EKONOMİ
05 Mart 2026 Perşembe - 17:48 Başkan Günel: ’Amacımız yeni bir başlangıcın kapısını aralamak’ Başkan Ömer Günel, ITB Berlin Fuarı’na katılmak için gittiği Almanya’da, Türk-Alman İş İnsanları Birliği’ni ziyaret etti. Birlik üyelerine Kuşadası’nın sahip olduğu turizm potansiyeli hakkında bilgi veren Başkan Ömer Günel, "Aydın bugüne kadar tarım kenti olarak görüldüğü için buna göre organize edilmiş. Ancak bize göre Aydın turizmin, gastronominin ve sanayinin de lokomotifi olacak kapasiteye sahip. Bu nedenle bizim amacımız yeni bir başlangıcın kapısını aralamak" dedi. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Berlin’de Türk-Alman İş İnsanları Birliği üyeleriyle bir araya geldi. Başkan Ömer Günel’in ziyaretine Belediye Başkan Yardımcısı Seyfi Seyhan Suvari ile Belediye Meclis Üyeleri de katıldı. Başkan Ömer Günel ziyaretinde Türk-Alman İş İnsanları Birliği üyelerine Kuşadası’nın sahip olduğu doğal ve tarihi güzelliklerinden bahsetti. Toplantıda Kuşadası’nın yılın dört mevsimine yayılan turizm ile konaklama imkanlarını da anlatan Başkan Ömer Günel’i Türk-Alman İş İnsanları Birliği üyeleri ilgi ve dikkatle dinledi. Aydın’ın bugüne kadar sadece tarım kenti olarak görüldüğüne dikkat çeken Başkan Ömer Günel, "Bize göre Aydın aynı zamanda turizm, gastronomi ve sanayi kenti. Çünkü dünyanın en önemli 3 kruvaziyer limanından bir tanesi Kuşadası’nda bulunuyor. İlçemize gelen kruvaziyer yolcusu sayısına baktığımızda son 3 yıldır kendi rekorumuzu egale ediyoruz. Geçen yıl 1 milyon kruvaziyer yolcusu ağırladık. Bu yıl sayının çok daha fazla olmasını bekliyoruz. Ben Kuşadası, Didim ve Selçuk’un turizm alanında iş birliği içerisinde olmasını çok önemsiyorum. Çünkü ortak turizm değerlerini paylaşıyoruz. Bizim amacımız Aydın için yeni bir başlangıcın kapısını aralamak" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 17:16 Aydın’da ticari taksi şoförlerinden zam çağrısı Aydın’da faaliyet gösteren ticari taksi şoförleri, artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandıklarını belirterek yetkililerin tarifeye düzenleme yapılmasını beklediklerini ifade ettiier. Özellikle akaryakıt, sigorta ve araç bakım giderlerindeki artışın kendilerini ciddi şekilde etkilediğini dile getiren taksiciler, mevcut tarifeyle hizmet vermenin her geçen gün daha da zorlaştığını söyledi. Mevcut ücretlere yüzde 50 zam, indi-bindi ücretinin ise 220 TL olarak belirlenmesini talep eden taksiciler taleplerinin karşılık bulmaması halinde kontak kapatma noktasına gelebileceklerini belirtti. Taksici esnafı, hem ekonomik şartların hem de mesleğin sürdürülebilirliği açısından yeni bir düzenleme yapılmasını istedi. Otogar Taksi Durak Başkanı Cengiz Yoltay meslektaşları adına yaptığı açıklamada, "Biz taksiciler olarak bugüne kadar oda başkanımızın gayretleri ve Aydın Büyükşehir Belediye Başkanımız Özlem Çerçioğlu’nun destekleri ile çalıştık. Ancak bugüne kadar aldığımız zamlar ülkemizin içerisinde bulunduğu durumda çok yetersiz kaldı. Geçen hafta oda toplantımızda indi-bindi tarifesinde 220 TL olarak belirttiğimiz zammı alamadık. Yakıt zamlarına yetişemez olduk. Bunun yanında devletin bize yazar kasa post uygulaması getirmesi ile Aydın’da taksi hizmeti vermemiz çok zorlaşıyor. Biz normal vatandaşların yaptırdığı trafik sigortasını biz çok daha fazlaya yaptırıyoruz. Çalışan sigortalı arkadaşlarımızın sigortalarını ödemekte zorlanıyoruz. Ayrıca TÜVTÜRK’ün bizlerin her yıl yaptırdığımız araç muayenelerinde bizlere uyguladığı yüksek miktardaki fiyatlar belimizi büküyor. Tüm bunların yanında bir de sanayi kısmı var. Yedek parça fiyatları da her geçen gün artıyor. Tüm bunların yanında trafik cezaları da çok arttı. Karşılaştığımız cezalar da çok yüksek. Kısacası biz taksiciler olarak zorluk çekiyoruz. Gündemdeki savaş durumu olmadan biz zam talebimizi dile getirmiştik. Halen daha sonuç alamadık. Yavaş yavaş kontak kapatma durumuna geliyoruz. Ayrıca Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’ndan Didim ve Kuşadası’nda yapılan duraklar gibi Efeler’de de kente yakışır taksi durakları yapılmasını talep ediyoruz" dedi. "Taksiciyi yok sayan bir anlayış var" Can Taksi Durak Başkanı Mustafa Öney, "Aydın Şoförler Odası Başkanı Semih Özmeriç geçen hafta düzenlenen toplantıda bizler için yüzde 50 zam istedi. Zam yazımızı belediyeye yazdı. Aydın Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Muhammed Ali Künkcü ise yeni seçime gireceği için kendince bir şov yaptı. Taksici esnafının 15 yıldır hiç bir derdi dinlenmediği gibi iletilen sorunları da çözülmüyor. Berberler, tamirciler ve diğer meslek gruplarının talep ettiği fiyat tarifeleri hemen imzalanırken taksici esnafının talepleri maalesef gözardı ediliyor" diye konuştu. "Yüzde 50 zam istiyoruz" Merkez Taksi Durak Başkanı Halil Civan ise "Biz aynen Semih başkanımızın talep ettiği yüzde 50 zam ve indi-bindi 220 TL ücretlerini kesintisizi olarak almak istiyoruz. Bu zammı alabilirsek biraz rahatlarız. Yoksa çok zor durumda kalıyoruz" dedi. "Giderler aynı ama tarifeler düşük" Taksiciler ise artan maliyetlere dikkat çekerek, "Her şeyin fiyatı çok yükseldi. Şu anda bizler para kazanamıyoruz. Zaten enflasyon karşısında bu zam da eriyip gidecektir. Diğer illerde bu zam fiyatları her zaman Aydın’dan daha önce uygulandı. İstanbul bizden önce 2 zam aldı. 2 sene önce biz de İstanbul’dan tam 1,5 yıl geç zam almıştık. Giderlerimiz artıyor, gelirlerimiz düşüyhor" diye konuştu.
"Türkiye’nin enerji altyapısı, Avrupa ve Amerika’dan daha iyi"
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:02 "Türkiye’nin enerji altyapısı, Avrupa ve Amerika’dan daha iyi" Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, Türkiye’nin enerji altyapısının Avrupa ve Amerika’ya göre daha yeni olduğunu anlatarak, "Türkiye’de olağanüstü ve beklenmedik bir durum yaşanmadığı sürece enerji güvenliği alanında uzun süreli elektrik kesintileri öngörmüyorum. Türkiye’nin altyapısı, yenilik bakımından Avrupa ve Amerika’nın çok ötesinde" dedi. Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında enerji hatlarının stratejik önemi daha da arttı. Özellikle Baltık Denizi’ndeki boru hatları ve deniz altı kablolarına yönelik güvenlik tartışmaları, Avrupa’nın kritik altyapılarının ne kadar kırılgan olduğu sorusunu gündeme getirdi. Son yıllarda artan siber saldırılar ve sabotaj iddiaları, enerji güvenliğini savunma politikalarının merkezine taşıdı. "Bu konu, Milli güvenlik meselesi" Enerji güvenliği hakkında Beta Enerji Yönetim Kurulu Üyesi ve İcra Kurulu Başkanı Yusuf Cenk Dağsuyu, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Dağsuyu, enerji arz güvenliğinin dünyanın en önemli konularından biri olduğuna değinerek, "Türkiye’de üretilen ve dünyanın birçok ülkesine ihraç edilen elektrifikasyon ürünlerinin üreticilerinden biriyiz. Uçtan uca çözümler sunan bir firma olarak dünyada yaşanan enerji darboğazının arka planını daha net okuyabiliyoruz. Kamuoyunun dikkatini çoğu zaman yalnızca elektrik kesintileri çekiyor ancak meselenin çok daha derin ve stratejik bir boyutu var. Ben bunu bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyorum. Dünya genelinde artan nüfus, elektrikli araçların yaygınlaşması, yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanmasıyla birlikte elektrifikasyon ürünlerine olan ihtiyaç her geçen gün artıyor" ifadelerini kullandı. "Amerika ve Avrupa’nın altyapısı eski" Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nin enerji altyapılarının eski olduğuna dikkat çeken Dağsuyu, "Biz transformatör alanında uzman ve sektörün lider firmalarından biriyiz. 120 bin metrekarelik kampüsümüz, Avrupa’nın en büyük kampüslerinden biri. Burada ürettiğimiz ürünler, dünya genelinde sınırlı sayıda üretici tarafından üretilebiliyor. Artan küresel talep nedeniyle tedarik süreçlerinde ciddi sorunlar yaşanıyor ancak Türkiye bu alanda önemli bir üretim kapasitesi oluşturmuş durumda. Elektrik kesintileri genellikle altyapı kaynaklıdır. Avrupa’da şebekeler yaşlanmış durumda. ABD’de de benzer sorunlar görüldü; örneğin San Francisco’daki kesinti bir transformatör arızasından kaynaklanmıştı. Bu tür problemler ancak doğru üretim planlaması ve zamanında yatırımlarla çözülebilir. Türkiye’nin mevcut altyapısı ve yatırımları dikkate alındığında benzer bir risk öngörmüyorum" diye konuştu. "Türkiye’nin altyapısı daha yeni" Türkiye’de enerji güvenliği konusunda sorun yaşanmayacağını ifade eden Yusuf Cenk Dağsuyu, şunları söyledi: "Türkiye’de olağanüstü bir durum yaşanmadığı sürece enerji güvenliği alanında uzun süreli elektrik kesintileri beklemiyorum. Türkiye’nin enerji altyapısı, yenilenme ve modernizasyon açısından Avrupa ve Amerika’ya kıyasla daha güncel. ABD’de şebeke yatırımlarının önemli bir kısmı çok eski dönemlere dayanıyor ve yeterli hızda yenilenmediği için bugün çeşitli sorunlar yaşanabiliyor. Avrupa’da da bazı ülkelerde iletim ve dağıtım altyapısının kapasite ve gerilim seviyeleri artan talebi karşılamakta zorlanabiliyor. Türkiye ise daha yeni altyapısı ve uluslararası bağlantı kapasitesi sayesinde bu riskleri daha yönetilebilir seviyede tutuyor. Bu nedenle ciddi bir sorun öngörmüyorum." "Sektör 2050 yılına kadar hareketli ve canlı olacak" 2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Dağsuyu, "2026 yılına büyük bir heyecanla girdik. 2025 bizim için hazırlık ve konumlanma yılı oldu; 80’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştirdik. 2026’da bu sayıyı 10-15 ülke daha artırmayı hedefliyoruz. Avrupa’da farklı noktalarda kendi altyapımızı kurarak satış stratejilerimizi güçlendirdik, ABD’deki ofislerimizi daha aktif hale getirdik. 2026’yı, küresel ölçekte bir üst lige çıkacağımız yıl olarak görüyoruz. Enerjiye yönelik artan talebin 2035’e kadar güçlü şekilde devam edeceğini öngörüyoruz. Genel perspektifte ise sektörün 2050’ye kadar dinamik ve canlı kalacağını düşünüyoruz" dedi. (UMT-ELF-
Batıçim’in çatısı altında stratejik birleşme
28 Şubat 2026 Cumartesi - 10:00 Batıçim’in çatısı altında stratejik birleşme Borsa İstanbul’un köklü şirketlerinden Batıçim, ana hissedarı Çiftay İnşaat ile birleşme kararı aldı. KAP’a yapılan açıklamada, Batıçim, halka açık olmayan Çiftay İnşaat’ı tüm aktif ve pasifleriyle birlikte bünyesine katmak için SPK’ya başvurdu. Türkiye’nin ve İzmir’in en köklü sanayi şirketlerinden Batı Anadolu Çimento Sanayii A.Ş. (Batıçim), stratejik bir birleşmeye imza atıyor. 2021 yılında Çiftay Grubu tarafından yönetimin devralınmasının ardından finansal yapısını hızla güçlendiren Borsa İstanbul’un köklü şirketlerinden Batıçim, hâkim ortağı Çiftay İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş. ile birleşme kararı aldığını açıkladı. Batıçim tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan açıklamada, tüm aktif ve pasifleri ile birlikte Çiftay İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş. devralınması suretiyle Batıçim bünyesinde birleşilmesi için Sermaye Piyasası Kurulu’na başvurulduğu belirtildi. Söz konusu birleşme, sadece iki şirketin bir araya gelmesi değil, Ege bölgesi ve Türkiye ekonomisi için önemli bir sanayi ekosisteminin tek elden yönetilmesi anlamına geliyor. Birleşme kapsamında, halka açık olmayan Çiftay İnşaat, tüm aktif ve pasifleriyle birlikte bir kül halinde Batıçim bünyesine katılırken, sürecin SPK izinlerine bağlı olarak bu yıl içerisinde tamamlanması bekleniyor. KAP’a yapılan açıklamaya göre birleşme işleminde, taraf şirketlerin ilgili düzenlemelere göre hazırlanan ve bağımsız denetimden geçmiş 31.12.2025 tarihli konsolide finansal tabloları dikkate alınacak. Güçlü geçmiş, entegre gelecek Açıklamaya göre şirket, bu birleşmeyle birlikte sadece bir çimento üreticisi değil, madencilikten lojistiğe, enerjiden ihracat ve inşaata uzanan entegre bir sanayi grubuna dönüşüyor. Birleşmenin en dikkat çekici yönü, oluşturacağı operasyonel sinerji olacak. Çiftay İnşaat’ın madencilik ve taahhüt sektöründeki tecrübesi ile Batıçim’in 60 yıllık üretim tecrübesiyle birleşerek büyük bir verimlilik artışı oluşturacak. Ayrıca, şirketin öz kaynak yapısı tek bir bilanço altında toplanarak, uluslararası pazarlarda çok daha güçlü bir yatırım ve finansman kapasitesine ulaşılacak. Madencilik ve çimento operasyonlarının entegre edilmesi, şirketi bölgenin en güçlü oyuncularından biri haline getirecek. Batıçim’in finansal yapısında son yıllarda yaşanan iyileşmeye birleşmenin getireceği sinerji de eklenince yatırım yapma kabiliyeti artarken, büyümesi hızlanacak. Yeniden yapılanma süreci Çiftay Grubu, 17 Ağustos 2021 tarihinde Batıçim Batı Anadolu’nun yaklaşık yüzde 30 oranındaki hissesini satın aldı ve ayrıca anılan devirle birlikte şirket yönetiminin kontrolünü de elde etti. 2021 ve daha önceki yıllarda kullanılan döviz bazlı kredilerden ve dövizin yükselmesinden kaynaklı Batı Anadolu Şirketler Topluluğu şirketleri zor bir dönem yaşarken, bu tablo hissedar ve yönetim değişikliği sonrası değişti. 2021 yılında Çiftay Grubu yönetimine geçmesiyle birlikte finansal bir darboğazdan çıkan grup, son 4 yılda borçluluğunu önemli miktarda azalttı. Geçen yılın Nisan ayında da Batıçim Batı Anadolu ve Batısöke Çimento yeniden yapılanma kararı doğrultusunda stratejik bir dönüşüm süreci başlattığını açıkladı. Grup şirketlerinin yeniden yapılanma süreci çimento üretim faaliyetlerinin tek çatı altında birleştirilmesi, ticaret ünvanlarında değişikliğe gidilmesi ve gayrimenkul projelerinin geliştirilmesi şeklinde üç temel adımdan oluşuyor. Çimento üretim faaliyetleri Batısöke çatısı altında toplanacak ve şirketin adı ‘Batıçim Çimento Sanayi’ olarak güncellenecek. İzmir Bornova’daki 700 dönümlük fabrika arsası ve Erzene’deki arazi, kurulacak Gayrimenkul Yatırım Fonları aracılığıyla büyük projelere dönüştürülecek. Batıçim’in Çiftay ile birleşme süreci de bu yeniden yapılanmanın final hamlesi olacak ve şirket güçlü ve büyük bir holding haline dönüşecek.
Palandöken: "Tarımsal analiz yapılıp bölge haritaları çıkarılmalı"
28 Şubat 2026 Cumartesi - 09:36 Palandöken: "Tarımsal analiz yapılıp bölge haritaları çıkarılmalı" Tarımsal ürünler, et, bakliyat, meyve ve sebze olmak üzere gıda ürünlerindeki enflasyonu düşürmek için üretimin desteklenmesi gerektiğini söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Tarımsal analiz yapılıp bölge haritaları çıkarılmalı" dedi. Tarladan sofraya gelinceye kadar en önemli unsurun lojistik desteği olduğunu belirten Palandöken, "Lojistik destekleri yaptığınız zaman, üretim merkezinden, nihai tüketim merkezine veya sofranıza gelinceye kadarki aracıların fiyat artıranların önüne geçilmesi lazım. Yani taşımadaki zayiat yönünden ürünün muhafazasının zorluğu, araçların donanımlı olmamasından kaynaklanan maliyetlerin artması. Bireysel işletmelerde çiftçiye verilecek destekler, gübreler vs. özendirici olmalı. Bu bilinç yerleşmediği sürece de mücadele etmek çok zor. Evinin yanında maydanozunu, soğanını veya meyve ağacını yetiştirip belirli katkı sunacak kadar meyve almasını o şehirde onların satılmasıyla bir gelir elde etmesindeki kazancının yükseltilmesi lazım. Belirli yaş gruplarının buna teşvik edilmesi lazım" diye konuştu. Üreticinin kazancının artırma yollarının seçilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "Köyde yaşayan sayısı yüzde 20’lerde. Herkes şehirde daha sosyal yetkinliği olan bölgelere yerleşmiş. Yani kendi arazisinde kazanacağından daha az kazanmasına rağmen büyük şehirleri tercih ediyor. Onun için bireysel işletmelere ağırlık verilmeli. Yani insanların bir iki tane koyunu, beş olmasını sağlamalı. İneğinin, büyükbaş hayvanın muhafazasını ekilecek alanların girdilerinin tamamını destekleseniz enflasyondaki düşüşü sağlamış olacaksınız. Yani üretimdeki kazançlarını artırma yollarının seçilmesi lazım" ifadelerini kullandı. "Zeytin alanlarına sahip çıkalım" Vatandaşın en çok kırmızı et, beyaz et ve bakliyat fiyatlarından rahatsız olduğuna işaret eden Palandöken şunları kaydetti, "İnsanların rahatsızlığı en çok tüketimdeki fiyat farkının aralığı görülen kalemler. Onun için bunları mahallinde üretip en yakın oturdukları yere, yakın bölgelerde üretimi artırdığımız sürece bunlar ortadan kalkacak. Aynı şekilde ekim arazilerindeki ayçiçeği yağı, zeytin ağacı, zeytin yağı fiyatlarının yüksekliğinden millet şikayet ediyor ama maalesef buralar konuta açıldığı için bu verimlilikte insanlar yararlanması veyahut kardan daha ziyade yapmış olduğu emeğin karşılığını alamamasından kaynaklı bir haksız rekabetle karşı karşıya kalıyor." "Hal yasası ve perakende sektöründe düzenlemeler yapılmalı" Hal yasasındaki ve perakende sektöründeki düzenlemelerin birleştirilmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, "Yeni bir düzenleme yapılması lazım. Hem hal yasasında hem de perakende sektöründeki düzenlemeler birleştirildiği zaman o bölgedeki harita çıkarıldığı zaman eminim ki artık fiyat yüksekliğinden şikayet son derece azalacak. Rekabet oluşacak. İnsanlar gördükçe bu karlılığı üretime hız verilecek. Üretim olmayan bir yerde bu kadar süratli bir şehirleşme ve tüketim olduğu sürece fiyatları regüle etmenin veya düşürmenin çaresi, polisiye tedbirlerle de mümkün değil" dedi.
OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı
27 Şubat 2026 Cuma - 22:19 OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı OYAK Çimento, 2025 yılına ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını korumayı başardı ve 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Operasyonel verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla başarılı performansını sürdüren OYAK Çimento sektör ortalamasının üzerinde kar marjı yakalarken; sahip olduğu yüksek likit pozisyonu ve sağlam bilanço yapısıyla önümüzdeki dönemde yeni büyüme ve genişleme yatırımlarına hız vereceğinin sinyalini verdi. 2025 yılı genelinde toplam 56,5 milyar TL net satış elde eden OYAK Çimento, karlılığını koruyarak, 2025 yılında 8,8 milyar TL net kar elde etti. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento, 2025 yılına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) açıkladı. Açıklanan verilere göre şirket, 2025 yılında toplam 56,5 milyar TL net satış rakamına ulaştı. Yıl boyunca devam eden hacimsel büyüme ve etkin maliyet yönetimi sayesinde FAVÖK rakamı 14,8 milyar TL olarak gerçekleşirken, FAVÖK marjı ise yüzde 26,3 seviyesinde kaydedildi. OYAK Çimento finansal dayanıklılığını ve operasyonel gücünü koruyarak 2025’te de Çimento sektöründe olumlu olarak ayrıştı. İhracat hacmi yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında arttı 2025’te şirketin satış gelirleri, sınırlı fiyat artışlarının etkisine rağmen hacimlerdeki büyümenin etkisiyle 56,5 milyar TL seviyesinde gerçekleşirken, çimento ve hazır beton hacmi de bir önceki yıla göre (yıllık bazda yüzde 3 ve yüzde 25) artış gösterdi. Türkiye’nin yedi bölgesinde faaliyet gösteren OYAK Çimento’nun toplam beton hacmi, 60 adet beton tesisinin sektördeki güçlü konumuna paralel olarak ikinci ve üçüncü çeyrekteki çift haneli büyümesi sonrasında, yılın son çeyreğinde de yüzde 4 oranında arttı. İhracat hacmi ise yılın son çeyreğinde yüzde 30 oranında artış gösterdi. 2025 yılında Türkiye’nin yedi bölgesindeki yaygın tesis ağı ve lojistik gücüyle fark oluşturan OYAK Çimento, özellikle beton ve agrega operasyonlarında yakaladığı çift haneli büyüme ivmesini yıl geneline yayarak pazar liderliğini pekiştirdi. "Finansal gücümüzü yeni yatırımlarla taçlandıracağız" Yıl sonu finansal sonuçlarını değerlendiren OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CIMPOR Global CFO’su Eralp Tunçsoy, "Sağlam bilanço yapımız ve güçlü likidite pozisyonumuzla desteklenen; TCC ve OYAK’ın bütünleşik sinerjisi ve CIMPOR’un global çimento pazarındaki gücü, OYAK Çimento’nun sınır ötesi büyüme yolculuğunda yatırım stratejisini hızlandıran ve ölçeklendiren belirleyici bir kaldıraç görevi görmektedir. 2025 yılı, küresel ve yerel piyasalardaki tüm zorlu şartlara rağmen operasyonel gücümüzü kanıtladığımız bir yıl oldu. Etkin maliyet yönetimimiz ve verimlilik odaklı stratejimiz sayesinde sektörde yine en yüksek kâr marjını yakalayarak liderliğimizi perçinledik. Enerji verimliliği yatırımlarımıza hız kesmeden devam ederken, asıl heyecan verici olan nokta ulaştığımız finansal olgunluktur. Sahip olduğumuz güçlü bilanço ve yüksek likit pozisyonumuz, bize ilerleyen dönemlerde büyüme yatırımlarına hız verme noktasında güçlü bir hareket alanı sağlıyor. Yeni döneme hazırız; sadece mevcut konumumuzu korumakla kalmayacak, stratejik yatırımlarla büyüme hamlemizi bir üst seviyeye taşıyacağız" dedi "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi koruduk" 2025 yılı genelinde, enflasyonun altında kalan fiyat hareketlerine karşın etkin maliyet yönetimi ve operasyonel çeviklik sayesinde OYAK Çimento’nun performansını en üst seviyede tuttuğunu belirten Tunçsoy, şöyle devam etti: "Türkiye çimento pazarındaki tartışmasız liderliğimizi korurken, çevre coğrafyalardaki potansiyel büyüme alanlarına odaklanarak bölgesel bir güç olma vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerledik. Yıl genelinde karbon nötr yolculuğumuzun en kritik halkası olan sürdürülebilir enerji projelerimize odaklandık. Alternatif yakıt kullanım oranımızı yüzde 30 seviyelerine taşırken, 115 MW kapasiteli güneş enerjisi ve atık ısı geri kazanım sistemlerine yönelik yatırımlarımızla yüzde 70 sürdürülebilir enerji hedefimize bir adım daha yaklaştık." Finansal şeffaflık ve kurumsal disiplinin altını çizen Tunçsoy, WisdomTree’nin yedi küresel endeksine dahil edilmelerini, GRI onaylı ilk entegre raporun yayımlanmasını ve Ekim ayında gerçekleştirilen 4,9 milyar TL’lik temettü ödemesini hatırlatarak, "2025 yılını, finansal dayanıklılığımızı ve operasyonel gücümüzü bir kez daha kanıtlayarak geride bırakıyoruz. Önümüzdeki dönemde de güçlü bilanço yapımızla sektördeki öncü konumumuzu daha da sağlamlaştırmaya kararlıyız" ifadelerini kullandı. "Geleceğe güvenle bakıyoruz" OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, 2025 yılı finansal sonuçlarına ilişkin şunları kaydetti: "CIMPOR-OYAK Çimento’nun, 2024 yılında küresel çimento devi TCC Group Holdings çatısı altında güçlerini birleştirerek tarihi bir adım atması ile başlayan sürecin devamında, dayanıklı finansal performansımızı 2025 yılında da devam ettirmenin gururunu yaşıyoruz. Türkiye’nin yedi bölgesindeki entegre tesis ağımız ve küresel bilgi birikimimizle sadece finansal değil, toplumsal ve çevresel sorumluluk alanlarında da sektöre yön veriyoruz. OYAK Çimento’nun sergilediği sağlam finansal tablo ve sürdürülebilir nakit üretme gücü, uluslararası sermaye piyasalarında gördüğümüz güvenle 2025 yılında da teyit edilmeye devam etti. Küresel arenada karşılık bulan bu başarımızın odağında, verimlilik temelli büyüme stratejimiz yer alıyor. Bu doğrultuda Türkiye ekonomisine olan sarsılmaz inancımızla hem yerel hem de küresel pazarlardaki varlığımızı güçlendirmeyi 2025 yılında da sürdürdük. Tavizsiz mali disiplinimiz, küreselleşme ve yatırımlarımız konusundaki kararlılığımız, sürdürülebilirlik taahhütlerimizle tüm paydaşlarımız için kalıcı değer oluşturmaya devam edeceğiz. Bu istikrarlı yolculuğumuza emekleri ve güvenleriyle katkı sağlayan tüm çalışanlarımıza ve iş ortaklarımıza teşekkürlerimi sunuyorum."
Bakan Bayraktar: "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz"
27 Şubat 2026 Cuma - 18:11 Bakan Bayraktar: "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine katıldı. Bakan Bayraktar burada stantları gezip, çocuklarla sohbet etti. Burada basın mensuplarına açıklamalarda da bulunan Bayraktar, ‘Külliye’de Ramazan’ etkinliklerine ilginin her geçen gün daha da arttığını söyledi. Bayraktar, Bakanlık olarak da etkinliklerde yer aldıklarını söyleyerek, "Özellikle Bakanlığımızla ilgili kurumlarımızı burada, çocuklarımızla, gençlerimizle, ailelerle buluşturmak adına burada daha yoğun bir şekilde varız. Ramazan zaten çok özel bir zaman, çok bereketli bir zaman. Dolayısıyla bunun milletin evinde, milletle buluşması ayrı bir anlam ifade ediyor. Ve dediğim gibi her geçen yıl buradaki yoğunluk artmaya devam ediyor. Tabii özellikle bizim açımızdan biz insana dair, aslında çocuklarımıza, gençlerimize, geleceğimize dair bir iş yapıyoruz. Enerji dediğimiz iş, evet bugüne dair çok önemli bir iş çünkü her an 7 gün 24 saat enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Ama aslında çocuklarımızın geleceği için de önümüzdeki 30-40-50 yılları planladığımız bir süreci işletiyoruz. Ama yaptığımız işlerin kavranması, anlatılması açısından aslında burası da bizim için bir anlamda önemli bir platform oldu" açıklamasında bulundu. "Çalışmalarımızı adeta bir oyun gibi sergiliyoruz" Etkinlikte yer alan stantları da gezdiğini söyleyen Bayraktar, "çocuklarımıza onların anlayabileceği dilden, biraz da böyle onları işin içerisine katmak suretiyle anlatmaya gayret ediyoruz. İşte maden tarafından başlıyoruz, Türkiye Petrolleri’nin petrol-doğalgaz işlerimiz, nükleerle alakalı yaptığımız çalışmalar. Onlar çocuklarımıza burada anlatılıyor. Adeta bir oyun gibi sergiliyoruz. Dediğim gibi yaptığımız işin toplumun bütün kesimlerince ama özellikle geleceğimizi aydınlatacak gençlerimize, çocuklarımıza buluşması açısından hakikaten güzel bir ortam olmuş oldu burada" ifadelerine yer verdi. "Pakistan’a Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz" Bakan Bayraktar, basın mensuplarının Pakistan’da yapılması planlanan sismik aramalara ilişkin sorunu da yanıtlayarak, şu ifadelere yer verdi: "Şu anda sıcak bir durum var, gelişme var, savaş durumu var. Şimdi burada gemilerimizin maketleri var. Malumunuz biz Türkiye olarak petrol ve doğalgaz aramacılığında kendi gemilerimizle, kendi sismik ve sondaj gemilerimizle çok yoğun bir faaliyet yürütüyoruz. Somali’de tabii özellikle nisan ayında inşallah gemimiz Çağrı Bey gemisi oraya varacak ve oradaki çalışmalara başlayacak. Oradan oldukça ümit var. Libya’da çalışıyoruz. Pakistan’da geçtiğimiz yıl anlaşmalarını yaptığımız sahalarda da sismik çalışmayla alakalı denizlerde bir hedefimiz var. Şu anda biz programda devam ediyoruz. Elbette ki Pakistan ve Afganistan’ın arasındaki bu çatışmaların bir an önce barışla neticelenmesi ve durması bizim için öncelikli konu. Ama yaptığımız iş esas itibariyle zorlu bir iş. Buna ilave zorluk çıkmaması bizim tabii ki beklentimiz, isteğimiz. Biz şu anda planladığımız şekilde devam ediyoruz. Bu sene için Pakistan’da bir sismik çalışma hedefimiz vardı. Oruç Reisi veya Barbaros Hayrettin Paşa’yı göndermeyi hedefliyoruz. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz." "Enerjide dünyada yaşanan değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık" Afganistan ile Pakistan arasında yaşanan çatışmaların doğal gaz ve akaryakıt fiyatlarına yansımasına ilişkin de konuşan Bakan Bayraktar, "Malumunuz dünyada şekillenen bir petrol ve doğal gaz piyasası var. Fiyatlar vesaire burada belirleniyor. Ve buradaki en önemli etkenlerden bir tanesi arzın nasıl etkilendiği. Elbette ki talep tarafı da önemli. Ama arz tarafında bugün farklı jeopolitik riskler var. İran’a müdahale konuşuluyor. Burası tabii petrol kaynaklarının dünya piyasalarıyla buluştuğu önemli lokasyonlardan bir tanesi. Ümit ediyoruz bunlar sıcak çatışmaya dönmeden, farklı bir yöne evrilmeden daha makul bir düzeyde ve piyasayı etkilemeyecek şekilde neticelenir. Ve normal bir dengede bir petrol piyasası ve doğal gaz piyasası görürüz. Ama onun ötesinde özellikle doğal gaz ve elektrik tarafında malumunuz bizim vatandaşlarımıza desteklememiz devam ediyor. Zaten biz çok uzun zamandır dünyada yaşanan bu kırılganlık, bu değişiklikleri vatandaşlarımıza yansıtmadık. İnşallah bundan sonra da bununla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Yumaklı, Eskişehir’de TMO’nun yeni binasını açılışını gerçekleştirdi
27 Şubat 2026 Cuma - 17:55 Bakan Yumaklı, Eskişehir’de TMO’nun yeni binasını açılışını gerçekleştirdi Eskişehir’e bir takım ziyaretler için gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Eskişehir Başmüdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılış törenine katıldı. Açılışta, Bakan Yumaklı’nın yanı sıra, Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ve AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak da yer aldı. Açılışta konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Biz Türkiye’de taşra teşkilatı en yaygın bakanlık olarak, ülkemizin dört bir tarafında kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına bütün kurumlarımızla beraber, merkez teşkilatımızla beraber vatandaşımıza en iyi hizmeti nasıl verebiliriz, nasıl yapabiliriz onun derdindeyiz. Bunun için elbette kadim kurumlarımız var. Toprak Mahsulleri Ofisi de bu kadim kurumlarımızdan bir tanesi. Ülkemizde üretilen ve bizler için iftihar vesilesi olan her bir ürünü, Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin ve üreticinin dostu olarak alım garantisi veriyor biliyorsunuz, özellikle stratejik ürünler başta olmak üzere. Bu hizmeti verebilmek için de hem depolama tesisleri hem idari tesisler mutlaka ki gerekiyor. Ama şunu söylüyoruz, çok basit, bu tesisler, bu binalar benim arkadaşlarımın, beraber görev yaptığım, vatandaşlarımıza hizmet etmek için beraber görev yaptığım arkadaşlarımın çalışması için bir ortam ama buralar üreticilerimizin, çiftçimizin, vatandaşımızın yerleri. İnşallah hayırlı hizmetlere vesile olsun diliyorum. Buradaki verilecek olan hizmetin üretim olarak, üreticilerimizin emeklerine bir gösterge olarak da bizleri götürmeyi nasip etsin diyorum. Hep beraber kurdeleyi kesmek üzere, bu binanın açılışını yapmak üzere sizleri davet ediyorum" dedi. Konuşmamanın ardından dua edildi. Dua akabinde kurdele kesimi yapıldıktan sonra protokol üyeleri, yeni hizmet binasını gezmek için içeri girdi.
Erzurum’da Halk Pazarları’nın 13. Şubesi açıldı
27 Şubat 2026 Cuma - 15:47 Erzurum’da Halk Pazarları’nın 13. Şubesi açıldı Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği Halk Pazarı Projesi, 13’üncü şubeyle büyümeye devam ediyor. Palandöken ilçesi Yıldızkent semti Zirve TOKİ’lerdeki halk pazarının açılışına Vali Aydın Baruş, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, AK Parti İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu ve diğer davetliler katıldı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından Halk Pazarı’nın açılışı dualar eşliğinde yapıldı. Zirve TOKİ’ler Halk Pazarı şubesinin açılışında konuşan Vali Aydın Baruş, halkın uygun ve kaliteli ürüne ulaşması yönünde Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı hizmetin takdire şayan olduğunu ifade ederek, "Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Sekmen olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ederiz. Erzurum halkına hayırlı olsun" diye konuştu. "Üreticimizin emeğini koruyor, vatandaşımızın bütçesini gözetiyoruz" Halk Pazarı projesinin bir ticari faaliyet değil; bir sosyal denge projesi olduğunu vurgulayan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, "Bizim siyaset anlayışımız kuru söz siyaseti değildir. Bizim anlayışımız, gönle dokunan, hayata değen, sofraya katkı sunan hizmet siyasetidir. Çünkü biz biliriz ki; "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın." Bu proje, üreticimizin emeğini koruyan, vatandaşımızın bütçesini gözeten, piyasada fırsatçılığa geçit vermeyen bir adalet mekanizmasıdır. Erzurum’un dört bir yanında bu anlayışı hayata geçirdik. Yıldızkent’te açtık, Aşkale’de açtık, Sanayi bölgemizde açtık, Hilalkent’te açtık. Bugün de Zirve TOKİ’lerimizde 13. şubemizi hizmete alıyoruz. Bu sayı bizim için sadece bir rakam değil; istikrarın, sürekliliğin ve kararlılığın göstergesidir. Bir işi bir kez yapmak kolaydır. Önemli olan o işi sistematik hale getirmek, yaygınlaştırmak ve kalıcı kılmaktır. Hamdolsun biz bunu başardık" dedi.
Bakan Işıkhan: "2026 yılı ocak ayında istihdam oranı yüzde 47,9 oldu"
27 Şubat 2026 Cuma - 15:40 Bakan Işıkhan: "2026 yılı ocak ayında istihdam oranı yüzde 47,9 oldu" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "İşsizlik oranı, 2026 yılı ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 0,4 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam oranı ise yüzde 47,9 oldu" dedi. Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 2026 yılı ocak ayında işsizlik oranının geçen yılın aynı dönemine göre 0,4 puan gerileyerek yüzde 8,1 olarak kaydedildiğini ifade ederek, aynı dönemde istihdam oranının ise yüzde 47,9 seviyesinde gerçekleştiğini aktardı. Işıkhan, şu ifadelere yer verdi: "Orta Vadeli Programımız (OVP) ve çalışma hayatını geliştirmeye yönelik politikalarımızın etkisiyle işsizlik oranı, 33 aydır tekli hanelerde seyrediyor. İşsizlik oranı, 2026 yılı Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 0,4 puan azalarak yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam oranı ise yüzde 47,9 oldu. İşgücüne katılma oranı yüzde 52,1 olarak gerçekleşti. Kadınlarda işsizlik oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 1 puan azalarak yüzde 11 olarak gerçekleşti. Kayıtlı kadın istihdamının teşvik edilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Genç nüfusta işsizlik oranı ise bir önceki yılın aynı ayına göre 1 puan azalarak yüzde 14,3 oldu. GÜÇ Projemiz başta olmak üzere gençlerimizin çalışma hayatına katılımlarını artırmak ve kariyer planlamalarını sağlamak için yürüttüğümüz programlarımızı etkin bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz. İş arayan vatandaşlarımızın, işverenlerimizin ve yatırımcılarımızın her zaman yanındayız."
Model Fabrika ile kapasite yüzde 48 artarken, yapılan yatırımlar sadece 5 ayda geri dönüyor
27 Şubat 2026 Cuma - 15:40 Model Fabrika ile kapasite yüzde 48 artarken, yapılan yatırımlar sadece 5 ayda geri dönüyor Denizli Model Fabrika açılışına katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, yeni makine yatırımı yapmadan verimliliği yüzde 76 artıran model fabrikaların başarısını vurgularken, dijital dönüşüm için sağlanan 226 milyon liralık nakit desteğin, stratejik teşviklerin ve KOBİ’lere yönelik 300 milyon avroluk dev kaynağın detaylarını paylaştı. Bir dizi ziyaret kapsamında Denizli’ye gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Denizli Model Fabrikanın açılışına katıldı. Türkiye’nin 12. Model Fabrikası Denizli Sanayi Odası’nın girişimleriyle Denizli Organize Sanayi Bölgesinde faaliyete geçirildi. Model Fabrika açılış töreninde konuşan Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, "Denizli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı görevimizin ilk günlerinde önümüze gelen en önemli sorumluluklardan biri Model Fabrika projesiydi. Bu görev, bizim için sıradan bir yatırım kararı değildi; bir vizyon meselesiydi. Çünkü Denizli üreten ve dünya ile entegre bir şehir. İhracatıyla, girişimci ruhuyla, değişime açık vizyonuyla Türkiye’nin öncü sanayi merkezlerinden biri. Sanayicimizin temel sorunlarının ve sahadaki ihtiyacın Model Fabrikanın sunduğu yaklaşım ile örtüştüğünü daha en başında gördük. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ile imzaladığımız protokol sonrasında, Bakanlığımızın ve bağlı kurumlarımızın güçlü desteğiyle, süreci büyük bir titizlikle yürüttük. Çok kısa sürede tamamlanan altyapı çalışmalarıyla, Türkiye’de en hızlı hayata geçirilen Model Fabrikalarından biri olmayı başardık. Bugün 1,3 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip, bin 200 metrekare kapalı alanı ve 400 kilowatt kurulu gücü bulunan bir merkezden söz ediyoruz. Geniş paydaş temsilini esas alan bir Yönetim Kurulu yapısı kurduk, Odamız, Pamukkale Üniversitesi Teknokent, Denizli OSB, Demi OSB ve alanında yetkin profesyonel kadrosuyla hizmet veren bir verimlilik üssünü Denizli’ye kazandırdık" dedi. "Model Fabrika ile kapasite yüzde 48 artarken, yapılan yatırımlar sadece 5 ayda geri dönüyor" Model fabrikanın ilk faz çıktılarının dikkat çeken Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, "Bu merkez, Denizli Organize Sanayi Bölgemizin tam kalbinde yer alıyor. Sanayicinin üretim yaptığı alanla iç içe, sahadan kopmadan çalışan bir yapı kurguladık. Çünkü biliyoruz ki verimlilik masa başında değil, üretim hattında inşa edilir. Tamamlanan ilk programlar bize gösterdi ki, Model Fabrikanın çıktıları çarpıcı. İlk faz uygulamalarda teslimat sürelerinde yüzde 35’e varan iyileşme, kapasitede yüzde 48’e varan artış, genel verimlilikte yüzde 56’ya varan kazanımlar sağlandı. En dikkat çekici sonuçlardan biri de projelerin geri dönüş süresi oldu. Yapılan harcamaların firmalara geri dönüşü 1 ila 5 ay arasında gerçekleşti. Bu veriler şunu açıkça ortaya koyuyor: Bu merkez maliyetleri azaltan, zamanı verimli kullandıran ve rekabet gücünü artıran bir yatırımdır. Bu yaklaşımı yalnızca Model Fabrika ile sınırlı görmüyoruz. Önümüzdeki günlerde yine bu kompleksin içinde hizmete başlaması planlanan Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Test Merkezi’nin çalışmalarını da eş zamanlı olarak sürdürüyoruz" diye konuştu. "UNDP, Türkiye’de model fabrika deneyimini tanıtmaya devam edecektir" Model Fabrika açılış törenine katılan Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, "Bugün burada Birleşmiş Milletler Kalkınma programı adına sizlerle Model Fabrika açılışı kapsamında sizlerle bir araya gelmekten mutluluk duyuyorum. Bu etkinliği ev sahipliği yapan Denizli Model Fabrikasının kurulmasına yönelik güçlü liderlik kararlı destekleri için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına, Sanayi Odasına içten teşekkürlerimi sunarım. Sadece özüne baktığımızda Model Fabrika yaklaşımı, rekabetçilik demektir. Bu yaklaşım ise KOBİ’lerin insan kaynağı zaman ve enerji gibi kaynakların çok daha etkin bir şekilde kullanmalarını sağlayacaktır. Daha da karmaşık hale gelen küresel ekonomide dayanıklılıklarını da güçlendirecektir. Türkiye dijital bir yeşil dönüşüm gündemini ilerletirken Model Fabrikada işletmelerinin kolaylık sağlamasına, yenilik yapmasına ve büyümesine destek olmasında kritik bir rol oynamaya devam edecektir. Bu modelin temel güçlü yönlerinden biri de ölçeklendirile bilirliğidir. Türkiye Model Fabrika modelini uluslararası bir referans noktası haline getirmiştir. Türkiye sanayi dönüşümünde pratik ve yüksek etkili yaklaşımlar arayan ülkeler için bir rol model olarak görülmektedir. Yakın zamanda Kazakistan’dan yapılan inceleme amaçlı ziyaretler bizde tam olarak bunu göstermektedir. Yeniliği baktığımızda UNDP, Türkiye’de model fabrika deneyimini bölgesel ve küresel düzeyde tanıtmaya devam edecektir. Denizli’de açılışını yaptığımız Model Fabrika kapsayıcı, verimlilik odaklı ve sürdürülebilir sanayi kalkınması arayan ülkeler için oldukça değerli dersler sunmaktadır" ifadelerini kullandı. "Dijital dönüşüme 226 milyon lira nakit destek sağlıyoruz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 23 yılda her alanda yerli ve milli kapasiteyi güçlendiren çok yönlü ve kararlı adımlar attıklarını ifade eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Askeri insansız hava aracı üretiminde dünyada, ticari araç, güneş paneli, otobüs, beyaz eşya, tekstil, ağaç ürünleri ve çelik üretiminde Avrupa’da birinci olduğumuzu vurguladı. 23 yılda teknoloji alanında yıllık ürün ihracatı 36 milyar dolardan, 273 milyar doları aştığını vurgulayan Bakan Kacır, "Ulaştığımız bu seviye, bizler için çok daha büyük hamlelerin başlangıcıdır. Hedefimiz; ülkemizi Türkiye Yüzyılı’nda katma değerli üretim altyapısıyla, teknoloji geliştirme ve üretmede oluşturduğumuz muazzam kapasiteyle dünyada hak ettiği konuma taşımaktır. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonumuzu gerçeğe dönüştürmektir. Bu doğrultuda; yüksek katma değerli, rekabetçi ve sürdürülebilir üretim altyapımızı bir üst lige taşıyacak dijital dönüşüm hamlelerini hayata geçiriyoruz. Dijital Dönüşüm Programıyla; firmalarımızın teknolojik olgunluk seviyelerini yükseltmeye, üretim süreçlerini akıllı sistemlerle modernize etmeye ve dijital altyapılarını güçlendirmeye dönük yatırım projelerine yeni teşvik sistemimizle stratejik teşvikler sunuyoruz. 226 milyon liraya kadar nakit destek, yatırımların yüzde 40’ına kadar vergi indirimi sağlıyoruz. Dijital dönüşümün tabana yayılması ve kalıcı rekabet gücü üretmesi için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından sağladığımız 300 milyon avro kaynağı, KOSGEB eliyle KOBİ’lerimizin dijital dönüşüm projelerine yönlendirdik" dedi. "Model fabrikalarımızdan "öğren-uygula-dönüş" hizmeti alan işletmelerimiz verimlilikte yüzde 76’ya varan artış sağladı" Model fabrikalardan "öğren-dönüş" hizmeti alan işletmeler, yeni makine yatırımı yapmadan verimlilikte yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde yüzde 34 kısalma ve üretim miktarında yüzde 140’a ulaşan yükseliş sağladığını vurgulayan Bakan Kacır, "Model fabrikalarımız tam da bu anlayışın sahadaki en başarılı uygulama merkezleri olarak konumlanıyor. Sanayicimizi, emekçilerimizi yalın üretim ve dijital dönüşümle buluşturan bu "öğren - uygula- dönüş" merkezlerimizin ilkini 2018 yılında hizmete aldık. O günden bugüne üretim süreçlerinde israfın önlenmesi, kalite ve verimin yükseltilmesi, süreçlerin yalınlaştırılmasına dönük önemli kazanımlar elde ettik. Bakınız, model fabrikalarımızdan "öğren-dönüş" hizmeti alan işletmelerimiz; verimlilikte yüzde 76’ya varan artış, üretim sürelerinde ortalama yüzde 34 kısalma ve üretim miktarında yüzde 140’a ulaşan artış sağladıklarını ifade ediyor. Bu başarıyı daha da kıymetli kılan, firmaların herhangi bir yeni makine ve teknoloji yatırımı yapmadan sağlamış olmalarıdır. Ortaya koyduğu somut sonuçlar ve sanayicilerimizden gelen yoğun talep doğrultusunda, model fabrikalarımızın sayısını Türkiye genelinde 12’ye ulaştırdık. Bugün de Denizli’nin üretim gücünü artıracak ve verimli kılacak yeni model fabrikamızı hamdolsun devreye alıyoruz. 24 milyon lira yatırımla, üretimin nabzının attığı Denizli Organize Sanayi Bölgemizde hayata geçirilen dijital dönüşüm üssümüz; Denizli’nin köklü üretim kültürünü yalın üretim felsefesi ve dijital zekâ ile harmanlayacak. Model fabrikamız bünyesinde faaliyet gösterecek "Güney Ege Yeşil Dönüşüm ve Verimlilik Test Merkezi" de enerji verimliliği ölçümleri, karbon ve su ayak izi hesaplamaları ile temiz üretim uygulamalarında sanayicilerimize rehberlik edecek. Güney Ege Kalkınma Ajansımızın 15,5 milyon lira desteğiyle hayata geçirilen merkezin kurulumunu bu yıl tamamlayacağız. Bizler; Denizli’mizin kalkınmasına, büyümesine katkı sunmaya devam edeceğiz. Yatırımları ivmelendiren teşvik mekanizmalarımız, planlı sanayi alanlarımız, KOBİ’lere sunduğumuz destekler ve bölgesel kalkınma projelerimizle Ege’nin parlayan yıldızı Denizli’yi ihya etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "OSB’lerde SGK desteği, faiz indirimi ve yüzde 60’a varan vergi avantajı sağlanacak" Organize Sanayi Bölgelerinde yapılacak yatırımlara yönelik yeni teşvik sistemi kapsamında, istihdam edilecek çalışanların SGK işveren payının yarısı 2 yıl boyunca Bakanlık tarafından karşılanacağını yatırım kredilerine 30,1 milyon liraya kadar 9,25 puan faiz/kâr payı desteği ve yüzde 60’a varan vergi indirimi sağlanacağını duyuran Bakan Kacır, "Yeni teşvik sistemimizle şehrimizin Organize Sanayi Bölgelerinde yapılacak yatırımlarda istihdam edilecek çalışanların SGK İşveren Payının yarısını 2 yıl boyunca Bakanlık olarak karşılıyoruz. Şehrimizde yapılacak yatırımlarda kullanılacak krediler için 30,1 milyon liraya kadar 9,25 puan faiz/kâr payı desteği sunuyoruz. Yatırımın niteliğine göre yüzde 30’a varan yatırıma katkı oranı ile yüzde 60 vergi indirimi sağlıyoruz. Yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti veriyoruz. Yeni teşvik sistemimizin sac ayaklarından biri olan Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programının geçtiğimiz yılki çağrısında Denizli’de gerçekleştirilecek. "Termoregülasyon Battaniye ve Teknik Kumaş Üretimi" ve "Ulaşım Araçları Aksam ve Parçalarında Kullanılan Teknik Tekstil Ürünleri Üretimi" konularında 476 milyon liralık yatırım başvurusu aldık. Program kapsamında bu yıl; Doğa temelli turizm yatırımları, Orta ve yüksek teknoloji makine ve otomasyon sistemleri ile yedek parça üretimi, Yüksek katma değerli teknik tekstil ürünleri ve fonksiyonel kumaş üretimi ve Yüksek katma değerli tel ve kablo üretimi yatırımlarını şehrimize kazandırmayı hedefliyoruz. Bu projeler için 301 milyon liraya kadar finansman desteği ve yatırımın yüzde 50’si oranında vergi indirimi sağlayacağız. Bu anlayışla Güney Ege Kalkınma Ajansımız vasıtasıyla ilimizde yürütülen 526 kalkınma projesine 1,2 milyar lira destek sağladık. Şehrimizin sanayicisi, üreticisi her daim yanında güçlü bir omuz, kuvvetli bir destek olduğunu bilerek, adımlarını güvenle atacak" şeklinde konuştu. "İmalat sanayine 100 milyar liralık finansman, yüzde 23’e kadar düşen maliyet ve 3 bin 500 lira çalışan desteği" "İmalat Sanayi için Kredi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programı" kapsamında, işletmelere 100 milyar liralık finansman imkânı sunulurken, çalışan başına destek tutarı 3 bin 500 liraya çıkarıldığını, firmalar 50 milyon liraya kadar, 6 ayı geri ödemesiz ve 36 ay vadeli krediye yüzde 23’e kadar düşen finansman maliyetiyle ulaşabileceği müjdesini veren Bakan Mehmet Fatih Kacır, "Cumhurbaşkanımızın bizzat müjdesini verdiği İmalat Sanayi için Kredi Finansmanı ve İstihdamı Koruma Programıyla; tekstil, giyim, deri ve mobilya sektörlerindeki işletmelerimize sunduğumuz çalışan başına destek tutarını 3 bin 500 liraya çıkardık ve programımıza büyük ölçekli firmaları dahil ettik. Tüm imalat sanayi firmalarımızın yararlanması için, bankalarımızla birlikte 100 milyar lira büyüklüğünde finansman programı oluşturduk. Program kapsamında; KOBİ’lerimiz ve büyük ölçekli firmalarımız; bir aylık istihdam maliyetleriyle orantılı olarak 50 milyon liraya kadar krediye, 6 ayı anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vadeli, uygun şartlarda ulaşabilecek. Finansman maliyeti yüzde 33’e kadar düşecek. Finansman programı kapsamında KOBİ’lerimize kefalet desteği sunacağız. Yine finansman programındaki önemli bir destek unsurumuz da, doğrudan 3 bin 500 lira maaş desteğinden yararlanamayan sektörlerimizdeki firmalara yönelik olacak. Emek yoğun dört sektör dışındaki imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerimizin, 2025 yılı Kasım-Aralık ortalama istihdam düzeylerini koruma taahhüdü karşılığında, kullandıkları kredilerde finansman maliyetinin 10 puanını KOSGEB olarak biz karşılayacağız. Böylelikle yıllık finansman maliyeti yüzde 23’e kadar düşmüş olacak. Bu kapsamlı finansman programına işletmelerimiz, 2 Mart’tan itibaren başvurabilecek. Denizli, hayata geçirdiğimiz kalkınma hamleleriyle inşallah Türkiye Yüzyılı’nın emsal şehri olacak. Sözlerime son verirken Denizli Model Fabrika’mızın şehrimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" diye konuştu. Model Fabrika açılış törenine, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Ahmet Yıldız, Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı, UNDP Başkan Yardımcısı ve Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü Ivana ivkovi, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, Denizli milletvekilleri, Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Denizli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan ve sanayiciler katıldı. Kurdele kesiminin ardından Bakan Kacır ve beraberindeki heyet Model Fabrikayı inceleyerek, görevlilerden bilgi aldı.
Adana’nın sanayi vizyonu bakanlıkta masaya yatırıldı
27 Şubat 2026 Cuma - 15:32 Adana’nın sanayi vizyonu bakanlıkta masaya yatırıldı Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ı ziyaret etti. Ziyarette, Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’ne ait altyapı projeleri ve yatırım teşvikleri üzerinde kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’nin 20’nci Olağan Genel Kurulu’nda güven tazeleyerek yeniden Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri ile birlikte Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ı makamında ziyaret etti. Ziyarete; Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Yönetim Kurulu üyeleri M. Nedim Büyüknacar, Fatma Uğur Ersöz, Kemal Özçetin, Ahmet Aslan, Asım Gül, M. Tansel Ün, N. Yiğit Dağsuyu, Hasan Kılıç, Denetim Kurulu üyeleri Can Ulaştırıcı ve Ali Fuat Batmaz ile Bölge Müdürü Ersin Akpınar katıldı. Toplantıda, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi özelinde önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan yatırım projeleri, bölge teşvikleri, genişleme alanları ve bölge kapasitesinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Sanayicilerin rekabet gücünü artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar da toplantının önemli başlıkları arasında yer aldı. Bu kapsamda; altyapı güçlendirme projeleri, enerji arz güvenliğini artırmaya yönelik yatırımlar, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm uygulamaları, lojistik imkanların geliştirilmesi, nitelikli istihdamı destekleyen mesleki eğitim iş birlikleri ve yatırımcı dostu hizmet süreçleri ele alındı. Ayrıca sanayicilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, ihracat kapasitesinin artırılması ve katma değerli üretimin teşvik edilmesine yönelik destek mekanizmaları üzerinde değerlendirmeler yapıldı. Bakanlık ile Organize Sanayi Bölgesi yönetimi arasındaki güçlü iş birliğinin en somut göstergesi olan Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’ne ait altyapı projeleri ve yatırım teşvikleri üzerinde de kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Kimya Endüstri Bölgesi’nin bölgesel ve ulusal sanayi hedeflerine katkı sağlamaya devam edeceği ifade edildi. Toplantıda ayrıca, AOSB Yönetim Kurulu Başkanı ve Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, bölgenin güçlü üretim kapasitesi, ihracat potansiyeli ve yeni yatırım alanlarına dair beklentileri paylaştı. Sütcü, AOSB’nin sanayicilere sunduğu kaliteli altyapı hizmetleri, kesintisiz üretim imkânı, sürdürülebilirlik odaklı projeleri ve yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik uygulamalarıyla Türkiye’nin örnek organize sanayi bölgelerinden biri olmayı sürdürdüğünü vurguladı. Geniş kapsamlı istişare toplantısının, Adana ve bölge sanayisinin önümüzdeki dönemde planlanan projelerle daha da güçlendirilmesine katkı sağlayacak önemli bir adım olduğu belirtildi.