Yerel Haberler
Bursa
Kurtulmuş: "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 00:49:46 TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa’daki programlarında küresel sistemde yaşanan güç değişimlerine, ekonomik adaletsizliklere ve "Terörsüz Türkiye" hedefine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin küresel adalet arayışında öncü rol üstlendiğini belirten Kurtulmuş, terörün tamamen sona erdirilmesiyle birlikte Türkiye’nin önünde yeni bir dönemin başlayacağını söyledi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında ilk olarak Bursa Uludağ Üniversitesi’nde düzenlenen "Küresel Adalet Arayışı" konferansına katıldı. Mete Cengiz Kültür Merkezi’nde öğrencilerle bir araya gelen Kurtulmuş, ekonomik ve siyasal alandaki adaletsizliklerin dünyayı büyük bir çıkmaza sürüklediğini belirterek, küresel adalet arayışının insanlığın ortak meselesi olduğunu söyledi. Her dönemde insanlığın ortak arayışlarından birisinin adalet olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "İçinden geçtiğimiz dönem fevkalade zor bir süreçtir. Her şeyin altüst olduğu, yıkılıp neredeyse yeniden yapılmaya başladığı bir dönemin içerisinden geçiyoruz. Dolayısıyla bu süreçte insanlık alemi olarak ihtiyacımız olan en önemli meselenin adalet olduğunun farkında olarak, adalet arayışını küresel bir hale getirmek ve buna da öncülük etmek hepimizin ortak vazifesi olmalıdır" dedi. "Ekonomik adaletsizlik insanlık için tehdit" Konuşmasında ekonomik adaletsizliklere dikkat çeken Kurtulmuş, gelir dağılımındaki uçurumun giderek büyüdüğünü söyledi. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin toplam servetin yüzde 50’sine sahip olduğunu ifade eden Kurtulmuş, "Firavunlar dönemlerinde bile böyle bir eşitsizlik olmadı. Dolayısıyla bu insanlığın kaldırabileceği bir mesele değildir" diye konuştu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında piyasalarda yaşanan dalgalanmalara değinen Kurtulmuş, savaş ekonomisinin küresel sistemde büyük bir araca dönüştüğünü belirtti. "Böyle bir dünyada BM’nin fonksiyonu yok" Birleşmiş Milletler’in işlevsiz kaldığını ifade eden Kurtulmuş, Gazze’de yaşananların insanlık tarihinin en ağır sınavlarından biri olduğunu belirterek, "Böyle bir dünyada Birleşmiş Milletler’in ne önemi vardır, ne fonksiyonu vardır" dedi. Filistin’e destek veren futbolcu Lamine Yamal hakkında da konuşan Kurtulmuş, "Lamine Yamal’ın arkasındayız. O Filistin halkıyla dayanışmanın onurudur" ifadelerini kullandı. "Küresel gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin geleceği toplantısına katıldı" Kurtulmuş, Bursa programları kapsamında daha sonra Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Sivil Toplum Buluşması"nın ardından Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin Geleneksel Cuma Meclisi’nde gerçekleştirilen "Küresel Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye’nin Geleceği" toplantısına katıldı. Toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz ile vakıf üyeleri katıldı. "Dünyada güç dengeleri değişiyor" Burada konuşan Kurtulmuş, dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirterek çok kutuplu yeni bir dünya düzenine doğru gidildiğini söyledi. Avrupa ile Atlantik arasındaki gerilimlerin arttığını ifade eden Kurtulmuş, NATO ve Avrupa Birliği’nin yaşanan krizlerde etkisiz kaldığını savundu. Birleşmiş Milletler’in mevcut yapısıyla çözüm üretme kabiliyetini kaybettiğini belirten Kurtulmuş, "Böyle bir dünya sistemi yürümez" dedi. "Türkiye güvenilir bir ortak olarak öne çıkıyor" Türkiye’nin güvenilir bir ortak olarak öne çıktığını ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye gücüne itibar edilen ve bu güçten istifade edilmesi gereken önemli bir müttefik olarak görülmeye başlanmıştır" diye konuştu. Türkiye’nin yeni bölgesel ve küresel ittifaklar kurabilecek kapasiteye sahip olduğunu kaydeden Kurtulmuş, siyasi istikrarın Türkiye’nin yükselişinin temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye hedefinde büyük mesafe alındı" Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefine de değinen Kurtulmuş, Türkiye’nin yaklaşık 50 yılını kaybettiren terör sorununun ülkeye ağır ekonomik ve sosyal maliyetler yüklediğini ifade etti. "Büyük mesafe alınmıştır" diyen Kurtulmuş, terör örgütünün silah bırakmasının kritik eşik olduğunu söyledi. Sürece toplumun geniş kesimlerinin destek verdiğini belirten Kurtulmuş, "Bu işi hep beraber bitireceğiz" ifadelerini kullandı. "Nizam-ı Alem davası devlet geleneğimizde var" Devlet geleneğinde "Nizam-ı Alem" anlayışının bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin yalnızca kendi meseleleriyle değil dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum halklarla da ilgilendiğini söyledi. Çeçenistan’dan Filistin’e, Somali’den Doğu Türkistan’a kadar birçok coğrafyada Türkiye’nin vicdani sorumluluk üstlendiğini kaydeden Kurtulmuş, "Terörü ortadan kaldıracağız. Demokrasiyi tam manasıyla tahkim edeceğiz. İnsan hak ve özgürlüklerini en ileri noktada uygulayacağız" dedi. Toplantı daha sonra soru-cevap bölümüyle devam ederken, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş programlarının ardından Bursa’dan ayrıldı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:46 TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 20:32 TBMM Başkanı Kurtulmuş, Bursa’da STK temsilcileriyle bir araya geldi TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı" dedi. Bursa’da sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasetin yalnızca belirli alanlarla sınırlı olmadığını belirterek, halkın ihtiyaçlarını, fikirlerini ve beklentilerini doğru analiz etmenin siyaset kurumunun temel görevi olduğunu söyledi. Türkiye’nin dünyanın merkezi sayılabilecek bir coğrafyada bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, küresel krizlerin her geçen gün büyüdüğünü söyledi. Kurtulmuş, "İsrail’in 3 yıla yaklaşan bir süre içerisinde acımasızca, insafsızca ve bütün insani değerlerden uzak bir şekilde Gazze halkına saldırması, arkasından Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, İran’a, Katar’a, birçok farklı ülkelere saldırmasıyla birlikte Ortadoğu’nun bir cehennem çukuruna döndü. Yine benzer şekilde, dünyanın birçok ülkesi arasında ticaret savaşları başta olmak üzere bir takım yeni nesil savaşların ortaya çıktığı, vekalet savaşları üzerinden terör örgütleri vasıtasıyla dünyanın bir çok yerinde de büyük kırılmaların ortaya çıkarıldığı bir dönemi yaşıyoruz" dedi. "Türkiye Yüzyılı’nı güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz" Böylesine zor bir dünyada Türkiye’nin güçlü olmak zorunda olduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yol alacağını söyledi. Kurtulmuş, "Böyle bir dünyada alışageldiğimiz şekilde yolumuza devam etmemiz mümkün değildir. Böyle bir ortamda Türkiye olarak güçlü bir şekilde yolumuza devam etmek, ayaklarımızı her bakımdan sağlam bir şekilde yere basmak ve Türkiye’yi daha ileriye götürecek olan perspektifleri geliştirmek mecburiyetindeyiz. Türkiye’nin yüzyılı olmasını ümit ve temenni ettiğimiz önümüzdeki yüzyılın sözü güçlü, gücü tesirli bir Türkiye Yüzyılı olarak gerçekleştirilmesinden başka bir şansımız yoktur. Bu coğrafyada, böyle bir ortamda, dünyanın bu kadar büyük gerilimler ve çatışmalar yaşadığı bir yerde kimse Türkiye gibi güçlü bir ülkeye fırsat vermez, alan açmaz, imkan sağlamaz. Bu çerçevede tabir caizse kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz ve dünyanın bu kadar büyük sıkıntılarına rağmen güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturmak için elimizdeki bütün imkanları sonuna kadar kullanacağız. Son zamanlarda iftiharla takip ettiğimiz gibi, Türkiye’nin her alanda yıldızı parlamaktadır. Türkiye bir taraftan savunma sanayi başta olmak üzere yüksek teknolojilerde herkesin dikkatini çeken bir ülkedir. Bir tarafta Türkiye, özellikle Avrupa Birliği’nin, NATO’nun ve birtakım batı ittifaklarının iç gerilimleri yüzünden seviye kaybettiği, mesafe düşürdüğü bir dönemde güvenilir bir müttefik olarak herkes tarafından algılanmakta ve öne çıkmaktadır. Türkiye bir tarafta Asya ve Afrika’nın mazlum milletlerinin sözcüsü, zulmü önlemenin öncüsü olarak ortaya çıkmakta, diğer tarafta da bütün yerkürede yeni bir küresel siyasi mimarinin oluşması için öncülük yapmaktadır. Bütün bunlar Türkiye’nin çok daha titiz, çok daha dikkatli ve çok daha cesurca yol almasını zorunlu kılmaktadır. Özgüveni olmayan hiçbir şahsın, özgüveni olmayan hiçbir kuruluşun başarılı olması mümkün değildir" dedi. Türkiye olarak ortak bir hedefte bir araya gelmemiz gerektiğini belirten Kurtulmuş, "2. asırda da güçlü, büyük Türkiye’yi oluşturuyoruz. Allah’a çok şükür bu noktada büyük mesafeler alıyoruz. Ama daha çok işimiz var. Bunun için içerideki birliğimizi, dirliğimizi kusursuz hale getireceğiz. Bu ülkenin maalesef 1 asırlık cumhuriyet tarihinin yaklaşık 50 yılını heba ettiğimiz, kardeş kavgalarıyla, silahlı çatışmalarla, maalesef terörle, yabancıların önüne açtıkları birtakım vekalet unsurları olan terör örgütlerinin işleriyle Türkiye’nin maalesef 1 asrına kara bulut gibi çöktüler. Bu ülkenin gelişmemesi için ayaklarına prangalar vurdular. Şimdi 2. asrımızın hemen başında, terörsüz Türkiye hedefimizle birlikte önce bu prangalardan kurtuluyor ve Allah’ın izniyle var olan ezeli kardeşliğimizi ebedi bir kardeşlik haline getirmek için canla başla mücadele ediyoruz" diye konuştu. "Terör örgütü şimdiye kadar üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi, bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacaktı" Terörsüz Türkiye’nin sadece elinde silah olanların silahlarını bırakması değil, aynı zamanda insanların gönüllerine ve zihinlerine sokulmaya çalışılan husumetlerin de kaldırılıp atılması anlamına geldiğini belirten Kurtulmuş, "Bunun için Türkiye bütün dünyada çatışma çözümlerinde örnek teşkil eden bir süreci başlatmıştır. Bildiğiniz gibi geçen sene 5 Ağustos tarihinde başlattığımız Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz 21 toplantısı sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil edilen bütün partilerimizin katılımıyla ve kararıyla ortak bir komisyon raporu benimsemiş, bir yol haritası benimsemiş ve bu yol haritasıyla da terörün sona erdirilmesi için nelerin yapılabileceği tavsiye edilmiştir. Siyaset olarak üzerimize düşeni yerine getirdik. Bundan sonra da yerine getireceğiz. Ancak eğer terör örgütü şimdiye kadar beklendiği gibi üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirseydi ve ellerindeki silahları tamamen bırakmış olsaydı, zaten bu mesele şimdiye kadar çoktan geride kalacak, çoktan hallolunmuş olacaktı. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda hem elinde silah olanlarına, ’Silahlarınızı bırakın’ çağrısını yapıyor, hem de Türkiye’de yeni bir dönemin kapılarının açılabilmesi için siyasetin Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında aktif bir şekilde iş yapmasını da bir önemli ödev olarak görüyor. Kimsenin siyasete bir ödev vermesine gerek yoktur. Zaten meclisteki partilerin tamamının ittifakla çıkardığı bir rapor, siyasetin kendi meselesini özümsediği ve bu konuda atacağı adımların ne olduğunu gayet iyi bildiğini gösteriyor. Ümit ve temenni ediyoruz ki şimdiye kadar silahla Türkiye’de bir şeyler yapmaya kalkan örgütün elindeki silahlarını tamamıyla bırakması ve silahlı dönemin bütünüyle geride bırakılarak Türkiye’nin önündeki demokratik süreçlerin güçlendirilmesidir. Bu çerçevede özellikle Suriye’deki grupların yeni Suriye yönetimiyle entegre olması ve bu entegrasyonun beklediğimiz gibi olumlu bir şekilde seyretmesi de işlerimizi kolaylaştıran bir başka faktördür. Aynı şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşla birlikte özellikle İran’da terör örgütü üzerinden onların silahlandırılarak halkın ayaklandırılmaya çalışılması senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra artık terör örgütünün silah bırakmaktan başka hiçbir şansı yoktur. Ve söz verildiği gibi, vaat edildiği gibi bu silahlar bırakılacak ve Türkiye’de tam manasıyla kardeşlik hâkim olacaktır" dedi. Terörden medet umanlara seslenen Kurtulmuş, "Bu bölgedeki isimleri lazım değil. Onlarca silahlı terör örgütüne on yıllar boyunca kim, kimler, hangi amaçla, niçin silah verdiler? Hatta birbirine rakip gibi görünen örgütlere, birbirleriyle sahada çatışan örgütlere hem ona hem ona silah verip bunları sahada çalıştırmak. Bu ülkenin çocuklarına akıllı olmak yakışır. Bu ülkenin evlatlarına ortak milli hassasiyetlerimize sahip olmak yakışır. Bu ülkede Türk’ün, Kürt’ün birbirinden farkı yoktur, ayrı bir geçmişi yoktur ve asla ayrı bir geleceği de olmayacaktır" dedi. "Allah’ın izniyle bu sefer kim ne yaparsa yapsın mutlaka sonuç alacağız" diyen Kurtulmuş konuşmasını şöyle sürdürdü; "Terörü Türkiye’nin gündeminden ilanihaye kaldıracağız. Bundan da kurtulduktan sonra kültürü, sanayisi gelişmiş, kültürel alanda büyük mesafeler alan, dünyada itibarı artan, içeride dirliği, birliği sağlamış, terör örgütlerinin vakit kaybettirmesiyle asla vakit kaybetmeyen, ortak hedeflere kenetlenmiş 86 milyonluk bir Türkiye’yi dünyada durduracak hiçbir güç yoktur. Allah’ın izniyle önümüzdeki dönem Türkiye’nin önlenemez yükselişini yaşayacağımız bir dönemdir. Ayrılığın diliyle konuşanlara müsaade etmeyeceğiz. Dili başka, kalbi başka söyleyenlere fırsat vermeyeceğiz. Zihinlerinden başka bir şey geçip ellerinden başka bir şey saldır olanlara asla fırsat vermeyeceğiz. Bizim dilimiz de, gönlümüz de, elimiz de, yürüyüşümüz de birdir. Hepsinin ortak hedefi güçlü, büyük Türkiye için canla başla çalışmaktır."
15 Mayıs 2026 Cuma - 18:02 Nilüfer’de "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" seminerinde, engelli bireylerin toplumsal yaşama katılımı ve kalitesinin artırılması konuşuldu. Nilüfer Belediyesi’nin Engelliler Haftası etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen "Engelsiz Yaşam Sağlık ve Spor" semineri, Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirildi. Seminere katılan uzmanlar; rehabilitasyondan ağız sağlığına, spordan toplumsal katılıma kadar pek çok başlıkta bilgi paylaştı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Öğretim Görevlisi Dr. Sevda Demir Türe, rehabilitasyon sürecinin sadece hastane ile sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekti. Kişiye egzersiz eğitimi vermeyi amaçladıklarını belirten Türe, "Engelli bireylerimiz evde egzersizlerini yapmadığında kazanımları geri kaybediyor. O yüzden biz bunu aşılamaya çalışıyoruz. Eğitimi verip evde devam etmelerini istiyoruz. Engelli bireylerin takipte olmaları çok önemli" dedi. Özel ihtiyaçlı bireylerde sıklıkla ihmal edilen koruyucu diş hekimliği konusuna değinen Uzman Diş Hekimi İsra Ezgi Yalçın, "Hareket kısıtlılığı varsa şarjlı diş fırçaları; yutkunma güçlüğü varsa macunsuz kuru fırçalama; fırçalamada güçlük varsa ise at nalı şeklinde diş fırçaları tercih edilebilir" diye konuştu. Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nimet Haşıl Korkmaz ise konuya bütüncül yaklaşılması gerektiğini söyledi. Önce bedeni güçlendirme, arkasından özgüveni artırma ve topluma katılım geldiğini vurgulayan Korkmaz, "Sporu sadece bir yarışma, müsabaka olarak değil, hayatta kalma şekli olarak ifade etmek gerekiyor. Spor yapın, hayatta kalın diyorum" dedi.
Bursa yeni yılın ilk günü beyazlara büründü...İşe ATV araçları ile gittiler
01 Ocak 2026 Perşembe - 10:11 Bursa yeni yılın ilk günü beyazlara büründü...İşe ATV araçları ile gittiler Bursa’da yeni yılın ilk gününde etkili olan kar yağışı, şehir merkezini ve Mudanya’yı beyaz örtüyle kapladı. Sabah saatlerinde başlayan kar yağışıyla birlikte kentte kartpostallık görüntüler oluşurken, renkli anlar da kameralara yansıdı. Bazı vatandaşlar yoğun kar olunca işe ATV araçlarıyla gittiler. Çocuklar ise uyanır uyanmaz sokağa çıkıp poşetlerle kaydılar. Bursa’da sabah erken saatlerde etkili olan kar yağışı şehri beyazlara bürüdü. Şehir merkezinde kar kalınlığı 5 santimetre yüksek kesimlerde ise 15 santimetreye ulaştı. Uludağ’da ise kar kalınlığı 57 santimetre olarak ölçüldü. Yoğun kar yağışı yeni yıla ve güne uyanan Bursalılara sürpriz yaşattı. Setbaşı, Heykel ve ana arterlerde kartpostallık görüntüler oluştu. Mudanya’da bazı vatandaşlar dört tekerli motorlarıyla kar üzerinde sürüş yaparken, çocuklar sokaklara çıkarak kardan adam yaptı. Sokaklar adeta çocukların kar pistine döndü. Öte yandan kar yağışı beraberinde olumsuzlukları da getirdi. Kar ve buzlanmaya hazırlıksız yakalanan sürücüler nedeniyle kent genelinde çok sayıda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldi. Bazı vatandaşlar ise kar nedeniyle otobüs duraklarına ulaşmakta zorlandı. Bursa-İzmir otoyolunda yoğun kar yağışı ve buzlanma sebebiyle trafik İstanbul yönüne kapatıldı. Ulaşımın, Bursa yönüne yönlendirilerek kontrollü şekilde sağlandığı öğrenildi. Yetkililer, özellikle bu güzergahı kullanan sürücüleri yoğun buzlanmaya karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı. Kar yağışının etkili olduğu Mudanya ve şehir merkezinde ortaya çıkan renkli görüntüler, yeni yılın ilk gününe renk kattı.
Barışın önündeki engel, ’siyonizm’
01 Ocak 2026 Perşembe - 10:07 Barışın önündeki engel, ’siyonizm’ Anti-siyonist Haham Yaakov Shapiro, İsrail’in gerçekleştirdiği eylemler, Yahudiliğin geleneksel değer sistemini reddetmek üzere tasarlanmış, siyasi bir ideoloji ve değerler bütünü olan Siyonizm’in sonucu olduğunu söyledi. Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi’nin bu yıl İznik’te düzenlediği ’Dünya Barışına Çağı Etkinlikleri’nde bu yıl ilan edilen ’31. Barış Ödülü’ne layık bulunan Yahudi Haham Yaakov Shapiro, İsrail Devleti’nin gerçekleştirdiği eylemlerle Yahudiliğin geleneksel değer sistemini reddettiğini söyledi. Anti-siyonist Haham Yaakov Shapiro’nun mesajını, Papa Leo ve Fener Rum Kilisesi Başpapazının geçen ay ’Hristiyan Birliği’ adına İznik’te gerçekleştirdiği ’1. Konsilin 1700. yıl ortak ayinine’ tepki göstermek amacıyla etkinliklerini İznik’te düzenleyen Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Karabulut tarafından okundu. ABD’de yaşayan Haham Yaakov Shapiro, Türk tarihinin iki önemli devleti Selçuklu ve Osmanlı’ya başkentlik yapan İznik’e gelmeyi çok istediğini ancak şartlarının buna imkân vermediğini, ödülün kendisi için büyük bir onur olduğunu belirterek şu mesajı verdi; "İsrail’in gerek içerde gerek dışarda, ulusal ve uluslararası alanda gerçekleştirdiği eylemler, Yahudiliğin geleneksel değer sistemini reddetmek üzere tasarlanmış, siyasi bir ideoloji ve değerler bütünü olan Siyonizm’in sonucudur. Yahudilik şunu öğretir, Güçlü olan kimdir? Nefsine hâkim olandır. Bilge olan kimdir? Herkesten öğrenendir. Onurlu olan kimdir? Başkalarına saygı gösterendir. Siyonizm ise, kurucu babalarından biri olan Vladimir Jabotinsky’nin kendi ifadeleriyle, Yahudilerde bulunan tüm karakter özelliklerinin tam tersini savunmak üzere tasarlanmıştır. Bu ödülün bir hahama verilmesi, Yahudiliğin manevi ve uyumlu yollarına dönüşün, Siyonizm’i terk etmekten geçtiğini vurgulamaktadır. Bu onur için teşekkür ederim." Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Karabulut da Roma İmparatoru Konstantin’in, ’325 yılında İznik Konsilini neden topladığı?’ ve ’1700 yıl önce nelerin yaşandığına ?’ ilişkin düzenlenen konferansın açılışında şunları söyledi; "Haham Yaakov Shapiro’nun Siyonizm’in artık dünya barışının önündeki en büyük engel ve putperestlik olduğunu uzun zamandır görerek uyarması, Siyonistlerin kimlik hırsızlığı ile Yahudiliği kullanarak, İsrail’i var ettiğini ve Siyonizm’i tehlike olarak göstermesi, Siyonizm’e karşı, Yahudiler ile İsrail’in birbirinden ayrı tutulması gerektiğini, mevcut Filistin halkıyla barış içinde bir arada yaşamanın tarihi bir miras olduğunu ifade etmesi etkili oldu." Uluslararası Noel Baba Barış Konseyi’nin bu yıl İznik’te düzenlediği ve açılışı; Papa ve Fener Rum Papazı’nın ortak ayin yaptığı Göl Bazilikasında mehteranın "İstiklal Marşı ve Harbiye Marşı"yla yapılan 3 günlük etkinlik arama konferansıyla sona erdi. Anadolu’nun 7 bin yıllık Türk yurdu olduğu, Türk Milletinin mülkiyetiyle birlikte vatan coğrafyasının ezeli ve ebedi egemeni olduğu, Türk Yurdundaki bütün tarihi ve kültürel mirasın tek sahibinin de Türk milleti olduğu vurgusunun yapıldığı "1700 Önce 1700 Sonra İznik" arama konferansının sonuç beyannâmenin önümüzdeki günlerde yayınlanacak.
Uludağ’da yılın son ve ilk romantik sürprizleri: Karlar altında iki "Evet"
01 Ocak 2026 Perşembe - 10:07 Uludağ’da yılın son ve ilk romantik sürprizleri: Karlar altında iki "Evet" Kış turizminin gözdesi Uludağ, 2026 yılının ilk saatlerinde romantizmin zirveye çıktığı anlara sahne oldu. Yeni yıl coşkusunun yaşandığı zirvede, biri 2025’in son, diğeri 2026’nın ilk evlilik teklifi olmak üzere iki ayrı romantik sürpriz karlar altında unutulmaz anlar yaşattı. 2026 yılının ilk evlilik teklifi Uludağ’da yapıldı Genç iş insanı Halil Şirinbaş, uzun süredir planladığı evlilik teklifini 2026 yılının ilk dakikalarında, bembeyaz karlarla kaplı Uludağ’da gerçekleştirdi. Hayatını birleştirmek istediği Züleyha Eratıcı için hazırladığı sürpriz, yeni yılın ilk anlarında duygusal görüntülere sahne oldu. Karlar altında "Evet" yankılandı Zirvenin dondurucu soğuğuna rağmen sevginin sıcaklığının hissedildiği gecede Halil Şirinbaş diz çökerek Züleyha Eratıcı’ya evlilik teklif etti. Büyük şaşkınlık ve mutluluk yaşayan Eratıcı’nın "Evet" cevabı, çevredeki tatilcilerin alkışlarıyla karşılık buldu. Böylece Halil Şirinbaş ve Züleyha Eratıcı çifti, 2026 yılının ilk evlilik teklifi olarak hafızalara kazındı. 2025’in son evlilik teklifi de Uludağ’da geldi Yeni yıla dakikalar kala Uludağ’da yaşanan bir diğer romantik an ise 2025 yılının son evlilik teklifi oldu. Rafet, karlar altında hayatını birleştirmek istediği Elif’e sürpriz bir evlilik teklifi yaparak unutulmaz bir an yaşattı. Teklifin ardından mikrofon uzatılan Elif, duygularını, "Çok mutluyum. Karlar altında evlilik teklifi almak hayalimdi" sözleriyle dile getirdi. Yeni yılın ilk müjdeleri zirveden geldi Biri 2025’in son, diğeri 2026’nın ilk evlilik teklifi olarak kayıtlara geçen bu anlar, yalnızca çiftler için değil Uludağ’daki tatilciler için de gecenin en özel sürprizleri oldu. Meşaleler, alkışlar ve kar taneleri eşliğinde yaşanan romantik anlar, "Aşk soğuğa meydan okur" dedirtti. Halil Şirinbaş ise yaşadığı mutluluğu, "Yeni bir yıla, hayatımın en güzel ‘evet’i ile başlamak benim için bir hayaldi. Bu hayali Uludağ’ın eşsiz manzarasında gerçeğe dönüştürdük" sözleriyle anlattı. Karlar altındaki bu romantik anlar kısa sürede sosyal medyada da büyük ilgi görürken, Uludağ yeni yılın ilk saatlerinde aşkın adresi oldu. Biz de 2026’nın ilk evlilik teklifini yapan Züleyha Eratıcı–Halil Şirinbaş çifti ile 2025’in son evlilik teklifine imza atan Elif–Rafet çiftine bir ömür boyu mutluluklar diliyoruz.
Nilüfer’de gelişi güzel atılan havai fişekler geceyi aydınlattı, binlerce kuşun hayatını kararttı
01 Ocak 2026 Perşembe - 09:20 Nilüfer’de gelişi güzel atılan havai fişekler geceyi aydınlattı, binlerce kuşun hayatını kararttı Bursa’da yeni yıla girerken gökyüzü binlerce havai fişekle aydınlandı. Saatler gece yarısını gösterdiğinde başlayan gösteriler, şehir merkezinde görsel bir şölen oluşturdu. Ancak bu görkemli kutlamaların gölgesindeki kuşlar, büyük bir stres yaşadı. Özellikle Nilüfer ilçesinde gelişi güzel patlatılan havai fişekler geceyi aydınlattı ama binlerce kuşunda hayatını kararttı. Uzmanlar, havai fişeklerin çıkardığı yüksek ses ve ani ışık patlamalarının kuşların yön bulma yeteneklerini bozduğunu, yuvalarından ürkerek kaçmalarına neden olduğunu belirtiyor. Bazı kuşların panik halinde çarpışarak yaralandığına dair gözlemler de paylaşıldı. Çevre örgütleri, bu tür kutlamaların doğa üzerindeki etkilerine dikkat çekerek daha sürdürülebilir alternatiflerin kullanılmasını öneriyor. Sessiz havai fişekler ve lazer ışık gösterileri, hem görsel şölen sunuyor hem de hayvanların zarar görmesini engelliyor. İnsanlar için unutulmaz bir an olan yılbaşı kutlamaları, doğa için zorlayıcı bir deneyime dönüşüyor. Bu nedenle uzmanlar, gelecek yıllarda daha doğa dostu kutlama yöntemlerinin benimsenmesi gerektiğini vurguluyor. Dünya Doğayı Koruma Vakfı, havai fişeklerin özellikle sulak alanlardaki kuşları büyük gruplar halinde havalandırdığını ve uzun süre havada kalmaya zorladığını belirtiyor. Bu panik sırasında kuşların ağaçlara, binalara ve elektrik hatlarına çarparak yaralandığı ya da öldüğü vakalar yaşanıyor. 2011’de ABD’nin Arkansas eyaletinde yılbaşı gecesi yaklaşık 5 bin kuşun ölü bulunması bu etkinin dramatik bir örneği olarak gösteriliyor. Çevre örgütleri son yıllarda havai fişeklerin doğaya ve hayvanlara verdiği zararları gündeme taşıyarak çeşitli kampanyalar düzenliyor. Bu kampanyalar arasında imza kampanyaları, yasak çağrıları ve alternatif kutlama önerileri öne çıkıyor. Alman Tabipler Birliği ve çevre örgütleri, özel kişilerin havai fişek kullanımının tamamen yasaklanmasını talep ediyor. Yangın, yaralanma ve çevre kirliliği riskleri nedeniyle bu kampanyalar giderek daha fazla destek buluyor. Bodrum’da bir oluşumda yılbaşı kutlamalarında havai fişek kullanılmaması için başlattığı kampanyada 7 binden fazla imza topladı. Kampanyada özellikle sokak hayvanlarının korku ve strese maruz kaldığı vurgulandı. Almanya’daki bir çevre koruma derneği de havai fişek yasağı için imza kampanyası düzenledi. Dernek, her yıl binlerce yaralanma ve ölüm vakasının yaşandığını, ayrıca havai fişeklerin ciddi hava ve toprak kirliliğine yol açtığını belirtti.
Gemlik’te protokol üyeleri yeni yıla sahada girdi
01 Ocak 2026 Perşembe - 08:24 Gemlik’te protokol üyeleri yeni yıla sahada girdi Gemlik’te protokol üyeleri, 2026 yılına halkın huzur ve güvenliği için gece gündüz görev yapan kamu personeliyle birlikte sahada girerek anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Yeni yılın ilk saatlerinde görev başında olan personeli yalnız bırakmayan protokol üyeleri, ilçe genelinde devam eden asayiş uygulamalarını yerinde inceledi. Gece geç saatlerde İlçe Kaymakamı Osman Aslan Canbaba, Cumhuriyet Başsavcısı Sercan Kocabey, Emniyet Müdürü Ümit Şahin ve Jandarma Komutanı Mevlüt Taş, emniyet ve jandarma personelinin yanı sıra sahil güvenlik ekipleri ve adliye çalışanlarını ziyaret etti. Ziyaretler kapsamında uygulama noktalarında görev yapan personelle sohbet eden protokol üyeleri, yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı. Kaymakam Osman Aslan Canbaba, yeni yıl gecesinde de büyük bir özveriyle görev yapan güvenlik güçlerine teşekkür ederek, vatandaşların 2026 yılına huzur ve güven içerisinde girmesinde emeği geçen tüm kamu personelinin fedakârlığının takdire şayan olduğunu ifade etti. Canbaba, kamu düzeninin sağlanması ve toplum güvenliğinin korunması adına yapılan çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. Protokol üyeleri, görev başındaki personelin yeni yılını tebrik ederek sağlık, huzur ve başarı dileklerinde bulundu. Ziyaretler, çekilen hatıra fotoğraflarının ardından sona erdi.