ASAYİŞ - 27 Nisan 2026 Pazartesi 08:12

Tartıştığı kardeşini öldürdü

A
A
A
Tartıştığı kardeşini öldürdü

Çankırı’da tartıştığı ağabeyi tarafından tabancayla vurulan kişi hayatını kaybetti. Kaçan ağabey polis ekipleri tarafından yakalandı.


Olay, dün akşam saatlerinde Yapraklı ilçesi Akyazı Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hasan H. ve ağabeyi Recep H. arasında henüz öğrenilemeyen sebeple tartışma çıktı. Kısa sürede büyüyen tartışma sırasında Recep H., yanında bulunan tabancayla Hasan H.’ye ateş etti. Kurşunun isabet ettiği Hasan H. yaralanırken, ağabeyi olay yerinden kaçtı.


112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan Hasan H., Çankırı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hasan H., yapılan tüm müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Recep H. ise kısa sürede polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.


Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Azimle başladığı halterde 12 yaşında Türkiye şampiyonluğuna ulaştı Küçük yaşta başladığı halterde azmiyle dikkat çeken Osman Oğur, Ağrı’dan Türkiye şampiyonluğuna uzanan bir başarı hikâyesi yazdı. Ağrı’da yaşayan 12 yaşındaki Osman Oğur, kısa sürede gösterdiği gelişimle Türkiye şampiyonluğuna uzanan bir başarı hikâyesine imza attı. Halter sporuna yaklaşık 2 yıl önce başlayan Oğur, disiplinli çalışması ve düzenli antrenmanlarıyla dikkat çekti. Okul hayatıyla birlikte antrenmanlarını sürdüren genç sporcu, yoğun bir hazırlık sürecinin ardından katıldığı organizasyonlarda önemli dereceler elde etti. Daha önce İzmir’de düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda ikinci olarak kürsüye çıkan Oğur, bu süreçte farklı illerde yarışma ve kamp tecrübesi kazandı. Elde ettiği başarılarla Sporcu Eğitim Merkezi’ne kabul edilen Oğur’un gelişimi desteklenirken, yaklaşık 10 aylık yoğun antrenman sürecinin ardından Ankara’da düzenlenen Kızılay Minikler ve U15 Türkiye Halter Şampiyonası’nda 37 kilo kategorisinde koparma, silkme ve toplamda üç altın madalya kazanarak Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. "Sporcularımız her geçen gün kendini geliştirerek üst seviyeye çıkma yolunda ilerliyor" Ağrı’da son yıllarda spor altyapısında yaşanan gelişimin, halter başta olmak üzere birçok branşta kendini gösterdiğini vurgulayan Spor Hizmetleri Müdürü Cemil Budak, "Ağrı’da, diğer branşlarda olduğu gibi halterde de ciddi bir katılım var. Kadın ve erkek sporcuların bu branşa ilgisi oldukça yoğun. Antrenmanlarımız düzenli şekilde devam ediyor ve şu anda yaklaşık 150 sporcumuz bulunuyor. Altyapıdan yetişen, hırslı sporcularımız her geçen gün kendini geliştirerek üst seviyeye çıkma yolunda ilerliyor. Geçmişte 90’lı yıllarda atletizm ve kayak gibi sınırlı branşlar öne çıkarken, 2000’li yıllardan itibaren Ağrı’da büyük bir gelişim yaşandı. Bugün itibarıyla 24 farklı branşta hizmet veriyoruz ve birçok alanda önemli başarılar elde ediyoruz. Bu başarılar, geçmişten bugüne emeği olan antrenörlerimizin özverisi sayesinde nesilden nesile aktarılıyor. Antrenörlerimiz okullarda taramalar yaparak yetenekli çocukları keşfediyor" dierek çalışmaların hızla devattiğine dikkat çekti. Başarılı olan iki kız öğrencilerinin sadece eğitim için buraya geldiklerini ve bu sayede halter sporuyla tanıştırdıklarına dikkat çeken Budak; " Bu iki evladımız kısa sürede büyük bir aşama kaydetti. Halterin yanı sıra futbol, basketbol, voleybol ve hentbol gibi takım sporlarında ve güreş başta olmak üzere bireysel branşlarda da kız sporcularımız önemli başarılar elde ediyor. Okul sporları, aslında bir sporcu seçme ve keşfetme alanıdır. Bu doğrultuda ANALİG ve yaz spor okulları gibi organizasyonlarla yetenekli sporcuları tespit ediyoruz’diye konuştu. "Şampiyon olduğum için çok mutlu ve gururluyum" En büyük hayalinin olimpiyatlara katılmak olduğunu söyleyen ve Türkiye birincisi olduğu için yaşadığı mutluluğu dile getiren Osman Uğur, "12 yaşındayım. 2 yıldır halter sporu yapıyorum. İbrahim hocam beni fark etti ve bu spora yönlendirdi. Antrenmanlara geldikçe kendimi mutlu hissediyorum. Okuldan sonra düzenli olarak çalışıyorum. Daha önce Türkiye ikinciliğim vardı. Bu kez şampiyon olduğum için çok mutlu ve gururluyum. En büyük hedefim olimpiyatlara katılmak ve Türk bayrağını dalgalandırmak" dedi. "Türkiye’yi olimpiyatlarda, dünya ve Avrupa şampiyonalarında en iyi şekilde temsil edecek sporcular yetişiyor" Halter sporuna erkeklerin yanı sıra kadınların da yoğun ilgi gösterdiğini belirten Halter Antrenörü İbrahim Oğur, Ağrı’nın yetenekli sporcuları bünyesinde barındırdığını vurgulayarak, "Yaklaşık iki buçuk yıl önce Ağrı’da göreve başladım ve kurduğumuz takımla şu an oldukça iyi bir seviyeye geldik. Güzel çalışmalar yapıyoruz. Yetenekli ve başarılı çocuklarımız var. Seçmelerle gerçekten potansiyelli sporcuları tespit etmeye çalışıyoruz. Gençlik ve Spor bünyesinde çalışmalarımıza aynı şekilde devam ediyoruz. Yoğun bir antrenman programımız var. Haftanın 7 günü çalışıyoruz ve sporcularımızla yakından ilgileniyoruz. Osman benim kuzenim. Aile ziyareti sırasında kendisini fark ettim. Fizik yapısı ve duruşuyla tam bir halterci potansiyeli vardı. İlk başta ailesi, "halter boy uzamasını engeller" düşüncesiyle sıcak bakmadı. Ancak bu doğru bilinen bir yanlıştı. Ailesini bilgilendirdik ve ikna ettik. Şu an hem ailesi hem de biz Osman’ın arkasındayız. Çocuklarımızda büyük bir istek var. Hepsi bir yerlere gelmek istiyor. Biz de onlara vatan, millet ve bayrak sevgisiyle çalışmayı öğretiyoruz. İnanıyorum ki bu çocukların arasından geleceğin milli sporcuları, antrenörleri ve hatta yöneticileri çıkacak. Türkiye’yi olimpiyatlarda, dünya ve Avrupa şampiyonalarında en iyi şekilde temsil edecek sporcular yetişiyor" şeklinde konuştu.
Hatay Sesle panik ve korku yaşayan vatandaşın aracına yorgun mermi isabet etti Hatay’da evin önünde park halinde bulunan otomobilin kaputuna yorgun mermi isabet etti. Evinin bahçesinde oturduğu esnada sesle panik yaşayan Mehmet Cemil Albayrak, aracının ön kaputundaki yorgun mermiyi gördüğünde şok oldu. Kumlu ilçesi Uzunkavak Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Cemil Albayrak, hava almak için evin bahçesinde oturduğu esnada büyük bir ses duydu. Aniden gelen sesten dolayı korkup panik yaşayan Albayrak, arabanın camının patladığını düşünerek aracın etrafına bakarken otomobilin kaputuna yorgun mermi isabet ettiğini gördü. Aracının kaputuna isabet eden yorgun mermiyi gören Albayrak, korku ve şaşkınlık yaşadı. Her sabah ailesiyle bahçede kahvaltı yapan Albayrak, yorgun merminin ailesine veya herhangi birisine isabet etmediği için mutlu olduğunu söyledi. İnsanların mutlu olduklarında silah sıkmalarının gerekmediğini belirten Albayrak, daha duyarlı olunmasını isteyerek denetimlerin arttırılması gerektiğini söyledi. "Arabanın etrafına bakarken ön kaputunda yorgun mermi isabet etmiş" Bahçede dinlendiği esnada büyük ses duyup aracına bakarken yorgun mermi isabet ettiğini gören Mehmet Cemil Albayrak, "Sabah uyandım, işe gitmek için üstümü değiştirdim. Köpeğimle dışarıya çıkıp hava almak için bahçede otururken birden çok büyük bir ses geldi ve sesten dolayı korktuk. Arabanın camı mı patladı diye arabanın etrafına bakayım dedim. Arabanın etrafına bakarken ön kaputunda yorgun mermi isabet etmiş. Bu olay gerçekten bizi üzdü ve hala yorgun merminin şaşkınlığını yaşıyorum. Biz her gün sabah burada annem, babam ve nenemle beraber kahvaltı yapıyoruz. Belki o anda biz de burada olabilirdik, kahvaltı yaptığımız esnada da birimize isabet edebilirdi. Mala geldiği için mutluyum, sevinçliyim. Mal önemli değil bahçemizde çocuklar var, Allah korusun burada çocuklar da geziyor. Birine isabet etse felç kalsa daha kötü olurdu. Bu şekilde atlattığımız için mutluyum" dedi. "Aklımda böyle bir şey gelmezdi, evimin önünde o güvenle oturamayacaksam nerede oturacağım" Aklına böyle bir olay yaşayacağının asla gelmediğini ifade eden Albayrak, "Aklımda böyle bir şey gelmezdi, evimin önünde o güvenle oturamayacaksam nerede oturacağım. Böyle bir olay aklımın ucundan asla geçmezdi. Asker eğlenceleri sürekli oluyor. Silahlar sıkılıyor ve insanlarımız biraz duyarsız davranıyorlar. Bu şekilde böyle olayları yaşıyoruz. O yüzden insanlarımızın biraz daha duyarlı olması gerekiyor. Böyle şeyleri düşünmesi gerekiyor. Bunun için bir polisi veya jandarmayı aramadım. Çünkü bu durum insanlarla kaynaklı bir şey, ekipler gidip insanların başında nöbet mi tutacak. İnsanlarımızın biraz daha dikkatli olması gerekiyor ve denetimin arttırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Artvin Dik yamaçta 60 yıllık emek, taş duvarlarla kurulan miras Artvin’de 2 dönümlük araziyi taş taş işleyerek 8 dönüme çıkaran ailenin bir yamaçtaki mirası 3. kuşağa ulaştı. Artvin’de yaşayan 50 yaşındaki Temel Ayık, dedesinden ve babasından miras kalan teraslı tarım arazisini tek başına işleyerek aile geleneğini sürdürüyor. Dik yamaçta, tamamen insan emeğiyle oluşturulan taş duvarlı evlekler, yıllara meydan okurken hem geçim kaynağı hem de bir yaşam hikâyesine dönüşüyor. Temel Ayık’ın dedesi, taş duvar ustası Aziz Ayık, yaklaşık 62 yıl önce 2 dönümlük eğimli araziyi hiçbir iş makinesi kullanmadan teraslama yöntemiyle işleyerek 8 dönümlük verimli bir tarım alanına dönüştürdü. Taşları tek tek dizerek oluşturduğu duvarlarla yamaçta üretim yapılabilir alanlar açan Aziz Ayık, bu emeğini oğlu Hasan Ayık’a devretti. Hasan Ayık’ın geçtiğimiz yıl 78 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından ise bu miras torun Temel Ayık’a kaldı. Dedesinden ve babasından öğrendiği taş ustalığını sürdüren Temel Ayık, yıkılan duvarları onarıyor, yeni evlekler oluşturuyor ve arazinin bakımını tek başına yapıyor. Genişlikleri 2 ile 4 metre arasında değişen, uzunlukları ise farklı ölçülerde olan 35 evlekten oluşan arazi, görüntüsü de dikkat çekiyor. Aile, yıllar boyunca oluşturduğu bu verimli arazilerden meyve ve sebze üretimi yaparak hem kendi geçimini sağladı hem de hayvanları için otlak alanı oluşturdu. Bugün arazide üzüm, elma, armut, dut, kiraz, ceviz, incir ve fındık gibi meyve ağaçları bulunurken; fasulye, mısır, marul, patates ve maydanoz gibi sebzeler de yetiştiriliyor. Son yıllarda ise limon ve mandalina gibi farklı türlerin de yetişmeye başladığı belirtildi. Zorlu coğrafyada üretim yapmanın kolay olmadığını ifade eden Temel Ayık, "Rahmetli dedem 1963 yılında buraya yerleşip iki dönüm arazi almış. İçinde evi, değirmeni olan bir yer. O zamanlar geçimlerini topraktan sağladıkları için yıllarca çalışarak, dedem ve babam taş duvar ustalığıyla bu araziyi yavaş yavaş genişletmişler ve sekiz dönüme kadar çıkarmışlar. Taşları tek tek dizerek yaptığı duvarlar hâlâ sapasağlam duruyor. Biz de zamanla yardımcı olduk ama en büyük emek dedemle babama ait. Şimdi bu arazi dedemden babama, babamdan da bana kaldı. Ben de elimden geldiğince burayı korumak, yeşilini kaybettirmemek ve daha da güzelleştirmek istiyorum. İmkânım oldukça da bakmaya devam edeceğim. Arazide yok yok diyebilirim. Ceviz, kiraz, elma, armut, incir, vişne, kızılcık, fındık gibi birçok meyve ağacımız var. Son yıllarda limon, portakal, mandalina gibi ürünler de yetişmeye başladı. Bunun dışında kendimize yetecek kadar patates, fasulye, soğan, bezelye gibi sebzeler de ekiyoruz. Ben şuna inanıyorum; insan toprağı bırakmamalı. Çünkü yediğimiz, içtiğimiz her şeyin temeli toprak. Toprağa sahip çıkarsak hem kendimiz kazanırız hem de ülke kazanır. Biz de bu mirası yaşatmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.