EKONOMİ
Yaş çay için 35+3 TL fiyat talebi 19 Nisan 2026 Pazar - 22:09:37 Trabzon’un Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, artan maliyetler karşısında üreticinin ayakta kalabilmesi için fiyat ve desteklemenin ayrı ayrı açıklanmasını istedi. Saral, "Çay fiyatına en az 35 TL taban fiyat ve 3 TL destekleme verilmelidir" dedi. Of Ziraat Odası Başkanı Berkant Saral, yaklaşan sezon öncesinde üreticilerin beklentilerini paylaşarak, artan maliyetler karşısında çay üretiminin sürdürülebilirliğinin tehlikeye girdiğini ifade etti. Saral, kilogram başına 35 TL taban fiyat ve buna ek olarak 3 TL destekleme verilmesi gerektiğini belirterek, üreticinin eline geçecek toplam rakamın en az 38 TL olması gerektiğini dile getirdi. Destekleme ödemesi çiftçiyi rahatlatıyor Saral, çaya verilen desteklemenin halk arasında "artı para" olarak bilindiğini hatırlatarak, bu ödemenin zamanlamasının da büyük önem taşıdığını ifade etti. Destekleme ödemelerinin her yıl gübre alım dönemine denk geldiğini belirten Saral, bu sayede üreticinin ekonomik olarak bir nebze nefes aldığını söyledi. Desteklemenin özellikle gübre temininde çiftçinin elini rahatlattığını belirten Saral, kredi kartı borçları ve diğer gider kalemleri üzerindeki baskının bu ödemelerle hafiflediğini dile getirdi. Bu sistemin devam etmesinin üretici açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Saral, gübre fiyatları başta olmak üzere işçilik giderleri, hasat ekipmanları ve nakliye masraflarındaki yükselişin üreticiyi ekonomik olarak zorladığını ifade etti. Çayın bölge için tek geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Saral, mevcut ekonomik şartlarla üretimin sürdürülebilirliğinin risk altına girdiğini belirtti. Desteklemenin taban fiyata dahil edilmesi sorun oluşturuyor Desteklemenin taban fiyat içine dahil edilerek açıklanmasının geçmişte çeşitli sorunlara yol açtığını söyleyen Saral, "Bu uygulama özel sektör alımlarında kayıt dışılığı artırıyor. Ürünlerin tamamının borsalara tescil edilmemesine neden oluyor. Kamuda stopaj kaybı oluşturuyor. Gerçek rekoltenin tespit edilmesi zorlaşıyor. Arz-talep dengesini bozuyor. Gelecek yıllar için sağlıklı planlama yapılmasını engelliyor" diye konuştu. Çiftçilerin talepleri takip ediliyor Bölgedeki ziraat odalarının üreticilerin sesi olmaya devam ettiğini belirten Saral, taleplerin ilgili bakanlık nezdinde iletildiğini ve sürecin yakından takip edildiğini ifade etti. Saral, "Bakanlık nezdinde, temsiliyet ve yetki noktasında bütün dinamiklerle bölge Ziraat Odaları Başkanlıkları olarak çiftçilerimizin taleplerini kıymetli yetkililerimize ilettik ve takibini sürdürmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Coşkunöz Holding, yeni dönem stratejisini belirledi
15 Nisan 2026 Çarşamba - 09:05 Coşkunöz Holding, yeni dönem stratejisini belirledi Coşkunöz Holding, yeni dönem stratejisini Bursa’da düzenlenen lansman etkinliğinde çalışanlarıyla paylaştı. Şirket, açıkladığı yeni stratejik yol haritası ile geleceğin üretim dünyasına daha güçlü ve hazırlıklı adımlar atmayı hedefliyor. Lansman etkinliğinde, küresel rekabetin hızla değişen dinamikleri, teknolojik dönüşümün sanayi üzerindeki etkileri ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda şekillenen yeni stratejik yaklaşım detaylarıyla ele alındı. Coşkunöz Holding Yönetim Kurulu Başkanı Oya Coşkunöz Aktaş, değişimin hız kazandığı günümüzde köklü bir geçmişe sahip olmanın önemli bir avantaj olduğunu belirterek, esas başarının bu birikimi geleceği inşa etmek için kullanabilmekten geçtiğini ifade etti. Coşkunöz Holding CEO’su Ahmet Yağcı ise yeni dönem stratejisini ve şirketin gelecek vizyonunu çalışanlarla paylaştı. Sunumunda büyüme alanları, dönüşüm odaklı adımlar ve şirketin uzun vadeli hedefleri hakkında bilgi veren Ahmet Yağcı, Coşkunöz Holding’in üretim dünyasındaki değişimi yakından takip ederek bu dönüşümün aktif bir parçası olmayı hedeflediğini dile getirdi. Ahmet Yağcı konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Coşkunöz Holding olarak güçlü geçmişimizden aldığımız deneyimi geleceğin üretim dünyasına taşımayı hedefliyoruz. Yeni stratejimiz; teknolojiyi, inovasyonu ve insan kaynağımızın gücünü merkeze alarak sürdürülebilir büyümemizi destekleyen yol haritamızı ortaya koyuyor." Coşkunöz Holding’in yeni stratejik yaklaşımı; geleceğin üretim dünyasında daha güçlü bir konum elde etmesini amaçlıyor.
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Denizlerde av yasağı 15 Nisan’da başlıyor"
15 Nisan 2026 Çarşamba - 09:04 TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Denizlerde av yasağı 15 Nisan’da başlıyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 15 Nisan’da başlayan av yasağıyla birlikte denizlerde trol ve gırgır avcılığının duracağını belirterek, "Sürdürülebilir avcılık, sektörümüzün geleceği açısından hayati önem taşıyor. Balık stoklarının korunması ve geliştirilmesi için bilimsel araştırmaların artırılması, koruma ve kontrol faaliyetlerinin güçlendirilmesi gerekiyor" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar yaptığı açıklamada, "7,5 aydır devam eden balık avlama sezonunun sonuna gelmiş bulunuyoruz. 1 Eylül 2025 tarihinde başlayan balıkçılık sezonu, 15 Nisan 2026 itibarıyla sona eriyor. Bu tarih itibarıyla denizlerde trol ve gırgır ağları ile avcılık yapan balıkçılarımız yaklaşık 4,5 ay sürecek av yasağı dönemine girecek. Av yasağı 1 Eylül 2026 tarihine kadar devam edecek. Ülkemiz, farklı özelliklere sahip denizleriyle su ürünleri üretiminde önemli bir potansiyele sahip. Nitekim son yıllarda su ürünleri üretimimizde dikkat çekici bir artış yaşandı. 2014 yılında 537 bin 345 ton olan toplam üretimimiz, 2024 yılında yüzde 73,67 artarak 933 bin 194 tona yükseldi. Bu artışın önemli bir kısmı yetiştiricilik faaliyetlerinden kaynaklanıyor. 2014 yılında toplam üretimin yüzde 56,3’ü avcılıkla sağlanırken, 2024 yılında bu oran yüzde 38,2’ye geriledi. Aynı dönemde yetiştiricilik üretimi yüzde 145,4 oranında artış gösterdi. Deniz balıkları avcılığı ise yüzde 25,5 oranında arttı. 2024 yılı verilerine göre avlanan deniz balıkları miktarı 290 bin 68 ton olarak gerçekleşti. Tür bazında incelendiğinde 153 bin 175 ton ile hamsi en çok avlanan balık olurken, onu 49 bin 278 ton ile palamut ve 17 bin 818 ton ile sardalya takip ediyor" dedi. "Sürdürülebilir avcılık sektörün geleceği açısından hayati önem taşıyor" "Ülkemizde denizlerden elde edilen üretimin büyük ölçüde kıyı balıkçılığına dayanması, açık deniz balıkçılığına yönelik altyapının yetersizliği ve balıkçı teknesi sayısının fazlalığı, kıyı sularımız üzerindeki av baskısını artırıyor" diyen Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu noktada sürdürülebilir avcılık, sektörümüzün geleceği açısından hayati önem taşıyor. Balık stoklarının korunması ve geliştirilmesi için bilimsel araştırmaların artırılması, koruma ve kontrol faaliyetlerinin güçlendirilmesi gerekiyor. Öte yandan su ürünleri, özellikle balık, hayvansal protein kaynakları arasında önemli bir yer tutuyor. Ancak ülkemizde kişi başı su ürünleri tüketimi dünya ortalamasının altında kalıyor. Dünyada kişi başına tüketim yaklaşık 20,7 kilogram iken, ülkemizde bu miktar 7,7 kilogram seviyesindedir." Av yasağı süresince kurallara uyulmasının büyük önem arz ettiğini vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti: "Boy yasağına aykırı küçük balıkların satışı, yasaklı türlerin avlanması ve hijyen koşullarına uyumsuzluk gibi konularda denetimlerin artırılması gerekiyor. Yasak avcılık faaliyetlerinin Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerine ya da jandarmaya bildirilmesi önem taşıyor. Av yasağı süresince balıkçı tezgâhlarında ağırlıklı olarak kültür balıkları olan çipura, levrek ve alabalığın yanı sıra ithal ürünler ve av sezonunda yakalanarak uygun koşullarda muhafaza edilen balık türleri yer alacaktır. Ayrıca bu dönemde balıkçılarımız, karasularının bitişiğindeki uluslararası sularda ve ilgili tebliğ hükümlerine uymak kaydıyla uzatma ağları ile avcılık yapabilecek. Av yasakları, denizlerimizdeki balık popülasyonunun korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Bu süreçte hem balıkçılarımızın hem de vatandaşlarımızın gerekli hassasiyeti göstermesi büyük önem taşıyor."
Ticaret Bakanlığı’ndan reklam ve haksız ticari uygulamalara karşı denetim
15 Nisan 2026 Çarşamba - 08:57 Ticaret Bakanlığı’ndan reklam ve haksız ticari uygulamalara karşı denetim Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, görüştüğü 132 dosyadan 117’sini mevzuata aykırı bularak, 49,8 milyon TL idari para cezası uyguladı. Ticaret Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Reklam Kurulunun 9 Nisan tarihinde gerçekleştirilen 368 sayılı toplantısında görüşülen 132 adet dosyadan 117’si mevzuata aykırı bulundu. Söz konusu aykırılıklar nedeniyle toplam 49 milyon 874 bin 780 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildi. Ayrıca reklamlarda yer alan üstünlük ifadelerinin tüketiciyi aldatıcı ve yanıltıcı şekilde kullanılmasını önlemek amacıyla 1 adet dosya hakkında tedbiren durdurma kararı verildi. Hileli modem satışlarına yönelik inceleme başlatıldı Ticaret Bakanlığına ulaşan şikâyetler doğrultusunda yapılan incelemelerde kendilerini internet servis sağlayıcılarının çağrı merkezi gibi tanıtan bazı kişi ve firmaların tüketicilere "modeminiz arızalı" veya "modeminiz yetersiz" şeklinde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak, yüksek bedellerle modem satışı gerçekleştirdiği tespit edildi. Söz konusu ürünlerin tüketicilere hiç gönderilmediği ya da vaat edilen nitelikleri taşımadığı, ayrıca tüketicilerin bedel iadesi taleplerinin karşılanmadığı yönünde ciddi mağduriyetler oluştuğu anlaşıldı. Reklam Kurulu tarafından yürütülen incelemeler sonucunda bu faaliyetlerin münferit olmadığı, süreklilik arz ettiği ve haksız ticari uygulama niteliği taşıdığı belirlenerek, ilgili firmalara idari para yaptırımı uygulanmasına karar verildi. Yasa dışı bahis ve kumar reklamlarına erişim engeli getirildi Reklam Kurulunun 368 sayılı toplantısında ele alınan bir diğer önemli konu başlığı ise yasa dışı bahis ve kumar reklamları oldu. Yapılan incelemelerde yasa dışı bahis ve kumar reklamı yaptığı ve vatandaşları yasa dışı sitelere yönlendirdiği tespit edilen yüksek takipçili 15 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli kararı alındı.
Akdeniz’de av yasağı başlıyor
14 Nisan 2026 Salı - 23:00 Akdeniz’de av yasağı başlıyor Akdeniz’de 15 Nisan’da başlayacak av yasağı öncesinde balıkçıların büyük bölümü teknelerini karaya çekip bakım sürecine hazırlanırken, bazıları son kez sefere çıkıyor. Yasağın başlamasıyla birlikte balık çeşitliliğinin azalması ve çipura ile levrek başta olmak üzere fiyatlarda yüzde 15-20 artış bekleniyor. Akdeniz’de 15 Eylül’de başlayan balık av sezonu, 15 Nisan itibarıyla sona eriyor. Av yasağının başlamasıyla birlikte trol ve gırgır yöntemiyle avcılık duracak, kıyı balıkçılığı ise sınırlı şekilde devam edecek. Yasak sürecinde balıkların yumurtlama dönemine girmesi nedeniyle denizlerdeki çeşitlilikte düşüş yaşanması öngörülürken, sezon boyunca 30’a yakın olan balık çeşidinin 15’e kadar gerilemesi bekleniyor. Buna rağmen sardalya gibi yılın 12 ayı avlanabilen türler sayesinde vatandaşların yaz aylarında da balığa ulaşabileceği ifade ediliyor. Av yasağıyla birlikte özellikle kültür balıkçılığında fiyat artışı yaşanacağı, çipura ve levrek başta olmak üzere balık fiyatlarında yaklaşık yüzde 15 civarında yükseliş beklendiği belirtildi. Öte yandan av yasağı öncesinde balıkçıların büyük bölümü teknelerini karaya çekip bakım sürecine hazırlanırken, bazı balıkçılar ise son kez sefere çıkarak sezonu kapatmaya hazırlanıyor. Yasağın başlamasıyla birlikte özellikle uluslararası avcılık yapmayan teknelerin yaklaşık 5 ay boyunca limanlarda kalacağı, bu süreçte bakım ve onarım çalışmalarının yapılacağı belirtiliyor. "Akdeniz, Ege, Marmara’da trol ve gırgır avcılığı yasaklanmış olacak" Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, 15 Nisan itibarıyla başlayacak av yasağının trol ve gırgır avcılığını kapsadığını belirterek, bu süreçte yalnızca kıyı balıkçılığının serbest olacağını ifade etti. Polat, "15 Eylül itibarıyla açılan av sezonumuz, 15 Nisan akşamı yasak başlıyor. Ülkemizin dört bir tarafında, Akdeniz, Ege, Marmara’da trol ve gırgır avcılığı yasaklanmış olacak. Yaklaşık 5 aylık bir yasak süresi var. Balıkçılarımız bu yasak süresinde yasağa uyuyorlar. Trol ve gırgır avcılığı kesinlikle yasak. Sadece kıyı avcılığı dediğimiz elle yapılan avcılık serbest. Orada sardalya ve çeşitli balıklar çıkıyor" dedi. "12 milden sonra uluslararası av serbestliği var" Polat, yasağın kıyıdan itibaren 12 mil sınırına kadar geçerli olduğunu belirterek, bu sınırın ötesinde avcılığın sürdüğünü ifade etti. Polat, "Sadece bu yasak 12 mile uygulanmıyor. 12 milden sonra uluslararası av serbestliği var. Yine çeşitli balıklar gelecek yalnız çeşitte düşme olacak. Örneğin balık sezonunda 30 çeşit balığımız geliyorsa bu çeşit 15 çeşide düşmüş olacak" ifadelerini kullandı. "5 aylık süreçte yine balık çeşitliliğimiz var" Yasak sürecinde balık çeşitliliğinin tamamen ortadan kalkmayacağını belirten Polat, "5 aylık süreçte yine balık çeşitliliğimiz var. Özellikle sardalya, yılın 12 ayı çıkan bir balık. Sardalya eksiği olmayacak, Omega-3 açısından da en zengin yiyecek. Uluslararası avcılık dediğimiz avcılıkta da yine mezgit, karides, kalamar, barbunya gibi türler çıkacak" diye konuştu. "Yüzde 15 yüzde 20 arasında bir artış bekliyoruz" Av yasağının fiyatlara etkisine de değinen Polat, "Av yasağının girmesiyle birlikte çipura ve levrekte yüzde 15-20 arasında bir artış bekliyoruz. Balıkların 5 aylık bir yumurtlama dönemi var. 15 Eylül’de tekrar ’vira bismillah’ deyip balıkçılarımız av sezonunu sürdürecekler" dedi. "Tekneler gelecek 5 ay boyunca bakıma çekilecek" Balıkçı Hatip Kaçan, mesleği çocukluğundan bu yana sürdürdüğünü belirterek, "Baba mesleği olarak bu işi yapıyoruz. Her sezon olduğu gibi bu sezonun da sonuna geldik. Büyük tekneler gelecek 5 ay boyunca bakıma çekilecek. Bu sezon yağışların etkisiyle çeşitlilik açısından bereketli geçti. Özellikle çipura ve sargoz gibi beyaz balık türlerinde verim aldık. Ancak fırtınalar nedeniyle her zaman denize açılamadık. Derelerin taşmasıyla birlikte denizde oluşan sazlık ve otlar da bizi zorladı" dedi. "Mazot fiyatlarında denge sağlanırsa balıkçılık yeniden daha kazançlı hale gelebilir" Mazot fiyatlarının sektörü olumsuz etkilediğini vurgulayan Kaçan, "Mazota gelen zamlar sadece yakıtı değil, kullandığımız ağdan tekne bakımına kadar her şeyi etkiliyor. Eğer mazot fiyatlarında denge sağlanırsa balıkçılık yeniden daha kazançlı hale gelebilir" ifadelerini kullandı. "Sezon sonuna doğru balık azaldı" Balıkçı Mustafa Boyraz ise sezonun sona erdiğini belirterek, "Şu an sezonumuz kapandı. Birkaç gün içinde gerekli izinleri alarak 12 mil dışında uluslararası sularda avlanmaya devam edeceğiz. Sezonun başında çeşitlilik iyiydi ancak sonrasında düşüş yaşandı ve balık azaldı. Bu da avcılığı zorlaştırdı" diye konuştu. Artan maliyetlerin balıkçıyı zorladığını dile getiren Boyraz, "Yakıt giderleri çok yüksek olduğu için kazanç sağlamak zorlaştı. Ayrıca fırtınalar nedeniyle denizler kirlenince derelerden gelen ağaç ve kökler ağlarımıza zarar verdi, ciddi sıkıntı yaşadık" dedi.
Yenipazar’ın değerleri kurulan dernekle tanıtılacak
14 Nisan 2026 Salı - 19:44 Yenipazar’ın değerleri kurulan dernekle tanıtılacak Aydın’ın Yenipazar ilçesinde kırsal kalkınmayı desteklemek ve yerel potansiyeli harekete geçirmek amacıyla kurulan Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği (YEG), yoğun katılımla gerçekleştirilen törenle açıldı. Festival havasında geçen etkinlikte, hem yerel değerler tanıtıldı hem de ilçenin kalkınma vizyonu kamuoyuyla paylaşıldı. Yenipazar için yeni bir dönem başladı Kamu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerinin bir araya geldiği çok paydaşlı yapısıyla dikkat çeken Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği; ilçede katılımcı, sürdürülebilir ve yerelden yönetilen kalkınma modelinin öncüsü olmayı hedefliyor. Açılışta festival atmosferi yaşandı Coşkulu açılış programında konuklara keşkek, pide ve Yenipazar’a özgü yerel lezzetler ikram edilirken, Yenipazar Halk Eğitimi Merkezi ve ASO kursiyerleri ile girişimci kadınların hazırladığı el emeği ürünlerin sergilendiği stantlar büyük ilgi gördü. Protokol üyeleri stantları tek tek ziyaret edip bilgi aldı. Etkinlikte ayrıca sergilenen zeybek gösterileri, programa renk katarken, açılış adeta bir festival atmosferinde gerçekleşti. "Bütüncül bir kalkınma modeli sunuyor" Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği Başkanı Elif Meryem Yurdakul Şipal, yaptığı konuşmada Yerel Kalkınma Stratejisi’nin kapsamına dikkat çekerek şunları söyledi: "Hazırladığımız Yerel Kalkınma Stratejisi; tarım, turizm, el sanatları, kadın istihdamı ve gençlerin ekonomik hayata katılımını kapsayan bütüncül bir model sunuyor. Amacımız; Yenipazar’ı kendi kendine yetebilen, yerel değerlerini ekonomik değere dönüştüren ve tanınırlığı yüksek bir ilçe haline getirmektir" Şipal, proje kapsamında; kırsal turizmin geliştirilmesi, yerel ürünlerin pazarlanması, girişimcilik ve eğitim programları ile çiftçilere yönelik teknik eğitimlerin hayata geçirileceğini belirtti. Toplam 11 milyon 450 bin TL bütçeye sahip olan proje, 2026-2030 yılları arasında uygulanarak ilçenin ekonomik, sosyal ve turizm potansiyeline önemli katkılar sağlayacak. Dernek Başkanlığını ADÜ Yenipazar Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Elif Meryem Yurdakul Şipal’in ve Başkan Yardımcılığını Hacer Boden’in üstlendiği, yönetim kurulunda da Ertuğrul Ateş, Kıvanç İşbilen, İsmet Aksoy, Yasemin Ünübol ve Aygül Bayraktaroğlu yer alıyor.
Başkan Dumandağ, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ile bir araya geldi
14 Nisan 2026 Salı - 16:34 Başkan Dumandağ, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ile bir araya geldi Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Dumandağ, GTİ Genel Kurulunda TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile de bir araya geldi. Elazığ Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Ali Dumandağ, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile 137 oda ve borsanın ortaklığında faaliyet gösteren Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret A.Ş.’nin (GTI) 2026 Yılı Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Başkan Dumandağ, genel kurul kapsamında yürüttüğü temaslar çerçevesinde TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile de bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede Başkan Dumandağ, Elazığ’da devam eden projeler ve planlanan yatırımlar hakkında Hisarcıklıoğlu’na kapsamlı bir brifing sundu. Özellikle Elazığ’ın tarım, hayvancılık ve ticaret altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların ele alındığı görüşmede, şehrin ekonomik potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. Elazığ’ın bölgesel ticarette daha güçlü bir konuma ulaşması için yürütülen projelerin de gündeme geldiği görüşmede, kurumlar arası iş birliğinin önemi vurgulandı. Başkan Dumandağ, Elazığ Ticaret Borsası’nın hayata geçirdiği projeler ve devam eden çalışmalar hakkında detaylı bilgiler paylaşarak, bu girişimlerin şehrin ekonomik gelişimine sağlayacağı katkılara dikkat çekti. Görüşmenin sonunda Dumandağ, Hisarcıklıoğlu’nu Elazığ’a davet ederken, Hisarcıklıoğlu da Elazığlılara selamlarını iletti ve şehre yönelik çalışmaları yakından takip ettiklerini ifade etti.
AEDAŞ’tan Gündoğmuş’un elektrik altyapısına 650 milyon TL’lik yatırım
14 Nisan 2026 Salı - 16:33 AEDAŞ’tan Gündoğmuş’un elektrik altyapısına 650 milyon TL’lik yatırım Antalya’nın Gündoğmuş ilçesi için 2026 yılında 650 milyon TL’lik yatırım planını devreye alan AEDAŞ, bu kapsamda bölgeye 94 kilometre yeni şebeke hattı tesis edecek. 2 bin 448 adet demir direk ve 25 trafo ile bölgenin elektrik altyapısını daha da güçlendirecek. Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ), Antalya’nın Gündoğmuş İlçesi’nin elektrik altyapısına bu yıl 650 milyon TL yatırım yapacak. Gündoğmuş’un zorlu coğrafi şartlarına karşı altyapıyı daha da güçlendirmeyi, uzun vadede artan enerji talebine yanıt vermeyi hedefleyen AEDAŞ, yıl içinde ilçe genelinde kapsamlı bir yatırım programı gerçekleştirecek. AEDAŞ Genel Müdürü İlkay Baydar, 14 Nisan Salı günü Gündoğmuş Kaymakamı Dr. Erdal Bilgiç, Gündoğmuş Belediye Başkanı Ali Gülen ve yatırımlardan etkilenen mahalle muhtarları ile bir araya gelerek ilçedeki yatırım sürecine ilişkin detaylı bilgilendirmede bulundu. Gündoğmuş’ta başlatılan yatırım çalışmaları ile bölge genelinde 94 kilometre uzunluğunda yeni havai şebeke hattı tesis edileceğini ifade eden AEDAŞ Genel Müdürü İlkay Baydar, ayrıca 2 bin 448 adet demir direğin montajının da yapılacağını bildirdi. Enerji verimliliğini artırmak amacıyla 25 adet direk tipi trafo ile 4 adet beton köşk dağıtım merkezi kurulacağını söyleyen Baydar, verimli ve tasarruflu enerji için toplam 680 adet modern LED armatürün de ilçe genelinde devreye alınacağını kaydetti. Baydar, söz konusu yatırım çalışmalarının planlanan proje kapsamında ilk etap olduğunu da belirtti. Baydar, "Yatırım programımız Gündoğmuş merkez başta olmak üzere Kozağacı, Çayırözü, Pembelik, Narağacı, Ortaköy, Balkaya, Eskibağ, Kayabükü ve Köprülü mahallelerini doğrudan kapsıyor. Söz konusu çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte özellikle kış aylarında olumsuz hava şartlarının neden olduğu enerji kesintilerini en aza indirmeyi ve voltaj dalgalanmalarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Gündoğmuş’un coğrafi şartlarını dikkate alarak planladığımız bu çalışmalarla, hizmet kalitemizi daha ileri bir seviyeye taşıyacağız" dedi.
Samsun’da Otomotiv Sektörünün Mevcut Durum Analizi ve Gelişim Potansiyeli Paydaş Çalıştayı
14 Nisan 2026 Salı - 16:10 Samsun’da Otomotiv Sektörünün Mevcut Durum Analizi ve Gelişim Potansiyeli Paydaş Çalıştayı Otomotiv Sektörünün Mevcut Durum Analizi ve Gelişim Potansiyeli Paydaş Çalıştayı, Samsun’da Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) ev sahipliğinde sektör temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Samsun’da otomotiv sektörünün mevcut kapasitesinin, gelişim potansiyelinin ve yatırım fırsatlarının kapsamlı şekilde analiz edilmesi amacıyla yürütülen "Samsun’da Otomotiv Sektörünün Mevcut Durumu Analizi ve Gelişim Potansiyeli Fizibilite Danışmanlığı Teknik Destek Projesi" kapsamında "Otomotiv Sektörü Mevcut Durum Analizi ve Gelişim Potansiyeli Paydaş Çalıştayı" düzenlendi. Teknik destek projesi, OKA İhracatta İkiz Dönüşüm Teknik Destek Programı desteğiyle Samsun Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. OKA ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda otomotiv sektöründe faaliyet gösteren firmalar, kamu kurumları, OSB yönetimleri, meslek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, üniversite ve akademi temsilcileri bir araya geldi. "Samsun’da otomotiv sektörünün yüzde 85’i ihraç ediliyor" Programın açılışında konuşan OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, "Şehrimizde en fazla istihdam sağlayan sektörlerden biri olan ve üretiminin yüzde 85’ini ihracat eden otomotiv sektörünün Samsun ilinde sahip olduğu kritik önem, elbette Samsun Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’nün de gündeminde idi. Geçtiğimiz yıl yine bu salonda otomotiv sanayi sektörü ile ilgili yaptığımız toplantı sonrasında sektörün mevcut durumunun analiz edilip sektör için yeni bir yol haritası hazırlanması noktasında fikir birliğine vardık. Katma Değerli Üretim ve İhracat Teknik Destek Programımıza Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğümüz tarafından sunulan ve Ajansımız desteğiyle yürütülen bu proje ile sizlerle Samsun’da otomotiv sanayi sektörünün bugünü kadar geleceğini de istişare etme fırsatımız olacak" dedi. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Mehlika Dicle, "2025 yılında yürürlüğe konulan ve 2030 yılına kadar gündemimizde olacak Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında geçtiğimiz yıl silah ve silah parçaları üretimi, tıbbi cihaz üretimi, ticari araç aksam ve parçaları üretimi ile akıllı filtre sistemleri üretimi Samsun’da desteklenen yatırım başlıkları arasında idi. Çağrı usulüyle yürütülen bu program kapsamında Samsun ilinden bu sektörlerden 10 başvuru aldık ve Bakanlık Değerlendirme Komitesine sunduk. 2026 yılının başında Samsun ili için desteklenecek odak sektörler yeniden yayınlanmıştır. Samsun’dan orta ve yüksek teknoloji sanayi odağı ile mavi ekonomi odağında yatırımlar yapılması için silah sistemleri ve mühimmat üretimi, tıbbi cihaz üretimi, motorlu taşıt aksam ve parçaları üretimi, su ürünleri üretimi başlıkları belirlenmiştir. 2026 yılı çağrı dönemi ise 20 Şubat 2026 tarihinde ilan edilmiş ve 2 Mart 2026 tarihinde de başvurular alınmaya başlanmıştır. 15 Mayıs 2026 tarihine kadar devam edecek çağrı dönemi sonrasında yapılacak değerlendirmelerin ardından desteklenecek firmalara kapsamlı destek unsurlarından oluşan bir yatırım teşvik belgesi düzenlenecektir. Bu belge içeriğinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti destek unsurlarına ilaveten yatırımın yüzde 50’si oranında vergi indirimi uygulanmasının yanı sıra 8 yıl boyunca SGK işveren hissesinin yüzde 50’si desteklenecektir. Yatırımın finansmanı için iki ayrı model sunulmaktadır. Bu modellerden ilki faiz ve kâr payı desteğidir. Bu destek ile toplam yatırım tutarının yüzde 20’sini ve 20 puanı aşmayacak şekilde faiz ya da kâr payının yüzde 40’ı karşılanmaktadır. İkinci model ise makine desteğidir. Bu destek ile de toplam yatırım tutarının yüzde 15’ini aşmayacak ve makinelerin yüzde 25’ini geçmeyecek şekilde asgari tutarı 2,5 milyon TL ve üzeri makine alımları desteklenmektedir. Bu destek unsuru, yatırım teşvik sisteminde ilk kez bu program aracılığıyla kullandırılmaya başlanacak olması yönüyle de önem arz etmektedir. Her iki modeldeki destek üst limiti 301 milyon TL tutarındadır" diye konuştu. Yatırım taahhütlü avans kredisi ve Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi hakkında da bilgilendirmede bulunan Dicle, ayrıca şunları söyledi: "Yine yatırımın finansmanı noktasında önemli bir husus da yatırım taahhütlü avans kredisi. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı başvurularında yatırım tutarı 1 milyar TL’yi geçerse bir kredi kullanma fırsatı bulunmaktadır. Yatırım sürecinde bina inşaat harcaması yapılacak ise KDV muafiyeti destek unsurundan da yararlanılabilmektedir. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında yapılacak bir yatırım ve yatırım sonrası dönem destek unsurları hesaplandığında yatırımın yüzde 85’i kadar bir devlet desteği sağlanacaktır. Yatırım teşvik belgesi ile yatırım yaptığınızda yüzde 33-37 oranında bir devlet desteğinden yararlanabilirken, YKH Teşvik Programı başvurunuz sonrasında yatırım teşvik belgesi aracılığı ile yatırım yaptığınızda devlet desteği oranı yüzde 85 ve 87’ye kadar yükselebiliyor. Ajansımızın gündeminde olan diğer bir destek programı ise Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi. Çok kapsamlı bir kalkınma projesi olan bu proje kapsamında Geri Ödemeli Finansman Desteği Programını da geçtiğimiz ay ilan ettik. Sosyal kalkınmayı göz ardı etmeden yapacağınız 2,5 milyon TL ve 7,5 milyon TL arasındaki yeşil geçiş odaklı yatırımlarınızı devlet bankası aracılığı ile destekleyeceğiz. Bu devlet bankasından alınmış bir kredi uygunluk belgesi sonrasında yapacağınız başvurularınız değerlendirme sonucunda başarılı bulunduğu takdirde 6 ay ödemesiz, 24 ay eşit taksitlerde geri ödemesini sağlayacağınız bir finansman desteği fırsatını da sizlere sunuyoruz." İhracat rakamlarının her yıl arttığına değinen Samsun Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Selahattin Altunsoy ise, "Son 10 yılın ilk 5 yılında sanayi birinci öncelikli bir konumuz değilken, Samsun’da özellikle 2021 sonrasında sanayinin daha ön plana çıktığı bir tablo ile karşı karşıyayız. İlimizde yaklaşık 2 bin 200’e yakın sanayici tanımlı olup, sanayicilik belge bilgi sistemine kayıtlı sanayicimizle bu hedeflerimizin daha ileriye gitmesini öngörüyoruz. 2021’e kadar ithalatın ihracattan fazla olduğu bir Samsun’dan bahsederken, 2021 sonrasında ihracatın ithalatın önüne geçtiğini görüyoruz. Bu da Sanayi ve Teknoloji İşbirliği Kurulu, biliyorsunuz bakanlığımızın mevzuatında yer alıp il müdürlüğümüzün sekreteriyasıyla yürütülen bir kurul. Bu kurul kapsamında 2025’te bir kurul kararı almıştık. Otomotiv sektörüyle ilgili elimizde doğru bir bilgi ve doküman olmadığı için bir durum değerlendirmesi, bir fizibilite çalışması yapmak istedik. OKA destekleriyle bir teknik destek projesi hazırladık. Bu teknik destek projesinde OMÜ ve SAMÜ hocalarımız aracılığıyla böyle bir fizibilite çalışması yapalım dedik. Bugünkü paydaş çalıştayı da bu fizibilite destek projesi kapsamında önemli adımlardan birisi. İnşallah yakında bunun sonuç raporunu da kamuoyuyla paylaşırız" ifadelerini kullandı. Protokol konuşmalarının ardından söz alan SAMÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Aktaş ise sunumunda otomotiv sektörü hakkında bilgilendirmede bulundu. Daha sonra programa katılanlar 3 farklı grup halinde çalıştay gerçekleştirdi. Çalıştaydan detaylar Çalıştayın temel amacı; sektörün bölgesel dinamiklerini çok paydaşlı bir yaklaşımla ele almak, üretim ve tedarik altyapısını değerlendirmek, mevcut yatırım imkânlarını ortaya koymak ve geleceğe yönelik ihtiyaçları paydaş görüşleri doğrultusunda analiz etmek. Bu kapsamda katılımcıların bilgi, deneyim ve öngörüleri doğrultusunda sektöre ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yapılması hedefleniyor. Samsun’da otomotiv sektörünün rekabet gücünün artırılması ve sürdürülebilir büyüme perspektifinin oluşturulması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilen çalıştayda, paydaş katkılarıyla somut politika ve strateji önerilerinin geliştirilmesi bekleniyor.