EKONOMİ
Tarımsal ticarette dev hacim: Bursa TB ilk çeyreği 19,3 milyar tl ile kapattı 19 Nisan 2026 Pazar - 13:17:03 Tarım sektöründe güvenli ticaretin adresi olan Bursa Ticaret Borsası, 2026 yılının ilk çeyreğinde tescil işlem hacmini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artırarak 19,3 milyar seviyesine çıkardı. Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmiyle zirveye yerleşen Bursa TB, dijital tarım piyasalarındaki öncü rolünü pekiştirdi. Bursa tarım ticareti ve ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılına hızlı bir başlangıç yaptı. İlk çeyrek tescil işlem hacmi rakamlarını paylaşan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Ocak-Mart aylarını kapsayan dönemde tescil işlem hacminin bir önceki yıla göre yüzde 19 artışla 19 milyar 355 milyon TL olarak gerçekleştiğini söyledi. ABD-İsrail-İran savaşıyla küresel ekonomide artan belirsizliklere ve finansal sıkıntılara rağmen Bursa iş dünyasının üretim azminden vazgeçmediğini belirten Başkan Özer Matlı, yakalanan ivmenin sevindirici olduğunu ifade etti. Zeytin liderliğini koruyor Yılın ilk çeyreğinde en çok işlem gören ürünleri de açıklayan Başkan Özer Matlı, Bursa’nın simge ürünlerinden zeytinin tescil işlem hacminde zirvedeki yerini koruduğunu belirtti. Başkan Matlı, "Zeytin, 5 milyar 68 milyon TL’lik işlem hacmiyle listenin ilk sırasında bulunurken, onu sırasıyla; 2 milyar 694 milyon lira ile canlı hayvan, 2 milyar 548 milyon lira ile et ve 2 milyar 370 milyon lira ile yaş sebze-meyve grupları izledi. Ayrıca mısır grubunda gerçekleşen 1 milyar 92 milyon liralık işlem hacmi de Bursa’nın hem hayvansal üretimde hem de bitkisel üretimde bölgedeki stratejik ağırlığının önemli bir göstergesidir" dedi. Marmara’nın en güçlü aktörü Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, kurucu ortağı oldukları Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK) bünyesinde de yılın ilk çeyreğinde büyük bir başarıya imza attıklarını söyledi. Üye odaklı hizmet anlayışının bir sonucu olarak Marmara ÜPAK’ta Bursa TB acentesi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 81 gibi rekor bir artışla 876 milyon liraya ulaştığını kaydeden Başkan Matlı, bu süreçte yatırımcı ilgisinin de katlanarak arttığını vurguladı. Bursa TB acente kaydındaki müşteri sayısını geçen yıla göre 5 kat arttırdıklarını kaydeden Matlı, "Bu performansla, Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmi bazında ilk sıraya yükselmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, üyelerimizin dijital ticaret sistemlerine olan güveninin ve Borsamızın kurumsal vizyonunun bir neticesidir" diye konuştu. Matlı: "Bursa tarım ticaretinde bölgesel merkez olma yolunda" Bursa Ticaret Borsası’nın sadece yerel değil, bölgesel bir aktör olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, Bursa’yı tarım ticaretinin merkezi yapma konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Matlı, "Elde ettiğimiz veriler, Bursa’yı gıda sektöründe bölgesel bir güç yapma hedefimizde doğru bir rotada olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor.Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Gıda UR-GE projemiz ve dijitalleşme odaklı yatırımlarımızla kentimizin tarımsal değerlerini küresel standartlara taşımaya odaklanmış durumdayız. Teknolojiyle entegre, şeffaf ve yüksek işlem hacmine sahip bir borsa yapısıyla üreticimizin emeğini korurken, üyelerimize güvenli bir ticaret ortamı sunmayı sürdürüyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm üyelerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
19 Nisan 2026 Pazar - 12:40 Girişimler ile kurumsal tecrübenin ’Kesişim’ noktası için başvurular başladı Kurumsal tecrübe ile girişimcilik ekosistemini bir araya getirmek amacıyla yola çıkan ’Kesişim’ projesi için startup başvuru süreci başladı. Başvurular 8 Mayıs’a kadar kabul edilecek. Kurumsal dünyada dijital dönüşüm ihtiyacı her geçen gün daha somut ve acil hale geliyor. Türkiye girişimcilik ekosisteminin en önemli oyuncularından olan Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) de geliştirdiği çözümlerle bu dönüşümün itici gücü olma konumunu daha da güçlendiriyor. BTM’nin yürüttüğü ’Kesişim’ programı kurumsal firmaların somut ihtiyaçları ile girişimlerin çözüm üretme kapasitesini doğrudan bir araya getiriyor. Klasik hızlandırma modellerinin ötesine geçerek iş birliğini ticari çıktıya dönüştürmeyi hedefleyen program, kurumsal tecrübe ile girişimcilik çevikliğini aynı zeminde buluşturmayı hedefleyen yeni nesil bir açık inovasyon modeli sunuyor. İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) desteği ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) ortaklığıyla, Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi (BTM) yürütücülüğünde gerçekleştirilen program için startup başvuruları başladı ve 8 Mayıs’a kadar başvuru toplanmaya devam edecek. Kesişim’i benzer programlardan ayrıştıran temel unsurun, kurumların gerçek ve tanımlı ihtiyaçlarına girişimlerin doğrudan çözüm sunmaları olduğunu belirten BTM Genel Müdürü Önder Kul, "Bu yaklaşım, programın paydaş yapısına da doğrudan yansıyor. Arzum, Doğuş Teknoloji, Döhler, Eczacıbaşı, Emlak Konut, Fuzul Holding, Gen Koleji, Happy Center, Kayacan Holding, Koçpa, Miniso Türkiye, Motor Aşin, Sesinoks, Türk Hava Yolları, Türksat ve Zorlu Holding-Vestel gibi farklı sektörlerden güçlü kurumlar, belirledikleri ihtiyaç alanlarıyla programa aktif olarak dahil oluyor. Bu sayede girişimler, teorik değil doğrudan sahaya karşılık gelen problemler üzerinde çalışma fırsatı buluyor" dedi. Sonuç odaklı program Programın kurgusunun ’sonuç odaklılık’ üzerine inşa edildiğini belirten Kul, "Süreç, kurumsal firmaların ihtiyaçlarının detaylı analiz edildiği çalıştaylarla başlıyor. Ardından seçilen girişimler; odak grup toplantıları, teknik ve hukuki değerlendirmelerle olgunlaştırılarak kurumlarla stratejik eşleşmelere hazırlanıyor. Başarılı bulunan girişimler, program sonunda gerçekleştirilen Demo Day ve Başarı Lansmanı ile projelerini anlatıyor. Kesişim, girişimler açısından yalnızca görünürlük sağlayan bir platform değil; doğrudan müşteriyle temas kurma, ürününü gerçek koşullarda test etme ve en önemlisi ölçeklenebilir bir iş modeline dönüşme fırsatı anlamına geliyor" dedi. Başvuru sonrası seçilecek startuplarda; kurumsal firmaların ihtiyaçlarına yönelik çözüm üretebilen, ürün veya hizmeti pilot uygulamaya hazır bulunan, kurumsal iş birlikleriyle büyümeyi ve ölçeklenmeyi hedefleyen, entegrasyon ve uyarlama yapabilecek esnek teknoloji mimarisi bulunan ve teknoloji ve inovasyon odaklı girişimler özellikle dikkate alınacak.
19 Nisan 2026 Pazar - 11:36 Başkan Öztürk: "Konya, lojistik ve taşımacılıkta merkez" Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, Konya’nın taşımacılık ve lojistik alanlarında da adeta merkez konumunda olduğunu belirterek, şehrin güçlü karayolu ve demiryolu avantajını iyi değerlendirmek gerektiğini vurguladı. Konya Ticaret Odası’nda Meslek Komiteleri İstişare Toplantıları devam ediyor. Bu çerçevede; 61. Kargo, Kurye ve Yük Taşıma Hizmetleri Meslek Komitesi istişare toplantısı yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. KTO Meclis Toplantı Salonu’nda yapılan istişare toplantısına KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk başkanlık ederken toplantıya; Konya Gümrük Müdürü Hasan Hüseyin Koçak, Selçuklu Belediyesi Emlak İstimlak Müdürü Serdar Şahingeri ve Koyuncu Araç Muayene Genel Müdürü Osman Şenkul da konuk olarak katıldı. Toplantıda sektör temsilcilerinin sorunları ve talepleri masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, sözlerinin başında, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta çocukların karıştığı ve okulları hedef alan menfur silahlı saldırı hadiselerinden büyük üzüntü duyduğunu belirtti. "Şehrimizin potansiyelini değerlendirmeliyiz" Son yıllarda dünya ekonomisinin, jeopolitik gelişmeler, tedarik zinciri kırılmaları ve finansal dalgalanmalarla şekillendiğini vurgulayan Başkan Öztürk, özellikle savaş, çatışma ve gerilim ortamının dünya ticaretindeki belirsizlikleri artırdığı gibi fiyat dengesini de olumsuz etkilediğini söyledi. Buna rağmen Türkiye’nin üretim, ihracat ve istihdam odaklı büyüme yaklaşımının sürdüğünü dile getiren Başkan Öztürk, "Taşımacılık sektörünün de aynı önemle büyütülmesi kaçınılmazdır. Konya olarak sektörümüz açısından şehrimizin avantajlarını iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Güçlü sanayi altyapımız, tarımsal üretim kapasitemiz ve ihracat potansiyelimizle ülkemizin önemli üretim merkezlerinden biri olmaya devam eden şehrimiz, taşımacılık ve lojistik alanlarında da adeta merkez konumunda. Şehrimiz, Anadolu’nun merkezinde yer alması sayesinde hem Doğu-Batı hem de Kuzey-Güney ticaret koridorlarının kesişim noktasında bulunarak doğal bir lojistik üs niteliği taşımaktadır. Güçlü karayolu ağıyla kısa sürede geniş bir nüfusa erişim imkânı sunan Konya’nın, demiryolu bağlantıları üzerinden özellikle Mersin Limanı’na ulaşabilmesi ve intermodal taşımacılığa uygun altyapısı ile önemli bir rekabet avantajını da barındırmaktadır. Bunun yanında organize sanayi bölgeleri, lojistik merkez yatırımları ve artan ihracat kapasitesi şehrin üretim-lojistik entegrasyonunu güçlendirirken, Konya Lojistik Merkezi ile taşıma kapasitesinin ciddi ölçüde artırılması hedeflenmektedir. Bu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi için Konya Lojistik Merkezi’nin aktif kullanımı, demiryolu bağlantılarının limanlarla daha güçlü entegrasyonu, dijital ve yeşil lojistik uygulamalarının yaygınlaştırılması ve sektör paydaşları arasında koordinasyonun artırılması büyük önem taşımaktadır. Bu sayede Konya’nın yalnızca bölgesel değil, ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir lojistik merkez haline gelmesi mümkün olacaktır" dedi. KTO 61. Kargo - Kurye ve Yük Taşıma Hizmetleri Meslek Komitesi Başkanı İlhan Şar da, komite olarak sektörün sorunlarına dönük çalışmaları sürdüklerini kaydetti. Konuşmaların ardından sektör temsilcilerine söz verilerek, sektörün sorunları ve talepleri masaya yatırıldı.
19 Nisan 2026 Pazar - 11:31 Adana’da "İhracat Akademisi Eğitimi" başladı Ticaret Bakanlığı ve Adana Sanayi Odası arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilen Adana İhracat Akademisi Eğitimi açılışı, Adana Sanayi Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Toplam 16 gün 60 saat sürecek eğitim programı, ihracat alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedefliyor. Açılışta konuşan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Aralık 2025’te Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katılımıyla imzalanan protokolün somut sonuç vermesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Başkan Kıvanç, günümüz küresel ticaret ortamında yalnızca üretimin yeterli olmadığını vurgulayarak, nitelikli üretim, inovasyon ve bu süreçleri yönetecek insan kaynağının önemine dikkat çekti. İhracat Akademisi’nin üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü bir örneği olduğunu belirten Başkan Kıvanç, programın gençler, girişimciler ve mevcut ihracatçılar için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Akademinin; gençleri uluslararası ticarete hazırlayan bir köprü, girişimciler için yeni pazarlara açılan bir rehber ve ihracatçılar için küresel dönüşümlere uyum sağlayacak bir destek mekanizması olacağını söyleyen Başkan Kıvanç, "Avrupa Yeşil Mutabakatı ve dijital dönüşüm gibi süreçlere uyumun da eğitimlerin önemli başlıkları arasında yer alması çok önemli. Bilgiyi katma değere, eğitimi dövize dönüştüren bu akademi; Adana’yı ihracatta bölgesel bir liderden küresel bir aktöre taşıyacak stratejik bir kaldıraç olacaktır" dedi. Başkan Kıvanç ayrıca, "Projenin en başından itibaren bizlere vizyon katan ve desteklerini esirgemeyen Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’a, Bakan Yardımcılarımıza, akademik birikimini sahaya yansıtan Çukurova Üniversitemize ve programımızın açılışını onurlandıran Sayın Mükerrem Aksoy’a ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Mükerrem Aksoy da konuşmasında, İhracat Akademisi projesinin Türkiye genelinde 15’in üzerine ulaştığını ve Adana’nın bu projeye dahil edilmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Küresel ticarette son yıllarda önemli değişimler yaşandığını belirten Aksoy, artan korumacılık politikaları ve yükselen gümrük duvarlarının ihracatı daha zorlu hale getirdiğini söyledi. Bu süreçte doğru bilgiye ulaşmanın ve bilgiyi analiz edebilmenin kritik önem taşıdığına dikkat çeken Aksoy, akademi kapsamında verilecek eğitimlerin katılımcıları küresel rekabete hazırlayacağını ifade etti. Programın, ihracat süreçlerini doğru analiz eden ve stratejik kararlar alabilen uzmanlar yetiştirmeyi hedeflediğini vurguladı.
Aydın Havalimanı uluslararası ticari uçuşlara hazırlanıyor
16 Nisan 2026 Perşembe - 15:52 Aydın Havalimanı uluslararası ticari uçuşlara hazırlanıyor Aydın Havalimanı’nın uluslararası uçuşlara açılması çalışmaları kapsamında zemin etütleri tamamlanırken, taslak proje masaya yatırıldı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Dr. Yalçın Eyigün, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdür Yardımcısı Muhammed Kerem Yeğnidemir ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 3. Bölge Müdürü Hacer Eke nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyarette, Aydın Havalimanı’nın uluslararası ticari uçuşlara açılması için yürütülen çalışmaların taslak projesi masaya yatırıldı. Gerçekleştirilen görüşmede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan projede devam eden çalışmalar değerlendirildi. Eyigün, teknik ekiplerin sahadaki zemin etüdü çalışmalarını tamamladığını belirtti. Aydın’ın ekonomik kalkınmasına büyük ivme kazandıracak yatırımın her aşamasında takipçisi olduklarını belirten Başkan Çerçioğlu, "Aydın Havalimanı’nın uluslararası ticari uçuşlara açılması Aydınımız açısından önemli bir gelişme olacak. Bu sürecin başlatılmasına öncülük eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyorum. Kentimizin bugününe ve geleceğine katkı sağlayacak her yatırımın takipçisi ve destekçisiyiz. Aydınımız ve hemşehrilerimiz için tüm kurum ve kuruluşlarla iş birliği içerisinde çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Başkan Memet Aslan OSBÜK zirvesi için Trabzon’da
16 Nisan 2026 Perşembe - 15:49 Başkan Memet Aslan OSBÜK zirvesi için Trabzon’da Van Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu’nun (OSBÜK) Karadeniz bölge toplantısı kapsamında Trabzon’da iş dünyasının temsilcileriyle bir araya geldi. Trabzon’da düzenlenen geniş katılımlı bölge toplantısına; Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, Trabzon Valisi Tahir Şahin ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü ile Van’dan Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, OSB Başkan Vekili Yaşar Şen ve OSBÜK Yönetim Kurulu Üyeleri de katıldı. Trabzon Ticaret Borsası ve Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası ziyaretinin ardından düzenlenen OSBÜK Karadeniz Bölge Toplantısı’nda bölgedeki tüm organize sanayi bölgelerinin (OSB) temsilcileriyle bir araya gelinerek; enerji maliyetlerinden altyapı ihtiyaçlarına, üretim kapasitelerinden istihdam sorunlarına kadar pek çok kritik başlık ele alındı. Ziyaret ve toplantıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Van OSB Yönetim Kurulu Başkanı Memet Aslan, saha çalışmalarının önemine dikkat çekti. Aslan, "Bölge toplantılarının sadece salon etkinlikleriyle sınırlı tutulmuyor. OSBÜK heyeti gittiği her ilin ekonomik dinamikleriyle temas kuruyor. Bu kapsamda, şehrin ekonomik hafızası olan oda ve borsalarımız mutlaka ziyaret ediliyor. Bu temaslar sayesinde hem şehirle ilgili genel bir istişare yapılıyor hem de OSB’lerimizin karşılaştığı sorunları ve çözüm önerileri bizzat yerinde, muhataplarıyla ele alma fırsatı oluşuyor" dedi. Karadeniz Bölge Toplantısı’nda söz alan OSB temsilcileri, bölgelerinde yaşanan aksaklıkları ve gelişim projelerini doğrudan Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan’a iletme fırsatı buldu. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın çözüm odaklı yaklaşım sergilediği toplantıda, yerel yönetimlerin sanayi bölgelerine sağladığı desteklerin artırılması yönünde de görüş birliğine varıldı.
Çiftçiye 360 ton tohum dağıtıldı
16 Nisan 2026 Perşembe - 15:49 Çiftçiye 360 ton tohum dağıtıldı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Kayseri’de tarımsal üretimi artırmak ve atıl arazileri ekonomiye kazandırmak amacıyla yürütülen proje kapsamında, 19 milyon TL’yi aşan 360 ton tohumu yüzde 50 hibe desteğiyle düzenlenen törenle çiftçilere dağıttı. Tören kapsamında ayrıca bakanlık tarafından 300 ton tohum dağıtımı da gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı, Kayseri Valiliği ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülen ’Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi’ çerçevesinde düzenlenen törende, 660 ton tohum çiftçilere teslim edildi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ve dualarla başlayan Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi Tohum Temin Töreni’ne Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın yanı sıra Kayseri Vali Vekili Adnan Türkdamar, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları, daire başkanları, Kayseri Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlik Başkanı Günay Çakı, ziraat odası başkanları, muhtarlar ve çiftçiler katıldı. Kadir Has Kültür Merkezi otoparkında düzenlenen törende konuşan Başkan Büyükkılıç; Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim olaydan dolayı hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek, Türk milletine ve acılı ailelere baş sağlığı temenni edip, yaralılara acil şifalar diledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çıkartmış olduğu yasa ve yetkilerle, sadece belediye hizmetlerinin dışında diğer alanlarda da ülkenin kalkınmasına yönelik hizmetler gerçekleştirdiğini ifade eden Büyükkılıç, Kayseri’nin tarım ve hayvancılık şehri olduğunu kaydetti. Tarım ve hayvancılığın yanı sıra Kayseri’nin turizm alanında da kendisinden söz ettirdiğini, bu sezon Erciyes Kayak Merkezi’ne 3 milyon 300 bin ziyaretçi ağırladığını belirten Başkan Büyükkılıç, sözlerini şöyle sürdürdü; "Daha önce Avrupa’nın en iyi şehri ünvanı ile Altın bayrak ödülünü almıştık. Bu defa Dünya Spor Başkentliği olma yolunda başvurumuzu yapmıştık, Avrupa’dan heyet incelemek üzere geldi, Kayseri’mizde misafir ediliyor, spor yazarlarımız şehrimizi en güzel şekliyle tanımlıyor. Bu da yetmiyor, şehrimizi Türk Cumhuriyetleri arasında kültürün başkenti olma yönünde çabalarımızı sürdürüyoruz. Yatırımdan yatırıma, hizmetten hizmete koşan, 16 ilçemizi de ayrıştırmayan bir anlayış ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesiyle ötekileştirmeden hizmet ediyoruz." Büyükkılıç, Kartal Katlı Kavşağı projesinden de bahsederek, 9 ay gibi süre içerisinde projenin tamamlanacağını belirterek, kent genelinde gerçekleşen ulaşım yatırımlarını da anlattı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın selamlarını ileten Başkan Büyükkılıç, "Arı, tavuk, manda, koyun veriyoruz, Mevla’m bereketleniyor. Binlerce koyunu verdik, koyunların 150 bini aştığı söyleniyor. Tarım İl Müdürlüğümüz ile uyum içerisinde Bakanlığımız ve Valiliğimiz önderliğinde her projede ‘biz de varız’ diyoruz" ifadelerini kullandı. Büyükkılıç; Sultan Sazlığı Kuş Cenneti’ni canlandıracak hem de sazlık çevresindeki mahallelerde tarımsal üretime güç katacak önemli bir projeyi de hayata geçirdiklerini vurgulayarak, "Biriz, beraberiz, hep beraber Kayseri, hep beraber Türkiye’yiz" dedi. Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav da Kayseri ekim alan büyüklüğünde Türkiye’de 5’inci sırada olduğunu, üretim miktarında Kayseri’nin yine 5’inci sırada olduğunu, ilk 10 içerisinde 24 tane ürün olduğunu ve 32 tane de coğrafi işaretli ürünleri olduğunu anlattı. Saklav, yaklaşık 500 bin dekar atıl olan nadas araziyi tarımsal üretime kazandırdıklarını söyleyerek, "Bakanlığımız olarak 2026’da bugün yaklaşık 300 ton, Büyükşehir Belediyemiz olarak da 365 ton nohut, aspir, yeşil mercimek, kuru fasülye ve dörtlü karışım tohumu dağıtacağız" dedi. Büyükşehir belediyesine ayrı bir sayfa açmak gerektiğine vurgu yapan Müdür Saklav, şöyle konuştu; "Büyükşehir Belediyemiz son 5 yılda Kayserili çiftçilere 1 milyar 200 milyon TL’lik destek gerçekleştirdi, canlı hayvan, tohum, makine ekipman, gübre, arı, kanatlı hayvan vermiş, mera ıslahında bulunmuş, tarımsal destekleri çiftçilere aktarmış, Başkanımız Memduh Büyükkılıç’a ve tüm ekibine teşekkür ediyoruz." "Çiftçi sizinle gurur duyuyor" Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş ise Kayseri’nin sanayi ve ticaret şehri olarak bilindiğini son yıllarda artık tarım ve hayvancılık alanında da ilk 5’te olduklarını kaydetti. Başkan Büyükkılıç’a ‘iyi ki varsınız’ diyen Güneş, "Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Çiftçi sizinle gurur duyuyor. Her yerde emeğiniz var, sadece tohum değil, arazi yollarında, ekipmanlarda her yerde emeğiniz var. Türkiye’de en çok tarıma destek veren Kayseri Büyükşehir Belediyesi’dir" diye konuştu. Konuşmaların ardından çiftçilere tohum dağıtımı gerçekleştirilirken, üreticiler de bu projeden dolayı Başkan Büyükkılıç’a teşekkür ettiler. Proje kapsamında dağıtılan tohumlar; 200 ton nohut, 100 ton aspir, 60 ton yem bitkisi karışımı olmak üzere toplam 360 tona ulaştı. Bu destekle yaklaşık 45 bin dekar tarım arazisinin yeniden üretime kazandırılması hedefleniyor. Toplam maliyeti 19 milyon 320 bin TL olan projenin yarısı Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından hibe olarak karşılanırken, kalan yüzde 50’lik kısım üreticiler tarafından üstlenildi. Destekler, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "Planlı Ekim Projesi" kapsamında, ÇKS’ye kayıtlı çiftçilere verildi. Bu sayede hem planlı üretimin yaygınlaştırılması hem de tarımsal verimliliğin artırılması amaçlanıyor.
Çelebi: "Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Trabzon’un ve bölgenin ihtiyacıdır"
16 Nisan 2026 Perşembe - 15:04 Çelebi: "Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Trabzon’un ve bölgenin ihtiyacıdır" Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Erkut Çelebi, somon yetiştiriciliğinin Trabzon’da stratejik bir sektör haline geldiğini belirterek "Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Trabzon’un ve bölgenin ihtiyacıdır" dedi. Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükçü ve yönetim kurulu üyeleri, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası’nı (TTSO) ziyaret ederek ildeki sanayi bölgeleri başta olmak üzere çeşitli konularda istişarede bulundu. Ziyarette konuşan TTSO Başkanı Erkut Çelebi, Trabzon’un su ürünleri ve somon üretimi konusunda önemli bir yatırım potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti. Çelebi "Somonu hem kültür yoluyla yetiştirerek hem de işleyerek mamül ürünlere dönüştürüyoruz. Fındıktan sonra ilimizde ve bölgemizde en yüksek ihracatı yapılan ikinci sektör haline geldi. Trabzon’da Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesine ihtiyacımız var. Bizim için çok önemli. Şu anda mevcut OSB’lerde firmalarımız arıtma tedbirlerini alarak faaliyetlerine devam ediyor. Sektördeki büyüme ve yeni yatırımlara baktığımızda 5 yıl sonra ihtisas OSB’ye çok büyük ihtiyacımız olacak ve bu nedenle bugünden çözüp hazır hale getirmeliyiz. Çünkü Trabzon’da yeni bir arsa üretmek zor. İstimlak çok pahalı ve zaman alıyor. İlçe belediye başkanları ile de görüşüp destek istiyoruz. Çünkü gerek bazı üyelerimiz gerekse bölgemizde üretim yapmak isteyen firmalarımızın bir kısmı farklı bölgelere kaydı" diye konuştu. "Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Trabzon’un ve bölgenin ihtiyacıdır" diyen Erkut Çelebi "Sanayi Bakanlığımızın Yerel Kalkınma Hamlesi Programında 2025 yılında Trabzon’da teşvik sağlanan dört başlıktan birisi su ürünleri yetiştiriciliği ve işleme sektörü olmuştu. Toplam 19 başvuru aldık. Başvuruların 10’u yatırıma başlamak için bakanlıktan onay sürecinde bekliyorlar. Bu yatırımların yüzde 90’ı Su Ürünleri sektörüne yönelik. Yerel Kalkınma Programının 2026 yılı teşvik kapsamında da su ürünleri üretimi ve işlenmesi sektörünü tekrar gündeme aldık. Su ürünleri sektöründeki bu büyük talebi ve gelişmeyi göz önüne aldığımızda Su Ürünleri İhtisas OSB’ye ihtiyacın çok olduğu açıktır" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(Okul saldırıları) Bazı kesimlerin bu tür acıları siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini milletimizin vicdanına havale ediyorum"
16 Nisan 2026 Perşembe - 15:00 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "(Okul saldırıları) Bazı kesimlerin bu tür acıları siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini milletimizin vicdanına havale ediyorum" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, okul saldırılarına ilişkin, "Sayısı az da olsa bazı kesimlerin bu tür acıları polemiklerle, siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini de milletimizin vicdanına havale ediyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu yıl 8’incisi düzenlenen Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’na katıldı. Fuarda konuşan Yılmaz, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarına dair üzüntüsünü dile getirdi. Yaşanan olaylarda acıyı siyasi görüşlerden bağımsız olarak paylaştıklarını ifade eden Yılmaz, "Sayısı az da olsa bazı kesimlerin bu tür acıları polemiklerle, siyasi birtakım rant arayışlarıyla değerlendirmelerini de milletimizin vicdanına havale ediyorum. Onlarla tartışacak durumda değiliz. Biz millet olarak bu acıyı öncelikle yaşayacağız ve bu ortak acımızı birliğimizle, beraberliğimizle paylaşacağız" ifadelerine yer verdi. "İlgili kurumlarımız en küçük detaylara bakarak analiz ediyorlar, değerlendiriyorlar" Yılmaz, okul saldırılarıyla ilgili çok boyutlu inceleme ve soruşturma sürecinin başlatıldığını belirterek, "İlgili tüm kurumlarımız gece gündüz bu konuda çalışmalarını sürdürüyorlar. İçişleri Bakanlığımızdan, Adalet Bakanlığımızdan, İstihbarat Teşkilatlarımızdan Bilgi ve İletişim Teknolojileri’ne ulaşan kurumlarımıza varıncaya kadar, yine Milli Eğitim, Sağlık, Aile, tüm bakanlıklarımız olayın kendileriyle ilgili boyutunu çok dikkati bir şekilde ve en küçük detaylara bakarak analiz ediyorlar, değerlendiriyorlar. Bu yaşanan olayların çok boyutlu bir şekilde soruşturulması, incelenmesi sonucunda kamuoyumuz da zamanı geldiğinde çok daha doyurucu bir şekilde bilgilendirilecektir diye ifade etmek istiyorum" diye konuştu. Bu tür hadiselerin tekrar yaşanmaması adına gerekli tedbirlerin alınması ve uzun vadeli neler yapılması gerektiğini gelecek süreçlerde konuşmaya devam edeceklerini kaydeden Yılmaz, "Bu tür hadiselerin maalesef dünyanın farklı ülkelerinde de geçmişte yaşandığını gördük. Biz de maalesef ilk defa böyle bir farklı hadiseyle karşı karşıyayız. Bunun sosyolojik boyutundan, kültürel boyutundan teknolojik bağımlılık meselelerine varıncaya kadar uluslararası bağlantılı istihbarat örgütlerinin veya farklı modern radikal örgütlere varıncaya kadar birçok boyutuyla ne tür tedbirler alabiliriz, neler yapabiliriz, bunlar üzerine de önümüzdeki haftalarda, aylarda muhtemelen çok daha yoğun bir tartışma yaşayacağız. Ben tekrar kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum" şeklinde konuştu. "İstikrarımızı korumaya devam edeceğiz" Yılmaz, dünyanın farklı bir yere doğru geldiğini, bu yeni ortamın çok boyutlu bir şekilde okunması gerektiğini dile getirerek, ekonomik güç dağılımının da yeniden şekillendiğine, bu şekillenmeye bağlı olarak siyasi gerilimlerin, jeopolitik gerilimlerin arttığına dikkat çekti. Yılmaz, bölgede yaşananlara da değinerek, "Bu dönemde Türkiye Cumhuriyeti olarak istikrarımızı korumaya devam edeceğiz. Kim ne yaparsa yapsın, hangi provokasyonları ortaya koyarsa koysun bir taraftan gücümüzü tahkim etmeye, caydırıcı bir güç olarak konumumuzu daha üst seviyelere taşımaya devam edeceğiz. Bir taraftan da barıştan, istikrardan, adaletten, hukuktan yana tavrımızı kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Ve inanıyoruz ki bu politikamız, bu yaklaşımımız, önümüzdeki dönemde çok farklı perspektifler açacak" dedi. "Teknoloji, verimliliği artırmak, çok daha etkili bir çalışma düzeni oluşturmak için büyük fırsatlar sunuyor" Dünyanın bu ekonomik, jeopolitik, gerilimli dönemden geçerken teknolojik olarak da büyük bir dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapay zeka başta olmak üzere büyük bir küresel teknolojik dönüşümün içindeyiz. Bu teknolojik dönüşüm sıradan bir dönüşüm değil. Yapay zeka dediğimiz hadise teknolojilerden bir teknoloji değil. Bunu iyi okumamız gerekiyor. Kamu yönetiminden savunma sanayiine, sağlıktan eğitime her alanı derinden etkileyen bir teknolojik dönüşümden bahsediyoruz. Dolayısıyla biz de bunu çok iyi görmek ve ona göre tutum geliştirmek durumundayız. Bir taraftan bu yeni teknoloji, verimliliği artırmak, çok daha etkili bir çalışma düzeni oluşturmak için yenilikler yapmak için büyük fırsatlar sunuyor. Bir taraftan da bu teknolojiler maalesef insanlık tarihinde görülmemiş ölçüde zulümler işlenmesine de zemin hazırlıyor. İkisini aynı anda gerçekleştiriyor. Bizim görevimiz işte bu dengeyi korumak." Teknolojiyi geliştiren, üreten ve yöneten bir politika anlayışıyla hareket ettiklerini dile getiren Yılmaz, ‘HIT-30’ Programı ile 30 milyar dolarlık bütçe çerçevesinde dijital teknolojiler, yapay zeka ve veri merkezleri gibi kritik alanlardaki yatırımları desteklediklerini kaydetti. Dijitalleşme ve teknolojiye ayak uydurmada gerçekleştirilen projelere değinen Yılmaz, "TCMB ile yürüttüğümüz ve 5 bin kişilik gerçek saha testini başarıyla tamamladığımız Dijital Türk Lirası projesi, parasal egemenliğimizin dijital dünyadaki kalesi olacaktır. Ayrıca kripto varlık düzenlemeleri ve kamu SM altyapısıyla desteklenen Travel Rule standartları ile finansal sistemimizin güvenliğini tahkim ediyoruz. Önümüzdeki dönemde hayata geçireceğimiz Ulusal Veri Stratejisi ile bu alandaki kurumsal çerçevemizi daha da güçlendireceğiz. Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile geliştirdiğimiz Bütünleşik Kamu Mali Yönetim Sistemi ile bütçeleme ve harcama süreçlerini modüler bir yapıda dijitalleştiriyoruz. Safir Depo, Safir Posta ve Safir Bulut gibi yerli ve milli çözümlerimizi kamuda yaygınlaştırarak, veri güvenliğimizi dışa bağımlılıktan kurtarıyoruz. Tıbbi cihazların tekil takibinde dünyada bir ilk olan Ürün Takip Sistemi (ÜTS) ve SGK bünyesindeki uygulamaların daha hızlı, güvenli ve etkin yönetimini sağlayan Dijital Devlet Ara Katman (DİDAK) projesini kamudaki başarımızın somut göstergesi olarak görüyoruz" dedi. Yılmaz, yapay zeka ve yeni teknolojilerin en önemli risklerinden birinin sosyal adaletsizliği arttırma riski olduğunu hatırlatarak, "En büyük amaçlarımızdan biri hükümet olarak bu teknolojileri tüm ülkeye yaymak, tüm nüfusumuzun bu teknolojilere erişimini sağlamak ve böylece sosyal adaleti zayıflatıcı değil, aksine azaltıcı, sosyal fırsatları arttırıcı, nerede doğmuş olursa olsun, hangi sosyoekonomik aile yapısından gelirse gelsin tüm çocuklarımız için fırsat eşitliğini arttırıcı bir şekilde yeni teknolojileri kullanmak istiyoruz" dedi. Yılmaz, 2030 yılına kadar 291 binden 500 bine çıkarmayı hedefledikleri bir araştırmacı kadrosu olduğunu, 81 ildeki 131 Deneyap Teknoloji Atölyesi’nde eğitim alan 41 bini aşkın öğrenciyi Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Atölyeleri, Milli Teknoloji Kulüpler Birliği ve üniversite-sanayi iş birlikleri ile bu dönüşümün aktif bir parçası haline getirdiklerini kaydetti.
Perçin: "Borç stokumuz 17 milyardan 6,7 milyara düştü"
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:44 Perçin: "Borç stokumuz 17 milyardan 6,7 milyara düştü" Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) Genel Sekreteri Melih Perçin, "Borç stokumuz 1 Nisan 2024’te 17 milyar TL seviyelerinden, 31 Aralık 2025 itibariyle 6 milyar 735 milyon TL seviyesine düştü. Bugün itibariyle bu rakam 6 milyar TL’nin aşağısında. 31 Aralık 2025’e göre borç stoku yüzde 61,23 oranında azaldı. Bugün ise borcumuz yüzde 68 oranında azalmış oldu" dedi. SBB Genel Sekreteri Melih Perçin, meclis toplantısında belediyenin mali tablosunu rakamlarla açıkladı. Belediyenin geçen yıl bütçe fazlası verdiğine değinen Melih Perçin, "2025 yılında ilk defa gelir ve gider denkliğini baz alan 18 milyar TL’lik bir denk bütçe ile planlamayı yaparak 2025 sürecine başladık. 2025’te 2024 yılına göre yüzde 84,5 oranında bütçe gelirlerini arttırırken, bütçe giderlerindeki artış oranı ise yüzde 35 oranında kaldı. Bu da sonuca çok uzun yıllar sonra ‘bütçe fazlası’nı yansıdı. 1 milyar 959 milyon TL’lik bütçe fazlasıyla 2025’i tamamladık. 2024’te bir o kadar bütçe açığı varken 2025’te yaklaşık 2 milyar TL’lik bütçe fazlası gerçekleşti. Sonuç, mali disiplin kontrolünün sağlandığını göstermektedir" diye konuştu. "Öz gelirler yüzde 41’e yükseltildi" Diğer büyükşehir belediyeleri ile kıyaslandığında öz gelir bütçesini oldukça fazla artırdıklarına dikkat çeken Melih Perçin, "Öz gelirlerin bütçe içerisindeki toplam payı büyükşehirlerin bütçeleri incelendiğinde yüzde 20 civarındadır. Büyükşehirlerin merkezi idare ve vergilere bağımlılığı yüzde 80 civarında denilebilir. Biz bu rakamı 2024’te yüzde 30 seviyelerine, 2025’te ise yüzde 41,56’ya yükselttik. Bu, merkezi idare vergi gelirlerinden bağımsız olarak hareket etme kabiliyetine ve esnekliğine sahip olduğumuzu göstermektedir. Nakit planlaması, yatırım zamanlaması bu şekilde esnek biçimde sağlanabiliyor. 2025 merkezi idare bağımlılığımız da yüzde 58 olarak gerçekleşti. Tahakkuk, tahsilat oranımız yüzde 98 seviyesindedir. Büyükşehirlerde bu oran yüzde 90 seviyelerindedir" şeklinde konuştu. "Bütçenin yüzde 40’tan fazlası yatırıma gidiyor" Belediyenin gider bütçesinin büyük kısmının yatırım bütçesine gittiğini dile getiren Perçin, "Gider bütçemiz yatırım, personel ve diğer giderlerden oluşuyor. Özellikle yatırım harcamalarının bütçe giderlerindeki payı yüzde 36 seviyesinde. Toplam bütçe giderinin yüzde 36’sını yatırıma aktarıyoruz şeklinde değil. Şirketlere sermaye artışı yaptığımız tutarları da hesaplamak gerekir. Belediye iştiraklerine yaptığımız sermaye artışlarıyla dönüşen yatırımlar da dikkate alındığında 6 milyar TL’nin üzerine çıkıyor. Bu hesaplandığında yatırıma giden bütçe gideri yüzde 40’ı aşmaktadır. Borç stokumuzu ciddi oranda erittiğimiz ve yeni borçlanmalara girmediğimiz bir dönemde yatırımlarımıza hızımızı artırarak devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. "2 yılda 17 milyar TL’lik borç, 6 milyar TL’nin altına düştü" Finansal çalışmalar neticesinde belediyenin borç stokunu erittiklerini ifade eden Perçin, şu bilgileri verdi: "Borçları yurt içi, yurt dışı ve diğer borçlar adı altında sınıflandırdık. 2003 yılındaki katı atık tesisi, 2008 yılındaki hafif raylı sistem yatırımının finansmanı amacıyla yurt dışı firmalardan temin edilen borçlarımız var. Halit Doğan göreve başladığında 82 milyon euroluk dış borç stoku varken, tamamı 20 milyon euroluk ödemeyi bu dönem içerisinde gerçekleştirdik. Nakit olarak buradaki borç stokunu 62 milyon euroya düşürdük. Bu yıl içinde bu borç 60 milyon euronun da altına düştü. Bu dönem yurt dışı borcu tamamen kapatmayı hedefliyoruz. Yurt içi kredi borçlarımız yaklaşık 11 milyar TL seviyelerinden 604 milyon TL’ye düştü. Yüzde 95 seviyesinde bir iyileşme gerçekleşti. Diğer borçlar kısmında başkanımız göreve başladığında 3 milyar 425 milyon TL olan borç stokunu 1 milyar 802 milyon TL’ye düşürdük. Bu yıl SGK’ya yaptığımız ödemeler ile 1,1 milyar TL’lik daha iyileşme sağlandı. Diğer borçlar da 1 milyar TL’nin altına düştü. Özetle borç stokumuz 1 Nisan 2024’te 17 milyar TL seviyelerinden, 31 Aralık 2025 itibariyle 6 milyar 735 milyon TL seviyesine düştü. Bugün itibariyle bu rakam 6 milyar TL’nin aşağısında. 31 Aralık 2025’e göre borç stoku yüzde 61,23 oranında azaldı. Bugün ise borcumuz yüzde 68 oranında azalmış oldu." "Her ay 300 milyon TL kredi ödemesi yapan belediyenin şu an bankalara borcu kalmadı" İller Bankası hariç hiçbir bankaya borçlarının olmadığını hatırlatan Perçin, ayrıca şunları söyledi: "Başkanımız Halit Doğan göreve başladığında aylık 300 milyon TL her ay bankalara kredi ödemesi gerçekleştiriyorduk. Bu rakamın çok önemli bir kısmı faiz ödemesiydi. Cüzi bir kısmı ana paraydı. Yapılan finansal çalışmalar neticesinde bu yükten arınmış ve artık bu kaynakları yatırıma aktarabilir duruma geldik. Faize ödeyeceğimiz birkaç aylık tutar ile Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı’nda yapılan kavşak iyileştirmelerini birkaç aylık ödeyeceğimiz faiz ödemeleri ile gerçekleştirdik. Bugün itibariyle İller Bankası hariç özel, katılım, yatırım bankası olsun bankalara borcumuz bulunmadığından kaynaklı herhangi bir ödeme yapmamaktayız."
Sinop’ta araç tercihi değişiyor: Motosiklet zirvede
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:30 Sinop’ta araç tercihi değişiyor: Motosiklet zirvede Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) verilerine göre Sinop’ta mart ayı itibarıyla trafiğe kayıtlı araç sayısı 85 bin 917’ye ulaşırken, motosikletlerin hem toplam içindeki payı hem de yeni kayıtlardaki ağırlığı öne çıktı. Kentteki araçların yüzde 22,7’sini motosikletler oluşturdu. Bu oran, motosikletlerin Sinop trafiğinde ne denli yaygınlaştığını ortaya koyarken, otomobillerin ardından ikinci sıradaki yerini güçlendirdi. Traktör ve kamyonetlerin payı ise motosikletlerin gerisinde kaldı. Mart ayında trafiğe kaydı yapılan 354 aracın büyük bölümünü yine motosikletler oluşturdu. Yeni kayıtların yüzde 65’i motosiklet olurken, bu oran diğer tüm taşıt türlerini açık ara geride bıraktı. Otomobiller yüzde 25,1 ile ikinci sırada kalırken, diğer araç türlerinin payı sınırlı düzeyde gerçekleşti. Geçen yılın aynı ayına göre toplam taşıt kaydı 92 adet azalsa da, motosikletlerin yeni kayıtlar içindeki baskın konumu değişmedi. Bu durum, kentte bireysel ulaşım tercihlerinde motosiklet kullanımının giderek daha fazla öne çıktığını gösterdi. Öte yandan, mart ayında bin 971 taşıtın devri yapılırken, motosikletler 250 adetle ikinci el piyasasında da önemli bir yer tuttu. Otomobillerin ardından en fazla devri yapılan taşıt türlerinden biri olan motosikletler, Sinop’taki araç hareketliliğinde belirleyici unsurlardan biri olmayı sürdürdü. Kentte dar sokak yapısı ve yeni alternatif ulaşım yollarının yeterince hayata geçirilememesi, vatandaşları daha pratik ve ekonomik çözümlere yönlendiriyor. Özellikle şehir içi ulaşımda zaman ve maliyet avantajı sunan motosikletler, bu şartların etkisiyle giderek daha fazla tercih ediliyor.
Fındıkta verim düşüklüğü maliyeti artırıyor
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:30 Fındıkta verim düşüklüğü maliyeti artırıyor Türkiye’nin önemli tarımsal ihraç ürünlerinden fındıkta yaşanan verim düşüklüğü, üreticinin maliyet yükünü arttırırken, uzmanlar çözüm için bahçelerde yapılması gereken bakım ve yenileme çalışmalarına dikkat çekiyor. Giresun Üniversitesi Fındık İhtisaslaşma Koordinatörü Doç. Dr. Ali Turan, fındıkta kamuoyunda sıkça tartışılan kahverengi kokarca zararlısının önemli bir sorun olduğunu ancak asıl tehlikenin verim düşüklüğü olduğunu belirtti. Turan, özellikle yaşlanan fındık bahçelerinin gençleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Fındıkta temel sorunun verim olduğuna işaret eden Turan, "Kahverengi kokarca zararı önemli olmakla birlikte belirli dönemlerde artıp sonra düşüş gösterebiliyor. Ancak özellikle birinci standart bölge olarak adlandırılan Ordu, Giresun ve Trabzon’da bahçelerin yaşlanmasıyla birlikte verim ciddi şekilde geriledi. Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki payı da son yıllarda düşüş eğiliminde. Tarım Bakanlığı verilerine göre yaklaşık 15 yıl öncesine kıyasla bu pay azalmış durumda" dedi. Üreticinin fiyat beklentisinin verimle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Turan, "Fiyatlar ne kadar artırılırsa artırılsın, dekardan alınan verim düşük olduğu sürece üreticiyi memnun etmek mümkün değil. Türkiye’de dekara ortalama verim yaklaşık 80 kilogram seviyesinde. Bu miktar maliyetleri karşılamaya yetmiyor. Verimin en az 150-200 kilogram seviyelerine çıkarılması gerekiyor. Aksi halde fiyat tartışmaları devam eder" diye konuştu. "Verim düşüklüğü üreticiyi bahçeden uzaklaştırıyor" Verim kaybının yalnızca ekonomik değil, sosyal sonuçlar da doğurduğunu ifade eden Turan, düşük gelir nedeniyle üreticilerin bahçelerden uzaklaştığını söyledi. Turan, "Son dönemde maliyetlerin artması ve verimin düşmesi nedeniyle üreticiler bahçelerini ya terk ediyor ya da yarıcıya veriyor. Ancak artık yarıcıların da bahçeleri bırakmaya başladığı görülüyor. Bu durum üretimde sürdürülebilirliği tehdit ediyor" ifadelerini kullandı. Fındıkta sürdürülebilir üretim için bahçelerin yenilenmesi gerektiğini vurgulayan Turan, "Yaşlanmış bahçelerin gençleştirilmesi, rehabilitasyon çalışmalarının yapılması ve birim alanda verimin artırılması şart. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilgili kurum ve sektör paydaşlarıyla iş birliği içinde bu süreci hızlandırması gerekiyor. Aksi halde hem üretim hem de üretici kaybı devam edecektir" dedi.
Bakan Işıkhan: "Değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak için beceri geliştirme programlarına büyük önem veriyoruz"
16 Nisan 2026 Perşembe - 14:20 Bakan Işıkhan: "Değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak için beceri geliştirme programlarına büyük önem veriyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Bakanlık olarak değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak amacıyla beceri geliştirme ve yeniden beceri kazandırma programlarına büyük önem verdiğimizi ifade etmek isterim" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Ankara’da bu yıl 8’incisi düzenlenen Verimlilik ve Teknoloji Fuarı’na katıldı. Üniversite öğrencilerine ve girişimcilere kariyer yönlendirmesi, firmalara verimlilik farkındalığı ve yeni iş fırsatları sunulması amacıyla düzenlenen fuarda yapay zeka, savunma sanayii, robotik ve akıllı çözüm teknolojiler ele alındı. Fuarda konuşan Bakan Işıkhan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta iki okulda yaşanan silahlı saldılara değinerek, "Yaşadığımız menfur okul saldırılarında hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Eğitim camiamızın ve aziz milletimizin başı sağ olsun. Allah bizlere bu tür acıları bir daha göstermesin" dedi. "Rutin ve tekrara dayalı işler dijitalleşme ve otomasyonun etkisiyle giderek azalmakta" Işıkhan, teknolojik dönüşüm çağında olduklarını ve bu dönemin çalışma hayatının da yeniden kökten şekillendiği bir dönem olduğunu vurgulayarak, "Dünya Ekonomik Forumu’nun son raporuna göre önümüzdeki süreçte 92 milyon işin ortadan kalkacağı ancak bunun yanında yaklaşık 170 milyon yeni işin ortaya çıkacağı öngörülmektedir. Bu tablo bize net olarak şunu göstermektedir; değişim kaçınılmazdır ancak doğru hazırlıklarla ve öngörülerle bu değişimi aynı zamanda büyük bir fırsata dönüştürebiliriz. Özellikle teknolojik gelişmelerin yön verdiği alanlarda ciddi bir büyüme beklenmektedir. Günümüzde yapay zeka, büyük veri, finansal teknolojiler ve yazılım geliştirme gibi alanlar ön plana çıkarken aynı zamanda inşaat, tarım, lojistik ve hizmet sektörleri de büyümenin taşıyıcı unsurları olmaya devam edecektir. Çiftlik işçiliğinden yazılıma, teslimat sürücülüğünden sağlık ve bakım hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede yeni fırsatlar doğmaktadır. Bununla birlikte bazı mesleklerin önemini kaybettiğini de görmekteyiz. Özellikle verimlilikle doğrudan ilintili olan, beceri gerektirmeyen, rutin ve tekrara dayalı işler, dijitalleşme ve otomasyonun etkisiyle giderek azalmaktadır" ifadelerine yer verdi. "Değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak için beceri geliştirme programlarına büyük önem veriyoruz" Sürekli öğrenme anlayışını yaygınlaştırmanın, insanlara yeniden beceri kazandırma fırsatı sunmanın ve gençleri geleceğin mesleklerine hazırlamanın ortak sorumlulukları olduğunun altını çizen Bakan Işıkhan, "Bizler de Bakanlık olarak değişen iş gücü piyasalarına uyum sağlamak amacıyla beceri geliştirme ve yeniden beceri kazandırma programlarına büyük önem verdiğimizi ifade etmek isterim. Amacımız gençlerimizin bugün gibi yarının işlerine de hazır olmasını sağlamaktır. Tabii ki ‘teknolojik dönüşüm, çalışma hayatının geleceği’ gibi konular söz konusu olduğunda en fazla önem verdiğimiz grupların başında gençlerimiz gelmektedir. Ki bu fuarın da en önemli ziyaretçileri kıymetli gençlerimiz olacaktır. Bildiğiniz gibi yakın zamanda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ve teşrifleriyle ‘Gençliğin Üretim Çağı-GÜÇ’ adını verdiğimiz programımızın tanıtımını yaptık. GÜÇ programındaki en önemli amacımız, gençlere doğrudan maddi destek sağlamak yerine onları üretime dahil etmek, düzenli bir çalışma hayatına geç kalmadan girmelerini ve gelir elde etmelerini sağlamaktır. Özellikle mezuniyet sonrasında gençlerin ‘NEET’ adı verilen, ne eğitime ne istihdama katılmayan gençlere yönelik çok daha kalıcı ve etkili çözümler sunmaktayız" diye konuştu. "E-Devlet sisteminde SGK olarak en fazla kullanılan ve tıklanan kurum durumundayız" Işıkhan, verimlilik ve teknoloji fuarlarının tüm dönüşümlerin merkezinde yer alan önemli organizasyonlar olduğuna dikkati çekerek, "Biz de Bakanlık olarak bu fuarda yer almanın mutluluğunu yaşıyoruz. Fuarda Sosyal Güvenlik Kurumu, İŞKUR, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü ve Mesleki Yeterlilik Kurumumuzun teknolojik dönüşüm ve verimlilik kapsamında yaptıklarını ve yapacaklarını sergiliyoruz. Teknolojik dönüşüme yönelik program ve projelere önem verdiğimiz gibi Bakanlık olarak da dijital dönüşümde önemli bir pozisyondayız. Özellikle dünyanın en ileri uygulamalarından biri olan E-Devlet sisteminde SGK olarak en fazla kullanılan ve tıklanan kurum durumundayız. 181 farklı uygulamamızla toplamda 1,5 milyardan fazla tıklanma gerçekleşmiş durumda. Hizmetlerimize hızlı ve güvenli olarak 7-24 erişim mümkündür" değerlendirmesinde bulundu. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise savunma sanayiinde elde edilen başarıların temelinde güçlü bir metodolojik yaklaşım ve verimlilik anlayışının bulunduğunu belirtti. Görgün, savunma sanayiinde geliştirilen projelerin uzun soluklu analiz ve değerlendirme süreçlerinden süzüldüğünü ifade ederek, "Savunma sanayiimizin başarısının sırrı işte bu süreçlerden süzülen projelerin hayata geçirilmesidir. Bu çoğu kez mantıklı analitik yüzünden aynı zamanda bizim verimlilik anlayışımızın en net tezahürüdür" ifadelerini kullandı. Teknoloji ve verimlilikte üç ana eksen Görgün, günümüzde teknoloji ve verimlilik alanında belirleyici unsurların üç ana eksende toplandığını belirterek, "İlk eksende yapay zeka destekli karar alma sistemleri, akıllı otomasyon ve veri odaklı üretim modelleri öne çıkmaktadır. İkinci eksende siber güvenlik, enerji verimliliği ve kritik altyapı dayanıklılığı ve tedarik zinciri sürekliliği belirleyici hale gelmektedir. Üçüncü eksende de teknolojik gelişmeler nedeniyle önemi azaldığı sanılan yüksek yetkinliklerle donatılmış insan kıymeti faktörü yer almaktadır. Biz başkanlık olarak verimliliği savunma sanayimizi şekillendiren en temel prensiplerimiz temel prensiplerimizden biri olarak görüyoruz. Bu yaklaşımla yer verimliliği sistemler geliştirerek güvenlik kapasitemizi güçlendiriyor" şeklinde konuştu. Araştırma-geliştirme faaliyetlerine de değinen Görgün, Savunma Sanayii AR-GE Geniş Alan (SAGA) çağrıları kapsamında çok sayıda projenin yürütüldüğünü aktardı. Görgün, "Yapay zeka alanında üretken yapay zeka, çok modlu yapay zeka, açıklanabilir yapay zeka ve büyük aksiyon modelleri gibi başlıklarda 10’dan fazla yeni projeyi aynı anda yürütüyoruz. Yine SAGA çağrıları kapsamında kuantum alanında hesaplama, algılama, navigasyon ve haberleşme konularında projeler üretiyoruz" dedi. "Milli yetkinlik insanla başlar" Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında insan kaynağına yapılan yatırımların artırıldığını vurgulayan Görgün, teknik bilgi ile birlikte disiplin, liderlik ve sorumluluk bilincinin de öncelikli olduğunu ifade etti. Görgün, gençlerin erken aşamada doğru alanlara yönlendirilmesinin önemine işaret ederek, "Milli ürün, milli yetkinlikle elde edilir. Milli yetkinlik de insan kıymetine yapılan doğru yatırımla gelişir" değerlendirmesinde bulundu. Program, Görgün’ün konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın konuşmasıyla devam etti.
Sakız’dan farklı ürünler üretilmeye başlandı
16 Nisan 2026 Perşembe - 13:55 Sakız’dan farklı ürünler üretilmeye başlandı Fethiye Karakeçililer Mahallesi’nde bulunan ve belediye mülkiyetindeki 7 bin 251 metrekarelik alanın 6 bin metrekarelik kısmında Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığınca kurulan bahçede, 190 adet sakız ağacı dikilerek örnek bir üretim modeli oluşturuldu. Proje ile hem üreticilere alternatif bir ürün sunulması hem de kooperatiflerin güçlendirilmesi ve katma değerli ürünlerin geliştirilmesi hedeflendi. Kooperatif iş birliğiyle sürdürülebilir üretim Muğla Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla önemli bir iş birliğine imza attı. Tarım ve Hayvancılık Destekleme Yönetmeliği kapsamında Fethiye Ata Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile protokol yapılarak projenin ortak geliştirilmesi sağlandı. Bu kapsamda deneme bahçesinin budama, bakım ve hasat süreçleri kooperatif tarafından yürütülmeye başlandı. Böylece üretim sürecine doğrudan katılım sağlanırken, kooperatifçilik yapısı da güçlendirildi. İlk hasatla birlikte katma değerli ürünler Protokol sonrası gerçekleştirilen ilk hasat, projenin somut çıktılarının elde edilmesini sağladı. Sakız ağaçlarından elde edilen damla sakızları işlenerek farklı ürünlere dönüştürüldü. Kooperatif tarafından üretilen ürünler arasında: damla sakızlı dondurma, damla sakızlı süt reçeli, damla sakız macunu, damla sakızlı Türk kahvesi, damla sakızlı cilt bakım kremi yer aldı ve bu ürünler kooperatif satış noktasında vatandaşlarla buluşturuldu. Başkan Aras:" Hedef: Güçlü kooperatif, güçlü kırsal ekonomi" "Üretici odaklı tarım politikalarımızın önemli bir örneği olan Sakız Ağacı Deneme Bahçesi ve kooperatif desteklerimizle hedefimiz kırsalda güçlü ekonomi ve güçlü kooperatifçiliktir" diyen Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, il genelinde hayata geçirilen ve geçirilecek olan projelerle üretim çeşitliliğinin artırıldığına dikkat çekti. Başkan Ahmet Aras, "Kooperatiflerin yalnızca üretim değil, kurumsal gelişim açısından da güçlendirilmesine yönelik desteklerimiz sürüyor. Kadın emeğini ekonomiye kazandırmak ve kırsal kalkınmayı desteklemek amacıyla kooperatiflere kurulumdan markalaşmaya kadar birçok alanda katkı sağlıyoruz. Fethiye Ata Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne tahsis edilen bina, modern bir üretim merkezine dönüştürülüyor. Kooperatif bünyesinde yalnızca sakız ürünleri değil, birçok katma değerli yerel ürün de üretiliyor. Fethiye Tahini, Fethiye Kaya İnciri ve Fethiye Göceli Tarhana gibi ürünlerin coğrafi işareti alındı" dedi.