ÇEVRE - 17 Mart 2026 Salı 16:26

Maden ocağının atıkları suya ve toprağa karışmaya devam ediyor

A
A
A
Maden ocağının atıkları suya ve toprağa karışmaya devam ediyor

Bursa’nın Yenişehir ilçesine bağlı Kirazlıyayla Mahallesi’nde yaklaşık 7 yıldır tartışmalara konu olan bir madencilik şirketine ait atık barajının bir süre önce çökmesine tepkiler sürüyor.


Tüm itirazlara rağmen faaliyetini sürdüren bakır, çinko ve kurşun ocağının ayrıştırma bölümünün 1,5 ay önce patlaması sonucu akan tonlarca kimyasal ve ağır metal içerikli atık halen ocağın alt kısmında duruyor. Balçık halinde görülen atık yağmurlarla sulara ve toprağa karışmaya devam ederken tam bir çevre felaketi yaşanıyor. Bölge sakinleri maden ocağı faaliyetine devam edecekse çevreyi, toprağı, suyu koruyacak önlemlerin en üst seviyede alınmasını istese de işletmenin bu konuda ciddiyetle adım atmaması tepkilere yol açıyor.


Kirazlıyayla Muhtarı Hasan Açar, 6-7 yıldır maden şirketiyle mücadele ettiklerini ancak sonuç almaktansa sorunlarının giderek büyüdüğünü söyledi. Ayrıştırma tesisinin maden ocağı sınırlarında olmaması gerektiğini yıllardır söylediklerini belirten Açar, "Köylülerle mücadele ettik ’ayrıştırma tesisini, atık havuzunu buraya yapmayın, çöker’ dedik. Ama dinlemediler" dedi.


Eskiden bölgede otlayan hayvanların yağmurdan sonda toprağın yumuşaklığı nedeniyle battığını anlatan muhtar Açar, şunları kaydetti:


"Bunların hepsini söyledik, anlattık ama bütün itirazlara rağmen yapıldı. Şirket inatlaştı ve atık havuzunu, ayrıştırma bölümünü buraya koydu. Çökme tehlikesinin olduğunu o zamanlarda söyledik, söylediler. Toprak kaymaları yaşandı ve atık havuzundan çıkan balçık, atık, Sarıyer Deresi’ne aktı. Bu dere Yenişehir Ovası’na gidiyor. Oradan diğer akarsulara karışarak göl ve göletlere, yer altı sularına ve hatta tarım ürünlerine gidiyor."


Kurşun, çinko ve bakır çıkarılan maden ocağının atığının halen mahalle altında Sarıyer Deresi’nin yatağında bulunduğunu aktaran Açar, "Önlem alınıyor diye söyleniyor. Ayrıştırma yani atık havuzunun tekrar patlamaması için önlem alıyorlar. Olmayacak zamanla yine patlayacak. Toprak yumuşak ve kaldırmıyor. Bölgede hafriyat ağırlığını taşımadığı için toprak kaymaları oldu ve 20 kişinin tarlası patladı. Bunu bir türlü anlatamıyoruz" diye konuştu.



Maden ocağının atıkları suya ve toprağa karışmaya devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Alaçatı’da "Her Bahçeye Bir Sakız Ağacı" seferberliği Alaçatı Gıda Topluluğu’nun başlattığı kampanya ile Çeşme Yarımadası’nın simgesi sakız ağacı yeniden yaygınlaştırılıyor. Proje, hem doğayı korumayı hem de toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Alaçatı Gıda Topluluğu, Çeşme Yarımadası’nın yerel bitki varlığını korumak ve yok olmaya yüz tutmuş türleri yeniden kazandırmak amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. "Her Bahçeye Bir Sakız Ağacı" kampanyası, kısa sürede bölge halkı ve doğaseverlerden yoğun ilgi gördü. Kampanya, sakız ağacının korunması ve yeniden yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüten Sakız Ağacım Çeşme girişimi ile iş birliği içinde gerçekleştirildi. Projeye girişimin kurucularından Hasan Tütüncüoğlu’nun yanı sıra Çeşme Sakız Üreticileri Derneği Başkanı İbrahim Topal ve Çeşmeköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kazım Beyaz da destek verdi. Kampanya kapsamında Alaçatı Gıda Topluluğu ile Çeşme Erythrai Inner Wheel Kulübü üyeleri, Çeşme Alper Çizgenakat Hastane Gönüllüleri Derneği’ne bağışta bulundu. Sakız Ağacım Çeşme girişimcileri ise bağış yapan katılımcılara sakız fidanı hediye etti. Fidan dağıtımı, 17 Mart Salı günü Alaçatı Sakız Parkı’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte katılımcılara sakız ağacının önemi ve yetiştirilme süreci hakkında detaylı bilgiler verildi. Çeşme Yarımadası’nın doğal ve kültürel mirasının önemli bir parçası olan sakız ağacı, geçmişte bölgede yaygın olarak yetişmesine rağmen zamanla sayısı azalan türler arasında yer alıyor. Başlatılan kampanya ile bu değerli ağacın yeniden çoğaltılması ve gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Proje kapsamında yüzlerce sakız fidanının doğaseverlerle buluşturulması planlanıyor. Alaçatı Gıda Topluluğu yetkilileri, kampanyanın yalnızca fidan dağıtımından ibaret olmadığını vurgulayarak, yerel türlerin korunmasına yönelik farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirtti. Yapılan açıklamada, "Çeşme Yarımadası’nın doğası, iklimi ve kültürüyle özdeşleşmiş sakız ağacının yeniden çoğalması için hep birlikte sorumluluk alıyoruz. Her dikilen fidan, hem doğaya hem de bölgenin geleceğine bırakılmış bir mirastır" ifadelerine yer verildi. Topluluk, önümüzdeki süreçte de yerel üretimi destekleyen, biyolojik çeşitliliği koruyan ve geleneksel bitki türlerini yaşatan projelere devam etmeyi planlıyor.