EKONOMİ
İzmir’de CHP’nin boykot çağrısı karşılık bulmadı 02 Nisan 2025 Çarşamba - 21:48:02 CHP tarafından yapılan boykot çağrısı İzmir’de karşılık bulmadı. Çarşı ve pazarlarda aynı zamanda marketlerde yoğunluk gün boyu devam etti. Özellikle bazı vatandaşlar bugün ihtiyaçları olmadığı halde alışveriş yaptıklarını beyan ederken, AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar kızı ile birlikte alışveriş yaptı. Boykot çağrısının vatandaşlar tarafından karşılık bulmadığını belirten Milletvekili Kırkpınar, bazı vatandaşların ihtiyacı olmadığı halde aileleri ile birlikte alışveriş yaptıklarına şahit olduğunu vurguladı. Kırkpınar, "CHP Genel Başkanı Özel’in toplumsal hayatı bölmeye uğraşmak dışında bir muhalefet yeteneği olmadığı yaptığı bu çağrı ile net bir şekilde görülmüştür. Özel’in bu çağrısı CHP’yi, muhalefet yapma yeteneğinden bile yoksun bir hale düşürmüştür. Sayın Özel siyasi fanatizm, tehdit, milli firmaları hedef almak ve sosyal bölücülük yaparak yolsuzluğun üstüne kapatmaya çalışmaktadır. Özgür Özel’in Türkiye’nin kazanımlarına zarar vermek için yürüttüğü faaliyet sadece CHP’ye zarar vermiştik. Vatandaşlarımız bu sahte siyaseti ve saldırgan siyasetçileri boykot etmiştir" ifadelerini kullandı. Öte yandan AK Parti Konak İlçe Başkanı Mehmet Said Başdaş ve Kemalpaşa İlçe Başkanı Dr. Metin Yaşar da ilçelerinde bulunan esnafları ziyaret edip alışveriş yaptılar.
02 Nisan 2025 Çarşamba - 17:30 Bursa Ticaret Borsası’ndan boykota tepki... Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, "Ekonomik büyüme için üretim yapan ve dünya ile rekabet eden firmalarımızın siyasi çatışmaların parçası haline getirilmesi hem bu şirketlere hem de ülke ekonomisine büyük zararlar verir. Bu tür girişimler, iş dünyamızın faaliyetlerini zorlaştırmakla kalmaz, aynı zamanda ekonomimizin temel dinamiklerini sarsar" dedi. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, boykot çağrıları ile ilgili basın açıklaması yaptı. Üretim yapan firmaların son dönemde siyasi tartışmalara dahil edilerek hedef gösterilmesi ve boykot edilmesine yönelik gelişmeler hakkında değerlendirmelerini paylaşmak üzere bir araya geldiklerini belirten Matlı, "Bursa Ticaret Borsası olarak, ülkemizin ekonomik istikrarı ve sürdürülebilir kalkınması için üretici firmalarımızın siyasi gündemin dışında tutulması gerektiğini özellikle vurgulamak istiyoruz. İş dünyası, ülke ekonomisinin en temel yapı taşlarından biridir. Bu firmalar, üretim, iş gücü ve ihracat odaklı çalışarak Türkiye’nin büyümesine katkı sağlamaktadır" diye konuştu. "Firmaların siyasi çatışmaların parçası haline getirilmesi ekonomiye büyük zarar verir" Firmalara yapılan boykotun ekonomiye kötü bir şekilde yansıdığını belirten Matlı, "Ekonomik büyüme için üretim yapan ve dünya ile rekabet eden firmalarımızın siyasi çatışmaların parçası haline getirilmesi hem bu şirketlere hem de ülke ekonomisine büyük zararlar verir. Bu tür girişimler, iş dünyamızın faaliyetlerini zorlaştırmakla kalmaz, aynı zamanda ekonomimizin temel dinamiklerini sarsar. Bu fikirde, iş dünyasının her zaman desteklenmesi ve büyümesi teşvik edilmelidir. Özel sektör, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında kilit rol oynamaktadır. Üretici firmalarımız, sadece ülke ekonomisine katkı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda milyonlarca insanımıza iş imkânı sunar. Bu nedenle, iş dünyasının hedef alınması, yalnızca firmaların değil, toplumun her kesiminin yaşam standartlarını da olumsuz etkiler" şeklinde konuştu. ’’Ortak bir duyarlılık gelişmesi gerekmektedir’’ "Ülkenin ekonomik geleceği üretici firmaların güçlü bir şekilde varlık göstermelerine bağlı" diyen Matlı, "Siyasi kutuplaşmaların, iş dünyasına zarar vermemesi için ortak bir duyarlılık geliştirilmesi gerekmektedir. Ülkemizin ekonomik geleceği, üretici firmalarımızın güçlü ve sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermelerine bağlıdır. Bu firmaların üretime ve iş gücüne katkı sağlamaları, ülkenin dışa bağımlılığını azaltarak rekabet gücünü artırmaktadır. Bu doğrultuda, kişisel tepkiler ve olumsuz çağrılar, sadece firmalarımızı değil, Türkiye’nin ekonomik gücünü de tehlikeye atmaktadır. Unutulmamalıdır ki, ekonomik büyüme ve iş gücünün sürekliliği için üretim yapan, iş gücü sağlayan ve ülkeye katma değer sunan firmalarımızın desteklenmesi hepimizin sorumluluğudur" dedi. "Gerekli adımlar atılmalıdır" "Sorunları büyütmek değil ortak hareket ederek sağlam ve sürdürülebilir bir gelecek kurmak önceliğimiz olmalıdır" diyen Matlı, "Siyasi gündemin ötesinde, bu işletmelerin büyümesi ve gelişmesi için gerekli tüm adımlar atılmalıdır. Demokratik toplumlarda eleştiri bir haktır ancak çözüm, yıkıcı tavırlardan değil, yapıcı yaklaşımlardan doğar. Mevcut sorunları büyütmek yerine, çözüm odaklı bir bakış açısıyla hareket ederek ülkemizi daha güçlü kılmak hepimizin sorumluluğudur. Sorunları büyütmek değil, birlik içinde hareket ederek daha sağlam ve sürdürülebilir bir gelecek kurmak önceliğimiz olmalıdır" ifadelerine yer verdi.
BTB Başkanı Özer Matlı: "Firmaların siyasi çatışmaların parçası haline getirilmesi şirketlere ve ülke ekonomisine büyük zararlar verir"
02 Nisan 2025 Çarşamba - 14:20 BTB Başkanı Özer Matlı: "Firmaların siyasi çatışmaların parçası haline getirilmesi şirketlere ve ülke ekonomisine büyük zararlar verir" Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, "Ekonomik büyüme için üretim yapan ve dünya ile rekabet eden firmalarımızın siyasi çatışmaların parçası haline getirilmesi hem bu şirketlere hem de ülke ekonomisine büyük zararlar verir. Bu tür girişimler, iş dünyamızın faaliyetlerini zorlaştırmakla kalmaz, aynı zamanda ekonomimizin temel dinamiklerini sarsar" dedi. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, boykot çağrıları ile ilgili basın açıklaması yaptı. Üretim yapan firmaların son dönemde siyasi tartışmalara dahil edilerek hedef gösterilmesi ve boykot edilmesine yönelik gelişmeler hakkında değerlendirmelerini paylaşmak üzere bir araya geldiklerini belirten Matlı, "Bursa Ticaret Borsası olarak, ülkemizin ekonomik istikrarı ve sürdürülebilir kalkınması için üretici firmalarımızın siyasi gündemin dışında tutulması gerektiğini özellikle vurgulamak istiyoruz. İş dünyası, ülke ekonomisinin en temel yapı taşlarından biridir. Bu firmalar, üretim, iş gücü ve ihracat odaklı çalışarak Türkiye’nin büyümesine katkı sağlamaktadır" diye konuştu. "Firmaların siyasi çatışmaların parçası haline getirilmesi ekonomiye büyük zarar verir" Firmalara yapılan boykotun ekonomiye kötü bir şekilde yansıdığını belirten Matlı, "Ekonomik büyüme için üretim yapan ve dünya ile rekabet eden firmalarımızın siyasi çatışmaların parçası haline getirilmesi hem bu şirketlere hem de ülke ekonomisine büyük zararlar verir. Bu tür girişimler, iş dünyamızın faaliyetlerini zorlaştırmakla kalmaz, aynı zamanda ekonomimizin temel dinamiklerini sarsar. Bu fikirde, iş dünyasının her zaman desteklenmesi ve büyümesi teşvik edilmelidir. Özel sektör, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasında kilit rol oynamaktadır. Üretici firmalarımız, sadece ülke ekonomisine katkı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda milyonlarca insanımıza iş imkânı sunar. Bu nedenle, iş dünyasının hedef alınması, yalnızca firmaların değil, toplumun her kesiminin yaşam standartlarını da olumsuz etkiler" şeklinde konuştu. ’’Ortak bir duyarlılık gelişmesi gerekmektedir’’ "Ülkenin ekonomik geleceği üretici firmaların güçlü bir şekilde varlık göstermelerine bağlı" diyen Matlı, "Siyasi kutuplaşmaların, iş dünyasına zarar vermemesi için ortak bir duyarlılık geliştirilmesi gerekmektedir. Ülkemizin ekonomik geleceği, üretici firmalarımızın güçlü ve sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermelerine bağlıdır. Bu firmaların üretime ve iş gücüne katkı sağlamaları, ülkenin dışa bağımlılığını azaltarak rekabet gücünü artırmaktadır. Bu doğrultuda, kişisel tepkiler ve olumsuz çağrılar, sadece firmalarımızı değil, Türkiye’nin ekonomik gücünü de tehlikeye atmaktadır. Unutulmamalıdır ki, ekonomik büyüme ve iş gücünün sürekliliği için üretim yapan, iş gücü sağlayan ve ülkeye katma değer sunan firmalarımızın desteklenmesi hepimizin sorumluluğudur" dedi. "Gerekli adımlar atılmalıdır" "Sorunları büyütmek değil ortak hareket ederek sağlam ve sürdürülebilir bir gelecek kurmak önceliğimiz olmalıdır" diyen Matlı, "Siyasi gündemin ötesinde, bu işletmelerin büyümesi ve gelişmesi için gerekli tüm adımlar atılmalıdır. Demokratik toplumlarda eleştiri bir haktır ancak çözüm, yıkıcı tavırlardan değil, yapıcı yaklaşımlardan doğar. Mevcut sorunları büyütmek yerine, çözüm odaklı bir bakış açısıyla hareket ederek ülkemizi daha güçlü kılmak hepimizin sorumluluğudur. Sorunları büyütmek değil, birlik içinde hareket ederek daha sağlam ve sürdürülebilir bir gelecek kurmak önceliğimiz olmalıdır" ifadelerine yer verdi.
Ordulu balıkçılar: "Çok bereketli bir sezon geçirdik"
02 Nisan 2025 Çarşamba - 14:15 Ordulu balıkçılar: "Çok bereketli bir sezon geçirdik" Denizlerde av yasağı 15 Nisan’da başlayacak. Karadenizli balıkçılar, palamut ve istavrit açısından bereketli bir sezon geçirdiklerini, artık sezonu bitirme hazırlıklarına başladıklarını söyledi. Denizlerde 1 Eylül 2024’te başlayan avlanma sezonu, 15 Nisan 2025 tarihinde sona erecek. Türkiye’de balıkçılıkta önemli bir yere sahip Karadeniz’de balıkçılar, bu sezon palamut ve istavrit balıklarının bol olduğunu ancak hamsinin istenilen kadar çok olmadığını ifade etti. Sezonun bitmesine sayılı günler kala çoğu balıkçının sezonu erken kapattığını, bir kısmının ise bitirme aşamasına geldiğini belirten balıkçılar, 15 Nisan’dan itibaren gelecek sezon için tekne ve ağlarını bakıma alacaklarını kaydetti. "Palamut ile çok güzel bir sezon geçti" Ordulu balıkçı ve tekne sahibi Birol Karadeniz, "Sezon bu yıl palamut ile güzel geçti, hamsi az oldu. Bu nedenle biraz istavrite baktık, o da güzeldi. Şimdilik sezonu erken kapattık ve yeni sezon için hazırlıklar yapacağız. Bu süreçte ağların tamiri, teknemizin bakımlarını yapacağız. Hamsi az olduğu için sezonu erken kapatmak durumunda kaldık. İnşallah önümüzdeki sezon iyi olur. Bu bizim işimiz" dedi. "Sürdürülebilir balıkçılık için yasaklara uyulmalı" Ordulu balıkçı Ali Karadeniz ise hem büyük hem de küçük balıkçılık ile geçimini sağladıklarını ifade etti. Şu anda kalkan avının olduğunu kaydeden Karadeniz, sürdürülebilir balıkçılık için yasaklara uyulmasının önemine değinerek, "Şu anda balık az zaten 15 Nisan tarihinde de yasak başlıyor. Balıkçı arkadaşlarımızdan ricam yasaklara riayet etmeleri. Bu sezon palamut çok güzeldi ama hamsi zayıftı, yine de aç kalmadık, Allah bereket versin. Bundan sonraki süreçte gelecek sezon için hazırlıklar yapacağız" diye konuştu.
Ordulu balıkçılar: "Çok bereketli bir sezon geçirdik"
02 Nisan 2025 Çarşamba - 14:13 Ordulu balıkçılar: "Çok bereketli bir sezon geçirdik" Denizlerde 15 Nisan’da başlayacak av yasağı sonrası Karadenizli balıkçılar, palamut ve istavrit balığı açısından bereketli bir sezon geçirdiklerini, artık sezonu bitirme hazırlıklarına başladıklarını söyledi. Denizlerde 1 Eylül 2024 tarihinde başlayan avlanma sezonu, 15 Nisan 2025 tarihinde sona erecek. Türkiye’de balıkçılıkta önemli bir yere sahip Karadeniz’de balıkçılar, bu sezon palamut ve istavrit balıklarının bol olduğunu ancak hamsinin istenilen kadar çok olmadığını ifade etti. Sezonun bitmesine sayılı günler kala çoğu balıkçının sezonu erken kapattığını, bir kısmının ise bitirme aşamasına geldiğini belirten balıkçılar, 15 Nisan tarihinden itibaren gelecek sezon için tekne ve ağlarını bakıma alacaklarını kaydetti. "Palamut ile çok güzel bir sezon geçti" Ordulu balıkçı ve tekne sahibi Birol Karadeniz, "Sezon bu yıl palamut ile güzel geçti, hamsi az oldu. Bu nedenle biraz istavrite baktık, o da güzeldi. Şimdilik sezonu erken kapattık ve yeni sezon için hazırlıklar yapacağız. Bu süreçte ağların tamiri, teknemizin bakımlarını yapacağız. Hamsi az olduğu için sezonu erken kapatmak durumunda kaldık. İnşallah önümüzdeki sezon iyi olur. Bu bizim işimiz" dedi. "Sürdürülebilir balıkçılık için yasaklara uyulmalı" Ordulu balıkçı Ali Karadeniz ise hem büyük hem de küçük balıkçılık ile geçimini sağladıklarını ifade etti. Şu anda kalkan avının olduğunu kaydeden Karadeniz, sürdürülebilir balıkçılık için yasaklara uyulmasının önemine değinerek, "Şu anda balık az zaten 15 Nisan tarihinde de yasak başlıyor. Balıkçı arkadaşlarımızdan ricam sürdürülebilir balıkçılık için yasaklara riayet etmeleri. Bu sezon palamut çok güzeldi ama hamsi zayıftı, yine de aç kalmadık, Allah bereket versin. Bundan sonraki süreçte gelecek sezon için hazırlıklar yapacağız" diye konuştu.
Sarıgöl’de ’Sonbaharın Kralı’ üzüm türü yaygınlaşıyor
02 Nisan 2025 Çarşamba - 14:10 Sarıgöl’de ’Sonbaharın Kralı’ üzüm türü yaygınlaşıyor Manisa’nın Sarıgöl ilçesinde, soğuk havalardan geç etkilenmesi ve don olaylarına karşı dayanıklılığı ile öne çıkan "Sonbaharın Kralı" (Autumn King) üzüm türünün dikimi hızla yaygınlaşıyor. Geç olgunlaşan, iri taneli ve çekirdeksiz üzüm türünün, Amerika’nın Kaliforniya eyaletinden geldiği öğrenildi. Sarıgöllü üzüm üreticisi Fatih Akın, Autumn King üzüm türünün soğuktan etkilenmediğini ve ekonomik avantajlar sunduğunu vurgulayarak, "Bu üzüm türünde ticari bir üzümde olması gereken tüm özellikler mevcut. Dayanıklılık, yüksek verim, gösterişli iri taneler ve kütür kütür bir yeme zevki sunuyor. Çekirdeksiz olmasına rağmen giberellik uygulamasına gerek duyulmaması, üreticiler için önemli bir avantaj. Giberellik kullanımı ekstra maliyet, ekstra iş ve doğru zamanlama gerektiren zorlu bir süreç." dedi. Akın, üzümün en önemli özelliğinin geç uyanması olduğunu belirterek, "Manisa’da diğer üzüm türleri 20-25 gün önce uyanmaya başladı ve 22-23 Mart’ta birçok mahallede don zararı oluştu. Ancak Autumn King, o tarihlerde henüz uyanmadığı için dondan etkilenmedi. Bu özellik, Ege Bölgesi için mart sonu, İç Anadolu Bölgesi için ise nisan sonu yaşanan bahar donlarından korunmayı sağlıyor. Böylece emekleriniz bir anda yok olmuyor." ifadelerini kullandı. Manisa Sarıgöl’de yaklaşık 50 dekarlık alanda 5-6 çiftçi tarafından yetiştirilen Autumn King üzüm türü, uyanmaya başlarken, kısa sürede diğer ürünlerle arasındaki farkı kapatan bu türün, mart ayındaki don olaylarının tamamen geçmesinden sonra gelişmesi nedeniyle tercih edildiği öğrenildi.
Antalya iş dünyasından boykot çağrılarına tepkiler
02 Nisan 2025 Çarşamba - 13:54 Antalya iş dünyasından boykot çağrılarına tepkiler Antalya iş dünyasının temsilcileri, son günlerde kamuoyuna yansıyan boykot çağrılarına karşı sağduyu çağrısı yaparak üretim, istihdam ve ticaretin sürdürülebilirliğine vurgu yaptı. AESOB Başkanı Adlıhan Dere, "Şu anda dükkanlarımız açık, herkes evine ekmek götürmek için, para kazanmak için iş yerlerini açtı, müşterisini bekliyor" ifadelerini kullanırken, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman ise "Üretim ve istihdam sağlayan üyelerimiz için olumsuz olabilecek her türlü davranıştan kaçınmalıyız" dedi. Antalya iş dünyasının önde gelen temsilcileri, İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması sonrası başlatılan boykot çağrılarını değerlendirdi, üretim ve istihdamın korunması gerektiğini vurguladı. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman ve Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere, ekonomide istikrarın ve toplumsal huzurun önemine dikkat çekti. "Üretim ve istihdam ekonomik bağımsızlığın temeli" ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, yaptığı değerlendirmede üretimin ve istihdamın ekonomik bağımsızlığın temel unsurları olduğunu ifade ederek, "Üretim ve istihdam sağlayan üyelerimiz için olumsuz olabilecek her türlü davranıştan kaçınmalıyız. Son haftalarda yaşadığımız bu zorlu süreci toplumun tüm kesimlerini tatmin edecek ve hukukun üstünlüğünü hakim kılacak çözümlerle aşacağımıza inanmaktayız" dedi. "Dükkanlarımız açık" TESK Genel Başkan Vekili ve AESOB Başkanı Adlıhan Dere ise esnafın siyaset üstü bir pozisyonda olduğunu ve geçim derdiyle hareket ettiğini vurgulayarak, "Şu anda dükkanlarımız açık, herkes evine ekmek götürmek için, para kazanmak için iş yerlerini açtı, müşterisini bekliyor. Bizim derdimiz kavga değil, bizim derdimiz Türkiye’de uzlaşı, barış. Ortam düzgün olsun, her şey güzel olsun, herkes mutlu olsun. Burada esnaf zarar görmesin" ifadelerini kullandı. Boykot çağrılarına rağmen esnafın görevinin başında olduğunun altını çizen Dere, esnafın yükümlülükleri ve geçim kaygılarına dikkat çekerek, "Biz bu işlerin dışındayız. Alışveriş yapmayın şeklindeki çağrıları kabul etmiyoruz. Bizim bir sürü kiramız var, vergimiz var. Esnaf her zaman böyle kaos ortamlarında devletinin, milletinin yanında olmuştur. Şimdi de müşterisine, komşusuna hizmet vermek için çalışıyor" diye konuştu.
Murzioğlu: "Şirketler siyasi tartışmaların dışında tutulmalı"
02 Nisan 2025 Çarşamba - 13:32 Murzioğlu: "Şirketler siyasi tartışmaların dışında tutulmalı" Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, ’ekonomik boykot’ çağrılarına ilişkin yaptığı açıklamada şirketlerin siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini belirterek, "Bu durumun hiç kimseye bir faydası olmadığı gibi ekonomiye de zarar verecektir. Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır" dedi. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, boykot çağrılarına ilişkin yazılı bir açıklamada bulundu. Ekonomiye yönelik boykot çağrılarının her kim tarafından ya da hangi kesim tarafından yapılırsa yapılsın doğru bulmadıklarını belirten Başkan Salih Zeki Murzioğlu, "Ekonomi, bir milletin ortak emeğidir. Bu emeği sekteye uğratmaya yönelik her hareket, yalnızca firmalarımıza değil, sanayicimize, tüccarlarımıza, esnaflarımıza ve tüm vatandaşlarımıza zarar verecektir. Ayrıca bu tip çağrılar toplumda kutuplaşmalara da yol açmaktadır" diye konuştu. "Biz tartışmadan değil, uzlaşıdan yanayız" Yaptığı açıklamada duyarlılık çağrısında bulunan Murzioğlu, "Ülkemizde ticari hayatı sekteye uğratacak, üretim hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak çağrılar konusunda dikkatli ve duyarlı olunmalıdır. Siyasetçiler süreçleri yönetirken ister muhalefette ister iktidarda olsun serbest piyasayı olumsuz etkileyecek hiçbir yaklaşımı doğru bulmuyoruz. İş dünyasının dinamikleri farklıdır. Üretimle, yatırımla, ihracatla, istihdam sağlayarak ülkenin gücüne güç katan şirketlerimiz günlük siyasi tartışmaların bir parçası haline dönüştürülmemelidir. Bu olaylarda hiçbir dahli ve suçu olmayan şirketlerimize boykot çağrısında bulunmak, bu kırılgan dönemde ülkemize zarar getirmekten ve istikrarı sekteye uğratmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Biz birleşmeden, uzlaşmadan yanayız. Tartışmaların değil, uzlaşının yanındayız. Hiçbir tartışmanın bir parçası olmak istemeyiz. Bu durumun hiç kimseye bir faydası olmadığı gibi ekonomiye de zarar verecektir. Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır" ifadelerini kullandı.
MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur, "Boykot" çağrılarına tepki gösterdi
02 Nisan 2025 Çarşamba - 13:26 MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur, "Boykot" çağrılarına tepki gösterdi Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Başkanı Gökhan Temur, "Boykot" çağrılarına tepki gösterdi. Konuyla ilgili açıklama yapan MÜSİAD İzmir Başkanı Gökhan Temur, "Son günlerde bazı çevrelerce desteklenen ve 2 Nisan için duyurulan genel boykot çağrısı, yalnızca ekonomik dengeleri bozma girişimi değil; aynı zamanda üretimi, istihdamı ve piyasaları hedef alan bir sabotaj niteliğindedir. Bu çağrı, ülkemizin yerli ve millî sermayesini zayıflatmayı, ekonomik bağımsızlığımızı tehlikeye atmayı ve küresel sermayeye alan açmayı amaçlayan açık bir girişimdir. Oysaki ekonomi, bir milletin ortak emeğidir ve bu emeği sekteye uğratmaya yönelik her hareket; sanayicimizden esnafımıza, ihracatçımızdan işçimize kadar herkese zarar vermektedir. MÜSİAD İzmir olarak bizler, İzmirli hemşehrilerimizi bu tür suni kriz çağrılarına karşı sağduyulu olmaya, dayanışma içinde hareket etmeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Sessiz kalmayacaklarını ifade eden Temur, sözlerini şöyle noktaladı: "2 Nisan günü ekonomimize daha güçlü destek vermek için alışverişlerini ertelemeyen, yerli üretime ve markalara sahip çıkan her bir vatandaşımız, Türkiye’nin ekonomik istikrarına katkı sağlamış olacaktır. Unutulmamalıdır ki, Türkiye ekonomisi son yıllarda üretim gücü, ihracat odaklı büyüme modeli ve girişimcilerimizin azmiyle önemli bir ivme yakalamıştır. İzmir olarak biz de bu başarıya en büyük katkıyı sunan şehirlerden biriyiz. Bu sebeple, istikrarlı büyümeyi tehdit eden hiçbir girişime sessiz kalmamız mümkün değildir. Bir kez daha vurgulamak isterim ki, işletmelerimiz siyasi tartışmaların bir parçası haline getirilmemeli, tüm paydaşlar ülkemizin refahı için ortak akıl ve sağduyuyla hareket etmelidir."
Antalya’da bayram tatiline yağmur engeli
02 Nisan 2025 Çarşamba - 13:24 Antalya’da bayram tatiline yağmur engeli Ramazan Bayramı’nda iç turizmde hareketliliğin beklendiği Antalya’da, olumsuz hava şartları son dakika satışlarına engel oldu. Bazı tatilciler rotalarını başka yerlere kırarken, iç piyasadan umduğunu bulamayan turizmciler yurt dışından gelen satışlarla bir nebze moral buldu. Turizmci Hamit Kuk, "Kimse yağmurda tatile çıkmıyor. Yağıştan dolayı son dakika satışları neredeyse hiç olmadı" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ramazan Bayramı tatilini kamu çalışanları için 9 güne uzattığını açıklamasının ardından iç turizmde hareketlilik beklenen Antalya’daki artışa yağış engel oldu. Bayram öncesi güneşli havanın hakim olduğu kent için Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yağış uyarılarının ardından, beklenen son dakika randevuları istenileni veremedi. Neredeyse yok denilecek kadar az olan son dakika rezervasyonlarından çok az sayıda kısmı da iptal edildi. İç piyasadan umduğunu bulamayan turizmcilere yurt dışından yapılan satışlar ise bir nebze moral oldu. "Kimse yağmurda tatile çıkmıyor" İlk üç günde yurt dışı satışlarıyla birlikte çoğu otelde doluluk oranını yüzde 70 ila 80 bandına ulaştığını kaydeden kentin önemli turizmcilerinden Hamit Kuk, acentelerle gerçekleştirdiği görüşmelerde iç piyasadan talebin oldukça düşük olduğu ve beklediğini bulamadıkları yönünde dönüş sağladıklarını belirtti. Buna sebep olarak kentte 3 gündür süren yağışın etkili olduğuna dikkati çeken Kuk, "Kimse yağmurda tatile çıkmıyor. Bazı otellerle görüşmelerimiz oldu, doluluk beklentileri yüzde 70-80’di ancak bu rakam yurt dışından gelen tatilcilerle gerçekleşmiş. Yağıştan dolayı son dakika satışları neredeyse hiç olmadı" dedi.
Muradiye OSB Başkanı Kıvırcık: "Yerli markalara boykot değil destek zamanı"
02 Nisan 2025 Çarşamba - 13:19 Muradiye OSB Başkanı Kıvırcık: "Yerli markalara boykot değil destek zamanı" Manisa’nın Muradiye Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, CHP tarafından başlatılan boykotla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Kıvırcık, "Yerli markalara boykot değil destek zamanı" diyerek boykotun yerli üretime ve ekonomiye darbe vuracağını kaydetti. Muradiye Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kıvırcık, yerli ve milli markalara CHP tarafından başlatılan boykot çağrısını sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile eleştirdi. Yerli markaları boykot etmek yerine destek verilmesi gerektiğini aktaran Kıvırcık, "Son günlerde Türkiye’de yaşanan siyasi gelişmelerle birlikte bazı markalar kamuoyunda hedef haline geldi ve çeşitli boykot çağrıları yapılıyor. Bu tür çağrıların uzun vadede ülke ekonomisine, yerli üretime ve istihdama olumsuz etkiler doğurabileceğine dikkat edilmelidir. Yerli markalar, sadece ticari işletmeler değil, aynı zamanda ülkemizin üretim gücünü, istihdam kapasitesini ve uluslararası pazarlardaki temsil kabiliyetini yansıtan önemli değerlerdir. Bu firmalar, binlerce çalışana doğrudan ya da dolaylı olarak geçim kaynağı sağlamakta, tedarik zinciriyle birlikte geniş bir ekonomik ekosistemi beslemektedir. Firmalara yapılan boykot, aslında bu firmalardan geçimini sağlayan binlerce vatandaşımızın yaşam hakkını boykot etmektir. Yerli markalarımızın siyasi tartışmaların dışında tutulmasını ve ülke ekonomimizin kendi vatandaşlarımız tarafından etkilenmeye çalışılarak siyaseten haklı çıkılabileceği iddiasından vazgeçilmesi gerektiğine inanıyorum" ifadelerini kullandı.
MAGİNDER Başkanı Karademir’den boykot tepkisi
02 Nisan 2025 Çarşamba - 12:58 MAGİNDER Başkanı Karademir’den boykot tepkisi Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, boykota tepki göstererek, "Esnafımız ekmeğinin peşinde, boykot onları zor duruma sokar" dedi. Malatya Girişimci İş İnsanları Derneği (MAGİNDER) Başkanı Salih Karademir, CHP’nin 2 Nisan’da ülke genelinde yaptığı alışveriş boykotu çağrısına karşı esnafı ziyaret ederek açıklamalarda bulundu. 6 Şubat depremlerinden ağır etkilenen Malatya’nın ekonomik toparlanma sürecinde olduğunu belirten Karademir, boykotun esnafı daha da zor duruma düşüreceğini vurguladı. Esnafın büyük zorluklarla mücadele ettiğini belirten Karademir, "Malatya, Adıyaman, Hatay ve Kahramanmaraş gibi depremin yıkıcı etkisini derinden yaşadı. İş dünyamız yeni yeni toparlanmaya başladı. Böylesine kritik bir süreçte, esnafımıza zarar verecek bir boykotun çağrısını yapmak son derece yanlıştır. Esnafımız zaten zor şartlarda ekmeğini kazanmak için mücadele ediyor. Onlara destek olmak yerine böyle bir baskı oluşturulmasını doğru bulmuyoruz" dedi. "Gün, birlik ve beraberlik günüdür" Devletin yanında olduklarını ve Türkiye’nin bu tür iç karışıklıklara sürüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Karademir, "Ülkemiz zaten zor günlerden geçiyor. Ramazan Bayramı’nın hemen ardından ülkenin huzurunun bozulmasına yönelik çabalar bizi üzmektedir. Bizim bu süreçte devletimize, milletimize ve esnafımıza daha fazla sahip çıkmamız gerekiyor. Gün, ayrışma değil, birlik olma günüdür" ifadelerini kullandı. "Boykot yapılacaksa İsrail mallarına yapılmalı" Karademir, boykotun yönlendirilmesi gereken asıl noktaya dikkat çekerek, "Boykot yapılacaksa, Gazze’deki kardeşlerimiz için İsrail mallarına yapılmalıdır. Türkiye’deki esnafımıza yapılan boykotun hiçbir anlamı yoktur, aksine yerel ekonomiyi baltalamaktan başka bir işe yaramaz" diye konuştu. "Devletimizin yanındayız, alışverişimize devam ediyoruz" Boykot çağrılarının iş dünyasını zor duruma soktuğunu belirten Karademir, siyasilere çağrıda bulunarak, "Deprem bölgesindeki esnafımıza ve iş dünyasına daha fazla destek verilmelidir. Biz iş dünyası olarak bu boykotu kesinlikle kabul etmiyoruz. Esnafımızın yanında olmaya ve alışverişimize devam etmeye kararlıyız. Devletimizin aldığı her karar bizim için kıymetlidir ve milletçe sağduyulu olmaya devam etmeliyiz" şeklinde konuştu.