EĞİTİM
BARÜ’de Ormancılık Haftası çeşitli etkinliklerle kutlandı 27 Mart 2026 Cuma - 18:36:44 Bartın Üniversite’sinde (BARÜ) Dünya Ormancılık Haftası kapsamında düzenlenen etkinliklerde doğal kaynakların korunması ve çevre bilincinin artırılmasının önemi vurgulandı. Bartın Üniversitesinde (BARÜ) 16–21 Mart Dünya Ormancılık Haftası kapsamında Bartın Orman Fakültesi tarafından çeşitli etkinlikler düzenlendi. Orman ekosisteminin önemine dikkat çekmek ve öğrenciler arasında sportif faaliyetleri teşvik etmek amacıyla "1. Oryantiring Yarışması" ve "Masa Tenisi Turnuvası" yapıldı. Yoğun ilgi gören yarışmalar öğrencilerin takım ruhunu geliştirmesine ve doğayla iç içe zaman geçirmesine katkı sundu. Doğa bilincinin artırılması ve ormancılık faaliyetlerinin önemine dikkat çekilmesi hedefiyle bir söyleşi de düzenlendi. Ağdacı Yerleşkesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmasını BARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yafes Yıldız yaparken Zonguldak Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin konuşmacı olarak yer aldı. Programda ormancılık alanındaki bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaşan Bölge Müdürü Hasan Keskin, ilk olarak bir sunum gerçekleştirdi. Bölge Müdürü Keskin sunumunda, Türkiye’nin, bölgenin ve Bartın’ın orman varlığı üzerine detaylı bilgiler aktardı. Ayrıca Türkiye’de sürdürülebilir ormancılık politikaları, ormanların korunması ve iklim değişikliğiyle mücadelede ormanların rolüne ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı. Öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilen programda Keskin, çevresel risklerin arttığı günümüzde ormancılık faaliyetlerinin stratejik önemine dikkat çekerek doğaya duyarlı bireyler olmaları noktasında gençlere tavsiyelerde bulundu. Program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
27 Mart 2026 Cuma - 17:36 Minik Kulaçlar Şehitkamil’e renk katacak Şehitkamil Belediyesi tarafından Gaziantep’te çocukların sportif gelişimine katkı sağlamak ve yüzme sporunu yaygınlaştırmak amacıyla önemli bir proje hayata geçirildi. "Minik Kulaçlar Şehitkamil’e Renk Katsın" projesi kapsamında, ilçe genelindeki tüm ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yüzme eğitimi verilmesi hedefleniyor. Gaziantep Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Şehitkamil Belediyesi arasında imzalanan protokol ile çocukların sporla erken yaşta tanışması ve yüzme bilmeyen öğrenci kalmaması amaçlanıyor. Proje, aynı zamanda Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın "Yüzme Bilmeyen Kalmasın" projesine de destek niteliği taşıyor. Proje kapsamında Şehitkamil ilçesindeki tüm resmi ilkokul ve ortaokul öğrencileri yüzme eğitimlerinden faydalanabilecek. Çocukların sosyal, kültürel ve sportif gelişimlerine katkı sağlanması hedeflenirken, güvenli ve düzenli ortamlarda kaliteli zaman geçirmeleri de amaçlanıyor. Yüzme eğitimleri, Şehitkamil Belediyesi bünyesindeki Alleben Yüzme Havuzlarında gerçekleştiriliyor. Öğrencilerin bu tesislere ulaşımı belediye tarafından sağlanıyor ve eğitimler tamamen ücretsiz olarak veriliyor. Kurumlar arası güçlü iş birliği Projede eğitmen, malzeme desteği sağlayarak faaliyetlerin planlanmasını yöneten Şehitkamil Belediyesi tesis, ulaşım, organizasyon ve uygulama süreçlerini de üstleniyor. Proje ile çocukların yalnızca yüzme öğrenmesi değil, aynı zamanda spor kültürü kazanması ve okul sporlarına yönlendirilmesi de amaçlanıyor. Kurslardan ve sağlanan imkanlardan hiçbir şekilde ücret alınmıyor. Eğitim süreçleri boyunca öğretmenler ve idareciler de öğrencilere eşlik ediyor. Öğretmen ve öğrenci memnuniyeti Projeden yararlanan öğretmen ve öğrenciler, uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirerek projenin hem eğitici hem de eğlenceli yönüne dikkat çektiler. Özellikle daha önce yüzme imkânı bulamayan öğrenciler, kısa sürede suyla uyum sağlamanın ve yüzme öğrenmenin kendilerine büyük özgüven kazandırdığını ifade ettiler. Projenin öğrenciler üzerindeki olumlu etkilerine işaret eden öğretmenler, öğrencilerin fiziksel gelişimlerinin yanı sıra sosyal becerilerinde de gözle görülür ilerleme kaydedildiğini vurguladılar.
27 Mart 2026 Cuma - 17:32 Kütahya’da ’mesleki eğitim’ KUTSO’nun ev sahipliğinde değerlendirildi Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) ev sahipliğinde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) destekli proje kapsamında Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. KUTSO Hizmet Binası toplantı salonunda düzenlenen programda, mesleki eğitimin mevcut durumu ve geliştirilmesine yönelik başlıklar ele alındı. Toplantıda KUTSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emin Yüce bir konuşma yaparken, İl Milli Eğitim Müdürü Mustafa Yılmaz ile Simav Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Kazcıoğlu da değerlendirmelerde bulundu. Geniş katılımla gerçekleştirilen toplantıya; İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Hakan Gölpınar, Mesleki Eğitim Şube Müdürü Ali Sezer, Simav İlçe Milli Eğitim Müdürü İsmail Güven, Gediz İlçe Milli Eğitim Müdürü Recep Aydın, Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Reşit Refik Küçükkağnıcı, Simav TSO Meclis Başkanı Zafer Dündar, Gediz TSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yılmaz Özen, Kütahya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Okumuş ile Protokol Yürütme Kurulu üyeleri, mesleki ve teknik Anadolu liselerinin okul müdürleri ve oda-borsa genel sekreterleri katıldı. Toplantıda, önceki toplantılarda alınan kararlar gözden geçirilirken, proje kapsamındaki okulların mevcut durumları, üretim kapasiteleri ve öğrenci profilleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Ayrıca sektör ile eğitim kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alınarak karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantı, katılımcıların talep ve önerilerinin değerlendirilmesinin ardından sona erdi.
27 Mart 2026 Cuma - 16:42 YÖK Başkanı Özvar: "Halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışı yok" Erzurum’da DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’nda konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, "Her üniversite bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmeli, bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmelidir" dedi. ’DAP Bölgesi Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 8. Dönem Toplantısı’ YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Senato Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Hakkari, Iğdır, Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli ve Van illerindeki üniversite rektörlerinin katıldığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Erol Özvar, yüksek öğretim sistemlerinin artık yalnızca eğitim, öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü kurumlar olmaktan çıktığını vurgulayarak, "Günümüzde üniversiteler bilgi üretiminin yanı sıra ekonomik kalkınmanın toplumsal dönüşümün ve kültürel gelişmenin en önemli aktörlerinden biri haline gelmektedir. Bu çerçevede üniversitelerimizin bölgesel konulara duyarlılığı büyük önem taşımaktadır. Her üniversitenin bulunduğu coğrafyanın ihtiyaçlarını doğru tahlil etmesi bu ihtiyaçları gidermeye yönelik çözüm odaklı projeler geliştirmesi ve bölgesel doğrudan katkı sunması beklenmektedir. Bir üniversitenin gerçek kıymeti ve muvaffakıyeti sadece akademik başarı göstergeleriyle değil bulunduğu şehrin ve bölgenin sorunlarına ne ölçüde çözüm üretebildiğiyle de yakından ilgilidir" dedi. "Üniversitelerin aktif rol oynaması şart" Tarım, hayvancılık, sanayi, enerji, kültür ve sosyal hayat gibi pek çok alanda üniversitelerin aktif rol üstlenmesinin artık bir seçenek değil, bir zorunluluk olduğunu ifade eden Özvar, "Bu noktada özellikle vurgulamak isterim ki, halktan kopuk, bulunduğu toplumun ihtiyaçlarını dikkate almayan bir üniversite anlayışının günümüz Türkiye’sinde ve dünyada hiçbir karşılığı bulunmamaktadır. Üniversitelerimiz toplumla iç içe olmalı, bilgi ve tecrübelerini halkla paylaşmalı ve sahip oldukları tüm imkanları toplumun hizmetine sunmalıdır Üniversitelerin laboratuvarları, araştırma merkezleri, bilgi birikimi ve insan kaynağı yalnızca akademik çevrelerle sınırlı kalmamalıdır. Bu imkanlar bölgedeki üreticiye, girişimciye, sanayiciye, esnafa, velhasıl tüm topluma açık olmak durumundadır. Üniversitelerimizin bölgesel kalkınmaya katkı sunabilmeleri adına öz kapasiteleri kadar birbirleriyle olan ilişkilerini de güçlendirmeleri bir diğer önemli başlık haline gelmiştir. Bugün bilginin üretimi ve yayılması sadece tekil çabalarla değil, kapsamlı iş birlikleri ve koordinasyonla mümkün olmaktadır. Üniversiteler arası rekabet kadar belki ondan daha önemlisi üniversiteler arası iş birlikleri, sadece yüksek öğretim sisteminin kalitesinin artmasına değil ama aynı zamanda üniversitelerimizin akademik üretkenliğine de fevkalade pozitif yani olumlu katkılar sağlamaktadır. Dolayısıyla bizler Yükseköğretim Kurulu olarak üniversitelerimizin kendi aralarında sadece tatlı bir rekabet değil en az bunun kadar ondan daha fazla kendi aralarında uluslararası üniversitelerde iş birliği yapmalarını fevkalade önemsiyor ve destekliyoruz. Bu beyanda DAP üniversiteler birliği gibi yapılar son derece kıymetlidir. Üniversiteler arasında güçlü bir koordinasyon zemini oluşturan bu tür mekanizmalar ortak aklın ortaya çıkmasına imkan sağlamaktadır" diye konuştu. "Ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı" Üniversitelerin sahip oldukları araştırma altyapılarını birlikte kullanmalarının, ortak Ar-Ge projeleri geliştirmelerinin, disiplinler arası çalışmalar yürütmelerinin ve birlikte bilimsel yayın üretmelerinin hem akademik kaliteyi arttıracak hem de ortaya çıkan bilginin etkisini yaygınlaştıracağını söyleyen Özvar, "Son 20 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri esnasında yüksek öğretim alanında meydana gelen en önemli değişikliklerin başında üniversitelerimizin kapasitelerinin arttırılması olmuştur. Üniversitelerimiz sadece araştırma ve geliştirme açısından değil vatandaşlarımızın ve gençlerimizin yüksek öğrenime daha fazla erişmesinin imkanı doğmuştur. Bu açıdan Cumhurbaşkanımıza hep beraber şükran borçlu olduğumuzu bu vesileyle ifade etmek isterim. Bu yatırımların dünyada gelişmiş ülkelerin yüksek öğretime yaptığı katkılarla veya yatırımlarla kesinlikle mukayese edilebilir düzeyde olduğunu da bilhassa ifade etmek isterim. Aynı zamanda biraz önce sözünü ettiğim bu tür iş birlikleri, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli kullanılması bakımından da mühimdir. Bireysel ve birbirinden habersiz yürütülen çalışmalar yerine koordineli ve ortak projeler geliştirilmesi hem maliyetleri azaltacak hem de daha başarılı ve kapsamlı neticeler elde edilmesine katkı sunacağız. Bu birliklerin en önemli misyonlardan bir tanesi üniversitelerimizde ortak kapasite kullanım kültürünün geliştirilmesini sağladı. Bu bütün üniversitelerinizin en ince tabiri caizse kılcal damarlarına kadar inmelidir" şeklinde konuştu. "DAP, bölgesel kalkınma anlayışının en somut ve başarılı örneklerinden biri" Bilimin sadece bireysel bir etkinlik olmadığını, ondan daha fazla sosyal bir faaliyet olduğunu anlatan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar sözlerini şöyle sürdürdü: "Sosyalleşmenin arttığı ortamlarda bilimsel çıktılar ve bilimsel çıktıların kalitesi de artar. Bireysel kalan bilimsel faaliyetler her zaman her zaman kolayca yanlış anlamaya açık veya maruz olduğunu ifade edebilirim. Üniversitelerimizin kamu ve özel sektörle kuracakları ilişkiler de hayati önemi haizdir zira günümüzde üniversite sektör iş birliği, ekonomik kalkınmanın en önemli unsurlarından biri haline gelmiştir. Üniversitelerimizin özel sektörle daha yakın çalışması, araştırma çıktılarının ticarileşmesi, yani yenilik kapasitesinin arttırılması ve mezunlarımızın istihdam imkanlarının geliştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Benzer şekilde kamu kurumlarıyla geliştirilecek iş birliği bölgesel kalkınma politikalarının sahada daha etkin uygulanmasına imkan sağlayacaktır. Üniversitelerimizin bu doğrultuda yeni iş birliği alanlarını keşfetmesi ve mevcut iş birliklerini güçlendirmesi önem arz etmektedir. Bu noktada DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının yürüttüğü çalışmaların önemine de özellikle dikkat çekmek isterim. DAP, bölgesel kalkınma anlayışının ülkemizdeki en somut ve başarılı örneklerinden birini teşkil etmektedir. 2013-2025 yılları arasında DAP’ın yürüttüğü toplam 2 bin 86 proje hayata geçirilmiş ve güncel değerlemeyle yaklaşık 17.6 milyar TL’lik bir kaynak bölgeye kazandırılmıştır. Bu veriler DAP’ın ne denli güçlü bir etki oluşturduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Projelerin maddi karşılığı 14 milyar TL’yi aşan ve sayısı bin 726, çok büyük bir kısmı ise tarım ve kırsal kalkınma alanında yoğunlaşmıştır. Bu durum DAP’ın bölgenin öncelikli ihtiyaçlarını doğru şekilde tespit ettiğini ve bu alanlara yönelik çalışmaları öne çıkardığını göstermesi bakımından fevkalade anlamlıdır. Bu sektör altında küçük ölçekli sulama ki burada 949 proje yaklaşık 8,8 milyar TL’ye bağlı olan bir değerdi. Hayvancılık altyapısı 231 bir projeyle 2,9 milyar TL ve bitkisel üretim. 302 proje 1,3 milyar TL ile öne çıkan alanlar olmuştur. Aynı şekilde beşeri ve sosyal kalkınma alanında yürütülen projeler toplumsal gelişme bakımından önemli bir değer başlık olmuştur. Bu alanda yürütülen proje sayısı 330 projelere ayrılan kaynak miktarı ise yaklaşık 2,7 milyar TL’yi bulmuştur." "Bölge üniversitelerinin birlikte hareket etmesi değerli" 2026 için planlanan 49 proje ve ayrılan yaklaşık 458 milyon TL ödeneğin sürecin kararlılıkla devam ettiğini göstermesi bakımından anlamlı olduğunu ifade eden YÖK Başkanı Özvar, "Üniversitelerimizin DAP ile geliştirdiği iş birlikleri de bu bakımdan takdire şayan. Başka bir etkinlik olarak dikkat çekmektedir. 2013-2025 yılları arasında üniversitelerde iş birliği kapsamında toplam 50 proje hayata binmiş ve bu projelere yaklaşık 514 milyon TL destek sağlanmıştır. Bu durum üniversitelerimizin bölgesel kalkınmadaki rolünü net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bu projelerin 16 farklı üniversite tarafından yürütülmüş olması da üniversitelerimizin bu sürece aktif katılımını göstermesi bakımından ayrıca kıymetlidir. Ancak bunu yeterli elbette göremeyiz. Proje sayılarını ve destek miktarlarını hükümetimiz ve DAP yönetimimizle yakın iş birliği içinde arttırmalıyız. DAP üniversiteler birliği çatısı altında bir araya gelmeniz ortak meseleleri istişare etmeniz ve birlikte arayışında bulunmanız da çok kıymetlidir. Bu tür platformlar yalnızca mevcut durumun değerlendirilmesine değil, aynı zamanda geleceğe yönelik güçlü bir vizyon oluşturulmasına da katkı sağlamaktadır. Bölge üniversitelerinin birlikte hareket hem akademik kapasitenin güçlenmesinin hem de bölgesel kalkınma hedeflerine daha hızlı ulaşılmasını mümkün kılacaktır. Bu toplantı vesilesiyle gerçekleştirilecek görüşmelerin yeni iş birliklerine kapı aralayacağına mevcut projelerin daha da geliştirilmesine katkı sunacağını ve bölgemizin kalkınmasına önemli ivme kazandıracağına yürek yürekten inanıyorum. Elbette birliğin, iş birliği alanları sadece bölgesel kalkınma veya araştırma ve geliştirmeyle sınırlı değildir. En az bunun kadar birlik üyesi üniversitelerimizin eğitim öğretim süreçlerinin kalitesinin arttırılması hususunda da kendi aralarında tecrübe ve bilgi paylaşımı yapması fevkalade bir diğer önemli başlık olarak önümüzde durmaktadır" dedi. "Öğrencisine bir şey kazandırmayan dersler kalkmalı" Yükseköğretim Kurulu ve üniversiteler tarafından başlatılan yüksek öğretimdeki dönüşüm, eğitim süreçlerinin kalitesinin başta olmak üzere kontenjanların yeniden düzenlenmesi, istihdamla alakası azalan programların, sistemlerin dışına çıkartılmasına da değinen Prof. Dr. Erol Özvar, "Geleceğin meslekleri olarak ifade edilen yetkinlik, mezunlarımızdan beklenen beşeri ve yetkinliklerin yeniden tarif edilmesi ve ihtiyacı duyulan beceri ve yetkinliklerin program kısımlarıyla özdeş hale getirilmesi, yine üniversitelerimizin önünde duran en önemli konulardır. Bu bakımdan birlik üyesi üniversitelerimizin kendi üniversitelerinde yürütülmekte olan ön lisans, lisans ve lisans üstü programlardaki eğitim ve öğretim süreçlerinin iyileştirilmesini öncelikli bir hedef olarak mutlaka belirlemelidir. Bu kapsamda üzerinde durmamız gereken konulardan bir tanesi de müfredatlar üzerinde dikkatli bir şekilde çalışabilmek ve güncelleme yoluna gidebilmektir. Müfredatların içerikleri, dersler, zorunlu veya seçmeli dersler. Artık öğrencisine daha doğrusu bu dersleri alacak öğrencisine gerek mevcut şartlar, gerek gelecek bakımından bir şey kazandırmayan derslerin mutlaka sistemin ve müfredatın dışına çıkartılması derslerin sadeleştirilmesi, içeriklerin gözden geçirilmesi, en az teorik dersler kadar uygulamalara daha fazla yer ayrılması, yine birlik üyesi üniversitelerimizin önünde duran önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Teorik dersler kadar uygulamalara mutlaka daha fazla önem vermemiz gerekmektedir. Bu uygulamalara daha fazla önem verilmesi ve yer verilmesi öğrencilerimize bilginin dışında beceri kazandırılmasına vesile olacaktır. Bugün en az bilgi kadar öğrencilerimizin ihtiyaç duyduğu diğer bir hususiyet beceridir. Beceri de ancak uygulamayla gelir. Bu bakımdan üniversiteler de öğretim süreçlerinin sadece ders anlatımı aktarımının ötesine geçmek durumundadır" ifadelerini kullandı. "Ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer verilecek" Rektörlerin cesaretle, kararlılıkla bu konuların üzerine gitmesinin beklediklerini anlatan Özvar, şöyle konuştu: "Tam da bu beyanda işletmelerde uzun süreli mesleki eğitim konusuna da temas etmek isterim. 2 yıllık mesleki programlarda almış olduğumuz kararlar ve paydaşlarımızla yapmış olduğumuz anlaşmalar ve kapsamında üniversitelerimizden öncelikle ön lisans mesleki programlarda işletmede mesleki eğitime yer vermelerinin ve bunun en az bir senesidir. Olması gerektiğini paylaşmış bulunuyoruz. Müfredatların, kredilerin buna göre üniversitelerimiz tarafından gözden geçirilmesi lazım. Bu projeyi bildiğiniz üzere 7 pilot il ile bu projeyi başlatmış bulunuyoruz. Ama bu sadece 7 ilde kalmayacak. Bu 7 yılın ötesinde diğer illerimizle bu projelere dahil olmuş olacaktır. Bu vesileyle birliğin üyesi ve pilot iller dışında kalan illerin üniversitelerinin de bu konuda gerekli çalışmalara kendilerinden bekliyoruz. Üç artı bir veya yapılabilir olanlarda iki artı için lisansla ön lisansta, lisansta ise yedi artı bir yahut programın özelliğine veya tabiatına altı artı ikiye yönelik faaliyetlerin ve çalışmaların başlamasını beklediğimizi bilhassa ifade ediyorum."
Şanlıurfa’da 30 Aralık’ta okullar tatil edildi
29 Aralık 2025 Pazartesi - 23:48 Şanlıurfa’da 30 Aralık’ta okullar tatil edildi Şanlıurfa Valiliği, yoğun kar ve buzlanma riski nedeniyle 30 Aralık’ta eğitime 1 gün ara verildiğini duyurdu. Şanlıurfa Valiliği, kent genelinde etkili olan kar yağışı ve olumsuz hava şartları nedeniyle 30 Aralık 2025 Salı günü eğitime ara verildiğini açıkladı. Valilik, don ve buzlanma riskine dikkat çekerek özellikle ulaşım güvenliğinin ön planda tutulduğunu belirtti. Valilik açıklamasında, "Yapılan son değerlendirmelere göre, ilimiz genelinde hava sıcaklığının düşük seyretmesi nedeniyle meydana gelecek don ve buzlanma dolayısıyla özellikle ulaşımda yaşanacak olumsuzluklar ve trafik güvenliği yönünden doğacak riskler göz önüne alınarak, il genelindeki bütün eğitim kurumları ile kreş ve bakımevlerinde eğitim ve öğretime 30 Aralık 2025 Salı günü bir gün süreyle ara verilmiştir" ifadeleri kullanıldı. Kamu personeli için idari izin Ayrıca açıklamada, kamu kuruluşlarında görev yapan engelli ve kronik rahatsızlığı bulunan personel ile hamilelerin de aynı gün idari izinli sayılacağı belirtildi. Valilik, kar ve olumsuz hava şartları nedeniyle vatandaşların dikkatli olması gerektiğini bildirdi. Vatandaşlara uyarı Şanlıurfa Valiliği, özellikle sabah ve gece saatlerinde buzlanma riskine karşı sürücüleri ve vatandaşları uyardı. Valilik, olumsuz hava şartlarının devam etmesi durumunda ek önlemlerin alınabileceğini ifade etti.
BARÜ’nün çalışmalarıyla Tios Antik Kenti’nde Karadeniz Bölgesi’nin en büyük mezarlık alanı bulundu
29 Aralık 2025 Pazartesi - 22:58 BARÜ’nün çalışmalarıyla Tios Antik Kenti’nde Karadeniz Bölgesi’nin en büyük mezarlık alanı bulundu Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından Zonguldak’ta bulunan Filyos Tios Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında Karadeniz Bölgesi’nin Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait en büyük mezarlık alanı ortaya çıkarıldı. Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos Tios Antik Kenti kazılarında, Karadeniz Bölgesi’nin şimdiye kadar ortaya çıkarılan en büyük ve en kapsamlı nekropol alanı gün yüzüne çıkarıldı. BARÜ Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı ve Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şahin Yıldırım başkanlığında sürdürülen kazı çalışmalarında, kuzey nekropol alanında Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait 154 lahit mezar ve 30 oda mezar tespit edilirken binin üzerinde arkeolojik eser elde edildi. Karadeniz Bölgesi’nin en kapsamlı nekropol alanı Tios Antik Kenti’nde Antik kentin kuzey nekropolünde devam eden kazı çalışmaları sonucunda Karadeniz Bölgesi’nde bir ilki ortaya çıkardıklarını belirten Prof. Dr. Yıldırım, "Tios Antik Kenti’nin kuzeyinde ve güneyinde iki büyük nekropol alanı bulunmaktadır. Bunlardan en erken tarihlisi kuzey nekropolüdür. Bu nekropoldeki gömüler MÖ 6. yüzyıldan MS 7. yüzyıla kadar uzanan bir zaman dilimine tarihlendirilmektedir. Roma İmparatorluk Dönemi’nden kalma onlarca mezar odası ve şu ana kadar tespit edilmiş 154 lahit mezarın bulunduğu bu bölge oldukça önemlidir. Çünkü Türkiye’de nekropollere daha çok Akdeniz ve Ege’de rastlanılır. Çalışmalar sırasında mezarlarda 1.200’den fazla eser bulunmuştur. Orta Bizans Dönemi’nde de mezarlık kullanımının devam ettiği görülmüş ve bu dönemde basit kiremit mezarlar kullanılarak yapılan defin uygulamalarının yanında bazı oda mezarlar defin amaçlı kullanılmıştır. Kuzey nekropolü, bu özellikleri ile Karadeniz Bölgesi’nin en kapsamlı nekropol alanı olarak gösterilmektedir." diye konuştu. Tios’un Roma ve Bizans dönemlerinde bölgenin önemli bir liman ve ticaret merkezi olduğunu ortaya koyan çalışmalarda ayrıca deniz altında yapılan çalışmalarda 14 batık gemi kalıntısı bulundu ve bunların çoğu Roma İmparatorluk Dönemi’ne tarihlendirildi. "Karadeniz Bölgesi’nin tarihsel ve kültürel birikimini arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkarıyoruz" BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, elde edilen bulguların Karadeniz Bölgesi’nin tarihsel ve kültürel birikimine ışık tuttuğunu belirterek "Bartın Üniversitesi olarak Tios Antik Kenti’nde yürüttüğümüz kazılarda Karadeniz Bölgesi’nde ilk kez bu ölçekte ve korunmuşluk düzeyi yüksek bir nekropol alanı ortaya çıkarılmıştır. Bu bulgular, Karadeniz’in tarihsel ve kültürel birikimini anlamamız açısından büyük önem taşımaktadır. Bölgemizde bulunan kültürel mirasın turizme kazandırılmasının farkındalığıyla hem Amastris Antik Kenti’nde hem de Tios Antik Kenti’nde bölge tarihini gün yüzüne çıkaran arkeolojik çalışmalar yürütüyoruz. Bu vesileyle kazı başkanı Prof. Dr. Şahin Yıldırım başta olmak üzere kazı ekibini tebrik ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum" dedi.