GÜNDEM - 31 Ocak 2026 Cumartesi 12:19

Bursa’nın 700 yıllık hafızası Tanpınar’ın izinde anlatıldı

A
A
A
Bursa’nın 700 yıllık hafızası Tanpınar’ın izinde anlatıldı

Kültürel mirası koruyan ve edebiyatla tarihi buluşturan Osmangazi Belediyesi, kentin özgün kimliğini yansıttığı Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinlikleri kapsamındaki özel programında, Türk edebiyatının usta ismi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde betimlediği tarihi durakları, uluslararası öğrencilerle buluşturdu.


Bursa’nın fethinin 700’üncü yılı etkinlikleri kapsamında, Türk edebiyatının usta kalemlerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde iz bırakan Bursa, Osmangazi Belediyesi’nin öncülüğünde uluslararası öğrencilerle buluşturuldu. Osmangazi Belediyesi ile Osmangazi Kent Konseyi iş birliğinde düzenlenen etkinlikte, kentin tarihî ve kültürel hafızasında önemli yer tutan mekânlar yerinde gezilerek tanıtıldı. Osmanlı’nın kuruluş ruhunu yansıtan Osmangazi Türbesi’nden başlayan kültürel aktivitede, usta yazar Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şiirlerinde yer verdiği Muradiye Külliyesi, Hüdavendigar Camii ve Yeşil Camii ziyaret edilerek, Bursa’nın estetik, tarihî ve manevi kimliği katılımcılara aktarıldı. Gezi boyunca ziyaret edilen her noktada, yapıların tarihî önemi ve Tanpınar’ın edebi dünyasındaki yeri hakkında kapsamlı bilgiler verildi.


Çad’dan Ukrayna’ya, Özbekistan’dan Angola’ya, Fas’tan Kazakistan’a kadar birçok farklı ülkeden gelen TÖMER öğrencilerinin yer aldığı etkinlik, kültürlerarası etkileşime de güçlü bir zemin hazırladı. Öğrenciler, Bursa’nın sadece bir şehir değil; tarihi, şiiri ve medeniyet birikimiyle yaşayan bir kültür mirası olduğunu yakından tanıma fırsatı buldu.


"Bursa’da zaman farklı akıyor"


Osmangazi Belediyesi’nin, bu anlamlı organizasyonla hem Ahmet Hamdi Tanpınar’ın edebi mirasını yaşatmayı, hem de Bursa’nın sahip olduğu tarihi ve kültürel değerleri uluslararası düzeyde tanıtmayı amaçladığına işaret eden Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, şöyle konuştu;


"Ahmet Hamdi Tanpınar’ın da dediği gibi Bursa’da zaman farklı akıyor. Bunu Bursa’da yaşayan bilir. Her çıktığınızda kentte farklı bir şey keşfedersiniz. Hem Ahmet Hamdi Tanpınar’ın gözüyle Bursa’ya bakıyoruz, hem de Bursa’nın fethinin 700. yılı kapsamında kenti öğrencilerimizle yeniden keşfediyoruz. Katılan tüm öğrencilere ve Osmangazi Kent Konseyi’ne teşekkür ediyoruz."


Kentin tarihi dokusunun edebiyat ile bütünleştiğine işaret eden Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ise, "700 yıllık bu çınarın altında, dallarının uzandığı her noktadan gelen öğrenci kardeşlerimizle bu etkinliğimizi yapıyoruz." diye konuştu. Akabinde Osmangazi Türbesi’ndeki nöbet değişimi ilgi ile takip edilirken, Özlem Gürses tarafından, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ‘Bursa’da Zaman’ adlı şiiri okundu.


Öğrenciler geziden çok memnun kaldı


Kentin tarihi noktalarına gerçekleştirdikleri ziyaretlerde, mimari yapılara ve Bursa’nın tarihi kimliğine hayran kalan uluslararası öğrenciler de, her bir durağa büyük bir ilgi gösterdi. Çad’da yaşayan ve 7 aydır Türkiye’de bulunan Adam Hassan, geziden dolayı teşekkürlerini belirterek, "Türkiye çok güzel bir ülke, en sevdiğim şehir Bursa" ifadesini kullandı. Kazakistan’dan gelen Aldiyar Yeldar ve Tomiris Kurmanova da tarihi noktaları gezmeyi çok sevdiklerini vurgulayarak, yabancılara Türk tarihini göstermenin çok önemli olduğunun altını çizdi. Bir başka öğrenci Angola’dan Marcelina dos Santos ise, geziden dolayı memnuniyet duyduklarını aktardı.


Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirası uluslararası ölçekte tanıtma vizyonuyla hayata geçirilen bu anlamlı etkinlik, katılımcılardan büyük beğeni toplarken, programa verdiği destek ve kentin tarihî değerlerini edebiyatla buluşturan çalışmaları dolayısıyla Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a ve Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür edildi.



Bursa’nın 700 yıllık hafızası Tanpınar’ın izinde anlatıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Arazide tek başına yürüyen yavru vaşak, sürüden ayrılan pengueni hatırlattı Sivas’ta sürücünün tarlada fark edip görüntülediği yavru vaşak, arazide uzaklaşırken arkasına dönüp bakmasıyla yıllar sonra yeniden gündeme gelen ’sürüsünden ayrılan penguen’ belgeselindeki sahneyi hatırlattı. Sivas’ta yaşayan Musa Karaçınar, aracıyla Doğanşar ilçesi tarafına doğru seyir halindeyken yolun ortasında su birikintisine benzer koyu renkli bir karartı fark etti. Durumdan şüphelenen Karaçınar, aracını yol kenarına çekerek, karartıyı incelemeye başladı. Yaklaştığında bunun yavru bir vaşak olduğunu anlayan Karaçınar, cep telefonuyla görüntü almaya başladı. Bir süre yol kenarında duran vaşak, daha sonra ağır adımlarla arazinin içine doğru ilerledi. Karaçınar, vaşağı gözden kaybolana kadar bir müddet daha izledi. Arazide uzaklaşan vaşağın ilerlerken bir an arkasına dönüp bakması ise dikkat çekti. Bu anlar, Encounters at the End of the World adlı belgeselde yer alan ve sürüsünden koparak tek başına ters yöne yürüyen penguen sahnesini hatırlattı. Söz konusu penguen görüntüleri, yıllar sonra sosyal medyada yeniden paylaşılarak gündem olmuş, ’sürüsünden ayrılıp kendi yolunu seçen penguen’ olarak geniş kitlelerce konuşulmuştu. "Yavru bir vaşaktı" İlk defa bir vaşak gördüğünü söyleyen Musa Karaçınar, "Doğanşar tarafında aracımla yolculuk yapıyordum. Daha sonra ise yolun ortasında bir vaşak olduğunu fark ettim. Aracımdan inip fotoğraflarını ve videolarını çekmeye çalıştım ama kaçtı. İlk defa vaşak gördüm ve arabadan iner inmez görüntü almaya başladım. Büyük değil yavru bir vaşaktı" dedi.
Elazığ Ramazan soflarının vazgeçilmezi ’Badem Şekerine’ yoğun talep Elazığ’da her Ramazan olduğu gibi bu yıl da kentin ’beyaz altını’ olarak dillendirilen bademin, şeker yolculuğu başladı. Ramazan ayından standart düzeyde yapılan badem şekeri 11 ayın sultanının gelmesiyle rekor üretime geçiyor. Osmanlı döneminde yapıldığı bilinen, Elazığ’da Ramazan ayında hemen her eve giren, yurt dışına da gönderilen badem şekeri, bu yıl da birçok işletmede yapılmaya başlandı. Yılın 11 ayında çok az üretimi olan ve kentte ’beyaz altın’ olarak dillendirilen badem şekerinin üretimi, Ramazan ayında ise rekor kırıyor. Günlük üretim ve tüketimi yaklaşık 5 kat artan badem şekeri için ustalar tatlı bir telaş içine giriyor. Kilogramı 500 liradan alıcı bulan ve ağırlıklı olarak yerli bademle hazırlanan kentin ’beyaz altını’ 3 saatte hazır hale geliyor. Badem, 1 saat boyunca kavrulmasının ardından 2 saat de özel kazanda şekerleniyor. Vatandaşlar, iftardan sonra çayın yanında kan şekerini düzenlediğini belirttikleri badem şekerine rağbet gösteriyor. Tüm İslam aleminin Ramazan ayını kutlayan badem şekeri ustası Coşkun Ceylan, "Badem şekeri, Osmanlı’dan gelen bir gelenektir. Özellikle Elazığ’da normal zamanlarda da talep oluyor ama Ramazan aylarında sofraların olmazsa olmazı oluyor. Orucunu açan mutlaka çayın yanında badem şekerini içiyor. Normalde badem şekerinin en lezzetlisi şekeri az olandır. Çayın yanında o damak tadını oluşturmalıdır. Normal zamanlarda 150-200 kilogram badem şekeri satarken, Ramazan ayında 5 katına 750 kilogram civarında satış gerçekleştiriyoruz. Bu da insanların talepleri üzerine oluyor. Dışarıda yaşayan Elazığlı vatandaşlara da buradan çok gönderiyoruz. Badem şekeri soflardan sonra çayın vazgeçilmezidir. Fiyat, geçen sene badem ağaçlarına don vurmasından dolayı ister istemez badem fiyatlarını yükseltti. Geçen sene kilosunu 300 liraya verdiğimiz badem şekeri 500 liradan satılıyor" dedi.
Bursa Arena Anne-Baba Okulu’nda sertifika heyecanı Arena Eğitim Kurumları’nın, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) iş birliğiyle hayata geçirdiği "Anne Baba Okulu" projesi, ikinci dönemini başarıyla tamamladı. 10 hafta boyunca uzman akademisyenlerden eğitim alan ebeveynler, Arena Okulları Beşevler Kampüsü’nde düzenlenen törenle sertifikalarına kavuştu. Törene BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Çepni, Arena Eğitim Kurumları Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Feyyat Gökçe, Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, BUÜ Öğretim Üyesi Dr. İsmail Çimen kurum yöneticileri ve çok sayıda veli katıldı. Arena Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Celal Arslan, projenin hem kurum hem de toplum için taşıdığı değeri vurguladı. Eğitimin evdeki değişimle başladığına dikkat çeken Arslan, "Bugünkü tabloyu kelimelerle anlatmak mümkün değil; bizim için gerçekten çok anlamlı bir gün. 10 hafta boyunca hem Bursa’dan hem de çevre illerden çok değerli hocalarımız velilerimizle buluştu. Projemizdeki temel felsefe ’evi değiştirmekti’. İnanıyoruz ki evdeki ortamı dönüştürebilirsek, çocuklarımız hayata çok daha güçlü adapte olacaklardır. Kendi velilerimizle sınırlı kalmayıp, bu bilinçle Bursa genelinde öncü bir rol üstlenmek ve benzer çalışmalara model teşkil etmek istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki çevremiz güzelleşirse biz de güzelleşiriz. Bu toplumsal gelişim vizyonuyla hareket ederek, her yıl daha da güçlenen bu projeyi kentimiz için köklü bir geleneğe dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Bu yolda bizden desteğini esirgemeyen, Eğitim Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Salih Çepni ve Bilim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Feyyat Gökçe hocalarımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. BUÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Salih Çepni ise konuşmasında, projeyle üniversite-şehir iş birliğinin en güzel örneklerinden birinin sergilendiğini belirtti. Ebeveynlerin eğitimdeki rolüne değinen Çepni, "Anne Baba Okulu, iki yıllık süreçte kendi kültürünü ve sistemini oluşturmuş kıymetli bir proje. Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi olarak topluma hizmet etme misyonumuz doğrultusunda, bu çalışmanın bilimsel tarafında yer almayı ve akademik bilgiyi sahaya indirmeyi önemsiyoruz. Velilerimizin ’tüm sorumluluk okulda olsun’ anlayışından uzaklaşarak okul ile aktif bir iş birliği içine girmesi, çocuklarımızın geleceği için en büyük kazanımdır. Bu modelin zamanla daha da zenginleşerek çok daha geniş kitlelere ulaşacağına kalpten inanıyorum" diye konuştu. Program süresince veliler; 21. yüzyılda ebeveynlik, dijital dünyada çocuk yetiştirme, akran zorbalığı, güvenli bağlanma ve etkili iletişim gibi kritik başlıkları ele aldı. Alanında uzman akademisyenlerin sunumlarıyla gerçekleşen eğitimler, ebeveynlere çocuklarının gelişim süreçlerinde karşılaştıkları zorluklara karşı bilimsel ve pratik çözüm yolları sundu. Tören, protokol üyelerinin velilere sertifikalarını takdim etmesi ve çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.