EKONOMİ - 30 Aralık 2025 Salı 15:30

Geciken kış Konya’da balığı da vurdu

A
A
A
Geciken kış Konya’da balığı da vurdu

Konya’da balıkçılar, havaların geç soğumasıyla hamside sıkıntı olduğunu belirtirken, satışlarda geçen seneden fazla bir artış olmadığını belirtti.


Havaların geç soğuması balıkçıları etkiledi. Satışlarda geçen seneden fazla bir artış olmadığını belirten Konya Balıkçılar Pazarı Derneği Başkanı Mehmet Yavuz, "Havalar bu yıl biraz geç soğuduğu için hamside sıkıntımız var. Bu süreçteki sıkıntı şoklanmış hamsilere geçtik. 15-20 gün önce havaların sıcak gitmesiyle denizdeki balıklar, Rusya tarafına çıkış yaptı, hamsi Türkiye sularını terk etti. Şimdi elimizde olanları satıyoruz. Hamsi olmayınca ufak balık tabii istavrit arkasına çinekop bekliyorduk ama havaların böyle gitmesiyle birlikte bu balıklar da biraz yükselişe geçti. Çupra, levrek üretim balıkları biraz üstüne fark attı. Şimdi balıkta bir daralma var, fiyatlar biraz yükseldi fakat satışlarda da öyle. Geçen seneden fazla bir artış yok. Geçen sene daha farklı bu sene daha farklı yani bol olduğunda da böyle bir fazla talep olmadı ne hikmetse. Son 8-10 senenin en kötü kışı demeyelim şükür iş yaptık ama yani beklediğimizin altında. Hamsi çok bol oldu 50 liraya da 100 liraya da satıldı, o zaman da böyle aman aman afaki bir şey satılmadı. Piyasada mı bir sıkıntı var anlayamadık. Şu anda hamsi şokla açıyoruz. İstavrit geliyor tek tük, balık çeşidine göre 200 liradan başlıyor bin ile bin 500 liraya kadar çıkıyor" dedi.


Balık almak isteyen vatandaşlara tavsiyede bulunan Başkan Mehmet Yavuz, "Tazelik konusunda gözünün parlak canlı olması yeterli. Balık zaten gözleri canlı olur. Balık bayatlamaya başlamışsa gözü çukurlara çökmeye başlar. Hafif kızarmaya başlar ama canlı malın gözü pırıl pırıl olur, pulları daha canlı olur, böyle senin yüzüne güler ama bayat balık çökmeye göz çevresinden başlar. Tabii bir de kulağına bakarlar kulağı kırmızı olursa ama günümüzde şimdi biz kutularda geldiği için buz atıyoruz bundan dolayı da taze balıkların da kulağı beyazlayabiliyor ama en güzel en sağlıklısı gözü cam gibi parlar, pulları biraz daha canlı diri olur" şeklinde konuştu.


Uzun zamandır balıkçılık yaptığını anlatan Yavuz, "Eskiden bizim burada 1985 ile 1990 yıllarında birinci ayda kapanırdı. Tamam, millet balık yemez havalar ısınmaya başladı derlerdi. Bir göl balığı olurdu zaten bir de hamsi bilirdi Konyalı. Tabii bunun yarısını sahil memleketlerinden gelen memurlar, sahil tarafından gelen göç hem onları öğretti hem de Konyalı öğrendi. Şimdi de sosyal medya tarafından öğrenildi. Tabii hal böyle olunca tüketim arttı" diye konuştu.


Balık tercihi yapan vatandaşların bazıları fiyatların pahalı olduğunu belirtirken, bazıları severek tükettiklerini söyledi.



Geciken kış Konya’da balığı da vurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Elazığ Hipodromu’nda "İleri Dönüşüm Odaklı Duyu Bütünleme Kampüsü" açıldı Elazığ Valiliği himayesinde Elazığ Hipodromu’nda sezon açılışında, İleri Dönüşüm Odaklı Duyu Bütünleme Kampüsü törenle hizmete girdi. Türkiye’de bir ilk olan kampüs, hipodromun atık malzemeleri ileri dönüşüm anlayışıyla işlenerek özel engelli çocuklar için terapi alanına dönüştürüldü. Elazığ Hipodromu’nda düzenlenen sezon açılış töreninde, özel çocuklara yönelik "İleri Dönüşüm Odaklı Duyu Bütünleme Kampüsü" hizmete açıldı. Elazığ Valisi Numan Hatipoğlu ve eşi Dr. Ayfer Hatipoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Nazif Bilginoğlu, TJK Genel Sekreteri Gülnur Gülerce, Hipodrom Müdürü Muhammet Demirçelik ve proje paydaşlarının katıldığı törende kampüs, aynı gün açılan geri dönüştürülmüş kum pistle birlikte kamuoyuna tanıtıldı. Türkiye’de bir ilk olan ve dünyada bu formatta benzeri bulunmayan kampüs, Avrupa’daki benzer uygulamalardan ilham alınarak geliştirilen özgün "Elazığ modeli" olarak tanımlanırken, projenin koordinatörlüğünü ise Elazığ OSB İnovasyon Merkezi Sorumlusu Aydın Demirdağ üstlendi. Öte yandan, kampüste işitme, dokunma, koku ve görme duyularını destekleyen panolar, her metrede değişen zemin dokusundan oluşan duyu gelişim yolu, atlı eyer istasyonu ve ergoterapi salıncakları yer alıyor. Hayata geçirilen projenin önemine değinen Vali Hatipoğlu, "Her geçen gün çok daha fazlasıyla gelişen bir alan bu. Öncelikle yeniden kullanım, sonra geri dönüşüm, en sonunda bertaraf etme anlayışı yeni yeni yerleşiyor. İnşallah biz, israf eden değil, her anlamda kullanan, geri dönüştüren ve yeniden enerjiye dönüştüren bir toplum, bir devlet yapısı haline geliriz diye umut ediyorum. Burada bunun güzel bir örneğini görüyoruz. Diğer yandan engelli bireylerimizin toplum hayatına her geçen gün daha fazla entegre olduğunu görmüş bir idareciyim. Emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum" dedi. Hipodromların, yarış alanlarıyla sınırlı kalmayıp aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerine de önem verdiğini ifade eden Elazığ Hipodromu Müdürü Muhammet Demirçelik, "Bu alanlar sadece yarış alanı değil, sosyal yaşam alanıdır. Biz de başta atlı terapi olmak üzere atlı terapi merkezimiz sosyal sorumluluk anlamında lokomotifimizdir. Her geçen gün tüm hipodromlarımızda ivme kazanarak sosyal sorumluluk projelerimizi geliştirmeye devam ediyoruz. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin küresel bazda başlattığı Sıfır Atık Projesi’ne Türkiye Jokey Kulübü olarak Elazığ Hipodromu ve diğer hipodromlarımızda destek veriyoruz. Bir buçuk, iki aylık bir süreçte proje tamamlandı. Bu süreçte hava şartları yaklaşık 15 gün boyunca yağmurla devam etti. Tüm personelim, tüm mesai arkadaşlarım o kadar gönül vererek çalıştılar ki zorluklar hiçbirimize engel olmadı. Hipodromlarda nal seslerini duymaya çok alışkınız; bu projelerle umuyorum ki umudun sesi artık nal sesleriyle birlikte yükselecek" diye konuştu.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Filistinlilere uygulanması öngörülen idam düzenlemesini şiddetle kınıyorum" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve sadece Filistinlilere uygulanması öngörülen idam düzenlemesini şiddetle kınıyorum, telin ediyorum" dedi. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve sadece Filistinlilere uygulanması öngörülen idam düzenlemesini şiddetle kınıyorum, telin ediyorum. Masum insanlara yönelik soykırımlarının bir uzantısı olarak gördüğümüz bu sözde yasa, hukukun üstünlüğünü hiçe sayan, ayrımcılığı, zulmü derinleştiren ve bir halkı topyekûn cezalandırmayı meşrulaştırmaya çalışan açık bir zulüm örneğidir. Filistin halkına yönelik sistematik baskı ve şiddetin yeni bir boyut kazandığı bu adım, işgal politikalarının geldiği noktayı gözler önüne sermektedir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bu tarz uygulamalar karşısında Filistin halkının yanında duracağını vurgulayan Duran, "Irkçı ve ayrımcı uygulamalarla şekillenen bu hastalıklı anlayışın ne hukukta ne de insanlık değerlerinde karşılığı vardır. Uluslararası toplumun, bu açık hukuksuzluk karşısında sessiz kalmaması; adalet, insan hakları ve evrensel değerler adına somut adımlar atması ertelenemez bir zorunluluktur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, her zaman olduğu gibi bugün de mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya devam edecektir. Biliyoruz ki Filistinli kardeşlerimizin haklı davasını savunmak, insani bir sorumluluktur" dedi.