Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
İran Hükümet Sözcüsü Muhacerani: "Sürdürülebilir barışa hazırız"
Yürek yakan kaza: Motosikletin çarptığı 2 yaşındaki Arya hayatını kaybetti
Yürek yakan veda: Şehit babaya son dokunuş
Erbil’de havalimanı ve ABD Başkonsolosluğu hedef alındı
Kaza yapan ehliyetsiz ve alkollü sürücüyü, polis tedaviye ikna etti
Zelenskiy: "Rusya, ABD hedeflerinin vurulması için İran’a yüzde yüz yardım ediyor"
Marmaris’te şiddetli fırtına etkili oluyor
EKONOMİ
Sivas’ta 2 ayda 48 şirket kuruldu
29 Mart 2026 Pazar - 17:23:39
Türkiye Odalar Borsalar Birliği (TOBB); bu yılın ilk 2 ayında "Kurulan ve Kapanan Şirket İstatistikleri" ile ilgili elde ettiği verileri açıkladı. TOBB´dan derlenen bilgilere göre Sivas´ta 2 ayda toplam 48 şirket, 1 kooperatif ve 15 gerçek kişi ticari işletmesi kuruldu. Bahsi geçen zaman dilimi içerisinde 12 şirket ve 1 kooperatif tasfiye edilirken 14 şirket ve 5 gerçek kişi ticari işletmesi de kapatıldı. Sivas´ta kurulan 48 şirketin sermayesi 138 milyon 550 bin lira olarak açıklandı.
29 Mart 2026 Pazar - 12:34
Muğla yatırım bütçesi 2 yılda yüzde 85 arttı
Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan, sahip olduğu verimli toprakları ile tarım, kültürel ve tarihi değerleri ile de kültür ve sanatın merkezi olan Muğla’da Büyükşehir Belediyesi kente değer katan yatırımlarına devam ediyor.2024 yılından sonra yatırım bütçesini ortalama yüzde 85 arttırarak 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkaran Büyükşehir Belediyesi altyapıdan, yollara, sağlıktan tarıma birçok alanda Muğla’nın 13 ilçesinde yatırımlarına devam ediyor. 2024 yerel seçimlerinden sonra Muğla’nın 13 ilçesinin hizmet ihtiyacına göre yol haritasını belirleyen Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesinde artışa gitti. Alt ve üstyapıları ile modern bir şehir oluşturmak, tarımda üreten köylüye destek vermek, Muğla’nın yeşil ve mavisini korumak, sosyal belediyecilikle vatandaşların yanında olmak için Büyükşehir Belediyesi yatırım bütçesini 10 milyar 687 milyon TL’ye çıkardı. Uluslararası kredilendirme kuruluşlarından en yüksek notu alan, Büyükşehir Belediyeleri arasında borçsuz belediyelerden biri olan Muğla Büyükşehir Belediyesi Muğla için temeller atmaya, yatırımlarını hayata geçirmeye devam ediyor. Başkan Aras: "Muğla’nın parası hemşehrilerimizin için yatırıma dönüşüyor" 31 Mart Yerel seçimlerinin üzerinden geçen iki yıl içinde Muğla’da altyapıdan tarıma, sağlıktan ulaşıma birçok alanda yatırımların artarak devam ettiğini söyleyen Başkan Aras, Muğla’nın bütçesinin hemşerilerine hizmet olarak geri döndüğünü söyledi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras; "Dünya’nın ve Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri olan Muğla’mızda yaşayan, şehrimizi ziyaret eden yerli ve yabancı misafirlerimize en iyi hizmeti vermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Geride bıraktığımız iki yılda seçim öncesi verdiğimiz sözlerin yanı sıra kentimizin ihtiyacı olan birçok hizmeti hayata geçirdik. 7’den 70’e vatandaşlarımızın huzur ve mutluluğu için yeni Yaşam Evleri, Gündüz Bakımevleri’nin temelini atarken üreten köylümüzü de yalnız bırakmadık. Yerel tohumdan, fidan desteğine, arıcılıktan büyük ve küçükbaş hayvancılık desteklemelerine kadar her kalemde üreten köylümüzün elinden tuttuk. Muğla’mızın kıyılarını korumak, yeşil ve mavimizi gelecek nesillere tertemiz bırakmak için 7 atık alım teknemizle denizlerde hizmet verdik. Bu hizmetimizi tüm kıyılarımızda yaygınlaştırmak için tekne sayımızı 12’ye çıkarıyoruz" dedi. "Muğla herkes için önemli bir şehir" Muğla’nın altyapısına ve yollarına da büyük yatırım yaptıklarını söyleyen Başkan Aras, 13 ilçede 435 kilometre yeni, güvenli yolu vatandaşların hizmetine sunduklarını belirtti. Başkan Aras; "Muğla sadece üzerinde yaşayanların değil, dünyanın her yerinden gelen misafirleri ağırlayan, herkesin hayatında en az bir kere ziyaret etmek istediği bir şehir. Bu şehir için modern ve güvenli yolların yanı sıra güçlü bir altyapı yapmak için de yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bodrum’dan Fethiye’ye dünyanın en önemli turizm markalarını yeni sezona hazırlamak, önem ve aciliyet sırasına göre eksikliklerini gidermek için var gücümüzle çalışıyoruz. Muğlalı hemşehrilerimizin huzuru ve mutluluğu için Muğla’mızın bütçesini şehrimize hizmetlere harcıyoruz" diye konuştu.
29 Mart 2026 Pazar - 11:14
Bozkırın sarı devleri hasat için bakıma alındı
Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver ustaları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde başlayacak hasat sezonu öncesinde yoğun mesaiye başladı. İlçede hummalı bir çalışma yürütülürken, bakımı tamamlanan biçerdöverler tırlara yüklenerek hasat için yola çıkmayı bekliyor. Yozgat’ın Yerköy ilçesinde biçerdöver tamircilerinin bakım mesaisi başladı. Türkiye’nin birçok noktasında hasat yapacak olan vasıtalar, ustaların elinden geçti. Biçerdöver tamircisi Güner Kozan, sezon öncesi yapılan bakımın hayati önem taşıdığını belirterek, "Biçerler sezon başlangıcında gelirler, biz bakımlarını yaparız. Sanayideki işlemleri bittikten sonra tekrar tırlara yüklenerek güneydoğu sezonuna gider. Gitmeyen arkadaşlar da buradaki sezondan başlarlar. Biz bütün işlemini yapıyoruz. Kayışları, kasnakları, bilyaları, bıçakları. Tam periyodik bakım yapıyoruz. Yani check up gibi bir şey. Bizden sonraki bakımı da bittiği zaman şanzıman, motor. Yani bu bakımlar olmadan da zaten bu biçer araziye gidemez" dedi. "Sezonda yüzün üzerinde biçere kaporta boya yapıyoruz" Kaporta ve boya ustası Ramazan Türkmen ise biçerdöverlerin dış aksamlarının da yenilendiğini ifade ederek, "Biçerdöver tablasını boyuyoruz şu an. Sarı kısmını bitirdik. Şimdi siyahına geçtik, tırmığı boyayacağız. Azami boya aksamı ve kaporta yenileme yapıyoruz. Öyle yani bakım aksamını arka karşıdaki arkadaşlar yapıyor. Devrik, yanık biçerleri biz yapıyoruz burada. Sezonda yüzün üzerinde biçer kaporta boya yapıyoruz" dedi. "Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" Yıllardır sektörde çalışan Mustafa Türkmen de Yerköy’ün biçerdövercilikte önemli bir merkez olduğunu vurgulayarak, "12 yaşından 54 yaşıma kadar bu biçer sektöründe yoğuruldum. Biçer pirini bilirim ben. Ben kendim de çalışıyorum vatandaşlara da yardımcı oluyorum. Bu aylarda güneydoğuya, Hatay’a, Urfa’ya, Mardin’e, Kızıltepe’ye güneydoğunun her iline biçer gönderiyoruz. Bundan 20 gün sonra başlarlar. Oradan dönüşte bir şeyden çoğu arızalanıyor. Çoğu devriliyor, kimi yanıyor. Yine benim dükkana geliyor yapılıp geri işe devam ediyorlar. Bu şekilde uğraşıyoruz. 3 bin 500 tane biçer var. Bizim Yerköy’de biçerdöveri olmayana kız vermezler" ifadelerini kullandı. Hasat sezonunun başlamasına sayılı günler kala Yerköy’deki ustaların yoğun mesaisi sürerken, bakımı tamamlanan biçerdöverler Türkiye’nin dört bir yanında ekin biçmek için gün sayıyor.
29 Mart 2026 Pazar - 11:12
Hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğinde günde 1 tona yakın hasat elde ediyor
Mesleği avukatlık olan 26 yaşındaki girişimci Salih Günaydın, hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğini profesyonel bir üretim modeline dönüştürdü. Antalya’nın Aksu ilçesinde kurduğu istiridye mantarı üretim tesisi, 365 gün üretim yapıyor, günde 500 ila 1000 kilogram arasında hasat yapıyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Mart 2026 Cuma- 12:03
Bakan Yardımcısı Polat: "İlk ekolojik market pilot il ilan edilen Kastamonu’da açılacak"
2
28 Mart 2026 Cumartesi- 14:53
Kastamonu Üniversitesi, sınai mülkiyet alanında kentin yenilik ekosistemine katkı sunuyor
3
27 Mart 2026 Cuma- 17:28
Edremit’te turistik rotalar için önemli toplantı
4
29 Mart 2026 Pazar- 11:12
Hobi olarak başladığı mantar yetiştiriciliğinde günde 1 tona yakın hasat elde ediyor
5
28 Mart 2026 Cumartesi- 10:57
2 bin yıllık tarihi mağarada mantar üretim tesisi kurdu
07 Ocak 2026 Çarşamba - 14:32
Antalya’da kentsel dönüşüm masaya yatırıldı
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya’nın hızla göç alan bir şehir olduğuna dikkat çekerek, "Artık mesele yalnızca yaşamak değil, nasıl bir Antalya’da yaşamak istediğimize karar vermek. Bugün burada bu soruya hep birlikte yanıt arıyoruz" dedi. ATSO tarafından düzenlenen "Geleceğin Antalya’sı: Kentsel Dönüşümle Yeniden" paneli, ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Programda kentsel dönüşümün şehirlerin afetlere karşı dayanıklılığının artırılması, yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve sürdürülebilir kentleşme hedeflerine ulaşılması, planlı, bütüncül ve mevzuata uygun şekilde yürütülen dönüşüm uygulamaları ile sosyal, ekonomik ve mekânsal açıdan daha sağlıklı kentlerin inşa edilmesi konuları görüşüldü. Antalya’nın geleceğini şekillendirecek kentsel dönüşüm politikalarının ele alındığı programa, Kumluca Belediye Başkanı Mesut Avcıoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Riskli Yapılar Daire Başkanı Serdar Canikli, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Akdeniz Bölge Koordinatörü Hasan Demirtaş, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz, Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü İsmail Öntaş, Antalya Ticaret İl Müdürü Halil Özşahan, akademisyenler, meslek odaları, kamu temsilcileri ile sektör paydaşları katıldı. "Artık nasıl bir Antalya’da yaşamak istediğimize karar verme zamanı" ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, yaptığı açılış konuşmasında Antalya’nın hızlı göç alan yapısına vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı: "Göçle birlikte artan nüfus, talep edilen hizmetleri büyütüyor; bu büyüme ise tüketimi, çevresel baskıları ve kentsel riskleri beraberinde getiriyor. Bugüne kadar bu süreci hep birlikte yaşadık. Ancak artık mesele yalnızca yaşamak değil, nasıl bir Antalya’da yaşamak istediğimize karar vermek. Aralık ayında gerçekleştirdiğimiz 2050 Antalya Vizyonu Çalışması bu açıdan çok kıymetliydi. Bugün burada, o çalışmanın bazı çıktılarıyla birlikte şu soruları yeniden ve daha güçlü şekilde sormak istiyoruz: Nasıl bir Antalya istiyoruz? Nasıl bir Antalya istemiyoruz? Bu sorular dün de soruldu, bugün de soruluyor, emin olun binlerce yıl sonra da sorulacak. Bizler bu uzun zaman çizelgesinde küçük bir anın içindeyiz belki ama hepimiz yaşadığımız kentin geleceğini düşünmeden edemiyoruz." "Bu yalnızca Antalya’nın değil, Türkiye’nin meselesi" Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Başdanışmanı Dr. Cem Oğuz, kentsel dönüşümü planlı, insan odaklı ve mevzuata uygun bir anlayışla yürüttüklerini belirterek, Antalya Deprem Master Planı’nın 2026’da tamamlanacağını söyledi. Oğuz, kentsel dönüşümün yalnız bugünü değil, gelecek kuşakların yaşam kalitesini de doğrudan etkilediğini vurguladı. "Planlama, ada değil mahalle ölçeğinde ele alınmalı" Panele konuşmacı olarak katılan Çevre Mühendisi Cem Arüv, Antalya’nın üst ölçekli planlarının güncellenmesi gerektiğini belirterek, dönüşümün ada ve parsel bazlı değil, mahalle bazlı yapılması gerektiğini ifade etti. Arüv, altyapının yenilenmesi ve kent merkezinin yeniden kurgulanmasının zorunluluğuna dikkat çekti. "Mevzuat, uygulama ve iş birliği başlıklarında kapsamlı değerlendirme" ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Antalya 2050 Vizyonu Arama Konferansı Işığında Geleceğin Şehirciliği" paneli ise, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Riskli Yapılar Daire Başkanı Serdar Canikli’nin katılımıyla düzenlendi. Panelde kentsel dönüşüm mevzuatına ilişkin güncel bilgiler katılımcılarla paylaşılırken, uygulama süreçleri, riskli yapıların tespiti, dönüşüm modelleri ve sahada karşılaşılan sorunlar ele alındı. Katılımcılardan gelen soruları yanıtlayan Serdar Canikli, sürecin etkin şekilde yürütülmesinde kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Şehircilik, hukuk ve sigorta boyutları birlikte değerlendirildi Şehir Plancısı ve Kentsel Strateji Kurucu Ortağı Ali Faruk Göksu, Antalya’nın gelecek stratejilerine ilişkin yaptığı sunumda kentin büyüme dinamikleri, mekânsal planlama yaklaşımları, iklim kriziyle uyumlu şehircilik ve sürdürülebilir kentsel dönüşüm başlıklarında önemli değerlendirmelerde bulundu. Göksu, Antalya’nın geleceğini belirleyecek stratejik planlama adımlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine dikkat çekti. TMMOB Mimarlar Odası Antalya Şubesi Geçmiş Dönem Başkanı Osman Aydın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde ise, TMMOB Şehir Plancıları Odası Antalya Şube Başkanı Doç. Dr. Engin Kepenek, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı Antalya Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’nden Ersin Aksoy ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan yer aldı. Panelde, kentsel dönüşüm uygulama örnekleri, planlama ve uygulama süreçleri, güncel mevzuat, dönüşümün gerekliliği ve kentteki riskli yapı stoku hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. ATSO Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Karagöz moderatörlüğünde düzenlenen bir diğer panelde, Türkiye Sigortacılar Birliği Başkan Yardımcısı Ahmet Yaşar ile Antalya Barosu Çevre ve İmar İzleme Kurulu Başkanı Av. Duygu Kozanoğlu konuşmacı olarak yer aldı. Panelde kentsel dönüşüm sürecinin hukuki altyapısı, mülkiyet hakları, sigorta uygulamaları, risk yönetimi ve tarafların sorumlulukları detaylı şekilde ele alındı.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 14:28
Murzioğlu: "Reel sektörün sorunlarını doğrudan Bakan Şimşek’e ilettik"
Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ev sahipliğinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla gerçekleştirilen Müşterek Kurul Toplantısı’nda, reel sektörün sahada yaşadığı sorun ve beklentileri doğrudan Bakan Şimşek’e aktardıklarını söyledi. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Salih Zeki Murzioğlu, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla düzenlenen TOBB Müşterek Kurul Toplantısı’na iştirak etti. TOBB Yönetim Kurulu, TOBB Genel İdare Kurulu, TOBB Strateji Geliştirme Yüksek Kurulu ve TOBB Yüksek Koordinasyon Kurulu’nun bir araya geldiği toplantıda, reel sektörün yaşadığı sorunlar masaya yatırıldı. İş dünyasının beklenti, talep ve çözüm önerileri Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e aktarıldı. "İş dünyasının taleplerini gündeme taşıdık" Toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Samsun TSO Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, programda finansmana erişim başta olmak üzere KOBİ’lerin desteklenmesi, ihracatın artırılması ve yatırım ortamının güçlendirilmesine yönelik bir çok konunun ele alındığını belirtti. Murzioğlu, "Bölgemiz iş dünyasından da daha önce aldığımız görüş ve önerileri toplantı gündemine taşıdık. Reel sektörün sahada yaşadığı sorunları ve beklentileri doğrudan Sayın Bakanımıza iletme imkânı bulduk. İş dünyasının sürdürülebilir büyümesi açısından bu tür istişare toplantılarını son derece önemsiyoruz" dedi. "Samsun TSO olarak her platformda yer alıyoruz" Toplantının verimli geçtiğine de vurgu yapan Murzioğlu, "İş dünyamızın karşı karşıya olduğu sorunların çözümüne yönelik atılacak adımların ele alındığı, yapıcı bir toplantı oldu. Bu önemli istişare ortamının oluşmasına katkı sağlayan TOBB Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür ediyorum. Samsun TSO olarak bölgemizin ekonomik ve ticari gelişimine katkı sağlayacak tüm platformlarda aktif şekilde yer almaya devam edeceğiz" diye konuştu.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 14:28
BTSO Akademi iş dünyasının dönüşümüne rehberlik ediyor
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Akademi, 2025 yılında da iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına yanıt veren eğitim ve gelişim programlarıyla Bursa ekonomisine değer katmayı sürdürdü. Dijital dönüşümden dış ticarete, finans yönetiminden kurumsallaşmaya, yeşil dönüşümden mevzuat eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede kurgulanan programlar, firmaların rekabet gücünü artırmaya yönelik önemli bir rehberlik sundu. Meslek komiteleri ve sektörlerden gelen talepler doğrultusunda şekillenen BTSO Akademi eğitimleri, 2025 yılı boyunca 46 farklı programda 4 bini aşkın katılımcıyı bir araya getirdi. Yapay zekâ destekli analiz sistemlerinden e-ihracat uygulamalarına, ihracat pazar fırsatlarından karbon ayak izi ve dijital ürün pasaportu gibi güncel başlıklara kadar pek çok konuda düzenlenen eğitimler, şirketlerin hem mevzuata uyumunu hem de dönüşüm süreçlerini destekledi. Yeni nesil eğitim programları BTSO Akademi, bilişim, tekstil, makine, gıda, kimya, sigorta, gayrimenkul ve hizmet sektörleri başta olmak üzere birçok alanda düzenlenen eğitimlerle firmaların güncel gelişmeleri yakından takip etmesine, yeni pazarlara açılmasına ve kurumsal yapılarını güçlendirmesine katkı sağladı. E-ihracat, dış ticaret, finansal okuryazarlık, ihracat destekleri, yeşil dönüşüm ve iş sağlığı-güvenliği gibi başlıklarda gerçekleştirilen programlar, iş dünyasının değişen dinamiklerine uyum sağlamasında önemli rol oynadı. 13 yılda 800 eğitim, 116 bin katılımcı 2013 yılından bu yana kesintisiz şekilde faaliyetlerini sürdüren BTSO Akademi kapsamında bugüne kadar 800’e yakın eğitim programı hayata geçirilirken, 116 bini aşkın katılımcı bu eğitimlerden faydalandı. BTSO Akademi, sektörlerin ihtiyaç duyduğu güncel bilgi, teknoloji ve mevzuat konularında sunduğu eğitimlerle Bursa iş dünyasının gelişimine öncülük etmeye devam ediyor. "Bilgiye yatırım yapan firmalar dönüşümü yönetir" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO Akademi’nin iş dünyasının değişen ihtiyaçlarına hızlı ve doğru yanıt veren stratejik bir yapı haline geldiğini vurguladı. Bilgi çağında rekabetin temel unsurunun nitelikli insan kaynağı ve sürekli öğrenme olduğunu ifade eden Burkay, "Bugünün iş dünyasında rekabeti sermaye, üretim kapasitesi ya da teknolojiyle sınırlı tutamayız. Bilgiyi doğru kullanan, değişimi zamanında okuyan ve insan kaynağını sürekli geliştiren firmalar rakiplerine göre çok daha büyük avantajlara sahip. BTSO Akademi’yi de tam olarak bu anlayışla kurguladık. Amacımız, firmalarımızın hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin iş modellerine hazırlıklı olmasını sağlamak." diye konuştu. "BTSO Akademi firmaları dönüşüm yolculuğuna hazırlıyor" 2026 yılında da eğitim programlarının iş dünyasından gelen talep ve beklentileri doğrultusunda şekilleneceğini belirten Başkan Burkay, "Önümüzdeki dönemde dijitalleşme, yeşil dönüşüm, ihracat, finansal yönetim ve kurumsallaşma gibi alanlarda yeni nesil eğitim programlarımızı artırarak sürdüreceğiz. Eğitim içeriklerimizi, sahadan gelen beklentiler ve küresel gelişmeler ışığında sürekli güncelliyoruz. BTSO Akademi, firmalarımızın dönüşüm yolculuğunda rehberlik eden, işletmelerimizi geleceğe hazırlayan bir platform olmaya devam edecek." ifadelerini kullandı.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 14:23
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "Ticaretin de, sınır ötesi e-ticaretin de kurallarla işlemesi şart"
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, denetimsiz e-ithalatın hem tüketiciler hem KOBİ’ler için ciddi riskler oluşturduğuna işaret ederek, bu konuda alınan önlemleri yerinde bulduğunu ifade etti. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yaptığı yazılı açıklamada denetimsiz e-ithalatın hem tüketiciler hem KOBİ’ler için ciddi riskler oluşturduğunu belirtti. Bu konuda alınan önlemleri yerinde bulduğunu kaydeden Hisarcıklıoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Denetimsiz e-ithalat; tüketici için risk teşkil eden, KOBİ’leri haksız rekabete uğratan ciddi bir sorundu. Ticaret Bakanlığı’nın Ekim 2025’te yaptığı denetimler basitleştirilmiş gümrük mevzuatı yoluyla ülkemize giren ürünlerin yüzde 81’inin riskli olduğunu gösteriyor. Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile bu dönemin sonlandırılması son derece yerindedir. Tüm dünya gibi Türkiye’nin de gümrüklerinde gerekli denetimleri yapmaya başlamasından daha doğal bir şey olamaz. Tüketicilerimizi, yerli üretimi, yurtiçi e-ticaret platformlarını ve adil rekabeti koruyan bu kararlı adımlar için Ticaret Bakanımız Ömer Bolat’a ve ekibine teşekkür ediyorum. Ticaretin de, sınır ötesi e-ticaretin de kurallarla işlemesi şarttır."
07 Ocak 2026 Çarşamba - 14:05
Sabiha Gökçen Havalimanı 2025 yılını rekorlarla kapadı
Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki Sabiha Gökçen Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ, havalimanında 2025 yılını rekor yolcu ve uçuş sayıları, tamamlanan dev projeler ve yüzde 100 faal altyapı sistemleri ile başarıyla geride bıraktı. Havalimanı 48 milyonu aşkın yolcuya ev sahipliği yaparken, 275 bin 321 uçuş trafiği gerçekleşti.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:48
Renault otomotiv pazarının liderlerinden oldu
MAİS, otomotiv sektörünün rekora koştuğu 2025 yılını, kullanıcıların en çok tercih ettiği Renault markası ile zirvede tamamladı. Marka, toplamda 144 bin 331 satış adedi ile Türkiye tarihinde şimdiye kadarki en yüksek satış rakamına ulaştı. Renault, Dacia ve Alpine markalarıyla yıl boyunca öne çıkan MAİS, otomotiv sektörünün rekora koştuğu 2025 yılını, kullanıcıların en çok tercih ettiği markalarıyla zirvede tamamladı. Sektör 2025 yılında toplam satışlarda 1 milyon 368 bin 400 adede ulaşarak tüm zamanların en çok satış yapılan yılı olarak rekor kırdı. Yapılan açıklamaya göre Renault, bu rekor yılda toplam pazarda ulaştığı 144 bin 331 satış adedi ve yüzde 10,5 pazar payının yanı sıra, otomobil pazarında ulaştığı 131 bin 764 satış adedi ve yüzde 12,1 pazar payı ile hem toplam pazarda hem de otomobil pazarında en çok satan marka olarak lider konumda yer aldı. Marka ayrıca, Türkiye tarihinde şimdiye kadarki en yüksek satış rakamına da ulaşmayı başardı. Renault Clio ve Renault Megane Sedan ise 2025 yılında da kullanıcıların en çok tercih ettiği modeller oldu. Clio ulaştığı 51 bin 717 adetlik satış rakamı ile 2025 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olarak zirveye yerleşti. Megane Sedan ise 48 bin 99 adetlik satış rakamı ile Clio’nun hemen arkasından ikinci sırada konumlandı. Markanın bu iki yerli modeli, otomobil pazarındaki satışlardan elde ettiği toplam yüzde 9,2 pay ile açık ara öne çıktı. B-SUV segmentinin önemli modellerinden Dacia Sandero Stepway, 23 bin 699 satış adedine ulaşarak 2025 yılını B-SUV segmentinin zirvesinde kapattı. Sandero Stepway ayrıca elde ettiği bu satış rakamıyla toplam B segmentinde Clio’nun ardından ikinci sırada yer aldı. Kasım ayında yeni versiyonlarıyla satışa sunulan ve yılın son 2 ayında yaklaşık 8 bin adetlik satışa ulaşan Duster, aralık ayında en çok satan SUV olarak son çeyrekte öne çıktı. Marka ayrıca güçlü SUV ürün gamıyla aralık ayında, Duster ve Austral modelleriyle C-SUV segmentinde en çok satan marka oldu. Satış rakamlarını değerlendiren MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu, ’’MAİS olarak 2025 yılında elde ettiğimiz başarılarla gurur duyuyoruz. Bu yıl hem toplam pazarda hem de otomobil pazarında Renault markamızla elde ettiğimiz rekor satış rakamıyla lider konumda yer aldık. Biz yalnızca en çok satan marka olmadık, aynı zamanda bu satış rakamlarıyla otomotiv sektörüne de önemli katkı sağladık. Elde ettiğimiz bu başarı yalnızca bir satış başarısı değil, aynı zamanda marka ve ürün stratejilerimize, müşteri öncelikli yaklaşımımıza, güçlü satış sonrası ağımıza duyulan güvenin bir sonucu. Bu sonuç ise yalnızca yüksek adetlerden değil, dengeli ürün gamı, güçlü yetkili satıcı yapısı ve yerli üretim avantajından beslenen sürdürülebilir bir büyümenin de göstergesi. Her geçen gün hem ürün gamımızı güçlendiriyor hem de tüm süreçlerimizi müşteri odaklı olarak daha da geliştiriyoruz. 2026 yılında da büyüme odaklı bu yolculuğumuzu sürdürecek ve yine en çok tercih edilen marka olmak için çalışmaya devam edeceğiz’’ dedi. Genişleyen ürün gamı Açıklamaya göre marka, 2025 yılında ürün gamını genişletirken, SUV segmentinde de önemli başarılar elde etti. Yıl içerisinde satışa sunulan makyajlı Austral, Rafale Hyper Hybrid E-Tech 4X4 300 HP ve üç farklı versiyonu Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilerek satışa sunulan Yeni Renault Duster ile hem SUV gamını güçlendirdi hem de önemli satış adetlerine ulaştı. MAİS ayrıca yeni hibrit modelleriyle elektrifikasyona geçiş sürecini sağlam adımlarla ilerletti. Yeni Renault Duster Full Hybrid E-Tech, özellikle bu geçişte en dikkat çekici modellerden birisi olarak konumlandı. Bunun yanı sıra Renault Grubu’nun yepyeni yüzde 100 elektrikli modelleri de 2025 yılında dikkatleri üzerine topladı. MAİS’in 2025 yılında ürün gamına kattığı ve satışa sunduğu yüzde 100 elektrikli Renault 5 ile Alpine A290 modelleri ise, kullanıcıların beğenisini toplayan ve öne çıkan modeller arasında yer aldı. Her ikisi de ‘Avrupa’da 2025 Yılının Otomobili’ olarak seçilen bu ikonik modeller, satışa sunulduğu ilk günden itibaren kullanıcılar tarafından yoğun bir ilgi gördü. Geçmişten günümüze gelerek yepyeni bir tarzda hayat bulan Renault 5, rengarenk ve ikonik dünyasıyla kullanıcılarla buluşurken; uzun yıllara dayanan motor sporları deneyimini ve ruhunu pistlerden caddelere taşıyan Alpine A290 ise kullanıcılara heyecan verici bir deneyim yaşatıyor. MAİS’e 2025’te 20’den fazla ödül Otomotiv Gazetecileri ve Mobilite Derneği (ODMD) tarafından düzenlenen ODMD Satış ve İletişim Ödülleri 2025 Gladyatörleri’nde Renault, "Yılın En Çok Satılan Otomobil Markası" ve "Yılın En Çok Satılan Otomobil ve Hafif Ticari Araç Markası" olarak ödüle layık görüldü. Şirket ayrıca 2025 yılında Yeni Duster için gerçekleştirdiği "Bırak Geride Kalsın" lansmanı ile Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından üst üste 3. kez "Yılın Basın Lansmanı" seçilen marka oldu. Bunun yanı sıra şirket, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiği birbirinden farklı iletişim çalışmalarıyla 20’den fazla ödüle layık görüldü. Renault 5 için gerçekleştirilen 360 derece iletişim çalışmalarının yanı sıra 2024 yılında yapılan Renault Rafale ve Renault Duster lansmanları, Renault X Haydarpaşa 3D Mapping Gösterisi ve Premiumization Plan ile 2025 yılında ödülleri toplamaya devam etti. MAİS 2026 yılına hazır Açıklamaya göre şirket, 2026 yılında satışa sunacağı yeni modellerle ürün gamını daha da güçlü hale getirerek yıla etkili bir giriş yapıyor. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda yerli olarak üretilecek yeni modelleriyle yıl boyunca öne çıkacak olan şirket, 2026 yılının ilk çeyreğinde altıncı nesil Yeni Renault Clio ile iddialı bir başlangıç yapacak. Yine yerli olarak üretilecek olan Renault Boreal de, 2026 yılının en güçlü ve en önemli modelleri arasında yer alacak. Makyajlı Megane E-Tech ve Scenic de Renault’nun yeni elektrikli modelleri olarak Türkiye’de satışa sunulacak. Ayrıca Avrupa’da 2025 Yılının Van’ı seçilen Renault Master’ın minibüs versiyonu ile marka, uzun zaman sonra yeniden minibüs pazarına dönüş yapacak. Dacia’nın ürün gamı da 2026’da yenilerek kullanıcılarla buluşacak. Sandero, Sandero Stepway ve Jogger modelleri, yılın ilk çeyreğinde tamamen yenilenmiş olarak kullanıcıların beğenisine sunulacak. Alpine’in tamamen elektrikli Dream Garage serisinin ikinci modeli Alpine A390 da 2026 yılında MAİS’in kullanıcılarla buluşturacağı modellerden birisi olacak. Alpine’in yeni sportif fastback modeli A390, Alpine ruhunu ve deneyimini daha fazla kullanıcıya ulaştıracak.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:33
EKDAĞ’ın kurutma tesisinde üretilen ürünler fuarda tanıtıldı
Antalya Büyükşehir Belediyesi, bu yıl 32’ncisi düzenlenen Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı’nda EKDAĞ Bozova Yaş Meyve ve Sebze Kurutma Entegre Tesisi’nde üretilen ürünleri tanıtıyor. Her yıl vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği fuarda, Antalya Büyükşehir Belediyesi EKDAĞ standı ziyaretçilerin en çok uğradığı alanlardan biri oldu. ANFAŞ Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen 32. Uluslararası Gıda ve İçecek İhtisas Fuarı, Türkiye’nin yanı sıra uluslararası katılımcıların da yoğun ilgisini görüyor. Yerli ve yabancı birçok girişimci tarafından yakından takip edilen fuarda, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Korkuteli ilçesi Bozova Mahallesi’nde hayata geçirdiği EKDAĞ Bozova Yaş Meyve ve Sebze Kurutma Entegre Tesisi’nde üretilen ürünler de tanıtılıyor. Tesiste "Air Dried" teknolojisi ile kurutulan yaş sebze ve meyveler, hijyen kurallarına uygun şekilde paketlenerek vatandaşlara ulaştırılıyor. "Atıl tesisleri güneş enerjisiyle üretime kazandırdık" EKDAĞ A.Ş. Genel Müdürü Ahmet Aydın, Korkuteli ilçesi Bozova Mahallesi’nde daha önce soğuk hava tesisi olarak kullanılan ve uzun süre atıl durumda bulunan tesisi yeniden işlevsel hale getirdiklerini söyledi. Aydın, "Toplam 15 bin metrekare alan üzerine kurulu olan tesisimizin 3 bin 500 metrekaresi kapalı alandan oluşuyor. Air Dried teknolojisi ile güneş ısısı yöntemiyle kuruttuğumuz ürünleri bu tesisimizde üretiyor ve sergiliyoruz. Güneş panelleri aracılığıyla elde ettiğimiz ısıyı tesis içerisinde depoluyor, bu ısıyla meyve ve sebzelerimizi kurutuyoruz. Güneş ısısının yetersiz kaldığı akşam saatlerinde ise pelet desteğiyle üretimi sürdürmeye devam ediyoruz. Tesisimizin ortalama 7,5 ton yaş meyve işleme kapasitesi bulunuyor. Güneş ısısıyla doğal yöntemlerle kurutma yaptığımız tesisimizde saatte bin paketleme kapasitesine sahibiz. Bu yöntemin diğer kurutma tekniklerinden en önemli farkı, ürünlerin besin değerinde hiçbir kayıp yaşanmaması ve katkı maddesi içermemesidir" dedi. Aydın, Antalyalı çiftçilerin alın teri ve bin bir emekle ürettiği domates, patlıcan, biber, portakal, muz, elma, armut ve çilek başta olmak üzere kurutmaya uygun tüm meyve ve sebzeleri en doğal halleriyle kurutarak küresel pazara sunmayı hedeflediklerini belirtti. Aydın ayrıca bu ürünlerin pastacılık sektöründe kullanıldığını, yüzde 100 doğal meyve harçları ve meyve çaylarının üretiminde değerlendirildiğini ifade etti. Ahmet Aydın, "Bu fuarda bulunma amacımız, Antalya’dan ve farklı illerden gelen işletmeciler ile otelcilerin kullanabileceği ürünlerimizi tanıtmak. Aynı zamanda uluslararası bir fuar olması nedeniyle yurt dışından da ihracat talepleri almayı hedefliyoruz. Antalya’mızın meyve ve sebzelerini yurt dışına göndermeyi planlıyoruz. Fuarın ilk günü olmasına rağmen hem yerli vatandaşlardan hem de yurt dışından gelen turistlerden yoğun ilgi görüyoruz" diye konuştu.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:26
Ecogreen Enerji’nin ‘G25-Bolu GES’ projesinde imzalar atıldı
Ecogreen Enerji Holding, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 25 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Güneş Enerjisi Santrali 2025 yarışmaları (YEKA GES–2025) kapsamında "G25-BOLU GES" projesinin yapım ve kullanım haklarını kazandı. Bolu’nun Gerede ilçesinde hayata geçirilecek olan projenin 50 MWe elektriksel kurulu güç ve 70 MWp mekanik güç kapasitesine sahip olacak şekilde planlandığı bildirildi. Projenin finansal yükümlülüklerine ilişkin bilgi veren Ecogreen Enerji Holding yetkilileri, yarışma şartnamesinde belirlenen megavat başına 44 bin euro katkı payı doğrultusunda KDV dahil toplam 2 milyon 640 bin euro tutarındaki ödemenin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı adına Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi’ne gerçekleştirildiğini açıkladı. Buna ek olarak 10 yıl süreli ve 3 milyon 750 bin euro tutarındaki kesin teminat mektubunun 5 Ocak 2026 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na teslim edildiği ifade edildi. Projeye ilişkin sözleşmenin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr. Zafer Demircan ile Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya’nın katılımıyla 6 Ocak 2026 tarihinde imzalandığı belirtilirken, sözleşmeyi takiben yer teslimi süreçlerinin başlatılmasının planlandığı kaydedildi. Bu süreçle eş zamanlı olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi, imar ve diğer ruhsatlandırma işlemlerinin öngörülen takvim doğrultusunda sürdüğü aktarıldı. Tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasının ardından yıllık yaklaşık 118 milyon 610 bin 397 kWh elektrik enerjisi üretiminin hedeflendiği, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Güneş Enerjisi Santrali 2025 şartnamesi uyarınca üretilecek elektrik enerjisinin ilk 60 ay boyunca serbest piyasada değerlendirileceği bildirildi. Bu dönemde megavat saat başına 60 euro seviyesinde öngörülen ortalama satış fiyatı üzerinden yıllık yaklaşık 7,1 milyon euro brüt gelir elde edilmesinin beklendiği ifade edildi. Serbest piyasa döneminin tamamlanmasının ardından başlayacak olan 20 yıllık süreçte ise 32,5 euro alım fiyatı üzerinden yıllık yaklaşık 3,9 milyon euro brüt gelir sağlanmasının öngörüldüğü belirtildi.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:20
Ecogreen Enerji Holding YEKA GES - 2025 Yarışmaları kapsamında ‘G25-Bolu GES’ proje sözleşmesini imzaladı
Ecogreen Enerji Holding, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından 25 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Güneş Enerjisi Santrali 2025 yarışmaları (YEKA GES – 2025) kapsamında "G25-BOLU GES" projesinin yapım ve kullanım haklarını kazandı. Bolu ilinin Gerede ilçesinde hayata geçirilecek olan projenin, 50 MWe elektriksel kurulu güç ve 70 MWp mekanik güç kapasitesine sahip olacak şekilde planlandığı bildirildi. Projenin finansal yükümlülüklerine ilişkin bilgi veren Ecogreen Enerji Holding yetkilileri, yarışma şartnamesinde belirlenen megavat başına 44 bin euro katkı payı doğrultusunda, KDV dahil toplam 2 milyon 640 bin euro tutarındaki ödemenin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı adına Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi’ne gerçekleştirildiğini açıkladı. Buna ek olarak, 10 yıl süreli ve 3 milyon 750 bin Euro tutarındaki kesin teminat mektubunun 5 Ocak 2026 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na teslim edildiği ifade edildi. Projeye ilişkin sözleşmenin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Dr. Zafer Demircan ile Enerji İşleri Genel Müdürü Ahmet Özkaya’nın katılımıyla 6 Ocak 2026 tarihinde imzalandığı belirtilirken, sözleşmeyi takiben yer teslimi süreçlerinin başlatılmasının planlandığı kaydedildi. Bu süreçle eş zamanlı olarak Çevresel Etki Değerlendirmesi, imar ve diğer ruhsatlandırma işlemlerinin öngörülen takvim doğrultusunda sürdüğü aktarıldı. Tesisin tam kapasiteyle devreye alınmasının ardından yıllık yaklaşık 118 milyon 610 bin 397 kWh elektrik enerjisi üretiminin hedeflendiği, Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları Güneş Enerjisi Santrali 2025 şartnamesi uyarınca üretilecek elektrik enerjisinin ilk 60 ay boyunca serbest piyasada değerlendirileceği bildirildi. Bu dönemde, megavat saat başına 60 Euro seviyesinde öngörülen ortalama satış fiyatı üzerinden yıllık yaklaşık 7,1 milyon Euro brüt gelir elde edilmesinin beklendiği ifade edildi. Serbest piyasa döneminin tamamlanmasının ardından başlayacak olan 20 yıllık süreçte ise, 32,5 Euro alım fiyatı üzerinden yıllık yaklaşık 3,9 milyon Euro brüt gelir sağlanmasının öngörüldüğü belirtildi.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:19
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan en düşük emekli aylığı açıklaması
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, en düşük emekli aylığının artırılmasına ilişkin, "Bu, kanuni düzenleme gerektiren bir konu, dolayısıyla takdir Meclisimizde" dedi.
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:07
İTO Başkanı Avdagiç: ’’30 euro limitinin kaldırılmasını yerli üretim için çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz’’
İstanbul Ticaret Odası Başkanı (İTO) Şekib Avdagiç, ’’İş dünyası olarak uzun süredir gündemde tuttuğumuz ve yerli üretici ve üretimi himaye bakımından önemsediğimiz yurt dışından posta veya kargonun 30 euro limit olmadan gümrük işlemlerine tabi tutulması yönündeki Cumhurbaşkanı Kararı’nı memnuniyetle karşılıyoruz’’ dedi. İstanbul Ticaret Odası Başkanı (İTO) Şekib Avdagiç, yurt dışından posta veya kargonun 30 euro limit olmadan gümrük işlemlerine tabi tutulması yönündeki kararı değerlendirdi. Avdagiç, konu hakkında şu açıklamayı yaptı: ’’İş dünyası olarak uzun süredir gündemde tuttuğumuz ve yerli üretici ve üretimi himaye bakımından önemsediğimiz yurt dışından posta veya kargonun 30 Euro limit olmadan gümrük işlemlerine tabi tutulması yönündeki Cumhurbaşkanı Kararı’nı memnuniyetle karşılıyoruz. AB’nin de 150 euroluk gümrüksüz alışveriş muafiyetini kaldırmasının gündemde olduğunu biliyoruz. Resmi Gazete’de bugün yayınlanan kararı, bu yönüyle küresel ölçekte korumacı ticaret reflekslerini yansıtan ve uluslararası eğilimlerle eşgüdüm içinde değerlendirilmesi gereken bir adım olarak görüyoruz. Bu düzenleme, orta ve uzun vadede Türkiye’nin üretim kapasitesini, istihdamını ve ticari dengelerini güçlendirecek bir fırsata dönüşebilir. Bu nedenle markalaşma, ölçek ekonomisi, tasarım alanlarında atılacak yeni adımlar ve Türkiye’nin e-ihracatta dünya markası olması için devletin desteğiyle birlikte yerli üreticilerimizin atacağı adımlara odaklanmalıyız. Bu kararla birlikte yerli üreticilerimize tüketicimizin mağduriyet yaşamasını önlemede önemli sorumluluklar düşüyor. En başta üreticilerimiz ve markalarımız, üretimde kazanacağı maliyet avantajlarını tüketiciye daha çok yansıtmalıdır. Yerli üreticilerimizin fiyat-kalite dengesi tutturup, erişilebilir ürün gamını genişleterek, kararın amacının hasıl olması için tüm gücünü göstereceğine inanıyorum.’’
07 Ocak 2026 Çarşamba - 13:04
Adana’da 4 günde 128 bin balon balığı toplandı
Adana’da balıkçılar tarafından 4 günde 128 bin balon balığı Akdeniz’den toplanarak Karataş İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne teslim edildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder