GÜNDEM - 09 Şubat 2026 Pazartesi 10:02

Müzeyyen Senar Osmangazi’de şarkılarla anıldı

A
A
A
Müzeyyen Senar Osmangazi’de şarkılarla anıldı

Türk sanat müziğinin en önemli isimlerinden, "Cumhuriyet’in Divası" olarak anılan Bursalı sanatçı Müzeyyen Senar, ölümünün 11’inci yıl dönümünde Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen özel bir programla anıldı.


Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın Keles ilçesine bağlı Gököz Mahallesi’nde dünyaya gelen ve birbirinden özel şarkılarıyla gönüllerde taht kuran Türk müziğinin usta ismi Müzeyyen Senar’ı, vefatının 11’inci yıl dönümünde düzenlenen anlamlı bir programla andı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde gerçekleştirilen anma gecesinde sanatçı Nurcan Başpınar sahne alırken, Müzeyyen Senar’ın en sevilen eserleri salonu dolduran yüzlerce dinleyici tarafından hep bir ağızdan ezgilerle yankılandı.


Renkli görüntülere sahne olan programa; Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra Müzeyyen Senar’ın kızı Sebile Türksoy, Gököz Mahallesi sakinleri ve çok sayıda sanatsever katıldı.


"Müzeyyen Senar bizim öncümüzdür"


Yeşil Bursa’da sahne almaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Sanatçı Nurcan Başpınar, "Müzeyyen Senar bizim Öncümüz, konservatuvar okuma sebebimizdir. Okuma tavrı, tarzı ve kendine özgü sanatıyla her zaman saygı duyduğumuz bir isim oldu. Bizler de ondan sonra Türk sanat müziğini yaşatmak isteyen sanatçılar olarak, bu anlamlı gecede onun birbirinden kıymetli eserlerini seslendirmekten büyük mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı.


Gecenin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ve Müzeyyen Senar’ın Kızı Sebile Türksoy, geceye katkılarından dolayı sanatçı Nurcan Başpınar’a çiçek takdiminde bulundu.



Müzeyyen Senar Osmangazi’de şarkılarla anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Ramazan’da reflü ve mide problemlerinden korunmanın yolları Oruç tutarken mide sağlığını korumak için sahur ve iftarda sağlıklı beslenmek, ara öğünleri ihmal etmemek ve bol sıvı tüketmek gerekiyor. Ramazan’da sık görülen sindirim sistemi sorunlarını pratik tedbirler önleyebiliyor. Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, Ramazan’da reflü ve mide problemlerinden korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi. Uzun süren açlık ve ardından kontrolsüzce yenilen yemeklerin midede ağrı, yanma, gaz, şişlik, hazımsızlık, kramplar ve reflüyü tetikleyebileceğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, "Ramazan’da sağlıklı beslenme alışkanlıklarına devam edilmesi sindirim sistemi sorunlarından korunmak için önemlidir. Uzun süreli açlıktan korunmak için, mutlaka sahur yapılmalı, ağır yağlı, baharatlı, acılı gıdalar yerine daha hafif olan çorba tercih edilmelidir. Ayrıca sahur ve iftarda süt ürünleri, sebze ve zeytinyağlı yemekler tüketilmelidir. Sahur ve iftarda alınan gıda miktarı azaltılmalı, iftardan sonra yaklaşık bir buçuk saat aralıklarla iki ara öğün alarak yeme düzeni oluşturulmalıdır. Tüm öğünlerde gıdalar iyice çiğnenerek ve yavaş yavaş yenilmeli, hızlı yemekten kaçınılmalıdır. Bunun yanında şerbetli tatlılardan uzak durulup, sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir" dedi. Kızarmış yiyeceklerden tüketmeyin Kızartılmış ve kavrulmuş besinlerin mide ve bağırsaklarda rahatsızlığa neden olabileceğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, "Bunun yerine haşlanmış, fırında ve ızgarada yapılmış yemekler tüketilmelidir. İftara hafif yemeklerle başlanmalı, ardından az yağlı sebze veya et yemeğine salata eşlik etmeli. Ayrıca öğünlerde alınan sıvı miktarı arttırılmalı, günde en az 2-2,5 litre su ile beraber taze sıkılmış meyve suları, sebze suları, ayran gibi içecekler tüketerek vücudun sıvı ihtiyacı karşılanmalıdır" şeklinde görüş verdi. Öğünlerden sonra egzersiz önerisi Sahur ve iftarda büyük porsiyonlar yerine, küçük porsiyonlar tüketilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Murat Keskin, şöyle devam etti: "Ramazan’da az az, sık sık yeme şekli tercih edilmelidir. Hareketsizlikten özellikle kaçınılmalı, öğünlerden sonra kısa süreli yürüyüşler, hafif egzersizler yapılmalıdır. Özellikle reflüden korunmak için, sahurda yemekten hemen sonra değil en az yarım saat sonra yatılmalıdır. Mide ve karındaki gaz ve şişkinliğini, aynı zamanda kabızlığı engellemek için sebze, meyve, kepekli ekmek, kuru baklagiller gibi yüksek lifli gıdaların alınmasına özen gösterilmelidir."
Samsun Elektrik dağıtım şirketinden Orta Karadeniz’e 62 milyar TL’lik yatırım Samsun merkezli elektrik dağıtım şirketi 2026–2030 dönemini kapsayan yatırım ve bakım programı kapsamında Samsun, Ordu, Çorum, Amasya ve Sinop’ta toplam 62 milyar TL tutarında yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. "Geleceğin enerji altyapısını inşa etme" vizyonuyla hareket eden şirket, dijitalleşme ve proaktif müdahale sistemleriyle kesintisiz enerji arzında çıtayı yükseltmeyi hedefliyor. Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş. (YEDAŞ), Orta Karadeniz’in enerji altyapısını daha modern, dayanıklı ve akıllı bir yapıya dönüştürmeyi hedefleyen 2026–2030 yatırım ve bakım programını açıkladı. 62 milyar TL’yi aşan bu bütçe; şebeke yenileme, kapasite artış, genişleme yatırımlarından yeni dağıtım trafo merkezlerine, yeraltı kablo projelerinden ileri teknoloji dijital izleme sistemlerine kadar geniş bir operasyonel yelpazeyi kapsıyor. Bakım programı ile kesintilere karşı proaktif yaklaşım Yatırım programına ek olarak bakım programı çerçevesinde; arıza önleyici periyodik bakım faaliyetleri, havai hat ve direk kontrolleri, trafo bakım ve revizyon çalışmaları, izolasyon iyileştirmeleri, şebeke temizlik ve hat altı budama faaliyetleri ile iklim kaynaklı riskleri azaltmaya yönelik güçlendirme uygulamaları yürütülecek. Bu çalışmalar, hem kesinti sürelerinin azaltılmasına hem de enerji arz güvenliğinin artırılmasına doğrudan katkı sağlayacak çalışmaları kapsıyor. 2 buçuk milyonu aşkın aboneye operasyon YEDAŞ’tan alınan bilgilere göre, elektrik dağıtım şirketi hizmet verdiği bölgede yıllık toplam elektrik tüketimi yaklaşık 6 TWh seviyesinde gerçekleşiyor. Tüketimin yüzde 45’i mesken, yüzde 32’i ticarethane, yüzde 15’i sanayi, yüzde 6’sı aydınlatma ve yüzde 2’si tarımsal sulama abonelerinden oluşuyor. Toplam iki buçuk milyonu aşkın aboneye hizmet sunan şirket; 88 bin kilometreyi aşan dağıtım hattı, 22 bini aşkın trafo ve 600 bini aşkın aydınlatma armatürü ile bölgenin enerji altyapısını yönetiyor. 2 bin 500’ü aşkın personeliyle 7 gün 24 saat esasına göre görev yapan şirket, Orta Karadeniz’in engebeli coğrafyası ve zorlu iklim şartlarına rağmen enerji arz güvenliğini kesintisiz şekilde sürdürmeyi hedefliyor. Kesinti sürelerinde tarihi iyileşme ve 2030 vizyonu Şirketin gerçekleştirdiği şebeke yenileme yatırımları ve dijital izleme sistemleri, hizmet kalitesine somut şekilde yansıyor. Müşteri başına ortalama kesinti süresini ifade eden SAIDI verilerine göre 2019 yılında bin 513 dakika olan kesinti süresi, 2024 itibarıyla 650 dakikaya geriledi. Şirket, 2030 yılına kadar bu süreyi 480 dakikaya indirmeyi hedefliyor. Benzer şekilde, müşteri başına ortalama kesinti sayısını gösteren SAIFI göstergesinde de önemli bir iyileşme sağlandı. 2019 yılında 17,6 olan yıllık kesinti sayısı, 2025’te 10,0 seviyesine düşürüldü. 2030 hedefi ise bu değerin 6,1 seviyesine indirilmesi olarak açıklandı. Bu iyileşme, planlı bakım faaliyetleri, şebeke güçlendirme yatırımları, Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) ile proaktif arıza tespiti ve dijital kontrol altyapısının yaygınlaştırılması sayesinde sağlandı. Şirketin 2030 vizyonu doğrultusunda Orta Karadeniz’de daha az kesinti yaşanan, daha dayanıklı ve daha güçlü bir şebeke yapısını kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor. Dijital dönüşüm: AGİS ile ihbardan önce müdahale YEDAŞ, dijitalleşme yatırımlarıyla klasik şebeke işletmeciliği anlayışının ötesine geçerek veri temelli ve proaktif bir yönetim modelini hayata geçiriyor. Bu dönüşümün en önemli adımlarından biri olan Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) sayesinde şebekenin yüzde 99’u uzaktan izlenebilir hale geldi. AGİS ile arızalar, vatandaşlardan herhangi bir ihbar gelmeden tespit ediliyor; ekipler hızla sahaya yönlendirilerek müdahale süreci başlatılıyor. Bu yaklaşım, kesinti sürelerinin azaltılmasına ve enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesine doğrudan katkı sağlıyor. Dijital altyapı yatırımları kapsamında Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) haberleşme oranı da yüzde 99 seviyesine ulaştı. Elektrik üretiminin tamamı uzaktan izlenirken, sokak aydınlatma sistemleri yüzde 100 oranında dijital altyapı üzerinden yönetiliyor. Böylece şebeke performansı anlık olarak takip ediliyor, operasyonel verimlilik artırılıyor ve hizmet süreçleri daha şeffaf bir yapıya kavuşuyor. Genel Müdür Yunus Emre Bilgi: "Enerji geleceğini inşa ediyoruz" Yatırım sürecine dair stratejik hedefleri paylaşan YEDAŞ Genel Müdürü Yunus Emre Bilgi, "Biz yalnızca bugünün enerji ihtiyacını karşılayan bir altyapı kurmuyoruz; bölgemizin enerji geleceğini inşa ediyoruz. Dağınık yerleşim ve zorlu iklim şartlarına rağmen, güçlü mühendislik altyapımız ve 2 bin 500’ü aşkın personelimizle en zorlu şartlarda dahi kesintisiz enerji sunuyoruz. Hedefimiz; daha dayanıklı, daha dijital ve müşteri deneyimini merkeze alan bir sistemi kalıcı hale getirmektir" ifadelerini kullandı. Elektrikli araçlar, ısı pompaları ve yeni teknolojiler Elektrik dağıtım şirketinden yapılan açıklamada 2026–2030 dönemini kapsayan yatırım yaklaşımı yalnızca bugünün şebeke ihtiyaçlarına değil, aynı zamanda gelecekte elektrik talebini hızla artırması beklenen yeni teknolojilere yönelik hazırlıkları da içerdiği belirtildi. Elektrikli araçların yaygınlaşması, ısı pompası kullanımının artması, yeni nesil sanayi teknolojileri ve dijitalleşmenin etkisiyle bölgede elektrik tüketim profilinin değişmesi bekleniyor. Bu kapsamda şirket kapasite artırımı, şebeke güçlendirme, trafo merkezi yatırımları ve dijital izleme altyapısıyla, geleceğin talebini karşılayacak öncü altyapı çalışmalarını hayata geçiriyor. Kayıp-kaçakla mücadele Elektrik dağıtım şirketi yürütülen teknik ve operasyonel çalışmalar sonucunda kayıp-kaçak oranının yüzde 5,79 seviyesine gerilediğini açıkladı. Bu sonucun; şebeke yenileme yatırımları, ekonomik ömrünü tamamlamış iletkenlerin yenilenmesi, teknik kayıpları azaltmaya yönelik mühendislik uygulamaları ve yük dengeleme çalışmalarıyla elde edildiği belirtildi. Şirket, kaçak kullanımın önlenmesine yönelik saha denetimlerini artırırken, risk analizine dayalı kontrol mekanizmaları ve veri odaklı izleme sistemleriyle kayıp-kaçakla mücadeleyi sistematik ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürdü. Akıllı sayaç uygulamaları, Otomatik Sayaç Okuma Sistemi (OSOS) ve Alçak Gerilim İzleme Sistemi (AGİS) sayesinde şebeke üzerindeki enerji akışı anlık olarak takip ediliyor; olağan dışı tüketim hareketleri hızlı biçimde tespit edilerek etkin müdahale sağlanıyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde YEDAŞ, hem teknik kayıpların azaltılması hem de adil ve güvenli enerji kullanımının sağlanması konusunda istikrarlı bir performans ortaya koyuyor.
Gümüşhane Gümüşhane’nin coğrafi işaretli lezzeti Siron’da Ramazan hazırlığı başladı Gümüşhane’nin tescilli lezzeti ve Ramazan sofralarının baş tacı olan "Gümüşhane Sironu", yaklaşan on bir ayın sultanı öncesinde evlerde hummalı bir çalışmayla hazırlanıyor. Kadınların imece usulüyle bir araya gelerek hazırladığı hem pratikliği hem de doyuruculuğuyla bilinen bu coğrafi işaretli ürün, sahur ve iftar sofralarını süslemek için gün sayıyor. Gümüşhane mutfağının asırlık mirası olan ve 2018 yılında tescillenerek coğrafi işaret alan Gümüşhane Sironu, Ramazan ayı öncesinde şehrin dört bir yanındaki mutfaklarda yeniden hayat buluyor. Geleneksel yöntemlerin yaşatıldığı hazırlık sürecinde, komşular bir araya gelerek imece usulüyle sironlar hazırlanıyor. Hamurdan Sofraya Uzanan Titiz Yolculuk Sironun hazırlık süreci, sadeliği ve emeği bir araya getiriyor. Un, su ve tuzun yoğrulmasıyla elde edilen hamur, maharetli ellerde ince yufkalar halinde açılıyor. Odun ateşinde veya modern ocaklardaki sacların üzerinde pişirilen yufkalar, henüz sıcakken rulo haline getirilip küçük parçalar şeklinde kesiliyor. Ardından fırınlanarak kurutulan sironlar, uzun süre muhafaza edilebilme özelliği sayesinde Ramazan boyunca pratik bir çözüm sunuyor. "Sahurda Tok Tutuyor, İftarda Pratiklik Sağlıyor" Hazırlık yapan Gümüşhaneli kadınlardan Bina Yıldırım, sironun özellikle kolaylığı nedeniyle tercih edildiğini belirterek, "Yemeklerin yanında mutlaka bir çeşit olarak bulunduruyoruz. İster sahurda ister iftarda, yoğurdunu döküp hemen hazır hale getiriyoruz" dedi. Bir diğer maharetli el Hacer Yurt ise sironun sadece yoğurtlu değil; kıymalı, sütlü ve hatta şerbetli tatlı versiyonlarının da yapıldığını vurgulayarak ürünün mutfaktaki zenginliğine dikkat çekti. Geleneksel İmece Ruhu Yaşıyor Hazırlıklara on gün önceden başladıklarını ifade eden Cevriye Berker, bu sürecin aynı zamanda bir sosyal etkinlik olduğunu belirtti. Berker, eskiden odun ateşinde yapılan bu işlemin günümüzde modern ocaklarda devam ettiğini, ancak lezzetinden ve paylaşma ruhundan hiçbir şey kaybetmediğini ifade etti. Hem evlerde geleneksel olarak üretilen hem de kentteki işletmeler tarafından endüstriyel olarak satışa sunulan Gümüşhane Sironu, bölge ekonomisine ve turizmine de önemli bir katkı sunmaya devam ediyor.
Samsun Samsunlu liselilerden tavuk eti zehirlenmesini önleyen cihaz Samsun’da lise öğrencileri, tavuk etinin tazeliğini daha güvenli ve pratik bir şekilde kontrol etmeyi amaçlayan cihaz geliştirdi. Bafra Kızılırmak Anadolu Lisesi öğrencileri, tavuk eti kaynaklı gıda zehirlenmelerini önlemeye yönelik "Tavuk Eti Tazelik Analiz Cihazı" geliştirdi. Proje, Arduino Uno tabanlı ölçüm sistemi ile tavuk etinin tazeliğini belirliyor. Cihaza konulan tavuk etlerinden çıkan gazlar, sensörler aracılığıyla ölçülürken, elde edilen veriler Arduino tarafından işleniyor. Taze ve bayat etin bulunduğu kaplara yerleştirilen pH sensörü ve MQ-135 gaz sensörü sayesinde amonyak ve hidrojen sülfür gazları tespit ediliyor. Sonuçlar ise LCD ekran, LED ve buzzer aracılığıyla kullanıcıya anlık olarak bildiriliyor. Projenin fikir sahibi öğrencilerden Muhammet Burak Özdemir, "Projemiz, son zamanlarda artan tavuk kaynaklı gıda zehirlenmelerine dikkat çekmek amacıyla hazırlandı. Tavuk etinin zehirleme riski taşıdığı durumlarda dışarıya salgıladığı gazları ölçüyoruz. PH değerini ve amonyak ile hidrojen sülfür gazlarını tespit ediyoruz" dedi. Öğrenci Berat Bülbül ise, "Gıda zehirlenmesini önlemek amacıyla arkadaşlarımızla birlikte bir proje geliştirdik. Her yıl artan gıda zehirlenmelerini düşürmeyi, maliyeti düşük ve hızlı sonuç veren bir yöntemle çözmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Talha Kablan’ın da yer aldığı ekip, geliştirdikleri cihaz sayesinde tavuk etinin tazeliğini daha güvenli ve pratik bir şekilde kontrol etmeyi amaçlıyor.
İzmir Kentsel dönüşümde yeni kurallar: Tapudan ruhsata süreç değişti Uzmanlar, kentsel dönüşüm süreçlerine ilişkin getirilen yeniliklerin dönüşümü hızlandıracağını ve daha şeffaf hale getireceğini belirtiyor. Yaşar Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Onur Kaplan, düzenlemelerin uygulamada yaşanan belirsizlikleri gidermeyi ve süreci hızlandırmayı amaçladığını vurguladı. Kentsel dönüşüm uygulamalarını doğrudan etkileyen 6306 Sayılı Kanunun (Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun) Uygulama Yönetmeliği’nde 4 Şubat 2026 tarihinde önemli değişikliklere gidildi. Yaşar Üniversitesi İdare Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Onur Kaplan, yapılan düzenlemelerin özellikle uygulamada yaşanan tıkanıklıkları gidermeyi ve süreci daha şeffaf ile hızlı hale getirmeyi amaçladığını belirtti. Tapu güvenliği güçlenecek Değişikliklerin tapu güvenliği, karar alma süreçleri ve ruhsat işlemlerinde uygulama birliğini güçlendireceğini söyleyen Doç. Dr. Onur Kaplan, "Kentsel dönüşüm, kişilerin mülkiyet hakkı ve yerleşme özgürlüğünü doğrudan etkileyen kritik bir süreç. 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremler sonrasında, afet riskine karşı tedbirlerin geciktirilemez olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Bu çerçevede yapılan yönetmelik değişiklikleriyle hem idari işleyiş hem de maliklerin hak ve yükümlülükleri açısından yeni kurallar getirildi. Yeni düzenlemeye göre; riskli yapı yıkıldıktan sonra da taşınmazın bu kanun kapsamında olduğunu gösteren şerh tapuda yer almaya devam edecek. Malik toplantılarının usulü ilk kez ayrıntılı şekilde belirlenirken, standart bildirim formu zorunlu hale getirildi. Yeni yapı ruhsatı başvuruları öncesinde karara katılmayan maliklere teklif ve anlaşma şartlarının tebliği şartı netleştirildi." dedi. Tapuda açıklayıcı şerh dönemi Yeni düzenlemeyle, riskli yapı şerhinin yıkım sonrası kaldırılmasının ardından oluşan belirsizliklerin giderildiğini vurgulayan Kaplan, şunları söyledi: "Artık taşınmazın 6306 sayılı Kanun kapsamında bulunduğuna dair açıklayıcı bir belirtme tapu siciline işlenecek. Böylece özellikle iyi niyetli üçüncü kişiler açısından hukuki güvenlik artırılmış olacak. Riskli yapı bulunan parsellerde yeniden yapım kararları için yapılacak malik toplantılarının usulü ilk kez ayrıntılı şekilde düzenlendi. Maliklerden birinin talebiyle yapılacak toplantılar için yer ve zaman; muhtarlıkta, bina ilan panosunda veya noter aracılığıyla duyurulacak. Yeni yapı ruhsatı başvurularında, karara katılmayan maliklere; alınan karar ve anlaşma şartlarını içeren teklifin ya da teklifin incelenebileceği yer bilgisinin usulüne uygun tebliği şartı açık şekilde düzenlendi. Ayrıca bu maliklerin hisselerinin satışı için idareye başvuru yapılmış olması gerekecek." Müteahhit teminatlarında yeni oran Diğer yandan yeni düzenlemeyle yapı müteahhitlerinden alınacak teminatlarda da düzenlemeye gidildi. Teminat değerleri, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda belirtilen değerler esas alınarak kabul edilecek. 1 Ocak 2024 sonrası ruhsatlar için verilen teminatlar, talep halinde yüzde 6’lık yeni oran üzerinden yeniden düzenlenebilecek. Doç. Dr. Onur Kaplan’a göre yapılan değişiklikler; tapu güvenliğinden karar alma süreçlerine, ruhsat işlemlerinden imar uygulamalarına kadar pek çok başlıkta uygulama birliğini güçlendirecek ve kentsel dönüşüm süreçlerinin daha öngörülebilir ilerlemesine katkı sağlayacak.