EKONOMİ
Batı Akdeniz ihracatı yarım milyar dolara yaklaştı 05 Mart 2026 Perşembe - 12:46:09 Antalya, Burdur ve Isparta’yı kapsayan Batı Akdeniz ihracatı 2026 yılına iyi başladı. Bölgeden Ocak ve Şubat aylarında gerçekleşen toplam ihracat yarım milyar dolara yaklaşarak, yüzde 7,55 oranında artış ile 483.7 milyon dolar oldu. Yıla iyi başlayan Batı Akdeniz ihracatı Şubat ayında çift haneye ulaşıp, rekor bir artış sergiledi. Bölge ihracatı Şubat ayında yüzde 20,69 oranında artışla 247 milyon dolar oldu. Bölgeden en fazla ihracatı her zaman olduğu gibi bu dönemde de rekor artışla yaş meyve sebze sektörü gerçekleştirdi. Yaş meyve sebze sektöründe gerçekleşen rekor ihracat artışı sektörün en fazla ihracatını gerçekleştirdiği biber ürününde de yaşandı. Batı Akdeniz’den şubat ayında yüzde 76,94 oranında artışla 43 milyon dolarlık biber ihraç edildi. Biberi yüzde 6,66 oranında artış ve 22,7 milyon dolar ihracatla domates takip etti. Maden ve metaller sektörünün genelinde düşüş yaşanırken, sektörün gözde ürünü doğaltaş ihracatı yüzde 58,69 oranında artışla 23,3 milyon dolar oldu. Yıla iyi bir başlangıç yapan sektörlerin ihracatlarını ciddi oranda artırdı. Bölgeden sadece Şubat ayında 135 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirildi. Birleşik Devletler’e gerçekleşen ihracat neredeyse iki katına ulaşırken, doğaltaş ihracatı açısından büyük önem taşıyan Çin Halk Cumhuriyeti’ne ihracat yüzde 62,67 oranına ulaştı. En fazla ihracat gerçekleştirilen ilk 5 ülke verileri göz kamaştırırken, diğer ülkelere gerçekleştirilen ihracatta rekorlar kırdı. 8. sırada bulunan ve geçen yıl ticaret heyeti düzenlenen Polonya’da ihracat artışı yüzde 115,33, ihracat ise 10,2 milyon dolar oldu. 10. sırada yer alan Maldiv Adaları’na yüzde 743,49 oranında artış ve 7,5 milyon dolar ile rekor oranda ihracat gerçekleşti. 11. sırada yer alan ve yine geçtiğimiz yıl ticaret heyeti düzenlenen Fas’a gerçekleşen ihracatta yüzden 117,79 oranında artışla 6,8 milyon dolar oldu. İhracatın Şubat ayında yüzde 100’ün üzerinde arttığı bir diğer ülke de 16.sırada yer alan İspanya oldu. İspanya’ya Şubat ayında yüzde 113,85 oranında artışla 4,7 milyon dolar ihracat gerçekleşti. Geride kalan 2 ayda Batı Akdeniz’den gerçekleşen ihracat yüzde 7,5 oranında artış ile 483,7 milyon dolar oldu. Bölgeden en fazla ihracatı yüzde 19,28 oranında artış ve 190 milyon dolar ile yaş meyve sebze sektörü gerçekleştirirken, en fazla ihraç edilen ürün ise yüzde 58,69 oranında artış ve 73,9 milyon dolar ihracatla biber oldu. Son aylarda yaş meyve sebze sektöründe biber ihracatının ön planda olduğu görüldü. Bölge ihracatının önde gelen sektörlerinden olan maden ve metaller sektörü ihracatını kesintisiz bir şekilde sürdürürken, sektörün doğaltaş ve mermer ihracatı yüzde 31,73 oranında artış sergiledi ve 59,4 milyon dolar oldu. Yıllık bazda ihracatı ciddi oranda artan bir diğer sektörü de elektrik-elektronik oldu. Sektörün ihracatı yüzde 157,12 oranında artarak, 13,8 milyon dolar oldu. Gerçekleşen 2 aylık toplam ihracatın ülkelere göre dağılımına bakıldığında rakamların çoğunlukla küçümsenemeyecek oranda arttığı görüldü. Çift haneli atışlar gelecek adına umut verdi. İlk beşin dışında kalan ülkelerin verilerine bakıldığında 8.sıradaki Polonya’ya yüzde 76,15 oranında artışla 19,6 milyon dolar, 10.sıradaki Maldiv Adaları’na yüzde 815 oranında artışla 12,5 milyon dolar, 14.sıradaki İspanya’ya yüzde 63,22 oranında artışla 10,2 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. 2 aylık dönemde 63 ülkede 1 milyon dolar barajı aşılırken, bu ülkeler arasındaki 26 ülkede 5 milyon dolar, 14 ülkede de 10 milyon dolar barajı aşıldı.
05 Mart 2026 Perşembe - 12:25 Orta Doğu’daki hava sahası krizi lojistik maliyetlerini artırabilir Orta Doğu’da art arda gelen hava sahası kapatma ve operasyonel kısıtlama kararları, küresel lojistik zincirinde yeni bir belirsizlik dalgası oluşturdu. Bölgedeki gelişmeler doğrultusunda birçok ülke sivil uçuşlara yönelik sınırlamalar getirdi. Uzmanlara göre, alternatif rotaların devreye alınması transit sürelerini uzatırken, navlun ve yakıt ek ücretlerinde artış riski de gündeme geliyor. Özellikle blok space planlamalarının yeniden yapılandırılması gerektiğine dikkat çekiliyor. Asset Air Cargo Operasyon Müdürü Ezgi Kaptan, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede Hürmüz Boğazı’nın küresel ticaret için kritik bir geçiş noktası olduğuna dikkat çekti. Kaptan, "Hürmüz Boğazı küresel deniz ticaretinin kilit noktası. muhtemel bir kapanma, deniz taşımacılığında ciddi aksamalara yol açar. Bu durumda zaman-kritik ve yüksek değerli yükler hızla hava taşımacılığına yönelir. Sonuç olarak hava kargoda talep artışı kaçınılmaz olur" dedi. Navlun ve kapasite baskısı gündemde Petrol fiyatlarında yaşanabilecek muhtemel artışın jet yakıtı maliyetlerini yukarı çekmesi beklenirken, deniz taşımacılığından havaya doğru yaşanabilecek yük kaymasının spot navlun fiyatlarında sert yükselişlere neden olabileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, kapasitenin daralabileceğini ve charter uçuşlara olan talebin artabileceğini öngörüyor. Krizler yeni fırsatlar da doğuruyor Sektör temsilcilerine göre kriz dönemleri kısa vadede maliyet baskısı oluştursa da, doğru kapasite planlaması yapan firmalar için hava kargo tarafında büyüme fırsatı oluşturabiliyor. Hızlı karar alabilen ve esnek operasyon kabiliyeti bulunan şirketlerin bu süreçte avantaj sağlayabileceği belirtiliyor. Öte yandan Orta Doğu’daki hava sahası kısıtlamalarının da hava kargo operasyonlarını doğrudan etkilediği ifade ediliyor. Bölgedeki mevcut tabloya göre İran, Irak, İsrail ve Katar sivil uçuşlara tamamen kapatılırken; Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Kuveyt, Bahreyn, Ürdün ve Lübnan’da ise operasyonların kısmen kısıtlı şekilde sürdüğü bildirildi. Uzmanlar, bölgedeki hava sahası ve operasyonel durumun dinamik şekilde değişmeye devam ettiğini belirterek, lojistik planlamaların güncel gelişmeler doğrultusunda anlık olarak revize edilmesinin kritik önem taşıdığını vurguluyor.
05 Mart 2026 Perşembe - 12:16 Türk Telekom, 2025 yılı finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı Türk Telekom, 242,2 milyar TL konsolide gelir ve 99,4 milyar TL konsolide FAVÖK elde etti. Şirket, 2025 yılını 75,8 milyar TL’lik yatırım performansıyla tamamlayarak bu alandaki güçlü konumunu devam ettirdi. 2025 yılında Türk Telekom’un net karı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 107,6 reel artışla 23 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirket, toplam abone sayısını 2025’te 56,6 milyona yükseltti. Türk Telekom, 2025 yılı finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Buna göre,konsolide gelirleri yıllık bazda yüzde 14,5 reel artışla 242,2 milyar TL’ye yükselen şirketin FAVÖK’ü yüzde 20,2’lik güçlü reel artışla 99,4 milyar TL’ye ulaştı. FAVÖK marjı ise yıllık bazda 200 baz puan iyileşerek yüzde 41 ile son 4 yılın en yüksek seviyesine geldi. Şirket, 2025 yılını 75,8 milyar TL’lik yatırım performansıyla tamamlayarak bu alandaki konumunu devam ettirdi. Bu finansal sonuçların, şirketin uzun vadeli altyapı yatırımlarının, disiplinli mali yönetiminin ve değer odaklı büyüme stratejisinin somut bir göstergesi olduğu belirtildi. Açıklamaya göre, 2026 yılına ilişkin hedeflerini de açıklayan Türk Telekom, operasyonel gelirlerinde yüzde 8-9 bandında büyüme, konsolide FAVÖK marjında yüzde 41-42 aralığında seyreden bir oran ve yatırım harcamalarının satış gelirlerine oranında yüzde 33-34 seviyelerinde bir performans öngörüyor. Şirket 56,6 milyon abonesiyle sektördeki konumunu pekiştirirken, 5G’de abone başına en yüksek kapasite kullanım hakkına sahip operatör olarak 1 Nisan’daki 5G lansmanının ardından yeni dönemin de öncüsü olmayı hedefliyor. Şirket, güçlü fiber altyapısını 5G çağında stratejik bir kaldıraç olarak kullanarak; aralıksız devam eden yatırımları ve müşteri deneyimini odağına alan dijital çözümleriyle mobil pazardaki istikrarlı büyümesini 2025 yılında da sürdürdü. Altyapı gücünü mobil performansa yansıtan şirket, 2025 yılında mobildeki yükselişini pekiştirdi. Finansal ve operasyonel sonuçları değerlendiren Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "2025 hem Türk Telekom hem de sektörümüz açısından dönüm noktası niteliğinde bir yıl oldu. Sabit hat imtiyaz sözleşmemiz 25 yıllığına uzatıldı ve 5G ihalesinde mobil iş kolumuzu üstün müşteri deneyiminin bir sonraki evresine taşıyacak değerli frekansları elde ettik. Bu gelişmeler orta vadeli görünümü önemli ölçüde netleştirerek büyüme stratejimizin sağlam bir zemine oturmasını sağladı. Bu iki kritik konuda belirsizliğin ortadan kalkmasıyla, Türkiye’de yaşanan dijital dönüşümünün öngörülebilirliğini ve sürekliliğini de sağlamış olduk. Öte yandan 2025 yılını son derece başarılı finansal ve operasyonel sonuçlar ile tamamladık. yüzde 11,5’lik faaliyet gelir büyümesi yüzde 10 olan öngörümüzün üzerinde seyrederken, yüzde 41 FAVÖK marjı yıllık 200 baz puan iyileşme gösterdi. Yatırım harcamalarının satış gelirlerine oranı yüzde 29 olan tahminimizle uyumlu şekilde yüzde 28,8 seviyesinde gerçekleşti. Artan network kalitemiz ve müşteri deneyimi odaklı çalışmalarımızın sonucu olarak mobilde tarihi rekorlara imza attık ve mobil abone pazar payımızda süregelen yükseliş ile sektördeki sıralamayı değiştirdik. Sonuç olarak 2025’te attığımız adımlarla önemli kazanımlar elde ederek şirketimizi bir sonraki büyüme evresine hazır duruma getirmeyi başardık" dedi. "Herkes için en kapsayıcı 5G deneyimini sunacağız" Şahin, fiberdeki liderliğin ve mobilde yakalanan ivmenin, 5G ile birlikte toplumsal faydayı daha geniş kesimlere ulaştırma hedefinin temelini oluşturduğunu belirterek şöyle konuştu: "Türkiye’nin dijital geleceğini inşa eden Türk Telekom olarak güçlü altyapımız ve teknoloji birikimimizle, yaşamın tüm alanlarında insanı merkeze alan çalışmalar yürütüyoruz. Ülkemizi kararlılıkla geleceğe taşırken, en büyük sorumluluklarımızın başında dijital çağın olanaklarını 81 ilin her köşesinde, tüm bireyler için erişilebilir kılmak geliyor. 1 Nisan’da hayatımıza 5G’nin getireceği fırsatlar, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonumuzu yeni bir boyuta taşımamızı sağlayacak. 5G ihalesinde mobil iş kolumuzu üstün müşteri deneyiminin bir sonraki evresine taşıyacak değerli frekansları elde ettik. Bugüne kadar sağlıktan sanayiye, tarımdan spora, kültür-sanattan eğlenceye farklı alanlarda öncü 5G uygulamalarımızla herkes için 5G anlayışımızı ortaya koyduk; bu anlayışın somut örneklerinden biri olan 5G Engelsiz Tribün projemizle görme engelli vatandaşlarımızın statlarda aynı renklere gönül verdiği futbolseverlerle eş zamanlı aynı heyecanı hissedebilmesini sağladık. İştiraklerimiz, 5G alanında yetkin mühendislerimiz ve milli sorumluluk anlayışımızla, herkes için 5G anlayışımız doğrultusunda yaşamın tüm alanlarını ve geleceği iyileştiren projelerimizi sürdürüyoruz." Mobil pazarda büyüme ivmesi sürüyor Açıklamaya göre şirket, güçlü fiber altyapısını 5G çağında avantaja dönüştürerek stratejik yatırımları ve müşteri odaklı dijital çözümleriyle mobil pazardaki istikrarlı büyümesini 2025 yılında da sürdürdü. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun yayımladığı 2025 yılı üçüncü çeyrek verilerine göre müşteri sayısında mobil pazarda ikinci sıraya yükselen şirket, Mobil Numara Taşıma’da da son dört yıldır en fazla müşteri kazanan operatörlerden oldu. Ebubekir Şahin, sabit internet gücünü mobil iş koluna taşıma stratejisi doğrultusunda sürdürülebilir büyüme sağladıklarını belirterek, son dört yıldır sektörün en çok yatırım yapan şirketi olarak 2025 yılında da Türkiye’nin dijital geleceği için güçlü yatırımlarını devam ettirdiklerini belirtti. Bu yükselişin stratejik ve istikrarlı bir değer artışı olduğunu vurgulayan Şahin, "Türkiye’nin dijital dönüşümünün lideri Türk Telekom olarak, yapay zeka destekli müşteri deneyimi yönetimiyle müşterilerimizin ihtiyaçlarını öngörerek, proaktif bir anlayışla bu ihtiyaçlara yönelik ürün ve teklifler tasarlamayı ve her temas noktasında müşterilerimize değerli hissettiren bir ekosistem sunmayı sürdürüyoruz" diye konuştu. "Sürdürülebilirlik alanındaki hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz" Ebubekir Şahin, şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarını da değerlendirdi. Sürdürülebilirliği Türk Telekom’un temel stratejilerinden biri olarak gördüklerini vurgulayan Şahin, "Sürdürülebilirliği bir yükümlülük değil, Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla gücünü geleceğe taşıma iradesi olarak görüyoruz. İklim kriziyle mücadele, enerji verimliliği ve kaynakların bilinçli kullanımı alanlarında yürüttüğümüz kapsamlı çalışmaların bir sonucu olarak, dünyanın en büyük çevre raporlama platformu olan Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek not olan ‘A’ skorunu bu yıl da alarak ‘Global A’ listesindeki yerimizi koruduk. Ayrıca ilk kez katıldığımız Su Programı’nda ise A- notu alarak başarımızı perçinledik. 2020 baz yılına göre Kapsam 1 ve Kapsam 2 emisyonlarımızı 2030’a kadar yüzde 45 azaltma ve 2050’de Net Sıfır’a ulaşma hedeflerimiz doğrultusunda ilerlerken; emisyon hesaplamalarımızı güçlendiren veri iyileştirmeleri, risk ve fırsat çalışmaları ve çalışan seviyesine indirdiğimiz sürdürülebilirlik KPI’ları ile kurumsal dönüşümümüzü derinleştiriyoruz. Teknoloji ve inovasyon gücümüzle hem çevresel etkilerimizi azaltıyor hem de ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine somut katkı sunuyoruz" dedi. 5G’nin teminatı geniş fiber ağ Açıklamaya göre şirket, güçlü fiber altyapısındaki gücünü mobile aktaran Türk Telekom 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı LTE baz istasyonlarının oranını yüzde 61’e çıkardı. Dünyada 2030 için hedeflenen oranın şimdiden üzerine çıkan Türk Telekom, uzun yıllardır devam eden 5G’ye yönelik yatırımları ve farklı alanlardaki öncü çalışmalarıyla 5G’ye en hazır operatör durumunda. Şirket, kültür-sanat alanında, 5G teknolojisini yeni nesil deneyimlerle buluşturuyor. Ana destekçisi ve teknoloji sponsoru olduğu Atatürk Kültür Merkezi’ni 5G altyapısıyla güçlendiren şirket, kültür-sanatın dijitalleşmesine katkı sunuyor. 5G ile VR teknolojisinin bir araya getirildiği uygulamalar sayesinde, gösterilere geç kalan izleyiciler AKM’deki Türk Telekom Lounge alanında performansların ilk bölümünü salonla eş zamanlı olarak izleyebiliyor. Spor alanında ise Türkiye’de ilk kez bir maç yayını 5G teknolojisiyle seyircilere sunularak yeni nesil yayın deneyimleri hayata geçirildi. Endüstriyel alanda da çalışmalarını sürdüren şirket, Türkiye’nin ilk milli endüstriyel 5G şebekesi, limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım sistemleri gibi uygulamalarla sanayi ve lojistik alanlarında dijital dönüşümü destekliyor.
05 Mart 2026 Perşembe - 12:11 CW Enerji’den sanayiye yeşil enerji desteği CW Enerji, 6 milyon 708 bin 95 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santralinin (GES) kurulumunu tamamladı. Proje ile yılda yaklaşık 629 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 4 milyon 165 bin 453 kg karbondioksit salınımını önlenecek. CW Enerji CEO’su Volkan Yılmaz, yenilenebilir enerji yatırımlarının hem çevresel hem de ekonomik açıdan stratejik önem taşıdığını belirterek, güneş enerjisinin karbon emisyonlarının azaltılmasında kritik rol üstlendiğini vurguladı. Yılmaz, "Tamamladığımız her proje ile hem ülkemizin temiz enerji kapasitesine katkı sağlıyor hem de iş ortaklarımızın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına destek oluyoruz. Güneş enerjisi yatırımları, firmaların enerji maliyetlerini düşürürken karbon ayak izlerini azaltmalarına da imkân tanıyor. Türkiye’nin sahip olduğu yüksek güneşlenme potansiyelini en verimli şekilde değerlendirmek için AR-GE ve üretim gücümüzü sürekli geliştiriyoruz. Yerli ve milli üretim kapasitemizle hem ülke ekonomisine katma değer sağlıyor hem de enerji arz güvenliğine katkıda bulunuyoruz. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir enerji projelerimizi artırarak temiz enerji dönüşümüne öncülük etmeyi sürdüreceğiz" dedi. Firmaların sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına katkı Yılmaz, bir firma için tamamladıkları 6 milyon 708 bin 95 kWp kurulu güce sahip güneş enerji santrali projesinin yılda yaklaşık 629 ağacın atmosferden uzaklaştırdığı karbon miktarına karşılık gelen 4 milyon 165 bin 453 kg karbondioksit salınımını önleneceğini ifade ederek, "Sanayinin yeşil dönüşüm sürecinde GES yatırımlarının önemli bir rol üstlendiğine inanıyoruz. Bu yatırımlar, işletmelerin hem karbon ayak izlerini azaltmalarını hem de uzun vadede enerji maliyetlerinde önemli tasarruf sağlamalarını mümkün kılıyor" diye konuştu.
TAB Gıda’nın sistem geneli satışları yüzde 52 artışla 62,5 milyar TL’ye ulaştı
02 Mart 2026 Pazartesi - 16:20 TAB Gıda’nın sistem geneli satışları yüzde 52 artışla 62,5 milyar TL’ye ulaştı TAB Gıda, 2025 yılını finansal ve operasyonel açıdan güçlü bir performansla kapattığını duyurdu. Burger King, Sbarro, Popeyes, Arby’s, Usta Dönerci, Usta Pideci ve Subway markalarının faaliyetlerini sürdüren şirket, sistem genelindeki satışlarını hem kendi işletmeleri hem de franchise restoranları dahil olmak üzere yüzde 52 artışla 62,5 milyar TL’ye yükseltti. TAB Gıda, 2025 yılında da kârlı büyüme çizgisini sürdürürken reel bazda hasılatını yüzde 14 artırdı, FAVÖK’ünü ise reel olarak yüzde 7 büyüterek 9,7 milyar TL’ye çıkardı. Şirket, yüzde 20,4 FAVÖK marjı gerçekleştirdi. Operasyon, İnsan Kaynakları, İç Denetim, İdari İşler ve Bilgi Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Gökhan Asok, şu değerlendirmelerde bulundu: "2025 yılında operasyonel yetkinliklerimizi genişletmek en önemli önceliklerimiz arasında yer aldı. Restoran içi süreçlerde kalite standardizasyonunu sağlamak, gıda güvenliğini güçlendirmek ve hizmet hızını artırmak için dijital çözümler, otomasyon teknolojileri ve çevik süreç yönetimi yaklaşımlarını devreye alarak verimliliğimizi yükselttik. Self-servis kiosklar, menüboard’lar, online dijital sipariş kanalları, otomasyon destekli mutfak uygulamaları ve veri tabanlı talep planlama sistemleri sayesinde, misafir deneyimini güçlendirirken operasyonel yükümüzü hafiflettik. 2025 yılı sonu itibarıyla restoranlarımızda toplam 2.600’den fazla self-servis sipariş ekranı kurduk. Dijital satışlar, toplam satışlarımızın yüzde 50’sini aşarak büyümemize önemli bir katkı sağladı. Ayrıca, paket servis siparişlerinde yüzde 22 artışla 57 milyon fiş sayısına ulaştık." İnsan kaynağını stratejik bir değer olarak görmeye devam ettiklerini belirten Asok, "Çalışan eğitimi, yetenek yönetimi, iç iletişim, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık başlıklarında yürüttüğümüz programlarla çalışanlarımızın mesleki ve kişisel gelişimine yatırım yapmaya devam ettik. İç denetim ve kontrol mekanizmalarımızla şirket içi yönetim kalitemizi artırırken, bilgi güvenliği ve veri koruma alanlarında uluslararası standartlara uyum sağlayan teknolojik altyapımızı güçlendirdik. Tüm bu gelişmeler, TAB Gıda’nın operasyonel sürdürülebilirliğini destekleyen ve şirketi geleceğe daha etkin hazırlayan temel bileşenler oldu" dedi. TAB Gıda’nın kaydettiği finansal ve operasyonel sonuçları değerlendiren Finans, Mali İşler, Franchise ve Yatırımcı İlişkilerinden Sorumlu Genel Müdür Özgür Çetinkaya, 2025 yılının önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak şunları belirtti: "2025 yılını, belirlediğimiz hedeflerin de ötesine geçerek tamamladık. Reel bazda yüzde 14 hasılat büyümesi kaydederken, FAVÖK’ümüzü reel olarak yüzde 7 artırarak 9,7 milyar TL’ye ulaştırdık. FAVÖK marjımızı yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleştirerek kârlı büyüme hedeflerimizi yakaladık. Toplam varlıklarımızı reel olarak yüzde 15 artırdık ve öz kaynaklarımızda yüzde 7 büyüme sağladık. Finansal yönetim yaklaşımımızı 2025 yılında da verimlilik ve sürdürülebilir büyüme eksenlerinde ele aldık. Gelir yapısını destekleyen operasyonel iyileştirmeler, etkin maliyet yönetimi, yatırım disiplinine dayalı karar alma süreçlerimiz ve güçlü franchise yapımızın katkısı, kârlılığımızı destekledi" dedi. Çetinkaya, TAB Gıda’nın genişleyen restoran ağına ve franchise modelinin başarısına dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam etti: "Restoran ağımızı genişletmeye kararlılıkla devam ettiğimiz 2025 yılında toplam 226 yeni restoran açarak restoran sayımızı 2.030’a ulaştırdık. 2 bin restoran hedefimizi aşarak önemli bir kilometre taşını geride bıraktık. Franchise restoranların portföyümüzdeki payı yüzde 44 olarak gerçekleşirken, 893 franchise lokasyonuyla ve 1.137 TAB işletmesiyle dengeli bir büyüme modeli sürdürdük." TAB Gıda’nın pazarlama stratejileri ve marka portföyünün gücüne vurgu yapan Pazarlama ve Strateji, Paket Servis, Kurumsal Ticari İlişkilerden Sorumlu Genel Müdür Sinan Ünal: "Geniş marka portföyümüz, farklı tüketici segmentlerine hitap eden yapısıyla bize önemli bir rekabet avantajı kazandırıyor. 2025’te gerçekleşen pazarlama yatırımlarımızla misafir deneyimini güçlendirmek üzere marka bilinirliğini artıran ve menü inovasyonunu destekleyen yenilikçi bir anlayışı hayata geçirdik. Veri analitiği ve yapay zekâ uygulamalarıyla kişiselleştirilmiş müşteri deneyimi sunmayı önceliklendirdik. Strateji odaklı karar alma süreçlerimiz, markalarımızın konumlandırmasını güçlendirirken kurumsal ticari ilişkiler kapsamındaki iş birliklerimiz, tedarik zinciri verimliliğimizi ve erişilebilirliğimizi destekledi" dedi. Ünal sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu güçlü ve kârlı büyüme vizyonumuzu, tüm paydaşlarımızın desteğiyle gerçekleştirdik. Ortak çabalarımız, vizyonumuzu daha ileri taşımamıza ve birlikte başarıya ulaşmamıza olanak sağlıyor. 2026 yılında, dijitalleşme, otomasyon, operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve deneyim odaklı büyüme, kurumsal stratejilerimizin odağında yer almaya devam edecek. Misafirlerimize güvenilir, lezzetli ve erişilebilir ürünler sunma taahhüdümüzle, tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer oluşturan süreçlerimizi geliştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz."
İlan sektöründe rekabet krizi: "Tekelleşmeye karşı alternatif site engelleniyor"
02 Mart 2026 Pazartesi - 16:14 İlan sektöründe rekabet krizi: "Tekelleşmeye karşı alternatif site engelleniyor" İlan sektöründe yıllardır tekelleşmiş sarı ilan sitesine karşı alternatif olarak açılan satarız.com’un reklam filmleri kaldırılarak engellenmeye çalışılıyor. Yönetim Kurulu Başkanı Sezer Ateş "Alternatif yoksa mecburiyet vardır" diyerek sektöre alternatif olarak geldiklerini ve mecburiyet devrinin biteceğini bu yüzden 3 yıl boyunca kurumsal üyelere sabit fiyat garantisiyle rekabet etmeye devam edeceklerini açıkladı. Türkiye’nin ilan sektöründe uzun yıllardır tek firma üzerinden yapılan ilanlar ve kullanıcıları zorunlu tutulan fahiş fiyatlar vatandaşları zor duruma soktu. Uzun yılların ardından tekelleşmeyi bitirmek için yola çıkan satarız.com Yönetim Kurulu Başkanı Sezer Ateş firmasına karşılık yapılan engellere ilişkin sosyal medya hesapları üzerinden açıklamalarda bulundu. Ateş, firması için yapılmış olan oyuncu Cengiz Küçükayvaz’ın oynadığı reklam filminin kaldırıldığını söyleyerek tekelleşmiş sektöre karşı halkın desteği ile her zaman dik duracaklarını dile getirdi. Ateş, bu konuyla ilgili aslında açıklamaya yapmak istemediğini ama reklamlarının yasaklandığını için mecbur kaldığını ifade etti. Reklamlar büyük emeklerle yapılan reklam filminin kaldırıldığını vurgulayan Ateş, "Ciddi prodüksiyonlarla emek emek hazırladığımız, on binlerce beğeni ve yorum alan sadece tekelleşmeyi anlattığımız reklamlarımız artık ne televizyonda ne sosyal medyada yayınlanamıyor. Ya bu sektörün tekel olduğu kanıtlanmış. Rekabet kurumu tarafından tekel olduğu ilan edilmiş" dedi. Tekelleşme sisteminin birçok ilan yapacak olan firmaya zarar verdiğini ifade eden Ateş; "Gayrimenkul danışmanları, oto galeri firmaları ve ilan yayınlamak için binlerce lira para veren herkes çekiyor. Lütfen şunu unutmayalım alternatif yoksa, mecburiyet vardır. Farkında mısınız bugüne kadar hiç kimse alternatif olamadı ve mecburiyet başladı. 5 liraya alacağımız hizmeti 100 liraya almak zorunda kaldık. Satarız.com sektöre gireli daha 5-6 ay olmasına rağmen çok beğenildi ve çok desteklendi. Sektöre ilk defa alternatif olmaya başladı" dedi. 1 Temmuz 2026’ya kadar mevcut ve üyelik başlatacak olan kurumsal üyelere 3 yıl boyunca zam yapılmayacağını aktaran Ateş; "Bizim büyüyerek alternatif olmamız rahatsız ediyor anlaşılan, sürekli mağdur oluyoruz. Madem öyle, işte böyle. 3 yıl boyunca tek kuruş fiyat artışı yapmıyorum. 1 Temmuz 2026 tarihine kadar kurumsal üyeliğini başlatan esnaflarımıza 3 yıl boyunca sabit fiyat garantisi veriyorum. İşte rekabet böyle olur, esnafın ve halkın yanında olmak böyle olur" dedi. Destekleyen herkes için teşekkür ettiğini ve sektörün rengini değiştiği aktaran Ateş, "Biz buradayız geri adım atmıyoruz. Daha adil bir piyasa için çalışmaya devam edeceğiz. Azmimizle, emeğimizle ve en önemlisi halkın desteğiyle bu tekeli kıracağız. Destekleriniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ne diyodu bizim çocuklar? Sektörün rengi gerçekten değişiyor" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Ateş’in sosyal medya üzerlerinden yaptığı paylaşım üzerine yoğun ilgi görürken binlerce kişi hem paylaştı hem de satarız.com’a destek mesajları geldi.
Altın fiyatlarında dalgalanma
02 Mart 2026 Pazartesi - 16:08 Altın fiyatlarında dalgalanma ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılarla birlikte yeni haftaya altın yükselişle başladı. Haftaya 5 bin 350 dolar seviyesini gören altının ons fiyatı, gün içinde geri çekildi. Tekrardan yükseliş kazanan altının ons fiyatı 5 bin 400 dolar seviyesini aştı. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla birlikte altının ons fiyatı yeni haftada 5 bin 350 dolar seviyelerini gördü. Artan jeopolitik gerilim, altın fiyatlarında dalgalanmalara yol açtı. Haftaya yükselişle başlayan altın daha sonra kısa süreli bir düşüş sergiledi. Geçtiğimiz ay 5 bin 595 dolar seviyesini gören ons altın, yeni haftada 5 bin 400 dolar seviyesinde bulunuyor. Kuyumcu Nasir Amcalar, piyasaların beklenen sert tepkiyi vermediğini belirterek, belirsizliğin sürmesi halinde fiyatların yeniden yukarı yönlü hareket edebileceğini, olası bir anlaşma durumunda ise kademeli bir gevşemenin görülebileceğini ifade etti. "Aslında beklenilen tepkiyi piyasalar vermedi diyebiliriz" Altının geçtiğimiz hafta sonu İsrail’in İran’ı vurma haberleriyle birlikte yükseldiğini vurgulayan kuyumcu Nasir Amcalar, "Gram altın 7 bin 400 liraydı. Gece saatlerinde yükselen altın haftaya düşüşle başladı. Sabah saatlerindeki fiyat 8 bin 50 TL’ydi ama şu andaki fiyat 7 bin 700 liralara kadar düştü. Önümüzdeki sürece bakacak olursak, bir anlaşma çıkarsa fiyatlarda biraz daha gevşeme devam edecektir. Belirsizlik ortamı devam ederse belki altın fiyatları burada kalabilir ya da kısmi bir yükseliş olabilir. Aslında beklenilen tepkiyi piyasalar vermedi diyebiliriz. Şu sıralar gram altın 7 bin 700 TL, çeyrek altın 12 bin 500 TL, yarım altın 25 bin TL ve tam altın ise 50 bin TL’den işlem görüyor. Bu akşam saat 5 sularında da Amerikan borsası saat farkından dolayı açılacak. Amerikan borsası açıldığında da biraz daha taşlar yerine oturmuş olacaktır muhakkak. Her iki taraf da barışçıl hareket eder ve bu belirsizlik çok fazla sürmezse fiyatlar belki gevşeyebilir. Yani gram altın 7 bin 500 liranın altına gelebilir. Ancak dediğimiz gibi tabii ki bu belirsizlik ortamı devam ettiği sürece hedef hep yukarıya doğru yükselmesi yönündedir" şeklinde konuştu. "Biz yeni bir rekor şu şartlarda, çok ekstrem bir olay olmadığı sürece beklemiyoruz" Gram altının Ocak ayında ticaret savaşları söylemleriyle 6 bin 300’den 8 bin liraya yükseldiğini belirten Amcalar, "Tekrardan 7 bin lira seviyelerine kadar düştü. Şu anda savaş ortamı var. Baktığımız zaman küresel piyasalarda konjonktürel olarak ve jeopolitik riskler olarak hakikaten hat safhada diyebileceğimiz bir zamanda altında bir düşüş söz konusu. Yani ons altın yükseliyor ama Cumartesi gününe göre düşük. Yani bakacak olursak biz yeni bir rekor şu şartlarda, çok ekstrem bir olay olmadığı sürece beklemiyoruz. Cumartesi günü gram altın alan çok fazlaydı. Söylemek gerekirse satabilecek gram altın bulamıyorduk. Ama bugün insanlar bekliyor. Yani fiyatta bir belirsizlik, bir dalgalanma söz konusu. Şu an satacak olan da bekliyor, alacak olan da şu an bekliyor" dedi.
Yunusemre’de dışarıdan gelen stantlara kapılar kapandı
02 Mart 2026 Pazartesi - 15:33 Yunusemre’de dışarıdan gelen stantlara kapılar kapandı Yunusemre Belediyesi, ilçe sınırları içinde yöresel ürün pazarı, fuar ve panayır adı altında stant açılmasına izin verilmeyeceğini açıkladı. Kararın yalnızca Mesir Festivali döneminde, oda başkanlarının onayıyla esnetileceği bildirildi. Yunusemre Belediyesi, ilçe esnafını korumaya yönelik dikkat çeken bir karara imza attı. Semih Balaban, bundan sonra Yunusemre sınırları içerisinde "yöresel ürünler pazarı, fuar, panayır" adı altında hiçbir şirket, kurum ya da kişiye stant açma ve ticari faaliyet izni verilmeyeceğini açıkladı. Belediye Başkan Yardımcıları Ali Kuyumcu ve Haydar İzci’nin de katıldığı toplantıda, Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Hasan Geriter ile ilgili oda başkanları hazır bulundu. Toplantı sonrası Başkan Balaban ile MESOB Başkanı Geriter ortak açıklama yaptı. "Esnafımızın yanındayız" Göreve geldikleri günden bu yana esnafın yanında olduklarını vurgulayan Başkan Balaban, alınan kararın ortak akılla şekillendiğini belirtti. Balaban, "Manisa’da yaşayan, Manisa’da kazanan ve katma değer üreten esnafımızın yanında olmak bizim görevimiz. Yaptığımız istişareler sonucunda önemli bir karar aldık. Bu kararı belediye meclisimizden de geçireceğiz. Bundan sonra Yunusemre sınırları içerisinde hiçbir yerde yöresel ürünler pazarı, fuar ve panayır adı altında stant açılmasına izin vermeyeceğiz" dedi. Başkan Balaban, yalnızca Manisa Mesir Macunu Festivali döneminde istisna uygulanacağını belirterek, bu süreçte de hangi esnafın stant açacağına oda başkanlarının karar vereceğini ifade etti. Kararın belediye tarafından tek taraflı alınmadığını dile getiren Balaban, "Esnafımızın rehberliğinde, ortak akılla bu adımı attık. Belediyemizi halkımızla ve odalarımızla birlikte yönettiğimizin somut göstergesidir" diye konuştu. MESOB Başkanı Hasan Geriter ise Ramazan ayının bereketine dikkat çekerek, alınan kararın yıllardır çözüm bekleyen bir soruna nokta koyduğunu söyledi. Alınan kararın Manisa esnafına hayırlı olmasını dileyen taraflar, bundan sonraki süreçte de esnafla dayanışma içinde hareket edeceklerini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür"
02 Mart 2026 Pazartesi - 15:24 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, 2025 Yılı IV. Çeyrek Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, Türkiye ekonomisinin yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürdüğünü açıkladı. Aynı zamanda Yılmaz, 2025 yılı genelinde kaydedilen yüzde 3,6’lık büyüme ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde 3,3 aşılmıştır. "Ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür" Cevdet Yılmaz, yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Türkiye ekonomisi, küresel belirsizliklerin tırmandığı ve bölgemizde jeopolitik gerilimlerin yoğunlaştığı bir konjonktürde, hedeflenen doğrultuda güçlü ve dengeli büyümesini sürdürerek dayanıklılığını ortaya koymuştur. 2025 yılının dördüncü çeyreğinde ekonomimiz yıllık yüzde 3,4 oranında büyüyerek 22 çeyrektir kesintisiz büyüme performansını sürdürmüştür. 2025 yılı genelinde kaydedilen yüzde 3,6’lık büyüme ile Orta Vadeli Program (OVP) tahmini olan yüzde 3,3 aşılmıştır. Böylece, siyasi ve ekonomik istikrar içinde 16 yıl kesintisiz büyümemiz devam etmiş; siyasi kararlılık ve koordinasyon içinde hayata geçirdiğimiz ekonomi programının etkinliği ve makroekonomik temellerimizin sağlamlığı bir kez daha teyit edilmiştir. Bu süreçte milli gelirimiz tarihi bir rekorla 1,6 trilyon dolar seviyesine çıkmış, kişi başı gelirimiz ise 18 bin 40 dolara ulaşmıştır. Son yıllarda kaydettiğimiz sürdürülebilir yüksek büyüme oranlarıyla, dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi olmayı ve yüksek gelirli ülkeler konumuna yükselmeyi öngörüyoruz." "Kuraklık başta olmak üzere olumsuz iklim şartlarının etkisiyle tarım sektörümüz yüzde 8,8 oranında küçülmüştür" Geçen yılın dördüncü çeyreğinde sanayi sektörünün yüzde 0,9 oranında büyürken inşaat dahil hizmetler sektörünün yüzde 3,7 oranında büyüme kaydettiğini belirten Yılmaz, "Tarım sektörü ise yüzde 7,2 oranında küçülmüştür. 2025 yılı dördüncü çeyreği büyümesinde, inşaat dahil hizmetler sektöründeki olumlu görünüm ve sabit sermaye yatırımlarındaki artış belirleyici olmuştur. Sanayi üretimindeki sınırlı artış, dış talepteki yavaşlama ve küresel ticaret politikalarındaki belirsizliklerle uyumlu bir görünüm sergilemiştir. Yıl içerisinde yaşanan zirai don ve kuraklık başta olmak üzere olumsuz iklim şartlarının etkisiyle tarım sektörümüz 2025 yılında yüzde 8,8 oranında küçülmüştür. Diğer taraftan, sıkı makroekonomik politika çerçevesi korunurken seçici alanlara yönelik desteklerle sanayi sektörü yıl genelinde yüzde 2,9 oranında büyüyerek üretim kapasitesindeki dayanıklılığını ortaya koymuştur" diye konuştu. "İnşaat sektörü yüzde 10,8 oranında büyüyerek GSYH büyümesine güçlü katkı veren sektörlerden biri olmuştur" İnşaat dahil hizmetler sektörünün ise 2025 yılı genelinde yüzde 4,3 oranında büyüyerek büyümeye güçlü katkı sunmaya devam ettiğini vurgulayan Yılmaz, "Deprem bölgesinde yeniden inşa çalışmalarının yanı sıra ülke genelinde sosyal konut projeleri, kentsel dönüşüm uygulamaları ve altyapı yatırımları da inşaat sektöründeki ivmenin korunmasına katkı sağlamıştır. Bu çerçevede, inşaat sektörü 2025 yılında yüzde 10,8 oranında büyüyerek GSYH büyümesine güçlü katkı veren sektörlerden biri olmuştur. 2025 yılında işgücü ödemelerinin milli gelire oranı yüzde 32,7 oranıyla bir önceki yılda olduğu gibi yüksek seviyesini sürdürmüştür. Harcamalar yönünden değerlendirildiğinde, toplam tüketim harcamaları yıllık yüzde 3,5 oranında artış kaydederken sabit sermaye yatırımlarının yüzde 7, makine ve teçhizat yatırımlarının ise yüzde 5 oranında artış kaydetmesi büyümenin kompozisyonunun daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya evrildiğini göstermektedir" şeklinde konuştu. "Bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 3,6 olan OVP öngörümüzün oldukça altında, yüzde 2,9 olarak gerçekleşmiştir" Aynı zamanda Cevdet Yılmaz, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "2025 yılında kamu tüketiminde yüzde 0,8 oranında sınırlı artış kaydedilmesi, enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan mali disiplinin somut bir yansımasıdır. Nitekim, 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 3,6 olan OVP öngörümüzün oldukça altında, yüzde 2,9 olarak gerçekleşmiştir. 2025 yılında net mal ve hizmet ihracatı büyümeyi aşağı yönlü etkilemiştir. Küresel ekonomide süregelen belirsizlikler, ticaret ortaklarımızdaki zayıf talep görünümü ve jeoekonomik riskler dış ticaret performansı üzerinde belirleyici olmuştur. Türkiye ekonomisi güçlü üretim kapasitesi, çeşitlenmiş ihracat ürün ve pazar yapısı sayesinde dış şartlardaki dalgalanmalara rağmen dayanıklılığını korumaktadır. Bu gelişmeler neticesinde, 2025 sonu itibarıyla cari açığın milli gelire yüzde 1,6 oranıyla sürdürülebilir seviyesini devam ettirmektedir. Hayata geçirdiğimiz makroekonomik istikrar çerçevesi ve yapısal reformlara yönelik öncelikli düzenlemeler, karşılaşılan küresel ve yurt içi sınamalara rağmen etkinliğini kanıtlamış ve elde edilen kazanımlar sağlam bir politika zemini oluşturmuştur. 2026-2028 dönemini kapsayan OVP’de ortaya konulan hedefler doğrultusunda, ekonomimizin şoklara karşı direncini artıran, enflasyonla mücadelemizi güçlendiren, yatırım ortamını iyileştiren ve verimlilik artışını destekleyen politikalarımızı kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz."
Vodafone ve Huawei’den iş birliği
02 Mart 2026 Pazartesi - 15:19 Vodafone ve Huawei’den iş birliği Vodafone ve Huawei, Mobil Dünya Kongresi’nde yeni bir iş birliğine imza attı. Vodafone, Huawei’nin 5G ev interneti teknolojisine sahip 5G RedBox ile 81 il 922 ilçede 5G teknolojisini evlere getirecek. Ayrıca, Huawei’nin akıllı saat, kulaklık ve tablet gibi yeni nesil teknolojik ürünlerini müşterilerine Vodafone FLEX imkanlarıyla sunacak. Vodafone, 5G’ye hazır altyapısını global teknoloji firmalarıyla yaptığı iş birlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Mobil Dünya Kongresi’nde Huawei ile yeni bir iş birliğine imza atan Vodafone, Huawei’nin 5G ev interneti teknolojisine sahip 5G RedBox ile 81 il 922 ilçesinde 5G teknolojisini evlere getirecek. Vodafone, altyapı beklemeyi gerektirmeyen, kurulumsuz, anında internet hizmeti 5G RedBox ile ev interneti ihtiyacı olan müşterilerini yüksek hızlı internetle buluşturacak. Vodafone ayrıca, müşterilerine akıllı saat, kulaklık ve tablet gibi yeni nesil teknolojik ürünlerini Vodafone FLEX imkanlarıyla sunacak. Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, şunları söyledi: "Vodafone olarak, dünya genelinde en fazla ülkede 5G hizmeti veren mobil operatör markasıyız. Yeni nesil teknolojilere geçişte sadece altyapıyı değil, müşterilerimizin hazır olmasını da odağımıza alıyoruz. 5G teknolojisini Türkiye’nin 81 il 922 ilçesinde ilinde demokratikleştirme hedefiyle Huawei ile işbirliğine gittik. Amacımız, 5G’nin sunduğu fiber hızındaki internet deneyimini kurulum gerektirmeyen 5G RedBox modemle tüm Türkiye’deki evlere getirmek. Diğer yandan, 5G şebekesi bağlantılı teknolojileri ön plana çıkaracak. Huawei ekosistem cihazları arasındaki senkronizasyon, kesintisiz dijital deneyimi çok daha hızlı, akıcı ve zengin bir seviyeye taşıyacak. Huawei’nin akıllı saat, kulaklık ve tablet gibi geniş yeni nesil teknolojik ürünlerini müşterilerimize Vodafone FLEX fırsatlarıyla sunarak 5G deneyimlerini zenginleştirmeyi hedefliyoruz. 5G’yi köklü bir teknoloji dönüşümü olarak görüyor, bu dönüşümü yeni nesil ürün portföyleriyle de destekliyoruz. Mobil Dünya Kongresi’nde imza attığımız Huawei işbirliği de bu yönde attığımız güçlü bir adım niteliği taşıyor. Dünyanın bir numaralı 5G markası olarak, dünyanın en güçlü teknoloji oyuncularıyla bir araya gelerek dijital dünyanın potansiyelini Türkiye’de gerçek deneyimlere dönüştürmeye devam edeceğiz." Huawei Tüketici İş Birimi Başkanı Kevin Ho ise şöyle konuştu: "Huawei olarak tüketicilere her zaman üstün ürün ve hizmetler sunmayı hedefliyoruz. 5G’nin Türkiye’de yaygınlaşmasına günler kalmışken, gelişmiş tüketici teknolojilerinin daha hızlı hayata geçirilmesi için Vodafone ile iş birliği yapmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu iş birliği, yerel teknoloji ekosistemini güçlendirme ve Türkiye genelindeki kullanıcılara daha akıllı deneyimler sunma konusundaki ortak kararlılığımızı yansıtmaktadır." Fişe takıldığında hızla 5G bağlantısı sunuyor 5G RedBox, 1 Nisan itibarıyla 5G’ye hazır altyapısı sayesinde otomatik olarak 5G şebekesine geçiş yapacak. Sabit Kablosuz Erişim (FWA) teknolojisine dayanan ve içine SIM kart takılan bir modemden oluşan 5G Redbox, mobil şebekedeki sinyali modem aracılığıyla alıyor ve evin içinde Wi-Fi ağına dönüştürüyor. Bu sayede, kablo çekmeye ve kuruluma gerek kalmadan, yüksek hızlı ev interneti sağlıyor. Uygulama ya da mağazadan erişim İş birliği kapsamında sunulacak ürünlerin satışına Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden başlanacak. Söz konusu ürünlere Vodafone mağazalarından da "Eve Gönder" hizmetiyle ulaşılabilecek.