Yerel Haberler
Bursa
29 Nisan 2026 Çarşamba - 17:26 Cinayet kurbanı avukat Hatice Kocaefe duvağıyla son yolculuğuna uğurlandı Bursa’nın Gürsu ilçesinde borcunu ödemediği için hakkında icra takibi başlatılan bir kişi tarafından silahla vurularak öldürülen avukat Hatice Kocaefe (26) duvağıyla son yolculuğuna uğurlandı. Zanlıyı yakalama çalışmaları ise sürüyor. Olay, dün saat 17.00 sıralarında, Gürsu ilçesi Ağaköy Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre H.Ç., soğuk hava deposu bulunan Elif Çalışkan’a armut sattı. Ödemesini yapan Çalışkan’dan ihracatta kullanılan 5 milyon TL’lik armut kasası satın alan H.Ç. ise borcunu ödemedi. Çalışkan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olan kız kardeşi Hatice Kocaefe aracılığıyla hukuki süreç başlatınca, H.Ç. ile aralarında husumet oluştu. Yine iddiaya göre kız kardeşleri telefonda tehdit eden H.Ç., hakkında başlatılan icra takibinin geri çekilmesini istedi. Çalışkan ile Kocaefe olumsuz cevap verip, hukuki sürecin devam edeceğini belirtti. H.Ç. dün Ağaköy’de borçlu olduğu Elif Çalışkan ve avukat kız kardeşi Hatice Kocaefe’ye silahla saldırdı. Kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden avukat Hatice Kocaefe Odunluk Camisi’nde ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından gözyaşlarıyla toprağa verildi. Cenaze namazına CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Ak Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, aile fertleri, yakınları ve sevenleri katıldı. Öte yandan firardaki katil zanlısı H.Ç.’yi yakalama çalışmalarının da sürdüğü bildirildi.
Paylaşımın ve kardeşliğin kenti Gürsu
25 Şubat 2026 Çarşamba - 09:38 Paylaşımın ve kardeşliğin kenti Gürsu Gürsu Belediyesi, yardımlaşma ve dayanışmayı temsil eden sosyal belediyeciliğin gereğini Ramazan Ayı’nın manevi ikliminde yoğunlaştırdı. Yılın her ayında, her gününde bir yardım ağının içinde, ihtiyacı olan vatandaşların yardımına koşan Gürsu Belediyesi sıcak yemek dağıtımından, erzak dağıtımına, giysi dağıtımından, tekerlekli sandalye dağıtımına kadar bir çok farklı alanda vatandaşlara destek ve hizmet sağlanıyor. Gürsu Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü ilçede sıcak yemeğe ulaşma imkanı olmayan vatandaşların evlerine, kapılarına kadar yemek ulaştırıyor. Gürsu’da sadece Ramazan ayında 16 bin haneye sıcak yemek dağıtılırken, yıllık 70 bin öğün yemek yine vatandaşların sofralarına kadar ulaştırılıyor. Gürsu Belediyesi’nin bu hizmeti ‘sürdürülebilir’ olması açısından oldukça önem taşıyor. Ramazan Ayı’nın en güzel yönü olan paylaşmanın güzelliği ve bereketi Gürsu’da en değerli hali ile yaşatılıyor. Bu kapsamda yine sıcak yemek dağıtımında olduğu gibi, erzak dağıtımında da ilçede sürdürülebilirlik hakim. Bunu daimi bir biçimde yapan ender belediyelerden birisi olan Gürsu Belediyesi, sadece Ramazan Ayı’nda 5 bin haneye erzak ulaştırıyor. Gürsu’da yaşayan başta çocuklar olmak üzere yeni ve temiz giysi ihtiyacı olan her vatandaş oluşturulan bir giysi marketine yönlendiriliyor. Burada bizzat kıyafetlerini kendileri seçen vatandaşlara özellikle Ramazan Ayı’nda 4 bin parça giysi dağıtılırken, bu rakam senede 15 bin parçaya kadar ulaşıyor. Mevcut yardımların dışında vatandaşın her türlü ihtiyacına anında müdahale eden Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü engelli bireyler için de düzenli olarak tekerlekli sandalye dağıtımı yapıyor. En modern sandalyeleri temin eden belediye, sadece ilçe içinden değil ilçe dışından da vatandaşların yardımına ulaşıyor. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, "Uzun yıllardır bireysel olarak da, siyasete ilk başladığım yıllarda aldığım görevler olarak da her daim sosyal yardımlaşma benim için bambaşka bir öneme sahip. Yardım değil aslında, bizim olanı paylaşıyoruz. Bu da desteğimizi ve kardeşliğimizi büyütüyor. Büyüdükçe de bağlarımız güçleniyor. En yakın zamanda giysi marketimizi yeniden oluşturup vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" dedi.
Gemlik’te hasarlı apartman tahliye edildi, sokak trafiğe kapatıldı
24 Şubat 2026 Salı - 22:38 Gemlik’te hasarlı apartman tahliye edildi, sokak trafiğe kapatıldı Bursa’nın Gemlik ilçesinde hasarlı olduğu belirlenen 6 daireli Kaya Apartmanı’nın tahliyesine karar verildi. Belediye ekiplerinin yaptığı teknik incelemelerin ardından bina boşaltılırken, sokak araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Olay, Gemlik ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, hasar tespiti yapılan 6 daireli Kaya Apartmanı için belediye ekipleri bölgede inceleme başlattı. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ile Belediye Başkan Yardımcıları Emrecan Uzunkaya ve Durmuş Uslu olay yerine gelerek çalışmaları yerinde takip etti. Afet İşleri Müdürlüğü ve itfaiye ekiplerinin yaptığı teknik incelemeler sonucunda binanın risk teşkil ettiği değerlendirilerek tahliye kararı alındı. Kararın ardından apartman sakinleri kontrollü şekilde tahliye edilirken, bina çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı. Muhtemel bir tehlikenin önüne geçmek amacıyla apartmanın bulunduğu sokak araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Polis ve zabıta ekipleri çevrede güvenlik şeridi oluşturdu. Öte yandan, tahliye edilen bina ve çevresindeki çalışmalar dron ile görüntülendi. Belediye ekiplerinin bölgede detaylı incelemelerinin sürdüğü öğrenildi. Gemlik Belediyesinden yapılan açıklamada, "57 binamızda test yapmıştık fakat bu binamızda henüz yapmamıştık. Gemlik Belediyesi olarak yaptığımız inceleme binanın tahliyesine ve yıkımına karar verdik" dedi.
Endüstriyel yemekte güven, disiplinli üretimle sağlanır
24 Şubat 2026 Salı - 15:56 Endüstriyel yemekte güven, disiplinli üretimle sağlanır Endüstriyel yemek sektöründe artan maliyet baskısı ve fiyat odaklı rekabet, gıda güvenliği ve üretim disiplini konularını yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, binlerce kişiye aynı anda yemek üreten firmalarda güven, ancak standartlara dayalı ve sürdürülebilir bir üretim anlayışıyla korunabileceğini söyledi. Üretim yalnızca mutfakta başlamadığını, tüm süreci kapsayan ciddi bir disiplin ve denetlenebilir yapı gerektirdiğini vurgulayan Yankı Yemek A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Dönmez, sektörde güven, iyi niyetle değil; standart üretim, teknoloji ve sürdürülebilir kontrol mekanizmalarıyla sağlanabileceğini söyledi. Coşkun Dönmez, endüstriyel yemekte kalıcı olmanın yolunun günü kurtaran çözümlerden değil, deneyimi kurumsal bir sisteme dönüştürmekten geçtiğini ifade etti. Bu sebeple Yankı Yemek’te üretimin her aşamasının yazılı prosedürler ve izlenebilir süreç yönetimiyle yürütüldüğünü belirten Dönmez, "Endüstriyel yemekte asıl fark, bir gün iyi üretmek değil; her gün aynı standartta üretimi sürdürebilmek. Bu anlayış, Yankı Yemek’te ilk günden beri üretimden sevkiyata kadar tüm süreçlerde temel referans olarak uygulanıyor. Endüstriyel yemek sektöründe güvenin yalnızca kazanılan bir değer olmadığını, aynı zamanda korunması gereken bir sorumluluktur. Sürekliliğin bu noktada belirleyici unsurdur. ’Yemediğimizi yedirmeyiz’ anlayışının bir slogan değil, günlük üretim disiplininin temel ilkesidir" dedi. Coşkun Dönmez, "Hijyen ve standardizasyonun artık yalnızca denetimlerle değil, teknolojiyle de doğrudan ilişkili hale geldi. Mümkün olduğunca el değmeden üretim prensibiyle çalışmaktayız. Teknolojik altyapı üretimde standartlaşmayı güçlendirdi. Bu sayede insan kaynaklı riskleri minimize ederek, izlenebilirliği arttırarak gıda güvenliğini daha güçlü şekilde sağlıyoruz" diyor. Hammadde temininde tavizsiz bir yaklaşım benimsediklerini ifade eden Coşkun Dönmez, ürün tedarikinde yalnızca tanınmış ve güvenilir markalarla çalıştıklarını, tüm girdilerin analizler ve sertifikalarla düzenli olarak denetlendiğini aktardı. Dönmez, "Bu sayede, hammadde güvenliğinin yalnızca satın alma aşamasında değil, tüm üretim zinciri boyunca takip edilmektedir. Üretim ve yönetim süreçleri ISO 14001, ISO 9001, ISO 22000 (HACCP) ve OHSAS 18001 belgeleriyle belgelendirilmiştir. Bu belgelerin, disiplinli ve denetlenebilir üretim anlayışının sahadaki karşılığı olduğunu ifade ediyor. Endüstriyel yemek sektöründe kurumsal müşterilerin beklentilerinin her geçen gün artmaktadır. Hijyen, izlenebilirlik, standart üretim ve sürekliliğin artık temel kriterler haline geldi.35 yıllık deneyimi teknoloji, denetim ve süreç yönetimiyle birleştirdiklerini belirten Dönmez, endüstriyel yemekte güvenin ancak disiplinli üretimle korunabileceğini vurguluyor" diye konuştu.
Leylek köyünde büyük sevinç: Eşi geldi, herkes Yaren’i bekliyor
24 Şubat 2026 Salı - 15:52 Leylek köyünde büyük sevinç: Eşi geldi, herkes Yaren’i bekliyor Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikarağaç Mahallesi’nde (Leylek köyü), balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu dostluk hikayesiyle milyonların gönlünde taht kuran Yaren leyleğin eşi, bu sabah saatlerinde yuvaya geldi. Köyde bir haftalık erken vuslat için herkes heyecanlanırken, 15’inci kez Yaren ile buluşmayı hayal eden balıkçı Adem Yılmaz, "Çok özledim onu, gözüm yollarda. En erken 28 Şubat’ta gelmişti. Eşi bu kez daha erken geldi" dedi. Aralarındaki 15 yıllık dostlukla Türkiye’de ve yurt dışında milyonların kalbinde taht kuran Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin buluşması bu yıl erken olacak gibi görünüyor. 15 yıl önce başlayan dosluğun hikayesi romanlara, belgesel ve filmlere konu olmuştu. Doğaseverlerin ve Adem amcanın şubat ayının sonunda yolunu gözlediği Yaren leylek geçen yıl 15 Mart’ta, eşi ise 2 gün önce yuvaya gelmişti. Yaren leyleğin eşi bu sabah yuvaya geldi. Hatta Leylek köyünün ilk misafiri de bu leylek oldu. Sabah kalktığında yuvada leylek gören Adem Yılmaz, önce Yaren leylek sanarak heyecanlandı ancak sonra eşi olduğunu fark etti. Adem Yılmaz’ın evinin bacasına ve çatısına konan leylek, Eskikaraağaç Mahallesi sakinlerini de heyecalandırdı. Yılmaz, leyleklerin bugünlerde gelmesini beklediklerini belirterek, "Eşi geldi. Leylek köyünün de bu yıl gelen ilk leyleği bu. Eğer sağsa başına bir şey gelmezse en fazla bir hafta gecikmeyle Yaren de gelir. Çok özledim onu gözüm yollarda. En erken 28 Şubat’ta gelmişti eşi ilk kez bu kadar erken geldi. Martın ilk haftasında gelirlerdi önceden" dedi.
Yıldırım Belediye Başkanı Yılmaz, iftarda şehit er Samet Çaldır’ın ailesine misafir oldu
24 Şubat 2026 Salı - 15:29 Yıldırım Belediye Başkanı Yılmaz, iftarda şehit er Samet Çaldır’ın ailesine misafir oldu Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, her yıl olduğu gibi bu Ramazan’da da şehit ailelerini ziyaret etmeye devam ediyor. Başkan Oktay Yılmaz, 27 Temmuz 2020’de şehit olan Ulaştırma Er Samet Çaldır’ın Karapınar Mahallesi’ndeki aile evine misafir oldu. Şehit babası Zülküf Çaldır, "Bir hafta önce rüyamda Cumhurbaşkanımızı görmüştüm. Evimize misafirliğe gelmişti, uzun uzun konuştuk. Sonra da siz geldiniz başkanım" dedi. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da, "Şehitlerimizin emaneti olan aileleri bizim başımızın tacıdır. Ne yaparsak yapalım hakları ödenmez" diye konuştu. İftarını şehit ailesi ile birlikte yapan Başkan Oktay Yılmaz, şehidin evladı Abdulsamet’le de yakından ilgilendi. Başkan Oktay Yılmaz’ın ziyaretinden dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu ifade eden şehit babası Zülküf Çaldır, "Bir hafta önce rüyamda Cumhurbaşkanımızı görmüştüm. Evimize misafirliğe gelmişti, uzun uzun konuştuk. Sonra da siz geldiniz başkanım" dedi. "Her zaman yanınızdayız" Şehit babasının gördüğü rüya karşısında duygulanan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Siz rüyayı gördünüz, ardından da biz çıkıp geldik. Demek ki sizleri ziyaret etmek için Rabbim bizleri görevlendirmiş. Şehitlerimiz vatanımızın, bayrağımızın ve birliğimizin teminatıdır. Şehitlerimizin emaneti olan aileleri de bizim başımızın tacıdır. Ne yaparsak yapalım sizlerin hakkını ödeyemeyiz. Rabbim geride kalanlara sabırlar versin. Şehidimizin evladının bahtını açık etsin. Biz her zaman sizin yanınızdayız. Kapımız da gönlümüz de size daima açık. Ne zaman isterseniz, o kapıyı vurmadan içeri girebilirsiniz" ifadelerini kullandı.
Bungalovlar, göl evi oldu
24 Şubat 2026 Salı - 14:38 Bungalovlar, göl evi oldu Bursa’da son bir aydır aralıksız devam eden yağışlar ve kar sularının erimesiyle yükselen Ulaabat Gölü Karacabey Ovası’na taştı. Yasak olmasına rağmen göl havzası olarak bilinen ovaya yapılan bungolovlar suyun gelmesiyle gölün ortasında kaldı. Yaşanan görüntü 2006 ünlü Hollywood yapımı The Lake House (Göl Evi) isimli filme konu gölün içindeki evi akıllara getirdi. Nilüfer ilçesine bağlı Akçalar Mahallesi’nde Uluabat Gölü’nün taşmasıyla meydana gelen su baskınının ardından günler geçmesine rağmen sular henüz çekilmedi. Göl havzasının genişleyerek yerleşim alanlarına kadar ulaştığı mahallede onlarca tiny house, hobi evi ve bungalov su altında kalırken, vatandaşlar yeni oluşan şartlara uyum sağlamaya çalışıyor. Etkili olan sağanak yağışların ardından göl seviyesinin yaklaşık 10 metre yükselmesiyle, göl suları kıyı kesimlerini aşarak mahalle içine kadar ilerledi. Birçok bağlantı yolu ulaşıma kapanırken, çiftçilerin ekili arazileri de sular altında kaldı. Taşkının ardından bölge adeta gölün bir uzantısına dönüşürken, bazı vatandaşlar evlerini ve eşyalarını kurtarmaya çalışıyor, kimi de oluşan yeni manzaraya uyum sağlayarak günlük yaşamını suyla iç içe sürdürmeye devam ediyor. Mahallede bazı vatandaşların ördeklerinin su basan alanlarda yüzdüğü görülürken, hasar gören bungalov ve tiny house’ların çevresinde kurtarma çalışmaları sürüyor. Göl kıyısındaki tatil amaçlı yapıların büyük bölümünün etrafı tamamen suyla çevrilirken, araçla ulaşımın mümkün olmadığı noktalara botlarla gidilebildiği öğrenildi. Bölge halkı, suyun çekilmesini beklerken geçici çözümlerle yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Taşkının boyutu dron ile de görüntülendi. Görüntüler doğanın adeta bölgede yeni bir sınır çizdiğini gözler önüne serdi. Sular altında kalan alanların genişliği, Uluabat Gölü’nün ne denli büyük bir alana yayıldığını bir kez daha ortaya koydu. Göl sularının gelmesiyle birlikte su ortasında kalan evler Ünlü Hollywood yapımı The Lake House (Göl Evi) isimli filme konu gölün içindeki evleri aratmadı. Yaşadıkları felaketin boyutunu anlatan tiny house sahibi Tekin Berkdemir, "10 yıldır bu şekilde gelmemişti. 2 yıl önce bir su geldi, diğer kapıya kadar geldi ama fazla değildi. Bu sene ummadığımız gibi her tarafı bastı. Hayvanlar, tavuklar hepsi sular altında kaldı, birçok hayvanım öldü. Köpeklerimi ancak buraya çekebildim. Köylülerin durumu ortada. Her gün gelip kontrol ediyorum, hayvanların kaldığı yere su geldiyse onları ileri alıyorum" diye konuştu.