EĞİTİM - 17 Ekim 2025 Cuma 08:48

Uluslararası bilim buluşması: Büyük Türk Bilgini Biruni Sempozyumu yapıldı

A
A
A

Tıp, astronomi, matematik, tarih ve felsefe gibi alanlarda bilim dünyasına yön veren bilgin Ebu Reyhan El-Biruni, adına düzenlenen uluslararası sempozyumla Biruni Üniversitesi'nde çok yönlü bir şekilde anıldı.

Biruni Üniversitesi, adını taşıdığı Türk-İslam bilgini Ebu Reyhan El-Biruni'nin bilimsel, kültürel ve felsefi mirasını yaşatmak amacıyla 16-17 Ekim 2025 tarihlerinde 'Uluslararası Büyük Türk Bilgini Biruni Sempozyumu'na ev sahipliği yaptı. Sempozyum öncesinde, Biruni'nin hayatı ve eserlerine ışık tutan 'Büyük Türk Bilgini Biruni Hatıra Sergisi' açıldı. Üniversitenin konferans salonunda gerçekleşen sempozyum, farklı coğrafyalardan gelen seçkin akademisyenleri bir araya getirerek Biruni'nin çağları aşan katkılarını çok disiplinli bir bakış açısıyla tartışmaya açtı.
Sempozyumun açılış konuşmalarını; Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, Biruni Sempozyumu Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Adnan Ömerustaoğlu, İstanbul Uluslararası Medeniyet Araştırmaları Merkezi (MEDAR) Başkanı Prof. Dr. Bekir Karlığa, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Harun Şahin, Özbekistan Gazetecilik ve Kitle İletişim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sanjarbek Rashidov, Özbekistan Bilimler Akademisi Başkan Yardımcısı ve Biruni Şarkşinaslık Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Behram Abdurrahimovich Abduhalimov gerçekleştirdi.

Biruni'nin çok yönlü kişiliği vurgulandı

Etkinlik kapsamında Biruni'nin tıp, astronomi, matematik, felsefe ve tarih alanlarındaki öncü çalışmaları ele alınırken bilim dünyasına bıraktığı kalıcı miras da günümüz perspektifinden yeniden değerlendiriliyor. Katılımcı konuşmalarında Biruni'nin çok yönlü kişiliği, bilime olan metodolojik yaklaşımı ve entelektüel derinliği özellikle vurgulandı.

Amerika'dan Hollanda'ya, Özbekistan'dan Azerbaycan'a bilim insanları var

Biruni'yi bugünün gençlerine tanıtmak amacıyla sempozyum düzenlediklerini belirten Prof. Dr. Adnan Yüksel, "Etkinlikte, onun mirasından ziyade bugünkü bilime etkileri ve gelecekte bilime yapacağı katkılar üzerinde duracağız. Amerika'dan Hollanda'ya, Özbekistan'dan Azerbaycan'a kadar pek çok bilim insanı, Biruni üzerine araştırmalar yapmış ve çalışmalarını bu alanda sürdürmektedir. Onlarla Biruni'yi dünyaya tanıtmak istiyoruz" dedi.

"'Yılda iki kez istirahat ettim, diğer günler hep çalıştım' dedi"

Prof. Dr. Adnan Yüksel sözlerine şöyle devam etti:

"Üniversite olarak amacımız, Biruni gibi ilham veren bir bilim insanını odağına alan bir üniversite olmaktır. Biruni'nin bilime olan tutkusu ve çalışmaya olan azmi hepimize örnek teşkil ediyor. Ona göre bilim; objektif gözlem, tarafsız yorum ve gerçeği arama yolculuğudur ve bu yolculuk asla bitmez. Aslında Biruni, pozitif bilimin kurucularından biridir ve bu yönüyle günümüzde de tanıtılması gerekmektedir. 21'inci yüzyılın öğrencilerine Biruni'yi anlatmamız çok önemli. Kendisi, 'yılda iki kez istirahat ettim, diğer günler hep çalıştım' diyor. Gece yarılarına kadar çalıştığını fakat aynı zamanda düşünmeye de vakit ayırdığını belirtiyor. Bilgi edinmenin, zihni düşünmeye yönlendirmek olduğunu çok sık vurgulamıştır. Biruni yaklaşık 138 eser bırakmıştır ve günümüze yaklaşık 50 tanesi ulaşmıştır. Biz de bu eserleri sempozyumdaki sergide tanıtıyoruz. Amacımız, onun felsefesini, ruhunu ve dünyaya bakış açısını anlamak ve yaşatmaktır."

"Bilim tarihinde 11'inci yüzyıl, adını Biruni'den almıştır"

Biruni Sempozyumu Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Adnan Ömerustaoğlu, "Biruni neden önemli? Öğrencilerimizin aklına hemen 'Biz Biruni Üniversitesi'nin öğrencileriyiz' düşüncesi gelir ve bu bizim için doğal olarak oldukça önemli diye düşünce gelir. Ancak BiruniBiruni Üniversitesi kurulmadan yüzlerce yıl, bin yıl önce bilim tarihine, bilime ve düşünceye damgasını vurmuş önemli bir bilim insanı, önemli bir Türk bilginiydi. 11'inci yüzyıla 'Biruni Yüzyılı' denir. Bilim tarihinde 11'inci yüzyıl, adını Biruni'den almıştır. Bugün ve yarın gerçekleştirilecek sekiz oturumda, yurt içi ve yurt dışından gelen yirmi dört çok değerli bilim insanı bildirilerini sunacak ve çok önemli konular tartışılacaktır" dedi.

En büyük iki isimden biri

İstanbul Uluslararası Medeniyet Araştırmaları Merkezi (MEDAR) Başkanı Prof. Dr. Bekir Karlığa, "Gerçekten, İslam dünyasının ve İslam medeniyetinin altın çağının yetiştirdiği en büyük iki isimden biridir Biruni. Diğeri ise belki başa alınıp sona İbn-i Sina olarak konabilir. Çünkü Biruni, günümüz anlamıyla, yani pozitif bilimler kapsamında, kelimenin tam anlamıyla bir bilim insanıdır. Objektif belgeye, gözleme ve bilgiye dayalı bilim anlayışını tam anlamıyla benimseyen, 10-11 asır önce yaşamış bir temsilcisidir. Hayatı boyunca da bu anlayışı uygulamıştır" şeklinde konuştu.

Biruni'nin adını dünya tarihine tanıtma başarısını elde etti

Prof. Dr. Bekir Karlığa ise, "İslam dünyasında Biruni'nin adını taşıyan tek üniversiteyi, Adnan Hoca burada inşa etmiştir. Hem sağlık ilimleri ağırlıklı bir üniversite kurarak, hem de Biruni'nin adını dünya tarihine tanıtma başarısını elde etmiştir. Biruni Üniversitesi, az önce gördüğümüz gibi, hem Türkiye'de hem de dünyada başarılara imza atmaya başlamış bir üniversitedir. Çok kısa sürede büyük gelişmeler göstermiştir" diye konuştu.

"El-Biruni, dünya bilim tarihinin en yüce isimlerinden biridir"

Özbekistan Bilimler Akademisi Başkan Yardımcısı ve Biruni Şarkşinaslık Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Behram Abdurrahimovich Abduhalimov, "Orta Çağ'ın en büyük ansiklopedik bilginlerinden biri olan Ebu Reyhan el-Biruni'nin hayatını ve mirasını anmak üzere bugün burada bulunmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyorum. El-Biruni, dünya bilim tarihinin en yüce isimlerinden biridir. O, hem kesin bilimlerde hem doğa bilimlerinde hem de beşerî bilimlerde aynı ölçüde üstün başarılar göstermiş çok yönlü bir bilim insanıdır. Gerçek anlamda bir dâhiydi; matematikçi, astronom, coğrafyacı, hekim, tarihçi ve hepsinden öte dogmalardan uzak, derin bir insancıl düşünür" dedi.

Geniş bilimsel mirasını derinlemesine inceleme fırsatı

"Bu konferans, El-Biruni'nin yaşamını ve geniş bilimsel mirasını derinlemesine inceleme fırsatı sunmaktadır" diyen Prof. Dr. Behram Abdurrahimovich Abduhalimov sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onun yaşamı, hem bilimsel başarılarıyla hem de yaptığı coğrafi yolculuklarla, uygarlıklar arasında bir köprü oluşturmuştur. El-Biruni'nin hayatı, sınırları ve yüzyılları aşan bilgi arayışının insanlığı birleştiren evrensel gücünün en güzel örneklerinden biridir. Dilerim ki bu konferans, bilginin peşinde olmanın evrensel bir değer olduğunu ve bizi zaman ile mekânın ötesinde birleştiren bir güç taşıdığını bir kez daha hatırlatsın."

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye Amanos Trans Dağ Şenliği’nde engelleri aşan azim Osmaniye’de bu yıl ilki düzenlenen "Birinci Ulusal Osmaniye Amanos Trans Dağ Şenliği", 21 ilden 220 sporcunun katılımıyla 3 gün süren zorlu parkurun ardından tamamlandı. Şenliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Kayseri’den katılan engelli sporcu Mustafa Kılıçarslan’ın yürüyüşü tamamlaması oldu. Osmaniye Belediyesi, Osmaniye Dağcılık İl Temsilciliği ve Osmaniye Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Spor Kulübü (ODAK) iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlik, merkeze bağlı Cebel Yaylası’ndaki Cebelibereket Sancağı Hükümet Konağı’ndan başladı. Bin 650 rakımdaki başlangıç noktasından hareket eden sporcular, 2 bin 100 rakımdaki Zorkun Yaylası Keldaz mevkiinde yürüyüşü tamamladı. Etkinlik kapsamında sporcular, bin 650 rakımlı Bezelik mevkii ile bin 950 rakımdaki Koyun Meleten mevkilerinde iki gece kamp yaptı. Üç gün süren etkinlik boyunca sporcular; yağmur, çamur, kar, soğuk ve güneş gibi zorlu hava şartlarına rağmen parkurları tamamlamak için mücadele verdi. Şenliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Kayseri’den katılan engelli sporcu Mustafa Kılıçarslan’ın yürüyüşü tamamlaması oldu. Kılıçarslan, parkuru bitirdiğinde diğer sporcular tarafından batonların birbirine vurulmasıyla alkışlanarak karşılandı. "Tek ayak ve iki kolla yürüyorum" İnsanlar için en büyük engelin sigara olduğunu ve bu engelden kurtulması gerektiğini söyleyen Mustafa Kılıçarslan, "Amanos Dağları’nın bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum. İlk defa katıldım. Türkiye’nin her yerinde dağlara çıktım. Amanoslar her yerden daha güzel. Amanoslara yine geleceğim. ODAK görevlileri bir an olsun yalnız bırakmadılar. Harika bir organizasyondu. Dağcılık İl Temsilciliği’ne, Osmaniye Belediyesi’ne, ODAK’a çok teşekkür ediyorum. Ben 4 aylıkken çocuk felci olmuşum. Sağ ayağımda yüzde 98 oranında güç kaybı var. Tek ayak ve iki kolla yürüyorum. 45 yaşına kadar da sigara kullandım. 45 yaşında sigarayı bıraktım yürümeye başladım yürüyüş de kesmedi tırmanmaya başladım. Sonra dedim ki benim engelim bacağımdaki sakatlık değil sigaraymış. Bundan dolayı sigara kullanan arkadaşlarımızın sigara engelinden kurtulmalarını diliyorum" diye konuştu. "Bölge coğrafyası hakikaten çok güzel" Amanosların doğasının harika olduğunu ve yürüyüşe Şanlıurfa’dan katıldığını söyleyen Bekir Yavuz ise, "Öncelikle Belediye Başkanı İbrahim Çenet’e teşekkür etmek istiyorum. Bölge coğrafyası hakikaten çok güzel. Karadeniz’den hiçbir farkı yok. Muhteşem zirveler yaptık. Bu bölgede çok ciddi bir etkinliğin yapılması gerekiyor. Bu yıl tabii ilk defa olduğu için eksikleri olacak artıları olacak. Bunlar ilerleyen süreçlerde olacak şeyler. Çok ciddi bir katılım var. Türkiye’nin pek çok ilinden gelen sporcular vardı" dedi. Osmaniye Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Spor Kulübü Dağcılık Antrenörü Ali Rıza Işık’ın liderliğinde ODAK sporcularının destekleriyle gerçekleşen yürüyüşünün sonunda Zorkun Yaylası Şenlik Tepesi’nde katılımcılara belgeler takdim edildi.
İstanbul Berkay Şengel’in ölümüne neden olan sanık tahliye edildi Kadıköy’de yaya geçidinde otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden 26 yaşındaki Berkay Şengel’in ölümüne ilişkin davada sanık Azad Baran Hışım, üçüncü duruşmada tahliye edildi. Göztepe Mahallesi Bağdat Caddesi’nde 19 Şubat 2026 tarihinde akşam saatlerinde meydana gelen kazada, yolun karşısına geçmeye çalışan yazılım mühendisi Berkay Şengel’e, Azad Baran Hışım yönetimindeki otomobil çarptı. Ağır yaralanan Şengel kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kazanın ardından aracını olay yerinde bırakarak kaçan sürücü, daha sonra polis merkezine giderek teslim oldu. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın yaya geçidinden geçen Şengel’e çarptığı ve olay yerinden kaçtığı belirtildi. Bilirkişi raporunda sanığın kazada tamamen kusurlu olduğu, Şengel’in ise kusurunun bulunmadığı ifade edildi. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasına tutuklu sanık ve taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet Savcısı, sanığın "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, sabit ikametgah sahibi olması ve kaçma şüphesine ilişkin somut delil bulunmaması gibi hususları dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi. Mahkeme ayrıca Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına, çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesine ve sanığın ehliyet durumuna ilişkin bilgilerin dosyaya eklenmesine karar vererek duruşmayı 9 Temmuz’a erteledi.
Manisa YUKUT’tan Alaşehir’de kritik sınav Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, olabilecek afetlere karşı hazırlık seviyesini artırmak amacıyla gerçekleştirilen "Yerel Düzey Baraj Patlaması Tatbikatı", gerçeğini aratmayan görüntülere sahne oldu. Tatbikata katılan Yunusemre Belediyesi Arama Kurtarma (YUKUT) ekibi, başarılı performansıyla dikkat çekti. Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü koordinasyonunda, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında Alaşehir Afşar Barajı’nda düzenlenen tatbikatta, senaryo gereği barajda meydana gelen patlama sonrası oluşabilecek afet durumlarına müdahale süreçleri uygulamalı olarak test edildi. Alaşehir merkezli olarak Salihli, Sarıgöl ve Evrenos bölgelerini kapsayan tatbikat; saha ve masa başı uygulamalarının eş zamanlı yürütülmesiyle gerçekleştirildi. Çalışmalara 23 yerel düzey afet çalışma grubunun yanı sıra kamu kurum ve kuruluşlarından toplam 355 personel katıldı. Tatbikatta ayrıca 73 araç ile 1 mobil baz istasyonu aktif olarak kullanıldı. Yoğun yağışlar sonrası baraj gövdesinde oluşabilecek hasar ve buna bağlı gelişebilecek taşkın senaryosu üzerinden yürütülen tatbikatta; yerleşim alanlarının tahliyesi, arama-kurtarma faaliyetleri ile barınma, beslenme, sağlık, güvenlik ve altyapı hizmetlerine yönelik koordinasyon detaylı şekilde değerlendirildi. Yunusemre Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren YUKUT ekibi de tatbikatta aktif rol alarak, olabilecek bir afet anında hızlı ve etkili müdahale kabiliyetini ortaya koydu. Tatbikatı Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Doğan da yerinde takip etti. Yetkililer, bu tür tatbikatların afetlere hazırlık açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti.