EĞİTİM
05 Mayıs 2026 Salı - 08:23 Okullarda nezaket kültürü güçleniyor Erzincan’da Demirkent TOKİ Ortaokulu, Bilim Söyleşileri kapsamında düzenlenen etkinlikte, öğrencilerde akran nezaketi ve aile içi iletişimin önemine dikkat çekildi. Okulun konferans salonunda gerçekleştirilen "Aile İçi İletişim ve Akran Nezaketi" başlıklı söyleşiye, Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Fatma Kurudirek konuşmacı olarak katıldı. Kurudirek, öğrencilerin okula yalnızca ders materyalleriyle gelmediğini belirterek, aile içinde yaşanan olumlu ya da olumsuz davranışların çocukların sosyal ilişkilerine doğrudan yansıdığını ifade etti. Akran zorbalığına karşı en etkili yöntemin "akran nezaketi" olduğunu vurgulayan Kurudirek, "Bağırılan çocuk arkadaşlarına bağırabilir, sürekli eleştirilen çocuk arkadaşlarını eleştirebilir. Anlaşılan çocuk ise arkadaşlarını anlamaya çalışır. Sağlıklı bir okul ortamı, akranlar arasındaki iletişimin kalitesiyle ölçülür." dedi. Etkinlik sonrası açıklamada bulunan Okul Müdürü Ahmet Sağsöz, akademik başarının yanı sıra değerler eğitiminin de önem taşıdığını belirtti. Sağsöz, "Okul olarak sadece bilgi veren değil, aynı zamanda değer kazandıran bir kurum olma gayretindeyiz. Öğrencilerimizin nezaket, saygı ve empatiyle yetişmesini hedefliyoruz. Bu tür söyleşiler, öğrencilerimizin doğru iletişim becerileri kazanmasına katkı sağlıyor." ifadelerini kullandı. Program sonunda Sağsöz, katkılarından dolayı Kurudirek’e teşekkür belgesi takdim etti.
Efsane isimden gençlere ‘girişimcilik’ tüyoları
17 Ekim 2025 Cuma - 10:05 Efsane isimden gençlere ‘girişimcilik’ tüyoları Amerikan F-35 uçaklarına görünmezlik sağlayan özel kaplama malzemesinin üreticisi olan Türk mühendis ve iş insanı Ergün Kırlıkovalı, İzmir Ekonomi Üniversitesine (İEÜ) konuk olarak gençlerle bir araya geldi. Yaratıcılık, inovasyon ve girişimcilik konularında öğrencilere ilham veren tavsiyelerde bulunan Kırlıkovalı, "Hayal kurun, hedef belirleyin ve sonuna kadar fikirlerinizin peşinden koşun. Sizler, benden 10 kat daha başarılı olabilirsiniz." diye konuştu. Polimer bilimcisi ve IPI Kurucu Başkanı Ergün Kırlıkovalı, ‘Yarat, Yenile, Yükselt: Girişimciliğin Yolculuğu’ konulu konferansta, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) 50 yıllık iş tecrübesiyle geliştirdiği yaratıcılık felsefesini açıkladı. Gençlerin sorularını tek tek yanıtlayan Kırlıkovalı’nın sunumunu; İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Güneri Şahin, İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burcu Güneri Çangarlı, Rektör Danışmanı Dr. Burçin Önder ve çok sayıda akademisyen de dinledi. Rektörden gurur veren teklif Rektör Abacıoğlu, etkinlik sırasında müjdeli bir haberi katılımcılarla paylaşarak, "Sayın Kırlıkovalı’nın fikirlerinden ve tecrübesinden daha fazla yararlanmak için kendisine, üniversitemizin danışma kurulu üyelerinden biri olma teklifinde bulundum. Bu teklife olumlu yanıt verdiği için Kırlıkovalı’ya ayrıca teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki, Kırlıkovalı’nın hayatı ve paylaştığı ilham verici bilgiler, gençlerimizin kariyerine ışık tutacak" diye konuştu. "Ya batarsak düşüncesi sizi geri götürür" Yaklaşık 1,5 saat süren konferansta, kendi yaşamından örneklerle gençlere önemli mesajlar veren Kırlıkovalı, "Katma değer olmadan refah olmaz. Katma değer ise yaratıcılıkla başlar, inovasyonla vücut bulur ve girişimcilikle taçlanır. Bu sıralama çok önemli. Unutmayın ki hayatınızı, alacağınız kararlar şekillendirecek. Hiç darbe yememiş, sıkılmamış iş insanı yoktur. Hiç yumruk yemeyen boksör de yoktur. Ya batarsak, ya başaramazsak gibi düşünceler sizi geri götürür. Evet, zorluklar olacak. Önemli olan hiç zorluk yaşamamak değil, zorlukları aşmasını bilmek. Yıkılmamak, yılmamak. Başarıya giden yolu belirleyen de bunlardır. Kendinize güvenin ama emin olmadan da hiçbir işe girmeyin. Bir işle ilgili, ‘Acaba yapsam mı?’ diyorsanız, o iş için doğru zaman değildir. Bir işte başarılı olmak için emin ve kararlı olmanız gerekir" dedi. "Sınıf geçmeye değil, öğrenmeye odaklanın" Kırlıkovalı, gençlere önerilerini şöyle sürdürdü: "Üniversiteler, aynı zamanda öğrenmenin öğrenildiği yerlerdir. Dersi, sınıf geçmek için değil, öğrenmek için çalışın. Unutmayın ki, buradaki bilgiler hayatınızın farklı zamanlarında karşınıza çıkabilir. Ben, öğrencilik dönemimde hep soru sorardım. Amacım öğrenmekti. Sınavda çıksın ya da çıkmasın; siz de öğrenmeye odaklanın. Mezun olduktan sonra birçok alternatifiniz var. Deneyim kazanmak için önce küçük, ardından orta, son olarak da büyük bir firmada çalışmayı planlayabilirsiniz. Aradaki kültür farklarını ve fırsatlara hangi ölçekteki şirketin, nasıl tepki verdiğini görmek son derece önemlidir. Böyle bir tecrübeyi edinen genci durdurmak artık mümkün değildir. Peki, bir insan kendi işini kurmaya hazır olduğunu ne zaman bilir? Eğer girişimcilik arzusu kontrol edilemeyecek derecelere çıkarsa; kendi işini kurmak fikri uykulara, rüyalara girerse artık vakit tamamdır." "Görev olarak görüyorum" Bilgi ve tecrübeyi gençlere aktarmayı en önemli görev olarak gördüğünü söyleyen Kırlıkovalı, "Ülkemi seviyorum, Türkiye benim vatanım. Ülkeme destek olabilirsem ne mutlu bana. Niyetim; Türk gençlerinin kafasındaki yaratıcılık gücünü ortaya çıkarmak. Girişimcilik konusunda onları cesaretlendirmek, motive etmek. Biliyorum ki, geleceğe yön verebilecek donanımda, zekada ve bilgide çok sayıda gencimiz var. Bu nedenle üniversitede gençlerle buluşmayı çok önemsiyor, değerli buluyorum" ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak okul müdürleriyle buluştu
17 Ekim 2025 Cuma - 09:51 Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak okul müdürleriyle buluştu Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonunda okul müdürleriyle bir araya gelerek yeni eğitim öğretim dönemini değerlendirdi. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, Eyyübiye, Haliliye ve Karaköprü ilçelerinde bulunan okulların müdürleriyle yeni eğitim öğretim dönemi değerlendirme toplantısında bir araya geldi. Programa Vali Hasan Şıldak, Vali Yardımcısı Mehmet Deniz Arabacı, Kaymakamlar Muhammed Serkan Şahin, Orhan Altun ve Yusuf Turan, İl Milli Eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu, şube müdürleri, okul müdürleri ve idarecileri katıldı. Değerlendirme toplantısı İl Milli eğitim Müdürü Asım Sultanoğlu’nun Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ve dönem başında gönderilen genelgeyi katılımcılarla paylaşmasıyla başladı. Yeni eğitim öğretim yılında bir aylık süreyi geride bıraktıklarını kaydeden Vali Şıldak, "Hızla akan bir zaman sürecinde sizler de okullarınızda ümit ediyorum ki sorunsuz olarak ve küçük meseleleri de çözerek eğitim yılının başlangıcından itibaren gayretli bir çalışmayla sahadasınız. Öğrencilerinizle, velilerinizle en iyisini yapma gayreti içerisinde eğitim öğretim faaliyetlerini sürdürüyorsunuz. Tabii her ilçemize gittiğimizde bu buluşmalarımızı yapıyoruz. Bugün de hem ilçelerimizin, ilçe müdürlüklerimizin yöneticileri, hem de bütün üç ilçemizin okul müdürleriyle bir aradayız. Eğitim yılının bundan sonraki döneminde de inşallah ikinci dönemde de yine bir araya gelip yaptığımız çalışmaları değerlendirmek istiyoruz" dedi. Konuşmasını sürdüren Vali Şıldak, "Okullarımızda sizler Milli Eğitim Bakanlığı’nın en uç kılcal damarları olarak, bir hücre olarak, idareciler olduğunuza göre sizin de en başta bu genelgeleri, yönergeleri incelemeniz, öğrenmeniz, detaylarına vakıf olmanız ve de uygulamanız, uygulatmanız gerekiyor. Başarıyı İzleme ve Geliştirme Projesi. Bu projeyle ilgili bazı hususları defaten de olsa, tekrar da olsa bugün ben yine sizlere bir kez daha açıklamak istiyorum. Neden böyle bir çalışma yapıyoruz. Bununla neyi amaçlıyoruz. BİGEP kendi başına bir şey midir, nedir, ne değildir. BİGEP’e neden ihtiyaç duyduğumuzu, Başarıyı İzleme ve Geliştirme Projesi gibi bir uygulamanın Urfa’da neden vücut bulduğunu, bunu neden gündeme getirdiğimizi şöyle izah etmek istiyorum. Başarıyı İzleme Geliştirme Projesi bir çatı projedir. Çünkü bünyesinde çok fazla başlık yer alan, her biri kendi başına proje özelliği taşıyan konu başlıkları içermektedir. Şimdi biz Urfa’da, Urfa’ya baktığımızda en genç şehir olduğunu görüyoruz. Hakikaten 21 yaş ortalaması. Gençliğin, çocukluğun yüksek seviyede vücut bulduğu bu şehirde eğitimin pek çok sorunu olduğunu da biliyoruz. Sizler de bu sorunlarla aslında baş başasınız ve okullarınızda bunu sonuna kadar yaşıyorsunuz. Böyle güçlü bir şehirde, genç nüfusun sayıca çok olduğu ve eksikliklerin de bir hayli yüksek seviyede oluştuğu bir şehirde eğitimle ilgilenmemiz, eğitimin geliştirilmesi, eksiklerinin tamamlanması için uğraşmamızdan daha doğal bir şey olamaz. BİGEP denilen hadisenin özünde ne var? Konu başlıklarını incelediğinizde, yönergeyi okuduğunuzda, yönergeye ilave olarak çıkardığımız diğer resmi yazılarda, genelgelerdeki konulara baktığınızda alt alta dizdiğimizde ne çıkıyor arkadaşlar? Tamamı Urfa’ya özgü sorunlar. Ama bu sorunları hangi metotla çözüyoruz? Kendimize özgü geliştirdiğimiz ve adına BİGEP dediğimiz o projenin takip sistemi içerisinde. Burada hem takip var, hem düzenli bir süreklilik içeren metodoloji var, hem motivasyon var, hem de değerlendirme, analiz, sonuç çıkarma gibi bilimsel yöntemler var" ifadelerini kullandı. BİGEP’in Şanlıurfa’da eğitimdeki sorunlara çözüm üretmeye çalışan bir çatı proje olduğunu sözlerine ekleyen Vali Şıldak, "Aynı hususlar Maarif Modelinde de Bakanımızın gönderdiği eğitim yılı başındaki Bakanlık genelgesinde de var. BİGEP Milli Eğitim Bakanlığı’nın uyguladığı, bize de ve size de mevzuatın verdiği görevlerin, sorumlulukların Urfa’ya özgü bir paket içinde bir proje çatısı altında toplanmış halidir. BİGEP başka bir şey değildir. Ne sihirli bir değnektir, ne benim icat ettiğim bir şeydir. Yaptığımız şey, akılcı bir yöntemle ilimizdeki eğitimin zayıf yönlerinin tespit edilip bunlara ilişkin çözümler üretmeye çalışan bir model kurgulanmasıdır. Bu kadar. Başka bir şey yok" şeklinde konuştu.
KBÜ öğrencilerinin belgeseli TRT geleceğin iletişimcileri yarışması’nda üçüncü oldu
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:56 KBÜ öğrencilerinin belgeseli TRT geleceğin iletişimcileri yarışması’nda üçüncü oldu Karabük Üniversitesi öğrencileri, Zonguldaklı maden işçilerinin yaşamını konu alan "Gün Hep Gece" adlı belgeselleriyle TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nda üçüncülük ödülünü kazandı. Ödülü, TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı takdim etti. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencileri, TRT tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen "Geleceğin İletişimcileri Yarışması"nda "Gün Hep Gece" adlı belgeselleriyle üçüncülük ödülü kazandı. Zonguldaklı maden işçilerinin yaşam mücadelesini konu alan belgesel film, öğrenciler Melisa Yıldız, Sümeyye Erdoğan, Yağmur Kaya, Senanur Gündüz, Berat Aktoğ ve Kenan Kuliev tarafından, Dr. Öğr. Üyesi Musa Ak danışmanlığında hazırlandı. Ödüller, Ankara’daki TRT Arı Stüdyoları’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Görsel Yayıncılık alanında Belgesel Kategorisi’nde üçüncülük elde eden "Gün Hep Gece"nin ödülü, TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı tarafından filmin yönetmenlerinden Melisa Yıldız’a takdim edildi. Törene, İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinçci, TRT yöneticileri, sektör temsilcileri, gazeteciler, akademisyenler ve yarışmacıların aileleri katıldı. 2015 yılından bu yana düzenlenen yarışmaya bu yıl 139 üniversiteden 2431 öğrenci, toplam 2312 eserle başvurdu. 12 farklı kategoride 48 eser ödüle layık görüldü. Görsel Yayıncılık alanındaki jüri üyeleri arasında oyuncu İpek Tuzcuoğlu, yönetmen Selçuk Aydemir, senarist Suat Köçer ve TRT 1 Kanal Koordinatörü Şaban Şikar gibi tanınmış isimler yer aldı. Finalist öğrenciler ayrıca, 9-14 Ekim tarihleri arasında düzenlenen "Geleceğin İletişimcileri Haftası" kapsamında çeşitli atölyelere, söyleşilere ve kültürel etkinliklere katılma fırsatı buldu.
‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ düzenlendi
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:32 ‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ düzenlendi Eskişehir Anadolu Üniversite ev sahipliğinde, ‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ gerçekleştirildi. Konferans, İstanbul 2 Numaralı Barosu ve Anayasa Hukukçular Derneği tarafından Türkiye Hukuk Platformu, Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) ve Anadolu Üniversitesi iş birliğiyle düzenlendi. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen konferansta, uluslararası hukukun en güncel ve kritik konularından ‘savaş ve çatışma’ başlığı ele alındı. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Nasrettin Hoca Salonu’nda gerçekleştirilen konferansın açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel yaptı. "Birey, kurum ya da devlet olarak hukuksuzluğa boyun eğmemiz kabul edilemez" Rektör Adıgüzel, "Uluslararası hukuk, özellikle Gazze’de yaşananlar sonrasında fiilen, uluslararası hukuksuzluk noktasına gelmiştir. Burada konuştuğumuz mesele yüzeyde bir Filistin meselesi gibi görünse de aslında esas sorun İsrail’e, özelde Siyonist politikaların uygulayıcılarına ilişkindir. Bir sorun varsa, temel fail İsrail devletidir çünkü uygulanan politika, kendilerinden başkalarını insan yerine koymayan bir mantıkla hareket ettiğini göstermektedir. On binlerce insanın hayatına mal olan bu yaklaşıma karşı vicdani sorumluluk hissedilmemesi, uluslararası hukuka karşı da bir cezasızlık ortamı doğurmaktadır. Uluslararası hukuk çerçevesinde suçlar tespit edilip mahkûmiyet kararı verilse dahi, bu cezaların infazını sağlayacak evrensel bir yetki veya mekanizma mevcut değildir. Dünya kamuoyunda itibarı tartışmalı olan liderler bile meşrû bir aktör gibi sunulabilmektedir, buna rağmen hukukun ihlâllerini açıkça dile getiren sayılı liderlerden biri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Ateşkes sağlanmış olsa da bunu imzalayan taraflardan birinin hukuk tanımadığı gerçeği varlığını korumaktadır. Dolayısıyla mevcut ateşkesin devam edeceğine dair herhangi bir garanti yoktur. Bizler, Anadolu Üniversitesi’nde savaşın, çatışmanın ve barışın ahlakını ile hukukunu tartışmak için burada toplandık. Dünyada sıklıkla güçlerin hukuku hâkim olsa da bu gerçeklik hukukçuların ve hukuk öğrencilerinin sessiz kalmasını gerektirmez, birey, kurum ya da devlet olarak hukuksuzluğa boyun eğmemiz kabul edilemez. İsrail devletinin politikalarına karşı durmak, sadece sembolik bir taş atma eylemiyle devletin yıkılmasını sağlamayabilir, fakat böyle bir cesareti göstermek, tarafımızı net biçimde ortaya koymak ve adalet talebimizi yüksek sesle dile getirmek açısından hayati önem taşımaktadır. Biz bu konferansta, hukukun üstünlüğünden ve insan haklarından yana tarafımızı kararlılıkla ilan ediyoruz. Tarafımız belli olmalı ve adaletin tarafındayız" dedi. "Benzer programlarla faaliyetlerimizi sürdüreceğiz" İstanbul 2 Nolu Baro Başkan Vekili Avukat Niyazi Paksoy, barolarının uluslararası alanda hak ve hukuk savunuculuğu misyonunu üstlendiğini belirterek, "Genç ve dinamik bir yapıya sahip olan baromuz, mesleki ilkeler, insan hakları ve hukukun ayakta kalması yönündeki kararlılığıyla 5’inci yılını geride bırakmıştır. Bu süreçte ahlak ve adalet değerleri ekseninde hem ülkemizde hem de yurtdışında hakkın ve hukukun savunuculuğunu sürdürdük. Türkiye Hukuku Platformu ve çeşitli üniversitelerle iş birliği içinde birçok etkinlik düzenledik. Bu yıl da 6 farklı üniversitede benzer programlarla faaliyetlerimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Nihai amacımız, kalıcı barışın tesis edilmesidir" 7 Ekim 2023’te Gazze’de başlayan soykırıma karşı sessiz kalmadıklarını vurgulayan Paksoy, sözlerine şöyle devam etti: "İstanbul 2 No’lu Baro olarak Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne 3 bin 61 imzayla başvuruda bulunduk. Başvurumuz, Gazze’de yaşanan insan hakları ihlalleri ve soykırıma ilişkin fotoğraf, video kayıtları, tanık ve fail beyanları, belgeler ve resmi kayıtları içeren sekiz klasörden oluşmaktadır. Filistin’de ve Gazze’de yaşanan vahşetin karşısında durmak vizyonumuzun bir gereğidir. 7 Ekim 2023’ten bu yana insan hakları ihlalleri aralıksız devam etmekte, 739 gündür bölgedeki yaşam tahrip edilmektedir. Nihai amacımız, kalıcı barışın tesis edilmesidir. Ateşkesin bölgedeki barış için bir temel oluşturmasını umut ediyoruz. Yaklaşık 67 bin kişinin hayatını kaybettiği bu süreçte, ölenlerin büyük kısmının çocuk olması uluslararası toplumun sessizliğini daha da ağırlaştırmıştır. Biz insan hakları ve hukukun üstünlüğünden yana tarafız; Gazze’deki kan ve acının derhal son bulması için tüm tarafların sorumluluk alması gerekmektedir." "Filistinli kardeşlerimizin yanındayız" Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) Başkanı Avukat Necati Ceylan ise, insan haklarının korunması ve adaletin tesis edilmesi için hukukçular olarak bir araya geldiklerini ifade etti. Filistin meselesine dikkat çekmek istediklerini ifade eden Ceylan, "Bir asrı aşkın süredir bölgede adaletsizlik, işgal, kan ve gözyaşı hüküm sürmektedir. Osmanlı’nın çözülme süreci, İngiliz mandası dönemi ve sonrasında yaşanan gelişmeler Filistin halkının hak kayıplarına yol açmıştır. 1948’de İsrail’in kurulmasıyla Filistin halkı devlet statüsüne kavuşamamış, 1967 Savaşı sonrasında bu durum daha da derinleşmiştir" şeklinde konuştu. "Uluslararası toplumun tepkisi yetersiz kalmakta" Özellikle son 2 yılda büyük bir insanlık dramının yaşandığını dile getiren Ceylan, "Gazze’de sivil yerleşim yerleri, hastaneler, okullar, camiler ve tarihi yapılar bombardımanlara maruz kalmıştır. Yaşlılar, kadınlar ve çocuklar hedef alınmakta, sivil kayıplar artmaktadır. Uluslararası toplumun tepkisi yetersiz kalmakta, güç ilişkileri nedeniyle hukuk ilkeleri uygulanamamaktadır. Uluslararası hukukun varlığını inkâr etmiyoruz. Ancak uygulanmasında ciddi sorunlar vardır. Birleşmiş Milletler ve ilgili kurumlar insan hakları ve savaş hukukuna ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Bizler, insanî ve hukuki sorumluluğumuz gereği Filistinli kardeşlerimizin yanındayız; onları asla sahipsiz bırakmayacağız. Katliamların durdurulması, sivillerin korunması, uluslararası hukukun üstünlüğünün sağlanması ve adaletin tesisi için her türlü girişimi sürdüreceğiz" diye belirtti. Konferansta birçok konu başlığı detaylıca ele alındı Açılış konuşmalarının ardından konferans, başkanlığını Prof. Dr. Gökhan Güneysu’nun yaptığı ‘Yerleşimci Sömürgecilik ve Filistin’ başlıklı oturum ile devam etti. Oturumda; ‘Uluslararası Adalet Divanı Danışma Görüşleri ve İşgal Hukuku Perspektifinden Filistin Meselesi’, ‘Uluslararası Hukukun İmkân ve Sınırları Çerçevesinde Ekokırım Tartışmaları: Filistin Örneği’, ‘Cenevre Konvansiyonlarının Ağır İhlal Mekanizmasının Filistin için İşletilmesi’, ‘Uluslararası Adalet Divanında İsrail’e Karşı Yürüyen Soykırım Davasına Katılım Başvuruları ve Önemi’ ve ‘Filistin Meselesinde Şirketlerin Sorumluluğu ve MÖHUK Perspektifinden Ticari İlişkilerin Değerlendirilmesi’ başlıklı konular Arş. Gör. Sümeyya Murat, Dr. Öğr. Üyesi Cansu Atılgan Pazvantoğlu, Dr. Öğr. Gör. Onur Dur, Arş. Gör. Deniz Baran ve Dr. Öğr. Üyesi Ömer Erkut Bulut tarafından katılımcılarla paylaşıldı. Konferans, İstanbul 2 Nolu Baro Başkan Vekili Niyazi Paksoy tarafından konuşmacılara teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Aygün ve Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz’ün de yer aldığı konferansa akademisyenler ve öğrenciler katılım gösterdi.
Genç ziraat mühendislerine seslenen Prof. Dr. Cengiz Toker: "Bu bir bayrak yarışı. Biz bir yere kadar getirdik, sizler daha ileriye taşıyacaksınız"
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:31 Genç ziraat mühendislerine seslenen Prof. Dr. Cengiz Toker: "Bu bir bayrak yarışı. Biz bir yere kadar getirdik, sizler daha ileriye taşıyacaksınız" Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, III. Meyve Yetiştiriciliğinde Mekanizasyon (MEYMEK 2025) Çalıştayı’nda genç ziraat mühendislerine seslenerek, "Biz dünyayı doyuruyoruz. Tarım her zaman insan yaşamının temelidir. Bu bir bayrak yarışı. Biz bir yere kadar getirdik, sizler daha ileriye taşıyacaksınız" dedi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü’nce Prof. Dr. Tevfik Aksoy Konferans Salonu’nda düzenlenen III. Meyve Yetiştiriciliğinde Mekanizasyon Çalıştayı yoğun katılımla gerçekleştirildi. İki gün süren çalıştayda meyve üretiminde kullanılan yeni teknolojiler, mekanizasyon uygulamaları ve sektördeki güncel gelişmeler ele alındı. Çalıştayın açılışında konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, üniversitenin "Araştırma Üniversiteleri" arasına katılma hedefi doğrultusunda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek, bu süreçte emeği geçen tüm akademisyenlere teşekkür etti. "Gençlerin tarıma yönelmesi için yeni politikalar geliştirilmeli" Tarımın karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri olarak iklim değişikliğine dikkat çeken Toker, bu durumun tarımsal üretim açısından ciddi tehditler oluşturduğunu ifade etti. Tarımda yaşlanan nüfusun da önemli bir sorun haline geldiğini vurgulayan Toker, gençlerin tarıma yönelmesi için yeni politikaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Genç ziraat mühendislerine seslenen Toker, "Biz dünyayı doyuruyoruz. Tarım her zaman insan yaşamının temelidir. Bu bir bayrak yarışı; biz bir yere kadar getirdik, sizler daha ileriye taşıyacaksınız" dedi. Toker ayrıca, tarımın yaşadığı dönüşüm sürecinde bilimsel araştırmaların ve üniversite-sanayi iş birliğinin giderek daha önemli hale geldiğini vurguladı. Tarımda mekanizasyonun önemi Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Erkan, sözlerine katılımcıları selamlayarak ve 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutlayarak başladı. Kadın çiftçilerin tarımdaki rolünün önemine değinen Erkan, mekanizasyonun tarımsal üretimde iş gücü yükünü azaltmada büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti. Türkiye’de tarım sektöründe çalışan nüfusun yaş ortalamasının 60’a yaklaştığını belirten Erkan, gençlerin tarıma olan ilgisinin azalmasının üretim açısından ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Erkan, bu durumun üstesinden gelmenin yolunun mekanizasyon ve teknoloji yatırımlarını artırmaktan geçtiğini vurguladı. Meyveciliğin tarımda mekanizasyonun en az uygulandığı alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Dekan Erkan, özellikle hasat döneminde yüksek iş gücü gerektiren bu alanda yeni teknolojilerin geliştirilmesinin önemine değindi. Erkan, çalıştayın bu konuda yeni fikirler ve iş birliği fırsatları oluşturacağına inandığını ifade etti. Meyvecilikte teknolojik gelişmeler Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murad Çanakcı da, meyvecilikte son yıllarda yaşanan değişimleri değerlendirdi. 2000’li yıllardan sonra Türkiye’de meyve üretim alanlarının 2,5 milyon hektardan 3,5 milyon hektara yükseldiğini belirten Çanakcı, bunun toplam tarım alanlarının yaklaşık yüzde 17’sine karşılık geldiğini aktardı. Meyvecilikte sadece üretim alanlarının değil, işletme özelliklerinin, ürün çeşitliliğinin ve kullanılan teknolojilerin de hızla arttığını ifade eden Çanakcı, tarım sektörünün küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi sorunlardan doğrudan etkilendiğini belirtti. "Bu sorunların çözümünde mekanizasyon ve dijital tarım uygulamaları önemli bir yer tutuyor. Artık tarımsal üretim ezbere değil, bilgiye dayalı yapılmalı" diyen Çanakcı, mekanizasyonun ekonomik verimliliği artırdığını ve üretimin zamanında gerçekleştirilmesine katkı sağladığını söyledi. "Altı yıl önce droneların tarımda kullanımı hayal gibiydi, bugün öğrencilerimiz bu teknolojileri uygulamalı olarak öğreniyor. Bu da yeni istihdam alanları oluşturuyor" diyen Çanakcı, teknolojinin tarımdaki dönüşümüne dikkat çekti. Organizasyona katkı sağlayan akademisyenlere, öğrencilere ve sponsorlara teşekkür eden Çanakcı, sözlerini "İşimiz gücümüz mekanizasyon, işimiz gücümüz teknoloji" diyerek tamamladı. Çeşitli sunumlar gerçekleştirildi Çalıştayda açılış ve protokol konuşmalarının ardından Prof. Dr. Ahmet Eşitken "Meyve Yetiştiriciliğinde Don Tehlikesi", Prof. Dr. Ali Başçetinçelik ise "Meyve Bahçelerinde Dondan Koruma Teknikleri" başlıklı sunumlarını yaptı. Günün ilerleyen saatlerinde üç ayrı oturumda akademisyenler, sektör temsilcileri ve araştırmacılar çeşitli sunumlar gerçekleştirdi. İlk oturumda Prof. Dr. N. Fazilet Alayunt başkanlığında "Meyvecilikte Güncel Teknolojik Uygulamalar" başlığı altında Prof. Dr. Rahmi Türk, Volkan Biner ve Nurten Kurt farklı teknolojik yenilikleri aktardı. İkinci oturumda Prof. Dr. A. Behiç Tekin başkanlığında; Yaşar Emekli, Kemal Aksezgin ve Selim Sarıkaya tarafından sulama otomasyonu, meyve hasat makineleri ve zeytinyağı üretiminde son gelişmeler ele alındı. Üçüncü oturumda ise Doç. Dr. Arzu Yazgı yönetiminde hassas tarım uygulamaları, İHA teknolojilerinin kullanımı ve izlenebilirlik konuları değerlendirildi. Prof. Dr. R. Cengiz Akdeniz moderatörlüğünde düzenlenen panelde de meyve yetiştiriciliği mekanizasyonundaki güncel sorunlar ve çözüm önerileri tartışıldı. Çalıştayın ikinci gününde katılımcılar Serik’teki Land of Berry Yaban Mersini Tarım İşletmesi ve Manavgat Beşkonak bölgesine teknik ve kültürel bir gezi gerçekleştirdi.
Erdem Koleji Öğrencisi Özduman’dan uluslararası şampiyonluk gururu
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:28 Erdem Koleji Öğrencisi Özduman’dan uluslararası şampiyonluk gururu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ve yaklaşık 1000 sporcunun katılımıyla gerçekleşen Uluslararası 6. Rumkale Su Sporları Festivali, su sporlarının büyüleyici atmosferinde nefes kesen mücadelelere sahne oldu. Festivalde Dragon Bot, Açık Su Yüzme ve Sutopu branşlarında yarışan sporcular, performanslarıyla izleyicilerden tam not aldı. Organizasyonda, Türkiye Su Topu Milli Takımı formasıyla mücadele eden Erdem Koleji öğrencisi Emir Özduman, üstün performansı ve takım ruhuyla göz doldurdu. Emir Özduman, takımıyla birlikte Rumkale’de düzenlenen sutopu müsabakalarında şampiyonluk elde ederek hem Gaziantep’e hem de Erdem Koleji’ne büyük bir gurur yaşattı. Erdem Koleji, öğrencilerine yalnızca akademik başarı değil, aynı zamanda spor, sanat ve bilim alanlarında gelişim fırsatları sunan kapsamlı bir eğitim anlayışıyla yol göstermeye devam ediyor. Öğrencilerinin yeteneklerini keşfetmeleri, disiplinli bir şekilde hedeflerine yönelmeleri ve uluslararası arenada kendilerini kanıtlamaları için güçlü bir altyapı oluşturan kurum, başarı hikâyelerine bir yenisini daha ekledi. Erdem Koleji Genel Müdürü Mehmet Örfi Sönmez, "Emir Özduman’ın bu anlamlı başarısı, Erdem Koleji’nin öğrencilerine sunduğu eğitim anlayışının somut bir göstergesidir. Bizler için başarı, yalnızca sınav sonuçlarıyla değil; öğrencilerimizin spor, sanat ve bilim gibi farklı alanlarda gösterdikleri azim ve kararlılıkla da ölçülür. Emir’in milli düzeyde elde ettiği bu şampiyonluk, kurumumuzun değerlerine ve vizyonuna güç katmıştır. Kendisiyle gurur duyuyor, başarılarının devamını diliyoruz" dedi.
Vali Akkoyun, İmam Hatipliler Haftası programına katıldı
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:22 Vali Akkoyun, İmam Hatipliler Haftası programına katıldı Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Önder Mardin İmam Hatipliler Derneği tarafından düzenlenen "13-20 Ekim İmam Hatipliler Haftası" programına katıldı. Millî Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonunda gerçekleştirilen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Önder Mardin İmam Hatipliler Derneği Başkanı Enes Güneş ve İl Milli Eğitim Müdürü Ali Eyyüpkoca açılış konuşmalarını yaptı. Programda konuşan Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in kadim medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu söyledi. Vali Akkoyun, ’’Kadim medeniyetlerin buluşma noktası olan Mardin’imiz, yüz yıllardır farklı kültürlerin harmanlandığı tarihe, kadim değerlere ve kültürel mirasa sahiptir. Bu kadim mirasımızın en değerli taşıyıcıları ise hiç şüphesiz gençlerimizdir. Mehmet Akif Ersoy’un ifadelerindeki Asım’ın nesli gibi, akıl ile ilmi, ruh ile inancı, kalp ile ahlâkı birleştiren ideale sahip bir gençlik, geleceğimizin teminatı olacaktır" dedi. İmam Hatiplerin sadece dini değil, aynı zamanda ilmi, ahlaki ve manevi yönden güçlü bir nesil yetiştirmeyi amaçladığını dile getiren Vali Akkoyun, "Bu şuurla gençlerimizi yetiştirme gayretinde olan İmam Hatip Okulları, kutlu bir gençlik hareketi olmasının yanında kadim topraklarımızın tarihini, kültürünü, idealini, milli ve manevi mirasını rehber edinen, omuzlayan, hem inanç dünyasının hem de ilim geleneğinin köklerinden beslenen bir dava yolculuğu olarak bir medeniyet inşası tahayyülüdür " diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde mazlumlara sahip çıkıldığını belirten Akkoyun, "Bu okullarımız, dini bilgilerin öğretildiği, aynı zamanda bilimle, akılla, ahlakla, maneviyatla bütünleşen bir neslin yetiştiği eğitim yuvalarıdır. Kuruluşundan bugüne imam hatip okulları kalbi imanla, zihni bilgiyle, dili hikmetle donatılmış gençler yetiştirmeyi hedeflemiştir. Bu yönüyle İmam Hatip Okulları, milletimizin ilme dayalı kalkınma ve maneviyata dayalı diriliş yolculuğunun önemli taşıyıcıları olmuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gönül coğrafyamızın tamamındaki olaylara ve gelişmelere ‘Zulmü Alkışlayamam’ şiarı ve ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ inancıyla yaklaşıyoruz. Asırlardır adalet ve hakkaniyetten sapmamış bir millet olarak, İsrail zulmüne ve işgaline karşı tavrımız da bu yöndedir. Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz inşallah" ifadelerini kullandı.
Erdem Koleji’nden uluslararası gurur
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:21 Erdem Koleji’nden uluslararası gurur Almanya’da düzenlenen prestijli Uluslararası Banzai Karate Turnuvası’nda, 25 kilo Erkekler Kategorisi’nde yarışan Erdem Koleji 3. Sınıf ve EYBA Karate öğrencisi Mert Tunç, rakiplerini geride bırakarak Uluslararası Şampiyon oldu. Turnuva boyunca sergilediği üstün performans ve kararlılıkla izleyenleri büyüleyen Mert, finaldeki mücadele sonunda Türk bayrağını göndere çekerek hem ülkemizi hem de Erdem Koleji’ni gururlandırdı. Erdem Koleji, öğrencilerini yalnızca akademik alanda değil; sportif, sanatsal ve sosyal alanlarda da destekleyerek çok yönlü bir eğitim anlayışıyla yetiştiriyor. EYBA, öğrencilerin yeteneklerini keşfetmeleri, potansiyellerini ortaya çıkarmaları ve kendilerini farklı alanlarda geliştirmeleri için özel olarak tasarlanmış bir platform sunuyor. Karate gibi sportif başarıların yanı sıra, resim, müzik, drama ve bilim atölyeleriyle öğrencilerin her yönüyle gelişimini destekliyor. Mert Tunç’un elde ettiği bu uluslararası şampiyonluk, EYBA’nın genç yeteneklere sunduğu imkanların ve rehberliğin bir sonucu olarak öne çıkıyor. Erdem Koleji Genel Müdürü Mehmet Örfi Sönmez, "Erdem Koleji olarak her öğrencimizin yeteneklerini keşfetmesi ve hayallerini gerçeğe dönüştürmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Mert’in bu başarısı, okul vizyonumuzun en güzel örneklerinden biri" dedi. Okul yönetimi ve öğretmenler, Mert’i büyük bir heyecan ve gururla kutlayarak, başarılarının devamını diledi.