Ticaret ve Sanayi Odası’nın en büyük gücünün üyeleriyle kurduğu samimi ve doğrudan iletişim olduğunu vurgulayan Bozan, toplantının amacının üyeleri dinlemek, sorun ve beklentileri birinci ağızdan almak olduğunu belirtti. Sarıkamış’ın üretimi, ticareti ve özellikle turizm potansiyeliyle Kars için büyük bir değer taşıdığını dile getiren Bozan, Kars Ticaret ve Sanayi Odası olarak Sarıkamış turizminin gelişmesi adına her platformda çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. Bu yıl faaliyete geçen yapay kar makinesinin Sarıkamış turizmi açısından önemli bir kazanım olduğunun altını çizen Bozan, bu gelişmenin sezonun daha erken başlamasına ve turizm hareketliliğinin artmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Sarıkamış’ta faaliyet gösteren üyelerle sürekli istişare halinde olduklarına dikkat çeken Başkan Bozan, hedeflerinin Sarıkamış turizmini sadece kış aylarıyla sınırlı kalmadan 12 aya yayılabilir bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti. Son dönemde artan otel ve yatak kapasitesi ile yeni yatırımların Sarıkamış’ın doğru yönde ilerlediğini gösterdiğini hatırlattı. Programda söz alan üyeler; başta turizm olmak üzere ticaret ve hizmet sektörlerinde yaşadıkları sorunları, talep ve önerilerini dile getirdi. Üyelerden gelen görüşler dikkatle not alınırken, istişare ve ortak aklın önemine vurgu yapıldı. Toplantı, karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.
30 Aralık 2025 Salı - 12:21
Bakan Işıkhan: "Kasım ayında işsizlik oranı, yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Kasım ayında işsizlik oranı, yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. Böylelikle 31 aydır tekli hanelerde seyrini sürdürüyor" dedi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabından Kasım ayı iş gücü istatistiklerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Işıkhan, attıkları her adımda istihdam kapasitesini ve işgücünü daha iyi bir seviyeye yükseltmek için gayret ettikleri belirterek, şu ifadelere yer verdi: "İstihdam sayımız, 2025 yılı Kasım ayında bir önceki aya göre 75 bin kişi artarak 32 milyon 737 bin kişiye, istihdam oranımız ise 0,1 puan artarak yüzde 49,2’ye ulaştı. İşgücümüz, aynı dönemde 128 bin kişi artarak 35 milyon 834 bin kişiye, işgücüne katılma oranımız ise 0,1 puan artışla yüzde 53,8’e yükseldi. Etkin bir koordinasyon içerisinde uyguladığımız Orta Vadeli Program’ın sonuçlarını alıyoruz. Kasım ayında işsizlik oranı, yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleşti. Böylelikle 31 aydır tekli hanelerde seyrini sürdürüyor. Gençlerde ise işsizlik oranı geçen yıla göre 0,4 puan azalarak yüzde 15,4 olarak gerçekleşti. Yenilikçi uygulamalarımız, emek ve insan odaklı politikalarımız ile ülkemizin güçlü geleceğini inşa edeceğiz."
30 Aralık 2025 Salı - 12:21
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "2028 yılında işsizlik oranının yüzde 7,8 seviyesine ulaşmasını ön görüyoruz"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, işsizlik oranının 31 aydır tek haneli seviyelerde seyrettiğine dikkati çekerek, "2026-2028 dönemini içeren Orta Vadeli Programımızda istihdamın yıllık ortalama 842 bin kişi artmasını, işgücüne katılım oranlarındaki artışa rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2028 yılında yüzde 7,8 seviyesine ulaşmasını öngörüyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, işgücü piyasasında güçlü görünümün sürdüğünü, işsizlik oranının ise 31 aydır tek haneli seviyelerde seyrettiğini kaydetti. Kasım ayında mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranının yüzde 8,6 seviyesinde gerçekleştiğini ifade eden Yılmaz, istihdam edilen kişi sayısının bir önceki aya göre 75 bin kişi artarak 32,7 milyon kişiye ulaştığını belirtti. Yılmaz, açıklamasına şöyle devam etti: Başta gençler, kadınlar ve nitelikli işgücü olmak üzere işgücüne katılımı artıran ve beşerî sermayenin niteliğini yükselten aktif işgücü programlarını, mesleki eğitimi, girişimcilik desteklerini ve stratejik sektörlerde ihtiyaç duyulan becerilerin geliştirilmesini önceliklerimiz arasına aldık. Ayrıca, emek yoğun sektörlerde istihdamı daha yoğun şekilde desteklemeyi sürdürüyoruz. İşgücü piyasasına yönelik hayata geçirilecek yapısal reformlarla birlikte bir yandan istihdam artışını daha da güçlendirmeyi hedeflerken, diğer yandan atıl işgücünü azaltıcı politikaları da çok boyutlu bir şekilde ele alıyoruz. Bu doğrultuda 2026-2028 dönemini içeren Orta Vadeli Programımızda istihdamın yıllık ortalama 842 bin kişi artmasını, işgücüne katılım oranlarındaki artışa rağmen işsizlik oranının kademeli olarak gerileyerek 2028 yılında yüzde 7,8 seviyesine ulaşmasını öngörüyoruz. Önümüzdeki dönemde dezenflasyonla uyumlu, istihdamı destekleyen sürdürülebilir ve kapsayıcı bir büyüme çerçevesinde vatandaşlarımızın alım gücünü artırmayı ve gelir dağılımını iyileştirmeyi amaçlıyoruz."
30 Aralık 2025 Salı - 12:06
Üzüm bağlarında doğru budama için yerinde eğitim
Manisa İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri, Sarıgöl’de bağ budaması yapan üreticileri sahada ziyaret ederek verim ve bağ sağlığını artırmaya yönelik bilgilendirmelerde bulundu. Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde üzüm bağlarında hummalı bir şekilde devam eden budama çalışmalarına, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik ekipleri sahada destek veriyor. Teknik ekipler, bağlarında budama yapan üreticileri yerinde ziyaret ederek doğru budama teknikleri konusunda uygulamalı bilgiler verdi. Ziyaretler sırasında üreticilere ayrıca ölükol hastalığı ile bağlarda görülen odunsu doku hastalıkları hakkında da bilgilendirme yapıldı. Gün boyunca devam eden uygulamalı budama çalışmaları, üzüm üreticileri tarafından memnuniyetle karşılandı. Üreticiler, sahada birebir verilen teknik destek sayesinde hem verim hem de bağ sağlığı açısından önemli kazanımlar elde ettiklerini ifade etti.
30 Aralık 2025 Salı - 12:03
Salihli OSB’de yılın son toplantısı yapıldı
Manisa’nın Salihli ilçesindeki Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müteşebbis Heyeti, 2025 yılının son toplantısını Manisa Valisi Vahdettin Özkan başkanlığında gerçekleştirdi. Salihli OSB’nin idari hizmet binasında düzenlenen toplantıya; Salihli Kaymakamı Ali Güldoğan, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Salihli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Yüksel, Salihli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Muhittin Bilget, yönetim kurulu üyeleri ile OSB müteşebbis heyet üyeleri katıldı. Toplantıda, Salihli OSB’de devam eden yatırımlar, planlanan yeni projeler ve bölgenin sanayi altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Ayrıca yatırımcıların talepleri, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun artırılması ile Salihli OSB’nin ekonomik potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik konular görüşüldü. Toplantıda konuşan Manisa Valisi Vahdettin Özkan, organize sanayi bölgelerinin gelişiminin şehir ekonomisi ve istihdam açısından büyük önem taşıdığını belirterek, yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
30 Aralık 2025 Salı - 12:01
Emlakçılarda, yetki belgesi dönemi başlıyor
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de Tüm Emlak Danışmanları Birliği Başkanı Zeynal Biçici, yeni yıl itibarıyla emlak ilanlarında yetki belgesi doğrulaması zorunluluğunun başlayacağını açıkladı. Başkan Zeynal Biçici, uygulama kapsamında kiralık, satılık konut ve satılık arsa ilanlarının yalnızca yetkilendirilmiş emlak danışmanları tarafından verilebileceğini belirterek, düzenlemenin portföy disiplinini sağlamak, sahte ilanların önüne geçmek, mal sahiplerini korumak ve yetkisi olmayan kişileri sistem dışına çıkarmak amacı taşıdığını söyledi. Ticaret Bakanlığı tarafından verilen yetki belgesinin artık ilan süreçlerinde temel kriter olacağını vurgulayan Biçici, "Bugüne kadar kiralık ve satılık yerlerde yetki belgesi olmadan ilan verilmemesi gerekiyordu. Ancak ’sarı sayfa’ olarak adlandırılan ilan portallarında bu yetkilendirme çoğu zaman hiçe sayıldı. İşle alakası olmayan kişiler de yetkilendirme olmadan ilan girebiliyordu" dedi. Yeni uygulamayla birlikte ilan verme sürecinin e-Devlet üzerinden yapılacak yetkilendirme ile mümkün olacağını ifade eden Biçici, "Hiç kimse, mal sahibinden yetki almadan ya da e-Devlet üzerinden yetkilendirilmeden ilan veremeyecek. Bu sistemle hem vatandaş mağduriyetlerinin önüne geçilecek hem de sektörde güven ortamı sağlanacak" diye konuştu. Uygulamanın ülke genelinde emlak sektöründe daha şeffaf ve denetlenebilir bir yapı oluşturmasının hedeflendiği bildirildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder