EĞİTİM
05 Mayıs 2026 Salı - 09:49 Geçmiş ve gelecek aynı sahnede buluştu Manisa Güzel Sanatlar Lisesi tarafından düzenlenen Batı Müziği Oda Orkestrası ve Mezunlar Konseri, sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Öğrenciler ile mezunların aynı sahnede buluştuğu konser, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Bahçeşehir Koleji Manisa Kampüsü Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konser programına yoğun katılım sağlandı. Gece boyunca klasik Batı müziğinin seçkin eserleri seslendirilirken, genç sanatçıların sahne performansları izleyenlere hem duygusal hem de coşkulu anlar yaşattı. Öğrenciler ile mezunların uyum içinde sergilediği performans, salonu dolduran davetliler tarafından uzun süre alkışlandı. Konser sonunda konuşan Manisa Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Okul Müdürü Samet Güleryüz, etkinliğin kendileri için büyük bir anlam taşıdığını belirterek, "Bugün yalnızca bir konser gerçekleştirmedik, aynı zamanda geçmiş ile geleceği aynı sahnede buluşturduk. Mezunlarımızın okullarına duyduğu bağlılık ve öğrencilerimizin üstün performansı bizleri gururlandırdı. Sanatla yetişen gençlerimizin ülkemize değer katacağına inanıyoruz" dedi. Geceye katılan Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli ise sanat eğitiminin önemine vurgu yaparak, gençlerin akademik başarılarının yanı sıra sanat ve spor alanlarında da gelişim göstermesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Uğurelli, Manisa Güzel Sanatlar Lisesi’nin ortaya koyduğu çalışmalarla önemli başarılara imza attığını belirterek emeği geçenleri tebrik etti. Sanatseverlerin büyük takdirini kazanan konser, öğrenciler ve davetlilerin hatıra fotoğrafları çekilmesiyle sona erdi.
KBÜ öğrencilerinin belgeseli TRT geleceğin iletişimcileri yarışması’nda üçüncü oldu
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:56 KBÜ öğrencilerinin belgeseli TRT geleceğin iletişimcileri yarışması’nda üçüncü oldu Karabük Üniversitesi öğrencileri, Zonguldaklı maden işçilerinin yaşamını konu alan "Gün Hep Gece" adlı belgeselleriyle TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nda üçüncülük ödülünü kazandı. Ödülü, TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı takdim etti. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Safranbolu Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencileri, TRT tarafından bu yıl 11’incisi düzenlenen "Geleceğin İletişimcileri Yarışması"nda "Gün Hep Gece" adlı belgeselleriyle üçüncülük ödülü kazandı. Zonguldaklı maden işçilerinin yaşam mücadelesini konu alan belgesel film, öğrenciler Melisa Yıldız, Sümeyye Erdoğan, Yağmur Kaya, Senanur Gündüz, Berat Aktoğ ve Kenan Kuliev tarafından, Dr. Öğr. Üyesi Musa Ak danışmanlığında hazırlandı. Ödüller, Ankara’daki TRT Arı Stüdyoları’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Görsel Yayıncılık alanında Belgesel Kategorisi’nde üçüncülük elde eden "Gün Hep Gece"nin ödülü, TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Mehmet Zahid Sobacı tarafından filmin yönetmenlerinden Melisa Yıldız’a takdim edildi. Törene, İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinçci, TRT yöneticileri, sektör temsilcileri, gazeteciler, akademisyenler ve yarışmacıların aileleri katıldı. 2015 yılından bu yana düzenlenen yarışmaya bu yıl 139 üniversiteden 2431 öğrenci, toplam 2312 eserle başvurdu. 12 farklı kategoride 48 eser ödüle layık görüldü. Görsel Yayıncılık alanındaki jüri üyeleri arasında oyuncu İpek Tuzcuoğlu, yönetmen Selçuk Aydemir, senarist Suat Köçer ve TRT 1 Kanal Koordinatörü Şaban Şikar gibi tanınmış isimler yer aldı. Finalist öğrenciler ayrıca, 9-14 Ekim tarihleri arasında düzenlenen "Geleceğin İletişimcileri Haftası" kapsamında çeşitli atölyelere, söyleşilere ve kültürel etkinliklere katılma fırsatı buldu.
‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ düzenlendi
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:32 ‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ düzenlendi Eskişehir Anadolu Üniversite ev sahipliğinde, ‘Uluslararası Hukuk Bağlamında Savaş ve Çatışma Konferansı’ gerçekleştirildi. Konferans, İstanbul 2 Numaralı Barosu ve Anayasa Hukukçular Derneği tarafından Türkiye Hukuk Platformu, Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) ve Anadolu Üniversitesi iş birliğiyle düzenlendi. İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen konferansta, uluslararası hukukun en güncel ve kritik konularından ‘savaş ve çatışma’ başlığı ele alındı. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Nasrettin Hoca Salonu’nda gerçekleştirilen konferansın açılış konuşmasını Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel yaptı. "Birey, kurum ya da devlet olarak hukuksuzluğa boyun eğmemiz kabul edilemez" Rektör Adıgüzel, "Uluslararası hukuk, özellikle Gazze’de yaşananlar sonrasında fiilen, uluslararası hukuksuzluk noktasına gelmiştir. Burada konuştuğumuz mesele yüzeyde bir Filistin meselesi gibi görünse de aslında esas sorun İsrail’e, özelde Siyonist politikaların uygulayıcılarına ilişkindir. Bir sorun varsa, temel fail İsrail devletidir çünkü uygulanan politika, kendilerinden başkalarını insan yerine koymayan bir mantıkla hareket ettiğini göstermektedir. On binlerce insanın hayatına mal olan bu yaklaşıma karşı vicdani sorumluluk hissedilmemesi, uluslararası hukuka karşı da bir cezasızlık ortamı doğurmaktadır. Uluslararası hukuk çerçevesinde suçlar tespit edilip mahkûmiyet kararı verilse dahi, bu cezaların infazını sağlayacak evrensel bir yetki veya mekanizma mevcut değildir. Dünya kamuoyunda itibarı tartışmalı olan liderler bile meşrû bir aktör gibi sunulabilmektedir, buna rağmen hukukun ihlâllerini açıkça dile getiren sayılı liderlerden biri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Ateşkes sağlanmış olsa da bunu imzalayan taraflardan birinin hukuk tanımadığı gerçeği varlığını korumaktadır. Dolayısıyla mevcut ateşkesin devam edeceğine dair herhangi bir garanti yoktur. Bizler, Anadolu Üniversitesi’nde savaşın, çatışmanın ve barışın ahlakını ile hukukunu tartışmak için burada toplandık. Dünyada sıklıkla güçlerin hukuku hâkim olsa da bu gerçeklik hukukçuların ve hukuk öğrencilerinin sessiz kalmasını gerektirmez, birey, kurum ya da devlet olarak hukuksuzluğa boyun eğmemiz kabul edilemez. İsrail devletinin politikalarına karşı durmak, sadece sembolik bir taş atma eylemiyle devletin yıkılmasını sağlamayabilir, fakat böyle bir cesareti göstermek, tarafımızı net biçimde ortaya koymak ve adalet talebimizi yüksek sesle dile getirmek açısından hayati önem taşımaktadır. Biz bu konferansta, hukukun üstünlüğünden ve insan haklarından yana tarafımızı kararlılıkla ilan ediyoruz. Tarafımız belli olmalı ve adaletin tarafındayız" dedi. "Benzer programlarla faaliyetlerimizi sürdüreceğiz" İstanbul 2 Nolu Baro Başkan Vekili Avukat Niyazi Paksoy, barolarının uluslararası alanda hak ve hukuk savunuculuğu misyonunu üstlendiğini belirterek, "Genç ve dinamik bir yapıya sahip olan baromuz, mesleki ilkeler, insan hakları ve hukukun ayakta kalması yönündeki kararlılığıyla 5’inci yılını geride bırakmıştır. Bu süreçte ahlak ve adalet değerleri ekseninde hem ülkemizde hem de yurtdışında hakkın ve hukukun savunuculuğunu sürdürdük. Türkiye Hukuku Platformu ve çeşitli üniversitelerle iş birliği içinde birçok etkinlik düzenledik. Bu yıl da 6 farklı üniversitede benzer programlarla faaliyetlerimizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Nihai amacımız, kalıcı barışın tesis edilmesidir" 7 Ekim 2023’te Gazze’de başlayan soykırıma karşı sessiz kalmadıklarını vurgulayan Paksoy, sözlerine şöyle devam etti: "İstanbul 2 No’lu Baro olarak Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne 3 bin 61 imzayla başvuruda bulunduk. Başvurumuz, Gazze’de yaşanan insan hakları ihlalleri ve soykırıma ilişkin fotoğraf, video kayıtları, tanık ve fail beyanları, belgeler ve resmi kayıtları içeren sekiz klasörden oluşmaktadır. Filistin’de ve Gazze’de yaşanan vahşetin karşısında durmak vizyonumuzun bir gereğidir. 7 Ekim 2023’ten bu yana insan hakları ihlalleri aralıksız devam etmekte, 739 gündür bölgedeki yaşam tahrip edilmektedir. Nihai amacımız, kalıcı barışın tesis edilmesidir. Ateşkesin bölgedeki barış için bir temel oluşturmasını umut ediyoruz. Yaklaşık 67 bin kişinin hayatını kaybettiği bu süreçte, ölenlerin büyük kısmının çocuk olması uluslararası toplumun sessizliğini daha da ağırlaştırmıştır. Biz insan hakları ve hukukun üstünlüğünden yana tarafız; Gazze’deki kan ve acının derhal son bulması için tüm tarafların sorumluluk alması gerekmektedir." "Filistinli kardeşlerimizin yanındayız" Uluslararası Hukukçular Birliği (UHUB) Başkanı Avukat Necati Ceylan ise, insan haklarının korunması ve adaletin tesis edilmesi için hukukçular olarak bir araya geldiklerini ifade etti. Filistin meselesine dikkat çekmek istediklerini ifade eden Ceylan, "Bir asrı aşkın süredir bölgede adaletsizlik, işgal, kan ve gözyaşı hüküm sürmektedir. Osmanlı’nın çözülme süreci, İngiliz mandası dönemi ve sonrasında yaşanan gelişmeler Filistin halkının hak kayıplarına yol açmıştır. 1948’de İsrail’in kurulmasıyla Filistin halkı devlet statüsüne kavuşamamış, 1967 Savaşı sonrasında bu durum daha da derinleşmiştir" şeklinde konuştu. "Uluslararası toplumun tepkisi yetersiz kalmakta" Özellikle son 2 yılda büyük bir insanlık dramının yaşandığını dile getiren Ceylan, "Gazze’de sivil yerleşim yerleri, hastaneler, okullar, camiler ve tarihi yapılar bombardımanlara maruz kalmıştır. Yaşlılar, kadınlar ve çocuklar hedef alınmakta, sivil kayıplar artmaktadır. Uluslararası toplumun tepkisi yetersiz kalmakta, güç ilişkileri nedeniyle hukuk ilkeleri uygulanamamaktadır. Uluslararası hukukun varlığını inkâr etmiyoruz. Ancak uygulanmasında ciddi sorunlar vardır. Birleşmiş Milletler ve ilgili kurumlar insan hakları ve savaş hukukuna ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmelidir. Bizler, insanî ve hukuki sorumluluğumuz gereği Filistinli kardeşlerimizin yanındayız; onları asla sahipsiz bırakmayacağız. Katliamların durdurulması, sivillerin korunması, uluslararası hukukun üstünlüğünün sağlanması ve adaletin tesisi için her türlü girişimi sürdüreceğiz" diye belirtti. Konferansta birçok konu başlığı detaylıca ele alındı Açılış konuşmalarının ardından konferans, başkanlığını Prof. Dr. Gökhan Güneysu’nun yaptığı ‘Yerleşimci Sömürgecilik ve Filistin’ başlıklı oturum ile devam etti. Oturumda; ‘Uluslararası Adalet Divanı Danışma Görüşleri ve İşgal Hukuku Perspektifinden Filistin Meselesi’, ‘Uluslararası Hukukun İmkân ve Sınırları Çerçevesinde Ekokırım Tartışmaları: Filistin Örneği’, ‘Cenevre Konvansiyonlarının Ağır İhlal Mekanizmasının Filistin için İşletilmesi’, ‘Uluslararası Adalet Divanında İsrail’e Karşı Yürüyen Soykırım Davasına Katılım Başvuruları ve Önemi’ ve ‘Filistin Meselesinde Şirketlerin Sorumluluğu ve MÖHUK Perspektifinden Ticari İlişkilerin Değerlendirilmesi’ başlıklı konular Arş. Gör. Sümeyya Murat, Dr. Öğr. Üyesi Cansu Atılgan Pazvantoğlu, Dr. Öğr. Gör. Onur Dur, Arş. Gör. Deniz Baran ve Dr. Öğr. Üyesi Ömer Erkut Bulut tarafından katılımcılarla paylaşıldı. Konferans, İstanbul 2 Nolu Baro Başkan Vekili Niyazi Paksoy tarafından konuşmacılara teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Köksal Büyük, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mesut Aygün ve Anadolu Üniversitesi Genel Sekreteri Ecevit Öksüz’ün de yer aldığı konferansa akademisyenler ve öğrenciler katılım gösterdi.
Genç ziraat mühendislerine seslenen Prof. Dr. Cengiz Toker: "Bu bir bayrak yarışı. Biz bir yere kadar getirdik, sizler daha ileriye taşıyacaksınız"
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:31 Genç ziraat mühendislerine seslenen Prof. Dr. Cengiz Toker: "Bu bir bayrak yarışı. Biz bir yere kadar getirdik, sizler daha ileriye taşıyacaksınız" Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, III. Meyve Yetiştiriciliğinde Mekanizasyon (MEYMEK 2025) Çalıştayı’nda genç ziraat mühendislerine seslenerek, "Biz dünyayı doyuruyoruz. Tarım her zaman insan yaşamının temelidir. Bu bir bayrak yarışı. Biz bir yere kadar getirdik, sizler daha ileriye taşıyacaksınız" dedi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü’nce Prof. Dr. Tevfik Aksoy Konferans Salonu’nda düzenlenen III. Meyve Yetiştiriciliğinde Mekanizasyon Çalıştayı yoğun katılımla gerçekleştirildi. İki gün süren çalıştayda meyve üretiminde kullanılan yeni teknolojiler, mekanizasyon uygulamaları ve sektördeki güncel gelişmeler ele alındı. Çalıştayın açılışında konuşan Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cengiz Toker, üniversitenin "Araştırma Üniversiteleri" arasına katılma hedefi doğrultusunda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirterek, bu süreçte emeği geçen tüm akademisyenlere teşekkür etti. "Gençlerin tarıma yönelmesi için yeni politikalar geliştirilmeli" Tarımın karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri olarak iklim değişikliğine dikkat çeken Toker, bu durumun tarımsal üretim açısından ciddi tehditler oluşturduğunu ifade etti. Tarımda yaşlanan nüfusun da önemli bir sorun haline geldiğini vurgulayan Toker, gençlerin tarıma yönelmesi için yeni politikaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Genç ziraat mühendislerine seslenen Toker, "Biz dünyayı doyuruyoruz. Tarım her zaman insan yaşamının temelidir. Bu bir bayrak yarışı; biz bir yere kadar getirdik, sizler daha ileriye taşıyacaksınız" dedi. Toker ayrıca, tarımın yaşadığı dönüşüm sürecinde bilimsel araştırmaların ve üniversite-sanayi iş birliğinin giderek daha önemli hale geldiğini vurguladı. Tarımda mekanizasyonun önemi Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Erkan, sözlerine katılımcıları selamlayarak ve 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü’nü kutlayarak başladı. Kadın çiftçilerin tarımdaki rolünün önemine değinen Erkan, mekanizasyonun tarımsal üretimde iş gücü yükünü azaltmada büyük bir fırsat sunduğunu ifade etti. Türkiye’de tarım sektöründe çalışan nüfusun yaş ortalamasının 60’a yaklaştığını belirten Erkan, gençlerin tarıma olan ilgisinin azalmasının üretim açısından ciddi bir risk oluşturduğunu söyledi. Erkan, bu durumun üstesinden gelmenin yolunun mekanizasyon ve teknoloji yatırımlarını artırmaktan geçtiğini vurguladı. Meyveciliğin tarımda mekanizasyonun en az uygulandığı alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Dekan Erkan, özellikle hasat döneminde yüksek iş gücü gerektiren bu alanda yeni teknolojilerin geliştirilmesinin önemine değindi. Erkan, çalıştayın bu konuda yeni fikirler ve iş birliği fırsatları oluşturacağına inandığını ifade etti. Meyvecilikte teknolojik gelişmeler Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murad Çanakcı da, meyvecilikte son yıllarda yaşanan değişimleri değerlendirdi. 2000’li yıllardan sonra Türkiye’de meyve üretim alanlarının 2,5 milyon hektardan 3,5 milyon hektara yükseldiğini belirten Çanakcı, bunun toplam tarım alanlarının yaklaşık yüzde 17’sine karşılık geldiğini aktardı. Meyvecilikte sadece üretim alanlarının değil, işletme özelliklerinin, ürün çeşitliliğinin ve kullanılan teknolojilerin de hızla arttığını ifade eden Çanakcı, tarım sektörünün küresel ısınma ve iklim değişikliği gibi sorunlardan doğrudan etkilendiğini belirtti. "Bu sorunların çözümünde mekanizasyon ve dijital tarım uygulamaları önemli bir yer tutuyor. Artık tarımsal üretim ezbere değil, bilgiye dayalı yapılmalı" diyen Çanakcı, mekanizasyonun ekonomik verimliliği artırdığını ve üretimin zamanında gerçekleştirilmesine katkı sağladığını söyledi. "Altı yıl önce droneların tarımda kullanımı hayal gibiydi, bugün öğrencilerimiz bu teknolojileri uygulamalı olarak öğreniyor. Bu da yeni istihdam alanları oluşturuyor" diyen Çanakcı, teknolojinin tarımdaki dönüşümüne dikkat çekti. Organizasyona katkı sağlayan akademisyenlere, öğrencilere ve sponsorlara teşekkür eden Çanakcı, sözlerini "İşimiz gücümüz mekanizasyon, işimiz gücümüz teknoloji" diyerek tamamladı. Çeşitli sunumlar gerçekleştirildi Çalıştayda açılış ve protokol konuşmalarının ardından Prof. Dr. Ahmet Eşitken "Meyve Yetiştiriciliğinde Don Tehlikesi", Prof. Dr. Ali Başçetinçelik ise "Meyve Bahçelerinde Dondan Koruma Teknikleri" başlıklı sunumlarını yaptı. Günün ilerleyen saatlerinde üç ayrı oturumda akademisyenler, sektör temsilcileri ve araştırmacılar çeşitli sunumlar gerçekleştirdi. İlk oturumda Prof. Dr. N. Fazilet Alayunt başkanlığında "Meyvecilikte Güncel Teknolojik Uygulamalar" başlığı altında Prof. Dr. Rahmi Türk, Volkan Biner ve Nurten Kurt farklı teknolojik yenilikleri aktardı. İkinci oturumda Prof. Dr. A. Behiç Tekin başkanlığında; Yaşar Emekli, Kemal Aksezgin ve Selim Sarıkaya tarafından sulama otomasyonu, meyve hasat makineleri ve zeytinyağı üretiminde son gelişmeler ele alındı. Üçüncü oturumda ise Doç. Dr. Arzu Yazgı yönetiminde hassas tarım uygulamaları, İHA teknolojilerinin kullanımı ve izlenebilirlik konuları değerlendirildi. Prof. Dr. R. Cengiz Akdeniz moderatörlüğünde düzenlenen panelde de meyve yetiştiriciliği mekanizasyonundaki güncel sorunlar ve çözüm önerileri tartışıldı. Çalıştayın ikinci gününde katılımcılar Serik’teki Land of Berry Yaban Mersini Tarım İşletmesi ve Manavgat Beşkonak bölgesine teknik ve kültürel bir gezi gerçekleştirdi.
Erdem Koleji Öğrencisi Özduman’dan uluslararası şampiyonluk gururu
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:28 Erdem Koleji Öğrencisi Özduman’dan uluslararası şampiyonluk gururu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ve yaklaşık 1000 sporcunun katılımıyla gerçekleşen Uluslararası 6. Rumkale Su Sporları Festivali, su sporlarının büyüleyici atmosferinde nefes kesen mücadelelere sahne oldu. Festivalde Dragon Bot, Açık Su Yüzme ve Sutopu branşlarında yarışan sporcular, performanslarıyla izleyicilerden tam not aldı. Organizasyonda, Türkiye Su Topu Milli Takımı formasıyla mücadele eden Erdem Koleji öğrencisi Emir Özduman, üstün performansı ve takım ruhuyla göz doldurdu. Emir Özduman, takımıyla birlikte Rumkale’de düzenlenen sutopu müsabakalarında şampiyonluk elde ederek hem Gaziantep’e hem de Erdem Koleji’ne büyük bir gurur yaşattı. Erdem Koleji, öğrencilerine yalnızca akademik başarı değil, aynı zamanda spor, sanat ve bilim alanlarında gelişim fırsatları sunan kapsamlı bir eğitim anlayışıyla yol göstermeye devam ediyor. Öğrencilerinin yeteneklerini keşfetmeleri, disiplinli bir şekilde hedeflerine yönelmeleri ve uluslararası arenada kendilerini kanıtlamaları için güçlü bir altyapı oluşturan kurum, başarı hikâyelerine bir yenisini daha ekledi. Erdem Koleji Genel Müdürü Mehmet Örfi Sönmez, "Emir Özduman’ın bu anlamlı başarısı, Erdem Koleji’nin öğrencilerine sunduğu eğitim anlayışının somut bir göstergesidir. Bizler için başarı, yalnızca sınav sonuçlarıyla değil; öğrencilerimizin spor, sanat ve bilim gibi farklı alanlarda gösterdikleri azim ve kararlılıkla da ölçülür. Emir’in milli düzeyde elde ettiği bu şampiyonluk, kurumumuzun değerlerine ve vizyonuna güç katmıştır. Kendisiyle gurur duyuyor, başarılarının devamını diliyoruz" dedi.
Vali Akkoyun, İmam Hatipliler Haftası programına katıldı
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:22 Vali Akkoyun, İmam Hatipliler Haftası programına katıldı Mardin Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Tuncay Akkoyun, Önder Mardin İmam Hatipliler Derneği tarafından düzenlenen "13-20 Ekim İmam Hatipliler Haftası" programına katıldı. Millî Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonunda gerçekleştirilen program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Önder Mardin İmam Hatipliler Derneği Başkanı Enes Güneş ve İl Milli Eğitim Müdürü Ali Eyyüpkoca açılış konuşmalarını yaptı. Programda konuşan Vali Tuncay Akkoyun, Mardin’in kadim medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu söyledi. Vali Akkoyun, ’’Kadim medeniyetlerin buluşma noktası olan Mardin’imiz, yüz yıllardır farklı kültürlerin harmanlandığı tarihe, kadim değerlere ve kültürel mirasa sahiptir. Bu kadim mirasımızın en değerli taşıyıcıları ise hiç şüphesiz gençlerimizdir. Mehmet Akif Ersoy’un ifadelerindeki Asım’ın nesli gibi, akıl ile ilmi, ruh ile inancı, kalp ile ahlâkı birleştiren ideale sahip bir gençlik, geleceğimizin teminatı olacaktır" dedi. İmam Hatiplerin sadece dini değil, aynı zamanda ilmi, ahlaki ve manevi yönden güçlü bir nesil yetiştirmeyi amaçladığını dile getiren Vali Akkoyun, "Bu şuurla gençlerimizi yetiştirme gayretinde olan İmam Hatip Okulları, kutlu bir gençlik hareketi olmasının yanında kadim topraklarımızın tarihini, kültürünü, idealini, milli ve manevi mirasını rehber edinen, omuzlayan, hem inanç dünyasının hem de ilim geleneğinin köklerinden beslenen bir dava yolculuğu olarak bir medeniyet inşası tahayyülüdür " diye konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde mazlumlara sahip çıkıldığını belirten Akkoyun, "Bu okullarımız, dini bilgilerin öğretildiği, aynı zamanda bilimle, akılla, ahlakla, maneviyatla bütünleşen bir neslin yetiştiği eğitim yuvalarıdır. Kuruluşundan bugüne imam hatip okulları kalbi imanla, zihni bilgiyle, dili hikmetle donatılmış gençler yetiştirmeyi hedeflemiştir. Bu yönüyle İmam Hatip Okulları, milletimizin ilme dayalı kalkınma ve maneviyata dayalı diriliş yolculuğunun önemli taşıyıcıları olmuştur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gönül coğrafyamızın tamamındaki olaylara ve gelişmelere ‘Zulmü Alkışlayamam’ şiarı ve ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ inancıyla yaklaşıyoruz. Asırlardır adalet ve hakkaniyetten sapmamış bir millet olarak, İsrail zulmüne ve işgaline karşı tavrımız da bu yöndedir. Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya devam ediyoruz, devam edeceğiz inşallah" ifadelerini kullandı.
Erdem Koleji’nden uluslararası gurur
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:21 Erdem Koleji’nden uluslararası gurur Almanya’da düzenlenen prestijli Uluslararası Banzai Karate Turnuvası’nda, 25 kilo Erkekler Kategorisi’nde yarışan Erdem Koleji 3. Sınıf ve EYBA Karate öğrencisi Mert Tunç, rakiplerini geride bırakarak Uluslararası Şampiyon oldu. Turnuva boyunca sergilediği üstün performans ve kararlılıkla izleyenleri büyüleyen Mert, finaldeki mücadele sonunda Türk bayrağını göndere çekerek hem ülkemizi hem de Erdem Koleji’ni gururlandırdı. Erdem Koleji, öğrencilerini yalnızca akademik alanda değil; sportif, sanatsal ve sosyal alanlarda da destekleyerek çok yönlü bir eğitim anlayışıyla yetiştiriyor. EYBA, öğrencilerin yeteneklerini keşfetmeleri, potansiyellerini ortaya çıkarmaları ve kendilerini farklı alanlarda geliştirmeleri için özel olarak tasarlanmış bir platform sunuyor. Karate gibi sportif başarıların yanı sıra, resim, müzik, drama ve bilim atölyeleriyle öğrencilerin her yönüyle gelişimini destekliyor. Mert Tunç’un elde ettiği bu uluslararası şampiyonluk, EYBA’nın genç yeteneklere sunduğu imkanların ve rehberliğin bir sonucu olarak öne çıkıyor. Erdem Koleji Genel Müdürü Mehmet Örfi Sönmez, "Erdem Koleji olarak her öğrencimizin yeteneklerini keşfetmesi ve hayallerini gerçeğe dönüştürmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Mert’in bu başarısı, okul vizyonumuzun en güzel örneklerinden biri" dedi. Okul yönetimi ve öğretmenler, Mert’i büyük bir heyecan ve gururla kutlayarak, başarılarının devamını diledi.
Doyran halkına obezite anlatıldı
16 Ekim 2025 Perşembe - 17:07 Doyran halkına obezite anlatıldı Doyran Mahallesi’nde düzenlenen "Obezite Farkındalık Etkinliği"nde, kadınlara sağlıklı yaşam ve beslenme alışkanlıkları anlatıldı. Antalya Kent Konseyi tarafından bölge muhtarlarından gelen yoğun talep üzerine gerçekleşen farkındalık programı 2 ay sürecek. Antalya Kent Konseyinin Akdeniz Üniversitesi iş birliğinde Obezite Farkındalık Etkinliği düzenlendi. Konyaaltı ilçesine bağlı Doyran Mahallesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte sağlıklı yaşam bilincini artırmak için alanında uzman diyetisyenler tarafından bilgilendirme yapıldı. Etkinliğin açılışına Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, Hastane Başhekimi Prof. Dr. Yıldıray Çete, Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, Doyran Mahallesi Muhtarı Mehmet Akkaya, Doyran Dağ Mahallesi Muhtarı Şahali Kıvrak, Doyran Çamlıbel Mahallesi Muhtarı Mehmet Ali Kaya, Gökçam Mahallesi Muhtarı Hüseyin Sarı, Kır Mahallesi Muhtarı Yılmaz Gökalp, Karatepe Mahallesi Muhtarı Ozan Keser ve mahalle halkı katıldı. Etkinlik kapsamında sağlık personelleri, vatandaşları tartıya çıkararak boy-kilo ölçümleri yaptı ve vücut kitle indeksi hesaplamalarını gerçekleştirdi. Ayrıca dağıtılan bilgilendirici broşürlerle obezitenin nedenleri, riskleri ve önlenmesine yönelik bilgiler paylaşıldı. "Bu coğrafyayı imara kurban etmeyin" Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Burada olmak çok güzel. Arabada gelirken gördüğüm şey muhteşem bir manzara. Dünyanın en güzel ülkesinde ve dünyanın en güzel şehrinde yaşıyoruz. Çok şanslısınız böyle bir coğrafyada yaşıyorsunuz ama muhtarlarım lütfen bu coğrafyayı imara kurban etmeyin. Çok rica ediyorum. Hiçbir şekilde imara açılmasını istemeyiz. Tabii ki herkesin bir hayat mücadelesi vardır ama biz bunlarla güzeliz. Bir kadın olarak burada olmak çok mutlu ediyor beni. Çünkü öncelikle Antalya Kent Konseyi başkanımızın bir kadın olması çok kıymetli. Birçok kent konseyi başkanını biliyorum ve kent konseyini biliyorum. Antalya çok şanslı böyle bir kadın bakış açısına sahip olduğu için ve çok dürüst, çok çalışkan bir insan. Kent Konseyi, Antalya’ya değer katan projeleriyle çok kıymetli bir kurum. Böyle vizyoner bir başkana sahip olması da kentimiz için büyük bir şans." diye konuştu. "Kendimize bakmamız gerekiyor" Rektör Özkan, "Benim gördüğüm, Türkiye’de biz sevgiyi ve saygıyı anlatırken çocuklarımıza önce kendimizi saymayı ve sevmeyi öğretmemiz gerekiyor. Ancak çoğu zaman önce eşimizi, sonra çocuklarımızı düşünüyoruz; en son sırada biz kalıyoruz. Bu yüzden çocuklarımıza da kendimizi sevmeyi öğretemiyoruz. Oysa önce kendimizi sevmeyi öğrenmeliyiz. Hanımlar, lütfen önce kendinize değer verin. Kendimize iyi bakmak sağlığın da en temelidir." şeklinde konuştu. Kadın yöneticilerin artması dileklerini ileten Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Ben muhtar kadınların sayısının artmasını temenni ediyorum. Ülkemizin geleceği kadınların elinde. Çünkü çocukları yetiştiren kadınlar lütfen, çocuklarımıza sahip çıkalım, kendimize sahip çıkalım" ifadelerini kullandı. Muhtarlardan gelen talep üzerine farkındalık programı Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, "Antalya Kent Konseyimiz kuruluşundan bu yana bu bölgede çeşitli sorunların çözümü başta çok sayıda etkinlik ve toplantılar düzenlemiştir. Antalya Kent Konseyimiz ile Akdeniz Üniversitemizin iş birliğinde mahalle muhtarlarımızdan gelen yoğun talep üzerine sağlıklı yaşam konusunda farkındalık programı yürütülecektir. Program yaklaşık iki aylık olup, haftada bir gün olmak üzere Doyran ve çevre mahallelerimizde sürdürülecektir. Obezite ile başlayıp çeşitli sağlık sorunları ile ilgili konularda uzmanların katılımıyla farkındalık oluşturmak üzere toplantılar devam edecektir. Bu kapsamda bugün hayatımızda en önemli ihtiyacımız olan beslenme alışkanlıklarımıza bağlı obezite konusunda uzmanlarımız sizlerle birlikte olacaktır. Akdeniz Üniversitesine iş birliğinden dolayı çok teşekkür ederim." dedi. Sağlıklı yaşam alanında farkındalık Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, "Sağlık alanında sağlıklı yaşam alanında bir farkındalık çalışması programladık. Özellikle kadınlara yönelik başta diyabet olmak üzere birçok alanda, bize bilgilendirme toplantıları seminer verir misiniz istekleri oldu. Bunu biz ilgili kurullarımızla görüştük. Sayın Rektörümüze iş birliği teklifimizi sunduk. Rektörümüz ve hem Antalya açısından hem de Türkiye açısından ve bilim dünyası açısından çok önemli bilim insanı, bilim kadını. Şanslıyız. Yüz akımız Akdeniz Üniversitesi. Antalyalılar açısından Akdeniz Üniversitemizin olması hem de böyle değerli bilim insanlarını kadrosunda bulundurması büyük şansımızdır. Üniversitemizin kentle çok ciddi bir iş birliğine açık olması ve bizim de en önemli paydaş kurumlarımızdan olması büyük önem taşımaktadır" dedi. Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt, "Katılımlarınız için Sayın Rektörümüze ve burada bulunan ekibine teşekkür ediyor, hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı. Doyran Göleti ve patlıcan serası gezildi Doyran Mahallesi Muhtarı Mehmet Akkaya, Doyran Dağ Mahallesi Muhtarı Şahali Kıvrak, Doyran Çamlıbel Mahallesi Muhtarı Mehmet Ali Kaya, Gökçam Mahallesi Muhtarı Hüseyin Sarı, Kır Mahallesi Muhtarı Yılmaz Gökalp, Karatepe Mahallesi Muhtarı Ozan Keser ise Akdeniz Üniversitesine ve Antalya Kent Konseyine iş birliklerinden dolayı teşekkür ederek mahallelerinde yapılan etkinlikten dolayı mutluluk duyduklarını ifade ettiler. Etkinlik alanında Akdeniz Üniversitesi Hastanesi diyetisyenleri tarafından hanımlara obezite konusunda bilgiler verildi. Boy kilo ölçümü yapılarak tavsiyelerde bulunuldu. Etkinliğin ardından Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve beraberindeki heyet, Doyran Göleti ve patlıcan üretimi yapılan seraları gezerek bilgi aldılar.
HAVELSAN Genel Müdürü Nacar: "Teknoloji yönetimi stratejik bir kabiliyettir"
16 Ekim 2025 Perşembe - 16:53 HAVELSAN Genel Müdürü Nacar: "Teknoloji yönetimi stratejik bir kabiliyettir" ‘Savunma Sanayinde Teknoloji Yönetimi Olgunluk Seviyesinin Stratejik Önemi’ konulu söyleşiyle ‘SUBÜ Konuşmaları’nın 104’üncü konuşmacısı olan HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Nacar, "Teknoloji yönetimi ve olgunluk seviyesi, savunma sanayinde kritik etkiler oluşturan stratejik bir unsurdur. Bu kavram, yalnızca teknik bir ölçüm değil; sürdürülebilir başarı için vazgeçilmez bir kabiliyettir" dedi. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen SUBÜ Konuşmaları’nın 104’üncü konuşmacısı, ‘Savunma Sanayinde Teknoloji Yönetimi Olgunluk Seviyesinin Stratejik Önemi’ konulu söyleşiyle Hava Elektronik Sanayi (HAVELSAN) Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif Nacar oldu. Moderatörlüğünü SUBÜ Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Erden’in üstlendiği söyleşide; savunma sanayinde teknoloji yönetiminin önemi, HAVELSAN’ın teknolojisi ve teknoloji yönetimine bakışı gibi konular üzerine konuşuldu. Teknoloji yönetiminin yalnızca teknik bir kavram değil, kurumsal refleks haline gelmesi gereken stratejik bir yetkinlik olduğunu vurgulayan Nacar, "Teknoloji Yönetimi ve Teknoloji Yönetiminin Olgunluk Seviyesi savunma sanayimiz için çok kritik ve derin etkileri olan bir konudur. Bunu yalnızca teknik bir ölçüm olarak düşünmeyin; sürdürülebilir başarı için vazgeçilmez bir stratejik kabiliyettir. HAVELSAN olarak yalnızca teknoloji geliştirmiyor, aynı zamanda geleceği planlıyor ve kaynaklarımızı stratejik hedefler doğrultusunda yönetiyoruz. Problemleri bilimsel temelli mühendislik modelleriyle ele alıyoruz. Teknoloji yönetimi; geliştirme, planlama, uygulama, organize etme, koordine etme ve denetleme süreçlerinin bütününü kapsar" dedi. Teknoloji yönetiminin kurumlar açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çeken Nacar, "Teknoloji Yönetimi Olgunluk Seviyesi, teknolojiyi geliştirmek kadar onu yönetmenin de ne kadar önemli olduğunu gösterir. Bir kurumun stratejisi, risk yönetimi, yol haritası ve kurumsallaşma düzeyi bu olgunlukla doğrudan ilişkilidir. Bu yaklaşım, stratejik hedeflere sistematik ve veriye dayalı biçimde ilerlemeyi sağlar. Kurum kültürü, en tepedeki stratejinin sahadaki mühendise ve uzmana kadar yansımasıdır. Savunma sanayi gibi riskin yüksek, yatırımların uzun vadeli olduğu bir alanda bu yaklaşım ülkenin rekabet gücünü doğrudan etkileyebilir" diye konuştu. HAVELSAN’ın teknoloji yönetimi uygulamalarını anlatan Nacar, "Biz HAVELSAN’da teknoloji yönetimini kurumsal yapımızın temel taşlarından biri haline getirdik. Teknolojilerimizi 5 yıllık planlarla belirliyor, stratejik planlarımızı Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Savunma Sanayii Başkanlığı stratejik planlarıyla uyumlu hale getiriyoruz. Planlarımız statik değil, dinamik olarak güncelleniyor çünkü teknoloji çok hızlı değişiyor. Yetkinlik bazlı sınıflandırma sayesinde kaynaklarımızı verimli kullanıyor, bilgi birikimimizi kurum içinde yaygınlaştırıyoruz. Değerlendirmelerimiz Ar-Ge’den insan kaynaklarına, dijital dönüşümden finansmana kadar birçok alanı kapsıyor" şeklinde konuştu. Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Nacar, "Geleceğin savunma sanayisini şekillendirecek olan sizlersiniz. Unutmayın, teknolojiyi yönetmek geleceği yönetmektir. Dünya artık sadece teknoloji üretenlerin değil, onu stratejik bir akılla yönetenlerin öne çıktığı bir dünyadır. Amacımız yalnızca iyi bir oyuncu olmak değil, oyun kurucu olabilmektir. Üniversite yıllarınızda teknik bilginin yanı sıra stratejik bakış açınızı geliştirin, eleştirel ve bütüncül düşünmeyi öğrenin. Savunma sanayinde başarı, teknolojiyi doğru zamanda ve doğru projelerde stratejik şekilde kullanmakla mümkündür" ifadelerini kullandı.
Muş’ta "El Ele Güvenli Geleceğe" projesiyle öğrencilere bilinçlendirme çalışması
16 Ekim 2025 Perşembe - 16:51 Muş’ta "El Ele Güvenli Geleceğe" projesiyle öğrencilere bilinçlendirme çalışması Muş Emniyet Müdürlüğü ekipleri, "El Ele Güvenli Geleceğe" projesi kapsamında üniversitede eğitim gören öğrencileri çeşitli konularda bilgilendirdi. Muş İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü Bilgilendirme ve Önleme Faaliyetleri Büro Amirliği, Güvenlik Şube Müdürlüğü, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Toplum Destekli Polislik Şube Müdürlüğü ekipleri, öğrencilerde farkındalık oluşturmak amacıyla üniversite yerleşkesinde stant kurdu. "El Ele Güvenli Geleceğe Projesi" çerçevesinde açılan bilgilendirme standında öğrencilere, terör örgütlerinin eleman temin etme yöntemleri, yasal olmayan gruplara katılmamanın önemi, sosyal medya kullanımında dikkat edilmesi gereken hususlar, suç örgütlerinin propagandasına karşı bilinçli olma ve madde kullanımının bireysel ve toplumsal zararları hakkında bilgi verildi. Gerçekleştirilen etkinlikte bin 920 öğrenciye bilgilendirme yapıldı. Stantları ziyaret eden öğrencilere broşür, defter, kalem, şapka, çanta ve kalem seti dağıtılırken, ayrıca katılım sağlayan öğrencilere kaligrafi kâğıdı üzerine kişiye özel tasarlanan yazılar hediye edildi. Kampüs içerisinde açılan stantlarda çeşitli konularda bilgilendirme yapıldığını ifade eden öğrencilerden Fatma Yaren Yıldırım, "Bugün İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri üniversitemizi ziyarete geldi. Çeşitli stantlar açarak bizlere bilgiler verdiler, oldukça faydalı bir etkinlik oldu. Bu tür çalışmaların daha sık yapılmasını bekliyoruz" dedi. Etkinliğe katılan öğrencilerden Muhammed Çelik, Siber Savunma Standı’nı ziyaret ederek internet üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık yöntemleri ve bu tür durumlarda başvurulması gereken merciler hakkında bilgi aldıklarını ifade ederek, "Bugün İl Emniyet Müdürlüğü’nden polis arkadaşlar bizleri ziyarete geldiler. Siber Savunma Standı’nı ziyaret ettik. İnternet üzerinde yapılan dolandırıcılıklar hakkında bizlere bilgiler verdiler. Gerekli bilgilendirmeleri yaparak bu durumlarda önce nereye müracaat etmemiz gerektiğini anlattılar. Bu konuda bizleri bilgilendirdikleri için teşekkür ederiz. Özellikle kart ve şifre çalınma olayları konusunda çok faydalı bilgiler edindik. Bundan sonraki dönemlerde daha dikkatli olacağız" şeklinde konuştu. Öğretim Görevlisi Betül Gökçe Kundakçı da, Muş Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin üniversitede düzenlediği bilgilendirme etkinliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kundakçı, öğrencilerin birçok konuda bilgi eksikliğinin bulunduğunu belirterek, özellikle madde bağımlılığı, bu tür durumlarla karşılaşıldığında yapılması gereken bildirim süreçleri ve emniyet birimleriyle iletişim yolları hakkında paylaşılan bilgilerin oldukça önemli olduğunu ifade etti. Kundakçı, "Etkinlik öğrencilerin büyük ilgisini çekti ve oldukça faydalı geçti. Günümüzde madde bağımlılığı ve siber zorbalık gibi konular, özellikle üniversite çağındaki gençlerin ciddi psikolojik sorunlar yaşamasına neden olabiliyor. Ayrıca akran ilişkilerinin bu süreçteki rolü de oldukça önemli. Bu nedenle, madde bağımlılığının önlenmesi noktasında nitelikli bilgilerin paylaşılması ve öğrencilerin bilinçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Gerçekten çok etkili ve farkındalık oluşturan bir etkinlik oldu" ifadelerini kullandı.
Şanlıurfa’da öğrenciler doğa ve tarımla buluşuyor
16 Ekim 2025 Perşembe - 16:15 Şanlıurfa’da öğrenciler doğa ve tarımla buluşuyor Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Doğaya Bir Adım Projesi’nin ilk uygulaması 30 öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından başlatılan Doğaya Bir Adım Projesi’nin ilk etkinliği, Büyükşehir Belediyesine bağlı Eyyübiye İşletmesi bünyesinde faaliyet gösteren Akıllı Tarım Ve Eğitim Merkezinde düzenlendi. Burada öğrencilere doğa, çevre ve tarım temalı kısa videolar izletildi, ardından uzman ziraat mühendisleri eşliğinde seralarda bitki tanıtımı ve uygulamalı tarım etkinlikleri yapıldı. Doğaya Bir Adım Projesi, şehir yaşamının etkisiyle doğadan uzaklaşan çocuklara yeniden doğayla bağ kurma fırsatı sunmayı amaçlıyor. Proje kapsamında öğrenciler toprak, bitkiler, iklim değişikliği ve sürdürülebilir tarım gibi konularda hem teorik bilgi ediniyor hem de uygulamalı çalışmalarla öğrendiklerini pekiştiriyor. Cumhuriyet İlkokulu ile başlayan proje, yıl boyunca Şanlıurfa merkez ilçelerinde yer alan toplam 12 ilk ve ortaokulda devam edecek. Program çerçevesinde; doğa yürüyüşleri, gözlem çalışmaları, sanat etkinlikleri ve çevre bilincini artırmaya yönelik sunumlar düzenlenecek. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Halil Hatipoğlu, projenin Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle başlatıldığını belirtti. Hatipoğlu, proje kapsamında Şanlıurfa’daki 3 merkez ilçede İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından belirlenen ilk ve ortaokullar arasından seçilen 12 okulun projeye dahil edildiğini aktardı. Hatipoğlu, "Öğrencilerimize hem eğitici hem de keyifli bir gün yaşatmayı hedefliyoruz. Doğaya Bir Adım Projemiz yıl boyunca devam edecek" dedi.