SAĞLIK - 01 Temmuz 2025 Salı 10:57

Lazer göz cerrahisinin yeni trendi ‘Smile Pro’ yöntemi Denizlililerin hizmetine girdi

A
A
A
Lazer göz cerrahisinin yeni trendi ‘Smile Pro’ yöntemi Denizlililerin hizmetine girdi

Göz sağlığı alanında son yıllarda büyük bir yenilik olarak öne çıkan Smile Pro Lazer yöntemi, Denizli’de Prof. Dr. Cem Yıldırım ve Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Şefik Can İpek tarafından başarıyla uygulanmaya başladı. Klasik yöntemlere alternatif olan hızlı ve konforlu yeni tedaviyle, binlerce hasta, gözlük ve kontakt lens kullanımına veda ediyor.



Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Cem Yıldırım, göz sağlığında yaşanan teknolojik gelişmelerin başında Smile Pro yönteminin geldiğini söyledi. Prof. Dr. Cem Yıldırım, klasik lazer tedavilerine kıyasla daha az invaziv bir yöntem olan Smile Pro yönteminin hem iyileşme sürecini hızlandırdığını hem de hasta konforunu artırdığını belirterek; "Bu yöntem, hastaların günlük yaşamlarına çok daha kısa sürede dönmesini sağlıyor. Aynı zamanda ameliyat sonrası yaşanan rahatsızlıklar da minimum düzeyde kalıyor" dedi.



Smile Pro yönteminin, femtosaniye lazer teknolojisinin kullanıldığı, minimal invaziv bir lazer göz cerrahisi yöntemi olduğunu belirten Prof. Dr. Cem Yıldırım, bu yöntemin uygulama süreci hakkında şu bilgileri verdi:


"Gözde yalnızca 2 ila 3 milimetrelik küçük bir kesi açılarak, korneanın içerisinden ince bir doku tabakası, yani lentikül çıkarılır. Böylece gözdeki kırma kusurları düzeltilmiş olur. Smile Pro yönteminde diğer lazer tedavilerinden farklı olarak, geniş bir kornea kesisi oluşturulmadığı için kornea dokusuna daha az müdahale edilir, dolayısıyla daha az doku müdahalesiyle sonuç verir"



Hızlı ve Konforlu Bir Süreç


Prof. Dr. Cem Yıldırım, işlemin gelişmiş lazer sistemleri sayesinde yalnızca saniyeler içinde tamamlandığını vurgulayarak, "Bu hız, hastaların işlem sırasında daha az stres yaşamalarını sağlıyor. Ayrıca, kornea sinirleri daha az etkilendiği için ameliyat sonrası kuru göz gibi şikâyetler oldukça nadir görülüyor. Uygun göz yapısına sahip hastalar, genellikle birkaç gün içinde görme netliğine kavuşup günlük aktivitelerine dönebiliyor" diye konuştu.



Daha Net Bir Gelecek İçin İleri Teknoloji


Görme bozukluklarının tedavisinde hem konforu hem de güvenliği bir araya getiren Smile Pro yönteminin geleceğin lazer teknolojisi olarak değerlendirildiğini kaydeden Prof. Dr. Cem Yıldırım, "Bu yöntem sayesinde binlerce hasta, gözlük ve kontakt lens kullanımına veda ediyor. Smile Pro, görme kalitesini artırmak isteyenler için modern ve etkili bir çözüm sunuyor" şeklinde konuştu.



Kimler Smile Pro için uygun?


Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şefik Can İpek ise klasik lazer tedavilerine kıyasla daha az invaziv olan Smile Pro yönteminin miyop, hipermetrop ve astigmat tedavisinde daha hızlı ve daha konforlu bir iyileşme süreci sunduğunu belirtti. Smile Pro yönteminin her göz yapısına uygun olmadığını hatırlatan Dr. Şefik Can İpek, bu cerrahinin genellikle 18 yaşını geçmiş, göz numarası en az bir yıldır sabit olan ve kornea kalınlığı yeterli düzeyde olan bireyler için önerildiğine dikkat çekerek, "Yöntem, miyop, hipermetrop ve astigmat tedavisinde oldukça başarılı sonuçlar sunuyor. Ancak her birey bu yöntem için uygun olmayabilir; bu nedenle detaylı bir göz muayenesi şarttır" ifadelerini kullandı.



Lazer göz cerrahisinin yeni trendi ‘Smile Pro’ yöntemi Denizlililerin hizmetine girdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya SGK Kütahya İl Müdürü İsmail Sayar’dan kayıt dışı istihdam uyarısı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kütahya İl Müdürü İsmail Sayar, kayıt dışı istihdamın hem çalışanlar hem işverenler hem de ülke ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, işverenlere yasal yükümlülüklere uyma çağrısında bulundu. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan İl Müdürü İsmail Sayar, kayıt dışı istihdamın; çalışanların SGK’ya hiç bildirilmemesi ya da çalışma günleri ile ücretlerinin eksik bildirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Sigortasız işçi çalıştırmanın yanı sıra eksik gün veya düşük ücret bildiriminin de kayıt dışı istihdam kapsamında değerlendirildiğini vurgulayan Sayar, sigortalı çalışmanın anayasal bir hak olduğu kadar hem çalışan hem işveren açısından yasal bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. İşverenlerin sigortasız işçi çalıştırma hakkının bulunmadığını belirten İsmail Sayar, çalışanların kendi rızalarıyla dahi sigortasız çalışmayı talep etmelerinin hukuken mümkün olmadığını söyledi. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanlar ile sosyal yardım yararlanıcılarının hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya yöneldiğinin tespit edildiğini kaydeden İsmail Sayar, işverenlerin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi gerektiğini ifade etti. Kayıt dışı çalışan kişilerin emeklilik hakkından mahrum kaldığını belirten İsmail Sayar, iş göremezlik durumunda malullük aylığı alamadıklarını, vefat halinde ise geride kalan aile bireylerinin ölüm aylığı güvencesinden yararlanamadığını söyledi. Ayrıca işsizlik sigortasından faydalanamayan çalışanların sağlık hizmetlerine erişimde de sorun yaşayabildiğini dile getirdi. "Sigortasız çalışanlar yasal koruma mekanizmalarından uzak" İş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda da kayıt dışı istihdamın büyük risk taşıdığına dikkat çeken İsmail Sayar, sigortasız çalışanların yasal koruma mekanizmalarından uzak kaldığını belirtti. Bunun yanında kayıt dışı çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili ve analık izni gibi temel işçilik haklarından da mahrum bırakıldığını ifade etti. SGK’nın temel yaklaşımının cezalandırma değil rehberlik olduğunu vurgulayan İsmail Sayar, işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli büyümesini desteklemeyi amaçladıklarını kaydetti. Ancak kayıt dışı istihdamın kısa vadeli kazanç gibi görünse de işletmeleri ağır mali ve hukuki yaptırımlarla karşı karşıya bırakabileceğini belirten Sayar, tespit halinde yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve iş kazalarında ciddi hukuki sorumlulukların gündeme geldiğini söyledi. Kayıt dışı istihdamın ülke ekonomisine verdiği zararlar hakkında da değerlendirmelerde bulunan İsmail Sayar, bu durumun haksız rekabete neden olduğunu, piyasa dengesini bozduğunu, vergi ve prim kayıplarına yol açtığını ifade etti. Sosyal güvenlik sisteminin zarar gördüğünü, gelir dağılımında adaletsizlik oluştuğunu ve ekonomik verilerin güvenilirliğinin zedelendiğini belirtti. İsmail Sayar açıklamasının sonunda, kayıtlı istihdamın yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda ülkenin geleceğine yapılan önemli bir yatırım olduğunu belirterek, Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etti.
Kütahya Kütahya’da "Senin Gözünden İyilik" temalı fotoğraf yarışması düzenlendi Kütahya Akşemsettin Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından, lise öğrencileri ve öğretmenlerin katılımına açık "Senin Gözünden İyilik" temalı il geneli fotoğraf yarışması düzenlendi. Üç aylar ve Ramazan ayının manevi atmosferine uygun olarak hazırlanan yarışmanın, iyilik kavramına dikkat çekmeyi ve toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçladığı belirtildi. Kütahya Akşemsettin Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Vehbi Keler yaptığı açıklamada, yarışmanın temelinde Peygamber Efendimizin (SAV), "Allah’tan korktuğun yerde O’na karşı gelmekten sakın. Kötülüğün ardından bir iyilik yap ki onu silsin. İnsanlara güzel ahlakla muamele et" hadis-i şerifinin yer aldığını ifade etti. "Milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlere sahip çıkan bireyler yetiştirmeliyiz" Müdür Vehbi Keler, yarışmanın yalnızca iyilik yapan bireyleri değil, aynı zamanda iyiliği fark eden, anlamlandıran ve gösterişten uzak şekilde görünür kılabilen bireylerin yetişmesine katkı sunmayı hedeflediğini belirtti. Bu kapsamda Kütahya genelindeki resmi ve özel liselerde öğrenim gören öğrenciler ile öğretmenlerin yarışmaya davet edildiğini söyledi. Yarışmanın amacı hakkında da bilgi veren Vehbi Keler, Türk Milli Eğitiminin Temel Amaçları ve Genel İlkeleri doğrultusunda milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlere sahip çıkan bireylerin yetişmesine katkı sağlamayı hedeflediklerini kaydetti. Keler, öğrencilerin ailesini, vatanını ve milletini seven, insan haklarına saygılı ve sorumluluk bilinci gelişmiş bireyler olarak yetişmelerine destek olmayı amaçladıklarını ifade etti. Yarışma ile öğrencilerde günlük yaşam içerisindeki küçük ama anlamlı iyilikleri fark etme, empati ve merhamet duygularını geliştirme, fotoğraf aracılığıyla duygu ve hikâye anlatabilme becerisi kazanma ile toplumsal sorumluluk ve gönüllülük bilincini artırmanın hedeflendiği belirtildi. Ayrıca iyiliğin gösterişten uzak bir anlayışla yaşanması ve estetik bir dille ifade edilmesi konusunda farkındalık oluşturulmasının amaçlandığı vurgulandı. "İyiliğin şekillenmesine katkı sağlayacak" Öğretmenler açısından ise yarışmanın, rol model olma etkisini güçlendirmesi, okul ikliminin iyilik ekseninde şekillenmesine katkı sunması ve değerler eğitimini desteklemesi bakımından önemli olduğu ifade edildi. Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği kapsamında düzenlenen yarışmanın şartname, başvuru süreci, ödüller ve yarışma takvimine ilişkin esasları kapsadığı bildirildi. Yarışmanın seçici kurulunda ise Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi El Sanatları Tasarımı ve Üretimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haldun Şekerci, Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Ahmet İren, fotoğraf sanatçısı Ahmet Haşimoğlu, gazeteci Hüseyin Efe ve Görsel Sanatlar Öğretmeni Havva Çelik’in yer aldığı açıklandı. Yarışmanın sonuçları ve sergi tarihinin önümüzdeki günlerde açıklanacağı belirtildi.