GÜNDEM - 20 Ocak 2026 Salı 09:32

Bursa’ya yeni uydu kentler geliyor

A
A
A
Bursa’ya yeni uydu kentler geliyor

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, çok geniş kesimlerin görüşlerini alarak 20 aydır üzerinde çalıştıkları kentin 2050 vizyonunu ortaya koyacak Kent Anayasa’sını Haziran ayında açıklayacaklarını belirterek, "Bu çerçevede Gürsu, Gemlik ve Karacabey ilçelerinde uydu kentler hayata geçireceğiz. İki adet küçük sanayi sitesini de şehrin kuzeyinde ve doğusunda inşa edeceğiz" dedi.


İhlas Haber Ajansı Bursa Bölge Müdürü İhsan Altıkardeş’i ziyaret eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın geleceği ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. 4 kattan 12 kata kadar yükseklikte düşündükleri uydu kentlerin, depremden etkilenmeyecek alanlarda planlandığını vurgulayan Bozbey, geçmişte yapılan hataların tekrarlanmayacağını belirterek, "Sıvılaşma riski yüksek, deprem etkisinin fazla olduğu bölgelerde yapılaşmaya izin vermeyeceğiz" dedi.



4 milyon nüfusa göre planlama yaptık


Bursa’nın aslında 1960’larda başlayan kaçak yapılaşma serüveninin hem ovayı kirlettiğini hem de sıvılaşmanın çok yoğun olduğu, deprem etkisinin çok fazla olduğu alanlarda yapılaşmaların yoğunluğuna sebep olduğunu belirten Başkan Bozbey, şöyle konuştu;


"Bursa kirlene kirlene bugünlere geldi. Şimdi biz 2050 vizyonunu, bir ’Kent Anayasası’ adını verdiğimiz bir plan yapıyoruz. 1/100.000 ölçekli planda hem kentsel dönüşümle ilgili alanları ve Bursa’nın geleceğiyle ilgili alanları belirlemeye çalışıyoruz. Bunlar yoğun bir çalışma sonucunda arkadaşlarımız toplumun her kesimiyle, yani işçisinden öğrencisine, kadınından erkeğine, emeklisinden iş adamına kadar, belediye başkanlarına kadar tüm toplumun kesimleriyle bir araya gelip, bir plan oluşturma aşamasının son noktasına eriştiler. Tabii ki 40 civarında danışman hocamız var. Aynı zamanda akademik kurulumuz var. Bu akademik kurulda tüm akademik odalar zaten orada temsil ediliyor. Böyle bir akademik kurulun da yönlendirmesiyle birlikte artık fiili olarak şu anda 1/100.000 çalışmasının son aşamasına, geliyoruz. Tabi bu aşamaya geliş çok kolay olmadı. Bir taraftan kentsel dönüşümü, bir taraftan kaçak yapıların iyileştirilmesi ya da o bölgelerin nasıl yaşanabilir kent haline gelmesi, diğer taraftan yeniden yeşil Bursa hedefimiz var. Bunu nasıl ortaya koyabiliriz düşüncesinin yansıması. Diğer taraftan iklim krizi yaşıyoruz. İklim kriziyle beraber bunları da içine alan, hem yapılacak olan bu dönüşümde, kentsel dönüşümde olsun, diğer planlama çalışmalarında olsun, yeşil dokunun öne çıkarılmasıyla birlikte aynı zamanda, burada işte gri su uygulamasıdır vesaire, bunların da tartışıldığı bir süreci yaşamış olduk. Sürecin sonuna gelmiş olduk. Şimdi Bursa’da elbette ki bu kentin nüfusunun 2050’de yaklaşık 4 milyon civarında olması bekleniyor. Yani herhangi bir göç dalgasıyla yine karşılaşmazsak. Bunu da içine alan, konutların da iyileşmesini, bunların da tekrar yaşanabilir alanlara dönüşmesini, bu alanların, kaçak yapılaşma alanlarının, kentsel ihtiyaçların da oralarda var olmasını sağlayacak düzenlemelerle birlikte Bursa hakikaten Türkiye’ye örnek bir kent anayasasını, 1/100.000’lik kent anayasasını yaşama geçirecek. Ben, inanıyorum hem meclislerimize hem de siyasilere, ki siyasiler de bu işin içinde. Herkese yürekten teşekkür ederim. Katkı koyan, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum."



"Haziran ayında açıklayacağız"


Haziran ayında bu süreci tamamlamış olacaklarını belirten Başkan Bozbey, "Bursa bundan böyle nereye, ne yapacağını bilerek yoluna devam edecek. Tabii burada yeni yerleşim alanları da mutlaka olacak. Örneğin, Gürsu’da yine hem depremden etkilenmeyecek alan seçimi yapılıyor. Bir uydu kent. Yine Gemlik’te bir uydu kent, şehrin batısına Karacabey tarafında bir uydu kent planlaması var. Bunun yanında bizler, küçük sanayiyle ilgili, orta ölçekli sanayiyle ilgili de planlamamızı bu süreçte düşünmek zorundayız. Onu da planlarken bizim kentimiz 6,5-7 kilometre eninde, 40-45 kilometre uzunluğunda büyüyen bir kent. Onun için de trafiği düşünerek, geçmişte yapılan hataları yapmayarak, bir tarafa hastaneleri, bir tarafa özel okulları yığmadan, tam tersine eğer merkezde ne kadar ihtiyaç varsa merkeze yakın yapmak ya da doğuya yapmak. Doğuyu orada tasarlamak, batıyı batıda tasarlamak. Yani küçük sanayide de böyle bir düşüncemiz var. Doğunun ihtiyacı var. doğu bölgesinde bir alan belirlenecek ki belli, aşağı yukarı belirlenmiş durumda. Diyelim ki kentin merkezinde olanlar kuzey tarafına gitsin. Yine doğuda olanlar bu defa trafik batıdan doğuya, doğudan batıya değil de kendi alanında hareket halinde olacak. Şu anda sabah görüyoruz. Okullar Bölgesi nerede? Nilüfer’de. Doğudan batıya bir hareket var. Sanayi de Nilüfer’de ağırlıktı. Yine doğrusu akşam nereye? Akşam tam tersine. Onun için bunları düşünerek Bursa’da yeni bölgelerin de bu plan kapsamında düşünülmesi gündemde. Zaten bunlar düşünülüyor. Ama burada önemsediğimiz bir şey, kentsel dönüşüm. Hem kentsel dönüşümle yeni yolların açılması sağlanacak, yeni bulvarların açılması sağlanacak, aynı zamanda bizim Yeniden Yeşil Bursa, hedefimize de yaklaşmış olacağız" dedi.



"15 katlı binalar düşüncemiz yok"


Kent Anayasası’nda dönüşümü planlarken çok yüksek katı düşünmediklerini ifade eden Başkan Bozbey, "Yani blok nizam yapalım ya da işte 15 katlı binalar yapalım gibi düşüncemiz yok. Tam tersine blok nizama yönelik, sadece kule gibi yapılardan ziyade bahçesi olan, yani evinden çıktığında direkt bahçeyle karşılaşan ve bahçelerin de sınırları olmadan, insanların özgürce bir yerden bir yere yürüyerek gidebilecekleri, o bahçelerden geçerek yürüyebilecekleri bir planlama anlayışımız var kentsel dönüşümde. Ama bunun yanında mahalle merkezlerini de korumayı hedefliyoruz. Bu bizim kültürümüzde var. Camisi, kahvehanesi, bakkalı ve sağlık ocağı var. Onun yanında muhtarlık binası var gibi. Bunları da düşünerek, sosyal alanları, spor alanlarını düşünerek böyle bir planlama hedefindeyiz ve bunu arkadaşlarımız, özellikle şu anda kentsel dönüşümle ilgili yapmış olduğumuz çalışmalarda çok net olarak ortaya koydular" diye konuştu.



Bursa’ya yeni uydu kentler geliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MTK öğrenme yolculuğunu antik kentlere taşıyor Eğitimi yalnızca sınıf ortamıyla sınırlamayan MTK Koleji, öğrencilerini tarih, kültür ve doğayla buluşturan sosyal projelerine bir yenisini daha ekliyor. 12 Mayıs 2026 Salı günü gerçekleştirilecek "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" etkinliği kapsamında öğrenciler Kaunos Antik Kenti’ni ziyaret edecek, Dalyan tekne turuna katılacak ve İztuzu’nda faaliyet gösteren DEKAMER’de caretta carettalar hakkında bilgi alacak. MTK Koleji’nin "yerinde öğrenme" anlayışı ile düzenlediği özel gezi programı; öğrencilerin tarihi mirası yerinde tanımasını, kültürel değerlerle bağ kurmasını ve çevre bilinci kazanmasını hedefliyor. "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" kapsamında farklı sınıflardaki öğrencilerin yıl boyunca Kaunos, Stratonikeia ve Afrodisias antik kentlerini ziyaret edeceği belirtildi. Eğitimciler, teorik bilginin sahada deneyimle desteklenmesinin öğrenmeyi daha kalıcı hale getirdiğini vurgularken, antik kent ziyaretlerinin çocuklarda tarih bilinci ve kültürel mirasa sahip çıkma duygusunu güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Program kapsamında öğrenciler, Karya uygarlığının önemli merkezlerinden biri olan Kaunos Antik Kenti’nde antik tiyatrodan kaya mezarlarına kadar birçok tarihi yapıyı inceleme fırsatı bulacak. Dalyan kanalları boyunca yapılacak tekne turuyla bölgenin doğal ve kültürel dokusunu gözlemleyecek öğrenciler, ardından DEKAMER ziyaretinde caretta carettaların yaşam döngüsü, korunması ve ekolojik denge üzerine bilgilendirilecek. MTK Koleji yetkilileri, özellikle DEKAMER ziyaretinin okulun sürdürülebilirlik ve çevre odaklı eğitim yaklaşımıyla doğrudan örtüştüğünü belirtti. MTK’nın sahip olduğu "Global Schools" (Küresel Okullar Programı) onayı kapsamında sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çalışmalar yürüttüğü ifade edilirken, okulun "Climate Action Schools" (İklim Eylemi Okulu) yaklaşımı doğrultusunda caretta carettaların da okulun öne çıkan çevresel farkındalık türlerinden biri olduğu vurgulandı. Bu kapsamda öğrencilerin yalnızca tarihi mirası değil, biyolojik çeşitliliği ve doğal yaşamın korunmasının önemini de yerinde öğrenmelerinin amaçlandığı kaydedildi. MTK Koleji yetkilileri, öğrencilerin yalnızca akademik başarıya değil; kültürel farkındalık, çevre duyarlılığı ve sosyal gelişim alanlarında da desteklenmesini önemsediklerini belirtti. "Yerinde öğrenme" anlayışıyla hazırlanan etkinliklerin, öğrencilerin yaşadıkları coğrafyayı daha yakından tanımalarına katkı sunduğu ifade edildi. Tarih, doğa ve bilimi bir araya getiren bu etkinlik sayesinde öğrencilerin geçmişi yalnızca kitaplardan okumakla kalmayacağı, tarihi mekânlarda gözlem yaparak öğrenmenin deneyimsel yönünü de yaşayacağı ifade edildi.
Muğla Sorumsuzluk yangına davetiye çıkarıyor Muğla’nın Menteşe ilçesinde çevresi çam ormanları ile kaplı bir alanda sorumsuz vatandaşlar tarafından geceleri gerçekleştirilen ateş etrafında alkollü muhabbette söndürülmeden bırakılan ateş yangına davetiye çıkarıyor. Muğla’da her yıl yaşanan orman yangınları binlerce hektarlık yeşil alanı yok ederken, yetkililerin tüm uyarılarına rağmen bazı vatandaşların sorumsuz davranışları yeni felaketlerin önünü açıyor. Yanan ormanlık alanlarda kış boyunca temizlik ve fidan dikim çalışmaları sürdürülse de, doğanın eski haline dönmesi için 25 ila 30 yıllık bir süreç gerekiyor. Muğla Valiliği ve Orman Bölge Müdürlüğü tarafından ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, yangına hassas bölgelere giriş yapılmaması, araçlardan sigara izmariti atılmaması ve kırsal bölgelerde anız yakılmaması konusunda sık sık uyarılar yapılıyor. Ancak tüm uyarılara rağmen bazı kişilerin ihmalkâr davranışları dikkat çekiyor. Menteşe ilçesine bağlı Akaçova-Yeşilyurt yolu üzerindeki, Yeşilyurt ile Kafaca mahallelerine hakim tepede gece saatlerinde ateş yakıldığı belirlendi. Kimliği henüz belirlenemeyen kişilerin, yaktıkları odun ateşini söndürmeden bölgeden ayrıldığı görüldü. Tamamı çam ormanlarıyla çevrili alanda farklı noktalarda yakılan ateşlerin izleri sabah saatlerinde de dikkat çekerken, dumanların halen tütmesi tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Bölgede çok sayıda alkol şişesi ve cam kırıkları bulunması da muhtemel bir yangın riskini artırdı. Yetkililer, özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte vatandaşları daha duyarlı olmaya çağırırken, küçük bir ihmalin büyük orman yangınlarına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Bursa Zayıflama iğnesi ile ilgili bilgi kirliliğine dikkat Günümüzde her üç kişiden birinin fazla kilolu veya obez olduğunu belirten Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mahmut Öztürk, obeziteye karşı geliştirilen ve gittikçe yaygınlaşan GLP-1 hormon tedavisinin ancak uzman hekim kontrolünde uygulandığında güvenli ve etkili olabileceğini kaydetti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, çağımızın en yaygın hastalıklarından biri haline gelen obezite ile mücadele edenlerin sayısının 2030 yılına kadar ikiye katlanması bekleniyor. Uzm. Dr. Mahmut Öztürk obezitenin kalp hastalıklarından diyabete, eklem rahatsızlıklarından pek çok kanser türüne kadar birçok kronik hastalığın temel nedeni haline gelen bir sağlık sorunu olduğunu, dolayısıyla vücudun tüm sistemini etkileyen bu durumla başa çıkmanın kolay olmadığını söyledi. "Obezite, vücutta aşırı yağ birikimi ile seyreden kronik bir hastalıktır. Tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" diyen Uzm. D. Öztürk, halk arasında genellikle "zayıflama iğnesi" olarak bilinen tedavinin yaygın olarak kullanıldığını belirtti. Bu tedavide GLP-1 hormonunu taklit eden ilaçların obez kişiye enjekte edildiğini söyleyen Uzm. Dr. Öztürk, şöyle konuştu : "GLP-1 bağırsaklardan salgılanan ve iştahı kontrol eden doğal bir hormon. Bu hormonun etkisini taklit eden ilaçlar, tokluk hissini artırır, iştahı azaltır ve kalori alımını düşürerek sağlıklı kilo kaybına yardımcı olur. Bu tedavi, özellikle vücut kitle indeksi yüksek olan veya obeziteye eşlik eden ek hastalıkları bulunan bireylere hekim kontrolünde uygulanabilir. Genellikle enjeksiyon şeklinde uygulanır ve kişiye özel planlanır. En sık görülen yan etkiler bulantı ve hafif mide şikayetleridir; genellikle geçicidir. Tedavi sürecinde doktor takibi önemlidir." Açıklamasında, son dönemde sosyal medyada GLP-1 tedavisi ile ilgili bilimsel dayanağı olmayan olumsuz paylaşımlar yapıldığını dile getiren Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mahmut Öztürk, bu tür paylaşımların çoğu zaman bireysel deneyimlere dayandığını, oysa uygun hasta grubunda ve hekim kontrolünde uygulandığında GLP-1 analoglarının güvenli ve etkili olduğunu belirtti. Uzm. Dr. Öztürk, "Obezite tedavi edilebilir bir hastalıktır ve modern tıbbi yaklaşımlar ile başarılı sonuçlar elde edilebilir" dedi.
İstanbul ING Türkiye’de üst düzey atama ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine, bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken atandı. ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken, ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine atandı. Sezin Erken’in yeni görevine BDDK onaylarının ardından 13 Mayıs itibarıyla başlaması planlanıyor. Erken, yeni dönemde bankanın en sevilen dijital bankası olma ve üstün müşteri deneyimi sunma hedefi doğrultusunda özel bankacılık ve yatırım alanındaki çalışmalarına liderlik edecek. ’’Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum’’ Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimize ilerlerken yatırım alanını ve özel bankacılığı stratejik önceliklerimiz arasında konumluyoruz. Bu kapsamda, stratejik bakış açısı ve veri odaklı karar alma yetkinliği ile birçok başarıya imza atmış değerli bir ismin bu önemli göreve atanmasından dolayı mutluyuz. Deneyimi ve bilgi birikimiyle Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize ulaşmamızda önemli katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi. Açıklamaya göre Sezin Erken, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde lisans eğitimini ve Columbia Üniversitesi’nde MBA programını tamamladı. McKinsey & Company’de Analist olarak başladığı kariyerine, 2003-2014 yılları arasında Capital One’da devam etti. 2014-2024 yılları arasında sırasıyla; Alternatif Bank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Fibabanka Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Dgpays Bireysel ve Perakende Genel Müdürü olarak görev yaptı. 2025 yılında ING Türkiye’ye Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak katılan Erken, tüzel bankacılık bünyesinde sürdürülebilir büyümeyi destekledi ve dijital pazarlama yolculuğunun şekillenmesinde etkin rol üstlenerek müşteri deneyimini iyileştiren dijital yetkinliklerin güçlenmesine öncülük etti.