EKONOMİ
Bodrum’da turizm sezonu öncesi dev buluşma: Hotel Show kapılarını açtı 26 Mart 2026 Perşembe - 20:27:21 Muğla’nın Bodrum ilçesinde turizm sezonu öncesi sektörün nabzını tutan Bodrum Hotel Show 2026 başladı. Gıda ve içecekten konaklamaya, teknik ekipmanlardan ağırlama çözümlerine kadar geniş bir alanda ürün ve hizmetlerin sergilendiği fuarda yaklaşık 60 firma, 300’ün üzerinde markayla yer aldı. Bodrum Belediyesi ve Bodrum Otelciler Derneği başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği organizasyonda sektör temsilcileri, yeni iş birlikleri için temaslarda bulundu. Herodot Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış törenine Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, BODER Başkanı Ömer Faruk Dengiz ve çok sayıda davetli katıldı. Açılışın ardından protokol üyeleri stantları gezerek, katılımcılardan bilgi aldı. Söyleşi programları ve şef gösterimleriyle de dikkat çeken fuarın 28 Mart’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacağı bildirildi. 5 bin ziyaretçi bekleniyor Açılışta konuşan Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, turizm sektörünün sürekli yenilik gerektirdiğini belirterek, bu tür organizasyonların teknolojik gelişmelerin sektöre entegrasyonunda önemli rol oynadığını ifade etti. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise ilçede turizmin tüm zorluklara rağmen güçlü şekilde sürdüğünü belirterek, fuarın yüksek katılımla gerçekleşeceğini söyledi. BODER Başkanı Ömer Faruk Dengiz, organizasyonun her yıl büyüdüğünü vurgulayarak, fuarın genişleyen alanıyla birlikte Bodrum’un en kapsamlı turizm buluşmalarından biri haline geldiğini kaydetti. Dengiz, çevre turizm merkezlerinden de katılımın olduğunu belirterek, fuara yaklaşık 5 bin ziyaretçinin beklendiğini açıkladı.
26 Mart 2026 Perşembe - 19:28 AB tarafından tescillenen Yenice ıhlamur balı tanıtıldı Karabük’ün Yenice ilçesinde, Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen Yenice ıhlamur balı için tanıtım programı düzenlendi. Karabük İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde Yenice Ihlamur Teras’ta gerçekleştirilen programa Karabük Valisi Oktay Çağatay, Kaymakam Mert Can Çanga, Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, İl Tarım ve Orman Müdürü Yasin Önder, protokol üyeleri ve üreticiler katıldı. Programda ilk olarak Yenice ıhlamur balının tanıtım videosu izlendi. Programda konuşan Vali Çağatay, kentin sadece sanayisi ve tarihiyle değil, zengin doğal yapısıyla da öne çıktığını belirterek, "Karabük’ün muazzam bir tabiatı var. Bu coğrafyanın çok kıymetli ürünleri bulunuyor. Bunlardan biri safran, diğeri ise Yenice ıhlamur balı. Türkiye’nin birçok bölgesinde görev yaptım ve farklı balları tatma fırsatı buldum. Tadına en çok değer verdiğim ballardan biri Yenice ıhlamur balıdır" dedi. Yenice ıhlamur balının büyük bir değere sahip olduğuna dikkat çeken Çağatay, Türkiye’nin Avrupa Birliği tarafından tescillenen 43 ürününden 2’sinin Karabük’e ait olduğunu ifade ederek, "Bunlardan biri de Yenice ıhlamur balı. Bu bizim için son derece kıymetli" diye konuştu. Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş ise, üretim sürecinin her aşamasında kamu kurumlarının destek verdiğini belirterek, "Ihlamur balımızın üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar valiliğimiz, kaymakamlığımız ve belediyemiz tüm süreçte üreticilerimizin yanında yer alıyor. Bu desteklerle üreticilerimize sahip çıkacak ve ürünümüzün dünya pazarında hak ettiği yere ulaşmasını sağlayacağız" ifadelerini kullandı. Yenice ıhlamur balının tescil sürecine ilişkin bilgi veren İl Tarım ve Orman Müdürü Önder, "Yenice ıhlamur balı 22 Ağustos 2023 tarihinde Türkiye coğrafi işaret tescilini aldı. Ardından yapılan başvuru sonucunda 20 Kasım 2025’te Avrupa Birliği Komisyonu tarafından da tescillenerek uluslararası düzeyde koruma altına alındı. Safranbolu safranından sonra Yenice ıhlamur balımız da tescil edilen ürünler arasında yer aldı. Türkiye’de 43 ürün bulunuyor ve bunların 2’si Karabük’e ait. Bu ilimiz açısından önemli bir başarıdır" dedi. Konuşmaların ardından program üniversitelerden akademisyenlerin ve arıcıların katılımıyla gerçekleşen çalıştay ile devam etti.
26 Mart 2026 Perşembe - 19:18 TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Üreticilerimize muhakkak nakdi yardım yapılması gerekiyor" Türkiye Ziraat Odalar Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Adana’da 36 bin 566 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı. Afetten zarar gören çiftçilerimiz için bir destek bekliyoruz" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Adana’da 18-22 Mart tarihleri arasında etkili olan sağanak yağışta sular altında kalan tarım arazilerinde incelemelerde bulundu. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan ile birlikte Yüreğir ilçesinde zarar gören arazileri gezen Bayraktar, daha sonra basın mensuplarına açıklama yaptı. Bayraktar, "Birkaç yıldan beri doğal afetler tarım sektörüne önemli ölçüde zarar veriyor. Biliyorsunuz geçen yıl büyük afetler yaşadık, 65 ilimiz don felaketi ile karşı karşıya kaldı. Üreticilerimiz ve ürünlerimiz büyük ölçüde zarar gördü. Onun arkasından gelen kuraklık afeti de yine birçok bölgede, birçok ilimizde üreticimizi olumsuz etkiledi. 2026 yılına afetler açısından daha olumlu başlamak isterdik. Ama 2026 yılı geldi, afetler yine artarak devam ediyor. Belli ki bu yıl da yine afetlerle uğraşacağız. Üreticilerimiz bölgedeki savaşlar nedeniyle artan üretim maliyetleriyle boğuşuyor. Girdi maliyetlerimiz arttı, gübre ve mazot olmak üzere bütün girdilerimizde artış var. Üreticilerimiz her türlü doğal afete maruz kalarak üretim yapmaya çalışıyor. Bu da üreticimize çok ciddi bir maliyet" ifadelerini kullandı. "36 bin 566 dekar ekili ve dikili alan zarar gördü" 36 bin 566 dekar ekili ve dikili alanın zarar gördüğünü vurgulayan Bayraktar, "Adana’da 18-22 Mart tarihlerinde etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış sonucu bazı ilçelerimizde tarım alanlarında su baskınları yaşandı. Yumurtalık ilçesinde 7 mahallede sel felaketi etkili oldu. Yaklaşık 5 bin 900 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı ve zarar gördü. Yüreğir ilçemizde 15 mahallede sel felaketi etkili oldu. Yaklaşık 5 bin 500 dekar mısır alanı, bin 800 dekar buğday alanı, 200 dekar hasat edilmemiş portakal, 300 dekar hasat edilmemiş mandalina olmak üzere 7 bin 800 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı. Karataş ilçemizde 26 mahallede sel etkili oldu. 14 bin 356 dekar mısır alanı, 5 bin dekar buğday alanı, 2 bin 715 karpuz, 300 dekar sebze, 500 dekar hasat edilmemiş narenciye olmak üzere 22 bin 865 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı. Yağışlar üç ilçede 48 mahallede etkili oldu. Mısır, buğday, arpa, narenciye, yem bitkisi, karpuz ve sebze olmak üzere toplam 36 bin 566 dekar ekili ve dikili alan su altında kaldı" diye konuştu. "Çukurova’dan Türkiye’nin bütün vilayetlerine ürünler gidiyor" Çiftçilere nakdi yardım yapılması gerektiğini dile getiren Bayraktar, "Tarsim kapsamında olan üreticilerimiz bir miktar zararlarını tazmin edecekler. Ama Tarsim kapsamında olmayan üreticilerimize muhakkak nakdi yardım yapılması gerekiyor. Burada önemli olan şu; çiftçilerimize sahip çıkmak zorundayız. Doğal afetler sonucunda çiftçilerimizin bazı ihtiyaçlarını karşılayamazsak, bunlara nakit yardımı yapmazsak, bu üreticilerimizin tarlada kalması için gerekli fedakarlığı göstermediğimizde bu bölgeler göç veriyor. İnsanlarımız bu bölgede belki tekrar göç edecekler. Çukurova bölgesi önemli bir bölge. Sadece bu bölgenin ürettikleriyle bu bölgenin gıda güvenliğini sağlamıyor. Türkiye’nin bütün vilayetlerine buradan ürünlerimiz gidiyor. Türkiye’nin gıda güvenliğinin sağlanmasına bu bölge çok büyük katkıda bulunuyor. Bu bölgede üretimin sürdürebilir olması için gayret içinde olmamız önemli. Afetten zarar gören çiftçilerimize bir destek bekliyoruz" diye konuştu.
Fethiye-Ölüdeniz güzergâhı baştan sona yenileniyor
13 Ocak 2026 Salı - 15:33 Fethiye-Ölüdeniz güzergâhı baştan sona yenileniyor Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Fethiye-Ölüdeniz bölgesinde başlattığı yol, altyapı ve çevre düzenleme çalışmaları, bölgede büyük bir dönüşümle devam ediyor. 328 milyon TL’lik yatırımla yürütülen çalışmalar kapsamında 1. etap Patlangıç-Ovacık, 3. etap Hisarönü-Ölüdeniz ve 4. etap Ölüdeniz-Kayaköy yolunda asfalt çalışmaları tamamlandı. 2. Etap Ovacık-Şehir içi güzergâhında ise çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Genel proje kapsamında 11 bin metre sıcak asfalt serimi, 4 bin 200 metre içme suyu hattı, 7 bin metre yağmursuyu hattı ve 4 bin 500 metre çelik oto korkuluk yapımı yer alıyor. 2. etapta çalışmalar devam ediyor 2. Etap Ovacık-Şehir içi kapsamında; 7 bin metre uzunluğunda yağmur suyu hattı, kaldırım düzenlemeleri, 3 bin 500 metre sıcak asfalt serimi, istinat duvarı yapımı ve dönel kavşak düzenlemeleri ile 500 metre oto korkuluk yapılıyor. 1.,3. ve 4. etap çalışmaları tamamlandı Tamamlanan 1. etap Patlangıç-Ovacık çalışmaları kapsamında 2 bin 500 metre pmt serimi, bitümlü temel serimi, binder serimi, 2 bin 100 metre oto korkuluk ve 300 metre bordür imalatı yapıldı. Ortalama yol genişliği 15 metre oldu. Projenin 3. etabı Hisarönü-Ölüdeniz’de ise 2 bin 650 metre BSK ve pmt serimi, bin 173 metre otokorkuluk, 2 bin 200 metre içme suyu hattı, 2 bin 730 metre bordür, bin 865 metrekare parke ve 2 bin 550 metre hendek beton kaplama çalışmaları tamamlandı. 1. ve 3. etap çalışmaları kapsamında 3 bin metre motorcu dostu bariyer yapıldı. 4. etap Ölüdeniz-Kayaköy yolundaki çalışmalar kapsamında 2 bin metrelik 200’lük duktil içme suyu hattının imalatı, 2 bin 500 metre sıcak asfalt çalışması, kaldırım, yağmursuyu hattı çalışmaları tamamlandı. Bin metre otokorkuluk ve hendek betonu çalışmaları devam ediyor. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’yı geleceğe hazırlarken önceliklerinin güvenli, konforlu ve sürdürülebilir ulaşım altyapıları oluşturmak olduğunu, Fethiye-Ölüdeniz yolunun kentin hem turizm, hem de günlük yaşam açısından en yoğun güzergâhlarından birisi olması nedeniyle bu hattı, bölgenin yaşam kalitesini yükselten bütüncül bir dönüşüm projesi olarak ele aldıklarını açıkladı. Muğla genelindeki yol yatırımlarına da değinen Başkan Aras, 2025 yılında 2 milyar 86 milyon TL’lik yatırımla 236 bin 800 metre yeni yol yapımı ile 440 bin metre yol bakım ve onarım çalışmasını tamamladıklarını, 2026 yılında ise 4 milyar 150 milyon TL’lik bütçeyle 521 bin metrenin üzerinde yol çalışmasını hayata geçirmeyi planladıklarını belirtti.
Bakan Bolat: "Cari işlemler açığı tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ediyor"
13 Ocak 2026 Salı - 15:30 Bakan Bolat: "Cari işlemler açığı tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ediyor" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Cari işlemler açığı tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ediyor. Cari işlemler açığının milli gelire oranının 2025’te OVP kapsamında yüzde 1,4 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz" dedi. Bakan Ömer Bolat, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan Kasım 2025 dönemi ödemeler dengesi verilerine ilişkin değerlendirmede bulundu. Kasım 2025’te cari işlemler hesabının 4 milyar dolar açık, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabının ise 2,1 milyar dolar fazla verdiğini vurgulayan Bolat, 2025 yılının 11 ayında cari işlemler açığının 18,5 milyar dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi. Bolat, yıllıklandırılmış cari işlemler açığının Kasım 2025’te 23,2 milyar dolar olduğuna dikkati çekerek, yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının söz konusu ayda yüzde 4 artışla, 392,6 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye çıktığını kaydetti. Hizmet ihracatının güçlü seyrini devam ettirerek Kasım 2025’te yıllıklandırılmış bazda bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 artışla tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 122,1 milyar dolara ulaştığına işaret eden Bolat, "Seyahat gelirleri Kasım 2025’te yıllıklandırılmış bazda 59,4 milyar dolar, taşımacılık gelirleri ise 42,3 milyar dolar oldu. Küresel ekonomide dış ticaret ortaklarımızdaki zayıf talep şartlarına, ticaret gerilimlerine ve bölgesel risklere rağmen Türkiye ekonomisi dış finansman ihtiyacını azaltan, makroekonomik istikrarı güçlendiren bir görünüm ortaya koymaktadır" açıklamasında bulundu. Bolat, cari işlemler hesabındaki olumlu gelişmelerle Türkiye’nin kredi risk priminin (CDS) Mayıs 2018’den bu yana en düşük seviye olan 203,98 baz puana kadar gerilediğini söyleyerek, "CDS’deki bu güçlü iyileşme, finansal istikrarı pekiştirmekte ve dezenflasyon sürecine katkı sağlamaktadır. Küresel konjonktürde izlenen risk ve belirsizliklere, artan korumacı politikalar nedeniyle zayıf seyreden talebe rağmen hem mal hem de hizmet ihracatımız artışını sürdürmekte rekor tazelemeye devam etmektedir. Bu olumlu gelişmeler ile cari işlemler açığı tarihsel ortalamaların altında seyretmeye devam ediyor. Cari işlemler açığının milli gelire oranının 2025’te OVP kapsamında yüzde 1,4 olarak gerçekleşmesini öngörüyoruz" ifadelerine yer verdi. "Dengelenme, yapısal reformlara elverişli zemin oluşturuyor" Cari işlemler hesabında izlenen dengelenmenin, uygulanan bütüncül ve kararlı ekonomi politikalarının sonucu olarak makroekonomik istikrarı güçlendirdiğini belirten Bolat, bu durumun aynı zamanda fiyat istikrarı ve sürdürülebilir büyüme hedefleriyle uyumlu şekilde yapısal reformların hayata geçirilmesi için elverişli bir zemin oluşturduğunu bildirdi. Bakan Bolat, küresel ekonomideki dönüşümlere de dikkati çekerek, "Önümüzdeki dönemde bir taraftan üreticilerimizi haksız ithalat baskısına karşı korumaya devam edecek, diğer taraftan küresel ekonomideki dönüşümleri de dikkate alarak ülkemizin küresel ticaretteki konumunu sürdürülebilir bir şekilde güçlendirmeye yönelik politikaları uygulamayı sürdüreceğiz" dedi.
Bakan Işıkhan: "(CHP’nin emekli aylığı nöbeti) Mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin"
13 Ocak 2026 Salı - 15:04 Bakan Işıkhan: "(CHP’nin emekli aylığı nöbeti) Mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, CHP’li milletvekillerinin en düşük emekli aylığına ilişkin TBMM’de gerçekleştirdiği nöbete ilişkin, "Siz Mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin, SGK borçlarını ödemeyen belediye başkanlarınızdan hesap sorun" dedi. Bakan Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Avrupa Birliği (AB) finansmanıyla hayata geçirilen "Eğitimli Çocuk Bakıcılarının Teşviki Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi (EDU-CARE II) Kapanış konferansına katıldı. Burada konuşan Işıkhan, toplumların gerçek gücü ve zenginliğinin beşeri sermayelerini ne kadar etkin, ne kadar verimli ve ne kadar kapsayıcı kullandıklarıyla doğru orantılı olduğunu dile getirdi. Türkiye’yi sürdürülebilir kalkınma hedeflerine taşıyacak olan refah ortamını ise nüfusun yarısını oluşturan ve toplumun kurucu unsuru olan kadınların destekleriyle gerçekleşebileceğine vurgu yapan Işıkhan, "Bu kapsamda, kadınların üretime tam ve etkin katılımı, tam bağımsız yerli ve milli kalkınma hamlelerimizde kilit bir rol oynamaktadır. Öte yandan ülkemizin geleceği adına beka meselesi olarak gördüğümüz aile kurumunun, sağlam temeller üzerinde yükselebilmesi ve kimsenin çalışma hayatında zorluklara maruz kalmaması için tedbirlere devam etmekteyiz" şeklinde konuştu. "Mecliste nöbet tutacağınıza önce; emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin" Türkiye’de tüm vatandaşlar için uzun vadeli politikalar yürüttüklerinin altını çizen Işıkhan, belirli bir kesimin ise sadece şov ürettiğini belirterek eleştirilerde bulundu. Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Bu kişiler maalesef, tamamen şov ve popülizm organizasyonuna dönüşen Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileridir. Yüce Mecliste yine siyasi şov amaçlı yaptıkları sözüm ona nöbetten bahsediyorum. Bunlar işçi derler, emekçi derler; bunun siyasetini yaparlar ama kendi belediyeleri; işçilerimizin alın terini, hak ettiği ücretini ödemez. Emekli derler, gidip mecliste güya emekliler için nöbet tutarlar ama SGK’ya borçlarını ödemezler. Bugün emeklilere, emekli maaşı ödeyen SGK’ya, en fazla borcu olan kurumlar, artık çok iyi bildiğiniz gibi CHP’li belediyelerdir. Siz mecliste nöbet tutacağınıza önce emeklilerimizin hakkı olan SGK borçlarınızı ödeyin. Meclis’te nöbet tutacağınıza, SGK borçlarını ödemeyen belediye başkanlarınızdan hesap sorun. Bugünkü zihniyet geçmişte emeklilerimizin aylıklarını ödemekte zorlanan bir zihniyettir." "Yerel seçimlerde emeklilerimize yönelik verdikleri vaatlerin nöbetini tutsunlar" Eleştirilerini sürdüren Işıkhan, şunları kaydetti:; "Gerçekten emeklilerimiz de, işçilerimiz de, gençlerimiz de, kadınlar da, bunların umurunda değildir. Şov için mecliste nöbet tutacaklarına; yerel seçimlerde emeklilerimize yönelik verdikleri vaatlerin nöbetini tutsunlar. Bunun hesabını aziz milletimize versinler. Çıksınlar verdikleri vaatlerle kandırdıkları vatandaşlarımızdan özür dilesinler; yolsuzlukların hesabını sorsunlar ve bunların hesabını versinler. Bizler 2002’den bugüne SGK’yı, nasıl bunların getirdiği batma noktasından bugünlere getirdiysek, bundan sonra daha da güçlendirip emeklilerimizin refah artışını devam ettireceğiz. Emeklilerimizle, emektarlarımızla ve emekçilerimizle aramıza giremezler. Biz dün neysek, bugün de oyuz, yarın da o olacağız. CHP de ne yazık ki dün neyse, bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Bugün dünyanın neresinde olursa olsun kurulan her masada artık Türkiye konuşuluyor, Türkiye’nin çıkarları gündeme geliyor. Avrupa’daki kendi mevkidaşları bile, bunları ciddiye alıp, 5 dakika randevu dahi vermiyor" açıklamasında bulundu. "Dün nasıl emeklilerimizin yanında olduysak, bugün de onların refahını artırmaya devam edeceğiz" Emekli vatandaşlara da seslenen Işıkhan, dünyada sözü dinlenen, ekonomisi güçlü, masada ağırlığı olan, krizleri yöneten bir Türkiye olduğunun altını çizerek, "Bu güçlü Türkiye’de, refah artışı lafla değil; icraatla olur ve bu refahın ilk adresi de her zaman vatandaşlarımız olmuştur. Biz, AK Parti olarak, emeklilerimizi hiçbir zaman siyasi malzeme yapmadık, yapmayız. Dün nasıl emeklilerimizin yanında olduysak, bugün de yarın da aynı duruşla, aynı samimiyetle onların refahını artırmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "EDU-CARE sadece bir mali destek paketi değil, aynı zamanda çalışan anneleri rahatlatan bir istihdam stratejisidir" Işıkhan, bugüne kadar, özellikle kadınların çalışma yaşamı ile aile hayatı arasında yaşadığı ikilemi ortadan kaldırmak için birçok projeyi ve kolaylaştırıcı düzenlemeyi hayata geçirdiklerini söyleyerek, "Bu anlamda, başarıyla uyguladığımız ve bugün itibariyle kapanışını gerçekleştirdiğimiz EDU-CARE projesi, bu tedbirlerimizin somut bir örneği olmuştur. EDU-CARE sadece bir mali destek paketi değil, aynı zamanda çalışan anneleri rahatlatan bir istihdam stratejisidir. Bu sayede, temel bakım hizmetlerinden yararlanmayı bir lüks olmaktan çıkarıp, çalışma hayatının olağan bir parçası haline getirilmesi için önemli bir adım atmış olduk. Bir yandan, istihdamdan kopma riskiyle yüzleşen annelerimize sağladığımız finansal destekle, onlara iş gücü piyasasında kalmaları için güçlü bir destek vermiş olduk. Diğer taraftan ise; çocuk bakım hizmetlerini kayıt dışılığın gölgesinden kurtararak bu değerli mesleği; standardı ve sosyal güvencesi olan, profesyonel bir meslek statüsüne kavuşturmayı hedefledik" ifadelerine yer verdi. EDU-CARE projesinin çalışma hayatında kritik öneme sahip kayıtdışı istihdamla mücadele hususunda da bize yeni bir fırsat sunduğunu dile getiren Işıkhan, projenin kayıtlı çalışmanın teşvik edilmesinde ‘ceza’ değil ‘ödül ve destek’ mekanizmasının ne denli etkili olduğunun ispatı olduğunun vurguladı. "Projeden elde ettiğimiz kazanımları 12. Kalkınma Planımız ve Orta Vadeli Program hedeflerimizle uyumlu bir şekilde ele alıyoruz" Bakan Işıkhan, projenin AB Delegasyonu ile gelecekteki iş birlikleri için de güçlü bir referans olduğunu da söyleyerek, "Bu projeden elde ettiğimiz kazanımları; 12. Kalkınma Planımız ve Orta Vadeli Program hedeflerimizle uyumlu bir şekilde ele alıyor, bunu geleceğe ait ulusal politikalarımızı belirmemize yardımcı olacak önemli bir referans kaynağı olarak değerlendiriyoruz. Çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerini de içerisine alan sosyal politika hamlelerimizi, ülkemizin dört bir yanında çok daha yaygın, ekonomik ve erişilebilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Eş zamanlı olarak, kadın, engelli ve genç istihdamına yönelik teşvik mekanizmalarımızı sadeleştirip güçlendirerek, bu destekleri çok daha etkin ve sonuç alıcı bir yapıya kavuşturma gayretindeyiz" değerlendirmesinde bulundu. Konuşmanın ardından plaket takdimi gerçekleştirildi. Programa, Bakan Vedat Işıkhan’ın yanı sıra AB Türkiye Delegasyonu Başkan Vekili Jurgis Vılcınskas, Somali Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Salim Alio Ibro, SGK Başkanı Raci Kaya da katılım sağladı.
Yan haklar, çalışanla şirket arasında güven duygusunu pekiştiriyor
13 Ocak 2026 Salı - 14:38 Yan haklar, çalışanla şirket arasında güven duygusunu pekiştiriyor MoneyPay, yan haklar konusunda kuşaklar arasındaki beklentileri ortaya koymak üzere Future Bright iş birliğiyle kapsamlı bir araştırmaya imza attı. Araştırma sonuçları, çalışanların yan hakları kendilerine verilen değerin bir yansıması olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Tek tip paketler yerine, kuşaklar arasındaki farklılıkları dikkate alan yan hak uygulamalarına ihtiyaç olduğuna işaret ediyor. Migros’un fintek iştiraki MoneyPay, Future Bright araştırma şirketi iş birliğiyle X, Y ve Z kuşaklarının yan haklar hakkındaki beklentilerini inceleyen bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmanın sonuçlarının paylaşıldığı ve sektör profesyonellerinin katıldığı "Yan Haklar Yeniden Tanımlanıyor: Kuşaklar Konuşuyor" başlıklı etkinlikte; yan hakların, artık tek tip paketlerle yönetilemeyecek kadar çok katmanlı bir alana dönüştüğüne dikkat çekildi. Çalışan beklentilerinin çeşitlendiği, esnekliğin temel bir ihtiyaç haline geldiği bu dönemde, kuşaklar arasındaki beklenti farklılıkları dikkate alınarak yan hakların yeniden tanımlanması gerektiği vurgulandı. "Yan haklar tedarik değil, deneyim alanı" Etkinlikte konuşan MoneyPay Genel Müdürü Mehmet Müstehlik, "MoneyPay olarak kendimizi işverenlerin ve çalışanların yanında duran, onlarla birlikte değişen, gelişen ve dönüşen bir iş ortağı olarak konumlandırıyoruz. Büyük ölçekli kurumsal yapılardan KOBİ’lere kadar her ölçekteki şirketin ihtiyaçlarına özel çözümler geliştiriyoruz. Kullanıcı dostu dijital platformumuz aracılığıyla çalışanlara gıda, giyim, ulaşım, yemek gibi çeşitli yan haklar sunuyoruz. ProFlex Kurumsal Hediye Kartı ve Yeni Nesil Yemek Kartımız Money Yemek ile ürün portföyümüz daha da genişledi. Ürün ve hizmet sunan finansal bir iş ortağı olarak yan hak ekosisteminin merkezinde yer alıyoruz" dedi. Z kuşağının yüzde 61’i yan hakların kişiselleştirilmesini istiyor Araştırmanın bulgularını paylaşan Akan Abdula, şu bilgileri verdi: "Araştırma sonuçlarına göre yan haklar, çalışanla şirket arasında güven duygusunu pekiştiren bir unsur olarak görülüyor. Çalışanlar; kendilerine uyumlanan, kişisel tercihlere alan açan ve günlük hayatı gerçekten kolaylaştıran yan hak deneyimleri bekliyor. Çalışanlar, verilen yan haklarla değer gördüklerini, takdir edildiklerini hissettiklerini belirtiyor. Ancak kuşaklar arasında beklentiler açısından bir farklılık söz konusu. Bu sebeple, yan haklar artık standart çözümlerle karşılanamıyor. Z kuşağı iş hayatına daha farklı bakıyor; bu kuşağı kendisine değer verildiğine ikna etmek, X ve Y kuşağına göre zor. Z kuşağının yüzde 61’i yan hakların kişiselleştirilmesini istiyor." Yan haklarda sezgi dönemi bitti, önemli olan veri MoneyPay Chief Sales Leader Övgü Bayram, "Bugün iş hayatında üç farklı kuşağın bir arada olması, yan hakları köklü bir dönüşüme zorluyor. Sezgilerle değil, ancak verilerle doğru çözümü sunabiliriz. Bu amaçla hayata geçirdiğimiz araştırmamızın, kurumların yan hak stratejilerine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz" dedi.
Hepsiburada ocak indirimlerini başlattı
13 Ocak 2026 Salı - 14:34 Hepsiburada ocak indirimlerini başlattı E-ticaret platformu Hepsiburada, ‘Büyük Ocak İndirimleri’ kapsamında, sömestir dönemi ve kış sezonuna yönelik ihtiyaçlarda indirimler sunduğunu duyurdu. Hepsiburada, ‘Büyük Ocak İndirimleri’ni başlattı. 18 Ocak’a kadar devam edecek kampanya boyunca karne hediyelerinden kış tatiline, soğuk havalarda öne çıkan ürünlerden ev yaşamına kadar birçok kategoride avantaj kullanıcılara sunuluyor. E-ticaret platformundan kampanyaya ilişkin şu açıklama yapıldı: ’’Sömestir tatilinin yaklaşmasıyla birlikte çocuklar ve gençler için hediye arayışı hız kazanıyor. Kampanya kapsamında laptoplarda sepette indirim, seçili tabletlerde ise belli bir miktara varan sepet indirimi sunuluyor. Oyuncu ekipmanları, monitörlerde ve seçili akıllı çocuk saatlerinde indirim uygulanıyor. Çocukların tatil döneminde öğrenme, keşfetme ve birlikte vakit geçirme deneyimlerini destekleyen oyuncaklar ve kutu oyunlarında sepette indirimler yer alıyor. Kış tatilini kayak merkezlerinde veya doğada geçirmeyi planlayanlar için spor ve outdoor ürünlerinde mevcut indirimlere ek olarak da indirim sunuluyor. Şehir içi kullanım için tercih edilen montlarda ve seçili marka botlarda ise sepette indirim uygulanıyor. Kış aylarının etkisini artırmasıyla birlikte, evde konforu ve günlük yaşamı destekleyen ürünlere olan ilgi yükseliyor. ‘Büyük Ocak İndirimleri’ kapsamında soba ve ısıtıcılarda indirim, battaniye, ev tekstili ve dekorasyon ürünlerinde ise sepette indirim imkanı sunuluyor. Günlük rutini kolaylaştıran ürünlerde de avantajlı kampanyalar dikkat çekiyor. Kahve ve çay makineleri gibi sıcak içecek hazırlama ürünlerinde sepette indirim, sağlık ve bakım ürünlerinde net indirim, seçili kişisel bakım ürünlerinde ise sepette indirimler kullanıcılarla buluşuyor. Hepsiburada’nın Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü programına dahil kadın girişimcilerin ürünleri de kampanyada öne çıkıyor. Ev yaşamından modaya, kozmetikten gıdaya kadar farklı kategorilerde kadın girişimcilerin ürünlerinde indirimler sunuluyor.’’
İnşaat maliyetleri yüzde 23,93 arttı
13 Ocak 2026 Salı - 14:15 İnşaat maliyetleri yüzde 23,93 arttı Yekta İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Metin Şişman, sektör olarak beklentilerinin girdi maliyetlerini dengeleyecek, üretimi ve yatırımı destekleyecek kalıcı adımların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. İnşaat sektöründe maliyet artışları hız kesmeden devam ediyor. Kasım 2025 verilerine göre, ülke genelinde inşaat maliyet endeksi yıllık bazda yüzde 23,93 oranında artış gösterirken, aylık artış ise yüzde 1,14 olarak gerçekleşti. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi, İnşaat Komisyonu üyesi ve Yekta İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Metin Şişman, bu artışları birebir hissettiklerini belirterek "Demirden çimentoya, işçilikten nakliyeye kadar hemen her kalemde yaşanan yükselişler, projelerin bütçelerini zorlamakla kalmıyor, yeni yatırımların planlanmasını da ciddi şekilde etkiliyor. Özellikle yıllık bazdaki yüzde 23,93’lük artış, konut ve ticari yapı maliyetlerinin artık sürdürülebilir sınırları zorladığını açıkça ortaya koyuyor. Aylık yüzde 1,14’lük artış ise maliyetlerin hala yukarı yönlü seyrini sürdürdüğünü gösteriyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde konut fiyatları ve ihale bedelleri üzerinde baskının devam edeceğine işaret ediyor. Sektör temsilcileri olarak beklentimiz; girdi maliyetlerini dengeleyecek, üretimi ve yatırımı destekleyecek kalıcı adımların bir an önce hayata geçirilmesidir" dedi.
Buldan bezi yeni sezona hazırlanıyor
13 Ocak 2026 Salı - 14:09 Buldan bezi yeni sezona hazırlanıyor Denizli’nin Buldan ilçesinde 2016 yılında Buldan Ticaret Odası tarafından Coğrafi İşaret Tescili kazandırılan ve yazın serin, kışın sıcak tutmasıyla bilinen Buldan Bezi, 2026 sezonuna hazırlanıyor. Denizli’nin Buldan ilçesinde 2016 yılında Buldan Ticaret Odası tarafından Coğrafi İşaret Tescili kazandırılan ve yazın serin, kışın sıcak tutmasıyla bilinen Buldan Bezi, 2026 sezonuna hazırlanıyor. Yüzde yüz organik pamuk olmasıyla dünyaca tanınan ve tercih edilen Buldan Bezinden üretilen kadın, erkek giysileri, peştamal, bornoz ve ev tekstil ürünleri üreticiler tarafından yapılan çalışmalar sonucunda yeni sezona hazır hale getiriliyor. Buldan Bezinden üretilen ev tekstil ürünleri çarşaf, nevresim, perde ve yatak örtüsü olarak üretiliyor. Doğal klima özelliği olarak adlandırılan özelliği sayesinde de, kadın ve erkek kıyafetleri ve plaj giysileri yurt içinde ve dışında sahil bölgeleri ile termal bölgelerde organik üretimi ve hızlı kurumasıyla tercih ediliyor. Binlerce yıldır el tezgahlarında ve kara tezgahlarda yapılan Buldan Bezi üretimi son yıllarda teknolojik gelişimlere ayak uydurarak, otomatik tezgahlarda devam ediyor. "Dünyadaki yeni trend ve moda gelişmelerini yakından takip ediyoruz" Yeni sezon öncesi renk, desen ve stil tercihlerini belirlediklerini ifade eden Melda Mustak; "Buldan, yöresel dokuma ürünleriyle dünyaya mal olmuş bir yerdir. Bizim ürünlerimiz iplik olarak girer dokuma olarak çıkar. Teknolojik gelişmelere ayak uydurarak yenilikçi tasarımlarımızla ön plana çıkıyoruz. Yazlık elbiselerimiz ve ev tekstil üretimi ile satışını yapıyoruz. Buldan bezinin yazın serin, kışın sıcak tutan bir yapısı vardır. Dünyadaki yeni trend ve gelişmelerini yakından takip ediyoruz. Bu sezonun renklerini ve stillerini belirledikten sonra plan ve proje oluşturup yeni oluşturulan ürünlerimizi tasarlayarak satışa sunuyoruz" dedi.
Salt Araştırma Fonları’yla desteklenen araştırma projeleri kamuoyuyla paylaşıldı
13 Ocak 2026 Salı - 12:11 Salt Araştırma Fonları’yla desteklenen araştırma projeleri kamuoyuyla paylaşıldı Salt’ın 2013’ten beri düzenlediği Salt Araştırma Fonları kapsamında 2025 yılında desteklenen sanat, mimarlık, tasarım ve ekonomi tarihi alanlarındaki projeler araştırmacıların sunumlarıyla ele alındı. Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın birlikte öğrenmeye ve diyaloğa teşvik etmek amacıyla yürüttüğü Salt Araştırma Fonları’nın 2025’teki kapanış etkinliği Salt Galata’da gerçekleşti. Program kapsamında, son dönemde desteklenen projeler araştırmacıların sunumlarıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Sunumlar süresince araştırmacılar çalışmalarının yöntemlerini, araştırma süreçlerini ve elde ettikleri bulguları katılımcılarla paylaştı. Araştırmacılar ve katılımcılar arasındaki etkileşim ile disiplinler arası ve çok yönlü diyaloglara alan açıldı. Dört oturumdan oluşan program, Seçici Kurul üyeleri Dr. Özge Gençel (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi), Dr. Emre Gönlügür (İzmir Ekonomi Üniversitesi), Doç. Dr. Kıvanç Karaman (Boğaziçi Üniversitesi) ve Doç. Dr. Ayşe Ozil’in (Sabancı Üniversitesi) moderatörlüğünde gerçekleşti. Garanti BBVA tarafından ekonomi tarihi alanındaki bilgi üretimine katkı sunmak amacıyla 2025 yılında başlatılan "Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu" kapsamında fon alan projeler de etkinlikte özel bir oturumda yer aldı. Söz konusu oturumda sunulan Fatma Genç’in "Sıhhat, Terakki, İaşe: Erken Cumhuriyet’te Sıtma ve Pirinç Tartışmaları" başlıklı araştırması ile Mustafa Batman’ın "Osmanlı İstanbul’unda Devlet Vakıflarının Hukuki ve Politik Dönüşümü" başlıklı çalışması ilgiyle karşılandı. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı ve Salt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, "Farklı disiplinlerde gerçekleştirilen akademik çalışmalar yalnızca bilgi üretmekle kalmıyor; aynı zamanda toplumsal hafızayı besliyor, eleştirel düşünceyi güçlendiriyor ve birlikte tartışma olanağını pekiştiriyor. Salt Araştırma Fonları da bu ihtiyaca yanıt veren, uzun yıllar boyunca devam etmesinden büyük mutluluk duyduğumuz bir program. Bu kapsamda başlattığımız Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu aracılığıyla yalnızca ekonomik gelişmeyi değil, sosyo-kültürel değişimi de anlamayı ve bu alana sürdürülebilir bir katkı sunmayı amaçlıyoruz. Kurucusu olduğumuz Salt’ın araştırma odaklı yaklaşımını desteklemeyi ilk günden beri bir sorumluluğumuz olarak görüyor ve adımlarımızı bu doğrultuda atıyoruz" dedi. Salt Genel Müdürü Deniz Ova ise 19. yüzyıldan günümüze Türkiye’de kent, toplum ve ekonomi ile 1950 sonrası sanat, mimarlık, tasarım alanlarında özgün belge edinimi ve araştırmaya alan açan Salt Araştırma Fonları’nın 2013’ten beri kesintisiz devam ettiğini ve bugüne kadar toplam 88 projenin desteklendiğini belirtti. Ova, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: "Toplumsal dönüşümleri eleştirel ve çok yönlü bakış açılarıyla değerlendirmeyi önemseyen Salt olarak, Salt Araştırma’da erişime sunulan kaynaklara ek bir fon desteğinin sürdürülmesini temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyor; kurucumuz Garanti BBVA’ya katkıları için teşekkür ediyoruz."
Kış sezonu pastırmacılara doping oldu
13 Ocak 2026 Salı - 12:05 Kış sezonu pastırmacılara doping oldu Kayseri’de pastırmacılık yapan Yasin Güzel, havaların soğuması ile birlikte pastırma ve sucuğa rağbetin arttığını söyledi. 2025 yılının genel anlamda durağan geçtiğini fakat havaların soğumasıyla da ürünlere rağbetin arttığını söyleyen Yasin Güzel, "Fiyatlarımızdan bahsedecek olursak şu anda 600 TL’den başlıyor sucuk fiyatlarımız bin liraya kadar değişkenlik gösterebiliyor. Pastırma fiyatlarımız da bin 600 liradan başlıyor 2 bin 400 liraya kadar değişkenlik gösterebiliyor. Şu anda hava şartlarının biraz daha soğuması ile pastırma ve sucuğa rağbet arttı. Artık yaz aylarında sucuk ve pastırma çok az tüketilmeye başladı. Hem ülkemizde hem ilimizde. Havalar soğudukça bizim iş oranlarımız artıyor biraz daha. 2025 bizim için biraz durağan geçti diyebiliriz geçen senelere bakarak. Gurbetçi vatandaşlarımızdan tam anlamıyla umduğumuzu bulamadık. Çünkü fiyatlarımızda geçen sene çok sabitlik yoktu, çok değişkenlik vardı. Et fiyatlarını yükselmesiyle beraber bizim ürün fiyatlarımız da değiştiği için biraz durağan geçti diyebiliriz 2025 yılı" dedi. Erciyes’te kış sezonunun da açılmasıyla 2026 yılından umutlu olduklarını söyleyen Güzel, "2026 yılı yani bu sezon bizim için çok önemli diye düşünüyorum. Çünkü 3-4 aylık bir periyodumuz var. Kış sezonu, Erciyes’imizde sezon açıldı. Oraya gelen yerli ve yabancı turistlerden beklentimiz çok büyük. İnşallah bu sene umduğumuzu bulacağız diye düşünüyorum. Vatandaşlarımız da pastırmayı biraz hafif yağlı severler ve tüketirlerse daha yumuşak bir pastırma yiyeceklerini düşünüyorum. Sucuk da alırken neye dikkat etmeliler bence yağ oranının az olmasına dikkat etmeliler. Yağ oranı az olan sucuğun et kalitesi yüksek olur. Daha çok memnun kalırlar diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.