EĞİTİM - 29 Aralık 2025 Pazartesi 22:58

BARÜ’nün çalışmalarıyla Tios Antik Kenti’nde Karadeniz Bölgesi’nin en büyük mezarlık alanı bulundu

A
A
A
BARÜ’nün çalışmalarıyla Tios Antik Kenti’nde Karadeniz Bölgesi’nin en büyük mezarlık alanı bulundu

Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından Zonguldak’ta bulunan Filyos Tios Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında Karadeniz Bölgesi’nin Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait en büyük mezarlık alanı ortaya çıkarıldı.


Bartın Üniversitesi (BARÜ) tarafından Zonguldak’ın Çaycuma ilçesine bağlı Filyos Tios Antik Kenti kazılarında, Karadeniz Bölgesi’nin şimdiye kadar ortaya çıkarılan en büyük ve en kapsamlı nekropol alanı gün yüzüne çıkarıldı. BARÜ Arkeoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı ve Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şahin Yıldırım başkanlığında sürdürülen kazı çalışmalarında, kuzey nekropol alanında Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait 154 lahit mezar ve 30 oda mezar tespit edilirken binin üzerinde arkeolojik eser elde edildi.


Karadeniz Bölgesi’nin en kapsamlı nekropol alanı Tios Antik Kenti’nde


Antik kentin kuzey nekropolünde devam eden kazı çalışmaları sonucunda Karadeniz Bölgesi’nde bir ilki ortaya çıkardıklarını belirten Prof. Dr. Yıldırım, "Tios Antik Kenti’nin kuzeyinde ve güneyinde iki büyük nekropol alanı bulunmaktadır. Bunlardan en erken tarihlisi kuzey nekropolüdür. Bu nekropoldeki gömüler MÖ 6. yüzyıldan MS 7. yüzyıla kadar uzanan bir zaman dilimine tarihlendirilmektedir. Roma İmparatorluk Dönemi’nden kalma onlarca mezar odası ve şu ana kadar tespit edilmiş 154 lahit mezarın bulunduğu bu bölge oldukça önemlidir. Çünkü Türkiye’de nekropollere daha çok Akdeniz ve Ege’de rastlanılır. Çalışmalar sırasında mezarlarda 1.200’den fazla eser bulunmuştur. Orta Bizans Dönemi’nde de mezarlık kullanımının devam ettiği görülmüş ve bu dönemde basit kiremit mezarlar kullanılarak yapılan defin uygulamalarının yanında bazı oda mezarlar defin amaçlı kullanılmıştır. Kuzey nekropolü, bu özellikleri ile Karadeniz Bölgesi’nin en kapsamlı nekropol alanı olarak gösterilmektedir." diye konuştu.


Tios’un Roma ve Bizans dönemlerinde bölgenin önemli bir liman ve ticaret merkezi olduğunu ortaya koyan çalışmalarda ayrıca deniz altında yapılan çalışmalarda 14 batık gemi kalıntısı bulundu ve bunların çoğu Roma İmparatorluk Dönemi’ne tarihlendirildi.


"Karadeniz Bölgesi’nin tarihsel ve kültürel birikimini arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkarıyoruz"


BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, elde edilen bulguların Karadeniz Bölgesi’nin tarihsel ve kültürel birikimine ışık tuttuğunu belirterek "Bartın Üniversitesi olarak Tios Antik Kenti’nde yürüttüğümüz kazılarda Karadeniz Bölgesi’nde ilk kez bu ölçekte ve korunmuşluk düzeyi yüksek bir nekropol alanı ortaya çıkarılmıştır. Bu bulgular, Karadeniz’in tarihsel ve kültürel birikimini anlamamız açısından büyük önem taşımaktadır. Bölgemizde bulunan kültürel mirasın turizme kazandırılmasının farkındalığıyla hem Amastris Antik Kenti’nde hem de Tios Antik Kenti’nde bölge tarihini gün yüzüne çıkaran arkeolojik çalışmalar yürütüyoruz. Bu vesileyle kazı başkanı Prof. Dr. Şahin Yıldırım başta olmak üzere kazı ekibini tebrik ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum" dedi.




BARÜ’nün çalışmalarıyla Tios Antik Kenti’nde Karadeniz Bölgesi’nin en büyük mezarlık alanı bulundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Toprağa düşen umut: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e ağaç bayramları Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi tarafından "21–26 Mart Orman Haftası Etkinlikleri" kapsamında düzenlenen "Toprağa Düşen Umut: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Ağaç Bayramları" başlıklı panel, Orman Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Panele; Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahim Aydın, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Yılmaz Türk ve Doç. Dr. Halil İbrahim Şahin’in yanı sıra Ormancılık Enstitüsü Müdürü Dr. Mehmet Özdemir, İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü Bilgi Sistemleri Şube Müdürü Dr. Erhan Kılıç, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Abdurrahim Aydın, ormanların korunması ve yeni orman alanlarının oluşturulmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, bu bilincin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı. Ormancılık tarihi ve ağaç bayramları gibi akademik alanda sınırlı çalışılan konulara katkı sunan Dr. Erhan Kılıç’ın bilgi ve deneyimlerini paylaşacak olmasının kıymetli olduğunu ifade ederek kendisine teşekkür etti. Panelde konuşmacı olarak yer alan Dr. Erhan Kılıç, Dünya Ormancılık Günü, Orman Haftası ve Milli Ağaçlandırma Günü’nün tarihi gelişimi ile Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde gerçekleştirilen ağaç bayramları hakkında kapsamlı bilgiler aktardı. Osmanlı döneminde ormanlara değer verilmediği yönündeki yaygın kanaatin doğru olmadığını belirten Dr. Kılıç, Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren ormanların stratejik bir kaynak olarak değerlendirildiğini, özellikle sahil kesimlerindeki ormanların askeri ihtiyaçlar doğrultusunda korunduğunu, diğer alanların ise halkın kullanımına sunulduğunu ifade etti. Ormancılık teşkilatlanmasının tarihi gelişimine de değinen Dr. Kılıç, 1840 yılında ilk orman müdürlüğünün kurulduğunu, 1858 yılında ise ilk orman mektebinin açıldığını aktardı. Balkanlar ve Kafkaslar’dan gelen göçlerle birlikte artan nüfusun orman alanları üzerindeki baskıyı artırdığını ifade eden Dr. Kılıç, tarım ve hayvancılık faaliyetleri ile yangınların da etkisiyle ağaçlandırma ihtiyacının doğduğunu belirtti. Bu süreçte ağaçlandırma faaliyetlerinin teşvik edilmesi amacıyla ilk ağaç bayramlarının düzenlendiğini ifade eden Dr. Erhan Kılıç, Erzurum Valiliği öncülüğünde gerçekleştirilen etkinliklerin bu alandaki ilk örnekler arasında yer aldığını dile getirdi. Cumhuriyet döneminde ise Kazım Karabekir Paşa’nın öncülüğünde Erzurum, Kars ve Ardahan’da ağaç bayramlarının düzenlenerek fidan dikim çalışmalarının yaygınlaştırıldığını belirten Dr. Erhan Kılıç, 1923 yılında İstanbul’da üç gün süren ağaç bayramı etkinliklerinin gerçekleştirildiğini ve 1937 yılında çıkarılan Orman Kanunu ile bu uygulamaların yasal bir zemine kavuştuğunu ifade etti. Panel; katılımcıların sorularının yanıtlanması ve teşekkür belgesi takdimi ile sona erdi.
Bursa Başkan Şadi Özdemir’den mesai öncesi metro sürprizi Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, güne BursaRay’da vatandaşlarla yolculuk yaparak başladı. Sabahın erken saatlerinde öğrenciler ve işe gidenlerle sohbet eden Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer Belediyesi’nin gençlere ve kadınlara yönelik hayata geçirdiği destek projelerini anlattı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Küçük Sanayi istasyonundan BursaRay’a binerek Uludağ Üniversitesi istasyonuna kadar yolculuk yaptı. Sabahın erken saatlerinde işe, okula ve hastaneye giden vatandaşlarla birlikte yolculuk yapan Başkan Şadi Özdemir, günün ilk saatlerinde Nilüfer’in nabzını tuttu. Yolculuk sırasında özellikle gençlerle yakından ilgilenen Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi durağında inerek bölgede hizmet veren esnafıyla da selamlaştı ve hayırlı işler diledi. Başkan Şadi Özdemir, Uludağ Üniversitesi istasyonunda karşılaştığı vatandaşlardan Mehtap Asdemir’in ricasını kırmayarak, kanser tedavisi gören babası Selahattin Yahşi ile telefonda görüştü. Selahattin Yahşi’ye geçmiş olsun dileklerini ileten ve acil şifalar dileyen Başkan Şadi Özdemir, kendisinin de kanser hastalığı atlattığını hatırlatarak, Yahşi’ye moralini yüksek tutması tavsiyesinde bulundu. "Gençleri önemsiyoruz" Üniversite durağından tekrar BursaRay’a binerek Nilüfer istasyonuna doğru yola çıkan Başkan Şadi Özdemir, yol boyunca vatandaşlarla sohbet etti. Gençlere, Nilüfer Belediyesi’nin eğitime verdiği desteklerden bahseden Başkan Şadi Özdemir, "Eğitim hayatınızda yanınızda olmak bizim için çok değerli. Şu an Nilüfer’de ikamet eden 2 bin üniversiteli gencimize Burulaş abonman kartı desteği sağlıyoruz. Ayrıca sabahın erken saatlerinde derse yetişmeye çalışan gençlerimiz için BursaRay Uludağ Üniversitesi istasyonunda hem de Görükle’deki KYK yurdu önünde ücretsiz çorba ikramımız devam ediyor" dedi. Anne taksi ve yeni kreşler yolda Vatandaşlarla yaptığı görüşmelerde kadınlara yönelik projelere de değinen Başkan Şadi Özdemir, çalışan annelerin en büyük ihtiyaçlarından biri olan kreş ve gündüz bakımevlerinin sayısını artırmak için çalıştıklarını belirtti. Yakın zamanda faaliyete geçen "Anne Taksi" uygulamasına da dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, "Anne adaylarımızın ve bebekli annelerin hayatını kolaylaştırmak istedik. Hamile kadınları ve 0-1 yaş aralığında bebeği olan annelerimizi, devlet hastanelerindeki randevularına ‘Anne Taksi’ ile tamamen ücretsiz ve güvenli bir şekilde ulaştırıyoruz" diye konuştu. "Nilüfer’de yaşamak ayrıcalıktır" Renkli ve samimi anların yaşandığı yolculukta vatandaşlara Nilüfer’de yaşamaktan mutlu olup olmadıklarını soran Başkan Şadi Özdemir, kentin sahip olduğu yaşam kültürüne vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, "Nilüfer’de yaşamak gerçekten bir ayrıcalık. Bizler de bu ayrıcalığı sizlere her alanda hissettirmek, dayanışmayı büyütmek ve hayatınızı kolaylaştırmak için sokakta, sizlerle birlikte olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.