Yerel Haberler
Bursa
Nilüfer’de renkli dayanışma: Sanat ve sevgi panosu 28 Nisan 2026 Salı - 17:53:20 Bursa’da Nilüfer Belediyesi tarafından hayata geçirilen ‘Seramik Dayanışma Duvarı’, düzenlenen törenle açıldı. Özel öğrencilerin de dahil olduğu farklı okullar, seramik severler ve sanatçıların destekleriyle tamamlanan eser, Nilüfer’in ‘engelsiz kent’ vizyonunun en renkli ve somut örneklerinden biri oldu. Seramik Dayanışma Duvarı’, İbrahim Yazıcı Stadyumu’nda düzenlenen törenle açıldı. Gerçekleştirilen törende, projenin paydaşları olan Hacı Mehmet Zorlu Özel Eğitim Meslek Okulu, Bizim Ev Engelliler Sosyal Yaşam Merkezi, Alara Ortaokulu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Kooperatifi (ÇEK) Kır Çiçekleri öğrencileri ile öğretmenleri hazır bulundu. Gönüllü seramik sanatçıları Adnan Baysan, Vedat Dinç, Figen Özden ve Sinem Yayman’ın teknik desteğiyle hazırlanan pano, aylar süren bir emeğin ürünü olarak duvarda yerini aldı. "Nilüfer bir dayanışma kentidir" Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, dayanışmanın Nilüfer’in merkezinde olduğunu vurgulayarak, "İbrahim Yazıcı Stadyumu’nun bu duvarı bundan sonra bambaşka hikayeler anlatacak. Ve bu hikayenin kahramanları çocuklarımız; onların elleri, sabırları ve emekleri. Engellerin sadece birlikte olduğumuzda aşılabileceğini bugün burada bir kez daha görüyoruz" dedi. Başkan Şadi Özdemir, projenin Kasım 2025’te başlayan ve farklı atölyelerde şekillenen parçaların birleşmesiyle tamamlanan ortak bir yolculuk olduğunu belirterek, "Birbirinden habersiz çalışan ellerin aslında birbirini ne kadar güzel tamamladığını burada gördük. Bu eser, özel çocuklarımızı kent yaşamında çok daha görünür kılacaktır" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 16:57 Bursa’da 7 yıl önce kaybettiği oğluna nihayet kavuştu Bursa’da 2019 yılından bu yana kayıp olarak aranan ve kurulan özel ekibin gerçekleştirdiği operasyonla geçtiğimiz ay bulunan 8 yaşındaki N.S.’nin, biyolojik annesinin DNA testiyle yabancı uyruklu Rebecca S. olduğunun belirlenmesinin ardından görülen mahkemede, çocuğun annesi Rebecca S.’ye teslimine karar verildi. Olay, 2019 yılında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde meydana geldi. Eşinin ailesinin yanına gelen Rebecca S. iddiaya göre bir süre sonra Almanya’ya dönmesi yönünde baskı gördü. Bu süreçten sonra 1 yaşındaki N.S.’nin kaybolduğu ihbarı yapıldı. Ancak uzun süre yürütülen arama çalışmalarına rağmen herhangi bir sonuca ulaşılamadı. Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz şubat ayında Bursa İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Gasp, Cinayet ve Kayıp Şahıslar Bürosu’nca özel bir ekip kuruldu. Yapılan titiz çalışmalar sonucunda ekip, 10 Mart’ta küçük çocuğu R.M. isimli şahsa ait evde buldu. Sağlık kontrollerinin ardından çocuk devlet korumasına alındı. Soruşturma kapsamında çocuğun babaannesi H.S. ile çocuğun bulunduğu evin sahibi R.M., çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çocuğun babası Umut K.’nin ise yaklaşık 2 yıl önce geçirdiği bir rahatsızlık nedeniyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Almanya’dan Türkiye’ye gelen yabancı uyruklu Rebecca S. ile devlet koruması altına alınan N.S.’den alınan örnekler, Bursa Adli Tıp Kurumu’nda karşılaştırıldı. Hazırlanan raporda, Rebecca S.’nin çocuğun biyolojik annesi olma ihtimalinin yüzde 99,99 olduğu belirtildi. Mustafakemalpaşa Aile Mahkemesi’ndeki duruşmaya davacı Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığını temsilen cumhuriyet savcısı ve davalı avukatı katıldı. Cumhuriyet savcısı, çocuk N.S.’nin mutat meskeni olan Almanya Federal Cumhuriyeti’ne iadesine ilişkin taleplerinin kabulünü isterken, avukatların taleplerini dinleyen hakim, Almanya doğumlu N.S.’nin, mutat meskenin bulunduğu Almanya Federal Cumhuriyeti’ne iadesine ve annesi Rebecca S.’ye teslimine karar verdi.
İnegöl’de birlik ve beraberlik sofrası kuruldu
03 Mart 2026 Salı - 16:48 İnegöl’de birlik ve beraberlik sofrası kuruldu İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği iftar programında bu yıl da birlik ve beraberlik tablosu oluştu. Kurum müdürleri ile 116 mahalle muhtarı aynı sofrada buluşurken, protokol üyeleri de programa katılım sağladı. Gecede "Ortak paydamız İnegöl" vurgusu ön plana çıktı. İnegöl Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa Kaymakam Eren Arslan, AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Belediye Başkan Yardımcıları ve daire müdürleri, AK Parti İnegöl İlçe Başkanı Mustafa Durmuş ile kamu kurumlarının müdürleri ve mahalle muhtarları katıldı. "Birlik ve beraberimiz daim olsun" Programda selamlama konuşması yapan Başkan Alper Taban, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekerek sözlerine teşekkürle başladı. Başkan Taban açıklamasında, "Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde bu sofrayı bereketlendirdiğiniz için her birinize teşekkür ediyor, Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. Elhamdülillah bizleri bu günlere ulaştıran Cenab-ı Allah’a şükrediyoruz. Ancak bir taraftan da ülkemizin çevresinde yaşanan hadiseleri görüyoruz. Coğrafyamız adeta bir ateş çemberi. İran’da yaşanan olaylar, Gazze’deki zulüm ve farklı coğrafyalardaki acılar yüreğimizi yakıyor. Yapılan zulümleri lanetliyor, kınıyoruz. Cenab-ı Allah kötüye fırsat vermesin. Bu birlik ve beraberlikle ettiğimiz duaların kabul olmasını niyaz ediyorum" dedi. "İnegöl bir çok ilden büyük sorumluluk alanına sahip" İnegöl’ün her geçen gün büyüdüğünü belirten Başkan Alper Taban, şehrin artık 300 bini aşan nüfusuyla büyük bir yerleşim merkezi olduğunu ifade etti. Son bir yılda 3 bin 750 kişilik artış yaşandığını hatırlatarak, "Türkiye’de bin nüfuslu ilçeler var. Bu açıdan baktığımızda İnegöl artık birçok ilden daha büyük bir sorumluluk alanına sahip. Bu şehir tek başına bir kişinin gayretiyle yönetilemez; hepimizin ortak emeğiyle büyüyor. İnegöl için emek veren herkesten Allah razı olsun. Gayretlerinize şahidim ve her birinize teşekkür ediyorum. İnşallah daha güzel hizmetleri vatandaşlarımıza ulaştırmak için can birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz." dedi. Ramazan ayı boyunca İnegöl Belediyesi olarak cami merkezli programlara ağırlık verdiklerini ifade eden Taban, kıymetli hafızların davet edildiğini ve teravih buluşmalarında vatandaşlarla bir araya gelindiğini söyledi. İftar programlarında ise sivil toplum kuruluşları, kaymakamlık ve belediye organizasyonlarıyla İnegöl’de güçlü bir dayanışma ortamı oluştuğunu vurguladı. "Birlik içinde güçlü İnegöl" AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman da programda yaptığı konuşmada Ramazan ayının bereketini ve huzurunu aynı sofrada paylaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Bu anlamlı organizasyon için Belediye Başkanı Alper Taban’a ve Kaymakam Eren Arslan’a teşekkür eden Salman, İnegöl’ün muhtarların, belediyenin ve kurum müdürlerinin gayretiyle her geçen gün daha da güçlendiğini söyledi. Ankara ayağında da destek vermeye devam ettiklerini belirten Salman, sanayisi, tarımı ve ekonomisiyle hızla büyüyen İnegöl’ün güvenlikten sağlığa, eğitimden çevreye kadar tüm alanlarda koordinasyon içinde yönetildiğini vurguladı. "El ele verdiğimizde daha güçlü bir şehir ortaya çıkıyor. Hedefimiz, bizden sonraki nesillere daha gelişmiş, daha huzurlu bir İnegöl bırakmak" diyen Salman, birlik ve beraberliğin önemine dikkat çekti. Konuşmasında İslam coğrafyasında yaşanan acılara da değinen Salman, özellikle Gazze’de devam eden saldırıların yürekleri dağladığını belirterek, Ramazan ayında yaşanan zulmü kınadıklarını ifade etti. "İşbirlikleriyle sorunlar kararlılıkla çözülüyor" İlçe Kaymakamı Eren Arslan da yaptığı konuşmada, Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni ederek tüm ibadetlerin kabulünü diledi. Program için Belediye Başkanı Alper Taban’a ve emeği geçen belediye personeline teşekkür eden Arslan, İnegöl’de huzurlu ve uyumlu bir çalışma ortamı bulunduğunu ifade etti. Kurumlar arası güçlü iş birliği sayesinde sorunların kararlılıkla çözüldüğünü belirten Arslan, Ankara’da da desteklerini esirgemeyen Milletvekili Ayhan Salman’a teşekkür etti. Dünyada ve İslam coğrafyasında yaşanan gelişmelere de değinen Arslan, adaletin, huzurun ve barışın hakim olduğu günlere ulaşma temennisiyle konuşmasını tamamladı. İftar sonrası teravih ve tatlı ikramı Programın ardından protokol üyeleri ile birlikte Halitpaşa Camii’nde teravih namazı eda edildi. Manevi atmosferin ha kim olduğu gecede, birlik ve beraberlik duygusu cami avlusunda da devam etti. Teravih namazı sonrası vatandaşlara tatlı ikramında bulunularak Ramazan’ın paylaşma ve kardeşlik ruhu hep birlikte yaşandı.
"Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi özel okul başvuruları başladı
03 Mart 2026 Salı - 16:46 "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi özel okul başvuruları başladı Bursa Teknik Üniversitesi ve Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinin başvuruları, bu defa özel liseler için başladı. Daha önce devlet lisesi öğrencilerini kabul eden tescilli proje kapsamında, 11 ve 12’nci sınıf özel okul öğrencileri 1 ay boyunca hayalini kurduğu bölümü BTÜ sıralarında tanıyacak. Başvurular 10 Mart Salı günü sona erecek. Bursa Teknik Üniversitesinin (BTÜ), Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirdiği "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinin özel okul başvuruları başladı. 2025 kasım ve aralık aylarında devlet lisesi öğrencilerini ağırlayan tescilli proje kapsamında bu defa özel liselerin 11 ve 12’nci sınıf öğrencileri misafir edilecek. Bursa genelindeki lise 3. ve 4. sınıf öğrencileri, üniversite tercihleri öncesi hayalini kurdukları bölümlerde birebir eğitime katılarak, kararlarını daha bilinçli verebilecek. Yerleştirme sonuçları 16 Mart 2026 tarihinde açıklanacak. Projenin eğitim süreci 23 Mart-17 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek. Her bölüme 6 öğrenci Öğrenciler, BTÜ’nün web sitesinde 10 Mart Salı gününe kadar erişime açılacak sistem üzerinden başvurularını yapacak (https://bys3.btu.edu.tr/tercih_robotu_ogrenci). Öğrencilerin 5 farklı bölüm tercih hakkı olacak. Tercih süreci, üniversite tercihlerine benzer şekilde işleyecek; öğrenciler okumak istedikleri bölümü seçecek, yerleştirmeler ise okul not ortalamalarına göre yapılacak. Yerleştirme sonuçlarına göre 11. ve 12. sınıflardan 3’er olmak üzere her bölüme 6’şar öğrenci kabul edilecek. Başvurular Bursa’daki tüm özel liselere açık Projeye, Bursa genelindeki tüm özel liselerinden başvuru yapılabilecek. Lise öğrencileri için hem mesleki yönelim hem de kariyer planlamasında önemli bir fırsat sunan uygulama, Türkiye genelinde bir ilk olarak ön plana çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından tescillenen proje ile gençlerin sadece teorik değil, pratik olarak da üniversite hayatını deneyimlemeleri hedefleniyor. Öğrenciler, gerçek sınıf ve laboratuvar ortamında akademisyenlerle bir araya gelerek bölüm derslerine katılacak, kampüs ortamını birebir gözlemleyerek üniversite kültürü hakkında doğrudan fikir sahibi olacak. Rektör Çağlar’dan öğrencilere davet Gençlerin doğru tercih yapmasının hem bireysel hem de toplumsal açıdan büyük önem taşıdığını vurgulayan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa’ projemizle öğrencilerimizin hayalini kurdukları bölümü yakından tanımalarını, akademisyenlerimizle birebir iletişim kurmalarını ve üniversite atmosferini deneyimlemelerini sağlıyoruz. Daha önce projeye katılan devlet lisesi öğrencilerimizden aldığımız olumlu geri dönüşler ve memnuniyetleri, uygulamanın ne kadar doğru ve etkili bir adım olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi. Amacımız, bilinçli tercihler yapan, hedeflerini netleştirmiş gençler yetiştirmek. Tüm özel lise öğrencilerimizi üniversitemizde bu deneyimi yaşamaya davet ediyorum" dedi.
Nilüfer’de ‘Ortak Akıl’ kazandı
03 Mart 2026 Salı - 16:44 Nilüfer’de ‘Ortak Akıl’ kazandı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahallesi’nde hayata geçirilmesi planlanan "Kantin Nilüfer" projesini, mahalle sakinleriyle yapılan istişareler sonucunda ortak akılla durdurma kararı aldı. Başkan Şadi Özdemir, "Bizim en büyük projemiz, Nilüfer’i Nilüferlilerle birlikte yönetmektir" dedi. Nilüfer Belediyesi, kentin yönetiminde "ortak akıl" ve "katılımcı demokrasi" ilkelerini somut adımlarla hayata geçirmeye devam ediyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yüzüncüyıl Mahalle Komitesi ile bir araya gelerek, BursaRay Yüzüncüyıl istasyonu çıkışındaki alanda planlanan yeni sosyal tesis projesi hakkında mahalle sakinlerini dinledi. "Toplumcu belediyecilik, toplumu dinlemekle başlar" Bölgede yeni bir yapılaşmaya gitmeden, mevcut yapının dönüştürülmesiyle planlanan "Kantin Nilüfer" projesi, özünde güçlü bir sosyal dayanışma modeli barındırıyordu. Bu projeyle, ekonomik kriz döneminde vatandaşlara uygun fiyatlı sosyalleşme imkânı sunulması ve piyasa fiyatlarının dengelenmesi amaçlanmıştı. Kurulacak sistemden elde edilecek gelirle de 2 binden fazla amatör sporcu çocuğun desteklenmesi, kadın spor takımlarına katkı sağlanması ve yerel tarımın güçlendirilmesi hedefleniyordu. Toplantıda mahalle sakinlerinin, artabilecek trafik yoğunluğu ve bölgedeki anıt ağacın korunması gibi konulardaki çevresel hassasiyetlerini içtenlikle dinleyen Başkan Şadi Özdemir, projeyi durdurma kararı aldı. Toplumcu belediyeciliğin temelinde halkın sesine kulak vermenin yattığını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, bu kararın birlikte yönetme kültürünün en güzel kanıtı olduğunu ifade etti. Başkan Şadi Özdemir, sürece ve alınan karara ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bizim yönetim anlayışımızın merkezinde tamamen diyalog, uzlaşı ve karşılıklı anlayış bulunuyor. Kantin Nilüfer projesiyle gençlerimize, çocuklarımıza ve ailelerimize nefes aldıracak; sporu, tarımı ve kadınları destekleyecek çok yönlü bir dayanışma modeli kurgulamıştık. Bu güzel hedeflere ulaşmayı çok arzu etsek de, Yüzüncüyıl sakinlerimizin çevresel dokuya ve mahalle huzuruna dair hassasiyetlerini büyük bir saygıyla karşılıyoruz. Hazırladığımız projeler ne kadar yüksek bir toplumsal fayda barındırırsa barındırsın, mahallelimizin içten rızası ve onayı bizim için her şeyden değerlidir. Biz Nilüfer’i kocaman bir aile olarak görüyor, kararlarımızı da bu ailenin fertleriyle, yan yana, omuz omuza veriyoruz." "Katılımcı demokrasi için örnek adım" Alınan bu karar, Nilüfer’de hayata geçirilecek projelerin yalnızca ekonomik ve teknik faydalarına göre şekillenmediğini; çevreye duyarlılığın, mahalle kültürünün ve vatandaşın doğrudan onayının her zaman öncelikli olduğunu bir kez daha kanıtladı. Nilüfer Belediyesi, kentin farklı noktalarında halkın bütçesini koruyan, sporu ve üretimi destekleyen sosyal dayanışma projeleri üretmeye ve bu projeleri halkla tam bir şeffaflık içinde istişare ederek hayata geçirmeye devam edecek.
Bursa iş dünyası ‘Ortak akıl toplantısında bir araya geldi
03 Mart 2026 Salı - 14:39 Bursa iş dünyası ‘Ortak akıl toplantısında bir araya geldi Türkiye ekonomisinin lokomotif şehri Bursa’da, oda ve borsa başkanlarının katılımıyla "Ortak Akıl Toplantısı" gerçekleştirildi. Toplantıda küresel ekonomideki tarihi dönüşüme dikkat çeken Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, "Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek." BTSO tarafından yaşam boyu eğitim modeliyle Türkiye’ye kazandırılan Bursa Business School, iş dünyasının çatı kuruluşları olan oda ve borsaların başkanlarını bir araya getiren ‘Ortak Akıl Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Üretim, ticaret, sanayi ve ihracat başlıklarında güncel gelişmelerin değerlendirildiği toplantıda kentin rekabet gücünü artıracak ortak çalışma alanları ele alındı. "Tarihi kırılmayı doğru okumalıyız" Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan savaşlara, jeopolitik sarsıntılara ve ekonomik değişimlere değinerek, elli yıl sonra tarih kitaplarında yer alacak ölçekte stratejik bir döneme tanık olduklarını söyledi. Savunma sanayiinden teknoloji üretme kapasitesine kadar her alanın yeniden test edildiğini belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, "İstemediğimiz gelişmeler maalesef hemen yanı başımızda yaşanıyor. Ancak şunu kabul etmeliyiz; sürecin tam ortasındayken yaşananları doğru okumak her zaman kolay değildir. Bizim en büyük temennimiz, vatanımızın birlik ve bütünlüğünü muhafaza ederek bu tarihi kırılmayı ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla daha güçlü atlatabilmektir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı; teknoloji üretme kapasitesi ve güçlü üretim ekosistemiyle mümkündür." ifadelerini kullandı. "Dönüşümü yönetmek zorundayız" Rekabetin ölçeğinin ülkelerden şehirlere kaydığını hatırlatan Başkan Burkay, önümüzdeki dönemin kazananlarını dijital altyapı ve nitelikli insan kaynağının belirleyeceğini söyledi. Klasik sanayi devlerinin yerini yeni nesil teknoloji şirketlerinin aldığına dikkat çeken Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Eskiden ülkeleri kıyaslardık, şimdi şehirler yarışıyor. Bursa gibi üretim kültürü güçlü bir şehir için bu süreç büyük bir risk olduğu kadar önemli fırsatlar da barındırıyor. Eğer yapay zekâ ve dijitalleşmeyi üretim merkezimize koyabilirsek, küresel rekabette güçlü bir konum elde edebiliriz. Aksi halde sadece maliyetleri konuşan, ancak değer üretmeyen bir yapı içinde sıkışıp kalırız. Tercih bizim; ya dönüşümü yöneten olacağız ya da değişimi uzaktan izleyeceğiz." "Bursa’da yeni iş modeli" İş modellerindeki köklü değişime ve sermayenin yeni adreslerine dikkat çeken İbrahim Burkay, sanayi devriminin ilk yıllarındaki yöntemlerle bugünün dünyasında var olmanın artık mümkün olmadığını söyledi. BTSO öncülüğünde Girişim Sermayesi Yatırım Fonu modeliyle hayata geçirilen Türkiye’nin en büyük Lojistik Teknopark projesinin yeni ekonomik düzenin en somut örneklerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, "Bugün lojistik sadece mal depolamak değildir. Artık veri depolanıyor, bilgi yönetiliyor, hız ve entegrasyon değer üretiyor. Fiziki depolamanın metrekaresi ile veri depolamanın metrekaresi aynı değil. Katma değerli lojistik hizmet sunduğunuzda metrekare başına oluşan ekonomik değer katlanıyor. Biz Bursa’da tam olarak bu yeni iş modelini kurguluyoruz." dedi. Lojistik Teknopark’ın gümrüksüz sahaları, entegre antrepo sistemi, girişte gümrükleme imkânı, ileri teknoloji ve otomasyon altyapısı ile veri yönetimi ve dijital takip sistemlerini bir arada barındıran bütüncül bir merkez olarak planlandığını belirten Burkay, projenin üretim ile küresel pazarlar arasındaki süreyi ve maliyeti azaltan stratejik bir yapı sunduğunu kaydetti. İbrahim Burkay, "Bu proje, sürdürülebilir gelir üreten, ölçekli, veriye dayalı ve yüksek katma değerli bir iş modelidir. Bursa’nın üretim gücünü küresel ağlara entegre eden bir merkez inşa ediyoruz." dedi. Başkan Burkay, merkezin lojistik ile teknolojiyi aynı zeminde buluşturarak Bursa’yı bölgesel bir üs konumuna taşıyacağını söyledi. "Mesele sadece üretmek değil" Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, "Dünya ekonomi tarihinde ilk kez G7 ölçeğinde konuşulan büyüklüklerin içinde artık şirketler var. Mesele sadece üretmek değil; geleceğin şirketlerine ortak olmak, teknolojinin içinde yer almak ve sermayeyi doğru alanlara yönlendirmektir. Bu yüzden birlikte hareket etmeli, ölçek oluşturmalı ve cesur adımlar atmalıyız. Bursa üretim gücü, ticaret kültürü ve insan kaynağıyla bu dönüşümün en önemli merkezlerinden biri olmaya devam edecek." diye konuştu. İnegöl TSO Başkanı Yavuz Uğurdağ: "Değişime öncülük etmeliyiz" İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Uğurdağ, BTSO Başkanı İbrahim Burkay’a vizyoner yaklaşımı için teşekkür ederek, ortak akıl toplantılarının bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir zemin oluşturduğunu söyledi. İnegöl’ün mobilya, tekstil ve makine-metal sektörlerinde dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Uğurdağ, yeni pazarlara açılma ve uluslararası organizasyonlarla ihracatı artırma yönünde çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Uğurdağ, Lojistik Teknopark projesinin özellikle ihracatçı firmalar açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirterek, "Üretim ile lojistiğin entegre olduğu güçlü modeller rekabet gücümüzü artıracaktır." dedi. "Lojistik teknopark odalarımız için çok değerli" Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı, Lojistik Teknopark projesinin sektörlerin ihtiyaçları doğrultusunda çok önemli bir proje olduğunu belirterek, "BTSO Başkanım Sayın İbrahim Burkay’ın öncülüğünde oluşturulan bu fonlar Odalarımız için de gerek kaynak girişi gerekse de iş modeli olarak çok değerli. Başkanımıza böylesine önemli bir projeyi hayata geçirdiği için teşekkür ediyorum." dedi. Erol Hatırlı, üretim yükünü taşıyan ilçelerin yapısal sorunlarına da dikkat çekerek, birçok büyük işletmenin üretim tesisinin ilçelerinde, merkezlerinin ise başka illerde olduğunu ifade ederek, bu durumun üretimin yükünü çeken ilçelerdeki odaların gelirlerini düşürdüğünü dile getirdi. Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Çakır Zeytinde İhtisaslaşmayı Vurguladı Zeytin ve zeytinyağının bölge ekonomisi için sadece bir ürün değil, stratejik bir değer olduğunu vurgulayan Gemlik Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özden Çakır ise coğrafi işaretin sağladığı katma değerin korunması ve artırılması için ihtisaslaşma adımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Çakır, "Özellikle lisanslı depoculuk ve ürün ihtisas borsası konularını yeniden gündemimize almalıyız. Eğer bu bölgede tam anlamıyla bir ihtisaslaşma sağlayabilirsek, zeytinin dünya piyasasındaki fiyatını ve kalite standartlarını belirleyen ana merkez konumuna gelebiliriz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu alandaki hizmet ağını bölgemizde genişletmesi, hem üreticimize hem de sanayicimize güç katacaktır." diye konuştu. "Tarımda Yeni Nesil Teknolojiye Geçmeliyiz" İklim krizinin tarımsal üretim üzerindeki sert etkilerine dikkat çeken Bursa Ticaret Borsası Başkan Yardımcısı İsmail Aslım da geleneksel yöntemlerle sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin mümkün olmadığını ifade etti. Aslım, sektördeki dönüşüm ihtiyacını şu sözlerle dile getirdi: "Son iki yılda yaşadığımız ani hava değişimleri, don olayları ve fırtınalar tarımsal verimliliği doğrudan etkiliyor. Üretim yoksa fiyat yükselir; bu işin doğası budur. Ancak rekabet gücümüzü korumak için ‘Yeni Tarım’ modeline geçmek zorundayız. İtalya ve İspanya’da uygulanan drone ile hasat, drone ile ilaçlama ve kapalı sistem üretim modellerini Bursa’da yaygınlaştırmalıyız. İbrahim Başkanımızın da vurguladığı gibi, meselelerimizi ortak akıl zemininde buluşarak çözmeye devam edeceğiz." "Yenişehir’in potansiyeli yüksek" Yenişehir Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Torun da Yenişehir’in sahip olduğu lojistik avantajlar, tarımsal üretim kapasitesi ve sanayi altyapısı ile Bursa ekonomisine daha güçlü katkı sağlayabilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. Orhan Torun, planlı yatırımlar ve kurumlar arası iş birliğiyle ilçenin bölgesel bir üretim ve lojistik merkezi haline gelebileceğini ifade etti.
Atatepe Sosyal Tesisi yenilenen yüzüyle hizmete giriyor
03 Mart 2026 Salı - 14:38 Atatepe Sosyal Tesisi yenilenen yüzüyle hizmete giriyor Bursa Büyükşehir Belediyesi, uygun fiyat, güvenli ve kaliteli hizmet anlayışıyla vatandaşları modern konseptli sosyal tesislerde buluşturmaya devam ediyor. Kapsamlı bir yenileme sürecinden geçen BURFAŞ Atatepe Sosyal Tesisi, yenilikçi mimarisi, genişleyen kullanım alanları, güçlenen hizmet altyapısı ve yenilenen konseptiyle vatandaşların kullanımına sunuluyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yetkililerle birlikte tesisi gezip çalışmaların son durumunu değerlendirdi. Yenileme çalışmalarında sona gelindiğini ve tesisin modern görünümüne kavuştuğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Tesisimizde tespit edilen eksiklikleri gidererek kapsamlı bir yenileme süreci yürüttük. Hemşehrilerimizin burada keyifli vakit geçirebilmesine imkan sağlayacak nitelikte düzenlemelerimizi tamamladık. Standartları yukarı çekip vatandaşlarımızın ziyaretine sunma aşamasına geldik. Bir aksilik olmadığı takdirde Ramazan Bayramı’nın ardından hizmete açacağız. Hemşehrilerimizi bu tesiste hoşça vakit geçirmeye ve buradaki eşsiz tatları deneyimlemeye davet ediyorum" dedi. Tesisin restoran ve kafe alanları genişletilerek toplam oturma kapasitesi 320 kişiden 630 kişiye çıkarılırken, mutfak kapasitesi de aynı düzeyde artırıldı. İşletmenin iklimlendirme altyapısı da yeni kapasiteye uygun olarak 4 katına çıkarıldı. Sıhhi tesisat sistemleri ve yalıtım eksikleri de giderildi.
Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, büyüme rakamlarını değerlendirdi
03 Mart 2026 Salı - 13:37 Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, büyüme rakamlarını değerlendirdi Türkiye ekonomisi yüzde 3,6 büyürken tarım sektöründe yaşanan yüzde 8,8’lik daralmaya dikkat çeken Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, gıda arz güvenliğinin stratejik önemine vurgu yaparak, savunma sanayisinde ortaya konan milli teknoloji hamlesi ve stratejik yaklaşımın tarım sektörüne de uyarlanmasının önemine işaret etti. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ekonomisinin 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 oranında büyüme kaydettiğini belirten Başkan Matlı, tarım sektöründe gerçekleşen yüzde 8,8’lik daralmanın yapısal ihtiyaçları daha görünür hale getirdiğini ifade etti. "Ekonomik büyümenin tüm sektörlere dengeli yansıması önemli" Başkan Özer Matlı, GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde inşaat sektörünün yüzde 10,8, bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 8 ve sanayinin yüzde 2,9 oranında büyüdüğüne dikkat çekti. Matlı, "Ekonomimiz genel anlamda büyüme trendini korurken, gıda arz güvenliğimizin teminatı olan tarım sektöründeki daralma, bu alanda daha kapsamlı ve uzun vadeli politikalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Sürdürülebilir kalkınma için büyümenin tüm sektörlere dengeli şekilde yansıması büyük önem taşımaktadır" dedi. "Tarımda yapısal dönüşüm fırsatını değerlendirmeliyiz" Tarım sektöründeki tabloyu mevsimsel etkiler ve iklim şartlarının ötesinde, kapsamlı bir dönüşüm ihtiyacı çerçevesinde değerlendirmek gerektiğini belirten Başkan Özer Matlı, "Kişi başına düşen GSYH’nin 18 bin 040 ABD dolarına yükseldiği bir tabloda, tarımın bu ölçüde daralma göstermesi, sektörün uzun süredir gündemimizde olan yapısal dönüşüm ihtiyacını daha görünür kılmaktadır. Bu tabloyu, tarımı daha güçlü ve rekabetçi hale getirmek için bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz. Girdi maliyetlerinden üretim planlamasına kadar uzanan başlıklarda bütüncül çözümler geliştirilmesi gerekmektedir. Tarım, tıpkı savunma sanayisi gibi bir ülke için stratejik bir sektördür. Sürdürülebilir gıda üretimi, toplumsal refahın ve ekonomik bağımsızlığın temel unsurlarındandır" diye konuştu. Gıda arz güvenliği için stratejik yaklaşım Bursa Ticaret Borsası olarak Gıda İhtisas OSB gibi projelerle üretimin katma değerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini dile getiren Başkan Matlı, "Savunma sanayisinde hayata geçirilen milli teknoloji hamlesi ve stratejik odaklanma, tarım sektörü için de ilham verici bir modeldir. Gıda güvenliği günümüz dünyasında stratejik bir başlıktır. Üreticimizi destekleyen, tarımsal katma değeri artıran ve gençleri yeniden toprağa yönlendiren reformların uygulanması büyük önem taşımaktadır. Tarımsal destek mekanizmalarının stratejik yatırım perspektifiyle güçlendirilmesi sektörün sürdürülebilirliği açısından kritik bir adımdır. Bugün üretimde yaşanan her yüzde 1’lik kaybın yarın enflasyon baskısı olarak geri dönmemesi için tarımın güçlü ve dirençli bir yapıya kavuşturulması ortak sorumluluğumuzdur" ifadelerini kullandı.
İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu
03 Mart 2026 Salı - 11:58 İstilacı İsrail sazanları balıkçılara gelir kaynağı oldu Bursa’daki Uluabat Gölü’nde avlanan İsrail sazanı, Suriye ve Irak’a ihraç ediliyor, bölge balıkçılarına ek gelir sağlıyor. Hızla çoğalması ve yayılması nedeniyle istilacı tür olarak bilinen İsrail sazanının uzun süredir Uluabat Gölü’nde avcılığı yapılıyor. Yıllardır gölden çıkan ve iyi gelir sağlayan turna ve sazan gibi diğer balıklar ile tatlısu ıstakozu azalırken, İsrail sazanı hızla arttı. İstilacı tür, göle kıyısı olan yerleşim birimlerindeki balıkçılara ek gelir sağladı. Gölyazı Mahallesi Muhtarı Mustafa Cihanoğlu, Uluabat Gölü’nün su seviyesinin yağışlarla yükselmesinin balıkçıları mutlu ettiğini söyledi. Gökde balık miktarının artmasını beklediklerini dile getiren Cihanoğlu, "İsrail sazanı ilk geldiğinde gölü yok edecek dediler, bitirecek dediler. Uluabat Gölü’nde 20-30 yıldır İsrail sazanı var. Gölde bizim açımızdan bir sıkıntı oluşturmadı. Balıkçılarımız ağırlıklı olarak bu balıkla geçimini sağlıyor. Yakalanan balıklar Suriye ve Irak’a ihraç ediliyor. Diğer balıklar azalınca İsrail sazanı balıkçılar için kurtuluş oldu" diye konuştu. Gölyazı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Topsezer de şu anda gölde sazan avcılığının sürdüğünü belirterek, "15 Mart’ta sazan avı yasağı başlayacak. Şu an turna yasak. 1 Nisan’da turna başlayacak. İsrail sazanı var onları tutuyoruz ve diğer birkaç küçük balık. Balıkçılar yakaladıkları sazanları soğuk hava deposuna teslim ediyor. Oradan balıkları firma alıyor ve işleyip ihraç ediyor. Balıkçılarımız için önemli bir gelir kaynağı" dedi.