EKONOMİ - 28 Mart 2026 Cumartesi 10:36

Denizli Büyükşehirden üreticiye "Bereketli" destek

A
A
A
Denizli Büyükşehirden üreticiye "Bereketli" destek

Denizli Büyükşehir Belediyesi, yerel ekonomiyi canlandırmak amacıyla başlattığı "Bereketli Sürüler Projesi" kapsamında 572 üreticiye toplam bin 182 damızlık koyun ve koç desteği sağladı. Üretimi şehrin kurtuluş reçetesi olarak tanımlayan Başkan Çavuşoğlu, "Biz bu şehre aşığız. Bu şehirde üretenin yolu açık, başı dik olacak. Bu şehirde üreten kazanacak" dedi.



Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından yerel ekonomiyi güçlendirmek ve küçükbaş hayvancılığı desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Bereketli Sürüler Projesi" kapsamında, damızlık koyun ve koç desteği dağıtımı düzenlenen törenle gerçekleştirildi. Denizli Ticaret Borsası Canlı Hayvan Pazarı’nda yapılan törene, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, CHP İl Başkanı Ali Osman Horzum, ilçe belediye başkanları, Büyükşehir bürokratları, ulusal ve yerel basın kuruluşlarının temsilcileri, Denizli’nin dört bir yanından gelen üreticiler ve davetliler katıldı.



"Halkın parasını üreticinin alın terine harcıyoruz"


Üreticinin alın terini baş tacı yapma sözüyle yola çıktıklarını belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, sosyal belediyecilik anlayışıyla şehrin kaynaklarını doğrudan halka aktardıklarını vurgulayarak, "Biz yola çıkarken bir söz verdik; eli nasırlı, alnı açık, tohumu toprakla buluşturan üreticimizi bu şehrin efendisi yapacağız dedik. Bugün burada hiçbir siyasi ayrım gözetmeksizin, tamamen şeffaf bir şekilde yapılan kuralarla gerçek ihtiyaç sahiplerine küçükbaş hayvan desteği sağlıyoruz. Birileri geçmişte belediyenin imkanlarını şahsi işlerinde kullanmış, halkın parasını kendi konforuna harcamış olabilir. Ancak bizim dönemimizde Denizli’nin tek kuruşu dahi boşa gitmeyecek. Bizim tek bir derdimiz var; o da üretenin yüzünü güldürmek, yastığa başımızı koyduğumuzda harama bulaşmamış olmanın huzuruyla uyumaktır" ifadelerini kullandı.



Başkan Çavuşoğlu, "Üreticinin yanında saf tutuyoruz"


Hayvancılığın zahmetli ama bereketli bir yolculuk olduğunu ifade eden Başkan Çavuşoğlu, desteklerin artarak devam edeceğini belirterek konuşmasını şu sözlerle tamamladı:


"Siyasi fikri ne olursa olsun, bu şehirde üretmek isteyen herkesi baş tacı yapmaya söz verdik ve bugün bu sözü tutmanın gururunu yaşıyoruz. ’Kendi adamlarına verirler’ diyenlere inat; müracaat eden her bir hemşehrimizin huzurunda, kuraları bizzat kendi ellerinizle çektirerek adaleti sağladık. Bizim terazimizde siyasi görüş değil, nasırlı ellerin emeği var. Bugüne kadar kimseye nasip olmamış mazot, gübre ve hayvan desteklerini hayata geçirirken tek bir kriterimiz oldu. O da bu topraklar için dökülen alın teridir. Sizler güneşin altında, yağmurda çamurda çalışırken biz de sizin yanınızda saf tutmaya devam edeceğiz. Bu şehirde kadınlarımızın bereketi, üreticimizin azmi olduğu sürece aşamayacağımız engel yok. Hayvanlarınız bereketli, kazancınız bol olsun; biz her daim yanınızdayız."



Denizli’de üretimin çarkları kadınların eliyle büyüyor


Yerli ırkların yaygınlaştırılmasını ve sürülerde genetik ıslahla verimliliğin artırılmasını amaçlayan proje, törenin ardından üreticilerin hayvanlarını teslim almasıyla fiilen üretim sürecine dahil oldu. Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu ve beraberindeki protokol üyeleri, üreticilere koyun-koç dağıtımını birlikte gerçekleştirdi. Projenin en dikkat çeken isimlerinden biri de üniversite mezunu olan Baklanlı genç üretici Elif Hayta oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı bu imkânla hayvancılığa ilk adımını atan Hayta, gençlerin üretimde yer almasının önemine vurgu yaptı. İlk kez üreticiliğe başlayacak olmanın heyecanını yaşayan Elif Hayta, Başkan Çavuşoğlu’na bu önemli destek için teşekkür etti.



572 üreticiye 1182 adet koyun-koç desteği


Proje kapsamında, hayvancılığa yeni adım atan 305 kadın üreticiye toplam 610 dişi koyun ve 305 damızlık koç teslim edildi. Kadın emeğini hayvancılıkta profesyonelleştirmeyi hedefleyen bu adımın yanı sıra, mevcut sürüsünü güçlendirmek isteyen 267 üreticiye de verimi yüksek birer damızlık koç dağıtımı gerçekleştirildi. Böylelikle kentin hayvancılık potansiyeline doğrudan can suyu verildi. Şap hastalığı nedeniyle karantina süreci devam eden Tavas ve Kale ilçesindeki 4’ü kadın olmak üzere toplam 10 üreticiye ise karantina süresi tamamlandıktan sonra koyun-koç desteği ulaştırılacak. Denizli Büyükşehir Belediyesi, bu projeyle sadece hayvan desteği sağlamakla kalmayıp, kırsal bölgelerdeki gelir kaynaklarını çeşitlendirerek sürdürülebilir bir tarım modelinin temellerini de sağlamlaştırdı.



Denizli Büyükşehirden üreticiye "Bereketli" destek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Akbank, işletmelerin sürdürülebilir iklimlendirme yatırımlarını hızlandıracak programı devreye aldı Akbank, işletmelerin enerji verimli ve düşük karbonlu iklimlendirme teknolojilerine geçişini hızlandırmak amacıyla ‘Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı’nı hayata geçirdi. Banka, Cool-Up Programı’nın Türkiye’deki finansal partneri olarak geliştirdiği bu modelle sürdürülebilir finansman, teknik danışmanlık ve teknoloji iş birliklerini tek çatı altında bir araya getiriyor. Akbank, sürdürülebilir dönüşümü destekleyen yeni finansman programını Sabancı Center’da düzenlenen ve ilgili alanda önde gelen kuruluşların temsilcilerinin yer aldığı lansman etkinliğinde duyurdu. Banka, Akbank Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı ile işletmelerin enerji verimli ve düşük emisyonlu iklimlendirme teknolojilerine geçiş yatırımlarını güçlendirecek. Akbank’ın Cool-Up Programı iş birliği ile geliştirdiği Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı sayesinde işletmeler; avantajlı finansman çözümleri, teknik danışmanlık, teknoloji üreticileri ile iş birlikleri ve eğitim çalışmalarını içeren entegre bir ekosistemden yararlanabilecek. Sürdürülebilir iklimlendirme yatırımları için bütüncül finansman ve iş birliği modeli Küresel ölçekte artan sıcaklıklar ve kentleşme, soğutma talebini hızla artırırken enerji tüketimi ve emisyonlar üzerinde de önemli bir baskı oluşturuyor. Türkiye’de binalar toplam elektrik tüketiminin yüzde 30’dan fazlasını oluşturuyor, bunun önemli bir kısmı ise ısıtma ve soğutma sistemlerinden kaynaklanıyor. Bu nedenle sürdürülebilir ve enerji verimli teknolojilere geçiş, iklim değişikliği ile mücadelede kritik bir rol oynuyor. Bu alanda çözüm üretmek üzere Türkiye’deki uygulamaları Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye’nin koordinasyonunda yürütülen Cool-Up Programı; doğal soğutucu akışkanların kullanımını artırmayı, enerji verimli sistemlerin yaygınlaşmasını desteklemeyi ve sürdürülebilir soğutma alanında kurumsal kapasite geliştirmeyi amaçlıyor. Programın ilk finansal partneri Akbank tarafından geliştirilen finansman modeli; gıda ve soğuk zincir, turizm, ticari binalar, sanayi, lojistik ve depolama gibi soğutma ihtiyacının yoğun olduğu sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin dönüşüm yatırımlarını hızlandıracak. Program kapsamında işletmeler Akbank’ın sürdürülebilir finansman ürünleri, uluslararası finansman kaynakları ve teknoloji üreticileriyle kurulan iş birlikleri aracılığıyla kapsamlı bir destekten yararlanacak. Ayrıca teknoloji üreticileri ve çözüm ortaklarıyla iş birlikleri kurularak işletmelerin doğru teknolojilere erişimi kolaylaştırılacak. Bu yaklaşım sayesinde işletmeler teknik bilgi ve uygulama örneklerine de kendilerine özel avantajlarla erişebilecek. İşletmeler dönüşüm yolculuğunda güçlü bir iş birliği ağı ile destekleniyor Akbank Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Özlem Atik, programa ilişkin yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu: "Akbank olarak sürdürülebilir finansmanı iş modelimizin merkezinde konumlandırıyoruz. 2030 yılına kadar 800 milyar TL sürdürülebilir finansman sağlama hedefiyle ilerlerken, aynı zamanda müşterilerimizin düşük karbonlu ekonomiye geçişini destekleyecek somut çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı ile işletmelere finansman, teknik danışmanlık, teknoloji iş birlikleri ve bilgi paylaşımını bir araya getiren bütüncül bir yapı sunuyoruz. Böylece işletmelerin enerji verimli ve düşük emisyonlu iklimlendirme sistemlerine geçişini hızlandırmayı amaçlıyoruz. Bilimsel veriler, iklim değişikliği ile mücadelede enerji verimliliği ve soğutma sistemlerinin dönüşümünün en yüksek etki oluşturabilecek alanlardan biri olduğunu gösteriyor. Bugün alınan yatırım kararları yalnızca maliyetleri değil, aynı zamanda emisyonları ve gelecekteki rekabet gücünü de belirliyor. Akbank olarak, bu süreçte finansmanın yönlendirici bir güç olduğu inancıyla, dönüşüme öncülük etmeye devam edeceğiz." Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Ülke Ofisi Mukim Temsilci Yardımcısı Miodrag Dragisic, "Sürdürülebilir soğutma alanında finansman temelli çözümlerin yaygınlaştırılması, Türkiye’nin iklim hedeflerine ulaşmasında somut ve ölçeklenebilir etki oluşturacaktır" diyerek, programın Türkiye’nin net sıfır iklim hedefleri doğrultusunda soğutma ve iklimlendirme sektöründe yeşil dönüşümü hızlandıracak öncü bir girişim olduğunu belirtti. Artan soğutma talebi ve sektörün büyüyen çevresel etkisi karşısında, sürdürülebilir soğutma çözümlerinin emisyonların azaltılmasında kritik rol oynadığını vurgulayan Dragisic, finansman mekanizmalarının sürdürülebilir teknolojilerin yaygınlaştırılmasındaki öneminin altını çizdi. İklim Değişikliği Başkanlığı Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer, "Düşük karbonlu teknolojilere erişimi kolaylaştıran finansman mekanizmaları, sürdürülebilir soğutma dönüşümünün hızını ve ölçeğini belirleyen en temel unsurlardan biridir" sözleriyle sürdürülebilir soğutma teknolojilerine geçişin hem iklim değişikliği ile mücadele hem de ekonomik dönüşüm açısından kritik olduğunu ifade etti ve finans sektörünün bu süreçte belirleyici bir rol üstlendiğine dikkat çekti. Ecer, söz konusu programın sektör dönüşümünü destekleyen önemli bir adım olduğunu ve benzer finansman mekanizmalarının yaygınlaşmasına katkı sağlayacağını belirtti. Frankfurt School of Finance and Management Bölge Direktörü Mert Dedebaş ise "Sürdürülebilir iklimlendirme yatırımları; anlık enerji tasarrufu sağlamasının yanı sıra kurumsal düzeyde uzun vadeli iklim ve regülasyon risklerini minimize eden oldukça rasyonel ve güçlü bir yatırım tezine dayanmaktadır" şeklinde konuştu. COP31 öncesi önemli bir adım Sürdürülebilir soğutma teknolojileri küresel iklim gündeminde giderek daha önemli bir yer ediniyor. Türkiye’de 2026 yılında Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi kapsamında da sürdürülebilir soğutma önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Akbank, geliştirdiği finansman modeliyle hem işletmelerin dönüşüm yatırımlarını hızlandırmayı hem de Türkiye’de sürdürülebilir soğutma alanında örnek uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
Bolu Bolu Tarım ve Orman İl Müdürü Zekariya Ar: "Bolu İli Türkiye’de arıcılık sektörü için çok kıymetli" Bolu Tarım ve Orman İl Müdürü Zekeriya Ar, 29. Arıcılık Konferansı’nda yaptığı konuşmada, Bolu’nun arıcılıkta Türkiye için önemli bir konumda olduğunu vurguladı. Bolu’da düzenlenen 29. Arıcılık Konferansı, Bolu Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Programa Balıkesir Üniversitesi’nden katılan Doç. Dr. Ayşe Ebru Borum arıcılıkta hijyen ve Varroa ile mücadele konusunu ele alırken, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden katılan Şaban Keskin ise arıcılıkta verimlilik ve parazit mücadelesine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Programa Bolu Tarım ve Orman İl Müdürü Zekeriya Ar, Bolu Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İsmail Ünalan, müdürlük personeli ile arı yetiştiricileri katıldı. "Arıcılık sektörü bizim için çok kıymetli" Programda arıcılık sektörünün öneminden bahseden Bolu Tarım ve Orman İl Müdürü Zekeriya Ar, Arıcılık sektörü bizim için çok kıymetli. Sezon biraz kısa olabilir. Bolu ili Türkiye’de arıcılık sektörü için çok kıymetli. Bolu İli Arıcılık Birliği Türkiye’de bulunan 7 tane birlikten bir tanesi. Çok güzel çalışmalar yapılıyor. Burada başkanımızla beraber bir strateji belirledik. Arıda ne yapabiliriz, sektörde ne yapabiliriz? Ve yaptığımız işler biraz dişe dokunsun istiyoruz. Biz kovandan size arıcının paskesi verdik değil de, böyle biraz daha arıcılığın geleceğine yönelik, sektöre yönelik ve ıslaha yönelik çalışmalar yapmak istedik" ifadelerini kullandı. "Anadolu Arısı ırkıyla ıslah etmek istiyoruz" Konuşmasının devamında gelecekteki gayelerinden bahseden İl Müdürü Zekeriya Ar, "Çünkü diğer türlüsü gelip geçici oluyor. 30 yıldır ben bu makamın personeliyim gelip geçici bir şekilde yapmak istemedim. Bundan dolayı bu sene, 3. senemiz Anadolu arısı ırkıyla ile ilgili İl Özel İdaresi desteğiyle bir ıslah çalışması başlattık. Burada gayemiz şu; 3 senenin sonunda biz Bolu’daki popülasyonun çok büyük Anadolu Arısı ırkıyla ıslah etmek istiyoruz. Neden ıslah etmek istiyoruz? Hem kovan başına olan verimimizin artmasını istiyoruz, hem de yaşam gücünün daha yüksek, hayatta kalma becerisi daha yüksek ve bir Türk ırkı, bir Anadolu ırkı olan arı ile biz arıcılığımızı taçlandırmak istiyoruz" dedi.