GÜNDEM - 29 Ocak 2026 Perşembe 10:03

Bursa’da kamusal işgale geçit yok

A
A
A
Bursa’da kamusal işgale geçit yok

Bursa Büyükşehir Belediyesi ve 17 ilçe belediyesinin zabıta ekipleri, özel gereksinimli bireyler ve yaş almış vatandaşların kentte engelsiz hareket edebilmesi için kamusal alan işgallerine karşı denetimleri artırıyor.


Bursa Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen Zabıta Koordinasyon Toplantısı, Osmangazi Belediyesi Zabıta Şube Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirildi.


Toplantıda, özellikle engelli vatandaşlar ve yaşlı bireyler başta olmak üzere tüm kırılgan grupların kent içinde rahat gezebilmeleri ve bir yerden bir yere rahat ulaşabilmeleri için yapılacak çalışmalar ele alındı. Uzun süredir sorun teşkil eden bölgelerde kamusal alan işgallerine yönelik denetimlerin artırılmasına karar veren zabıta teşkilatı, işgaliye sınırlarının yeniden değerlendirilmesi ve erişilebilirliği engelleyen uygulamaların ortadan kaldırılması için harekete geçecek.


Denetimler arttırılacak


Koordinasyon toplantısında, engelli ve yaşlı bireylerin kaldırım, yaya yolu ve ortak kullanım alanlarını güvenli ve engelsiz şekilde kullanabilmelerinin önemine dikkat çekildi. Bu amaçla il genelinde eş zamanlı ve koordineli denetimlerin artırılarak sürdürüleceği vurgulandı.


Buluşmada, çevreyi kirleten kişi ve işletmelere yönelik denetimlerin sıklaştırılması, yaklaşan Ramazan ayı boyunca özellikle camiler ve turistik alanlarda dilencilik faaliyetlerine karşı kontrollerin yoğunlaştırılması da kararlaştırıldı. Hurda araçların muhafaza edilebileceği depo ve otopark alanlarının oluşturulması, sahipsiz hayvanların geçici olarak barındırılabileceği alanların temini ve teslim süreçlerinin düzenlenmesi de ele alındı.


Öte yandan İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatına İlişkin Yönetmeliğin Ek 3. maddesi kapsamında uygulanan faaliyetten men ve idari para cezalarına ilişkin değerlendirmeler yapılırken, Bursa Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyeleri arasında yürütülecek ortak çalışmalar da konuşuldu.



Bursa’da kamusal işgale geçit yok

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.