EKONOMİ - 13 Ocak 2026 Salı 12:11

Salt Araştırma Fonları’yla desteklenen araştırma projeleri kamuoyuyla paylaşıldı

A
A
A
Salt Araştırma Fonları’yla desteklenen araştırma projeleri kamuoyuyla paylaşıldı

Salt’ın 2013’ten beri düzenlediği Salt Araştırma Fonları kapsamında 2025 yılında desteklenen sanat, mimarlık, tasarım ve ekonomi tarihi alanlarındaki projeler araştırmacıların sunumlarıyla ele alındı.



Garanti BBVA tarafından kurulan Salt’ın birlikte öğrenmeye ve diyaloğa teşvik etmek amacıyla yürüttüğü Salt Araştırma Fonları’nın 2025’teki kapanış etkinliği Salt Galata’da gerçekleşti. Program kapsamında, son dönemde desteklenen projeler araştırmacıların sunumlarıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Sunumlar süresince araştırmacılar çalışmalarının yöntemlerini, araştırma süreçlerini ve elde ettikleri bulguları katılımcılarla paylaştı. Araştırmacılar ve katılımcılar arasındaki etkileşim ile disiplinler arası ve çok yönlü diyaloglara alan açıldı. Dört oturumdan oluşan program, Seçici Kurul üyeleri Dr. Özge Gençel (Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi), Dr. Emre Gönlügür (İzmir Ekonomi Üniversitesi), Doç. Dr. Kıvanç Karaman (Boğaziçi Üniversitesi) ve Doç. Dr. Ayşe Ozil’in (Sabancı Üniversitesi) moderatörlüğünde gerçekleşti.



Garanti BBVA tarafından ekonomi tarihi alanındaki bilgi üretimine katkı sunmak amacıyla 2025 yılında başlatılan "Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu" kapsamında fon alan projeler de etkinlikte özel bir oturumda yer aldı. Söz konusu oturumda sunulan Fatma Genç’in "Sıhhat, Terakki, İaşe: Erken Cumhuriyet’te Sıtma ve Pirinç Tartışmaları" başlıklı araştırması ile Mustafa Batman’ın "Osmanlı İstanbul’unda Devlet Vakıflarının Hukuki ve Politik Dönüşümü" başlıklı çalışması ilgiyle karşılandı.



Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı ve Salt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay, "Farklı disiplinlerde gerçekleştirilen akademik çalışmalar yalnızca bilgi üretmekle kalmıyor; aynı zamanda toplumsal hafızayı besliyor, eleştirel düşünceyi güçlendiriyor ve birlikte tartışma olanağını pekiştiriyor. Salt Araştırma Fonları da bu ihtiyaca yanıt veren, uzun yıllar boyunca devam etmesinden büyük mutluluk duyduğumuz bir program. Bu kapsamda başlattığımız Garanti BBVA Ekonomi Tarihi Fonu aracılığıyla yalnızca ekonomik gelişmeyi değil, sosyo-kültürel değişimi de anlamayı ve bu alana sürdürülebilir bir katkı sunmayı amaçlıyoruz. Kurucusu olduğumuz Salt’ın araştırma odaklı yaklaşımını desteklemeyi ilk günden beri bir sorumluluğumuz olarak görüyor ve adımlarımızı bu doğrultuda atıyoruz" dedi.



Salt Genel Müdürü Deniz Ova ise 19. yüzyıldan günümüze Türkiye’de kent, toplum ve ekonomi ile 1950 sonrası sanat, mimarlık, tasarım alanlarında özgün belge edinimi ve araştırmaya alan açan Salt Araştırma Fonları’nın 2013’ten beri kesintisiz devam ettiğini ve bugüne kadar toplam 88 projenin desteklendiğini belirtti. Ova, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi: "Toplumsal dönüşümleri eleştirel ve çok yönlü bakış açılarıyla değerlendirmeyi önemseyen Salt olarak, Salt Araştırma’da erişime sunulan kaynaklara ek bir fon desteğinin sürdürülmesini temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyor; kurucumuz Garanti BBVA’ya katkıları için teşekkür ediyoruz."



Salt Araştırma Fonları’yla desteklenen araştırma projeleri kamuoyuyla paylaşıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Toprağa düşen umut: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ağaç bayramları Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi tarafından "21–26 Mart Orman Haftası Etkinlikleri" kapsamında düzenlenen "Toprağa Düşen Umut: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Ağaç Bayramları" başlıklı panel, Orman Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Panele; Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahim Aydın, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Yılmaz Türk ve Doç. Dr. Halil İbrahim Şahin’in yanı sıra Ormancılık Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet Özdemir, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü Bilgi Sistemleri Şube Müdürü Dr. Erhan Kılıç, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Abdurrahim Aydın, ormanların korunması ve yeni orman alanlarının oluşturulmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, bu bilincin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı. Ormancılık tarihi ve ağaç bayramları gibi akademik alanda sınırlı çalışılan konulara katkı sunan Dr. Erhan Kılıç’ın bilgi ve deneyimlerini paylaşacak olmasının kıymetli olduğunu ifade ederek kendisine teşekkür etti. Panelde konuşmacı olarak yer alan Dr. Erhan Kılıç, Dünya Ormancılık Günü, Orman Haftası ve Milli Ağaçlandırma Günü’nün tarihi gelişimi ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde gerçekleştirilen ağaç bayramları hakkında kapsamlı bilgiler aktardı. Osmanlı döneminde ormanlara değer verilmediği yönündeki yaygın kanaatin doğru olmadığını belirten Dr. Kılıç, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren ormanların stratejik bir kaynak olarak değerlendirildiğini, özellikle sahil kesimlerindeki ormanların askeri ihtiyaçlar doğrultusunda korunduğunu, diğer alanların ise halkın kullanımına sunulduğunu ifade etti. Ormancılık teşkilatlanmasının tarihi gelişimine de değinen Dr. Kılıç, 1840 yılında ilk orman müdürlüğünün kurulduğunu, 1858 yılında ise ilk orman mektebinin açıldığını aktardı. Balkanlar ve Kafkaslar’dan gelen göçlerle birlikte artan nüfusun orman alanları üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Dr. Kılıç, tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile yangınların da etkisiyle ağaçlandırma ihtiyacının doğduğunu belirtti. Bu süreçte ağaçlandırma faaliyetlerinin teşvik edilmesi amacıyla ilk ağaç bayramlarının düzenlendiğini ifade eden Dr. Erhan Kılıç, Erzurum Valiliği öncülüğünde gerçekleştirilen etkinliklerin bu alandaki ilk örnekler arasında yer aldığını dile getirdi. Cumhuriyet döneminde ise Kazım Karabekir Paşa’nın öncülüğünde Erzurum, Kars ve Ardahan’da ağaç bayramlarının düzenlenerek fidan dikim çalışmalarının yaygınlaştırıldığını belirten Dr. Erhan Kılıç, 1923 yılında İstanbul’da üç gün süren ağaç bayramı etkinliklerinin gerçekleştirildiğini ve 1937 yılında çıkarılan Orman Kanunu ile bu uygulamaların yasal bir zemine kavuştuğunu ifade etti. Panel; katılımcıların sorularının yanıtlanması ve teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi.
Bursa Başkan Şadi Özdemir’den mesai öncesi metro sürprizi Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, güne BursaRay’da vatandaşlarla yolculuk yaparak başladı. Sabahın erken saatlerinde öğrenciler ve işe gidenlerle sohbet eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin gençlere ve kadınlara yönelik hayata geçirdiği destek projelerini anlattı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Küçük Sanayi istasyonundan BursaRay’a binerek Uludağ Üniversitesi istasyonuna kadar yolculuk yaptı. Sabahın erken saatlerinde işe, okula ve hastaneye giden vatandaşlarla birlikte yolculuk yapan Başkan Şadi Özdemir, günün ilk saatlerinde Nilüfer’in nabzını tuttu. Yolculuk sırasında özellikle gençlerle yakından ilgilenen Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi durağında inerek bölgede hizmet veren esnafıyla da selamlaştı ve hayırlı işler diledi. Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi istasyonunda karşılaştığı vatandaşlardan Mehtap Asdemir’in ricasını kırmayarak, kanser tedavisi gören babası Selahattin Yahşi ile telefonda görüştü. Selahattin Yahşi’ye geçmiş olsun dileklerini ileten ve acil şifalar dileyen Başkan Şadi Özdemir, kendisinin de kanser hastalığı atlattığını hatırlatarak, Yahşi’ye moralini yüksek tutması tavsiyesinde bulundu. "Gençleri önemsiyoruz" Üniversite durağından tekrar BursaRay’a binerek Nilüfer istasyonuna doğru yola çıkan Başkan Şadi Özdemir, yol boyunca vatandaşlarla sohbet etti. Gençlere, Nilüfer Belediyesi’nin eğitime verdiği desteklerden bahseden Başkan Şadi Özdemir, "Eğitim hayatınızda yanınızda olmak bizim için çok değerli. Şu an Nilüfer’de ikamet eden 2 bin üniversiteli gencimize Burulaş abonman kartı desteği sağlıyoruz. Ayrıca sabahın erken saatlerinde derse yetişmeye çalışan gençlerimiz için BursaRay Uludağ Üniversitesi istasyonunda hem de Görükle’deki KYK yurdu önünde ücretsiz çorba ikramımız devam ediyor" dedi. Anne taksi ve yeni kreşler yolda Vatandaşlarla yaptığı görüşmelerde kadınlara yönelik projelere de değinen Başkan Şadi Özdemir, çalışan annelerin en büyük ihtiyaçlarından biri olan kreş ve gündüz bakımevlerinin sayısını artırmak için çalıştıklarını belirtti. Yakın zamanda faaliyete geçen "Anne Taksi" uygulamasına da dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, "Anne adaylarımızın ve bebekli annelerin hayatını kolaylaştırmak istedik. Hamile kadınları ve 0-1 yaş aralığında bebeği olan annelerimizi, devlet hastanelerindeki randevularına ‘Anne Taksi’ ile tamamen ücretsiz ve güvenli bir şekilde ulaştırıyoruz" diye konuştu. "Nilüfer’de yaşamak ayrıcalıktır" Renkli ve samimi anların yaşandığı yolculukta vatandaşlara Nilüfer’de yaşamaktan mutlu olup olmadıklarını soran Başkan Şadi Özdemir, kentin sahip olduğu yaşam kültürüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, "Nilüfer’de yaşamak gerçekten bir ayrıcalık. Bizler de bu ayrıcalığı sizlere her alanda hissettirmek, dayanışmayı büyütmek ve hayatınızı kolaylaştırmak için sokakta, sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.