Yerel Haberler
Bursa
22 Nisan 2026 Çarşamba - 19:55 Bursa Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinde yönetimler belli oldu Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev değişimleri sürerken, iştirak şirketleri ve daire başkanlıklarında yeni atamalar gerçekleştirildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetiminde değişim süreci devam ediyor. Belediye birimlerinde ve iştirak şirketlerinde peş peşe yapılan görev değişiklikleriyle yönetim kadrosu yeniden şekilleniyor. Belediye iştiraklerinden Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Osman Tüysüz atanırken, BURFAŞ’ta bu göreve Sinan Kahraman getirildi. BURKENT’te yönetim kurulu başkanlığına Osman Şahin getirilirken, Jeotermal Anonim Şirketi’nde başkanlık görevine Yılmaz İkinci’nin getirildiği öğrenildi. BESAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Fuat Alpaslan getirilirken, Tarım A.Ş.’de bu görevi Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın yürüteceği belirtildi. Belediye bünyesinde bir diğer atama ise İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı’nda yapıldı. Fuat Akın, daire başkanı vekili olarak göreve getirildi. Öte yandan, belediye iştiraklerinden BURULAŞ’ta da üst düzey görev değişimi yaşandı. Mehmet Kürşat Çapar genel müdürlük görevine atanırken, mevcut Genel Müdür Fahrettin Beşli’nin görevine son verildi. Belediyenin itfaiye teşkilatında da dikkat çeken bir değişiklik yaşandı. İtfaiye Daire Başkanı Canalp Berkdemir’in emeklilik talebinin kabul edilmesiyle görevinden ayrıldığı öğrenildi. Berkdemir’in yerine Süleyman Boylu, İtfaiye Daire Başkanı Vekili olarak görevlendirildi. Yapılan atamaların, gerçekleştirilen yönetim kurulu toplantılarının ardından belirlendiği ifade edilirken, belediye yönetiminde yeniden yapılanma sürecinin sürdüğü gözlendi.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 17:07 Bursa’da korkutan göçük havadan görüntülendi...Balkonlar yıkıldı, araçlar enkaz altında Bursa’nın Mudanya ilçesinde etkili olan yağışın ardından çöken istinat duvarının yol açtığı yıkım, dron ile havadan görüntülendi. Görüntülerde dairelerde oluşan hasar, yıkılan balkonlar ve enkaz altında kalan araçlar dikkat çekti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba da olay yerinde incelemelerde bulundu. Olay, Halitpaşa Mahallesi Tahtalı Park Evleri’nde saat 13.00 sıralarında meydana geldi. Yaklaşık 8 metre yüksekliğindeki beton istinat duvarı, yağışın etkisiyle büyük bir gürültüyle çöktü. Gürültüyle panik yaşayan bina sakinleri deprem olduğunu zannederek kendilerini dışarı attı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve AFAD ekipleri sevk edildi. Çöken duvarın sitenin iki katını kapladığı belirlenirken, ekipler bölgede geniş güvenlik önlemi aldı. Muhtemel yeni çökme riskine karşı 2 blok tedbir amacıyla tahliye edildi. Olayda can kaybı yaşanmazken, dairelerde ciddi hasar meydana geldi, bazı balkonlar yıkıldı. Enkaz altında kalan araçlarda ise büyük çapta maddi zarar oluştu. Bölgede taş düşmelerinin zaman zaman devam ettiği öğrenilirken, ekiplerin çalışmaları sürüyor. Öte yandan olay yerine gelen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Şahin Biba incelemelerde bulundu. Vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Biba, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tüm imkanlarıyla bölge halkının yanında olduğunu ifade etti.
Başkan Yılmaz: "Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor"
17 Mart 2026 Salı - 23:48 Başkan Yılmaz: "Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor" Bursa Büyükşehir Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nın ikinci birleşimi ardından açıklama yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursalıları susuz bıraktılar ve geldiğimiz noktada da sudan değil, suyu yönetememekten, şehri yönetememekten, BUSKİ’yi yönetememekten, ulaşımı yönetememekten bahsediyoruz. Aslında problem yönetememedir. Bunun altını çizmek istiyorum. Bu noktada eleştirilerimiz var. Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor" dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nın ikinci birleşiminde 22 gündem maddesi görüşülürken, bazı maddeler oy birliğiyle kabul edildi, bazıları ise partiler arasında tartışmalara sahne oldu. Mecliste özellikle imar planı değişiklikleri, belediye iştiraklerine ilişkin finansman kararları ve sosyal destek projeleri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Meclis toplantısı çıkışı konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’da su faturalarına gelen fahiş fiyatlara dikkat çekti. Yılmaz, "Bu tüm ilçe belediye başkanının ortak kanaati ve ihtiyaçları ile birlikte konuşulmuş ve yine birlikte karar verilmiş ancak tekrar altını çizmek istiyorum ki burada problem katı atık bedeli değil suya yapılan fahiş zamlar. Biz buna rağmen AK Parti grubu olarak Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte şöyle bir karar aldık, dedik ki tamam su zamları geri alınsın, 2024 seçimleri öncesinde nasıl bir usul takip ediliyorsa ki her ay suya zam yapılıyordu enflasyon oranında burada aynı sistem devam etsin. Evine 300 lira fatura gelirken bin lira gelen, bin 500 lira gelen, 2 bin lira gelen hemşehrilerimizin isyanı var. Burada topu taca atıyor, ipe un seriyor. Ramazan’a yakışmayan bir tablo. Bursa’da birçok şey yönetilemediği gibi Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin de yönetilemediğine maalesef şu aziz günde bile şahitlik etmiş olduk. Sayın Başkan’ın bahsettiği konularla ilgili açıklama yapma gereği duydum. Çünkü mecliste mikrofonumun sesi kısıldı, konuşmamıza fırsat verilmedi, öncelikle bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Gündeminin su zammı ve katı atık bedeli olduğunu söyleyen Başkan Oktay Yılmaz, "Tabii öncelikle gündem su zammı ve katı atık bedeli. Aslında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey yine ipe un sermiştir. Bırakın benim sorularıma vatandaşın haklı isyanına cevap vermesini Cumhuriyet Halk Partili Osmangazi Belediye Başkanını bile isyan eder hale getirmiştir. Osmangazi Belediye Başkanı, Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak kendi evindeki su faturasının örneği ile birlikte su zammının fahiş bir zam olduğunu basın mensuplarıyla, sizlerle kendisi de paylaşmıştı. Bunun katı atık bedelinden kaynaklanmadığını suya yapılan fahiş zamlardan kaynaklandığını ifade etmişti. Burada evine gelen su faturasından vatandaş şikayetçi ama Mustafa Bozbey neden örnek veriyor? Bakkala gelen su tüketimi olmayan su faturasından bahsediyor. 100 liradan bahsediyor. Evine 135 lira, 200 lira gelen hiç kimsenin isyanı yok aslında" diye konuştu. CHP’li belediyelerin maaş ödeyememe sıkıntısı çektiklerine de dikkat çeken Yılmaz, "Geçmişe dönük yine isim vermeden geçmişte yaptığımız katı atık bedellerin alınmamasıyla ilgili konuştu. Evet, biz AK Partili belediyeler olarak 2021’de pandemi döneminde vatandaşımıza, hemşehrimize destek olmak adına katı atık bedellerini geri çekmiştik. Yeni dönemde bilhassa Cumhuriyet Halk Partili ilçe belediye başkanlarımızın da talebiyle beraber çünkü maaş ödeyememek gibi sıkıntı daha çok Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde söz konusuydu. Buradan gelen talepler, ilçelerin hakikaten kendi yönetimleriyle ilgili durumlarından dolayı katı atık bedelinin, yasal olarak belirlenen bedelinin çok altında bir bedel alınmaya başlandı. Bu Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer için 135 TL, diğer ilçeler için 100 TL ve daha sonrasında 70 TL olarak belirlendi. Geçmiş dönem Büyükşehir Belediyesi bir kuruş katı atık topluma bedeli almazken bu dönem Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin talebiyle de artı 30 TL katı atık bedeli alınmaya başlanmıştır" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı Yılmaz, su zammının aynı sistemde enflasyonla beraber artmasını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Bu tüm ilçe belediye başkanının ortak kanaati ve ihtiyaçları ile birlikte konuşulmuş ve yine birlikte karar verilmiş ancak tekrar altını çizmek istiyorum ki burada problem katı atık bedeli değil suya yapılan fahiş zamlar. Biz buna rağmen AK Parti grubu olarak Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte şöyle bir karar aldık, dedik ki tamam su zamları geri alınsın, 2024 seçimleri öncesinde nasıl bir usul takip ediliyorsa ki her ay suya zam yapılıyordu enflasyon oranında burada aynı sistem devam etsin. Katı atık bedellerini ilçe belediyeleri de almasın. Biz AK Partili belediyeler olarak buna hazır olduğumuzu ifade ettik. Ancak bugün yine Sayın Mustafa Bozbey ipe un serdi, ’bu ikisini karıştırmayın’ dedi. Vatandaş neden şikayetçiyse gelin birlikte geriye dönün. Bu aslında bir suyu siyasete alet etmek değildir. Suyu siyasete alet etmek seçim öncesinde ’ben suya indirim yapacağım’ diyerek, insanları kandırarak oy almak siyasete alet etmektir suyu. Bugün zaten suyu yönetmesini beceremediler. Bursalıları susuz bıraktılar ve geldiğimiz noktada da sudan değil, suyu yönetememekten, şehri yönetememekten, BUSKİ’yi yönetememekten, ulaşımı yönetememekten bahsediyoruz. Aslında problem yönetememedir. Bunun altını çizmek istiyorum. Bu noktada eleştirilerimiz var. Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor." Cumhur İttifakı olarak yapılması gereken ne varsa hazır olduklarını vurgulayan Yılmaz, "Bugün 5 bine yakın personel almış, 2 bine yakın personel çıkarmış. 5 binden fazla personel aldıklarını kendileri de ifade etmişlerdi daha önce. Bu Bursa’nın kaynaklarını verimli yönetemediklerinin de ayrı bir göstergesi suda yaşanan krizin bugün ulaşımda yaşandığına da şahitlik ediyoruz. Biz tartışmalardan uzak çözüm odaklı bir yaklaşımla istişare kültürü içerisinde gelin Bursa’nın problemlerini masaya yatıralım. Suyla ilgili de biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız ama siz de yapacaksınız. Ulaşımla ilgili ne gerekiyorsa, kentsel dönüşümle ilgili ne gerekiyorsa biz Cumhur İttifakı olarak taşın altına elimizi koymaya hazırız. Biz sorun üreten değil, çözüm üreten taraftayız. Bunu da hemşehrilerimize buradan paylaşmak istiyorum. Herkesin Ramazan’ını tebrik ediyorum. Birkaç gün sonra inşallah bayramı idrak edeceğiz. Şimdiden tüm hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı mübarek olsun" dedi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey: "20 senedir yapılmamış hizmetleri yapıyoruz"
17 Mart 2026 Salı - 22:52 Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey: "20 senedir yapılmamış hizmetleri yapıyoruz" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Büyükşehir Belediye Meclisi’nde kentin sorunlarını çözmek zorunda olduklarını vurgulayarak siyasetin meclise hakim olmasını asla kabul etmeyeceğini söyledi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Mart ayı ikinci toplantısı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in başkanlığında yapıldı. Toplantı öncesinde konuşan Başkan Bozbey, "Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu Türkiye’ye örnek olacak bir şekilde Bursa’da yaşattık. Ramazan ayının manevi iklimini en iyi şekilde kentin tümünde hissettirdik. 17 ilçede her gün kardeşlik sofrası kurarak vatandaşlarımızla buluştuk. 14 farklı noktada iftariyelikler dağıttık. 4 sabit iftar noktasında halkımıza ikramlarda bulunduk. Sahada görev tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Şimdiden tüm halkımızın, Bursalıların ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum. Bayramın kentimize ve ülkemize sağlık, mutluluk, huzur ve bereket getirmesini diliyorum" diye konuştu. İran-ABD-İsrail Savaşı’nın da kabul edilemez olduğunu dile getiren Başkan Bozbey, savaşın bir an önce durdurulmasını istedi. Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli tarihçilerden biri olan İlber Ortaylı’ya da Allah’tan rahmet dileyen Başkan Bozbey, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü de bir kez daha kutladı. Grup Başkanvekillerinin gündeme getirdiği konular hakkında da açıklamalarda bulunan Başkan Mustafa Bozbey, halk otobüslerinin seçim süreçlerinde Büyükşehir Belediyesi’nin işin içine çekilmesini kabul etmediklerini dile getirdi. Gerekli görüşmelerin yapıldığını ve son derece olumlu adımlar atıldığını anlatan Başkan Bozbey, "Biz gerçekten çalışan esnafımızın yanındayız. Ayrıca yüzde 15 zam yapıldı. Bu zamma Cumhur İttifakı ret oyu verdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin oylarıyla geçti. Yüzde 15 demek 3 lira 25 kuruş demektir. Bunun 2 lirasını esnafımıza verdik. Kabul edenlerle imzalar atıldı" dedi. Su faturalarıyla ilgili soruya da cevap veren Başkan Mustafa Bozbey, BUSKİ’nin mali durumunu göreve geldikleri günden bu yana düzeltmeye çalıştıklarını vurguladı. BUSKİ’nin iş yapamaz, kredileri ödeyemez durumda devraldıklarını söyleyen Başkan Bozbey, "BUSKİ’de hizmetlerin kısıtlı da olsa yapılabilmesi için Büyükşehir Belediyesi bütçesinden 1 milyar lira aktardık. Bunun üzerine bir talebimiz oldu. Mecliste katı atık bedelleriyle ilgili ‘Küçük esnaf da dahil olsun’ diyenler oldu ve 135 lira olarak belirlendi. Suyun bir metreküpü ise şu anda 52 liradır. İki metreküp su kullanan esnafa 250-300 lira fatura geliyor. Esas mağdur dediğimiz kesim onlardır" diye konuştu. Abonelerin yüzde 86’sının 12 metreküpe kadar olan birinci kademe kullanıcısı olduğunu söyleyen Başkan Bozbey, şunları söyledi: "BUSKİ batmış. Paraları çalınmış. Ben batırmadım. Batıranlar belli. Hala onlarla uğraşıyoruz. Hizmetler yapılmamış. Köylerin depolarına bakın bakalım su içilir mi? Vatandaşlar oradan su içiyor. Altyapıyı, arıtma tesislerini yapmak zorundayız. Bu hizmetlerin yapılabilmesi için BUSKİ’nin belirli gelire sahip olması gerekiyor. Bizler Bursa adına uğraşıyoruz. Bugün Orhangazi’de yüzde 55, İnegöl’de yüzde 60 kayıp kaçak varsa hizmet üretmek zorundayız. BUSKİ’nin hizmet üretmesini engelleyecek herhangi bir şeye müsaade etmemiz mümkün değildir. 2024 Ekim’de bu salonda ‘2025’in sonunda BUSKİ’nin borcu 25 milyar liraya çıkacak’ dediğimizde gülenler oldu. Şimdi borcu 25 milyar 400 milyona çıktı. Ben müneccim değilim ama hesap yaparım. Bizler 20 senedir BUSKİ’de yapılmamış hizmetleri yapıyoruz". Meclis, gündem maddelerinin görüşülmesiyle devam etti. AK Parti ve MHP’li meclis üyelerinin komisyonlarda kabul olan maddelere ‘ret’ vermesi üzerine konuşan Başkan Bozbey, "Siyaseten alınmış bir karar. ‘Biz komisyonda kabul ettik ama imzamızı reddediyoruz’ diyorlar. Bizler, bu Meclis’te Bursa’nın sorunlarını çözmek zorundayız. Bursa’nın birikmiş sorunlarını en aza indirgemek zorundayız. Bursa halkı bunun için oy verdi. Bursalıların menfaatine olan işlerde lütfen siyaset yapmayın. Siyasi davranmayın. Siyasetin bu denli meclise hakim olmasını asla kabul etmiyorum" dedi.
Başkan Özdemir: "Nilüfer’in kalbi ve geleceği satılık değildir"
17 Mart 2026 Salı - 20:02 Başkan Özdemir: "Nilüfer’in kalbi ve geleceği satılık değildir" Satış listesine alınan taşınmazlar arasına FSM Bulvarı’ndaki "Hastane Alanı"nın da dahil edilmesine tepki gösteren Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, alanın kentin önemli buluşma ve etkinlik noktalarından biri olduğunu vurgulayarak yapılaşma riskine dikkat çekti ve kararın geri çekilmesini istedi. Resmi Gazete’de yayımlanan, satış listesine alınan Bursa’daki taşınmazlar arasında yer alan FSM Bulvarı "Hastane Alanı" için Nilüfer’den tepki geldi. Başkan Şadi Özdemir, "Biz Nilüfer ile ilgili hep ortak akılla karar almaya çalışıyoruz. Mahalle komitelerimizin uygun bulmadığı işleri bile yapmıyoruz. Bu eğer gerçekleşirse Nilüfer’in kalbine sokulmuş bir hançer şeklinde yorumlayabiliriz. Kararın yeniden gözden geçirilip kaldırılmasını talep ediyoruz" dedi. Türkiye genelinde bazı taşınmazların özelleştirme kapsamına alınmasının ardından, Bursa’da satış listesine giren alanlar kamuoyunda tartışma getirdi. Söz konusu taşınmazlar arasında Nilüfer’de Fethiye Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndaki "Hastane Alanı" olarak bilinen ve uzun yıllardır kamusal etkinliklere ev sahipliği yapan bölge de yer aldı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Başkan Yardımcıları Mahmut Demiröz ve Sinan Sarıbal ile Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın’ın katılımıyla söz konusu alanda bir açıklama yaptı. Açıklamada, kararın kentin geleceği açısından ciddi riskler taşıdığı vurgulandı. "Bölgede yoğunluğu ciddi oranda artırır" Başkan Şadi Özdemir, alanın yıllardır kentin önemli buluşma ve etkinlik noktalarından biri olduğunu belirterek, satış kararının ardından bölgenin yoğun yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kalabileceğine dikkati çekti. Başkan Şadi Özdemir şunları söyledi: "Nilüfer’in kalbi ve geleceği satılık değildir. Bursa’da altı kritik noktanın satışına karar verilmiş durumda. Bunlardan biri de şu an bulunduğumuz, imar planlarında ’Hastane Alanı’ olarak geçen ancak uzun yıllardır belediyemizin etkinlik alanı olarak kullanılan bu bölgedir. Burası, yıllardır çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapan, kent yaşamı açısından önemli bir kamusal alandır. Ancak satış gerçekleştiği takdirde, bu alanın ya özel hastane olarak değerlendirileceğini ya da yapılacak imar planı değişiklikleriyle konut veya ticari alanlara dönüştürülebileceğini öngörüyoruz. Oysa bölgeye baktığımızda, çok sayıda sağlık tesisi bulunduğunu görüyoruz. Bu nedenle burada yeni bir sağlık alanına ihtiyaç olduğu söylenemez." Nilüfer Belediyesi olarak, sağlık alanında ihtiyaç duyulan her noktada, başta aile sağlığı merkezleri olmak üzere gerekli tahsisleri yaptıklarını ifade eden Başkan Özdemir, bölgenin halihazırda yoğun bir trafik aldığını vurgulayarak, "Fatih Sultan Mehmet Bulvarı ve çevresi, sosyal yaşamın ve ticari hareketliliğin yoğun olduğu bir hat. Bu alana yüksek yoğunluklu yeni bir yapılaşma getirilmesi; ister hastane ister ticari bir proje olsun, binlerce aracın giriş-çıkışı anlamına gelecektir. Bu da mevcut trafiğin tamamen kilitlenmesi riskini doğuracaktır" dedi. "Önceliğimiz sosyal, kültürel yaşam alanları" Konuşmasında "Bu bölgede ne yeni bir sağlık alanına ne de yoğunluğu artıracak başka yatırımlara ihtiyaç var" diyen Başkan Özdemir, açıklamasına şöyle devam etti: "Nilüfer’in her yıl yaklaşık 20 bin kişilik nüfus artışı yaşadığını da dikkate aldığımızda, önceliğimiz yeni yapılaşma alanları değil; sosyal, kültürel ve kamusal yaşam alanları olmalıdır. Burası yaklaşık 37 dönümlük bir alan. Emsal değerleri dikkate alındığında yaklaşık 100 bin metrekarelik bir inşaat potansiyeline sahiptir. Bu büyüklükte bir alanın yapılaşmaya açılması yerine, düzenlenerek gelişmelere alanına dönüştürülmesi, insanların nefes alabileceği, vakit geçirebileceği bir yaşam alanı olarak korunması gerekmektedir. Üstelik bu alan yalnızca bulunduğu bölge için değil, tüm Nilüfer için büyük önem taşımaktadır." "Bu kente zarar verecek kararlardan kaçınalım" Kararın hayata geçirilmesi durumunda, bunu Nilüfer’in kalbine saplanmış bir hançer olarak tanımlayan Başkan Şadi Özdemir, "Daha önce de benzer satış girişimleri olmuş, ancak kamuoyunun güçlü tepkisiyle geri çekilmiştir. Bugün yeniden gündeme gelmesi, halkın taleplerinin yeterince dikkate alınmadığını göstermektedir. Biz Nilüfer’de karar alma süreçlerinde her zaman ortak aklı esas alıyoruz. Mahalle komitelerimizin uygun bulmadığı projeleri dahi hayata geçirmiyoruz. Bu anlayışın, kentin geleceğini doğrudan etkileyen böylesine önemli bir konuda da geçerli olması gerektiğine inanıyoruz. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; Nilüfer halkının, yerel yönetimin ve bu kentte yaşayan herkesin görüşü dikkate alınmalıdır. Bu alanın satışı, bu kente yapılacak en büyük yanlışlardan biri olacaktır. Bursa’daki ilgili tüm yetkililere de sesleniyoruz; bu kente zarar verecek kararlardan kaçınılmalıdır. Burası, insanların nefes aldığı önemli kamusal alanlardan biridir ve bu niteliğini korumalıdır. Bu kararın yeniden gözden geçirilmesini ve tamamen ortadan kaldırılmasını talep ediyoruz" diye konuştu. Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın da söz konusu alanın yalnızca bulunduğu bölge için değil, tüm Nilüfer için önemli bir kamusal değer taşıdığını belirtti. Aydın, hızlı kentleşme sürecinde bu tür alanların korunmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, "Bu tür kamusal alanlar kaybedildiğinde yeniden kazanılması mümkün olmuyor. Bu nedenle böylesine önemli bir kararın katılımcı bir süreçle ele alınması gerekiyor. Bununla birlikte, bölgenin deprem riski açısından da önemli bir işlev gördüğünü unutmayalım. Kentte nefes alınabilecek bu tarz merkezi alanlar, afet durumlarında da kritik rol oynar. Bu alanın korunması yalnızca bugünün değil, geleceğin de meselesidir" diye konuştu. Açıklamada, söz konusu kararın yeniden gözden geçirilmesi ve alanın kamusal kullanım niteliğinin korunması yönünde çağrı yapıldı.
Bursa Büyükşehir Meclisi’nde 22 madde görüşüldü: Bazıları oy birliğiyle geçti, bazıları tartışma oluşturdu
17 Mart 2026 Salı - 19:59 Bursa Büyükşehir Meclisi’nde 22 madde görüşüldü: Bazıları oy birliğiyle geçti, bazıları tartışma oluşturdu Bursa Büyükşehir Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nın ikinci birleşiminde 22 gündem maddesi görüşülürken, bazı maddeler oy birliğiyle kabul edildi, bazıları ise partiler arasında tartışmalara sahne oldu. Mecliste özellikle imar planı değişiklikleri, belediye iştiraklerine ilişkin finansman kararları ve sosyal destek projeleri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Toplantıda Nilüfer Balat Mahallesi’ndeki nazım imar planı değişikliği maddesi tartışmaların merkezinde yer aldı. Söz konusu madde, AK Parti ve MHP grubunun ret oyuna karşılık CHP ve İYİ Parti’nin oylarıyla oy çokluğu ile kabul edildi. Nilüfer Balkan Mahallesi’ne ilişkin nazım imar planı düzenlemesi ise mecliste oy birliğiyle kabul edilen maddeler arasında yer aldı. Mustafakemalpaşa Muradiyesarnıç ve çevresini kapsayan rüzgar enerji santrali ve yol alanı düzenlemesi maddesi ise CHP’nin çekimser oyuna karşılık diğer partilerin desteğiyle oy çokluğuyla kabul edildi. Toplantıda bazı maddeler geri çekildi. Yenişehir Yenigün Mahallesi’ndeki nazım imar planı değişikliği, komisyondan geçmesine rağmen mecliste geri çekildi. Ayrıca Bursa’nın B40 Balkan Şehirleri Ağı’na üyeliği ile ilgili gündem maddesi de geri çekilerek yeniden değerlendirilmek üzere ertelendi. Mecliste oy birliğiyle kabul edilen önemli maddeler arasında Harmancık Belediyesi’ne akaryakıt desteği verilmesi, Tip 1 diyabetli üniversite öğrencilerine glikoz sensörü desteği sağlanması, 2026 mali yılı ilk yardım eğitim ücretleri ve Gemlik Karsak Deresi ıslahı için kamulaştırma yapılması da yer aldı. Toplantıda ayrıca belediye iştiraklerinden Bursa Kültür Sanat Ürünleri ve Turizm Ticaret A.Ş. için gayri nakdi kredi kullanımı ve Bursa Jeotermal Enerji A.Ş.’nin sermaye artırımı gibi maddeler de oylamaya sunuldu. Bu maddelerde partiler arasında farklı oy kullanıldığı görüldü. Meclis gündeminde yer alan bazı imar planı değişiklikleri ve mali düzenlemeler ise detaylı görüşmelerin ardından kabul edilerek yürürlüğe girdi.
Bursa Büyükşehir Meclisi’nde ‘su zammı’ tekrar gündeme geldi, tansiyon yükseldi
17 Mart 2026 Salı - 19:01 Bursa Büyükşehir Meclisi’nde ‘su zammı’ tekrar gündeme geldi, tansiyon yükseldi Mustafa Bozbey ile Oktay Yılmaz arasında, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde görüşülen su zammı konusu nedeniyle tansiyon yükseldi. Sert tartışmaların yaşandığı oturumda, meclis üyeleri de karşı karşıya geldi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin son oturumunda gündemin en önemli maddesi su tarifelerine yapılan zamlar oldu. su tarifelerine yapılması planlanan zam oldu. Görüşmeler sırasında Cumhur İttifakı üyeleri yapılan zam oranın düşürülmesini ve katı atık bedelini geri çekilmesini söyledi. Talepler üzerine söz alan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, BUSKİ’nin içinde bulunduğu mali tabloya dikkat çekti. Bozbey, "BUSKİ batmış, paraları çalınmış. BUSKİ’yi batıranlar belli. Bu kurumun sürdürülebilirliği için bazı düzenlemeler yapmak zorundayız" ifadelerini kullandı. Bu sözler üzerine AK Parti grubu tepki gösterdi. AK Parti meclis üyeleri, su zammının geri çekilmesi için meclis başkanlığına önerge sundu. Önergenin okunması sırasında salonda sesler yükselirken, karşılıklı sözlü atışmalar yaşandı. Tartışmaların büyümesi üzerine Başkan Bozbey ile Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz arasında gerilim tırmandı. Bozbey, Yılmaz’a hitaben, "Su faturalarında katı atık bedeline 200 lira isteyen sizlerdiniz" diyerek eleştiride bulundu. Bunun üzerine Oktay Yılmaz, "Şov yapma, konuşmama müsaade et" sözleriyle karşılık verdi. İki başkan arasında yaşanan sert diyalog, kısa sürede meclis üyelerine de yansıdı. Taraflar arasında karşılıklı bağrışmalar yaşanırken, bazı meclis üyelerinin yerlerinden kalkarak birbirlerinin üzerine yürüdüğü görüldü. Zaman zaman fiziki müdahaleye varan gerginlikte, meclis salonunda arbede yaşandı. Oturumu yöneten yetkililer, artan tansiyonun düşürülmesi için sık sık uyarılarda bulunurken, tartışmaların kontrol altına alınamaması üzerine oturuma ara verildi. Aranın ardından görüşmelere devam edilip edilmeyeceği konusunda değerlendirme yapılacağı öğrenildi.
Maden ocağının atıkları suya ve toprağa karışmaya devam ediyor
17 Mart 2026 Salı - 16:26 Maden ocağının atıkları suya ve toprağa karışmaya devam ediyor Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde yaklaşık 7 yıldır tartışmalara konu olan bir madencilik şirketine ait atık barajının bir süre önce çökmesine tepkiler sürüyor. Tüm itirazlara rağmen faaliyetini sürdüren bakır, çinko ve kurşun ocağının ayrıştırma bölümünün 1,5 ay önce patlaması sonucu akan tonlarca kimyasal ve ağır metal içerikli atık halen ocağın alt kısmında duruyor. Balçık halinde görülen atık yağmurlarla sulara ve toprağa karışmaya devam ederken tam bir çevre felaketi yaşanıyor. Bölge sakinleri maden ocağı faaliyetine devam edecekse çevreyi, toprağı, suyu koruyacak önlemlerin en üst seviyede alınmasını istese de işletmenin bu konuda ciddiyetle adım atmaması tepkilere yol açıyor. Kirazlıyayla Muhtarı Hasan Açar, 6-7 yıldır maden şirketiyle mücadele ettiklerini ancak sonuç almaktansa sorunlarının giderek büyüdüğünü söyledi. Ayrıştırma tesisinin maden ocağı sınırlarında olmaması gerektiğini yıllardır söylediklerini belirten Açar, "Köylülerle mücadele ettik ’ayrıştırma tesisini, atık havuzunu buraya yapmayın, çöker’ dedik. Ama dinlemediler" dedi. Eskiden bölgede otlayan hayvanların yağmurdan sonda toprağın yumuşaklığı nedeniyle battığını anlatan muhtar Açar, şunları kaydetti: "Bunların hepsini söyledik, anlattık ama bütün itirazlara rağmen yapıldı. Şirket inatlaştı ve atık havuzunu, ayrıştırma bölümünü buraya koydu. Çökme tehlikesinin olduğunu o zamanlarda söyledik, söylediler. Toprak kaymaları yaşandı ve atık havuzundan çıkan balçık, atık, Sarıyer Deresi’ne aktı. Bu dere Yenişehir Ovası’na gidiyor. Oradan diğer akarsulara karışarak göl ve göletlere, yer altı sularına ve hatta tarım ürünlerine gidiyor." Kurşun, çinko ve bakır çıkarılan maden ocağının atığının halen mahalle altında Sarıyer Deresi’nin yatağında bulunduğunu aktaran Açar, "Önlem alınıyor diye söyleniyor. Ayrıştırma yani atık havuzunun tekrar patlamaması için önlem alıyorlar. Olmayacak zamanla yine patlayacak. Toprak yumuşak ve kaldırmıyor. Bölgede hafriyat ağırlığını taşımadığı için toprak kaymaları oldu ve 20 kişinin tarlası patladı. Bunu bir türlü anlatamıyoruz" diye konuştu.
BUKAM ve SESVA "Kadın ve çocuk hakları" konusunda güç birliği yapacak
17 Mart 2026 Salı - 16:12 BUKAM ve SESVA "Kadın ve çocuk hakları" konusunda güç birliği yapacak Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (BUKAM) ile Kadın ve Çocuk Hakları Dayanışma ve Geliştirme Derneği (SESVA) arasında toplumsal fayda odaklı önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. Rektörlük Yönetim Kurulu Salonunda gerçekleşen törene; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, BUKAM Müdürü Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz, SESVA Başkanı Sinem Uçar Denge ile akademisyenler katıldı. Protokol kapsamında, kadın ve çocuk hakları alanında akademik veriler ışığında toplumsal farkındalık oluşturulması amaçlanırken; tarafların Ar-Ge, inovasyon ve eğitim çalışmalarındaki iş birliğiyle yaşanan sorunlara bilimsel çözümler getirilmesi öngörülüyor. "Bilimsel veri ve raporlarda odaklanmalıyız" Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, işbirliğinin temel motivasyonunun sadece görünürlük değil, somut toplumsal fayda olduğunu vurguladı. Türkiye’de çocuk ölümlerinin geçmişe oranla ciddi şekilde azalmasının sevindirici olduğunu ancak çocuklara yönelik faaliyetlerin hala yeterince kapsayıcı olmadığını belirten Kırıştıoğlu, çalışmaların sadece belirli butik gruplarla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Taraflar arasındaki samimi diyaloğun başarıyı beraberinde getireceğine inandığını söyleyen Kırıştıoğlu, bu yapıdan akademik yayınlar ve raporlar gibi somut çıktılar beklediklerini, ancak bu sayede topluma gerçek anlamda hizmet edilmiş sayılacağını dile getirerek protokolün tüm taraflar için hayırlı olmasını diledi. "Topluma yaralı işler yapmayı sürdürüyoruz" BUKAM Müdürü Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz, SESVA ile geçmişe dayanan başarılı bir proje geçmişlerinin olduğunu ve bu protokolün mevcut enerjiyi kurumsal bir boyuta taşıdığını belirtti. SESVA’nın Türkiye genelinde ses getiren, oldukça çalışkan bir dernek olduğunu ifade eden Korkmaz, "kazan-kazan" prensibini rehber edindiklerini hatırlattı. Bu işbirliğinin ilk meyvelerinden biri olarak 30 Nisan’da Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile ortaklaşa düzenlenecek olan "Ebeveyn Zirvesi"nin bilgisini veren Korkmaz, çocuklara ve kadınlara dokunan projelerin artarak devam edeceğini vurguladı. SESVA Başkanı Sinem Uçar Denge ise derneğin gelişim sürecine ve üniversite ile olan bağlarına değindi. 2021 yılında kurulan ve başlangıçta evlat edinme odaklı faaliyet gösteren derneğin, bugün hem çocuk hem de kadın haklarını kapsayan geniş bir vizyona kavuştuğunu anlattı. Akademisyenlerin rehberliğinde ve onların akademik tecrübelerinden ilham alarak çalışmaktan büyük heyecan duyduklarını belirten Denge, Bursa’dan başlayan bu güçlü iş birliğinin çocuk koruma alanında ve hak temelli çalışmalarda yeni bir dönem başlatacağını ifade etti. Üniversite ile birlikte yol almanın kendileri için büyük bir onur olduğunu ekleyerek teşekkürlerini sundu.
Karabatı: "Çanakkale ruhu geleceğimize ışık tutuyor"
17 Mart 2026 Salı - 16:05 Karabatı: "Çanakkale ruhu geleceğimize ışık tutuyor" Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Çanakkale’de verilen mücadelenin bir milletin bağımsızlık iradesinin en güçlü göstergesi olduğunu belirterek, bu ruhun özellikle genç nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı. Başkan Karabatı, 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Karabatı Türk milletinin bağımsızlık uğruna verdiği destansı mücadeleye dikkat çekerek, Çanakkale ruhunun nesilden nesile aktarılmasının önemine değindi. Çanakkale’de verilen mücadelenin yalnızca bir savaş olmadığını ifade eden Karabatı, bunun aynı zamanda bir milletin varoluş iradesinin en güçlü göstergesi olduğunu söyledi. "Çanakkale, imkânsızlıkların inanç ve kararlılıkla nasıl aşılabileceğinin en büyük kanıtıdır" diyen Karabatı, bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerin fedakârlıklarının asla unutulmayacağını dile getirdi. Çanakkale’de yazılan destanın dünya tarihine altın harflerle kazındığını ifade eden Karabatı, "Milletimiz, Çanakkale’de canı pahasına bir direniş sergileyerek bağımsızlığından asla taviz vermeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. Bu eşsiz zafer, sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda birlik, beraberlik ve vatan sevgisinin en güçlü simgesidi" dedi. Şehitlerin emanetine sahip çıkmanın en önemli sorumluluklardan biri olduğunu belirten Karabatı, özellikle genç nesillere tarih bilincinin aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Eğitimden kültürel faaliyetlere kadar her alanda bu bilincin canlı tutulması gerektiğini söyleyen Karabatı, "Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizin, ecdadımızın hangi şartlarda bu vatanı savunduğunu bilmesi, ülkemizin yarınları açısından hayati öneme sahiptir" ifadelerini kullandı. Mesajında gazileri de unutmayan Karabatı, hayatta olan gazilere minnet ve şükranlarını sunarken, ebediyete irtihal eden kahramanları rahmetle andı. Karabatı, "Bugün özgür bir ülkede yaşıyorsak, bunu canlarını hiçe sayan kahramanlarımıza borçluyuz" diye konuştu. Son olarak birlik ve beraberlik vurgusu yapan Karabatı, Çanakkale ruhunun sadece geçmişte kalmaması gerektiğini belirterek, "Bu ruhu yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin ortak görevidir. Aynı inanç ve kararlılıkla ülkemizi daha güçlü yarınlara taşımaya devam edeceğiz" dedi. Karabatı son olarak mesajında, "Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum" ifadelerine yer verdi.