Yerel Haberler
Bursa
Seva Flats Balat’ta satışlar başladı 05 Mayıs 2026 Salı - 13:36:28 Seva Holding çatısı altında faaliyet gösteren ve teknolojik sistemleri yenilikçi konseptlerle buluşturarak özgün mimari projelere imza atan Sevart İnşaat, yeni projesi Seva Flats Balat’ı satışa sundu. Lansmanıyla birlikte dikkat çeken proje, kısa sürede yoğun ilgi görmeye başladı. Bursa’nın gözde yerleşim bölgelerinden Balat’ta hayata geçirilen Seva Flats Balat, konforu, estetiği ve modern şehir yaşamını yeniden yorumlayan seçkin bir yaşam deneyimi sunuyor. Toplam 100 konuttan oluşan proje, aynı zamanda "Seva Med" adıyla sağlık sektörüne hizmet verecek ticari alanlarıyla da dikkat çekiyor. Modern yaşamın ihtiyaçları gözetilerek tasarlanan projede, 1+1 daire tiplerinde üç farklı seçenek yer alıyor. Yeşil alanların ön plana çıktığı terasları, sade ve şık balkonları ile kompakt yapıda planlanan daireler, kullanıcılarına fonksiyonel ve estetik bir yaşam alanı sunuyor. Seva Flats Balat, teknik mükemmeliyet ile konforu bir araya getirerek şehir hayatının dinamizmi ile huzuru buluşturmayı hedefliyor. Proje hakkında değerlendirmelerde bulunan Seva Holding Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahinkaya, "Yaptığımız her işte mükemmelliği esas alıyoruz. İnşaat sektörü bizim için ayrı bir öneme sahip. Tüm projelerimizi, içinde kendimiz yaşayacakmışız gibi tasarlıyor ve hayata geçiriyoruz. Kalite ve sağlamlık bizim vazgeçilmezlerimizdir. Seva Flats projemiz daha duyurulduğu ilk andan itibaren yoğun talep gördü. Kısa sürede satışların tamamlanacağını öngörüyoruz. Seva Holding’e ve Şahinkaya Ailesine gösterilen bu ilgi için teşekkür ediyoruz" dedi. Seva Flats Balat, sunduğu ayrıcalıklı yaşam alanları ve merkezi konumuyla Bursa’da modern yaşamın yeni adreslerinden biri olmaya hazırlanıyor.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:17 Bursa Milletvekili Mesten’e hem destek hem tehdit Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım sonrası hem tebrik hem de tehdit mesajları aldığını belirten AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, "Sokakta hiçbir başıboş köpek kalmaması hedefi konulmasına rağmen, hiçbir kurum ve belediye bunun önüne geçemiyor. Köpek ise tabiatı gereği çoğaldıkça çeteleşiyor. Kendisinden daha zayıf gördüğü özellikle çocuklara, yaşlılara, kadınlara saldırıyor. Onun doğası, köpeğe söyleyecek bir sözümüz yok. Ancak, hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim olduğunu ne yazık ki görüyoruz. Milletimiz buna çok ciddi bir tepki gösteriyor. Halkın arasında çekilmez bir boyuta geldi. Ancak öncelikle bizim dilimizi düzeltmemiz gerekiyor. Köpek, ’it’tir. ’can dost’ veya ’patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’, ‘evladımız’ demiyorsak, buna bu ismi vermiyorsak, köpeğe de köpek ismi vermek ne hakarettir ne de ona olumsuz yaklaşmaktır" dedi. AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, sosyal medya üzerinden ’Önce zihnimizi, dimağımızı, dilimizi necasetten taharet ile temizleyelim’ başlığı yaptığı paylaşım dikkat çekti. Paylaşımında Mesten şu cümlelere yer verdi; "Can dost, çocuk değil, köpek/it. Hayvansever değil köpeksever/mizantrop. Mama değil hayvan yemi/yal. Hayvan hakları değil hayvanları koruma. Mama lobisi değil köpekçi terörü. Türkiye, köpekçi terörüne teslim olmayacak!" Milletvekili Mesten tarafından yapılan bu açıklamanın ardından birçok kişi hem tehdit, hem de tebrik yorumları yaptı. Bunun üzerine bir açıklamada bulunan Mesten, "Bilindiği gibi uzun süredir ülkemiz, milletimiz başıboş sokak köpekleriyle uğraşmakta, başı dertte. Bununla ilgili yaklaşık iki yıl önce sokakta hiçbir köpek kalmaması amacıyla bir kanun çıkarıldı. Meclisimiz tarafından ve yönetmelik yayınlanmak suretiyle belediyelere ve ilgili devlet kurumlarına yetki ve görev verilmek suretiyle sokakta hiçbir başıboş köpek kalmaması hedefi konulmuş idi. Ancak bugün geldiğimiz noktada görüyoruz ki sokakta başıboş köpekler halen devam ediyor. Köpek tabiatı gereği çoğaldıkça çeteleşiyor. Kendisinde daha zayıf gördüğü özellikle çocuklara, yaşlılara, kadınlara saldırıyor. Onun doğası, köpeğe söyleyecek bir sözümüz yok. En son dört gün önce malumunuz Van’da Hamza evladımızı söylemeye dilimiz varmıyor. Parçalamayı geçtik, açıkça çocuğu yemiş köpekler. Kalan parçalarını aile derleyip toparlayıp bir sandukanın içerisine koymak zorunda kaldı. Bu manzara tek değil. Bu gidişle tek de olmayacak, devam da edecek. Nitekim iki gün önce de yine bir amcamıza saldırdı. Allah’tan ölüm vakası olmadı. Şöyle bir göz gezdirdiğimizde her yıl yaklaşık 100 kişi bu sokak başıboş köpekleri yüzünden hayatını kaybediyor. Gerek sebep oldukları trafik kazaları gerek doğrudan saldırmaları sebebiyle, kuduzdan, kazalardan ve diğer şartlardan dolayı pek çok evladımızı da kaybettik. İşte Mahra hadisesini hatırlayacaksınız, çok ses getirmişti. Ve zaten o olay üzerine bu kanun çıkartıldı. Yine Tunahan evladımız var. Saymaya kalksak yüzlerce sayacağız. Bunun dışında köpekler aşı, hijyen, ilaç ve diğer konulardan da mahrum oldukları için hakikaten sokaklarda, çarşılarda, caddelerde mikrop saçıyorlar, mikrop yuvaları" dedi. "Milletimiz bu durumdan rahatsız" Köpekler sebebiyle insanların rahat hareket edemediğini belirten Mesten, "Parkları işgal ediyorlar. Çocuklarımız parklara gidemiyor. Milletimiz bundan kurtulmak istiyor. Ancak ne yazık ki hayvanseverlik adı altında bu işten rant devşiren bir kesim olduğunu ne yazık ki görüyoruz. Milletimiz buna çok ciddi bir tepki gösteriyor. Halkın arasına indiğimizde, köyde, mahallede, çarşıda, bizzat kendi yaşadıklarımıza da buna ilave edersek çekilmez bir boyuta geldi. Ancak bu benim paylaşımımda da bahsettiğim mama lobisi değil, köpekçi terörü lobisi. Çok etkili olduğu için insanları da maalesef korkutmaktadırlar. Zehirli, necis dilleriyle, çocukları savunan, sokaklarda çocuklarımızın, insanımızın güvenliğini savunan insanlara, devlet yöneticilerine, belediyelere saldırmakta, hakaret etmekte, beddualar etmektedirler. Ben de bir baba olarak, bir milletvekili olarak, milletimizden yetki almış, milletimizin sesini duyurmakla görevli olan bir vatandaş olarak buna kayıtsız kalamazdım" dedi. "Milli güvenliğimizi ilgilendiren, Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonu" Yaptığı paylaşımla birçok şeyi açıklamaya çalıştığını belirten Mesten, "Öncelikle kavram konusuna temas etmek istedim. Çünkü bu öyle bir lobi ki dilimizdeki, dimağımızdaki kavramlarla oynadılar. Çocukla köpeği eşitlediler. Köpek annesi olunabileceğini savundular. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gayet isabetle mücadele ediyor, güzel açıklamalarda bulundu. Köpeğin insan evladı yerine konulamayacağını, bunun Türk aile sistemine dinamit koymak olduğunu ifade etti. Biz de bu görüşteyiz. Bu mesele sadece başıboş köpek hadisesi değildir. Milli güvenliğimizi ilgilendiren, dışarıdan bir takım projelerle Türk aile yapısını da hedef alan büyük bir terör organizasyonudur diye haykırmak istiyorum. Ben bu duygu ve düşüncelerle böyle bir paylaşımı yaptım. Milletimize tercüman oldum. Tebrik telefonları, mesajları ve yorumları aldım. Tabi o itçi lobisi de boş durmuyor. Hakaretler, beddualar, tehditler bini bir para. Olsun, artık milletimiz uyanmıştır. Milletimiz gerçeğin farkındadır" diye konuştu. AK Parti olarak nasıl kanunu çıkarttılarsa, aynı şekilde uygulanmasının da takibini milletin beklediğini belirten Mesten, "Bu çerçevede ben özellikle AK Partili belediye başkanlarımıza buradan seslenmek istiyorum. Lütfen kanunun emredici hükümlerini uygulayın. Biz gönül belediyeciliği dedik. Biz milletin gönlünü almak durumundayız, köpeklerin değil. Milletin refahını artırmak durumundayız, köpeklerin değil. Lütfen ama lütfen belediye başkanlarımıza, ilgili devlet kurumlarımıza, ilgili sorumlu kişilere buradan seslenmek istiyorum. Lütfen ‘can dost’ edebiyatını bırakın. Hakaret değil, bunun tabii adı köpektir. Lugattaki asıl Türkçe ismi ‘it’tir. Bugün o lobi, köpeğe ‘it’ diyeni bile hakaret kabul ediyor. Artık köpeği tamamen kişileştirmiş, gerçekten kendi evlatları haline getirmişlerdir" şeklinde konuştu. "Hayvan düşmanlığı değil, düzen talebi" Kendi iç dünyalarına kimsenin karışamayacağını belirten Mesten, "Sözümüz, sahiplenip ona gönlünce bakan, onunla oynayan, onu seven insanlara değildir. Bu millet köpek düşmanı değil. Herkesin, her köylünün, Türk milletinin ta tarihten bugüne köpek düşmanı olmadı, hayvan düşmanı zaten olmadı ki. Biz de değiliz, ben de değilim. Ben de bir köy çocuğuyum. İhtiyaç varsa evde, avluda, bahçede, başka yerlerde çoban köpeği olarak tabii ki kullanılabilir. Ya da seversin, evinde de besleyebilirsin. Ama garibanın evinin önünde yüzlerce köpeği beslemek akıl işi değildir. AK Parti, 3-5 meczubun peşinden gidecek bir parti değildir. Köpekçi terörünün peşinden gidecek parti de değildir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, kanun çıktığı zamanki grup toplantılarındaki konuşmalarını net bir şekilde tekrar hatırlatmak istiyorum. Sokakta bir tek köpek kalmayana kadar mücadelemiz sürecek. Ben de milletin tercümanı olarak gerek Meclis’te gerek devlet kurumları nezdinde bu sözümü söylemeye devam edeceğim" dedi. Geniş kapsamda meseleyi ele aldığını belirten Mesten, "Tabii adı köpektir, ‘it’tir. ‘Can dost’ değildir, ‘patili dost’ değildir. Nasıl bir inekten, kuzudan, koyundan ya da başka bir hayvandan bahsederken ‘dostumuz’, ‘yavrumuz’, ‘evladımız’ demiyorsak, buna bu ismi vermiyorsak, köpeğe de köpek ismi vermek ne hakarettir ne de ona olumsuz yaklaşmaktır. Bunun yanında ‘mama’ tabiri gerçekten çok ilginçtir. Üzerinde oturulup araştırmalar yapılması gereken bir meseledir. Bize bilinçaltımızda köpeğin yiyeceğinin ‘mama’ olduğunu ezberleterek bebeğin yiyeceğinin mama olmasıyla eşitlemektedirler. Köpek ve bebek eşittir algısını bu millete yutturmak istemektedirler. Onun için mama değil, ‘yal’ diyoruz. Köpek yemi diyoruz. Hayvansever değil, köpeksever diyoruz. Sadece köpek seviyorlar nedense. Sadece köpek, başkaları yok. Arada garnitür olarak kediyi de katıyorlar ama gerçekte asıl dertleri köpek. Yüz binlerce kişi her yıl kuduz aşısı oluyor Türkiye’de. Yaklaşık 500 bin kişi kuduz şüphesiyle, büyük bölümü köpek ısırma vakalarıyla hastanelere başvuruyor. Dört doz üzerinden hesaplarsak, kuduz aşısı tek doz olmuyor biliyorsunuz, yaklaşık yıllık 2 milyon doz kuduz aşısı yapılmaktadır. Bu millet kuduz aşısı olmak zorunda değildir. Bu millet hastanelerinde, okullarında, okul önlerinde vahşi köpek sürüleriyle muhatap olmak zorunda değildir" diye konuştu.
05 Mayıs 2026 Salı - 13:04 Yıldırım’da Erguvan Bayramı coşkusu başlıyor Bursa’da Yıldırım Belediyesi; bahar aylarının müjdecisi, huzur ve kardeşliğin simgesi olarak kabul edilen 600 yıllık Erguvan Bayramı geleneğini bu yıl da yaşatmaya hazırlanıyor. Yıldırım Belediyesi, 600 yıllık Erguvan Bayramı geleneğini günümüze taşıyor. Yıldırım Belediyesi, baharın müjdecisi Erguvan Bayramı’nı bu yıl da çeşitli etkinliklerle kutlayacak. Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid’in damadı ve Bursa erenlerinden Emir Sultan’ın, erguvanların açtığı dönemde Bursa’da sevenleriyle buluşmasıyla başlayan bu anlamlı gelenek, Yıldırım’da yeniden hayat buluyor. Yıldırım Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen Erguvan Bayramı, bu yıl 8-9-10 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek. Baharın bereketini ve paylaşma kültürünü yansıtan Erguvan Bayramı, Emir Sultan Meydanı’nda gerçekleştirilecek programla başlayacak. Üç gün boyunca birbirinden zengin etkinlikler Bursalılarla buluşacak. Erguvan Bayramı kapsamında sempozyumlar, söyleşiler, tasavvuf musikisi konserleri, şiir ve Mevlid programları düzenlenecek. Ayrıca geleneksel olarak hazırlanan Eşrefi çorbası da vatandaşlara ücretsiz olarak ikram edilecek. Yıldırım’ın önemli parçası Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Erguvan Bayramı’nın Bursa ve Yıldırım’ın en önemli manevi zenginliklerinden olduğunu belirtti. Başkan Yılmaz, "Erguvan birliktir, beraberliktir, kardeşliktir. Erguvan bahardır, berekettir, paylaşmaktır, hoşgörüdür. Erguvan, bu şehrin duayla, irfanla ve çiçekle inşa edildiğinin göstergesidir. Erguvan Bayramı, Yıldırım’ın kültürü ve manevi kimliğinin önemli bir parçasıdır. Emir Sultan Hazretleri ile özdeşleşen ‘Erguvan Bayramı’nı Yıldırım’da yaşatıyoruz. Yeşiliyle, tarihi ve kültürel değerleriyle şehrimizin geçmişinden güç alarak geleceğe yürüyoruz. Bursa’nın en köklü geleneklerinden olan birliği ve beraberliği pekiştiren, aynı zamanda baharı müjdeleyen Erguvan Bayramı’na tüm Bursa halkımızı bekliyoruz" dedi.
Yer gök kırmızı beyaz
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:11 Yer gök kırmızı beyaz Bursa’da eğitimde akademik başarısının yanı sıra sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetleriyle de öne çıkan Nilüfer Sadettin Türkün Ortaokulu, ikinci dönemin ilk gününde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın talimatı ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda düzenlenen "İlk Derste Bayrak Sevgisi" temalı etkinlikte, okul bahçesi kırmızı-beyaz renklere büründü. Etkinlik kapsamında bin öğrenci, ellerinde bin Türk bayrağıyla okul bahçesinde bir araya geldi. Öğrencilerin aynı anda bayraklarını açmasıyla oluşan görüntü, görsel bir şölen oluştururken, etkinlik duygu dolu anlara sahne oldu. Programda konuşan Okul Müdürü Asım Altuntaş, bayrak sevgisinin milli kimliğin korunması ve toplumsal birlikteliğin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Altuntaş konuşmasında şu ifadelere yer verdi; "Bayrak sevgisi, bir milletin ortak değerlerine sahip çıkmasının en güçlü göstergesidir. Çocuklarımıza bu bilinci küçük yaşlarda kazandırmak, güçlü bir gelecek inşa etmenin temel şartıdır. Bugün burada ortaya çıkan tablo, birlik ve beraberliğimizin en güzel ifadesidir. Bu anlamlı etkinliğin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm öğretmenlerime ve öğrencilerime yürekten teşekkür ediyorum." Etkinlikler çerçevesinde Türkçe öğretmeni tarafından öğrencilere "Bayrağın öğrenciye seslenişi" konulu bir paragraf yazma çalışması da yaptırıldı. Çalışma kapsamında 6/D sınıfı öğrencisi Sena Selen tarafından kaleme alınan paragraf, içerdiği duygu ve anlatımıyla dikkat çekti. Nilüfer Sadettin Türkün Ortaokulu’nda gerçekleştirilen bu etkinlik, öğrencilerin milli ve manevi değerlerle buluşmasını sağlarken, bayrak sevgisinin eğitim yoluyla pekiştirilmesine çok önemli katkı sundu.
Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu, hayatı değişti
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:36 Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu, hayatı değişti Bursa’da 50 yıldır sigara içen bir vatandaş, bağımlılıktan kurtulmak için Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu. Kısa sürede sigarayı bırakan vatandaş, kas kütlesinin azalması ile ilgili de merkezden aldığı diyetisyen ve fizyoterapist desteğiyle 38 kilodan 48 kiloya çıkmayı da başardı. 70 yaşındaki Asuman Işık, Temmuz ayında Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" projesi kapsamında sağlık taraması gerçekleştirdi. Aşırı zayıflık ve buna bağlı kas kütlesinde azalma tespit edilen Işık, sigara da içmesi sebebiyle Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne yönlendirildi. Burada ilk olarak psikolog desteği ve sigara bırakma polikliniği sayesinde 50 yıllık bağımlılığından kurtulmayı başaran Işık, daha sonra diyetisyen ve fizyoterapist eşliğinde sağlıklı kilo alarak, kas kütlesini güçlendirdi. Sağlıklı hayat merkezinden aldığı hizmeti değerlendiren Işık, 50 yıl boyunca sigara içtiğini ve her türlü bırakma yöntemini deneyip, başarısız olduğunu belirtti. İl Sağlık Müdürlüğü’nün bu konudaki çalışmalarını öğrendiğini vurgulayan Işık, "O günlerde Sağlık Müdürlüğü, meydanlarda insanların kilolarını tartıyordu, kilolu insanları zayıflatmak için. Bir de ben gideyim dedim. Belki bana da sigarayı bıraktırabilirler. Geldim ve sonunda sigarayı bıraktım. Çok zayıftım. 38 kiloydum. Sarkopeni başlamıştı. Bana kilo aldırdılar. Geriatri uzmanına gönderdiler. Kaslarımı korumak için spor yapmayı öğrettiler. Diyetisyen beslenmemi düzenledi. 6 aydır sigara içmiyorum. Aynı zamanda psikolog yardımı da alıyorum. Hepsinden son derece memnunum" dedi. Çevresinde sigara içenleri sağlıklı hayat merkezine yönlendirdiğini dile getiren Işık, kendisi gibi başkalarının da başarabileceğini sözlerine ekledi. Tek merkezde tüm sorunlara çözüm Işık’ın kendilerine başvurduğunda ilk olarak bağımlılık düzeyini tespit ettiklerini belirten Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi sorumlu hekimi Uzm. Dr. Elif Soyer ise, "Kendisinin bağımlılıkla alakalı esas probleminin psikolojik düzeyde olduğunu denediği birçok medikal tedaviye rağmen sigarayı bırakamayışından bir neticelendirme olarak aldık. Kendisini merkezimizin psikolojik danışmanlık hizmetine yönlendirdim. Bununla eş zamanlı olarak sigara bırakma polikliniğine de devam etti. Burada hem hekim hem de psikolojik destekle sigarayı bıraktırdık. 6 aydır sigara kullanmıyor" şeklinde konuştu. "Sağlıklı yaşama adım attı" Bu süreçte bir başka motivasyon kaynağı olan kilo alımı sürecine girdiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Soyer, "Kilosu oldukça düşüktü. Sağlıklı kiloya ulaşması gerekiyordu. Beslenme desteği aldı. Akabinde devlet hastanemizde geriatri polikliniğine yönlendirdik. Burada da beslenme desteği devam etti. Kendisi 10 kilo alarak hedef sağlık kilosuna ulaştı. Hem tütünsüz hayat hem ideal kilo hem de psikolojik olarak daha iyi hissettiği bu süreçte sağlıklı bir yaşama adım attı" dedi. "Bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor" Asuman Işık’ın sürecinin birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin ne denli etkin çalıştığının başarılı bir örneği olduğunu dile getiren Nilüfer İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. İsmail Kaba, "Sigara bırakma polikliniği ile başlayan bu süreçte hastamızın zayıf olması fark edilerek sağlıklı ve kontrollü bir kilo alımı hedeflenmiş ve bütüncül bir yaklaşım sergilenmiştir. Bu doğrultuda geriatrist hekimimize de yönlendirme yapılmış, geriatrist, psikolog ve diyetisyenimizin eşgüdümsel bir tedavi sunduğu bütüncül yaklaşımla ele alınmıştır. Sağlık Bakanlığı’nın politikalarının sahaya yansıtılmasında bizleri cesaretlendiren Sağlık Bakanımıza, il düzeyinde koordinasyonun bu denli işlemesini sağlayan İl Sağlık Müdürümüze teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Uzm. Dr. Kaba, sigarayı bırakmak isteyip bırakamayan vatandaşlara ise bir çağrıda bulundu: "Sigara bağımlılığı tedavisi zorlu ve meşakkatli bir süreç, tek başınıza yapamadığınızı düşündüğünüz dönemler olabilir. Merkezimize gelin bunu birlikte başaralım."
Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu, hayatı değişti
09 Şubat 2026 Pazartesi - 11:32 Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu, hayatı değişti Bursa’da 50 yıldır sigara içen bir vatandaş, bağımlılıktan kurtulmak için Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurdu. Kısa sürede sigarayı bırakan vatandaş, kas kütlesinin azalması ile ilgili de merkezden aldığı diyetisyen ve fizyoterapist desteği ile 38 kilodan 48 kiloya çıkmayı da başardı. 70 yaşındaki Asuman Işık, Temmuz ayında Sağlık Bakanlığı tarafından hayat geçirilen "İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa" projesi kapsamında sağlık taraması gerçekleştirdi. Aşırı zayıflık ve buna bağlı kas kütlesinde azalma tespit edilen Işık, sigara da içmesi sebebiyle Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne yönlendirildi. Burada ilk olarak psikolog desteği ve sigara bırakma polikliniği sayesinde 50 yıllık bağımlılığından kurtulmayı başaran Işık, daha sonra diyetisyen ve fizyoterapist eşliğinde sağlıklı kilo alarak, kas kütlesini güçlendirdi. Sağlıklı hayat merkezinden aldığı hizmeti değerlendiren Işık, 50 yıl boyunca sigara içtiğini ve her türlü bırakma yöntemini deneyip, başarısız olduğunu belirtti. İl Sağlık Müdürlüğü’nün bu konudaki çalışmalarını öğrendiğini vurgulayan Işık, "O günlerde Sağlık Müdürlüğü, meydanlarda insanların kilolarını tartıyordu, kilolu insanları zayıflatmak için. Bir de ben gideyim dedim. Belki bana da sigarayı bıraktırabilirler. Geldim ve sonunda sigarayı bıraktım. Çok zayıftım. 38 kiloydum. Sarkopeni başlamıştı. Bana kilo aldırdılar. Geriatri uzmanına gönderdiler. Kaslarımı korumak için spor yapmayı öğrettiler. Diyetisyen beslenmemi düzenledi. 6 aydır sigara içmiyorum. Aynı zamanda psikolog yardımı da alıyorum. Hepsinden son derece memnunum." dedi. Çevresinde sigara içenleri sağlıklı hayat merkezine yönlendirdiğini dile getiren Işık, kendisi gibi başkalarının da başarabileceğini sözlerine ekledi. Tek merkezde tüm sorunlara çözüm Işık’ın kendilerine başvurduğunda ilk olarak bağımlılık düzeyini tespit ettiklerini belirten Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi sorumlu hekimi Uzm. Dr. Elif Soyer ise, "Kendisinin bağımlılıkla alakalı esas probleminin psikolojik düzeyde olduğunu denediği birçok medikal tedaviye rağmen sigarayı bırakamayışından bir neticelendirme olarak aldık. Kendisini  merkezimizin psikolojik danışmanlık hizmetine yönlendirdim. Bununla eş zamanlı olarak sigara bırakma polikliniğine de devam etti. Burada hem hekim hem de psikolojik destekle sigarayı bıraktırdık. 6 aydır sigara kullanmıyor." şeklinde konuştu. "Sağlıklı yaşama adım attı" Bu süreçte bir başka motivasyon kaynağı olan kilo alımı sürecine girdiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Soyer, "Kilosu oldukça düşüktü. Sağlıklı kiloya ulaşması gerekiyordu. Beslenme desteği aldı. Akabinde devlet hastanemizde geriatri polikliniğine yönlendirdik. Burada da beslenme desteği devam etti. Kendisi 10 kilo alarak hedef sağlık kilosuna ulaştı. Hem tütünsüz hayat hem ideal kilo hem de psikolojik olarak daha iyi hissettiği bu süreçte sağlıklı bir yaşama adım attı. Bütüncül bir yaklaşımla ele alınıyor Asuman Hanımın sürecinin birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin ne denli etkin çalıştığının başarılı bir örneği olduğunu dile getiren Nilüfer İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. İsmail Kaba,  "Sigara bırakma polikliniği ile başlayan bu süreçte hastamızın zayıf olması fark edilerek sağlıklı ve kontrollü bir kilo alımı hedeflenmiş ve bütüncül bir yaklaşım sergilenmiştir. Bu doğrultuda geriatrist hekimimize de yönlendirme yapılmış, geriatrist, psikolog ve diyetisyenimizin eşgüdümsel bir tedavi sunduğu bütüncül yaklaşımla ele alınmıştır. Sağlık Bakanlığı’nın politikalarının sahaya yansıtılmasında bizleri cesaretlendiren Sayın Sağlık Bakanımıza, il düzeyinde koordinasyonun bu denli işlemesini sağlayan Sayın İl Sağlık Müdürümüze teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Uzm. Dr. Kaba, sigarayı bırakmak isteyip bırakamayan vatandaşlara ise bir çağrıda bulundu; "Sigara bağımlılığı tedavisi zorlu ve meşakkatli bir süreç, tek başınıza yapamadığınızı düşündüğünüz dönemler olabilir. Merkezimize gelin bunu birlikte başaralım."
Yılların Merinos Koyunu’na yeni etçil rakip geldi: Bandırma Koyunu
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:47 Yılların Merinos Koyunu’na yeni etçil rakip geldi: Bandırma Koyunu Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Araşırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bandırma Koyunculuk Araştırma Enstitüsü’nde geliştirilen etçil Bandırma Koyunu’na kısa sürede ırk tescilinin alınması bekleniyor. Enstitü Müdürü Kerim Kılınç, Koyunculuk Araştırma Entstitüsünün TAGEM’e bağlı olarak koyunculuk ağırlıklı faaliyetlerde bulunduğunu belirterek, 1935’e dayanan merinos koyunun ıslahının sürdürüldüğünü anlattı. Teknolojik ve bilimsel gelişmelerin yeniliklerin ıslah programına dahil edilmesiyle çalışmalarını hassasiyetle yaptıklarını aktaran Kılınç, entsitütün ana konusunun Merinos Koyunu olduğunu kaydetti. Enstitünün ırk tesciline yaklaştığı Bandırma Koyunu’nu takip ettiğini dile getiren Kılınç, "Ayrıca kıvırcık, Gökçeada ve sakız koyunları genetik kaynakları koruma proje kapsamında hem korunuyor hem de verim özellikleri yıldan yıla iyileştiriliyor" dedi. Bu yıl ikizlik oranı yüksek olacak Kılınç, Merinos Koyunu’nun Balıkesir ve Marmara bölgesinde en fazla üretimi yapılan, ülkenin küçükbaş hayvan yetiştiriciliği için önemli ırklardan biri olduğuna dikkati çekerek, "Meronis Koyunu ıslah anlamında en köklü, bilinirliği en fazla olan küçükbaş ırkımız. Enstitüde 7 gün 24 saat hayvanlarımızı, doğumlarını takip ediyor, sürünün bir sonraki yıla en sağlıklı şekilde aktarılması için yoğun çaba harcıyoruz" diye konuştu. Bandırma Koyunculuk Enstitüsünde 4 bin anaç koyun bulunduğunu belirten Kılınç, her zaman hedeflerinin bilimsel veriler ışığında 1,56-1,57 ikizlik oranını yaklamak olduğunu söyledi. Kılınç, bu yıl ikizlik oranının biraz yüksek olmasını beklediklerini ifade etti. Alman siyah baş ile yerli kıvırcıktan melezlendi Uzun süredir üzerinde titizlikle çalışılan Bandıma Koyunu’nun da bölgede görünürlüğü ve bilinirliğinin artmaya başladığını vurgulayan Kılınç, şunları söyledi: "Yıllar öncesinde kurumumuzda başlayan yeni etçil ırk ıslah modelimiz Bandırma Koyunu, entsitümüz tarafından geliştirildi. Alman siyah baş ile bizim yerli kıvırcık ırk koyunlarımız melezlendi ve Bandırma koyunu geliştirildi. Irk tescilinde son aşama geldik. Yakın zamanda tescilimizi gerçekleştireceğiz. Irk tescili için uzun yıllar gerekiyor, hassas çalışmalar gerekiyor. Bunların hepsini her türlü bilimsel çalışmalarla, titizlikle gerçekleştirdik." 3-4 ay gibi kesime geliyor ve et verimi yüksek Enstitü Müdürü Kılınç, et verimi yönünden geliştirilmiş iyi bir ırktan söz ettiklerini vurgulayarak, "Canlı hayvan ağırlık artışı çok önemli etçil ırklarda. Özellikle Balıkesir kuzusu ön planda bu bölgede. İstanbul’un kuzu etini bu bölge karşılıyor. Bandırma Koyunu, randımanı yüksek kuzu olmakla birlikte 21-22 kilogram karkas kesimi hedefleniyor. Hızlı şekide 3-4 ay gibi sürede kesime gelmesi hedeflerimiz arasında" dedi. Bandırma Koyunu’nun mera şartlarının sağlandığı her bölgede yetiştirilebileceğine dikkati çeken Kılınç, "Bu alamda Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Marmara ve Ege bölgeleri ön plana çıkıyor. Ülkenin kırmızı et ihtiyacının karşılanmasında, küçükbaş hayvancılıkta önemli bir ırk olacak Bandırma Koyunu. Bu yıl tescil ile sadece Türkiye değil dünya Bandırma Koyunu’nu tanıyacak" diye konuştu.
’Hayat için bir nefes, sağlık için yeni bir başlangıç’
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:28 ’Hayat için bir nefes, sağlık için yeni bir başlangıç’ Her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine sebep olan tütün bağımlılığı ile mücadelede, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü, bu yıl da "yeni bir başlangıç" sloganı ile kutlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her yıl 8 milyondan fazla kişi tütün kullanımı nedeniyle hayatını kaybederken, bu ölümlerin 1,3 milyonu pasif içicilikten kaynaklanıyor. 9 Şubat dolayısıyla bir açıklama yapan Bursa Acıbadem Hastanesi Göğüs Hastalıkları uzmanı, Prof. Dr. Mehmet Karadağ, sigaranın sadece bir alışkanlık değil, ciddi bir kronik bağımlılık olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Karadağ, "İçilen her bir sigara, insan ömründen ortalama 12 dakika çalıyor. Ancak iyi haber şu ki; vücudumuz sigarayı bıraktığımız ilk 20 dakikadan itibaren iyileşmeye başlıyor. 10 yıl sonra ise akciğer kanseri riskimiz, hiç içmemiş birinin seviyesine kadar gerileyebiliyor" dedi. Sigara dumanı, solunduğu andan itibaren akciğerlerin doğal temizleme mekanizması olan "silia" tüycüklerini felç ederek savunma sistemini çökertebileceğini belirten Karadağ, "Bu durum, doğrudan şu hayati riskleri beraberinde getirir. KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı): Sigara içenlerin yaklaşık yüzde 80-90’ında görülen bu hastalık, hava yollarını kalıcı olarak daraltarak kişinin ’pipetle nefes alıyormuş’ gibi hissetmesine neden olur. Akciğer kanseri kanseri vakalarının yüzde 90’ının doğrudan sorumlusu tütün kullanımıdır. Sigara, hücre DNA’sını bozarak akciğer dokusunda kontrolsüz tümör oluşumunu tetikler. Amfizem, akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveol) parçalanması sonucu oluşur. Bu hasar geri döndürülemezdir ve hastanın en küçük fiziksel aktivitede bile nefessiz kalmasına yol açar. Kronik bronşit, hava yollarının sürekli iltihaplanması sonucu oluşan ’balgamlı öksürük’ ve ’hırıltılı nefes’, hayat kalitesini ciddi ölçüde düşürür. Astım ve enfeksiyon riski, sigara dumanı astım ataklarını şiddetlendirirken; zatürre, tüberküloz ve grip gibi alt solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini katlayarak artırır" dedi. İstatistiklerle tütünün görünmeyen yüzü Tütün kullanıcılarının yüzde 90’ının bu bağımlılığa 18 yaşından önce başladığını belirten Karadağ, "Tütün kullanımı, küresel ekonomide her yıl 1,4 trilyon dolarlık sağlık giderine ve iş gücü kaybına neden oluyor. Ülkemizde her yıl yaklaşık 100 bin kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitiriyor. ’Yeni Bir Nesil, Dumansız Bir Gelecek’ 2026 yılı teması çerçevesinde, özellikle elektronik sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin ’daha az zararlı’ olduğu yönündeki pazarlama taktiklerine karşı dikkatli olunması çağrısı yapılıyor. Bilimsel araştırmalar, bu ürünlerin de en az geleneksel sigaralar kadar bağımlılık yapıcı ve toksik olduğunu kanıtlıyor. Ücretsiz destek ve danışmanlık sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımıza, devletimiz tarafından sunulan ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ve sigara bırakma poliklinikleri aracılığıyla ücretsiz tıbbi ve psikolojik destek sağlanmaktadır. Kendi başınıza bırakma oranınız yüzde 3-5 arasındayken, profesyonel destekle bu oran yüzde 30’ların üzerine çıkmaktadır. Tüm halkımızı, 9 Şubat’ı ’temiz bir sayfa’ olarak kabul etmeye ve sevdikleriyle daha sağlıklı bir ömür geçirmek için sigaradan vazgeçmeye davet ediyoruz. Sigarayı bırakmak için en doğru zaman, şu andır. Sadece kendinizi değil, sevdiklerinizi ve geleceğinizi de koruyun. Karbonmonoksit yerine oksijeni, duman yerine yaşamı seçin" diye konuştu.
Kosova’nın bağımsızlığı Osmangazi’de coşkuyla kutlandı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:18 Kosova’nın bağımsızlığı Osmangazi’de coşkuyla kutlandı Kosova’nın bağımsızlığının 18’inci yılı, Osmangazi Belediyesi, Türkiye Arnavut Dernekleri Platformu ve Ankara "Sami Frashri" Arnavut Kültür Merkezi’nin ortaklaşa düzenlediği programla coşkulu bir şekilde kutlandı. Balkan coğrafyasıyla güçlü bağlara sahip olan Osmangazi Belediyesi, Kosova Cumhuriyeti’nin 18’inci kuruluş yılı dolayısıyla Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde görkemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Bu özel programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, AK Parti Bursa Milletvekilleri Refik Özen, Ahmet Kılıç ve Emine Yavuz Gözgeç, Türkiye Arnavut Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Kılıç, Kosova Ankara Büyükelçisi Agon Vrenezi, Arnavutluk Ankara Büyükelçisi Blerta Kadzadej, Osmangazi Belediyespor Başkanı Fatih Karayılan, belediye başkan yardımcıları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Kutlama programı, NAKEM ve İnegöl Halk Dansları ekiplerinin sergilediği gösterilerle başladı. Ardından Smyhrete Behlulı ve Şenol Mecit, verdiği konserle geceye renk kattı. "O kötü günlerin bir daha yaşanmaması dileğiyle" Kosova’nın bağımsızlığının 18’inci yılını tebrik ederek sözlerine başlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "Hafızalarımızda hala çok taze olan o kötü günlerin bir daha yaşanmaması dileğiyle, Kosova’nın nice bağımsız, özgür ve demokratik günler ve yıllar yaşamasını temenni ediyorum. Bursa, Balkan coğrafyasında yaşanan savaşlardan önce ve sonra; mübadele döneminden Balkan Savaşları’na, Bulgaristan’dan Kafkasya’ya kadar pek çok yerden göç almış, herkese yüreğini, bağrını ve topraklarını açmış kadim bir şehirdir. Kardeşlik içerisinde yaşanan bu şehirde, demokrasi kültürü hakim olmuş; gelen herkes Bursa’ya ayrı bir değer katmış, üretmiş ve zenginleştirmiştir. Bu yıl aynı zamanda Bursa’nın fethinin 700’üncü yılıdır. 700 yıl önce atalarımız bu toprakları yurt edinmiş, bizlerin bugün burada barış, özgürlük ve bağımsızlık içinde yaşamasına vesile olmuşlardır. İnşallah nice 700 yıllar boyunca bu topraklarda olmaya devam ederiz." "Kosova deyince aklımıza şahadet, fedakarlık geliyor" Kosova deyince akla şahadet ve fedakarlık geldiğini söyleyen CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de, "Kosova deyince aklımıza şahadet ve fedakarlık gelir. Murat Hüdavendigar, Sokullu Mehmet Paşa ve Mehmet Akif Ersoy’u hatırlarız. Kosova dendiğinde kalplerimiz ve yüreklerimiz ısınır. Arnavutlar, Balkanların Osmanlı’ya katılımında olduğu kadar Osmanlı’nın genişlemesinde de önemli rol oynamış, yetiştirdikleri çok sayıda devlet adamı ve bürokratla vatanın savunmasına ve Cumhuriyet’in kuruluşuna büyük katkılar il emekler sunmuşlardır" diye konuştu. "Başkan Erkan Aydın’a teşekkürlerimi sunuyorum" Bu güzel geceyi kendilerine Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın organize ettiğini belirten Türkiye Arnavut Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Kılıç, "Yıllardır hayal ettiğimiz bir gecenin bu akşam başlangıcını yaptık. Bundan sonrada devam ettireceğimize inanıyorum. Bu güzel geceyi bize organize eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerini kullandı. Kosova’nın Ankara Büyükelçisi Agon Vrenezi ve Arnavutluk’un Ankara Büyükelçisi Blerta Kadzadej ise bu anlamlı etkinliğin düzenlenmesinde katkısı olan herkese teşekkürlerini sundu. Program sonunda NAKEM Başkanı Celal Yalçın, renkli görüntülere sahne olan geceye katkılarından dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür hediyesi takdiminde bulundu.
Karacabey Belediyesi’nden kadınlara eğitim ve üretim desteği
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:17 Karacabey Belediyesi’nden kadınlara eğitim ve üretim desteği Kadınların mesleki gelişimini ve üretime katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirilen dikiş kursu, Karacabey’in Dağkadı Mahallesi’nde yoğun ilgi görüyor. Atıl durumdaki eski Sağlık Ocağı lojmanının Belediye tarafından kurs merkezine dönüştürülmesiyle devam eden eğitimleri ziyaret eden Belediye Başkanı Fatih Karabatı, kadınların eğitim yoluyla güçlenmesinin toplumsal kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, bu alandaki desteklerin artarak süreceğini ifade etti. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Dağkadı Mahallesi’nde devam eden dikiş kursunu ziyaret ederek kursiyer kadınlarla bir araya geldi. Kadınların mesleki beceriler kazanarak sosyal ve ekonomik hayata daha aktif katılım sağlamasını amaçlayan kurs, bölge halkı tarafından büyük ilgi görüyor. Karacabey Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü tarafından Dağkadı Mahallesi’nde açılan ve Usta Öğretici Elmas Türk’ün rehberliğinde yürütülen Kadın Bluz Dikimi Modülü kapsamındaki dikiş kursu, Sağlık Müdürlüğü’nün tahsis ettiği eski Sağlık Ocağı lojmanında faaliyet gösteriyor. Uzun süredir atıl durumda bulunan lojman binası, Karacabey Belediyesi tarafından yapılan tadilat ve düzenleme çalışmalarıyla kullanışlı bir kurs merkezine dönüştürüldü. Kursa, Dağkadı ve Yeşildere Mahalleleri’nden toplam 20 kadın kursiyer katılıyor. Kadınlar burada hem mesleki becerilerini geliştiriyor hem de üretime katılarak özgüvenlerini artırma imkânı buluyor. Ziyaret sırasında kursiyerlerle yakından ilgilenen Belediye Başkanı Fatih Karabatı, kadınların eğitim almasının ve üretime katılmasının toplumun gelişimi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Karabatı, kadınların hayatın her alanında daha güçlü yer alabilmesi için belediye olarak her türlü desteği vermeye devam edeceklerini ifade etti. Karabatı ayrıca, mahallede yürütülen çalışmalar ve imar planları hakkında da kursiyerlere bilgi verdi. Gerçekleştirilen ziyarette Başkan Karabatı’ya İlçe Milli Eğitim Müdürü Muhammet Ali Erbir, Karacabey Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Şaban Vural, başkan yardımcıları ve belediye yetkilileri de eşlik etti. Buluşmada, Halk Eğitimi Merkezi aracılığıyla açılan kursların mahallelerde önemli bir ihtiyacı karşıladığı ve bu tür eğitim faaliyetlerinin artarak devam edeceği vurgulandı. Dağkadı Mahallesi’nde hayata geçirilen bu örnek çalışma, kamu kurumları ve yerel yönetim iş birliğiyle atıl alanların toplumsal faydaya dönüştürülmesine güzel bir örnek oluştururken, kadınların eğitim yoluyla güçlenmesine de önemli katkı sağlıyor.
Müzeyyen Senar Osmangazi’de şarkılarla anıldı
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:02 Müzeyyen Senar Osmangazi’de şarkılarla anıldı Türk sanat müziğinin en önemli isimlerinden, "Cumhuriyet’in Divası" olarak anılan Bursalı sanatçı Müzeyyen Senar, ölümünün 11’inci yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen özel bir programla anıldı. Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın Keles ilçesine bağlı Gököz Mahallesi’nde dünyaya gelen ve birbirinden özel şarkılarıyla gönüllerde taht kuran Türk müziğinin usta ismi Müzeyyen Senar’ı, vefatının 11’inci yıl dönümünde düzenlenen anlamlı bir programla andı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilen anma gecesinde sanatçı Nurcan Başpınar sahne alırken, Müzeyyen Senar’ın en sevilen eserleri salonu dolduran yüzlerce dinleyici tarafından hep bir ağızdan ezgilerle yankılandı. Renkli görüntülere sahne olan programa; Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra Müzeyyen Senar’ın kızı Sebile Türksoy, Gököz Mahallesi sakinleri ve çok sayıda sanatsever katıldı. "Müzeyyen Senar bizim öncümüzdür" Yeşil Bursa’da sahne almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Sanatçı Nurcan Başpınar, "Müzeyyen Senar bizim Öncümüz, konservatuvar okuma sebebimizdir. Okuma tavrı, tarzı ve kendine özgü sanatıyla her zaman saygı duyduğumuz bir isim oldu. Bizler de ondan sonra Türk sanat müziğini yaşatmak isteyen sanatçılar olarak, bu anlamlı gecede onun birbirinden kıymetli eserlerini seslendirmekten büyük mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı. Gecenin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve Müzeyyen Senar’ın Kızı Sebile Türksoy, geceye katkılarından dolayı sanatçı Nurcan Başpınar’a çiçek takdiminde bulundu.
Dünya tahıl üretiminde 133 milyon ton artışla rekor bekleniyor
09 Şubat 2026 Pazartesi - 10:01 Dünya tahıl üretiminde 133 milyon ton artışla rekor bekleniyor Uluslararası Hububat Konseyi (IGC), dünya tahıl üretiminin tüm rekorları geride bırakarak önceki sezona göre yüzde 6 gibi keskin bir artışla 2 milyar 461 milyon tona ulaşmasını bekliyor. IGC, 2026’nın ilk raporunda, Temmuz 2025 / Haziran 2026 dönemine ait dünya hububat üretimi tahminlerine yer verdi. Geçen yıl kasım ayında açıkladığı rapora göre 2025/2026 sezonu dünya tahıl üretim tahminini 31 milyon ton artıran konsey, önceki döneme göre 133 milyon tonluk önemli bir artış öngördü. Küresel tüketimin ise 66 milyon ton yükselişle 2 milyar 416 milyon tona çıkacağını tahmin eden IGC, dönem sonu stokların 634 milyon tona ulaşmasını bekliyor. Dünya hubabat üretiminin daha önce tahmin edilenlerden daha hızlı artacağına vurgu yapılan rapora göre, küresel üretimin tüm rekorları kırarak 2 milyar 461 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Bol mısır ve buğday hasadının yanı sıra arpa ve sorgumda da sezonluk zirvelerin beklendiği aktarılan raporda, toplam üretimdeki artışın yüzde 6 civarında gerçekleşmesinin beklendiği yer alıyor. Önceki 3 sezondur düşüş gösteren küresel stokların ise Temmuz 2025 / Haziran 2026 döneminde yüzde 8 gibi ciddi bir yükselişle 634 milyon tona ulaşması da bekleniyor. Böylece küresel arzın 3 milyar tonu geçerek 3 milyar tonu geçeceği öngörülüyor.
Osmangazi’de 300 karateci kuşak sevinci yaşadı
08 Şubat 2026 Pazar - 18:24 Osmangazi’de 300 karateci kuşak sevinci yaşadı Osmangazi Belediyesi tarafından organize edilen Osmangazi Belediyespor Kulübü’nün 2025-2026 yılı birinci dönem karate eğitim semineri ve kuşak sınavı, 6 yaş ve üzeri 300 sporcunun katılımıyla gerçekleştirildi. Dikkaldırım Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen karate eğitim semineri ve kuşak sınavına katılan sporcular, zorlu ve titiz bir değerlendirme sürecinden geçerek bir üst kemere terfi etmeyi başardı. Sınav sürecinde sporcuların teknik becerileri, disiplinleri ve karateye olan bağlılıkları detaylı bir şekilde değerlendirildi. Sınavı geçen sporcuların yeni kemerleri, Osmangazi Belediyespor Başkanı Fatih Karayılan tarafından düzenlenen törenle takıldı. "300 sporcumuza kuşaklarını teslim ettik" Başarılı sporcuları tebrik ederek sözlerine başlayan Osmangazi Belediyespor Başkanı Fatih Karayılan, "Osmangazi Belediyespor olarak karate branşımızın eğitim semineri ve kuşak sınavını gerçekleştirdik. 300 sporcumuza kuşaklarını teslim ettik. Bizlere her zaman destek olan Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum" dedi. "Karatenin tanıtımı ve yaygınlaşmasını amaçlıyoruz" Osmangazi Belediyespor Kulübü’nün karate branşı eğitim semineri ve kuşak sınav törenini gerçekleştirdiklerini ifade eden Karate Antrenörü Timur Özdemir, "Törene 300 sporcu katıldı. Buradaki etkinlik, karatenin tanıtımı ve yaygınlaşması açısından çok önemli. Ailelerin de yoğun katılımı söz konusu. Çocuklarımız oldukça heyecanlı. Burada bilgilerimizi sporculara aktaracağız. Osmangazi Belediyespor Kulübü’nde bir yıl öncesine kadar karate branşı yoktu. Bir yıl içinde bu kadar büyük bir potansiyele ulaştık. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a desteklerinden dolayı çok teşekkür ederiz" şeklinde konuştu. Düzenlenen törende yeni kemerlerine kavuşan karate sporcuları, programın sonunda hocalarından öğrendikleri tekniklerle gösteri maçı yaptı.