EKONOMİ - 19 Nisan 2026 Pazar 11:31

Adana’da "İhracat Akademisi Eğitimi" başladı

A
A
A
Adana’da "İhracat Akademisi Eğitimi" başladı

Ticaret Bakanlığı ve Adana Sanayi Odası arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilen Adana İhracat Akademisi Eğitimi açılışı, Adana Sanayi Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Toplam 16 gün 60 saat sürecek eğitim programı, ihracat alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeyi hedefliyor.


Açılışta konuşan Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Aralık 2025’te Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katılımıyla imzalanan protokolün somut sonuç vermesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Başkan Kıvanç, günümüz küresel ticaret ortamında yalnızca üretimin yeterli olmadığını vurgulayarak, nitelikli üretim, inovasyon ve bu süreçleri yönetecek insan kaynağının önemine dikkat çekti.


İhracat Akademisi’nin üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü bir örneği olduğunu belirten Başkan Kıvanç, programın gençler, girişimciler ve mevcut ihracatçılar için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. Akademinin; gençleri uluslararası ticarete hazırlayan bir köprü, girişimciler için yeni pazarlara açılan bir rehber ve ihracatçılar için küresel dönüşümlere uyum sağlayacak bir destek mekanizması olacağını söyleyen Başkan Kıvanç, "Avrupa Yeşil Mutabakatı ve dijital dönüşüm gibi süreçlere uyumun da eğitimlerin önemli başlıkları arasında yer alması çok önemli. Bilgiyi katma değere, eğitimi dövize dönüştüren bu akademi; Adana’yı ihracatta bölgesel bir liderden küresel bir aktöre taşıyacak stratejik bir kaldıraç olacaktır" dedi. Başkan Kıvanç ayrıca, "Projenin en başından itibaren bizlere vizyon katan ve desteklerini esirgemeyen Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat’a, Bakan Yardımcılarımıza, akademik birikimini sahaya yansıtan Çukurova Üniversitemize ve programımızın açılışını onurlandıran Sayın Mükerrem Aksoy’a ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.


Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Mükerrem Aksoy da konuşmasında, İhracat Akademisi projesinin Türkiye genelinde 15’in üzerine ulaştığını ve Adana’nın bu projeye dahil edilmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Küresel ticarette son yıllarda önemli değişimler yaşandığını belirten Aksoy, artan korumacılık politikaları ve yükselen gümrük duvarlarının ihracatı daha zorlu hale getirdiğini söyledi.


Bu süreçte doğru bilgiye ulaşmanın ve bilgiyi analiz edebilmenin kritik önem taşıdığına dikkat çeken Aksoy, akademi kapsamında verilecek eğitimlerin katılımcıları küresel rekabete hazırlayacağını ifade etti. Programın, ihracat süreçlerini doğru analiz eden ve stratejik kararlar alabilen uzmanlar yetiştirmeyi hedeflediğini vurguladı.



Adana’da "İhracat Akademisi Eğitimi" başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu’da özel bireylerin diş problemlerine etkili çözüm Ordu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinde özel bireylerin ihtiyaçlarına yönelik sunduğu hizmetler ile dikkat çekiyor. Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinin açıldığı 2020 yılından bu yana 543’ü özel bakım gerektiren birey olmak üzere toplam 670 hastanın tüm diş tedavileri tek seansta genel anestezi altında gerçekleştirildi. 2025 yılı içerisinde ise 166’sı down sendromu, otizm spektrum bozukluğu gibi özel bakım gerektiren bireyler olmak üzere toplam 208 hastanın diş tedavisi genel anestezi altında yapıldı. Özellikle kooperasyon güçlüğü yaşayan bireylerde daha önce tamamlanamayan diş tedavilerinin tek seansta ve güvenli şartlarda yapılabilmesi, hasta yakınları tarafından büyük bir kolaylık olarak değerlendirildi. Hasta yakınları ayrıca tedavi süreci boyunca ekip tarafından sağlanan bilgilendirme, iletişim ve koordinasyonun sürecin daha anlaşılır ve yönetilebilir olmasına katkı sunduğu belirtti. Özel bakım gerektiren bireylerde diş tedavilerinin genel anestezi uzmanları ile uzman diş hekimlerinden oluşan sağlık ekibi ve multidisipliner bir yaklaşımla gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Diş Hekimliği Fakültesi Dekan V.Prof. Dr. Melih Ömezli, Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Orhan Baş’ın destekleriyle Günübirlik Kliniği ve Engelli Ünitesinde genel anestezi altında sunulan nitelikli sağlık hizmetlerinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi ve daha fazla sayıda özel bakım gerektiren hastaya tedavi hizmeti verilebilmesi için çalışmaların aralıksız şekilde sürdürüldüğünü belirtti.
Kayseri Avukat Zeynep Karakuş: "Çocuğun işlediği suçta ebeveynin ihmali olması durumunda sorumluluğu doğabilir" Avukat Zeynep Karakuş; mevcut sistemde ebeveynlerin çocukların suça sürüklenmesindeki ihmal veya yetersizliklerinden dolayı doğrudan ceza sorumluluğunun bulunmadığını, ancak çocuğun işlediği suç ile ebeveynin ihmali arasında somut bağlantı olması durumunda sorumluluğun gündeme gelebileceğini belirtti. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda öğrenciler tarafından düzenlenen saldırıların ardından değerlendirmelerde bulunan Avukat Zeynep Karakuş; çocuğun suça yöneldiğinin bilinmesine rağmen buna göz yumulması, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ebeveynlerin sorumluluğunun doğabileceğini aktardı. Mevcut sistemde çocukların suça sürüklenmesinde ebeveynlerin sorumluluğunun azaldığını ifade eden Karakuş, yeni bir düzenleme ile suçun azaltılmasına katkı sağlanabileceğini ifade etti. Avukat Zeynep Karakuş; "Çocukların işlediği suçlar bakımından hukuk sisteminde çeşitli düzenlemeler bulunmakla birlikte çocuklar için ceza sorumluluğu azaltılırken, anne ve babalara daha çok özel hukuk kapsamında yükümlülükler yüklenmektedir. Ancak mevcut sistemde, ebeveynlerin çocukların suça sürüklenmesindeki ihmal veya yetersizliklerinden dolayı doğrudan ceza sorumluluğu bulunmamakta. Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan ’ceza sorumluluğunun şahsiliği’ gereği, herkes yalnızca kendi fiilinden sorumlu tutulur. Bu nedenle çocuk tarafından işlenen bir suçtan dolayı anne ve babanın doğrudan sorumlu tutulması mümkün değildir. Bununla birlikte ebeveynlerin bakım, gözetim ve eğitim yükümlülüklerini ihmal etmeleri halinde çocukların suça sürüklenebileceği de bir gerçektir. Bu noktada bazı görüşler ebeveynlerin özellikle bakım, gözetim ve denetim yükümlülüklerini açık şekilde ihmal etmeleri halinde cezai sorumluluklarının doğması gerektiğini savunmaktadır. Örneğin çocuğun suça yöneldiğinin bilinmesine rağmen buna göz yumulması, gerekli önlemlerin alınmaması durumunda ebeveynlerin sorumluluğu doğabileceği ifade ediliyor. Ancak böyle bir düzenlemenin hayata geçirilebilmesi için, ebeveynin ihmali ile çocuğun işlediği suç arasında açık, somut ve güçlü bir neden-sonuç ilişkisinin, yani illiyet bağının kurulması gerekiyor. Başka bir ifadeyle; sadece çocuğun suç işlemiş olması yeterli olmayıp, bu sonucun doğrudan ebeveynin ihmaliyle bağlantılı olması gerekir. Aksi halde, sorumluluğun sınırları belirsiz hale gelir; ve ilkenin ihlali durumu doğar. Nitekim Adalet Bakanı Akın Gürlek de yaptığı açıklamalarda, çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin rolüne dikkat çekmiş ve ailelerin sorumluluğunun da tartışılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu yönde yapılacak yeni bir düzenleme faydalı olacaktır" dedi.