POLİTİKA - 05 Ocak 2026 Pazartesi 17:44

Başkan Arslan Çameli esnafı ile bir araya geldi

A
A
A
Başkan Arslan Çameli esnafı ile bir araya geldi

Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, Çameli’de faaliyet gösteren esnafları ziyaret etti. Ziyaret kapsamında ilçe esnafıyla bir araya gelen Başkan Arslan, esnaflarla samimi sohbetler gerçekleştirerek talep, istek ve önerilerini dinledi.


Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan, ilçenin sosyal ve ekonomik yapısında önemli bir yere sahip olan esnaflar ile bir araya geldi. Esnaflar ile hoş sohbet eden Başkan Arslan, esnafın yaşadığı sorunları, şefkatleri ve önerileri dinledi. Gerçekleştirilen ziyaretlerin, esnaf ile belediye arasındaki birlik, beraberlik ve gönül bağını güçlendirdiği vurgulanırken, karşılıklı istişarelerin ilçenin gelişimine katkı sağlamaya devam edeceği belirtildi.



Başkan Arslan Çameli esnafı ile bir araya geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi’de Mahalle Buluşmalarıyla Hizmet Sahada Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, mahalle buluşmaları kapsamında Osmangazi’deki 8 mahallenin sakinleriyle bir araya gelerek vatandaşların talep ve önerilerini yerinde dinledi. Başkan Aydın, düzenlenen buluşmalarla ilçede hizmet kalitesini artırmayı ve ihtiyaçlara daha hızlı çözüm üretmeyi amaçladıklarını ifade etti. Vatandaşlara kaliteli hizmet sunabilmek için gece gündüz çalışan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, düzenlediği mahalle buluşlarına bir yenisini daha ekledi. Sorunlarını yerinde dinleyerek çözümler ürütmek için İvazpaşa, Mollafenari, Alaaddin, Osmangazi, Maksem, Mollagürani, Alacahırka ve Alipaşa mahallesi sakinleriyle kahvaltı programında bir araya gelen Başkan Aydın’a CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz’ün yanı sıra Osmangazi Muhtarlar Derneği Başkanı Burhan Mandacı, belediye başkan yardımcıları ile mahalle muhtarları eşlik etti. Toplantı kapsamında mahalle sakinleri yaşadıkları bölgelerde yapılmasını istedikleri çalışmaları dile getirirken, muhtarlar da öncelikli ihtiyaçları Başkan Aydın’a iletti. Gelen istek ve talepleri tek tek not aldıran Başkan Erkan Aydın, imkanlar dahilinde sorunların en kısa sürede çözüleceğinin sözünü verdi. "En Büyük Sermaye İnsandır" Mahalle buluşmalarını gerçekleştirmeye devam edeceklerini ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerine şu şekilde devam etti: "Kahvaltılı mahalle buluşmalarını önceden planlamıyoruz. Bir gün öncesinden mahalle muhtarımızı arıyor, ertesi sabah için program yapıyoruz. Müsait olan mahalle sakinlerimizi de bu buluşmalara davet ediyoruz. Şu ana kadar 40’ın üzerinde mahalle buluşması gerçekleştirdik. Bazen haftada üç gün, bazen bir ya da iki gün bu programları yapıyoruz. Siyasette, muhtarlıkta, dernekçilikte ya da spor kulübü yöneticiliğinde en büyük sermaye insandır. Ne kadar çok insanla bir araya gelir, sahadan gelen görüşleri dinlerseniz o kadar doğru ve kaliteli çözümler üretirsiniz. Eleştirileri dikkate alır, eksikleri görür ve hizmeti daha iyi hale getirmek için daha fazla çaba gösterirsiniz." Müdürler, başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve mahalle temsilcileriyle birlikte sorunları çözmek için yoğun mesai harcadıklarını belirten Başkan Aydın, "Görev süresinin iki yılı dolmak üzere. Bu sürenin hızlı geçtiğini görüyoruz. Eğer siz makamdan çıkmaz, halktan kopuk olursanız, gelen talepleri duymazsanız ya da insanların sorunlarına kulak vermezseniz bu işi sürdürülebilir kılmak mümkün olmaz. Biz, demokrasinin ve yerel yönetimin temelinde insan ilişkilerinin yer aldığı bilinciyle hareket ediyoruz. Bu işin kuralı bu. Eleştiri ya da övgü ayrımı yapmadan vatandaşlarımızı yerinde dinliyor, geri bildirimleri alıyor ve çalışmalarımızı bu doğrultuda düzenliyoruz" ifadelerine yer verdi. Mahalle sakinleri ise Başkan Aydın’ın gerçekleştirdiği ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Gaziantep Yemeni ustaları tarihi dizi ve filmler sayesinde dünyaya açıldı Hollywood filmlerinin yanı sıra son yıllarda tarihi film ve dizilerin kostümü arasına el yapımı yemeni ayakkabı ve çarıklar, yemeni üreticisinin yüzünü güldürüyor. Gaziantep’te deriden üretilen el emeği göz nuru yemeni ayakkabı ve çarıklar, dünyaca ünlü filmlerin ve Türkiye’deki tarihi dizilerde kostüm olarak kullanılıyor. Anadolu’nun yöresel el dikimi deri ayakkabısı olan yemeni, üretilen yeni tasarım, model ve renklerle Avrupa ülkelerine kadar ihracat ediliyor. Asırlardır ustaların maharetli ellerinde büyük zahmetlerle hazırlanan, son yıllarda tasarlanan yeni model ve çeşitli renkleriyle dikkat çeken yemeni ayakkabılar, Gaziantep’ten tüm dünyaya yayıldı. Unutulmaya yüz tutan meslekler arasına girdiği dönemde dünyaca ünlü Hollywood filmlerinin yanı sıra tarihi Türk dizilerinde sık sık tercih edilmesiyle birlikte yeniden yaygınlaşan yemeni ayakkabılar, yurt içi ve yurt dışındaki diziler ile filmlerin kostümü arasına girmeyi başardı. Tamamen el işçiliğiyle üretilen yemeni ayakkabı modelleri hem geleneksel kültürü yaşatıyor hem de dünya sinemasının yanı sıra tarihi dizilere kostüm oluyor. Binlerce yıllık geleneksel el sanatı işçiliğinin günümüzde devam ettirildiği Gaziantep’te yemeni ustaları tarafından bin bir emek ve zahmetle ilmek ilmek üretilen yemeni ayakkabılar, tarihi dizilerin kostümü haline geldi. Gaziantep’in bu kültürel zenginliği sayesinde dünyaya açılan yemeni ustaları, Osmanlı döneminin en önemli ve vazgeçilmez ayakkabılarından olan yemeni ayakkabılar, sağlıklı ve dayanıklı olmasından dolayı özellikle tarihi film ve dizilerde tercih ediliyor. Son yıllarda televizyonlarda tarihe ışık tutan dizilerin yayınlanması, tarihi kostümlere olan ilgiyi de artırmaya başlamasıyla manda, sığır ve keçi derisinden üretilen yemeni ayakkabılarda kostümlerin en önemli ürünü oldu. Tarihi diziler sayesinde ürettiği yemeni ayakkabı ve çarıkları Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Rusya ve Finlandiya gibi ülkelere ihraç eden yemeni ustası Ahmet Pektaş, Türkiye ve dünyada yayımlanan birçok film, dizi ve reklam için yemeni ayakkabı, çarık ve çizme ürettiklerini söyledi. İlkokula gittiği yıllarda başladığı mesleğini yaklaşık 40 yıldır severek sürdürdüğünü belirten Pektaş, yemeni ayakkabıları değişik renklerde özgün modeller tasarlayarak zenginleştirdiklerini ve bu farklı çalışmalar sayesinde, yemeniyi tarihi konuları olan filmler aracılığıyla Gaziantep’ten Hollywood’a ve dünyaya taşımayı başardıklarını vurgulayarak, "2000 yılından beri kendi iş yerimi çalıştırıyorum. Hem sanat öğrenirken bir taraftan da okulumuzu ihmal etmemeye gayret ediyorduk. Ama sanat daha ağır bastı. O zamanki gelişen şartlar ister istemez sanata ağırlık verdik. İmalat yapıyoruz. Yemeni mesleği tarihi bir meslek. 600 senesi biliniyor ve daha eskisi bilinmeyen bir meslek. Sanatımız güzel, eski bir sanat. Mesleğimizi 2000 yılından sonra biraz daha canlandırdık, renklendirdik ve canlandırdık. Eskiden tek çeşit yemeni vardı. Biz çeşit yaptık. Filmlere yemeni yapıyoruz. Her rengini çalışıyoruz. Artık her kesimin giymesine hitap ettik" dedi. Dünyaca ünlü filmlerin yanı sıra tarihi yerli yapımların da kostümlerinde yer alan yemeni ayakkabıları 500 yılık Bakırcılar Çarşısı’nda üretmeye devam ettiğini belirten Pektaş, "Truva filmi ve Yabancı Damat dizisiyle film ve dizilere yemeni ayakkabı modelleri yapmaya başladık. Sonradan bütün filmlerde ve özellikle tarihi filmlerin kostüm altlarına yemeni kullanmaya başladılar. Eski bir sanat olduğu için biz daha çok tarihi diziler için çalışıyoruz. Bu sanat Osmanlı’dan gelme bir sanat olduğu için kostümleri de Osmanlı döneminden kalan mesleklerin ürünleri oluyor. Genellikle yemeni ürettiğimiz filmler, Diriliş Ertuğrul gibi tarih filmler oldu, bu serüven o diziden sonra başladı. Bazı Rus filmleri var. Menajerler aracılığıyla Rusya’daki film ve dizi yapımcılarına ürün yapıyoruz. Onlara çizmeler ve botlar yapıyoruz. Rusya’da tarihi filmlerde çizme kullanılıyor. Biz o çizmeleri yapıyoruz. Süslemelerini kendileri Rusya’da yapıyorlar" şeklinde konuştu.
Tunceli Tunceli’de soğuk kışa sıcak dokunuş: Gençler yaban hayatı için seferber oldu Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde geçler tarafından yoğun kar yağışı nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanları için doğaya yem bırakıldı. Çemişgezek Kaymakamlığı, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen çalışmada, gönüllü gençler yaban hayatına destek olmak amacıyla harekete geçti. Dağ keçileri başta olmak üzere yaban hayatı popülasyonunun yoğun olduğu bölgelerde, gençler tarafından temin edilen ekmek kurusu, buğday ve kemikler hayvanların kolaylıkla ulaşabileceği alanlara bırakıldı. Doğaya ve canlılara karşı duyarlılığın artırılmasını ve korunmasını amaçlayan etkinliğe çok sayıda genç katıldı. Yaban hayatına yem bırakma etkinliğine katılan gençlerden Didem Erisoy, "Çemişgezek’in zengin yaban hayatı hepimiz için büyük bir değer. Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğümüzün koordinasyonunda gerçekleştirdiğimiz bu çalışmayla, sadece hayvanlara yem bırakmadık; aynı zamanda doğayla uyum içinde yaşamanın önemine dikkat çekmek istedik. Amacımız, bu duyarlılığın yaygınlaşması ve herkesin doğaya karşı daha bilinçli hareket etmesi" dedi. "Doğaya sahip çıkmanın hepimizin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz" Gençlerden Zerruk Devebakan,"Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğümüzün koordinasyonunda, Çemişgezek’te yaban hayatını korumak için doğaya yem ve kemik bıraktık. Özellikle kış şartlarında yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanlarına destek olmayı amaçladık. Doğaya sahip çıkmanın hepimizin ortak sorumluluğu olduğuna inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Bıraktığımız her yem, aslında doğayla kurduğumuz bağın bir ifadesi" Yaban hayatına yem bırakmakla doğayla bir bağ kurduklarını belirten gençlerden Müjde Demir, "Doğa bize ait bir alan değil, bizim de parçası olduğumuz bir yaşam. Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğümüzün koordinasyonunda yaptığımız bu çalışmayla, yaban hayvanlarının bu topraklarda yalnız olmadığını göstermek istedik. Bıraktığımız her yem, aslında doğayla kurduğumuz bağın bir ifadesi. Amacımız, bu bilinci özellikle gençler arasında kalıcı hale getirmek" diye konuştu. "Yaban hayvanlarımıza da sahip çıkmamız gerekiyor" Çemişgezek Gençlik Merkezi Müdürü Onur Balcı ise "Bugün ilçe gençlerimizle birlikte, kış şartlarının ağır geçtiği ilçemizde doğaya yiyecek bıraktık. Bu zor şartlarda doğadaki yaban hayvanlarımıza da sahip çıkmamız gerekiyor. İlçemizde, ilimizde ve Türkiye’de yoğun kış şartları ağır geçmektedir. Halkımız olarak da yaban hayatına sahip çıkarsak mutlu oluruz" ifadelerini kullandı.
Adana Bilinci kapanan anne, oğlundan aldığı karaciğerle yaşama tutundu Adanalı Erdener Çağlıyan, nakil bekleyen annesi Nilgün Çağlıyan’a hiç düşünmeden karaciğerinin yüzde 65’ini verdi. Nakil sayesinde hayata dönen anne Nilgün, "Önce ben ona hayat verdim, sonra da o bana hayat verdi" dedi. Adana’da yaşayan 4 çocuk, 3 torun sahibi Nilgün Çağlıyan (61), kaşıntı, morarma ve halsizlik şikayetiyle Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gitti. Burada yapılan kontrollerde Çağlıyan’a karaciğer yetmezliği teşhisi konuldu. Sağlık durumu kritik olan Nilgün Çağlıyan, bir anda yoğun bakıma düştü ve bilinci kapandı. Doktorlar, acil nakil yapılmasına karar verdi. Bir yandan nakil başvurusu yapılırken diğer yandan da aile içinde örnekler alındı. Ailenin üçüncü çocuğu olan Erdener Çağlıyan’dan (41) alınan dokuların annesine uyumlu olduğu tespit edildi. Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar ve ekibi hiç zaman kaybetmeden anne ve oğlunu ameliyata aldı. Yaklaşık 14,5 saat süren ameliyat sonucunda anne, oğlundan alınan karaciğer ile yaşama yeniden tutundu. Bir süre hastanede tedavi gören anne ve oğul daha sonra birlikte taburcu oldu. "Ben ona hayat verdim, o da bana hayat verdi" Yaşadıkları süreci İhlas Haber Ajansı’na anlatan anne Nilgün Çağlıyan, bütün hastalık sürecinin birden geliştiğini belirterek, "15 gün içerisinde tetkikler yapıldı ve sonunda ben yoğun bakıma alındım. O sırada bilincim kapandı. Yoğun bakım sürecindeyken oğlum karaciğerini bana vermiş. Ben ona hayat verdim, o da bana hayat verdi. Çok şükür onun sayesinde nefes alıyorum. Her şeyi uyandıktan sonra öğrendim. Ancak ben hep evlatlarımın beni yalnız bırakmayacağını biliyordum" ifadelerini kullandı. Şu anda sağlık durumunun iyi olduğunu söyleyen Çağlıyan, doktorlara da teşekkür etti. "Cennet annelerimizin ayağı altındadır" Annesine karaciğerini veren Erdener Çağlıyan ise "Anneme en uyumlu karaciğerin benim olduğu tespit edildi. Hiç zaman kaybetmeden nakil yapılmasını istedim. Annem ile birlikte ameliyata girdik ve başarılı operasyonla yine birlikte çıktık. Cennet annelerimizin ayağı altındadır. Onların haklarını hiçbir zaman ödeyemeyiz. Biz sevdiklerimiz için ’canımızı bile veririz’ derken blöf yapmıyoruz. Yine lazım olsa yine veririm" dedi.