EKONOMİ
27 Mart 2026 Cuma - 20:59 AJet’in CIP Salonu yenileniyor Türkiye’nin en genç hava yolu şirketi AJet, misafirlerinin seyahat konforunu yükseltmek amacıyla İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki CIP Salonu’nu yeniliyor. 3 Nisan itibarıyla başlayacak çalışmaların ardından AJet’in CIP Salonu, yeni konseptiyle 2026 yılında iç hat ve dış hat misafirlerinin kullanımına sunulacak. AJet, misafir konforunu ve ihtiyaçlarını merkeze alan yaklaşımı doğrultusunda daha önce iç hat uçuşları için Türk Hava Yolları’nın hizmet verdiği CIP Salonu’nu baştan sona yenilemek için çalışma başlattı. Yeni konseptte tasarlanacak salon, artık iç hat ve dış hat misafirlerine özel iki ayrı alandan oluşacak. Misafirlere zaman kazandıran hızlı geçiş Yenilenen CIP Salonu’nda misafirlere fast track (hızlı geçiş) imkânı sunulacak. Dış hat uçuşu olan misafirler için pasaport kontrol noktası ve e-pasaport geçiş alanı yer alacak. Dijital dönüşüm odaklı uygulamaların öne çıkacağı salonda kağıtsız yer operasyonları desteklenecek ve check-in işlemleri kiosklar aracılığıyla hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirilebilecek. Duty Free alanıyla seyahat öncesi alışveriş ayrıcalığı AJet’in CIP Salonu’nda misafirler, self-servis konseptiyle sunulan yiyecek ve içecek ikramları eşliğinde uçuş saatlerini konforlu bir ortamda bekleyebilecek. Ayrıca salonda yer alacak Duty Free alanı sayesinde misafirler, seyahat öncesinde alışveriş yapma ayrıcalığını da yaşayacak.
27 Mart 2026 Cuma - 18:38 Bakan Kacır: "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" dedi.İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Milli Teknoloji Atölyesi Açılış Töreni gerçekleştirildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Ayazağa Kampüsü’nde bulunan Turgut Özal Yabancı Diller Yüksekokulu Kongre ve Öğrenci Sosyal Merkezi’nde düzenlenen programa Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın yanı sıra TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve çok sayıda davetli katıldı. Program, açılış töreni ve protokol konuşmalarıyla başladı. Bakan Kacır’ın konuşmasının ardından atölyenin açılışı gerçekleştirildi.Burada bir konuşma yapan Bakan Kacır, Türkiye’nin teknoloji geliştirme ve üretme kapasitesinin son 23 yılda büyük bir sıçrama yaptığını belirterek, "23 yıl öncesinde Türkiye’de sadece 2 teknopark varken, bugün 114 teknoparktan söz ediyoruz. Sadece 56 teknopark şirketi varken, bugün 12 bin 500’den fazla teknoloji geliştiren teknopark şirketinden söz ediyoruz. Toplam AR-GE harcamalarımızın 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükseldiğini; araştırma geliştirmede özel sektörün payının yüzde 25’ler düzeyinden yüzde 65’ler seviyesine çıktığını görüyoruz. Yani Türk özel sektörü, araştırma geliştirme ve katma değerli üretim konusunda muazzam bir kabiliyet kazanmıştır. Bütün bunlar Türk milletinin hep birlikte başardığı işlerdir. Bu sayede ihracatımızı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara yükselttik. Sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 246 milyar dolara çıkardık. İnşallah daha gidecek çok yolumuz var" dedi."Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor"Türkiye’nin özellikle son dönemde bütün dünyanın dikkatle izlediği, dostlarının gıptayla, hasımlarının endişeyle seyrettiği savunma sanayisi başarılarıyla bir öz güven devrimi inşa ettiğini söyleyen Bakan Kacır, "Bugün savunma sanayinde tüm kritik platformlarda kendi kabiliyetlerini ortaya koyabilen, kendi sistemlerini ve çekirdek teknolojilerini geliştirebilen, insansız hava araçları gibi alanlarda dünya lideri olabilmiş bir Türkiye’den söz ediyoruz. Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım attığımız bu dönemde bu başarılar hepimiz için büyük bir iftihar kaynağı, aynı zamanda gelecek için umut kaynağıdır. Türkiye, araştırma, geliştirme, inovasyon yolculuğunu, üniversite-sanayi işbirliğini merkeze alan bir yaklaşımla hayata geçiriyor. Türk üniversiteleri de bu süreçte üzerlerine düşen sorumluluğu başarıyla yerine getirmektedir. Bu sorumluluğun başında şüphesiz beşeri sermayemizi çok iyi yetiştirebilmek, insan kaynağımıza en ileri düzeylerde imkanlar sunabilmek ve dünyayla yarışabilecek bir insan kaynağı oluşturabilmek geliyor" diye konuştu.Bugün Türkiye’nin savunma sanayisinde 4 binden fazla firmada 100 binden fazla çalışanla ortaya koyduğu başarıların Türk üniversitelerinde yetişmiş insan kaynağıyla hayata geçirildiğini belirten Bakan Kacır, "23 yıl önceyle kıyasladığımızda her yıl 6 misline yakın bir bilimsel üretim düzeyinden bahsediyoruz. Hem nicelik hem nitelik yönleriyle Türkiye’nin üniversitelerinin 23 yıl içerisinde bilimsel üretim kapasitesinin çok daha ileri bir düzeye geldiğini büyük bir mutlulukla görüyoruz. Üniversitelerimiz arasında bazılarının sorumluluğu daha fazla. Çünkü onlar tarihimizden taşıdıkları bir misyonu, Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda lokomotif olma, öncü olma misyonunu sürdürmek zorundalar" ifadelerini kullandı.
27 Mart 2026 Cuma - 18:04 Yerli ve milli imkanlarla üretilen akıllı su sayaçları tanıtıldı Sivas Belediyesi, yerli imkânlarla ürettiği ve kayıp kaçağı en aza indirmesi planlanan akıllı su sayaçlarını tanıttı. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, yeni su sayaçlarının 5 bin 500 TL olacağını söyledi. Göreve geldiği günden itibaren su tasarrufu noktasında adımlar atan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, belediyenin yerli ve milli imkanlarla ürettiği akıllı su sayaçlarını tanıttı. Kayıp kaçak oranını en aza indirecek olan ve vatandaşlara büyük kolaylık sağlaması amacıyla üretilen sayaçların lansman toplantısı yapıldı. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Belediye Başkanı Adem Uzun, Özbelsan A.Ş. Genel Müdürü Yunus Kantar, farklı şehir ilçelerden katılım sağlayan belediye personelleri ve muhtarlar katıldı. Şehir genelinde su israfına karşı çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Başkan Adem Uzun, "Sivas Belediyesi olarak gerçekten büyük bir gurur yaşıyoruz. Yaklaşık 10 aydır üzerinde titizlikle çalıştığımız akıllı su sayaçları sistemini bugün tanıtmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle şehir dışından birçok belediyemizin, kaymakamlığımızın ve il özel idaremizin gelip bugün burada bizim mutluluğumuza ortak olması çok güzel bir duygu. Biz göreve geldiğimiz ilk günden beri üreten belediyecilik konusunda ne yapabiliriz, hep bunun kaygısı içerisinde olduk. Çok yakın tarihte Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi belediyeler kendi kaynaklarını kendileri oluşturmak zorundadır. Biz de ilk günden itibaren bu düşünceyle hareket ettik. Altyapıya yoğunluk verdik. Seçim zamanında bana şehrin en büyük sorunu nedir diye soruyorlardı, ben de en büyük sorunun su olduğunu söylüyordum. Yüzde 53 kayıp kaçağın olduğu, 2022 sonu itibarıyla 4 Eylül Barajı’nın kuruduğu ve 1 buçuk ay su kesintisi yaşayan bir şehirden bahsediyoruz. Göreve gelir gelmez altyapıya girdik ve şehirde çok büyük bir dönüşüm başlattık. Altyapıyı yapıyoruz ama başka ne yapmak lazım diyerek sayaç konusunu gündemimize aldık. Sağ olsun Özbelsan müdürümüz ekibiyle güzel bir çalışma ortaya koydu. Önce yurt dışı izinleri ve akreditasyon belgeleri alındı, ardından tüm uluslararası belgeler tamamlandı. Daha sonra ilk olarak Eğriköprü Mahallesi’nde pilot uygulamayı başlattık ve sayaçlar tamamen kullanılabilir hale geldi. Bu sayaç bize hassas ölçüm imkânı sağlıyor" şeklinde konuştu. "Akıllı su sayacı 5 bin 500 TL" Su sayaçlarının tamamen yerli ve milli imkânlarla üretildiğini vurgulayan Uzun, "Yerli ve milli bir teknoloji kullandığımızı özellikle belirtmek istiyorum. SCADA sisteminde de yerli ve milli yazılım tercih ettik. Dünyada bu alanda iki büyük lider İngiltere ve İsrail. Savaş ya da kriz durumunda dış müdahale riskini ortadan kaldırmak için Türkiye’nin en iyi firmalarıyla çalıştık. Bu sistemle basıncı uzaktan yönetebiliyoruz, kayıp kaçakları anında görebiliyoruz ve altyapımıza dışarıdan müdahale riskini minimize ediyoruz. Sayaç hava ölçmüyor, bu da doğrudan vatandaşın cebine olumlu yansıyor. Uzaktan erişim imkânı sağlıyor. Daha önce vatandaşlarımız su yüklemek için gece saatlerinde kartla işlem yapmak zorunda kalıyordu. Artık bu dönem bitiyor. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine e-Devlet bilgileriyle girerek, tıpkı motorlu taşıtlar vergisi öder gibi işlem yapacak, tonajını seçecek ve ödeme yaptıktan 10-15 saniye sonra su yüklemesi otomatik olarak sayaca yansıyacak. Bu sistemin Türkiye’de örnek olduğunu düşünüyoruz. Sayaç bedeli normalde 6 bin TL iken, vatandaşlarımıza 5 bin 500 TL’den sunuyoruz" dedi.
Ankara Bakkallar Odası’nda Bendevi Palandöken güven tazeledi
11 Ocak 2026 Pazar - 18:53 Ankara Bakkallar Odası’nda Bendevi Palandöken güven tazeledi Ankara Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası 28’inci Olağan Genel Kurulu’nda, aynı zamanda TESK Genel Başkanı olan mevcut başkan Bendevi Palandöken yeniden başkan seçildi. Ankara Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası’nın 28’inci Olağan Genel Kurulu, ATO Congresium’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Genel Kurulda TESK Genel Başkanı ve Ankara Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanı Bendevi Palandöken’in yanı sıra Rasim Yeşil başkanlık için yarıştı. Palandöken, yeniden Ankara Bakkallar ve Bayiler Esnaf Odası Başkanlığına seçilerek güven tazeledi. Kongrede konuşan Bendevi Palandöken, esnaf teşkilatının kendisine gösterdiği destekten dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. 60 yıllık bir bakkal esnafı olduğunu, mesleğin içinden gelen biri olarak sorunları birebir yaşadığını ve çözüm için mücadele ettiğini belirten Palandöken, "Esnaf ve sanatkarımızın yaşamış olduğu 7 bin 200 gün prim beklentisi, mayıs ayı içerisinde çıkacak. Artık esnafımız da işçiler gibi 7 bin 200 günde emekli olacak" dedi. Palandöken, "Ben 60 yıllık Cebeci’de bir bakkalım. Esnafın ne yaşadığını, rafın başında hangi zorluklarla karşılaştığını çok iyi biliyorum. Bu nedenle sadece konuşmakla kalmıyor, devletin en üst kademeleriyle birebir görüşerek bakkal esnafımızın sorunlarını çözmek için gece gündüz çalışıyoruz" diye konuştu. Uzun süredir gündemde olan Perakende Yasası’na da değinen Palandöken, bu konuda önemli bir aşamaya gelindiğini belirterek, "Yıllardır dile getirdiğimiz Perakende Yasası’ndaki değişiklik talebimizin inşallah bu yıl hayata geçmesini bekliyoruz. Bu düzenleme, zincir marketlerle küçük esnaf arasındaki dengesizliği giderecek, haksız rekabetin önüne geçecek. Yapılacak düzenlemeyle hem bakkal esnafımız hem de vatandaşımız rahat bir nefes alacak. Bakkallar sadece ticaret yapan işletmeler değil, mahallenin hafızasıdır. Çevrenizde artık hareket edemeyeceğiniz kadar büyük zincir marketler var. Zincirlerden bir tanesinin Türkiye genelinde sayısı 14 bini buldu. 2,5 milyon insanın aileleri ile birlikte 10 milyon insanın temsilcisi olarak ve 415 meslek dalının en sorunlu kesimi bakkallardır" ifadelerini kullandı.
Güneş enerjisiyle dev tasarruf
11 Ocak 2026 Pazar - 17:01 Güneş enerjisiyle dev tasarruf Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan güneş enerji santralleri ile yıl boyunca 4 milyon 112 bin 810 kWh enerji üretilirken, yaklaşık 90 bin 893 ağaç dikimine eşdeğer karbon salınımının önüne geçildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir çevre bırakmak hedefiyle hayata geçirdiği yenilenebilir enerji yatırımlarıyla dikkat çekiyor. Belediye tarafından kurulan güneş enerji santralleri sayesinde hem çevre korunuyor hem de belediye bütçesinde önemli ölçüde enerji tasarrufu sağlanıyor. Yıl boyunca gerçekleştirilen üretimle toplamda 4 milyon 112 bin 810 kWh enerji elde edilirken, bu üretim yaklaşık 90 bin 893 ağaç dikimine eşdeğer karbon salınımının engellenmesi anlamına geliyor. Belediyenin enerji üretimindeki en büyük pay, Ergene ilçesine bağlı Ahimehmet Mahallesi’nde kurulan güneş enerji santraline ait bulunuyor. 2.2 MW güce sahip olan tesis, tek başına 3 milyon 994 bin kWh’in üzerinde enerji üretimi gerçekleştirerek belediyenin enerji giderlerine önemli katkı sağladı. Bu üretimle birlikte 1 milyon 765 bin kilogramdan fazla karbondioksit salınımı engellenirken, doğaya 88 bin 282 ağaç kazandırılmasına eşdeğer çevresel fayda elde edildi. Süleymanpaşa ilçesinde yer alan Karacakılavuz Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi’ne kurulan 50 kW gücündeki güneş enerji santrali ise yerinde üretim ve tüketimin başarılı bir örneği olarak öne çıkıyor. Hayvan barınağının enerji ihtiyacının yarısından fazlasını karşılayan sistem, 118 bin kWh’in üzerinde enerji üretimi sağladı. Bu üretimle birlikte 2 bin 611 ağaç dikimine eşdeğer çevresel katkı sunulurken, barınağın elektrik giderleri de önemli ölçüde azaltıldı. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Enerjimizi güneşten alıyor, geleceğe temiz bir dünya bırakıyoruz. Toplamda 4 milyon kWh’i aşan temiz enerji üretimimiz, şehrimizin sadece bugününe değil, yarınlarına ve çocuklarımıza bırakacağımız tertemiz doğaya yapılmış bir yatırımdır. Çevreci projelerimizle Tekirdağ’ı enerji üretiminde de örnek bir kent yapmaya kararlıyız" ifadelerini kullandı.
Tezgahlar istavritle doldu: Fiyatlar dibi gördü
11 Ocak 2026 Pazar - 15:32 Tezgahlar istavritle doldu: Fiyatlar dibi gördü Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi ve aşırı avlanma neticesinde hamsiler rotalarını Gürcistan’a çevirdi. Sakarya tezgahlarında yaşanan istavrit bolluğu devam ediyor. Uygun fiyatı ve tazeliğiyle vatandaşın ilgisini çeken istavritin kilosu kalitesine göre 100-150 lira arasında seyrediyor. Sakarya’da mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları ve aşırı avlanma nedeniyle hamsi sürülerinin rotasını Gürcistan’a çevirmesi, balık tezgahlarında dengeleri değiştirdi. Hamsinin azalmasıyla birlikte oluşan boşluğu, son günlerdeki bolluğuyla dikkat çeken istavrit doldurdu. Kilosu kalitesine göre 100 ile 150 lira arasında değişen ve "Körfez’in hamsisi"nin yerini alan istavrit, uygun fiyatı ve lezzetiyle vatandaşın yoğun ilgisini görüyor. "Fiyatlar geçen seneyle hemen hemen aynı" Tazeliği ve uygun fiyatı ile vatandaştan ilgi gören istavritin, hamsinin yokluğunu kapattığını ve tezgahları doldurduğunu belirten İbiş, "Vatandaş şu an istavriti bol miktarda tercih ediyor. Onun yanında hamsi yine satılıyor, kültür balıkları var çupra, levrek, somon gibi. Bunlar devam ediyor. Norveç’ten uskumru geliyor. Tezgahlarda balık boşluğu yok. Fiyatlar geçen seneyle hemen hemen aynı. İstavrit şu an geçen seneden daha uygun. Geçen senede istavrit 150-200 liralardaydı. Bu sene bol olduğu için 200 liradan başlayıp 100 liraya kadar geriledi. Biz elimizden geldiği kadar fiyatları uygun tutmaya çalışıyoruz. Kültür balıklarının 500 lira gibi bir fiyatı var. Vatandaşa biraz yükseğe kaçıyor. İstavritin bolluğundan ve bereketinden faydalanıyoruz. Halkta faydalanıyor. Bolluğu bütün açığımızı kapatıyor. Hamsinin yokluğu bizi etkilemiyor" şeklinde konuştu. "Hamsinin yokluğu bizi etkilemiyor" İbiş, hamsinin yokluğunun bu seneye özel bir durum olmadığını, iklim şartlarına bağlı olarak dönem dönem yaşandığını belirterek, "Her sene olan bir şey bu. İklim şartları iyi gitmediği zaman hamsi bu kadar çıkıyor. İstavritin bolluğundan ve bereketinden faydalanıyoruz. Halk da faydalanıyor. Bolluğu bütün açığımızı kapatıyor. Hamsinin yokluğu bizi etkilemiyor" ifadelerini kullandı.
Başkan adayı Erdem, proje ve yönetim kurulu adaylarını tanıttı
11 Ocak 2026 Pazar - 14:51 Başkan adayı Erdem, proje ve yönetim kurulu adaylarını tanıttı İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Çalışma Grubu başkan adayı Serdar Atilla Erdem, yönetim hedeflerini, projelerini ve yönetim kurulu adaylarını geniş katılımlı bir toplantıyla kamuoyuna açıkladı. Yaklaşık 700 meslektaşın katılımıyla düzenlenen aday tanıtım toplantısında konuşan Erdem, görevde bulundukları 19. döneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Göreve geldikleri günden bu yana geçen 477 gün içinde 500’ün üzerinde faaliyete imza attıklarını belirten İMO Bursa Çalışma Grubu başkan adayı Serdar Atilla Erdem, çalıştaylar, paneller, seminerler, kurslar, sosyal ve sportif etkinlikler ile temsilciliklerin katkılarıyla hayata geçirilen projelerin yanı sıra yerel yönetimler, kamu kurumları, akademik çevreler ve genç mühendis adaylarını kapsayan geniş bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Erdem ayrıca kentsel dönüşüm, kaçak yapılaşmayla mücadele, meslek yasası ve meslektaşların güncel sorunlarına dair görüşlerini de paylaştı. Toplantıya İMO Bursa Şubesi’nin geçmiş dönem başkan ve yöneticileri, inşaat mühendisi meclis üyeleri, genç ve deneyimli meslektaşların yanı sıra Bursa ve çevre ilçe temsilcileri de katıldı. Başkan adayı Atilla Erdem, çalışma grubunun geçmişten bugüne yürüttüğü çalışmaları ve önümüzdeki dönem hayata geçirilmesi planlanan projeleri başlıklar halinde aktardı. Erdem, görev süreleri boyunca İMO Bursa Şubesi’ni yeniden "lider oda" konumuna taşıdıklarını vurguladı. Meslektaşlarına da çağrıda bulunan Erdem, 15 Şubat’ta yapılacak seçimlerde yüksek katılımın önemine dikkat çekerek, güçlü bir İMO Bursa Şubesi için tüm üyeleri sandığa davet etti. "Mühendislik almadan çıkılan her basamak, mezar taşına dönüşmektedir" "2023 yılında yaşanan son büyük deprem göstermiştir ki yeterli mühendislik almadan çıkılan her basamak yeri gelince ayağımızın altından kayıp mezar taşlarımıza dönüşmektedir" diyen Erdem, "Ülkemizin bir daha böyle acılar yaşamasının önüne geçmenin yolu inşaat mühendisliği mesleğini hak ettiği yere taşımaktır. Bu değeri mesleğimizin öneminin ve oluşturacağı farkın bilincinde olan bizler, meslek odamız etrafında birleşerek mesleğimizi ve meslektaşlarımızın hak ettiği yerde konumlanmak için var gücümüzle mücadele edeceğiz. Çalışma Grubu yönetimindeki İMO her dönem üzerine koyarak ilerlemiş, kentimizde ve ülkemizde mesleğimizi ve meslektaşlarımızı ilgilendiren her konuda söz sahibi olmuş, kamu kurumları ve diğer odaların iş birliği ile lider olmayı her dönem başarmıştır. Gururla söylüyorum ki 18. dönemde ağırlığını kaybetmiş olan şubemizi Çalışma Grubundan almış olduğumuz kültür ve güç ile tekrar lider oda vasfına ulaştırdık. Bu sebeple siz meslektaşlarımızdan bu mücadeleyi bir adım daha ileriye taşıyabilmek adına tekrar yetki ve destek istiyoruz" Mesleğin kalitesi ve Türkiye’nin can ve mal güvenliği adına plansız ve programsız bir şekilde inşaat mühendisliği bölümlerinin sayısının arttırılmasından bir an evvel vazgeçilmesi gerektiğini belirten Erdem, "Neredeyse her 500 kişiye 1 adet inşaat mühendisi düşen ülkemizde yaşanan depremde, nitelikli mühendislik hizmetine erişilemediği acı bir şekilde ortaya çıkmıştır. Deprem gerçeği ile yaşamak zorunda olan ülkemizde, yapılacak bir hatayla yüzlerce insanın canına ve malına zarar verme ihtimali olan bir meslek grubunun; en iyi şekilde eğitim görmesi, donanımlı bir şekilde mesleğe atılması ve yeterliliklerini tecrübesi oranında kademeli şekilde alması gerekmektedir. Söz konusu düzenlemelerin hayata geçmesi için meslektaşlarımızı nitelikli eğitime erişmesi adına gerekli çalışmaları gerçekleştirdik ve bu mücadeleye devam edeceğiz" diye konuştu. Şantiye şefliği konusu mesleğin kanayan yarası olduğunu belirten Erdem, "Şantiye şefliğinin son derece riskli ve bir o kadar da ağır sorumlulukları olmasına rağmen, ne yazık ki birçok inşaatta formaliteden öteye geçememektedir. Mesleğimiz ve yapı kalitesi açısından çok büyük öneme sahip olan şantiye şefliği konusundaki hassasiyetimiz devam edecek olup "her şantiyeye bir şef" demeye devam edeceğiz. Bir diğer kanayan yaramız ise yapı denetim sisteminin geçen 24 yıla rağmen bir türlü işler bir uygulama haline çevrilememiştir. 2019 yılında büyük umutlarla yürürlüğe giren, yapı denetimlerin elektronik ortamda belirlenmesine dayanan e-dağıtım sistemi; yapılan temel yanlışlar ve bu yanlışlarda ısrar neticesinde, hâlâ bekleneni verememiştir. Sistemin doğru kurgulanamaması durumunda, ne yazık ki yapı denetimlerin gerçek manada denetim yapmaları mümkün olmayacaktır. Sağlıklı bir yapı denetim sistemi olmadan, güvenli ve sağlıklı binalar üretilmesi söz konusu değildir. Bu noktada yapı denetimin asli unsuru inşaat mühendisleri olmalıdır ve yapının projelendirmesinden teslim aşamasına kadar meslektaşlarımız aktif olarak yer almalı, bunun karşılığında hak ettiği özlük haklarına sahip olmalıdır. Sistemde aksayan konuların revize edilmesi için gerekli mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz" dedi. "Bursa’nın yapı stoku, acilen çıkarılmalı" Yaşanabilecek bir depremde can kayıpları yaşamamak adına göçme riski taşıyan binaların saha çalışmaları ile Bursa’nın gerçek anlamda yapı stoku envanterinin çıkarılması elzem olduğunu ifade eden Erdem, "Kentsel dönüşüm planlamasında önceliğin bu binalara verilmesini her platformda konuşarak, Büyükşehir belediyemizi göreve davet edip İMO Bursa Şubesi olarak genç ve tecrübeli meslektaşlarımızdan kuracağımız kadro ile her türlü desteği vereceğimizi beyan ettik. Yetkiyi aldığımız takdirde büyükşehir belediyemiz ile bu çalışmayı yapmak için tekrar gerekli girişimlerde bulunacağımızı sizlerle paylaşmak istiyorum. İstanbul’un arka bahçesi yapılmaya çalışılan şehrimizin sadece bir sanayii şehri olmadığını, tarımı ile sanayisi ile doğal kaynakları, turizmi ve kültürel hafızası ile sürdürülebilir büyüyen, şeffaf, ortak akılla planlanan 2050 Bursa hedefini her platformda yüksek sesle savunduk ve mücadelesini verdik. Sanayide vizyon nicelik olarak gelişmek yerine nitelik olarak derinleşme olmalıdır dedik. Yine ilk defa İnşaat Mühendisliği Çalıştayı yaparak 150 meslektaşımızın katılımı ile meslek ve meslektaş sorunlarımızı masaya yatırdık. Ortak Akılla çalıştay çözüm rapor çıktılarımızı oluşturduk. 19. öneme aday olduğumuz da söz verdiğimiz gibi 1938 yılında yazılan meslek kanunu ve 1954 yılındaki TMMOB yasasının çağına uygun hale gelmesi için çalışmalarımızı yaptık" şeklinde konuştu. Yönetim Kurulu Adayları şu isimlerden oluştu; "Serdar Atilla Erdem, Metin Yaran, Ayşegül Özbek, Erdem Yardımcı, Dr. Mahmud Sami Döven, Rüştü Şanlı, Oğuzhan Kurt, Ozan Olgun, Muhammet Yılmaz, Yiğit Can Sezgin, Murat Kaplan, Kudret Sena Çakır, Burak İ. Tuğcu ve Samet Ozan Şahin."
İhracat odaklı kalkınma hedeflerine KFA Fuarcılık imzası
11 Ocak 2026 Pazar - 12:59 İhracat odaklı kalkınma hedeflerine KFA Fuarcılık imzası BTSO iştiraki KFA Fuarcılık, 2025 yılı boyunca düzenlediği ulusal ve uluslararası fuarlar, alım heyeti organizasyonları ve yurt dışı iş gezileriyle Türkiye’nin ihracata dayalı büyüme hedeflerine güçlü katkılar sundu. Kısa sürede fuarcılık sektöründe önemli bir marka haline gelen KFA Fuarcılık, nitelikli organizasyonlarıyla Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artırırken firmalara yeni pazarlara erişim imkânı sağladı. BTSO’nun ihracat odaklı vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüren KFA Fuarcılık, 2025 yılında dünyanın en büyük savunma sanayii organizasyonlarından IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarının organizasyonunu üstlenerek önemli bir başarıya imza attı. Ev tekstili sektörünün küresel buluşma noktalarından biri olan HOMETEX’i İstanbul Fuar Merkezi’nde başarıyla düzenleyen KFA Fuarcılık, Bursa’da ise Junioshow, TFF Show, Rising City, Food Point ve MEEXX Makine ve Teknolojileri Fuarı gibi birçok nitelikli organizasyonu hayata geçirdi. KFA Fuarcılık, 2025 yılında savunma sanayiinden tekstile, gıdadan makine sektörüne kadar birçok stratejik alanda önemli organizasyonlara imza attı. Dünyanın en büyük savunma sanayii fuarlarından biri olan IDEF 2025, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Millî Savunma Bakanlığı ev sahipliğinde, KFA Fuarcılık organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Yaklaşık 100 ülkeden binlerce sektör profesyonelini buluşturan fuar, katılımcı ve ziyaretçi sayısıyla rekor kırarak Türkiye’nin küresel savunma sanayiindeki gücünü ortaya koydu. Ev tekstili sektörünün en önemli küresel buluşmalarından HOMETEX 2025, 700’ün üzerinde katılımcı firma ve 175 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlayarak sektörün ihracat potansiyeline güçlü katkı sağladı. TFF Show 2025 ise "Hızlı Üretim ve Hızlı Teslimat" konseptiyle tekstil ve kumaş sektörünü Bursa’da bir araya getirerek küresel moda endüstrisinin odağını kente taşıdı. Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, inşaat ve gayrimenkul sektörüne ivme kazandırırken; Food Point Gıda Fuarı, 36 ülkeden alıcıyı Bursa’daki sektör temsilcileriyle buluşturarak milyonlarca dolarlık iş görüşmelerine zemin hazırladı. Yılın son çeyreğinde düzenlenen MEEXX Makine ve Teknolojileri Fuarı ise yerli ve millî üretim gücünü uluslararası alım heyetleriyle buluşturan önemli bir platform oldu. KFA Fuarcılık, 2025 yılı boyunca düzenlediği yurt dışı ticaret heyetleriyle de Bursa iş dünyasının küresel pazarlara erişimini güçlendirmeye devam etti. Kuruluşundan bu yana 8 bini aşkın iş insanını 250’nin üzerinde uluslararası fuarla buluşturan KFA Fuarcılık, 2025 yılında bu başarıyı daha ileri taşıdı. 2025 yılı, KFA Fuarcılık açısından önemli bir yapısal dönüşümün hayata geçirildiği bir yıl oldu. Bursa Fuar Merkezi’nin yönetiminin KFA Fuarcılık bünyesine geçmesiyle birlikte, kentin fuarcılık altyapısında yeni bir dönem başladı. KFA Fuarcılık, sahip olduğu organizasyonel tecrübe, sektörel bilgi birikimi ve güçlü iş birlikleriyle Bursa Fuar Merkezi’ni daha etkin kullanılan, daha fazla ulusal ve uluslararası organizasyona ev sahipliği yapan bir merkez haline getirmeyi hedefliyor. KFA Fuarcılık, 2026 yılında sanayiden tekstile, enerjiden gıdaya, teknolojiden yaşam alanlarına uzanan geniş bir yelpazede hazırladığı fuar takvimiyle iş dünyasını buluşturacak. Yılın ilk organizasyonu, 20-22 Ocak tarihleri arasında Merinos AKKM’de düzenlenecek Junioshow ile başlayacak. Nisan ayında fuar trafiği hız kazanacak. Yük mühendisliği alanında dünyanın ilk fuarı olma özelliğini taşıyan LES-EXPO, 7-9 Nisan tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Ayın devamında, 21-26 Nisan tarihleri arasında Bursa Fuar Merkezi’nde ICAFF - International Cosmos Art Fair ile Karavan Show Bursa eş zamanlı olarak düzenlenecek. Konut ve gayrimenkul sektörlerine odaklanan Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı ise 23-26 Nisan tarihleri arasında Bursa’da gerçekleştirilecek. Mayıs ayında Bursa Energy & Tech Motion Fuarı Bursa’da enerji ve teknoloji sektörlerini bir araya getirirken, HOMETEX Ev Tekstili Fuarı İstanbul’da sektörün önemli buluşma noktalarından biri olacak. Haziran ayında düzenlenecek Bursa Food Point & Turfood Horeca Fuarı ise gıda ve horeca sektörlerini Bursa’da buluşturacak. Yılın ikinci yarısında Agrogreen Fuarı sürdürülebilir tarım ve çevre çözümlerine, BlockX Fuarı ise blok mermer sektörüne odaklanacak. KFA Fuarcılık’ın 2026 fuar takvimi, Kasım ayında düzenlenecek MEEXX - Makine ve Teknolojileri Fuarı ile tamamlanacak. BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, KFA Fuarcılık’ın Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma vizyonunun sahadaki en somut karşılıklarından biri olduğunu vurguladı. KFA’nın sağladığı organizasyon gücüyle firmaların uluslararası ticaret ağlarına daha hızlı ve doğru şekilde entegre olduğunu ifade eden Burkay, fuarların firmalar için yeni pazarlarla temas kurulan, güncel üretim ve teknoloji trendlerinin yakından izlendiği ve kalıcı ticari ilişkilerin temellerinin atıldığı alanlar olduğunu söyledi. Bu yaklaşım doğrultusunda fuarcılığı, sektörlerin rekabet gücünü artıran ve ihracatı büyüten stratejik bir araç olarak gördüklerini belirten Burkay, BTSO olarak firmaların bu dönüşüm sürecinde yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti. Başkan Burkay, "KFA Fuarcılık aracılığıyla bugüne kadar 250’nin üzerinde yurt dışı iş gezisi gerçekleştirdik. Dünyanın önde gelen fuarlarına 8 bini aşkın iş dünyası temsilcimizin katılımını sağladık. Birçok üyemiz bu programlar sayesinde ilk kez pasaport çıkardı, küresel pazarlara açılma konusunda önemli bir bakış açısı kazandı." dedi.
TÜGAP’tan sigorta acentelerine saha odaklı dönüşüm programı
11 Ocak 2026 Pazar - 12:56 TÜGAP’tan sigorta acentelerine saha odaklı dönüşüm programı Sigorta sektöründe acenteliğin geleceğine yönelik yeni bir dönüşüm süreci başlatıldı. TÜGAP Girişimci Acenteler Platformu tarafından, Hedef Asistans Yol Yardım katkılarıyla hayata geçirilen TÜGAP Akademi Acente Gelişim Programı, sigorta acenteleri için saha odaklı ve üretimi merkeze alan bir model sunuyor. Klasik eğitim ve seminer anlayışından farklı olarak kurgulanan program; sigorta acentelerinin yalnızca teorik bilgi edinmesini değil, sahada aktif üretim yapmasını, gelir elde etmesini ve mesleki anlamda güçlenmesini hedefliyor. Eğitim, satış pratiği, asistans hizmetleri ve sektörel iş birliklerinin bir arada ele alındığı yapı, sigorta acenteliğinde yeni bir yaklaşım olarak dikkat çekiyor. Program kapsamında yıl boyunca iki yurt dışı organizasyon, bir yurt içi gezi, otelde geniş katılımlı eğitim ve zirve buluşması ile Türkiye genelinde bölgesel eğitim toplantılarının düzenlenmesi planlanıyor. Ayrıca sigorta şirketleriyle yapılacak özel protokollerle, acentelere doğrudan katkı sağlayacak iş birliklerinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. "Bu bir eğitim programı değil, sahadan başlayan bir değişimdir" TÜGAP Kurucusu Abdulcelil Alkış, programın çıkış noktasına ilişkin yaptığı değerlendirmede, sigorta acenteliğinin sahada verilen emekle büyüdüğüne vurgu yaptı. Alkış, "Sigorta acenteliği masa başında bekleyerek değil, sahada sorumluluk alarak gelişir. Biz TÜGAP’ı kurarken de bu programı tasarlarken de temel motivasyonumuz buydu. Amacımız acentelerimize yalnızca bilgi vermek değil, onları üretimin, görünürlüğün ve birlikte büyümenin merkezine almak" dedi. Programın sahada çalışan ve emek veren acenteler için bir dayanışma ve gelişim modeli olduğunu ifade eden Alkış, iş birliğinin önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Alkış, "Üretimi teşvik eden, çalışanın karşılığını aldığı adil bir sistem kurmak istiyoruz. Bu dönüşümün yukarıdan değil, sahadan başlayacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Başvurular başladı TÜGAP Akademi Acente Gelişim Programına katılmak isteyen sigorta acenteleri, ’www.tugap.com.tr’ adresi üzerinden başvuru yapabiliyor. Kontenjanla sınırlı olarak planlanan programın değerlendirme süreci TÜGAP Akademi tarafından yürütülecek.
Kınık Toptancı Hal Kompleksi bölgenin tarımsal ticaretini güçlendirecek
11 Ocak 2026 Pazar - 11:55 Kınık Toptancı Hal Kompleksi bölgenin tarımsal ticaretini güçlendirecek Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kaş ilçesinde yapımı sürdürülen Kınık Toptancı Hal Kompleksi projesinde çalışmalar devam ediyor. 320 dönüm arazi üzerine inşa edilen tesisin tamamlandığında, bölgenin tarımsal üretim ve ticaret kapasitesini güçlendirerek bölgenin ekonomisine katkı sağlayacağı bildirildi. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kaş’ın Kınık Mahallesi’nde hayata geçirilen ve bölgenin tarım ile ticaret kapasitesini güçlendirmesi hedeflenen projede çalışmalar aralıksız sürüyor. Kınık Toptancı Hal Kompleksi çevresinde inşa edilen istinat duvarlarının beton döküm işlemleri devam ederken, kaba inşaat aşamasında da sona yaklaşıldı. Kınık, Ova ve Yeşilköy mahallelerindeki hallerin tek bir merkezde toplanacağı proje kapsamında, hal içerisinde komisyonculara ayrılan meydanın zeminine beton dökülerek üzeri tentelerle kaplanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Kaş Kınık Hal Kompleksi modern ve estetik bir görünüme kavuşacak. Çağdaş ticaret merkezi Üreticiler ile komisyonculara çağdaş bir ticaret ortamı sunacak olan Kınık Toptancı Hal Kompleksi’nin, bölge ekonomisine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Toplamda 120 komisyoncu, 136 tüccar ve 72 ticari dükkândan oluşacak tesis, tarımsal ticaretin daha etkin ve düzenli şekilde yürütülmesine imkan tanıyacak. Proje kapsamında idari birimler ve toplantı salonlarının yanı sıra geniş bir komisyoncu meydanı da yer alacak. Ayrıca kompleksi içerisinde, bölge halkının sosyal ihtiyaçlarına cevap verecek halı saha, soyunma odaları ve duş alanları gibi sosyal donatılar da bulunacak. Yaş sebze ve meyve üreticileri için önemli bir ticaret noktası olacak Kınık Toptancı Hal Projesi’nin, bölgedeki tarımsal ticareti güçlendirecek. Antalya’nın üretim kapasitesine katkı sağlayacak olan Kınık Toptancı Hal Kompleksi, yalnızca yerel ölçekte değil, bölgesel düzeyde de önemli bir tarım ve ticaret merkezi olarak hizmet verecek. Tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte Kaş’ta tarımın merkezi Kınık Toptancı Hal Kompleksi olacak.
Eskişehir’de 2025 yılında 20 bin kişi işe yerleştirildi
11 Ocak 2026 Pazar - 11:48 Eskişehir’de 2025 yılında 20 bin kişi işe yerleştirildi Eskişehir’de 2025 yılı boyunca yürütülen istihdam çalışmaları kapsamında toplam 20 bin 83 kişi işe yerleştirilirken, işsizlik sigortası hak eden 12 bin 125 kişiye toplam 574 milyon 988 bin 482 TL ödeme yapıldı. Eskişehir Valiliği tarafından paylaşılan "İŞKUR 2025 Yılı Faaliyet Raporu"na göre, İl Müdürlüğü ekiplerince yıl boyunca 13 bin 932 özel iş yeri ziyaret edilerek 32 bin 517 açık iş ilanı ve 73 kamu işçi ilanı alındı. Toplamda 20 bin 83 kişinin işe yerleştirildiği kentte, bu istihdamın 19 bin 846’sı özel sektörde gerçekleşirken; işe girenlerin yüzde 57’sini erkekler, yüzde 43’ünü kadınlar ve yüzde 46’sını 20-29 yaş grubu oluşturdu. Kuruma kayıtlı 28 bin 2 işsizin bulunduğu, kadın oranının erkeklerden fazla olduğu ve en yoğun yaş grubunun 25-29 aralığı olduğu kaydedildi. Aktif işgücü programları kapsamında 230 İşbaşı Eğitim Programı ile 759 kişi, 35 Mesleki Eğitim Kursu ile bin 189 kişi, Toplum Yararına Program (TYP) ile bin 200 kişi ve İşgücü Uyum Programı (İUP) ile bin 196 kişi desteklendi. İş ve meslek danışmanlığı kapsamında 6 bin 884’ü engelli olmak üzere toplam 61 bin 325 kişiyle bireysel görüşme gerçekleştirilirken, 911 engelli birey işe yerleştirildi. Ayrıca engelli ve eski hükümlülerin kendi işini kurma projeleri kapsamında 13 eski hükümlü ve 9 engelli vatandaşa destek sağlandığı, gençlere yönelik çalışmalarda ise 10 bin 839 öğrenciye seminer verildiği açıklandı.
UTİB’den tekstilde sosyal uygunluk hamlesi
11 Ocak 2026 Pazar - 11:07 UTİB’den tekstilde sosyal uygunluk hamlesi Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), tekstil sektörünün değişen küresel ticaret kurallarına uyum sağlaması ve ihracatçıların uluslararası denetimlerdeki gücünü artırmak hedefiyle ’Tekstil Sektöründe Sosyal Uygunluk Kapasitesinin ve Çevre Kabiliyetinin Geliştirilmesi ile İhracatın Artırılması UR-GE Projesi’ni başlattı. Tekstil sektörü, Türkiye ekonomisi için hammadde erişimi, üretim kabiliyeti ve tasarım gücüyle stratejik önemini korurken; günümüzde küresel rekabetin kuralları "sosyal uygunluk" ve "etik üretim" ekseninde yeniden yazılıyor. Uluslararası alıcıların artık sadece kaliteli ürün değil, aynı zamanda insan haklarına saygılı ve adil çalışma şartlarını belgeleyen sosyal uygunluk standartları talep etmesi üzerine harekete geçen UTİB, sektörün bu dönüşümüne rehberlik edecek önemli bir adım daha attı. Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürütülecek olan "Tekstil Sektöründe Sosyal Uygunluk Kapasitesinin ve Çevre Kabiliyetinin Geliştirilmesi ile İhracatın Artırılması UR-GE Projesi"nin İhtiyaç Analizi Raporlaması Açılış Çalıştayı çevrimiçi ortamda gerçekleştirildi. Proje ile firmaların sosyal uygunluk denetimlerine hazırlık süreçlerinin iyileştirilmesi, kurum içi uzmanların yetiştirilmesi ve küresel pazarlardaki yeni tedarik zinciri yasalarına tam uyum sağlanması hedefleniyor. Proje kapsamındaki faaliyet maliyetlerinin yüzde 75’i ise devlet desteği ile karşılanacak. Açılış toplantısına, tekstil sektöründe faaliyet gösteren ve UR-GE programına katılım sağlayan firmaların temsilcileri katıldı. Toplantı kapsamında, proje sürecinin temel yapı taşlarından biri olan ihtiyaç analizi raporlaması ve yol haritası hazırlanması hakkında katılımcı firmalara kapsamlı bilgilendirme yapıldı. UR-GE projesi kapsamında firmalara ihtiyaç analizi ve raporlama hizmeti sunan Think Great Insights’ın kurucusu, ekonomist Dr. Tülay Güzel tarafından gerçekleştirilen sunumda; eğitim ve danışmanlık faaliyetlerinin nasıl şekillendirileceği ve firmaların ihracat odaklı gelişim süreçlerine nasıl katkı sağlayacağı detaylı şekilde aktarıldı. Dr. Güzel sunumunda, "UR-GE projelerinde oluşturulan ihtiyaç analizi raporu, firmaların sosyal uygunluk ve çevresel kapasite başta olmak üzere mevcut yapılarını doğru analiz etmelerine ve ihtiyaçlarına uygun bir gelişim yol haritası oluşturmalarına imkân tanıyor. Yapılan ihtiyaç analizi sayesinde firmalar; hangi alanlarda güçlenmeleri gerektiğini net bir şekilde görebiliyor, eğitim ve danışmanlık süreçlerini kendi önceliklerine göre şekillendirebiliyor. Sosyal uygunluk, sürdürülebilirlik, üretim süreçlerinin geliştirilmesi, tasarım ve trend odaklı yaklaşımlar ile dijital dönüşüm gibi birçok başlıkta planlanan danışmanlık ve eğitim faaliyetleri, firmaların kurumsal altyapılarını güçlendirirken ihracat pazarlarına daha hazırlıklı ve rekabetçi şekilde açılmalarını sağlıyor. Bu kapsamlı ve değerli sürecin hayata geçirilmesinde başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere, UTİB’e ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyor, süreci verimli ve uyum içinde gerçekleştireceğimize inanıyorum" ifadelerini kullandı.