Yerel Haberler
Bursa
Bursa Nilüfer Kadın Korosu’ndan duygusal 23 Nisan kutlaması 24 Nisan 2026 Cuma - 10:09:48 Sosyal sorumluluk projeleri yararına konserler vermesiyle bilinen Bursa Nilüfer Kadın Korosu, 23 Nisan’da hastanelerde yatılı tedavi gören çocukları unutmadı. Geçtiğimiz yıllarda ilkokullardaki öğrenciler ile okullarda 23 nisan kutlama etkinlikleri yapan koro, bu yıl hastanelerde yatılı tedavi görmekte olan hasta çocukları ziyaret edip, onlara armağanlar vererek bayramlarını kutladı, çocukları hasta yataklarında mutlu etti. Koro Şefi Dr. Aysel Gürel "Bu yıl 23 Nisan’da hasta çocukları mutlu etmek istedik. Çünkü biliyoruz ki bu çocuklar sağlıklı olsalardı, bayramlarını okullarında arkadaşlarıyla birlikte kutlayacaklardı. Hastalıkları nedeniyle okullarındaki kutlamalara gidemediler. Onlar gidemediler belki ama bizler koromuzu temsilen bir gurup arkadaşımızla onlara gidebilirdik. Bu düşünce ile hastane yöneticileri ile iletişime geçtik. Talebimizin olumlu bulunmasıyla; aramızda topladığımız paralarla her yaşa uygun, çocukları mutlu edecek hediyeler aldık. Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Dörtçelik Çocuk Hastanesi’nde yatarak tedavi gören çocukları ziyaret ettik". dedi. Önce, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne giden koro üyeleri,23 Nisan için bayrak ve balonlarla donatılmış, palyaçolarında yer aldığı çocuk kliniğinde her yaşta yatan çocukları Başhekim Doç. Dr. Mehmet Oğuzhan Ay, Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Muhammed Arap ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Medine Seymen Aybey ile birlikte tek tek ziyaret ederek yaşlarına uygun oyuncak, giyim ve zeka oyunları armağan etti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramlarını kutladı. Daha sonra da Dörtçelik Çocuk Hastanesi’nde yatan çocuk hastaları, hastane Müdür Yardımcısı Pelin Dardağ eşliğinde ziyaret eden koro şefi ve koro üyeleri hasta çocuklara armağanlar verdi. Her iki hastanede çocuklarla ve refakatçi velileri ile duygusal anlar yaşandı. Gözlerdeki mutluluğa karışan gözyaşları 23 Nisan’ın farklı bir kutlaması oldu. Koro ,şimdi 10 Mayıs da Merinos AKKM Osmangazi Salonu’nda gerçekleştirecekleri 21.Yıl kon serine hazırlanıyor.
24 Nisan 2026 Cuma - 10:07 Trafik kazalarında araç mahrumiyet bedeli tartışması Maddi hasarlı trafik kazalarında araç kiralama bedeli üzerinden başlatılan ilamsız icra takipleri, kötüye kullanım ihtimali nedeniyle hem sigorta sektöründe hem de hukuk alanında tartışmaya sebep oluyor. Sigorta uzmanları mevcut kasko poliçelerinin bu boşluğu karşılamadığını, vatandaşların yedi gün içinde itiraz etmedikleri takdirde yüksek meblağlarla karşı karşıya kaldığını vurgularken, hukukçular ise Yargıtay’ın bu konuyla ilgili kararlarına dikkat çekerek araç kiralandığına dair belge sunulmasa bile hâkimin Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca zararı belirleyebildiğini, bu durumda bilirkişinin aracın makul tamir süresini ve benzer bir aracın piyasa rayicine göre kiralama bedelini tespit ederek tazminat miktarını belirleyebildiğini dile getiriyor. Bu tartışma, hem sigorta sektöründe hem de hukuk alanında düzenleme ihtiyacını ortaya koyarken ilamsız takip uygulamasının kaldırılmasının mağduriyetleri azaltabileceği belirtiliyor. Mustafakemalpaşa’da şok icra takibi Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde bir trafik kazası sonrası gelişen ikame araç bedeli ve icra süreci ile ilgili yaşananlar, maddi hasarlı trafik kazalarında araç kiralama bedeli üzerinden başlatılan ilamsız icra takipleri, kötüye kullanım ihtimalini ve kazanılan tazminatların yasal olsa bile "helal mi?" tartışmalarını tekrar gündeme getirdi. İddiaya göre, 29 yaşındaki anne R.Z., 11 Aralık 2025 tarihinde sabah saat 08.30 sıralarında 6 yaşındaki kızını okula götürürken, Barış Mahallesi Osmangazi Caddesi üzerinde aracıyla park halinde bulunan S.E.’ye çarptı. Kazada anne ve kızı hafif şekilde yaralanırken, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldılar. Trafik ekipleri tarafından olay yerinde gerekli incelemeler yapılarak tutanaklar düzenlendi. Kazanın ardından R.Z., karşı komşusu olan ve aynı zamanda mahallede esnaflık yapan S.E. ile konuşup anlaştıklarını, aralarında herhangi bir sorun kalmadığını düşündü. Ancak genç kadın, kazadan yaklaşık iki ay sonra, 2 Şubat 2026 tarihinde, PTT aracılığıyla kendisine ulaşan İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesi’nden gelen ilamsız haciz emri ile büyük bir şok yaşadı. İcra tebligatında, 30 bin TL asıl alacak ve faizleriyle birlikte yaklaşık 31 bin TL talep edildi. R.Z., harç, avukatlık vekâlet ücreti ve faizlerle birlikte toplam 44 bin 308 TL ödeme yaptı. Daha sonra durumu araştıran R.Z., söz konusu alacağın, kazaya karıştığı karşı komşusu ve mahalle esnaflarından biri olan S.E. tarafından talep edilen "ikame araç bedeli" olduğunu öğrendi. R.Z., tamir için sanayide 20 gün kalmayan bir araç için 20 günlük ikame araç bedeli talep edildiğini, buna rağmen yaptığı incelemelerde karşı tarafın bu süreçte ikame araç kiralamadığını, aksine ikinci bir araç satın aldığını iddia etti. Ayrıca kazaya karışan aracın aynı cadde üzerinde ve aynı noktada daha önce de farklı kişilerle en az iki kez daha kazaya karıştığını vurguladı. R.Z., "Üç ayrı kaza, üç ayrı icra dosyası ve her seferinde yaklaşık 30 bin TL talep edildiği düşünüldüğünde, insanın aklına ister istemez ‘üç kaza, üç icra, üç kez 30 bin TL; toplamda 90 bin TL’lik bir talep mi söz konusu?’ sorusu geliyor. Bu durum artık sadece basit bir trafik kazası olarak değerlendirilemez, sistemin suistimal edilip edilmediği yönünde kamu vicdanında ciddi soru işaretleri oluşturuyor" dedi. R.Z., kazanın ardından İstanbul merkezli bazı avukatlar tarafından sık sık arandığını, önce "araç değer kaybı", ardından da "ikame araç bedeli" için başvuru yapılabileceğinin kendisine iletildiğini aktardı. Aynı şekilde karşı tarafın da benzer şekilde arandığını düşündüğünü ifade eden R.Z., sürecin bu yönlendirmelerle başlatıldığını öne sürdü. Sigorta uzmanları: "Mevzuatta boşluk var" R.Z.’nin iddiaları üzerine olayı değerlendiren sigorta uzmanları ve hukukçular, Türkiye’de trafik kazaları sonrası kusursuz tarafın talep edebileceği iki önemli hak bulunduğunu, bunların aracın değer kaybı tazminatı ve aracın tamirde kaldığı süre boyunca doğan araç mahrumiyet bedeli olduğunu söyledi. Mevcut kasko poliçelerinin yasadan kaynaklı mevzuattaki bu boşluğu karşılamadığını, vatandaşların ise yedi gün içinde itiraz etmedikleri takdirde yüksek meblağlarla karşı karşıya kaldığını belirten Sigorta Uzmanı Cenk Cucur, "Trafik kazalarında iki taraf bulunur: kusurlu olan ve kusursuz olan. Kusursuz tarafın elinde iki hak vardır: Araç değer kaybı tazminatı: Bu aracın ikinci el değer kaybı karşı taraftan talep edilebilir. Araç mahrumiyet bedeli: Eğer araç ticari amaçla kullanılıyorsa, tamirde kaldığı süre boyunca kiralanan aracın bedeli kusurlu taraftan talep edilebilir" dedi. Kötüye kullanım ihtimaline de dikkat çeken Cucur, "Bazı kişiler gerçekte araç kiralamadıkları halde küçük ölçekli kiralama şirketlerinden sahte belgeler alarak karşı taraftan ödeme talep edebiliyor. Bu durumda ilamsız icra takibi devreye giriyor. Karşı tarafın bilgisi olmadan başlatılan bu takipte mağdurun yedi gün içinde itiraz etmesi gerekiyor. Aksi halde takip kesinleşiyor ve kişi, avukatlık masrafları ve faizle birlikte ödeme yapmak zorunda kalıyor" ifadelerini kullandı. Türkiye’de mevcut kasko poliçelerinin bu tür icra takibi kaynaklı ödemeleri karşılamadığını belirten Cucur, bunun büyük bir boşluk olduğunu söyledi. Bazı sigorta şirketlerinin yeni teminat çalışmaları yaptığını, ancak henüz yaygınlaşmadığını ifade eden Cucur, ayrıca ilamsız takip uygulamasının kaldırılmasının mağduriyetleri azaltabileceğini dile getirdi. Yargıtay: "Araç kiralandığına dair belge sunulmasa bile hâkim, Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca zararı belirleyebilir" Araç mahrumiyet bedelini hukuki açıdan değerlendiren Avukat Fatma Akar ise haksız fiilden doğan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu hatırlattı. Araç sahibinin aracını kullanamadığı süre boyunca katlandığı zararın araç kiralama bedeli veya ulaşım ihtiyacını karşılamak için yaptığı harcamalar üzerinden hesaplandığını belirten Akar, "Yargıtay kararlarına göre, araç kiralandığına dair belge sunulmasa bile hâkim, Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca zararı belirleyebilir. Bu durumda bilirkişi, aracın makul tamir süresini ve benzer bir aracın piyasa rayicine göre kiralama bedelini tespit ederek tazminat miktarını ayarlar" dedi. Akar, uygulamada araç mahrumiyet bedeli için ilamsız icra yoluna sıkça başvurulduğunu, ödeme emri tebliğ edildiğinde ise yedi gün içinde itiraz edilerek takibin durdurulabileceğini söyledi. İtirazın iptali davasında bilirkişi incelemesiyle gerçek zarar miktarının ortaya konduğunu anlatan Avukat Fatma Akar, vatandaşların e-Devlet üzerinden haklarında icra takibi olup olmadığını sıklıkla kontrol etmelerinde fayda olabileceğini de hatırlattı.
24 Nisan 2026 Cuma - 09:54 Bir kilogram zeytin için 6798 litre suya ihtiyaç duyuluyor Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu, tarımsal üretimde su kullanımının geldiği kritik noktaya dikkati çekerek, bir kilogram zeytinin tarladan sofraya gelene kadar 6 bin 798 litre su tükettiğini açıkladı. Bursa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), BUÜ Ziraat Fakültesi ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen Bursa Tarım Kongresi, BUÜ Prof. Dr. Mete Cengiz Kongre Merkezi’nde yapıldı. Kongre kapsamında düzenlenen Tarımsal Üretim panelinde konuşan Prof. Dr. Hayrettin Kuşcu, Tarımsal Kuraklık ve Sulama Yönetimi başlıklı çarpıcı bir sunum gerçekleştirdi. Tatlı suyun yüzde 77’si tarıma gidiyor Dünyada ve Türkiye’de tatlı su kaynaklarının en büyük tüketicisinin tarım sektörü olduğunu vurgulayan Kuşcu, Türkiye’de yıllık kullanılan 57 milyar metreküp tatlı suyun 44 milyar metrekübünün tarımsal sulama için çekildiğini ifade etti. Kuşcu, sanayi ve evsel kullanımın tarımın yanında oldukça küçük bir paya sahip olduğunu belirtti. Türkiye’deki 24 milyon hektarlık tarım alanının yaklaşık yüzde 30-32’sinin sulanabilir olduğunu kaydeden Kuşcu, sulamanın toplam üretime katkısının yüzde 55-60 civarında seyrettiğini dile getirdi. Ürün ihraç ederken suyumuzu da gönderiyoruz Her ürünün üretim aşamasında harcanan su miktarını ifade eden su ayak izi kavramına değinen Prof. Dr. Kuşcu, zeytin örneği üzerinden önemli bir uyarıda bulundu. Kuşcu, "Bir kilogram zeytinin su ayak izi 6798 litre. Yani bir kilogram zeytin tarladan sofraya gelene kadar, sanayi kısmı da dahil olmak üzere bu kadar su harcanıyor. Biz bir ürünü ihraç ederken aslında dolaylı yoldan kendi tatlı suyumuzu da ihraç ediyoruz. Bu yüzden akılcı su kullanımı hayati önem taşıyor" dedi. Bursa ovalarında su stresi artıyor Bursa özelinde yeraltı suyu kullanımının hızla yükseldiğine dikkati çeken Kuşcu, Nilüfer, Mustafakemalpaşa ve Karacabey ovalarında sulama suyu baskısının arttığını söyledi. Meyve ve sebze üretiminde ciddi su stresi yaşandığını belirten Kuşcu, kuraklığın doğal afetler sıralamasında birinci sıraya yükseldiğini vurguladı. Suyun doğru yönetilmesi halinde ekonomik kalkınmanın mümkün olacağını ifade eden Kuşcu, şu tavsiyelerde bulundu: "Yağış azlığına müdahale edemeyiz ama suyun yönetimine müdahale edebiliriz. Bitkilere yüzde 25-30 daha az su verilirse, verim kaybı sadece yüzde 5-10 civarında kalacaktır. Bu, gıda güvenliği için çok kıymetlidir. Ayrıca İran ve Fas gibi ülkelerde uygulanan su hasadı yöntemlerini ülkemizde de mikro ve makro ölçekte yaygınlaştırmalıyız."
Pazarda 70 lira ama yüzbinlercesi tarlada çürüdü: Üreticiler Tarım Kredi’ye çağrı yaptı
13 Mart 2026 Cuma - 20:05 Pazarda 70 lira ama yüzbinlercesi tarlada çürüdü: Üreticiler Tarım Kredi’ye çağrı yaptı Bursa’da pazar yerlerinde lahananın tanesi 50 ile 70 lira arasında değişirken 60 kilometre ilerisindeki Yenişehir ilçesinde yüzlerce dönüm lahana alıcısı çıkmayınca tarlada çürüdü. Sebze üretimi ve ihracatıyla önde gelen Yenişenir’de lahana çiftçileri satamadıkları lahana nedeniyle zarar etti. Üreticiler fazla üretim olduğu benzer dönemlerde Tarım Kredi Kooperatiflerinin alım yapması çağrısında bulundu. Yenişehir’in Menteşe Mahallesi’nde çiftçilik yapan Göksel Akkuş, bu yıl 20 dönüm lahana ektiğini ve bir süre önce 10 dönümünü beklediği fiyatın altında ucuza vermek zorunda kaldığını anlattı. Geriye kalan 10 dönüm lahananın alıcısı çıkmadığı için tarlada çürüdüğünü vurgulayan Akkuş, 10 dönüme yaklaşık 200 bin lira harcadığını ve büyük zarar ettiğini söyledi. Zamanı geçen lahanın bu saatten sonra alıcısının çıkmayacağını dile getiren Akkuş, şöyle konuştu: "Lahanalar 1-2 ay önce kesilmesi gerekiyordu. Tüccarlar geldi ekiliş çok talep yok gibi bahanelerle almadılar. Pazarda 50 ila 70 lira arasında değişiyor. Benden 10 liraya aldı birisi internetten 40-50 liradan sattı. Geçen yıl çok iyiydi. 15-17 liraydı tanesi ve tüccar peşimizden ayrılmıyordu. Bu yıl şu an 3 lira ama onu da alan yok. Tüccarlar bu yıl yüzümüze bakmıyor. Fidesini 5 liradan aldım. 8 liraya satabilsem maliyetimi çıkaracaktım ama olmadı." "Emeklerimiz paramız toprağa karışacak" Yeni üretim sezonu geldiğini ve tarlasını değerlendirmek istediğini belirten Akkuş, "Bunun yerine başka ürün ekip zararı kurtarmak istiyorum. Traktörümle birazdan lahanayı parçalayacağım ve tarlayı süreceğim. Şu anda 25 bin lahana yatıyor tarlada. Tarlaya gübre olacak bu lahanalar. Tüm emeklerimiz paramız toprağa karışacak" dedi. Akkuş, fazla üretim olduğu zamanlarda Tarım Kredi Kooperatiflerinin ürünü ababileceğini ve marketlerde uygun fiyata verebileceğini vurgulayarak, bu konuda destek olunmasını istedi. Tüccar Fevzi Aksu, lahana ile yaşanan durumdan çiftçi kadar kendilerinin de şikayetçi olduğunu belirterek, "Ben de alyorum satamıyorum. Devletin destek olması lazım. Tarım Kredi Kooperatifleri bu ürünü alıp değerlendirebilir. Ürün az olunca italat yapılıyor, çok olunca da tarladan alınması lazım. 25 bin lahna çöpe gidiyor yazık. Yenişenhir’de benzer şekilde yüzlerce dönüm yüzbinlerce lahana tarlada çürüdü" diye konuştu.
Eczacılık ile yarım asırlık şifa yolculuğu
13 Mart 2026 Cuma - 15:14 Eczacılık ile yarım asırlık şifa yolculuğu İznik Belediyesi "Yaşayan İznik Hazineleri" projesinin 43. belgeselinde 54 yıllık eczacı İsmail Yücel’in (84) hayatı konu oldu. İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü "Yaşayan İznik Hazineleri" projesi kapsamında unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarının ustaları ile mesleklerinde yarım asrı devirmiş kişilerin hayatları kent hafızasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla belgeselleştirilmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak 54 yıl Eczacılık yapan İsmail Yücel’in (84) hayatı ele alındı. 1942 yılında İznik’te dünyaya gelen İsmail Yücel İlkokulu İznik’te Ortaokulu ise Osmangazi Ortaokulunda okuduktan sonra Bursa Lisesi’nde eğitimine devam eder. Lise son sınıfta babasını kaybettikten sonra Vakıflar Yurdunda eğitimini devam ettiren Yücel, 1960 yılında İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’ne başlar. 4 yıllık üniversite eğitimi sonrası 1964-1965 yıllarında askerlik görevini tamamlar. Hemen ardından 1967 yılında İznik’in dördüncü eczanesi olan Yücel Eczanesini açarak 54 yıl devam ettirir ve 2021 yılında devrederek mesleği bırakır. Yücel iş hayatı boyunca İznikspor Kulübü Başkanlığı görevi ile birçok alanda İznik’e hizmet etmiş ve bu süre içerisinde neredeyse her yıl ilçede vergi rekortmeni olmuştur. Tüm bu hayatı ile İznik’teki hâtıralarını anlattığı ‘Yaşayan İznik Hazineleri’ 43.bölümü İznik Belediyesi’nce yayınlandı. İznik’in yaşayan hazineleri İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nün hayata geçirdiği "Yaşayan İznik Hazineleri" belgesellerinin ilki 75 yıllık fıçı ustası Merhum İsmail Alkış ile gerçekleştirildi. İkinci belgesel ise İznik’e bağlı İnikli Mahallesi’nde ikamet eden 20 yıldır bastonculuk ile uğraşan Şükrü Kaya ile gerçekleştirildi. Üçüncü belgesel dünyaca ünlü Müşküle İğne Oyaları ile dördüncü belgesel 62 yıldır küfe sanatı ile uğraşan Hakkı Ateş (76) ile beşinci belgesel 63 yıldır terzilik sanatını icra eden İsmet Acar (75) altıncı belgesel İznik’e bağlı Tacir Mahallesi’nde 50 yıldır Sıcak Demir Ustalığı yapan Necip Saraç (62) ile yedinci belgesel 55 yıldır Yorgan Ustalığı yapan Ali Topkara (68) ile sekizinci belgesel 55 yıldır Radyo ve Televizyon Ustalığı yapan Ekrem Sevim ile dokuzuncu belgesel Çömlek Ustası Hasan Yaman (55) ile onuncu belgesel Saat Ustası Ramis Asa (72) ile on birinci belgesel 70 yıldır Yüncülük mesleği ile uğraşan Süleyman Ferik (84) ile on ikinci belgesel 50 yıldır soba ustası olan Mehmet Topçu (72) ile, on üçüncü belgesel Ahşap Ustası Servet Bağcı (63) ile on dördüncü belgesel yarım asırlık Bisiklet Tamir Ustası Ahmet Aşık (65) ile on beşinci belgesel yarım asırlık terzi ustası Ahmet Turhan (68) ile on altıncı belgesel yarım asırlık matbaa ustası Ramiz Pancar (75) ile on yedinci belgeseli İznikspor’un efsane futbolcusu Kaptan İsmail Hakkı Çelik (69) ile on sekizinci belgeseli yarım asırlık elektrik ustası Mehmet Potur (72) ile on dokuzuncu belgesel yarım asırlık taş ustası Mehmet Arslan (76) ile yirminci belgesel ise otuz sekiz yıldır anahtarcılık ve çilingircilik yapan Kadir Kardaş (64) ile yirmi birinci belgesel kırk üç yıldır motor ustalığı yapan Recep Aksu (65) ile yirmi ikinci belgesel, elli yedi yıldır berberlik yapan Recep Altın (69) ile yirmi üçüncü belgesel elli iki yıldır zirai aletler ustalığı yapan Cemalettin Değirmenci (75) ile yirmi dördüncü belgesel elli üç yıldır ahşap ustalığı yapan İsmail Güneş (78) yirmi beşinci belgesel yarım asırdır esnaflık yapan Kemal Yazan (85) ile yirmi altıncı belgesel yarım asırdır traktör ustalığı yapan Mehmet Eren (65) ile yirmi yedinci belgesel kırk bir yıldır seyyar ve normal bakkalcılık yapan Nurettin Dişli (58) ile yirmi sekizinci belgesel Derbent Dokuma Ustası Hasibe Çiçek (61) ile yirmi dokuzuncu belgesel Batum Göçmeni Osman Nuri Burhan (94) ile otuzuncu belgesel Şair Nazif Sabancı ile otuz birinci belgesel Ressam Erdoğan Solmaz ile (88) otuz ikinci belgesel genç kemençe ustası Ali Öztürk ile otuz üçüncü belgesel sanatçı Hüseyin Acarol ile otuz dördüncü belgesel Mahmut Usta (82) ve Kamil Özbek (78) ile otuz beşinci belgesel müzisyen Faik Doğan (69) ile otuz altıncı belgesel Marangoz Abdullah Çolak (76) ile otuz yedinci belgesel Aşık Fevzi Olgun (78) ile otuz sekizinci belgesel Emekli Öğretmen ve Müzisyen Orhan Hekimoğlu (81) ile otuz dokuzuncu belgesel kırk üç senelik çay bahçesi işletmecisi Murat Sürük (66) ile kırkıncı belgesel Esnaf Kemal Kumcu (72) ile kırk birinci belgesel Eğitimci Mustafa Özen ile kırk ikinci belgesel Ayakkabı Tamircisi (56) Fahrettin Yılmaz ile kırk üçüncü belgesel ise elli dört yıl Eczacılık yapan İsmail Yücel (84) ile gerçekleştirildi. Yaşayan İznik Hazineleri projesi önümüzdeki süreçte de ustaları ekranlara yansıtmaya devam edecek.
Unçukuru Mahallesi’nde atıl arazi Umut Ormanı’na dönüşüyor
13 Mart 2026 Cuma - 14:59 Unçukuru Mahallesi’nde atıl arazi Umut Ormanı’na dönüşüyor Nilüfer Belediyesi ve Bursa Inner Wheel Kulübü iş birliğiyle Unçukuru Mahallesi’nde oluşturulan Umut Ormanı’na 225 fidan dikildi. Yangına dayanıklı ve gelir getirici ağaçlardan seçilen fidanlar, mahalle halkına ekonomik katkı da sağlayacak. Nilüfer Belediyesi’nin atıl tarım arazilerini üretime kazandırma projesi, Güngören’in ardından Unçukuru ile devam etti. Bursa Inner Wheel Kulübü iş birliğinde gerçekleştirilen fidan dikim etkinliğine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Başkan Yardımcısı Zerrin Güleş, Bursa Inner Wheel Kulübü Başkanı Gülçin Doğan, Unçukuru Mahalle Muhtarı Sedat Karatay ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, başlattıkları ağaçlandırma seferberliğini kararlılıkla sürdürdüklerini kaydetti. Unçukuru’nda 10 dekarlık alanın Umut Ormanı’na dönüştürüldüğünü ifade eden Başkan Şadi Özdemir, "Bugün burada 100 kestane, 75 ıhlamur ve 50 kızılcık olmak üzere toplam 225 fidanı toprakla buluşturuyoruz. Bu türleri seçerken sadece doğayı korumayı değil, aynı zamanda orman yangınlarına dirençli olmalarını ve mahalle halkına gelir getirmelerini hedefledik" dedi. Projenin sosyal belediyecilik anlayışının bir yansıması olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, ormanın bakımını mahalle sakinlerinin üstleneceğini, hasat zamanı elde edilecek gelirin ise tamamen mahalleliye kalacağını kaydetti. Kadınlara emanet edildi Bursa Inner Wheel Kulübü Başkanı Gülçin Doğan ise projenin kendileri için uzun süredir bir hayal olduğunu dile getirdi. Ormanın isminin taşıdığı anlama dikkat çeken Doğan, "Fidanlarımızı Unçukuru’nun kadınlarına ve kızlarına emanet ediyoruz. İnanıyoruz ki onlar, bir anne şefkatiyle bu fidanları büyütecek ve geleceğe taşıyacaklar" dedi. Unçukuru Mahalle Muhtarı Sedat Karatay da mahallelerine sağlanan bu destekten dolayı emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve katılımcılar diktikleri fidanlara ilk can sularını verdi.
İnegöl Belediyesi Bayrama Hazır
13 Mart 2026 Cuma - 14:58 İnegöl Belediyesi Bayrama Hazır Ramazan Bayramı’na sayılı günler kalırken, Belediye Başkanı Alper Taban yaptığı açıklamayla İnegöl Belediyesi’nin bayram hazır olduğunu duyurdu. Başkan Taban; trafik düzenlemelerinden denetimlere, seyyar satıcılardan sosyal yardımlara, belediye birimlerinin çalışma gün ve saatlerinden şehir temizliğine kadar atılan tüm adımları tek tek anlattı. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, 20 Mart Cuma günü başlayacak Ramazan Bayramı öncesi İnegöl Belediyesi’nin bayram hazırlıklarına dair açıklamalarda bulundu. İnegöl Belediyesi’nin tüm birimleriyle bayrama hazır olduğunu kaydeden Başkan Taban, "Haftaya Cuma günü, bayramın ilk gününü yaşıyor olacağız. Bu süreçte ramazan ayını da İnegöl olarak dolu dolu yaşıyoruz. İftarlar, teravih programları, mahalle şenlikleri ve ramazanın ruhunu yaşatan kültürel etkinlikler ile şehrimizde coşkulu bir ramazan yaşanıyor. Pazartesi akşamı idrak edeceğimiz Kadir Gecesi ile hafızlarımızı misafir ettiğimiz teravih programlarımız tamamlanmış olacak. Bir yandan da İnegöl Belediyesi olarak bayram hazırlıklarımız devam ediyor. Bu süreçte ilçe halkımızın herhangi bir aksaklık veya sorun yaşamaması adına tüm birimlerimizle bayrama hazırız" dedi. 4 Bir koldan bayrama hazırlık Bayram süresince çalışacak birimlerin nöbetçi ve icapçılarını belirlediğini kaydeden Başkan Taban, "Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğümüz yardım faaliyetlerini sürdürüyor. Zabıta Müdürlüğümüz bayram öncesi tertip ve düzen için önlemler alıyor. Temizlik İşleri Müdürlüğümüz rutin çalışmalarının yanı sıra kendi alanında ilave bir dizi çalışma yürütüyor. Diğer taraftan kitaphanelerimiz, müzelerimiz, Gastro İnegöl Restoranı ve Gastro Kafemiz ile ilgili çalışma gün ve saatlerine ilişkin hazırlıklar yapılıyor. Bu hazırlıklara ilişkin vatandaşlarımızı da bilgilendirmek istedik" diye konuştu. Bayram öncesi ev temizlikleri, yaşlı ziyaretleri, yetim çocuklara bayramlık ve pek çok yardım daaliyeti sürdürülüyor Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nün ramazan ayı faaliyetleri ve bayram öncesi çalışmalarına ilişkin bilgiler vererek konuşmasını sürdüren Başkan Taban, şöyle devam etti: "Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğümüz, yılın 12 ayında olduğu gibi Ramazan ayında ve bayram öncesi de hayırda yarışmaya devam ediyor. Ramazan’da 1.797 aileye, toplam 7.827 kişiye alışveriş çeklerini ulaştırdık. Bunlardan 665’i Şubat ve Mart ayında düzenli yardım alan aileler. 1132’si ise ramazan özelinde yardım alan aileler. Düzenli olarak sıcak yemek alan yaşlı ve engelli ailelerimizden 46 aile ve 69 kişiye 2.594 öğün yemek yardımı ulaştırıldı. Ramazan süresince ve sonrasında da ulaşmaya devam edecek. Çölyak hastalarına geçtiğimiz yıl gıda kolisi desteği başlatmıştık. Yılda iki kez gıda takviyesi veriliyor. 25 ailemizden 31 çocuğa gıda kolileri teslim edildi. Müdürlüğümüzden personellerimiz bayram öncesi yaşlılarımıza ziyaretler yapacaklar. Yaşlılarımız için Kadir Gecesi özelinde kandil ve bayram paketleri dağıtımı yapılacak. 160 kişilik yetim çocuklar iftarı düzenlendi. 115 çocuk ve annelerine hediye paketler ve gıda kartları teslim edildi. Bir Osmanlı geleneği olan arife çiçeklerimizi de unutmadık. Listelerimiz hazır. Yetim ve ihtiyaç sahibi 200 çocuğumuzun bayram öncesi giyim yardımları da ulaştırılmış olacak. Kızılay ile yaptığımız ortak protokol kapsamında Gazze’de 1000 kişilik iftar yemeği veriyoruz. Ayrıca ramazan sürecinde rutin iş akışımızın içinde 2 aileye medikal ürün (Hasta yatağı, havalı yatak, tekerlekli sandalye vb.) yardımları yapıldı. 13 aileye de muhtelif eşya yardımları ulaştırıldı. Yine bayram öncesi sistemimizde kayıtlı olan 11 yaşlı ailemizin de ev temizliği yapılacak." Çarşı içinde 6 sokak 16 Mart Pazartesi günü trafiğe kapatılıyor "Zabıta Müdürlüğümüz bayram sürecinde tertip düzenin sağlanması adına önemli bir rol üstleniyor. Şehir trafiğinden Pazar yerlerine, fırınlardan toplu ulaşıma, denetimlerden gıda hijyeni konularına kadar ekiplerimiz pek çok alanda faaliyet gösteriyor. Kaldırım işgalleri ile ilgili esnekliğimizi daha önce duyurmuş ve 7 Mart itibariyle başlatmıştık. Esnaflarımıza; her işletme kendi iştigal konusu ile sınırlı kalmak, sadece kendi işyerinin önünde tezgah açmak, yaya ve araç trafiğini engellemeyecek şekilde hareket etmek gibi uyarılarımızı iletmek istiyorum. Bu esneklikler Bayramın 1. günü itibariyle de sona ermiş olacak. Ayrıca çarşı içinde her yıl olduğu gibi 6 sokağımız; Tabakhane Sokak, Bedesten Sokak, Cami Kebir Sokak, Özdilek Sokak, 2. Özdilek Sokak, Hacı Şahin Sokak 16 Mart Pazartesi gününden itibaren araç trafiğine tamamen kapatılacak. Bayramın 1. günü tekrar trafiğe açılacak. Yine çarşı içinde bir tek yön uygulaması olacak; Gençlik Merkezi arka otopark girişi İşletme Sokak (Yapı Kredi Bankası) tarafından olacak, çıkışlar Gençlik Merkezi önünden yapılacak." Merkezde 571 araçlık ücretsiz, 755 araçlık ücretli otopark var "Bayram süresince vatandaşımızın ulaşım ihtiyacının giderilmesi için yeterli sayıda sefer planlaması yapılacak. Sefer saatleri Bursa Kart Mobil Uygulaması üzerinden görülebilecek. Bayram süresince ulaşımın ücretsiz olup olmamasına ilişkin henüz BURULAŞ tarafından karar alınmamış olup, duyurusu ayrıca yapılacaktır. Şehir trafiği ile ilgili vatandaşlarımıza bir dizi hatırlatma ve uyarda bulunmak istiyorum. Özellikle bayram hareketliliğinin arttığı şu günlerde; park yasağı bulunan cadde ve sokaklara, otobüs duraklarına, yaya geçitlerine, yaya kaldırımlarına araçlarımızı park etmeyelim. Bu süreçte gerekli denetimler yetki alanına göre gerek Zabıta Müdürlüğümüz gerekse de Emniyet birimlerince yapılacaktır. Özellikle çarşı bölgesinde ana arterlerimizde çift sıra park yapıldığını görüyoruz. İzleme Değerlendirme Merkezi akıllı kameraları ile bunları tespit ediyor, uyarı ve cezai işlemler uyguluyoruz. Bayram arifelerinde belediyemiz kapalı otoparklarında çok sayıda boş alan varken, vatandaşlarımızın özellikle çarşı bölgesinde uygun olmayan yerlere araçlarını park ettiğini tespit ettik. Buradan tekrar duyurmak isterim ki Belediyemiz kapalı otoparkları ücretsiz olup, vatandaşlarımız araçlarını buralara güvenle park edebilirler. Lütfen trafik kurallarına uyalım, araçlarımızı uygun yerlere park edelim. Merkezde 3 noktada 571 araçlık ücretsiz otoparkımız var. Yine merkezi lokasyonlarda 6 noktada 755 araçlık ücretli otopark var. Yine çarşı bölgesine yakın lokasyonlarda Yenice ve Sinanbey Mahallelerimizde ücretsiz otoparklarımız mevcut. Buraları kullanalım." Bayram öncesi açık olacak pazar yerleri "Bayram öncesi Merpa pazarında bir ilave uygulamamız olacak. 16 Mart 2026 Pazartesi günü; Pazartesi pazarı kendi yerinde açık olacak. 17 Mart 2026 Salı günü; Alanyurt Salı pazarı kendi yerinde açık olacak. 18 Mart 2026 Çarşamba günü; Huzur Mahallesi semt pazarı, Alanyurt köy içi semt pazarı ve Kurşunlu semt pazarı kendi yerlerinde açık olacak. 18-19 Mart Çarşamba ve Perşembe günleri de Mer-Pa kapalı pazarı 2 gün boyunca kendi yerinde açık olacak. Bayram süresince 3 gün boyunca tüm pazarlarımız kapalı olacak." Berber ve kuaförlerin çalışma gün ve saatleri düzenlendi "Erkek berberleri normalde Pazar, bayan kuaförleri de Salı günleri kapalı. Ancak bayram sürecinde erkek berberleri 8-15 Mart Pazar günleri, bayan kuaförleri de 10-17 Mart Salı günleri açık olacak. Kapanış saatlerini ise 14 Mart - 19 Mart (Arife Dahil) bayrama kadar serbest olarak düzenliyoruz." Nöbetçi fırınlar daha sonra belirlenecek "Bayram süresince hizmet verecek fırınlar İnegöl Ticaret Odası ve Fırıncılar Kooperatifi tarafından belirlenecek. Daha sonra duyuruları yapılacak. Bayram öncesi ve bayram süresince Zabıta denetimlerimiz 7/24 esası ile devam edecek. Yeterli sayıda nöbetçi ekiplerimiz çalışmalarını sürdürecek. Bu süreçte vatandaşlarımızın yoğun olarak ilgi gösterdikleri sektörlerde gerekli denetim faaliyetleri yürütülecektir." Vatandaşlara temizlik çağrısı "Bayram temizliği bizim kültürümüzde var. Biz de İnegöl Belediyesi olarak şehrimizin bayrama çiçek gibi girmesi için rutin çalışmalarımızın yanında bir dizi çalışmalar yapıyoruz. Temizlik İşleri Müdürlüğümüz ramazan ayı ve bayram sürecinde; ana arterlerde bulunan konteynerlerin yıkanması, parkların genel temizliği, camilerin etraflarının temizlenmesi, BUSKİ çalışmalarının bittiği yerlerde ana caddelerin yıkanması, bayram ziyaretleri öncesi mezarlıklarımızın etrafının temizlenmesi, çarşı merkezinin temizlenmesi ve alt ve üst geçitlerin temizlenmesi gibi çalışmalar yapıyorlar. Bu vesileyle temizlik hususunda birkaç hatırlatma yapmak istiyorum. Temizlemek bizim görevimiz, kirletmemek ise vatandaşlarımızın. Bizler her ne kadar ekiplerimizde sahada olsak da vatandaşlarımız da; işyeri önlerini temiz tutarak, akşamları park ve açık alanda iftar yaptıktan sonra alanı buldukları gibi temiz bırakarak, çevreyi kirletmeyerek bizlere destek olmalılar. Özellikle bayram sürecinde bizler çöp ve geri dönüşüm seferlerini arttıracağız ancak ürün sevkiyatları artan esnafımız çıkardığı geri dönüşüm kutularını hacim kaplaması adına katlayarak konteynerlere atarsa bizlere yardımcı olmuş olur." Bayram öncesi mezarlıklarda çiçek dağıtımları olacak "Park Bahçeler Müdürlüğümüz önceki yıllarda olduğu gibi yine bayram öncesi mezarlık ziyareti yapan vatandaşlarımız için belirli sayıda çiçek dağıtımları yapacak." Kitaphaneler ve müzelerin çalışma gün ve saatleri "İnegöl Belediyesi Nöbetçi Kitaphaneleri arife günü 16.00’a kadar açık olacak. Bayramda ise 3 gün kapalı olacak. Müzelerimiz de arife günü 13.00’a kadar açık olacak. Bayramda ilk 2 gün kapalı, 3’üncü günü açık olacak."
Yıldırım’da tarih ayağa kalkıyor
13 Mart 2026 Cuma - 14:57 Yıldırım’da tarih ayağa kalkıyor Yıldırım Belediyesi, bir yandan kentsel dönüşümden ulaşıma, yeşil alanlardan spor tesislerine, kütüphanelerden modern pazar alanlarına kadar Yıldırım’ı geleceğe taşıyacak projeleri bir bir hayata geçirirken bir yandan da ilçedeki tarihi ve kültürel yapıları ayağa kaldırıyor. Molla Yegan Medresesi, Osman Fevzi Efendi Konağı, Aşık Yunus Türbesi, İsabey Köy Camii ve birçok sivil mimari örneği yapıyı restore ederek Bursa’ya kazandıran Yıldırım Belediyesi; Müsellim Köşkü, Murad Emri Efendi Evi, Osman Fevzi Efendi Yazlık Köşkü, Hacıseyfettin Mahallesi Sivil Mimari Örneği, Osman Şevki Uludağ Kütüphanesi, Selimzade Sivil Mimari Örneği, Zeyniler Mahalle Konağı ve Hacı Resul Konağı gibi çok sayıda sivil mimari örneği yapıda ise planlama ve restorasyon çalışmalarını sürdürüyor. ’Tarihi zenginliklere sahibiz’ Bursa’nın, Türkiye’nin en önemli tarihi ve kültürel zenginliklerine ev sahipliği yaptığını hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursa’nın tarihi mirasının önemli bir kısmı Yıldırım’da bulunuyor. Emir Sultan’dan Cumalıkızık’a, Yeşil Türbe’den Yıldırım Külliyesi’ne ülkemizin en önemli tarihi ve kültürel yapılarına sahibiz. Yine Yıldırım, Bursa’nın çok kıymetli sivil mimari örneklerini bünyesinde barındırıyor. Geçmişten güç alarak geleceği inşa eden yönetim anlayışımız çerçevesinde zenginliklerimizi korumak ve sonraki nesillere aktarmak için projeler hazırlıyoruz" dedi. Marka değeri yükseliyor Yıldırım’ın tarihi ve kültürel değerlerini ayağa kaldırarak yeniden hizmete sunduklarını belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Molla Yegan Medresesi’ni aslına uygun olarak restore ederek çocuk üniversitesine dönüştürdük. Yine Osman Fevzi Efendi Konağı’nı Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi’ne dönüştürerek Yıldırım’ın en kıymetli mekanlarından biri haline getirdik. Selimzade, Hacıseyfettin ve Yeşil mahallelerimizde bulunan onlarca sivil mimari örneği yapıyı da ayağa kaldırarak, insanlarımızın istifadesine sunuyoruz. Yine Bursa’nın en önemli tarihi akslarından olan Setbaşı- Yeşil- Emirsultan bölgesinde tarihi dokuyu yeninden gün yüzüne çıkaracak projemiz var. Yıldırım’ı, dün ile yarının birlikte yaşandığı, çevre ile insanın barışık olduğu, marka değeri yüksek bir şehir haline getiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Bursa’nın ’Dumansız Hava’ muhafızlarına Sağlık Bakanlığı’ndan teşekkür
13 Mart 2026 Cuma - 14:56 Bursa’nın ’Dumansız Hava’ muhafızlarına Sağlık Bakanlığı’ndan teşekkür Sağlık Bakanlığı tarafından, tütün bağımlılığıyla mücadele çalışmaları kapsamında hem tütün ürünleri kullanan bireylerin sağlıklı hayata adım atması için hem de 4207 sayılı kanun kapsamında kapalı alanlarda tütün denetimlerine yönelik yoğun faaliyet yürütülüyor. Bu kapsamda Bursa’da ve görevlendirildikleri illerde yapılan çapraz denetimlerde yüksek performans gösteren ve en fazla ihlal tespiti yapan tütün denetçileri, bakanlık tarafından teşekkür belgesiyle onurlandırıldı. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen tütün denetimlerinde özverili çalışmalar gösteren denetçilerin, bakanlık nezdinde oluşturulan iller arası tütün denetim ekiplerinde görevlendirildiğini dile getirdi. Bu görevlerde gösterdikleri özveri ve yüksek performans sayesinde teşekkür belgesi almayı hak kazanan denetimcileri tebrik eden Çetin, "Tütün bağımlılığı, kanser başta olmak üzere birçok hastalığın ana sebeplerini oluşturuyor. Bu bağımlılık sadece kullanan bireyleri değil, etrafındaki insanların da hayatlarını riske atıyor. Bu yüzden kapalı alanlarda dumansız hava sahası denetimlerini oldukça önemsiyoruz. Yönetmeliğe aykırı durumlara taviz vermiyoruz." dedi. Bağımlılıktan Kurtulun Denetimlerin yanı sıra tütün ürünü kullanan bireylerin bırakmasına yönelik çalışmalar da yürüttüklerini dile getiren Çetin, "İl genelinde devlet hastanelerimizde ve sağlıklı hayat merkezlerimizde bulunan sigara bırakma polikliniklerinde tütün bağımlılığıyla etkisi kanıtlanmış, bilimsel yöntemlerle hizmet veriyoruz. Tütün bağımlılığından kurtulmak isteyen vatandaşlarımızı, yeni bir başlangıç yapmaları için bu polikliniklere davet ediyorum" şeklinde konuştu.
Genç Cumhuriyet’in sağlık alanındaki başarıları sergiyle anlatıldı
13 Mart 2026 Cuma - 14:56 Genç Cumhuriyet’in sağlık alanındaki başarıları sergiyle anlatıldı Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla hazırlanan ‘Genç Cumhuriyet’in Sağlık Alanındaki Başarıları’ sergisi, Cumhuriyet’in sağlık alanındaki dönüşümünü gözler önüne seriyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında sağlık alanında atılan adımları ve kısa sürede elde edilen başarıları ortaya koyan sergi, BUÜ Tıp Fakültesi’nde kapsamlı bir içerikle oluşturuldu. Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Kültür Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergide, Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde sağlık politikalarının nasıl şekillendiği, toplum sağlığına yönelik sorunların nasıl tespit edilerek çözümler üretildiği ve sağlık alanında gerçekleştirilen örgütlenme çalışmaları görseller ve metinler eşliğinde anlatıldı. Türkiye’deki sağlık politika temellerinin nasıl atıldığı ve toplum sağlığına yönelik çalışmaların nasıl geliştirildiğinin de ele alındığı sergi, Cumhuriyet’in ilk döneminde sağlık alanında yürütülen örgütlenme çalışmalarına, toplum sağlığını geliştirmeye yönelik uygulamalara, 14 Mart Tıp Bayramı’nın tarihî anlamına ve Türkiye’de görev yapan ilk kadın sağlık çalışanlarına yer veriyor. Serginin açılış töreninde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, genç Cumhuriyet’in zor şartlara rağmen sağlık alanını öncelikli konular arasında tuttuğunu hatırlattı. Bu alanda atılan adımların bugün güçlü bir sağlık sisteminin temelini oluşturduğunu ifade eden Direkçi, herkesi sergiyi gezmeye davet etti. Cumhuriyet’in ilk döneminde sağlık alanında gerçekleştirilen çalışmaların yalnızca Türkiye için değil dünya sağlık tarihi açısından da dikkat çekici olduğunu dile getiren BUÜ Tıp Tarihi ve Etik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Murat Civaner ise, serginin dönemin sağlık anlayışını ve yapılan çalışmaları görünür kılması açısından önemli olduğunu söyledi.
Gemlikliler dayanışma sofrasında buluştu
13 Mart 2026 Cuma - 14:55 Gemlikliler dayanışma sofrasında buluştu Ramazan ayının dayanışma ve paylaşma ruhunu tüm kente yayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, iftar programlarını Gemlik ilçesiyle sürdürdü. Gemlik Kapalı Pazar Alanı’ndaki programa, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, meslek odalarının başkanları, Büyükşehir Belediyesi yöneticileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Akşam ezanının okunmasıyla birlikte Gemlikliler hep birlikte oruçlarını açtı. Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, konuşmasına Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in selamlarını ileterek başladı. Ramazan’ın gönüllerin birbirine yaklaştığı, dayanışmanın, merhametin ve yardımlaşmanın yoğun hissedildiği mübarek bir ay olduğunu belirten Gazioğlu, kentin tümünde iftar programları düzenlerken ihtiyaç sahiplerinin de yanlarında olduklarını ifade etti. İnsanlar arasındaki gönül bağlarının da şehirleri güçlü kıldığını hatırlatan Gazioğlu, herkesin Ramazan Bayramı’nı şimdiden tebrik etti. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ise iftar sofralarında buluşmalarını sağlayan Başkan Mustafa Bozbey’e ve Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek Ramazan’ın ülkemize ve tüm insanlığa barış, sevgi ve bereket getirmesini temenni etti. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de 11 ayın sultanı Ramazan ayı vesilesiyle birlik ve beraberliğin daim olmasını dileyerek herkesin bayramını tebrik etti. CHP Gemlik İlçe Başkanı Servet Pehlivan ise iftar programında bir araya gelmelerini sağlayan Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür ederek Ramazan ayının bereket ve bolluk getirmesini diledi. Başkanvekili Gazioğlu ve beraberindekiler, teravih namazının ardından Eşref Dinçer Mahallesi Ayşe Hatun Camii’nde vatandaşlara tatlı ikramında bulundu.