GÜNDEM - 24 Şubat 2026 Salı 15:52

Leylek köyünde büyük sevinç: Eşi geldi, herkes Yaren’i bekliyor

A
A
A
Leylek köyünde büyük sevinç: Eşi geldi, herkes Yaren’i bekliyor

Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Eskikarağaç Mahallesi’nde (Leylek köyü), balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu dostluk hikayesiyle milyonların gönlünde taht kuran Yaren leyleğin eşi, bu sabah saatlerinde yuvaya geldi. Köyde bir haftalık erken vuslat için herkes heyecanlanırken, 15’inci kez Yaren ile buluşmayı hayal eden balıkçı Adem Yılmaz, "Çok özledim onu, gözüm yollarda. En erken 28 Şubat’ta gelmişti. Eşi bu kez daha erken geldi" dedi.


Aralarındaki 15 yıllık dostlukla Türkiye’de ve yurt dışında milyonların kalbinde taht kuran Adem Yılmaz ile Yaren leyleğin buluşması bu yıl erken olacak gibi görünüyor.


15 yıl önce başlayan dosluğun hikayesi romanlara, belgesel ve filmlere konu olmuştu. Doğaseverlerin ve Adem amcanın şubat ayının sonunda yolunu gözlediği Yaren leylek geçen yıl 15 Mart’ta, eşi ise 2 gün önce yuvaya gelmişti.


Yaren leyleğin eşi bu sabah yuvaya geldi. Hatta Leylek köyünün ilk misafiri de bu leylek oldu.


Sabah kalktığında yuvada leylek gören Adem Yılmaz, önce Yaren leylek sanarak heyecanlandı ancak sonra eşi olduğunu fark etti.


Adem Yılmaz’ın evinin bacasına ve çatısına konan leylek, Eskikaraağaç Mahallesi sakinlerini de heyecalandırdı.


Yılmaz, leyleklerin bugünlerde gelmesini beklediklerini belirterek, "Eşi geldi. Leylek köyünün de bu yıl gelen ilk leyleği bu. Eğer sağsa başına bir şey gelmezse en fazla bir hafta gecikmeyle Yaren de gelir. Çok özledim onu gözüm yollarda. En erken 28 Şubat’ta gelmişti eşi ilk kez bu kadar erken geldi. Martın ilk haftasında gelirlerdi önceden" dedi.



Leylek köyünde büyük sevinç: Eşi geldi, herkes Yaren’i bekliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Atatürk Üniversitesi ve TÜME’den dev iş birliği: Tarımda akıllı dönüşüm Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Yapay Zekâ ve Otonom Sistemler ile Tarımsal Dönüşüm" konferansı; akademisyenler, sektör temsilcileri ve öğrencileri bir araya getirdi. Moderatörlüğünü Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun yaptığı etkinlikte, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, tarımda teknolojik devrimin yol haritasını çizdi. Rektör Hacımüftüoğlu: "Tarımda Dijital Dönüşümün Bilgi Üssü Olmayı Hedefliyoruz" 15 Temmuz Milli İrade Salonunda düzenlenen programın açılışını yapan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, tarımın 10 bin yıllık tarihindeki en büyük dönüşümü yaşadığını belirterek; artık tarlayı hisseden, veriyi okuyan ve geleceği modelleyen bir teknoloji kuşağında olduğumuzu vurguladı. Bu konferansı Erzurum’un geleceğine dair bir "niyet beyanı" olarak gördüklerini ifade eden Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin köklü akademik birikimiyle tarımda dijital dönüşümün bilgi üssü olmayı hedeflediğini belirtti. Erzurum’un zorlu iklim ve coğrafi koşullarının aslında bir avantaj olduğunu dile getiren Hacımüftüoğlu: "Buradaki sert koşullarda başarıyla çalışan bir teknoloji, dünyanın her yerinde çalışabilir. Erzurum, tarım teknolojileri için dünyanın en gerçekçi test sahasıdır" dedi. Özellikle hayvancılıkta sürü takip sistemleri ve yapay zekâ destekli erken uyarı modellerinin önemine değinen Rektör Hacımüftüoğlu, üniversitenin teknolojiyi üreten ve çiftçiyle buluşturan bir "köprü" rolü üstlendiğini kaydetti. Son olarak iklim değişikliği tehdidine dikkat çeken Hacımüftüoğlu, yapay zekânın iklim-tarım modellemelerinde hayati bir rol oynayacağını söyledi. Üniversitenin kapılarının tüm araştırmacı ve üreticilere açık olduğunu belirten Hacımüftüoğlu, bu bilimsel seferberliğin bölgeyi sadece tarım yapan değil, tarım teknolojisi ihraç eden bir merkeze dönüştüreceğinin altını çizdi. Başkan Sekmen: "Toprağa Yatırım, Bağımsızlığa Yatırımdır" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuşmasında Erzurum’u "hayvancılığın kalesi ve tarımın omurgası" olarak nitelendirdi. Dünyanın değiştiğini ve geleneksel yöntemlerin yerini veri odaklı sistemlere bıraktığını ifade eden Sekmen, yerel yönetim olarak üreticiyi teknolojiyle buluşturmayı milli bir görev olarak gördüklerini, gıda güvenliğinin artık savunma sanayii kadar stratejik bir mesele olduğunu vurguladı. Görev süresi boyunca Canlı Hayvan Borsası, Et Entegre Tesisleri ve fuar organizasyonlarıyla altyapıyı güçlendirdiklerini hatırlatan Başkan Sekmen: "Şimdi üretimi dijital teknoloji ile akıllandırma zamanı. Yapay zekâ; daha az maliyet, daha fazla verim ve suyun israf edilmemesi demektir" dedi. Başkan Sekmen, bu teknolojik dönüşümün gençlerin tarımdan uzaklaşmasını engelleyeceğini ve meraları birer teknoloji üssüne çevireceğini belirtti. Gençlere ve girişimcilere çağrıda bulunan Sekmen, tarımın artık sadece sabanla değil, yazılım ve mühendislikle şekillendiğini söyledi. Üniversite ile iş birliğini her alanda güçlendireceklerini belirten Sekmen: "Hedefimiz Erzurum’u tarım teknolojilerinin merkezi yapmaktır. Toprağa ve teknolojiye yapılan yatırım, ülkemizin tam bağımsızlık vizyonuna hizmet edecektir" diyerek sözlerini tamamladı. TÜME Vakfı Başkanı Karagöz: "Otonom Sistemlerle Tarımda Verimlilik Devrimi Başlıyor" Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, sunumuna dünya genelinde artan gıda talebi ile azalan su ve toprak kaynakları arasındaki kritik dengeye dikkat çekerek başladı. Mevcut üretim baskısının ciddi sürdürülebilirlik sorunlarını beraberinde getirdiğini ifade eden Karagöz: "Çözüm, geleneksel yöntemlerde değil; daha az kaynakla daha fazla ve daha sağlıklı üretim yapmamızı sağlayacak yapay zekâ destekli otonom işletmelerdedir. Tarım ve hayvancılıkta yeni bir dönemin kapısını aralıyoruz" dedi. Türkiye’nin özellikle süt ve et üretiminde bir sıçrama yapması gerektiğini vurgulayan Karagöz, bunun ancak teknoloji kullanımı, ölçek ekonomisi ve genetik ıslah üçgeniyle mümkün olabileceğini belirtti. Erzurum’un sahip olduğu geniş mera alanları ve hayvan varlığının, teknoloji temelli bir dönüşümle ulusal bir güç haline gelebileceğini söyleyen Karagöz, TÜME ekosistemi kapsamında geliştirilen; otonom sağım sistemleri, sürü yönetim yazılımları, görüntü işleme teknolojileri, akıllı ahır modelleri ve otonom hasat çözümlerinin sahada uygulanmaya hazır olduğunu müjdeledi. Genç girişimcilere ve öğrencilere özel bir parantez açan Karagöz, onları bu dijital dönüşümün sadece izleyicisi değil, bizzat mutfağındaki aktörleri olmaya davet etti. TEKNOFEST Tarım Teknolojileri yarışmalarının bu anlamda büyük bir fırsat olduğunu hatırlatarak; arz güvenliği, iklim-çevre dostu projeler ve güvenilir gıda temalı çalışmalara odaklanılması gerektiğini belirtti. Karagöz, konuşmasını üniversitelerle iş birliği içerisinde hayata geçirilecek olan "Yapay Zekâya Dayalı Otonom Eğitim Çiftlikleri" modelinin, teorik bilgiyi sahada kazanca dönüştüreceği vizyonuyla tamamladı. Soru-cevap bölümüyle devam eden konferans, hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi.