Yerel Haberler
Bursa
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:32 İnegöl Belediyesi’nden ihtiyaç sahibi vatandaşa sıcak yuva İnegöl Belediyesi Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, hastalığı nedeniyle çalışamayan ve sosyal güvencesi de bulunmayan 58 yaşındaki vatandaşın yaşam şartlarını iyileştirmek için harekete geçti. Bakımsız ve sağlıksız durumdaki ev tadilattan boya badanaya kadar baştan aşağı yenilenirken, yeni ev eşyaları ve temizlik desteği ile yeniden yaşanabilir hale getirildi. İnegöl Belediyesi Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Gıda yardımları, ramazan ayı destekleri, kırtasiye ve eğitim yardımları, yakacak yardımları, medikal üründen, günlük sıcak yemeğe, ev temizliğinden ikiz bebek desteklerine ve eşya yardımlarına kadar pek çok alanda ihtiyaç sahiplerine umut olan, alan el ile veren eli buluşturan Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü, son olarak sağlık sorunları nedeniyle çalışamayan 58 yaşındaki bir vatandaş ile emekli ağabeyinin birlikte yaşadığı evde kapsamlı tamirat ve bakım ile eşya desteği gerçekleştirildi. Yakın zamanda geçirdiği ağır hastalık nedeniyle ameliyat olan ve sosyal güvencesi bulunmayan vatandaşın, emekli ağabeyi ile birlikte verdikleri yaşam mücadelesi tespit edildi. Kısıtlı gelirle hayatını idame ettiren iki kardeşin yaşam şartları, Umuteli ekiplerinin ziyareti sonrası detaylı şekilde incelendi. Yapılan değerlendirmelerde evin genel hijyen standartlarını taşımadığı belirlenirken, iki kardeşin yaşamlarını sağlıklı şartlarda sürdürebilmeleri adına kapsamlı bir çalışma başlatıldı. İnegöl Belediyesi Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ekipleri, çalışmalar kapsamında önce evde bulunan eski ve kullanılamaz durumdaki eşyaları tahliye etti. Ardından evin tadilat ve tamirat işlemlerine başlandı. Hem tamiratlar yapıldı hem de boya-badana çalışmaları yapıldı. Ardından evin detaylı temizliği de gerçekleştirildi. İnegöl Belediyesi ayrıca iki kardeşin evine; koltuk takımı, konsol, TV ünitesi, halı, yatak, nevresim takımı, yastık, perde, sehpa ve battaniye gibi ev eşyası desteğinde de bulundu. Yapılan çalışmalar sonrası ev, iki kardeş için temiz, düzenli ve yaşanabilir bir yuvaya dönüştürüldü. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nün şehirde ihtiyaç sahibi vatandaşlara umut olmaya devam ettiğini söyledi. Başkan Taban açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "İnegöl’de hiçbir vatandaşımızın kendisini yalnız hissetmesini istemiyoruz. Biz bu şehirde değil sadece insanlar, havada uçan kuşta sokaktaki kedi köpeğe kadar tüm canlıların sorumluluğunu üzerimizde hissediyoruz. Umuteli Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğümüz de bu minvalde alan el ile veren eli buluşturan çok kıymetli bir köprü görevi görüyor. Pek çok farklı kalemde desteklerimiz ve yardımlarımız var. Son olarak bayram öncesi iki vatandaşımızın yaşadığı evi yenileyerek onlara daha yaşanabilir şartlarda bir ev ortamı sunduk. İki gönlü mutlu edebildiysek ne mutlu bize." dedi.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 17:13 Bursa’da Türk Mutfağı Haftası kutlamaları İnegöl’den başladı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Bursa Valiliği Koordinasyonuyla bu yıl 5’incisi kutlanan Türk Mutfağı Haftası’nın açılış etkinliği, İnegöl Belediyesi ev sahipliğiyle İnegöl’den başladı. Bu yıl "Bir Sofrada Miras" temasıyla kutlanan haftanın açılış etkinliğinde İnegöl’de "Bir Sofrada 7 Miras, 7 Bölge, 7 Pilav" etkinliği düzenlendi. Anadolu’nun binlerce yıllık zengin mutfak kültürünü ön plana çıkaran Türk Mutfağı Haftası, bu yıl beşinci kez ülke kutlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde gerçekleşen hafta, Bursa’da Valilik himayesinde Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonuyla gerçekleştiriliyor. Bursa merkez ve ilçeleri kapsayan 1 haftalık programların açılışı, gastronomide son yıllarda artan değeriyle İnegöl’de gerçekleştirildi. İnegöl Belediyesi ev sahipliğinde Gastro İnegöl organizasyonuyla yapılan "Bir Sofrada 7 Miras, 7 Bölge, 7 Pilav" etkinliği, İnegöl ve Bursa protokolünün katılımıyla gerçekleştirildi. 7 bölgenin 7 pilavı tanıtıldı Her yıl farklı bir temayla gerçekleştirilen organizasyon Anadolu’nun binlerce yıllık mutfak hafızasını geleceğe taşıyan çok önemli bir kültür hareketi olarak dikkat çekerken, İnegöl’de yapılan etkinliğe vatandaşların ilgisi de yoğun oldu. Türk mutfağının köklü mirasını tanıtmak ve yöresel lezzetleri ön plana çıkarmak amacıyla düzenlenen organizasyonda Gastro İnegöl tarafından 7 bölgeye ait 7 pilav çeşidinin tanıtımı yapıldı. Marmara Bölgesini İnegöl’ün coğrafi işaretli ürünü İnegöl Mişorizi temsil ederken, Karadeniz Bölgesini temsilen Hamsili Pilav, İç Anadolu Bölgesini temsilen Ankara Tava, Ege Bölgesini temsilen Enginarlı Pilav, Güney Doğu Anadolu bölgesini temsilen Frik Pilavı, Doğu Anadolu bölgesini temsilen Perde Pilavı ve Akdeniz Bölgesini temsilen Akdeniz Pilavı konuklara ikram edilerek beğenilerine sunuldu. İnegöl gastronomisine İnegöl Belediyesi imzası Sofra kültürünün toplum hayatındaki yeri ve gastronominin turizm açısından taşıdığı önemin vurgulandığı organizasyonun açılışında konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, "Bu yıl Bir Sofrada Yedi Miras, Yedi Bölge, Yedi Pilav temasıyla Türk Mutfağı Haftamızı kutluyoruz. İnegöl Belediyemizin de gastronomi odağında yaptığı çalışmalar var. Gastronomi dünyada giderek önem kazanıyor. Ve buradan çok ciddi paylar elde edilen bir alan. Bir turizm alanı. Biz de bunu geçtiğimiz dönemde paydaşlarımızla çalışırken, İnegöl zaten bu anlamda İnegöl Köftesiyle gastronomiyi gerçekleştiriyor. Ancak İnegöl Köftesinden daha fazlası diyerek yola çıktık. Kültürel tüm değerler toplanmaya başlandı. Arkadaşlarımız geleneksel yemeklerin tariflerini topladılar. 200’ün üzerinde yöresel lezzetimiz olduğunu gördük. Bu lezzetleri de kurduğumuz bu tesiste vatandaşlarımıza tadımlatmaya başladık. Zamanla yerel halkımızda ve kısmen bölgesel olarak bilinirlikler oluştuğunu görüyoruz. Artık tur otobüslerinin şehre geldiğini görmeye başladık. Zaten köftecilerimize geliyordu bu turlar, artık daha fazlasını da bulabiliyorlar. Ben bu çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Bizim kültürümüzde sofra, sadece yemek yenen yer değil Konuşmasında kültümüzdeki yemek ve sofranın önemine de değinen Başkan Taban, şöyle devam etti: "Bizim kültürümüzde sofra sadece yemek yenilen yer değil. Büyüklerimiz bizlere sofrada olacaksınız derlerdi. O sofrada buluşmak sadece yemek yemek değildi. Sofrada günün özeti yaşanıyor, bir iletişim sağlanıyor. Birlik beraberlik ruhu o sofradan doğuyor. Dolayısıyla bugün ailenin birlik ve beraberliği o sofranın etrafında şekillenmiş oluyor." "Türk Mutfağı da aynı şekilde bir medeniyetin ürünü. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan yolculukta farklı kültürlerle zenginleşmiş, yüzyıllar boyunca da gelişmiş ve bugün dünyanın en güçlü mutfaklarından biri haline gelmiştir. Biz de bugün Türk Mutfağı Haftasında buluşmuş olduk. Bu organizasyonda bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ediyorum." Bizim sofralarımız, her şeyin birleştiği nokta Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer ise 21-27 Mayıs tarihleri arasında 5 yıldır Türk Mutfağı Haftasını kutladıklarını hatırlatarak; "Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin himayesinde başlayan bir program bu. Bu Türk Mutfağı Haftasında da Bir Sofrada Miras teması öne çıktı. Bizim sofralarımız, her şeyin birleştiği nokta. Gönüllerin bir arada olduğu yer. İnegöl özelinde de zaten Türkiye genelinde bir İnegöl Köftesi markası vardı, Gastro İnegöl ile başka yemeklerin de ortaya çıktığı bir sürece geçildi. Ayrıca bugün görüyoruz ki sanatla mutfağı da birleştirmişler. İnegöl Belediyemize ev sahipliği için teşekkür ediyorum. Katılan herkese teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Sofra ve yemek bizde çok kıymetli Son olarak bir konuşma yapan Kaymakam Eren Arslan da "Çok güzel bir programdayız. Bizi geleceğe taşıyacak olan kültürel değerlerimize, kimliğimize sahip çıkmaktır bu etkinlikler. Bu anlamda sofra ve yemek bizde çok kıymetlidir. Bir ekmeğin parçası bile yere düştüğünde onu biz inancımızda, kültürümüzde öper başımızın üzerine koyarız. Yine bütün sorunlarımızı bir sofranın etrafında konuşur, paylaşırız. Bunlar çok kıymetli. Çağın bütün rahatsızlıklarını bu kültürün gidereceğine yürekten inanıyorum. Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin başlattığı bu haftanın tüm ülkemizde bir ve beraber kutlanıyor olması da çok kıymetli" ifadelerinde bulundu. Konuşmalar sonrası Gastro İnegöl sunumuyla 7 bölgeye ait 7 pilavın tanıtımları yapıldı. Program sonunda tüm davetlilere ve vatandaşlara pilav ikramları gerçekleştirildi.
Nilüfer Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu’ndan unutulmaz konser
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:57 Nilüfer Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu’ndan unutulmaz konser Nilüfer Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu, Şef Filiz Başıbüyük yönetiminde verdiği "Benzersiz Şarkılar" konseriyle sanatseverlere müzik dolu bir akşam yaşattı. Nilüfer Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu, Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlediği "Benzersiz Şarkılar" başlıklı konserle izleyici karşısına çıktı. Şef Filiz Başıbüyük yönetimindeki koronun sahne aldığı geceye sanatseverler yoğun ilgi gösterdi. Konseri izleyenler arasında Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de yer aldı. Türk Sanat Müziği’nin geniş repertuvarından seçilen eserlerin icra edildiği gecede, koro ve solistler başarılı performanslarıyla dikkat çekti. "Şarkılar Söyle O Sahillerde", "Çok Yaşa Sen Ayşe", "Güle Sorma O Bilmez", "Fikrimin İnce Gülü", "Bir Dalda İki Kiraz" ve "Bir Gün Bana Geleceksin Yıllardan Sonra" gibi hafızalara kazınan eserler seslendirildi. Ses icralarının yanı sıra saz sanatçılarının gerçekleştirdiği ud, kanun, kemençe ve keman taksimleri de izleyicilerden büyük alkış aldı. Konserde duygusal anlar da yaşandı. Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Türk Sanat Müziği’nin güçlü sesi Muazzez Abacı sahnede anıldı. Abacı ile özdeşleşen "Vurgun Sayılır" adlı eser, salonu dolduran seyircilerin de katılımıyla hep bir ağızdan söylendi. İzleyicilerden tam not alan konserin finalinde, Nilüfer Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu adına Şef Filiz Başıbüyük’e çiçek takdim edildi.
Girişimci kadınlar, siber şiddete ’dur’ dedi
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:55 Girişimci kadınlar, siber şiddete ’dur’ dedi TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu ve Uludağ Soroptimist Kulübü iş birliğiyle, ’Siber Şiddet’ seminerinde, kadınların ve çocukların dijital ortamdaki güvenliğine dikkat çekildi. Etkinlikte ayrıca, Uludağ Soroptimist Kulübü tarafından kadınların potansiyelini ortaya çıkarmayı hedefleyen "Mahalle Mahalle, Köy Köy Güçleniyoruz" projesinin lansmanı da yapıldı. Bursa Ticaret Borsası koordinatörlüğünde faaliyetlerini sürdüren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu, Dünya Kadın Hakları Günü’nde, Uludağ Soroptimist Kulübü iş birliğiyle "Siber Şiddet" seminerine ev sahipliği yaptı. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, günümüzün en ciddi tehditlerinden biri olan kadınların dijital ortamdaki güvenlik sorunları ele alındı. Programa TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ve İcra Komitesi Üyeleri, Uludağ Soroptimist Kulübü Başkanı Hanife Yeşil ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Şube Müdürü Nurgül Duran, kadın muhtarlar, kadın dernekleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile çok sayıda kadın katıldı. "Bir kadın güçlenirse, bir toplum güçlenir" Etkinliğin açılışında konuşan Uludağ Soroptimist Kulübü Başkanı ve TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkan Yardımcısı Hanife Yeşil, her iki kurumun ortak hedefinin kadınların potansiyelini açığa çıkararak toplumsal dönüşüme katkı sunmak olduğunu belirtti. Kadınların ekonomik ve sosyal alanlarda güçlenmesi, fırsat eşitliği ve dayanışmanın temel çalışma başlıkları olduğunu ifade eden Yeşil, "Çünkü bir kadının güçlenmesi, bir ailenin, bir mahallenin ve nihayetinde bir toplumun güçlenmesidir. Hep birlikte daha güçlü, daha eşit ve daha umut dolu bir gelecek yaracağımıza yürekten inanıyorum" diye konuştu. Yeşil, lansmanı yapılan "Mahalle Mahalle, Köy Köy Güçleniyoruz" projesinin de kadınların ihtiyaçları doğrultusunda şekilleneceğini vurguladı. Siber tehditlere karşı en güçlü kalkan: Bilinçli anneler TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen, 5 Aralık’ın Türk kadınlarına seçme ve seçilme hakkının verilişinin yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kadın hakları mücadelesinin tüm kahramanlarını saygıyla andı. Konuşmasında siber şiddetin etkilerine karşı kadınların bilinçlenmesinin önemine dikkat çeken Şen, "Etkinliğimizin odağında yer alan siber şiddet, dijitalleşen dünyada her geçen gün daha görünür hale gelen ciddi bir tehdittir. Ancak bu tehdidin etkileri sadece biz yetişkinlerle sınırlı değil; özellikle geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için çok daha büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle öncelikle biz kadınların, annelerin bilinçlenmesi hayati bir rol oynamaktadır. Çünkü bilinçli bir anne hem kendi haklarının farkında olan hem de çocuğunun güvenliğini sağlayabilen en güçlü rehberdir" dedi. Açılış konuşmalarının ardından, Avukat Sezgi Özer ve Psikolojik Danışman Ayça Bolten Ülkü, "Siber Şiddetin Belirtilerini Gör, Göz Ardı Etme, Güçlenmenin Yollarını Tanı" başlıklı sunumlarıyla katılımcıları siber şiddetin tanımı, belirtileri ve etkileri konusunda bilgilendirdi. Ayrıca, hak arama yolları, dijital izler, psikolojik etkiler ve aile için farkındalık konularına değinilen sunumda, siber şiddet mağdurlarının sahip olduğu hukuki haklar ve bu durumun yol açtığı psikolojik etkilerle başa çıkma yolları anlatıldı. Seminerin devamında Uludağ Soroptimist Kulübü tarafından hayata geçirilen "Mahalle Mahalle, Köy Köy Güçleniyoruz" projesinin lansmanı da gerçekleştirildi. Proje Direktörü Meltem Bilmiş, kulübün saha odaklı yeni çalışması olan projenin hedeflerini ve kadınların yerelde güçlendirilmesine yönelik planlanan faaliyetleri paylaştı.
Kuraklık arpa ekimini artırdı
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:45 Kuraklık arpa ekimini artırdı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), Bursa, Konya, Kayseri, Tekirdağ, Diyarbakır, Çorum ve Sakarya gibi birçok bölgede arpa ekiminin arttığını bildirdi. TMO’nun "Fenolojik Değerlendirme – Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizine (Ekim 2025 Değerlendirmesi)" göre, 2025/26 üretim sezonunda Türkiye genelinde arpa ekim alanlarında genel bir artış eğilimi dikkati çekiyor. Konya’da geçen yıl makarnalık buğday ekilen alanlarda bu yıl azalış, arpa ve ekmeklik buğday alanlarında ise artış bekleniyor. Kayseri’de makarnalık buğdaydan ekmeklik buğdaya yüzde 8, makarnalık buğdaydan arpaya ise yüzde 3 oranında geçiş olacağı değerlendiriliyor. Kırıkkale’de Tarım ve Orman Bakanlığının uyguladığı münavebe sistemi nedeniyle ekmeklik buğday ekim alanlarında yüzde 8–10 azalış gerçekleşti, nadas ve arpa ekimlerine yönelim arttı. Arpa ekim alanlarında yüzde 10–15 artış beklenirken, yetersiz yağış ve münavebe zorunluluğu nedeniyle nadas alanlarının yüzde 5–10 oranında artacağı tahmin ediliyor. Eskişehir’de altı ilçenin "su kısıtı bölgesi" ilan edilmesi, yaz aylarında kuyulardaki su yetersizliği ve aşırı sıcakların tozlaşma sorunlarına yol açması nedeniyle mısırda düşük verim elde edilmesi yüzünden bölgede mısırdan buğday ve arpaya bir miktar geçiş bekleniyor. Diyarbakır’da da 2025/26 üretim sezonunda, önceki yıllara kıyasla arpa ekilişinde artış olacağı öngörülüyor. Çanakkale, Bursa, Balıkesir ve Yalova illerinde toprak hazırlıkları tamamlanırken, bölgede arpa ekilişlerine başlandı. Tekirdağ’da ayçiçeği ekilen alanların bir bölümünde arpa ekilişine geçildi. Bu nedenle arpa ekim alanlarında artış görüldü. Sakarya’da da son yıllarda ülke genelinde yaşanan kuraklığa bağlı olarak mısırdan buğday ve arpaya yaklaşık yüzde 10 oranında geçiş olacağı değerlendiriliyor. Çorum’da üreticilerin ayçiçeği ekili alanlardan arpaya yöneldikleri gözlendi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Hepokur, arpa yerine buğday ekilemeyecğini ancak buğday yerine arpanın her zaman olabildildiğini söyledi. Arpanın fazla su istemeyen bir ürün olduğunu ve kıraç arazilerde genellikle tercih edildiğini vurgulayar Hepokur, "Son yıllarda etkili olan kuraklık nedeniyle birçok üründe verim düştü. Buğday sıcaktan yanar ama arpa yanmaz. Susuzluğa daha dayanıklı bir ürün olan arpa, suyu az kullanır" dedi.
Zeki Müren’in 94’üncü doğum gününde unutulmadı
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:03 Zeki Müren’in 94’üncü doğum gününde unutulmadı Bursa, sanat güneşi Zeki Müren’i doğumunun 94. yılında düzenlenen özel bir geceyle andı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Orhangazi Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik, UNESCO Bursa Derneği ve Bursa Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi iş birliğinde düzenlendi. Salonun tamamen dolduğu gecede büyük ustanın eserleri genç seslerle yeniden hayat buldu. Gecede konuşan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, Zeki Müren’in yalnızca bir sanatçı olmadığını, kültürün taşıyıcısı olduğunu vurguladı. Özaslan, "Bugün burada yalnızca bir konser dinlemek için değil, bir kültürü, bir hafızayı, bir mirası yaşatmak için buluştuk. Zeki Müren yalnızca söyleyen değil; her nefesiyle, her kelimesiyle, her sahne duruşuyla Türk kültür hayatında bir estetik inşa eden büyük bir ustadır" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Yıldız, Zeki Müren’in Türk kültürünün en zarif ve güçlü temsilcilerinden biri olduğunu ifade etti. Gecenin unutulmaz anlarından biri ise Akif Oktay’ın Zeki Müren’in şiirlerini sahnede yorumlaması oldu. Oktay’ın duygu yüklü ve derinlikli yorumları izleyicilerden büyük alkış aldı. Sanatseverler, Müren’in az bilinen şiirlerinin bu özel gecede yeniden hayat bulmasından büyük memnuniyet duydu. Akademisyen Dç.Dr Güniz Aykaç, Zeki Müren şarkıları ve güzel sesiyle geceye renk kattı. Etkinliğe Bursa UNESCO Derneği yönetimi, Bursa Zeki Müren Güzel Sanatlar Lisesi Müdürü Remzi Ayaz öğretmen, ve öğrencileri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Mehmet Yıldız, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve eşi, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Tolga Kornoşor ve eşi, Nilüfer Belediye Başkan Vekili Mahmut Demiröz, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, geçmiş dönem Bursa Milletvekili Necati Ozensoy ve eşi, geçmiş dönem Yıldırım Belediye Başkanı Özgen Keskin ve eşi, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının Başkan ve üyeleri, oda temsilcileri çok sayıda sanatsever katıldı. 31 yıl önce hayata veda eden büyük sanatçı, doğduğu şehirde bir kez daha yüzlerce kişinin ortak duygusunda buluştu. Zeki Müren’in unutulmaz eserlerinin hep birlikte söylenmesi, geceyi güçlü bir saygı ve sevgi buluşmasına dönüştürdü.
Mudanya Üniversitesi öğrencileri sağlık için seferber oldu
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:42 Mudanya Üniversitesi öğrencileri sağlık için seferber oldu Her dört kişiden biri, yaşamının bir döneminde ruh sağlığıyla ilgili bir sorun yaşadığına dikkat çeken Mudanya Üniversitesi öğrencileri, toplumun ruh sağlığını desteklemek hedefiyle Mudanya sahilinde konuyla ilgili stant çalışmaları başlattı. Toplum ruh sağlığı konusunda etki oluşturmak amacıyla, Mudanya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğretim üyelerinden Doç. Dr. Şenay Sarmasoğlu Kılıkçıer ve Öğretim Görevlisi Şeyma Erkuş öncülüğünde yürütülen "Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği" dersi kapsamında anlamlı bir iş birliği hayata geçirildi. Mudanya Şaziye Rüştü Sağlıklı Hayat Merkezi iş birliğiyle hayata geçen uygulama kapsamında, toplumun ruh sağlığını desteklemeye yönelik konuyla ilgili stant çalışmaları sahil hattında uygulamaya başlandı. İlk stant, "Gerginlikten Özgürlüğe: Stresle Baş Etme Yolları" Mudanya sahilinde kuruldu. Standı ziyaret eden vatandaşlara stresle baş etme yolları, nefes egzersizleri ve temel sağlık ölçümleri sunuldu. Katılımcılarla birebir etkileşimli yapılan bu çalışmaların bireylerin iyilik hâline katkı sunduğu gözlemlendi. Etkinlik, sadece bireysel fayda sağlamakla kalmayıp, koruyucu ruh sağlığı yaklaşımını ve meslekler arası iş birliğinin önemini vurgulayan örnek bir model olarak dikkat çekti. Halkın yoğun ilgisi ve olumlu geri bildirimleri, bu çalışmanın toplumsal karşılığını da gözler önüne serdi. Projenin temel amacı, toplumun ihtiyaçlarına yanıt vermek ve karşılaştıkları tüm sorunlarda yanlarında olabilmek. Bu doğrultuda, sağlık hizmetlerini sahile taşıyarak herkes için erişilebilir ve bütüncül bir iyilik hali oluşturmayı hedefliyor. Proje kapsamında kurulan stantlar, 5 Aralık - 8 Ocak tarihleri arasında, haftanın belirli günlerinde 13.00-15.00 saatleri arasında Mudanya sahilinde ziyaret edilebilecek. Yetkililer, Mudanya halkını ve bölgeye yolu düşen herkesi bu sağlıklı buluşmalara davet ediyor.
Son beş yılın üretim ve tüketim şampiyonu beyaz et
08 Aralık 2025 Pazartesi - 10:38 Son beş yılın üretim ve tüketim şampiyonu beyaz et HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, beyaz et sektörünün 2025 yılında üretimini düzenli şekilde artırarak yaklaşık 2 milyon 700 bin ton seviyesine ulaşacağını, bunun da geçen yıla göre yüzde 5 oranında artış anlamına geldiğini belirtti. Üretimin yaklaşık 500 bin tonunun ihracata ayrılacağını ifade eden Sezer, "Beyaz et her zaman olduğu gibi istikrarlı bir şekilde hem üretimini hem de ihracatını artırıyor" dedi. Küresel ve yerel tüketim Türkiye’de kişi başı yıllık beyaz et tüketiminin 20 kilogram seviyesinde olduğunu söyleyen Sezer, Brezilya’da bu rakamın 40-45 kilogram civarında olduğunu vurguladı. Son 5 yıllık trendde beyaz etin, kırmızı et ve domuz etini geride bıraktığını belirten Sezer, bunun en önemli nedeninin ekonomik fiyat avantajı ve sağlıklı protein kaynağı olması olduğunu dile getirdi. Sezer, tavuk etinin üretiminde kullanılan su miktarının kırmızı ete göre çok daha düşük olduğunu, ayrıca karbondioksit salınımının da üç kat daha az olduğunu ifade etti. Bu özelliklerin, iklim değişikliği ve çevresel hassasiyetler nedeniyle beyaz etin dünya genelinde daha fazla tercih edilmesine yol açtığını söyledi. Üretim ve denetim Son dönemde yaşanan gıda zehirlenmelerine dikkat çeken Sezer, özellikle işlenmiş ürünlerde (örneğin tavuk döner) merdiven altı üretimlerin ciddi riskler taşıdığını ve denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini söyledi. Türkiye’deki büyük firmaların Avrupa standartlarının üzerinde üretim yaptığını, hijyen ve biyogüvenliğe büyük önem verdiklerini dile getiren Sezer, "üretim sırasında soğuk zincirin korunmasının kritik olduğunu, ürünlerin 6 derecelik ortamlarda üretilip aynı şartlarda tüketiciye ulaştırıldığını aktardı. Sezer, "Siz bir döneri bitirmeyip ertesi gün tekrar aynı döneri satarsanız büyük bir faciaya sebep olursunuz. Bu işlerin ciddi yapılması gerekiyor ve markalaşmış ciddi firmalardan bu ürünlerin tüketilmesi gerektiğini veya bunun dışında denetleme otoritelerinin çok daha sıkı ve acımasız şekilde denetlemeler yapması gerektiğini söylemek isterim" şeklinde konuştu. Fiyat ve medya eleştirisi Türkiye’de beyaz etin hâlâ en ucuz protein kaynağı olduğunu belirten Müjdat Sezer, zaman zaman ileri işlenmiş ürünlerde fiyat artışı yaşansa da bunun genelleştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Medyanın fiyat artışlarını gündeme getirdiğini, ancak beyaz etin ucuz olduğu dönemlerde aynı ilgiyi göstermediğini eleştirerek, "49 TL’ye sattığımız günlerde kimse ‘En iyi protein çok ucuza satılıyor’ demiyor. Adil bir bakış açısı gerekiyor" dedi. Sezer sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Türkiye’de beyaz etin en ucuz protein ve birinci sırada olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şunu söylemekte yarar var, zaman zaman bazı ileri işlenmiş ürünlerimizin fiyatı artıyor olabilir. Sonra medyada hemen "Tavuk eti acayip arttı" gibi yayınlar yapılıyor. Fakat şu tip yayınların da yapılmasının adil olacağını düşünüyorum. Mesela 49 TL’den beyaz eti sattığımız günlerde hiçbir büyük medyada "En iyi protein çok ucuza satılıyor." diye bir kelime duymuyoruz. Evet, hakkımızın verilmesi lazım. Ama bir gün hamsi 150 TL’ye düştü diye hemen hemen bir hafta bütün haber kanallarında bunu dinleyebiliyoruz. Aynı adil bakış açısının beyaz ete de yapılmasını tavsiye ediyorum" Sezer’in açıklamaları, beyaz et sektörünün hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemini bir kez daha ortaya koyarken, tüketicilere güvenilir ve markalaşmış firmaların ürünlerini tercih etmeleri çağrısı yaptı.
Yılda 10 ton üretiliyor, 100 ton sahtesi satılıyor
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:53 Yılda 10 ton üretiliyor, 100 ton sahtesi satılıyor Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Osman Civelek, yıllık 8-10 ton coğrafi işaret tescilli Anzer balı üretildiğini ancak piyasada 100 ton civarında sahtesinin satıldığını tahmin ettiklerini söyledi. Civelek, katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, 1988 yılında kurulmuş bal kooperatifi olduklarını belirterek, 2021 yılından bu yana coğrafi işaretli ürünler sattıklarını anlattı. Anzer balına coğrafi işareti almanın kolay olmadığını, 7-8 yıl sürdüğünü dile getiren Civelek, aldıktan sonra tescil belgesini Rize Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne devrettiklerini, bir kurumun takip etmesini daha doğru bulduklarını kaydetti. Civelek, Anzer balının tarihi bir geçmişi, hikayesi olduğunu ifade ederek, bunun coğrafi işaret alınmasında büyük fayda sağladığını çünkü tescillerde ürünlerin öyküsüne önem verildiğini söyledi. Anzer balının Osmanlı döneminde saraya gönderilen ender Karadeniz ballarından biri olduğuna dikkati çeken Civelek, "Coğrafi işaret alarak Türkiye ve dünyaya kazandırma hedefimiz vardı. Anzer balını korumak amacıyla aldık. Ürettiğimiz bal miktarı düşük miktarda ama tonlarca Anzer balı satılıyordu. Bunu önlemek amacıyla yola çıktık" dedi. Coğrafi işaret aldıktan sonra taklitleri daha çok arttı Koruma tedbirlerinin, coğrafi işaret tescili alınmasının Anzer balını korumak adına bir faydasının olmadığını vurgulayan Civelek, şunları kaydetti: "Balımızı yine koruyamadık ve hatta coğrafi işaret aldıktan sonra daha çok arttı taklitleri. Önceden 10 ton sahte satılırsa şimdi 100 ton sahtesi satılıyor. Hava şartlarıyla değişim gösterse de yıllık 8-10 ton bal üretimimiz oluyor. Yani yıllık 10 ton Anzer balı üretiliyor ama 100 ton sahte Anzer balı satılıyor diye tahmin ediyoruz. Ülkenin dört bir yanında sahtelerini görüyoruz. Rize’de gördüklerimizi toplatıyoruz ama uzakta olanlara elimiz uzanmıyor, güçümüz yetmiyor." Kilosu 20 bin liraya kadar çıkıyor Kooperatif olarak bir kilosunu 6 bin liraya sattıklarını dile getiren Civelek, "Karadeniz bölgesinin balları 2 ila 4 bin lira arasında satılıyor. Yine de biz ucuza satıyoruz. İstanbul’da bazı noktalarda kilosu 15-20 bin liraya kadar satılıyor" dedi. Civelek, fiyatının yüksekliğinin şifa kaynağı olmasından kaynaklandığını belirterek, "Balın fiyatı niye bu kadar yüksek? Kahvaltıda tüketmek için alanların sayısı azdır. Yüzde 5’i kahvaltı için alır, yüzde 95’i şifa amaçlı tüketir. Bütün müşterilerimize ilaç satmıyoruz, bu ilaç değildir diye uyarıyoruz. Balların tamamı şifadır yeter ki organik katkısız doğal bal olsun" diye konuştu. Anzer balının 2 bin 500 rakımda, endemik çiçeklerin de arasında olduğu 400’e yakın çiçek çeşidinin bulunduğu yerde üretildiğini anlatan Civelek, zor şartlarda üretildiği, doğal ve şifalı olduğu için diğerlerine göre yüksek fiyata satıldığını söyledi.
Yağmur yağdı, fiyatı 300 liradan 100 liraya düştü
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:47 Yağmur yağdı, fiyatı 300 liradan 100 liraya düştü Bursa’nın dağ ilçelerinde yağmurdan sonra bollaşan kanlıca (melki) mantarının kilosu 100 liraya kadar geriledi. Orhaneli, Büyükorhan, Keles ve Harmancık ilçelerinin mahallelerinde sonbahar aylarında kendini gösteren melki mantarı, bölge halkına ek gelir sağlıyor. Genci yaşlısı ekimde başlayan mantar sezonunda ormanlık alanlardan, yüksek kesimlerden topladıkları mantarları ilçe merkezlerinde, yol kenarlarında satarak para kazanıyor. Kasımda kilosu ortalama 300 liradan satılan, kalitesine göre 250 ila 350 lira arasında değişen kanlıca mantarı son dönemde etkili olan yağışlarla bollaştı. Orhaneli ilçe merkezinde neredeyse her köşe başında kanlıca mantarı tezgahı görülüyor. İki kasa içinde mantar satan emekli Aziz Kaya, "Ormanlık bölgelerden topluyorum. Bir ay önce yeni çıktığında kilosu 300 liraydı şimdi 100 liraya düştü. O zaman günde 6-7 kilogram topluyordum şimdi 15-20 kilogram topluyorum. Yağmurla bollaştı mantar, bulması da toplaması da kolay oldu. Çok var toplayıp satan, herkes ekmek parasını kazanmaya çalışıyor" dedi. Kaya, yağmurun mantarın irileşmesini sağladığını belirterek, doğada toplarken 400 gramlık bir mantar bulduğunu anlattı. Kanlıca mantarının faydaları Bağışıklık sistemini güçlendiren kanlıca mantarı, yüksek antioksidan özelliğine sahip. Kolesterolü düşüren melki mantarı, kalp sağlığını destekliyor, kon şekeri seviyesini koruyor. şeker hastalığıyla mücadelede fayda sağlıyor. İltihap gideren, kemik sağlığını koruyan kanlıca mantarı, kemik erimesi hastalığına karşı iyi geliyor, cildin yaşlanmasını önlüyor. İçeriğinde bulunan B vitamini ile zinde tutan kanlıca mantarı, günün stresini atmada yardımcı oluyor, zengin lifler ile sindirim sistemine fayda sağlıyor.
Kaza yerine gelen polis, kendi oğlunun yaralı olduğunu görünce şok yaşadı
08 Aralık 2025 Pazartesi - 09:22 Kaza yerine gelen polis, kendi oğlunun yaralı olduğunu görünce şok yaşadı Bursa’nın işlek noktalarından FSM Bulvarı’nda meydana gelen trafik kazasında iki motosiklet sürücüsü yaralandı. Kazanın ardından olay yerine gelen trafik polisi ise kaza yapan kuryelerden birinin babası çıktı. Oğlunu yerde yaralı halde gören polis memuru büyük bir şok ve endişe yaşadı. Edinilen bilgilere göre, 34 STR 17 plakalı aracın sürücüsü Mustafa Satır, kavşakta kırmızı ışık ihlali yaparak yoluna devam etti. Bu sırada geçiş yapan 16 BTV 715 plakalı motosiklet sürücüsü İsa Uzun’a çarpan Satır’ın aracı savruldu. Arkadan gelen 16 BVP 441 plakalı motosiklet sürücüsü Muhammet Akdağ da otomobilin arka yan kısmına çarparak durabildi. Kazada 16 BTV 715 plakalı motosikletin sürücüsü Uzun hafif yaralandı. Bilinci açık olan Uzun, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Çekirge Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. 16 BVP 441 plakalı motosikletin sürücüsü Akdağ da yaralandı. O anlar kuryenin arkadaşlarının cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Olay yerindeki en dikkat çekici an ise trafik ekiplerinin bölgeye ulaşmasıyla yaşandı. İnceleme yapmak için gelen trafik polisi, yaralı motosikletlilerden birinin kendi oğlu olduğunu görünce büyük bir üzüntü yaşadı. Yaralı kuryenin hayati tehlikesinin olmadığı öğrenilirken, polis memuru sağlık ekiplerinin müdahalesini endişeyle takip etti.