EKONOMİ
Meslek Fabrikası hayatları değiştiriyor 27 Mart 2026 Cuma - 09:42:27 İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, yıllarca seyyar satıcılık yapan ve zorluklarla mücadele eden yurttaşlara umut oldu. Aldıkları eğitimlerle belediye denetiminde stantlarda satış yapmaya başlayan kursiyerler, artık ailelerine güvenli bir şekilde ekmek götürebiliyor ve çocuklarına daha iyi bir gelecek sunuyor. Meslek fabrikası sayesinde hayata yepyeni bir başlangıç yapanlar, meslek fabrikasına dokunulmaması çağrısı yapıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, bugüne kadar 145 bin 77 kursiyere ulaştı ve binlerce hanede yeni bir hikâye başlattı. Halkapınar Kurs Merkezi’nde 2016 yılından bu yana açılan 531 kurstan mezun olan 13 bin 149 kişi, hayatlarına yeni bir yön verdi. 35 alan ve 215 branşta verilen eğitimler, kimi için ilk iş, kimi için yeniden ayağa kalkma, kimi için ise çocuklarına daha iyi bir gelecek sunmanın anahtarı oldu. Yolu Meslek Fabrikası’ndan geçen seyyar satıcılar, eğitimlerin ardından belediye denetiminde stantlarda çalışmaya başladı; daha önce kayıt dışı çalıştıkları için zabıta ekiplerinden kaçanlar artık huzurlu ve güvenli bir şekilde hizmet sunuyor. Nesiller boyu aynı meslekle evini geçindiren ve çocuklarını okutabilen kursiyerler, Büyükşehir Belediyesi’ne minnettar. "Umudu söndürmeyelim" Meslek Fabrikası’nda alınan eğitimler, kursiyerlerin hayatına doğrudan yansıyor. İzmir Seyyar Esnaf Meclisi Kurucusu ve İzmir Doğa İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Heptepe de dezavantajlı grupların Meslek Fabrikası’nda aldığı eğitimlerin ardından meslek kollarına göre sertifika sahibi olduklarını ve hayata tutunduklarını belirterek, şunları söyledi: "Meslek Fabrikası’nın ışığını söndürmek, geleceğin ışığını söndürmek olur. Çünkü bu insanlar Meslek Fabrikası’nda aldıkları eğitimlerle istihdam edildi. Meslek Fabrikası’na sahip çıkalım. Umudu söndürmeyelim. İzmir’e miras bırakılan Meslek Fabrikamızın ışığını hiçbir zaman kapatmayalım." "Dezavantajlı yurttaşlar topluma kazandırıldı" Sokak Emekçileri ve Balık Ekmekçiler Derneği Başkanı Semih Çavdarcı ise Meslek Fabrikası’nın kapanmasının birçok yurttaşı olumsuz etkileyeceğini belirtti. Çavdarcı, "Meslek Fabrikası’nın kapanması demek bazı insanların karanlık güçlere teslim olması anlamına geliyor. Karanlık güçlere teslimiyeti demek yeniden uyuşturucuya tekrar dönmesi demek. Oysa Meslek Fabrikası sayesinde meslek sahibi olan insanlar, topluma kazandırıldı. Bu insanların çoğu toplum dışına itiliyordu. Bunların yeniden yaşanmaması gerekiyor. Atatürk’ün İzmir’e mirası olan Meslek Fabrikası’na dokunulmaması gerekiyor" dedi. "Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı" Güzel İzmir Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı Yüksel Ördekoglu, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine Meslek Fabrikası üzerinden ekmek kapısı açtığını söyledi. Önce hijyen belgesi ve sertifikalarını aldıklarını belirten Ördekoğlu, "Arkadaşlarımıza ekmek kapısı açıldı. Daha önce stantlarımızı zabıtadan dolayı açamıyorduk. Ama her şey değişti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bize hediye ettiği stantlarda ekmeğimizi kazanıyoruz. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapanmasını kesinlikle istemiyoruz. Cemil Başkanımızın sonuna kadar arkasındayız" diye konuştu. "Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı" Ege İncisi Üretim ve Pazarlama Kooperatifi Başkanı ve Ege Bölgesi Kestane ve Mısırcılar Dernek Başkanı Şerif Akbulut, 1972 yılından bu yana 3 nesil aynı işi yaptıklarını belirtti. Akbulut, "Bizim başka bir gelirimiz, başka bir işimiz yok. Tek işimiz bu. Daha önce seyyar satıcılık yapıyorduk. Ancak Büyükşehir Belediyesi sayesinde tezgahlarımız tek tip oldu. Hijyen koşullarını en üst seviyeye çıkararak hizmet sunuyoruz. Bunların hepsi İzmir Büyükşehir Belediyesi sayesinde oldu. Meslek Fabrikası’ndaki eğitimleri tamamlayıp sertifika aldıktan sonra çok mutlu ve huzurlu olduk. O gün biz resmen tanındık. İşimizi belediye denetiminde sürdürüyoruz. Meslek Fabrikası bize çok şey kazandırdı. Daha iyi koşullarda çalışmamızı oraya borçluyuz. Kapanmasını istemiyoruz. Her zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yanındayız" dedi. Büyükşehir denetiminde çalışıyorlar Meslek Fabrikası’nda satış yaparken dikkat etmesi gereken hijyen kurallarının yanı sıra müşteri ile sağlıklı ve doğru iletişim konusunda eğitim alana evli ve 2 çocuk babası 33 yaşındaki Mert Altınar da "Meslek Fabrikası sayesinde bu işi yapıyoruz. O nedenle kapanmasını istemiyoruz. Onun sayesinde ekmek yiyoruz" dedi. Daha önce zabıta ekiplerini gördüklerinde kaçtıklarını, Büyükşehir Belediyesi ile yaptıkları iş birliği sayesinde yetkililerin denetiminde satış yaptıklarını ifade eden Altınar, şimdi zabıta ekiplerini gördüğü zaman kaçmadan, huzurlu şekilde çalıştıklarını söyledi. "Binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı" 43 yaşında 3 çocuk babası çiçek satıcısı Emin Demirdöven’in hayatına da Meslek Fabrikası dokundu. Daha güzel buket yaparken, daha iyi satış yapmayı öğrendiğini vurgulayan Demirdöven, "Meslek Fabrikası’nın bize çok büyük katkısı oldu. Daha önce yaptığımız buketler biraz zayıftı ancak aldığımız eğitimlerin ardından daha şık çiçek buketleri hazırlamayı öğrendik. Görsel olarak daha da zenginleştik. Bu da satışlarımıza yansıdı. Meslek Fabrikası’nda eğitim alan binlerce arkadaşımız evine ekmek götürmeye başladı. O nedene lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın" dedi. "Bu sayede ekmek yemeye başladık" 15 yıl boyunca eşi ile büyük zorluklarla seyyar çiçekçilik yapan 3 çocuk babası Rafet Keski’in yolu da Meslek Fabrikası ile kesiştikten sonra değişti. Meslek Fabrikası’ndan aldıkları eğitimlerin ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de kendilerine çiçek satış tezgahı verdiğini ve yine belediyenin belirlediği noktada satış yapmaya başladığını anlattı. Rafet Keski, "Daha önce çalışma şartlarımız çok zordu. Yağmur çamurda satış yapmaya çalışıyorduk. Zabıta gelince kaçıyorduk. Çoğu zaman da yakalanıyorduk ve çiçeklerimize el konuyordu. Meslek Fabrikası hayatımızı değiştirdi. Artık zabıtadan kaçmadan satış yapıyoruz. Bu sayede ekmek yemeye başladık. Hayatımızda çok şey değişti. Çok güzel günler yaşıyoruz. Lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın. Ekmeğimizi onun sayesinde kazanıyoruz. Çocuklarımı burada büyüttüm ve bu tezgah sayesinde çocuklarıma ekmek yediriyorum. Bunun sayesinde onları okutabiliyorum" dedi. "Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı" Mesleği tekstilcilik olan ancak alanında iş bulamadığı için İnciraltı’nda balık ekmek satışı yaparak geçimini sağlayan Fatma İnan, Meslek Fabrikası’ndan aldığı eğitimlerin ardından hayatında yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı: "Aile bütçesine katkı sunmak isteyen ancak eğitimi veya mesleği olmayan kadınlar, Meslek Fabrikası sayesinde hayatlarını değiştirdi. Meslek Fabrikası’na giden kadınlar, ilgi alanlarına göre mesleklerini seçerek çalışmaya başladı. Meslek Fabrikası hayatıma renk kattı. Hem aile bütçesine daha fazla destek sağlayabildim hem de yaptığım iş hakkında daha çok bilgim var. İşimi daha profesyonel şekilde yapıyorum. Balığı daha iyi kızartma konusunda çok güzel eğitimler aldım. Daha güzel sunum yapıyorum. O nedenle Meslek Fabrikası’nın kapatılması toplum açısından zararlı. Orada meslek edinmek için eğitim alan gençler de var. Bu tür yerler insanlara yol gösteriyor. O nedenle lütfen Meslek Fabrikası’na dokunmayın." Bir eğitimden fazlası Meslek Fabrikası, kursiyerler için yalnızca meslek öğrenilen bir yer değil, aynı zamanda bir dönüşüm alanı. Burada edinilen bilgi ve beceriler, insanların hayatına doğrudan dokunuyor. Kuşaklar boyu seyyar olarak çiçek satıcılığı yaptıklarını anlatan Hanım Dalak’ın da hayatı Meslek Fabrikası sayesinde değişti. Yaptığı işin kendisini son derece mutlu ettiğini anlatan Dalak, "Meslek Fabrikası’ndan aldığımız eğitimler sayesinde çok güzel çiçekler yapmayı öğrendik. Müşteriye daha iyi sunum yapıyoruz. İşin inceliklerini öğrendik. Bilmediğimiz modelleri öğrendik. Daha şık buketler hazırlıyoruz. İzmirliye daha güzel hizmet sunuyoruz. Evimize ekmek götürüyoruz. Çok memnunuz. Çocuklarımıza buradan ekmek götürüyoruz. Bu işten başka bir iş bilmiyorum" dedi.
27 Mart 2026 Cuma - 09:11 ETSO ve Vakıf Katılım Arasında e-Dönüşüm iş birliği protokolü imzalandı Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) ile Vakıf Katılım arasında, işletmelerin dijitalleşme süreçlerine ivme katacak yeni bir iş birliği protokolü imzalandı. Anlaşma kapsamında, ETSO üyeleri Vakıf Katılım’ın e-Yönetim Platformu olan p@ket’in sunduğu avantajlardan ücretsiz olarak faydalanabilecek. KOBİ ve işletmelerin finansal işlemlerini dijital ortamda tek bir çatı altında toplamayı hedefleyen e-Yönetim Platformu p@ket, bankacılık işlemleri ile ön muhasebe uygulamalarını entegre ediyor. Bu sistem sayesinde firmalara operasyonel kolaylık, zaman ve maliyet tasarrufu sunuluyor. İş birliği protokolü; ETSO Yönetim Kurulu Başkanvekili Serhat Kılıç, Vakıf Katılım Karadeniz Bölge Müdürü Ekrem Aydın, Vakıf Katılım Erzurum Şube Müdürü Nurettin Önay ve ETSO Genel Sekreteri Osman Ömeroğlu’nun katılımlarıyla imza altına alındı. Törende konuşan Bölge Müdürü Ekrem Aydın, KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmayı ve dijital dönüşüm süreçlerine destek olmayı önceliklendirdiklerini belirtti. Aydın, "Geliştirdiğimiz e-Yönetim Platformu p@ket, işletmelerin finansal ve muhasebesel süreçlerini tek uygulamada birleştiriyor. ETSO ile yaptığımız bu iş birliğinin, bölgedeki işletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarına ivme katacağına inanıyor; hepimiz için hayırlı olmasını diliyoruz" dedi. Protokolün bölge ekonomisine ve kurumsal kapasiteye katkılarına dair değerlendirmelerde bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın ise dijitalleşmenin günümüz ticaretindeki önemine dikkat çekti. Özakalın, "Üyelerimizin e-dönüşüm maliyetlerini düşürecek ve operasyonel süreçlerine ivme katacak bu tür iş birliklerini çok önemsiyoruz. e-Yönetim Platformu sayesinde ETSO üyeleri, finansal süreçlerini çok daha verimli ve güvenli bir şekilde yönetecek. ETSO olarak üyelerimizi yenilikçi çözümlerle buluşturmaya ve rekabet güçlerini artıracak adımlar atmaya devam edeceğiz. Protokolün her iki kuruma ve üyelerimize hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
26 Mart 2026 Perşembe - 20:27 Bodrum’da turizm sezonu öncesi dev buluşma: Hotel Show kapılarını açtı Muğla’nın Bodrum ilçesinde turizm sezonu öncesi sektörün nabzını tutan Bodrum Hotel Show 2026 başladı. Gıda ve içecekten konaklamaya, teknik ekipmanlardan ağırlama çözümlerine kadar geniş bir alanda ürün ve hizmetlerin sergilendiği fuarda yaklaşık 60 firma, 300’ün üzerinde markayla yer aldı. Bodrum Belediyesi ve Bodrum Otelciler Derneği başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşlarının destek verdiği organizasyonda sektör temsilcileri, yeni iş birlikleri için temaslarda bulundu. Herodot Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış törenine Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, BODER Başkanı Ömer Faruk Dengiz ve çok sayıda davetli katıldı. Açılışın ardından protokol üyeleri stantları gezerek, katılımcılardan bilgi aldı. Söyleşi programları ve şef gösterimleriyle de dikkat çeken fuarın 28 Mart’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacağı bildirildi. 5 bin ziyaretçi bekleniyor Açılışta konuşan Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, turizm sektörünün sürekli yenilik gerektirdiğini belirterek, bu tür organizasyonların teknolojik gelişmelerin sektöre entegrasyonunda önemli rol oynadığını ifade etti. Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci ise ilçede turizmin tüm zorluklara rağmen güçlü şekilde sürdüğünü belirterek, fuarın yüksek katılımla gerçekleşeceğini söyledi. BODER Başkanı Ömer Faruk Dengiz, organizasyonun her yıl büyüdüğünü vurgulayarak, fuarın genişleyen alanıyla birlikte Bodrum’un en kapsamlı turizm buluşmalarından biri haline geldiğini kaydetti. Dengiz, çevre turizm merkezlerinden de katılımın olduğunu belirterek, fuara yaklaşık 5 bin ziyaretçinin beklendiğini açıkladı.
Salt Araştırma Fonları’yla desteklenen araştırma projeleri kamuoyuyla paylaşıldı
13 Ocak 2026 Salı - 12:11 Salt Araştırma Fonları’yla desteklenen araştırma projeleri kamuoyuyla paylaşıldı Salt’ın 2013’ten beri düzenlediği Salt Araştırma Fonları kapsamında 2025 yılında desteklenen sanat, mimarlık, tasarım ve ekonomi tarihi alanlarındaki projeler araştırmacıların sunumlarıyla ele alındı. Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın birlikte öğrenmeye ve diyaloğa teşvik etmek amacıyla yürüttüğü Salt Araştırma Fonları’nın 2025’teki kapanış etkinliği Salt Galata’da gerçekleşti. Program kapsamında, son dönemde desteklenen projeler araştırmacıların sunumlarıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Sunumlar süresince araştırmacılar çalışmalarının yöntemlerini, araştırma süreçlerini ve elde ettikleri bulguları katılımcılarla paylaştı. Araştırmacılar ve katılımcılar arasındaki etkileşim ile disiplinler arası ve çok yönlü diyaloglara alan açıldı. Dört oturumdan oluşan program, Seçici Kurul üyeleri Dr. Özge Gençel (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi), Dr. Emre Gönlügür (İzmir Ekonomi Üniversitesi), Doç. Dr. Kıvanç Karaman (Boğaziçi Üniversitesi) ve Doç. Dr. Ayşe Ozil’in (Sabancı Üniversitesi) moderatörlüğünde gerçekleşti. Garanti BBVA tarafından ekonomi tarihi alanındaki bilgi üretimine katkı sunmak amacıyla 2025 yılında başlatılan "Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu" kapsamında fon alan projeler de etkinlikte özel bir oturumda yer aldı. Söz konusu oturumda sunulan Fatma Genç’in "Sıhhat, Terakki, İaşe: Erken Cumhuriyet’te Sıtma ve Pirinç Tartışmaları" başlıklı araştırması ile Mustafa Batman’ın "Osmanlı İstanbul’unda Devlet Vakıflarının Hukuki ve Politik Dönüşümü" başlıklı çalışması ilgiyle karşılandı. Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı ve Salt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, "Farklı disiplinlerde gerçekleştirilen akademik çalışmalar yalnızca bilgi üretmekle kalmıyor; aynı zamanda toplumsal hafızayı besliyor, eleştirel düşünceyi güçlendiriyor ve birlikte tartışma olanağını pekiştiriyor. Salt Araştırma Fonları da bu ihtiyaca yanıt veren, uzun yıllar boyunca devam etmesinden büyük mutluluk duyduğumuz bir program. Bu kapsamda başlattığımız Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu aracılığıyla yalnızca ekonomik gelişmeyi değil, sosyo-kültürel değişimi de anlamayı ve bu alana sürdürülebilir bir katkı sunmayı amaçlıyoruz. Kurucusu olduğumuz Salt’ın araştırma odaklı yaklaşımını desteklemeyi ilk günden beri bir sorumluluğumuz olarak görüyor ve adımlarımızı bu doğrultuda atıyoruz" dedi. Salt Genel Müdürü Deniz Ova ise 19. yüzyıldan günümüze Türkiye’de kent, toplum ve ekonomi ile 1950 sonrası sanat, mimarlık, tasarım alanlarında özgün belge edinimi ve araştırmaya alan açan Salt Araştırma Fonları’nın 2013’ten beri kesintisiz devam ettiğini ve bugüne kadar toplam 88 projenin desteklendiğini belirtti. Ova, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: "Toplumsal dönüşümleri eleştirel ve çok yönlü bakış açılarıyla değerlendirmeyi önemseyen Salt olarak, Salt Araştırma’da erişime sunulan kaynaklara ek bir fon desteğinin sürdürülmesini temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyor; kurucumuz Garanti BBVA’ya katkıları için teşekkür ediyoruz."
Kış sezonu pastırmacılara doping oldu
13 Ocak 2026 Salı - 12:05 Kış sezonu pastırmacılara doping oldu Kayseri’de pastırmacılık yapan Yasin Güzel, havaların soğuması ile birlikte pastırma ve sucuğa rağbetin arttığını söyledi. 2025 yılının genel anlamda durağan geçtiğini fakat havaların soğumasıyla da ürünlere rağbetin arttığını söyleyen Yasin Güzel, "Fiyatlarımızdan bahsedecek olursak şu anda 600 TL’den başlıyor sucuk fiyatlarımız bin liraya kadar değişkenlik gösterebiliyor. Pastırma fiyatlarımız da bin 600 liradan başlıyor 2 bin 400 liraya kadar değişkenlik gösterebiliyor. Şu anda hava şartlarının biraz daha soğuması ile pastırma ve sucuğa rağbet arttı. Artık yaz aylarında sucuk ve pastırma çok az tüketilmeye başladı. Hem ülkemizde hem ilimizde. Havalar soğudukça bizim iş oranlarımız artıyor biraz daha. 2025 bizim için biraz durağan geçti diyebiliriz geçen senelere bakarak. Gurbetçi vatandaşlarımızdan tam anlamıyla umduğumuzu bulamadık. Çünkü fiyatlarımızda geçen sene çok sabitlik yoktu, çok değişkenlik vardı. Et fiyatlarını yükselmesiyle beraber bizim ürün fiyatlarımız da değiştiği için biraz durağan geçti diyebiliriz 2025 yılı" dedi. Erciyes’te kış sezonunun da açılmasıyla 2026 yılından umutlu olduklarını söyleyen Güzel, "2026 yılı yani bu sezon bizim için çok önemli diye düşünüyorum. Çünkü 3-4 aylık bir periyodumuz var. Kış sezonu, Erciyes’imizde sezon açıldı. Oraya gelen yerli ve yabancı turistlerden beklentimiz çok büyük. İnşallah bu sene umduğumuzu bulacağız diye düşünüyorum. Vatandaşlarımız da pastırmayı biraz hafif yağlı severler ve tüketirlerse daha yumuşak bir pastırma yiyeceklerini düşünüyorum. Sucuk da alırken neye dikkat etmeliler bence yağ oranının az olmasına dikkat etmeliler. Yağ oranı az olan sucuğun et kalitesi yüksek olur. Daha çok memnun kalırlar diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
DMS Genel Başkanı Cengiz: "Genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız"
13 Ocak 2026 Salı - 11:52 DMS Genel Başkanı Cengiz: "Genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" Devlet Memurları Sendikası (DMS) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, "Hedefimiz nettir; genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" dedi. SİMESEN ve SAVDES-SEN’in tarihsel birikimlerini tek çatı altında buluşturan, Türkiye’nin 17’nci büyük sendikası ve 01 nolu hizmet kolunun üçüncü büyük sendikası olan Devlet Memurları Sendikası, Olağan Genel Kurulu’nu 10-11 Ocak’ta Ankara’da gerçekleştirdi. Genel kurulda Tuncay Cengiz, yeniden Devlet Memurları Sendikası Genel Başkanlığı’na seçilerek güven tazeledi. Genel kurulun açılışında kürsüye çıkan Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, salonu dolduran kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada, sendikacılıkta yeni bir dönemin şafağında olduklarını söyledi. Kaya, "Memurumuz yıllardır masada boynu bükük bırakılmanın, haklarının erimesinin yorgunluğunu yaşıyor. Ancak kimse umutsuzluğa kapılmasın; memurun özlediği, sadece üyesinin hakkını düşünen ve kimseden icazet almayan o onurlu sendikacılık anlayışı Devlet Memurları Konfederasyonu ile yeniden şahlanıyor. Biz sadece büyümüyoruz, biz gelmekte olan bir sel gibi gümbür gümbür geliyoruz" ifadelerini kullandı. "Genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız" Yeniden genel başkan seçilen Tuncay Cengiz ise, teşekkür konuşmasında, sendikanın sadece bir rakamdan ibaret olmadığını, her bir üyenin alın terinin ve onurunun emanetçisi olduklarını vurguladı. Cengiz, "Bizim yolumuz, sadece bir hak arama yolu değil, bir haysiyet mücadelesidir. ’Emeğin ve onur mücadelesinin temsilcisi’ sloganıyla çıktığımız bu yolda menzilimiz belli, hedefimiz nettir; genel yetkiyi alarak memurun gerçek sesini o masaya yumruk gibi vuracağız. Yönetim felsefemizi Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye mirası olan ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturu üzerine kurduk. Biz devleti yaşatmak için önce memurun refahını, huzurunu ve emeğinin karşılığını savunacağız" dedi. Yeni yönetim kadrosu ise şu isimlerden oluştu: "Genel Başkan Tuncay Cengiz, Genel Sekreter Ahmet Sağlam, Genel Başkan Yardımcıları Kemal Duman, İbrahim Gümüş, Berrin Altuntaş, Vecdi Yanbaz ve Ferit Bingöl."
Eti Alüminyum 2025’te katma değerli üretime odaklandı
13 Ocak 2026 Salı - 11:40 Eti Alüminyum 2025’te katma değerli üretime odaklandı 2025 yılında üretim portföyünü katma değerli ürünlerle genişletmeye odaklanan Eti Alüminyum, devam eden haddehane yatırımı, Ar-Ge çalışmaları ve yeşil enerji hamleleriyle sanayi altyapısını güçlendirmeyi sürdürdü. Şirket, alüminyumun savunma sanayinden yüksek nitelikli sanayi uygulamalarına uzanan geniş kullanım alanlarında daha nitelikli ve stratejik üretim kabiliyeti oluşturmayı hedefledi. Türkiye’nin önde gelen alüminyum üreticilerinden Eti Alüminyum, 2025 yılında üretim gücünü ürün çeşitliliği ve teknik yetkinlik ekseninde yeniden yapılandırırken, stratejik sektörlere yönelik üretim kabiliyetini de güçlendirdi. Seydişehir’de yarım asrı aşkın süredir sürdürülen üretim faaliyetleri; Ar-Ge, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarla desteklendi. Şirketin 2025 yılı performansını değerlendiren Eti Alüminyum Genel Müdürü Mehmet Arkan, şu ifadeleri kullandı: "Alüminyum artık yalnızca bir sanayi girdisi değil; savunmadan enerjiye, ileri teknolojiden yeşil dönüşüme kadar pek çok alanın stratejik yapı taşı. 2025 yılında odağımız, Eti Alüminyum’u bu dönüşümün merkezinde konumlandıracak üretim ve teknoloji altyapısını güçlendirmek oldu. Haddehane yatırımımız, Ar-Ge projelerimiz ve yeşil enerji hamlelerimizle bugün attığımız adımların, önümüzdeki yıllarda daha yüksek katma değer, daha güçlü rekabet ve daha sürdürülebilir bir sanayi yapısı oluşturacağına inanıyoruz. Bu vizyonla, Eti Alüminyum’u yalnızca bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarına da cevap verebilen bir üretim gücü haline getirmeyi hedefliyoruz." Haddehane yatırımıyla katma değerli üretimde yeni aşama 2025 yılında Eti Alüminyum’un en önemli yatırım başlıklarından biri yapımı devam eden yeni haddehane yatırımı oldu. Toplam yatırım tutarı 10 milyar TL’yi aşan tesisin, ilk etapta 100 bin ton üretim kapasitesiyle devreye alınması; ilerleyen aşamalarda ise kapasitenin 200-250 bin ton seviyelerine çıkarılması hedefleniyor. Haddehane yatırımıyla birlikte, özellikle savunma sanayi, havacılık ve ileri imalat sektörleri için kritik öneme sahip sıcak ve soğuk hadde ürünlerinin yurt içinde üretilmesi amaçlanıyor. Bu sayede Türkiye’nin yassı alüminyum ürünlerde ithalata olan bağımlılığının azaltılması, yıllık yaklaşık 600 milyon dolarlık ithalatın önüne geçilmesi ve Seydişehir’de uzun vadeli istihdam ile ekonomik hareketliliğin desteklenmesi hedefleniyor. Ar-Ge çalışmalarıyla üretimde yeni alanlar açılıyor Şirket, 2025 yılında kapasite yatırımlarının yanı sıra Ar-Ge faaliyetleriyle üretim yetkinliğini güçlendirmeye devam etti. Bu kapsamda yürütülen çalışmalar sonucunda özel alümina üretim hattı devreye alındı. Yıllık 40 bin ton kapasiteye ulaşması hedeflenen üretim hattı sayesinde; savunma sanayi, seramik ve termal izolasyon gibi stratejik alanlarda kullanılan, yüksek saflık ve dayanım gerektiren bu önemli hammaddenin yurt içinde üretilmesine başlandı. Ar-Ge çalışmaları kapsamında ayrıca, alüminyum üretim sürecinde ortaya çıkan boksit atığından lityum geri kazanımına yönelik pilot üretim başarıyla tamamlandı. Bunun yanında, petrokimya sektöründe kullanılan katalizörlerin yerli üretimine yönelik test süreçleri devam ederken, olumlu sonuçlar alınması halinde ithal edilen bu kritik girdinin Türkiye’de üretilmesi hedefleniyor. Yenilebilir enerji yatırımlarıyla üretimde dönüşüm Şirket, üretim faaliyetlerini enerji yatırımlarıyla birlikte ele alarak 2025 yılında yeşil dönüşüm stratejisini güçlendirdi. Seydişehir’deki 189 MW güneş enerjisi kurulu gücüne ek olarak, Gaziantep’te 95 MW ve Çumra’da 4 MW kapasiteli güneş enerjisi santralleri devreye alındı. Sivas’ta planlanan 42 MW kapasiteli yeni GES yatırımıyla birlikte, şirketin güneş enerjisinde toplam kurulu gücünün 330 MW seviyesine ulaşması hedefleniyor. Yenilenebilir enerji yatırımları, Eti Alüminyum’un üretimde kullandığı elektriğin tamamını temiz enerji kaynaklarından karşılamaya yönelik uzun vadeli "yeşil alüminyum" vizyonunun temel unsurları arasında yer alıyor. Oymapınar Hidroelektrik Santrali ile başlayan bu dönüşüm süreci, güneş enerjisi yatırımlarıyla genişletilerek düşük karbonlu üretim yaklaşımının kalıcı biçimde güçlendirilmesini amaçlıyor. Çevresel sorumluluk odaklı saha uygulamaları Şirket, 2025 yılında yenilenebilir enerji yatırımlarıyla güçlendirdiği düşük karbonlu üretim yaklaşımını, sahadaki çevresel sorumluluk uygulamalarıyla desteklemeyi sürdürdü. Bu yaklaşım doğrultusunda, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü çerçevesinde gerçekleştirilen çalışmalarla 37 bin 900 fidan toprakla buluşturuldu. Dikilen fidanların büyüme süreçleri boyunca yılda yaklaşık 490 ton karbonu atmosferden temizlemesi öngörülüyor. Sanayi Z.0 ile nitelikli insan kaynağına yatırım Şirket, 2025 yılında yalnızca üretim ve teknoloji yatırımlarına değil, nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine yönelik çalışmalarına da devam etti. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen Sanayi Z.0 Programı kapsamında, Seydişehir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerine burs, staj ve uygulamalı eğitim desteği sağlandı. Programın başlangıcından bu yana 200 öğrenci tesislerde staj yaparken, 180 öğrenciye burs desteği sunuldu. Eti Alüminyum mühendislerinin mentorluk katkısıyla yürütülen program, sanayi-okul iş birliğini güçlendiren ve gençlerin üretimle doğrudan temas kurmasını sağlayan sürdürülebilir bir model olarak devam ediyor. Şirketin, üretimden Ar-Ge’ye, enerjiden insan kaynağına uzanan bütüncül yaklaşımıyla Türkiye sanayisine uzun vadeli değer oluşturmayı hedeflediği belirtildi.
Ayakkabı sektörü şikayet zirvesinde
13 Ocak 2026 Salı - 10:51 Ayakkabı sektörü şikayet zirvesinde Tüketici hakem heyetlerine 2025 yılında yapılan başvurularda en fazla şikâyetin ayakkabı sektöründen geldiği bildirildi. Samsun genelinde hakem heyetleri, toplam değeri 198 milyon 698 bin lirayı aşan uyuşmazlıkları karara bağladı. Samsun Ticaret İl Müdürlüğü, 2025 yılında tüketici hakem heyetlerine yapılan başvurulara ilişkin açıklamada bulundu. Açıklamada, tüketici hakem heyetlerinin tüketiciler ile satıcı ve sağlayıcılar arasında yaşanan uyuşmazlıkların çözümünde, yargı mercileri dışında alternatif bir çözüm yolu sunduğu belirtilerek, bu mekanizmanın adil, hızlı ve düşük maliyetli çözüm imkânı sağladığı vurgulandı. Heyetlerin, yargının iş yükünü önemli ölçüde azalttığı ifade edildi. Açıklamaya göre, 2025 yılında Samsun genelinde tüketici hakem heyetlerine 15 bin 620 başvuru yapıldı. Bu başvurulardan 15 bin 130’u karara bağlanırken, başvuruların toplam parasal değeri 198 milyon 698 bin 8 lira 73 kuruş olarak kayıtlara geçti. En çok şikâyet ayakkabı sektöründe 2025 yılı verileri hizmet ve ürün bazında değerlendirildiğinde, tüketicilerin en fazla ayakkabı ürünleriyle ilgili şikâyette bulunduğu görüldü. Toplam başvuruların yüzde 16,77’si ayakkabıdan kaynaklanırken, bu alanda 2 bin 620 başvuru yapıldı. Ayakkabıyı, yüzde 6,17 ile kıyafet sektörü izlerken bu alanda 963 başvuru kaydedildi. Cep telefonu yüzde 4,80 ile 750 başvuru, beyaz eşya yüzde 4,42 ile 690 başvuru, mobilya yüzde 3,59 ile 560 başvuru, GSM aboneliği yüzde 3,50 ile 547 başvuru, kredi kartı üyelik ücreti yüzde 2,48 ile 388 başvuru, internet aboneliği yüzde 2,38 ile 371 başvuru ve elektrik süpürgesi yüzde 1,92 ile 300 başvuru ile diğer şikâyet konuları arasında yer aldı. Perakende ticaret ilk sırada Sektörel dağılıma bakıldığında ise en fazla başvurunun perakende ticaret sektörüne yönelik olduğu bildirildi. 2025 yılında yapılan başvuruların yüzde 59,03’ünün perakende ticaret sektörüne ait olduğu, bu alanda 9 bin 220 başvurunun kayıtlara geçtiği belirtildi. Perakende ticaret sektörünü, yüzde 8,55 ile abonelik hizmetleri sektörü bin 336 başvuru ile, yüzde 7,34 ile finansal hizmetler sektörü ise bin 147 başvuru ile takip etti. Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, tüketicilerin haklarını aramaktan çekinmemeleri gerektiğini belirterek, tüketici hakem heyetlerinin etkin ve güvenilir bir başvuru yolu olduğunu vurguladı.
Avrupakent GYO, 2025 yılında temettü verimliliği en yüksek ilk beş şirket arasında
13 Ocak 2026 Salı - 10:41 Avrupakent GYO, 2025 yılında temettü verimliliği en yüksek ilk beş şirket arasında Avrupakent GYO, sıfır finansal borçluluk ve net dağıtılabilir kardan en az yüzde 50 temettü dağıtma taahhüdü ile 2025 yılında temettü verimliliği en yüksek ilk beş şirket arasında olduğunu duyurdu. Avrupakent GYO, 2025 yılında temettü verimliliği en yüksek ilk beş şirket arasında yer aldı. Konuya ilişkin şirketten şu açıklama yapıldı: ’’Avrupakent Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (AVPGY), şeffaf yönetim prensipleri ve güçlü kira getirili portföyü ile gayrimenkul yatırım ortaklığı sektöründe öncü bir rol üstlenerek sürdürülebilir yatırım stratejisini yatırımcı dostu temettü politikasıyla pekiştirmektedir. Şirket, kurumsal yönetim ilkelerine uyumlu değer oluşturma vizyonu ile sermaye piyasalarında istikrarlı temettü performansını devam ettiriyor. AVPGY, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiği kar payı dağıtımı ile yüzde 8,12 temettü verimliliğine ulaşarak Borsa İstanbul’da işlem gören ve temettü verimi en yüksek ilk beş şirket arasında yerini almıştır. Avrupakent GYO, portföyündeki ticari alanların sahip olduğu yüksek doluluk oranları ve istikrarlı kira gelirleri sayesinde, operasyonel süreçlerini öngörülebilir bir nakit akış avantajına dönüştürmektedir. Şirket, elde ettiği bu karlılığı yatırımcı odaklı yaklaşımı gereği her yıl düzenli temettü ödemeleriyle yatırımcılarıyla paylaşmaktadır. Bu stratejik model; AVPGY’yi yalnızca portföy değer artışıyla sınırlı kalmayan aynı zamanda düzenli temettü verimliliğiyle desteklenen gelir odaklı bir yatırım enstrümanı olarak sermaye piyasalarında farklılaşmaktadır. Operasyonel verimlilik ve çeşitlendirilmiş portföy yapısıyla sektörel rekabet avantajını koruyan AVPGY, Şirket Esas Sözleşme ile hüküm altına alınan "Temettü Politikası" kapsamında, her yıl net dağıtılabilir karının en az yüzde 50’sini yatırımcılarıyla paylaşma devam edecektir. Avrupakent GYO, sahip olduğu güçlü likidite pozisyonu ve sıfır finansal borçluluk yapısıyla; makroekonomik dalgalanmalardan bağımsız olarak, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir temettü verimliliğini pay sahiplerine sunma kararlılığını korumaktadır.’’
Kırıkkale Belediye Başkanı Önal: "Yeşil Vadi Su Birliği’ne 40 milyon liralık yatırım yaptık"
13 Ocak 2026 Salı - 10:38 Kırıkkale Belediye Başkanı Önal: "Yeşil Vadi Su Birliği’ne 40 milyon liralık yatırım yaptık" Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, Yeşil Vadi Su Birliği’nde göreve geldikleri günden bu yana toplam 40 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirildiğini açıkladı. Başkan Önal, yapılan çalışmalarla kentin içme suyu altyapısının daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir hale getirildiğini söyledi. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kapsamında yerel ve ulusal basın mensuplarıyla bir araya geldi. Yeşil Vadi Su Birliği tesislerinde yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Önal, havalandırma sistemi, durultucu üniteleri, hızlı kum filtreleri, terfi istasyonu, klor binası ile ultra filtrasyon (UF) ve ters ozmoz (RO) üniteleri hakkında bilgi verildi. Başkan Önal, tesisin tamamen kendi öz kaynaklarıyla yenilendiğini belirterek, pompa ve motor alımları, vana ve çekvalf değişimleri, trafo bakımları, klorlama sistemleri, güvenlik kameraları, SCADA otomasyon sistemi ve hizmet aracı temini gibi birçok teknik yatırımın hayata geçirildiğini ifade etti. 2024-2025 döneminde yapılan çalışmalarla birlikte terfi istasyonunda yıllardır devam eden su kayıplarının önüne geçildiğini vurgulayan Önal, sistemin daha verimli hale getirildiğini söyledi. Bu sayede kente daha az sayıda pompa ile su verildiğini ve aylık yaklaşık 5 milyon TL’lik elektrik tasarrufu sağlandığını aktardı. Ayrıca MV2 hattındaki 1600’lük vanada uzun süredir devam eden ve aylık yaklaşık 2 milyon TL’lik kayba yol açan su kaçağının giderildiği belirtildi. Uzun yıllardır kapalı durumda bulunan durultucu ünitesi, kimya ünitesi ve ön klorlama sistemlerinin yeniden devreye alındığını kaydeden Başkan Önal, UF ve RO üniteleri ile hızlı kum filtreleri için de iyileştirme ve ihale süreçlerinin devam ettiğini söyledi. Yapılan yatırımlar sayesinde Temmuz 2024’ten bu yana Yeşil Vadi kaynaklı herhangi bir su kesintisi yaşanmadığını vurguladı. Kent genelinde altyapının büyük bölümünün eski olduğunu belirten Önal, en çok arıza yaşanan 150 kilometrelik "kırmızı hat"ta yenileme çalışmalarının başlatıldığını, Bahçelievler Mahallesi’nde ise 2 kilometrelik kanalizasyon hattının değiştirildiğini ifade etti. 2026 yılında ana cadde ve bulvarlarda kapsamlı altyapı ve üstyapı çalışmaları planlandığı bildirildi. Başkan Önal ayrıca, göreve geldikleri günden bu yana emekli olan personelin kıdem tazminatlarının ödendiğini, SGK ve vergi dairelerine olan geçmiş dönem borçlarının kapatıldığını belirterek belediyenin mali yapısının da güçlendirildiğini söyledi. İçme suyunun Kızılırmak’tan temin edildiğini hatırlatan Önal, baraj seviyelerine bağlı olarak zaman zaman bulanıklık ve mangan artışı yaşanabildiğini, bunun belediyeden kaynaklı bir ihmal olmadığını ve sürecin günlük analizlerle takip edildiğini kaydetti. Başkan Ahmet Önal, amaçlarının Kırıkkale’ye kesintisiz, sağlıklı ve kaliteli içme suyu sunmak olduğunu belirterek, yapılan yatırımların kentin uzun yıllardır ihmal edilen altyapısının yeniden ayağa kaldırılması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
ATO Başkanı Baran’dan kış lastiği uyarısı
13 Ocak 2026 Salı - 10:31 ATO Başkanı Baran’dan kış lastiği uyarısı Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, ticari araçlar için zorunlu olan kış lastiği uygulamasının 15 Kasım 2025 tarihinde başladığını hatırlatarak, "Ticari araçlarda zorunlu olan kış lastiği uygulaması, özel araçlar için de hayati önem taşıyor. Can ve mal güvenliğimiz için kış lastiği taktırmayı ihmal etmeyelim" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, kış lastiklerinin yalnızca karlı ve buzlu havalarda değil, hava sıcaklığının 7 derecenin altına düştüğü tüm şartlarda yol tutuşunu artırarak kazaların önlenmesine katkı sağladığını belirterek, "Kış şartları ülkemizin dört bir yanında kendini etkili bir şekilde gösteriyor. Kar yağışı ve sıcakların düşmesiyle birlikte, trafikte riskler de artırıyor. Ticari araçlarda zorunlu olan kış lastiği uygulaması, özel araçlar için de hayati önem taşıyor. Can ve mal güvenliğimiz için kış lastiği taktırmayı ihmal etmeyelim" dedi. 15 Nisan 2026 tarihinde kış lastiği uygulamasının sona ereceğini belirten ATO Başkanı Gürsel Baran, tüm sürücülere çağrıda bulunarak, "Kış lastiklerini taktırarak, hem kendi can güvenliğinizi, hem de trafikteki diğer sürücülerin can ve mal güvenliğini sağlayabilirsiniz. Tüm sürücülerimizi kış lastiklerini taktırmaya, araçlarını kış şartlarına hazır hale getirmeye davet ediyorum" dedi. Trafikteki kayıplarla kışın daha ağır geçmesine izin vermeyelim Trafik kazalarının toplumsal ve ekonomik hayatı doğrudan etkileyen bir unsur olduğuna dikkat çeken ATO Başkanı Baran, trafik güvenliğini artırmaya yönelik tedbirlerin tüm toplumun sorumluluğu olduğunun altını çizdi. Baran, "Güvenli ulaşım, gündelik yaşamın sağlıklı bir şekilde devam etmesi ve toplumsal huzurun sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Basit gibi görünen önlemler hayat kurtarıyor. Trafik güvenliğini artırmaya yönelik alınan her tedbir, toplumsal ve ekonomik hayatı da olumlu etkiliyor. Bu açıdan kış lastiği uygulamasını yasal bir zorunluluktan ziyade, insan hayatına verilen değerin, toplumsal refaha katkının somut bir ifadesi olarak değerlendiriyoruz. Kış lastiği kullanarak can ve mal kayıplarını önleyelim, trafikte vereceğimiz kayıplarla kış şartlarının daha ağır sonuçlara dönüşmesine izin vermeyelim" dedi. Önleyici ve maliyet düşürücü bir tedbir Kış lastiği uygulamasının ekonomik verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından önemine de değinen Baran, "Trafik kazaları ne yazık ki geri dönülemez can kayıplarının yanı sıra, ekonomide de kayıplara neden oluyor. Araç tamir ve onarımından sigorta maliyetlerine, ulaşım altyapısından lojistik aksamalara kadar ekonomide birçok alanı olumsuz etkiliyor. Trafikte güvenliği artıran kış lastiği kullanımını bu açıdan önleyici ve maliyet düşürücü bir tedbir olarak görüyoruz" dedi. ATO’dan kış lastiği ile ilgili farkındalık çalışması ATO Başkanı Gürsel Baran, ATO’nun 39 No’lu Lastik, Jant, Akü Toptan ve Perakende Satış-Servisi Meslek Komitesi’nin öncülüğünde her yıl, kış lastiği kullanımına ilişkin farkındalığı artırmaya yönelik video çalışması hazırladıklarını ve led ekranlarda yayımladıklarını da sözlerine ekledi.
Cari denge Kasım ayında 3 milyar 996 milyon dolar açık verdi
13 Ocak 2026 Salı - 10:30 Cari denge Kasım ayında 3 milyar 996 milyon dolar açık verdi Kasım ayında cari işlemler hesabı 3 milyar 996 milyon dolar açık kaydetti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Kasım ayı Ödemeler Dengesi Gelişmelerine göre, Kasım ayında cari işlemler hesabı 3 milyar 996 milyon dolar açık kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 2.132 milyon ABD doları fazla verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6.385 milyon ABD doları olarak gerçekleşti. Kasım ayında cari işlemler hesabı 3.996 milyon ABD doları açık kaydetmiştir. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 2.132 milyon ABD doları fazla verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6.385 milyon ABD doları olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere göre, Kasım ayında cari açık yaklaşık 23,2 milyar ABD doları olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 68,4 milyar ABD doları açık verdi. Aynı dönemde hizmetler dengesi 63,3 milyar ABD doları fazla verirken, birincil ve ikincil gelir dengesi sırasıyla 17,8 milyar ABD doları ve 328 milyon ABD doları açık verdi. Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler bu ay 3.926 milyon ABD doları seviyesinde gerçekleşmiş olup, bu kalem altında taşımacılık hizmetleri ve seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler sırasıyla 1.717 milyon ABD doları ve 3.108 milyon ABD doları oldu. Finans hesabı 2025 yılı Kasım ayı yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına net doğrudan yatırımlar 4,8 milyar ABD doları ve krediler 30,1 milyar ABD doları katkı verirken; net portföy yatırımları 3,0 milyar ABD doları, ticari krediler 1,4 milyar ABD doları ve net efektif ve mevduatlar 6,5 milyar ABD doları negatif yönlü etki etti. Merkez Bankası döviz cinsinden net rezerv azalışı 19,4 milyar ABD doları oldu. Kasım ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net girişler 343 milyon ABD doları olarak kaydedildi. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye toplam doğrudan yatırımları 990 milyon ABD doları artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 647 milyon ABD doları arttı. Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 201 milyon ABD doları gayrimenkul alımı ve yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 218 milyon ABD doları net gayrimenkul alımı yaptığı görüldü. Portföy yatırımları Kasım ayında 1.024 milyon ABD doları tutarında net çıkış kaydetti. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 59 milyon ABD doları net satış ve DİBS piyasasında 1.646 milyon ABD doları net alış yaptığı görüldü. Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; yurt dışı yerleşiklerin bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektör ihraçlarında sırasıyla 169 milyon ABD doları, 611 milyon ABD doları ve 64 milyon ABD doları net satış yaptığı görüldü. Yurt dışından kredi kullanımlarında bu ay bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 1.467 milyon ABD doları, 94 milyon ABD doları ve 2.017 milyon ABD doları net kullanım gerçekleşti. Diğer yatırımlar altında, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, Türk lirası ve yabancı para cinsinden sırasıyla 784 milyon ABD doları net artış ve 428 milyon ABD doları net azalış olmak üzere toplam 356 milyon ABD doları net artış kaydetti. Resmi rezervlerde bu ay 4.766 milyon ABD doları net azalış oldu.
İbrikdar Türbesi için fizibilite ve teknik proje çalışmaları başlıyor
13 Ocak 2026 Salı - 10:16 İbrikdar Türbesi için fizibilite ve teknik proje çalışmaları başlıyor Çorum’un Osmancık ilçesinde inanç ve kültür turizminin geliştirilmesine yönelik önemli bir adım atıldı. Osmancık Belediyesi tarafından hazırlanan "İbrikdar Türbesi Fizibilite Raporu ve Teknik Projelerinin Hazırlanması" projesi kapsamında, Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ile Osmancık Belediyesi arasında destek sözleşmesi imzalandı. Sözleşme imza töreni Çorum Yatırım Destek Ofisinde (YDO) OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle ile Osmancık Belediye Başkanı Ahmet Gelgör’ün katılımıyla gerçekleştirildi. Kültür ve Doğa Turizmi Ekseninde Fizibilite Desteği Programı kapsamında hayata geçirilecek projeye toplam 1 milyon TL tutarında destek sağlanacak. Proje ile sahabe-i kiramdan İbrikdar Hazretleri’ne ait türbenin bulunduğu alanın bilimsel ve teknik veriler ışığında değerlendirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda; türbe ve çevresine yönelik çevre düzenlemesi ile bilgilendirme ve yönlendirme unsurlarının hangi kapsam ve teknik kriterlerle hayata geçirileceğini ortaya koyan nitelikli bir fizibilite raporu ve teknik projeler hazırlanacak. Çalışmalar, ilerleyen süreçte uygulanacak projelere sağlam bir altyapı oluşturacak. Hazırlanacak fizibilite raporunun, Osmancık’ın kültür ve inanç turizmi potansiyelini güçlendirmesi ve ilçeye yeni bir ziyaret noktası kazandırması hedefleniyor. Proje ile birlikte kültürel mirasın korunmasına yönelik doğru yatırım kararlarının alınması, yerel paydaşlar arasında farkındalığın artırılması ve ilçenin turizm çeşitliliğinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Elde edilecek çıktılar, hem Osmancık Belediyesi’nin proje geliştirme kapasitesine katkı sağlayacak hem de benzer kültür ve inanç turizmi yatırımları için örnek teşkil edecek.