ASAYİŞ - 12 Mayıs 2026 Salı 14:14

Bursa’da ekipler seferber oldu: Mahsur kalan 5 çocuk kurtarıldı

A
A
A
Bursa’da ekipler seferber oldu: Mahsur kalan 5 çocuk kurtarıldı

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde dere yatağında mahsur kalan 5 çocuk ekiplerin zamanında müdahalesiyle kurtarıldı. Olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri, korku dolu anlar yaşayan çocukları bulundukları noktadan çıkararak ailelerine teslim etti.


Olay, Yıldırım ilçesi Değirmenönü Mahallesi Dokuzgözeler mevkiinde meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarda, dere içerisinde yaşları 5 ile 6 arasında değişen 5 erkek çocuğun mahsur kaldığı bildirildi. İhbar üzerine bölgeye AFAD, sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine ulaşan ekipler, dere yatağında mahsur kalan çocuklara ulaştı. İtfaiye ekiplerinin çalışması sonucu çocuklar bulundukları yerden sağ olarak kurtarıldı. Sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.


Olayla ilgili herhangi bir olumsuzluk yaşanmazken, ekipler çalışmaların ardından bölgeden ayrıldı.



Bursa’da ekipler seferber oldu: Mahsur kalan 5 çocuk kurtarıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’de iyilik rüzgarı, 12 binden fazla kişinin hayatına dokundu Denizli Büyükşehir Belediyesi Sevgi Eli, hayırseverler ile ihtiyaç sahipleri arasında kurduğu köprüyle 12 binden fazla kişinin hayatına dokundu. Denizlilileri iyilik hareketine ortak olmaya davet eden Başkan Çavuşoğlu, "Kullanmadığınız eşyalarınız, başkasının dünyası olabilir" dedi. Denizli’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden biri olan Denizli Büyükşehir Belediyesi Sevgi Eli, kentte dayanışma ve paylaşma kültürünü büyütmeye devam ediyor. Hayırseverler ile ihtiyaç sahipleri arasında köprü görevi yürüten Sevgi Eli, son iki yılda 8 bin 832 kişiye giyim, 3 bin 362 aileye ise ev eşyası desteği sağlayarak 12 binden fazla vatandaşın hayatına dokundu. Bu kapsamda, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Sevgi Eli, vatandaşların kullanmadığı kıyafet, beyaz eşya, mobilya gibi eşyaları bir telefonda teslim alarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Muhtaç durumda olan vatandaşlara umut olmak isteyen hayırseverler, bağışlamak istediği eşyalar için 0 545 378 49 59 numaralı telefondan Sevgi Eli ile iletişime geçebiliyor. "Yardımlaşma bizi birbirimize bağlayan en güçlü bağdır" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, geçen yıl kendi binasında hizmet vermeye başlayan Sevgi Eli’nin kamu kaynaklarını etkin kullanarak çok daha verimli çalıştığını söyledi. Bu verimli çalışmayla binlerce hayata dokunduklarını anlatan Başkan Çavuşoğlu, hemşehrilerini iyilik hareketine destek vermeye davet ederek, "Yardımlaşma bizi birbirimize bağlayan en güçlü bağdır. Bu anlayışla, şehrimizde birlik ve beraberlik ruhunu her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Kullanmadığınız eşyalarınız, başkasının dünyası olabilir. Gelin, ihtiyaç sahibi insanımızın yüzünü hep birlikte güldürelim" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakan Işıkhan: "Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tahlilleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Emeklilerimizin Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tahlilleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bu sene 10’uncusu düzenlenen Uluslararası İş sağlığı ve Güvenliği Konferansı’na katıldı. ‘Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz, Herkes İçin Sürdürülebilir İş Sağlığı ve Güvenliği’ temasıyla gerçekleştirilen programda iş kazaları oranlarının en aza indirilmesi ve gerekli önlemlerin en üst seviyede alınması hedefledi. Burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Işıkhan, insan emeğinin olduğu her yerde güvenlik ihtiyacı olduğunu fakat modern anlamda iş sağlığı ve güvenliği anlayışının Sanayi Devrimi’yle birlikte çok daha görünür hale geldiğinin altının çizdi. Işıkhan, zaman içerisinde iş sağlığı ve güvenliği anlayışının ‘iş kazası olduktan sonra müdahale eden’ klasik yaklaşımdan, ‘risk oluşmadan önce önlem alan’ koruyucu ve önleyici yaklaşıma evrildiğini aktardı. Gelişmiş ülkelerin iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir yükümlülük değil, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak gördüğünün altını çizen Işıkhan, "Uluslararası Çalışma Örgütü’nün güvenli ve sağlıklı çalışma ortamını temel bir çalışma hakkı olarak kabul etmesi de bunun en güçlü göstergelerinden biridir. Türkiye olarak bizler de; bu dönüşümü yakından takip eden değil; bu dönüşümün aktif bir parçası olan ülkelerden biriyiz" şeklinde konuştu. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, aynı zamanda sosyal devlet yaklaşımımızın temelidir" Işıkhan, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliğinin tarihi oldukça köklü olduğunu belirterek, 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Işıkhan, "Bu Kanun ile birlikte; kamu dahil tüm çalışanlarımız aynı koruma şemsiyesi altına alınmış, risk değerlendirmesi zorunlu hale getirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliği sistemi güçlendirilmiş, işyerlerinde önleyici yaklaşım esas alınmıştır. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye; iş sağlığı ve güvenliği alanında müstakil bir kanuna sahip, uluslararası standartlarla uyumlu, kapsamlı mevzuat altyapısı bulunan ülkeler arasında yer almaktadır. Bizler, insanı merkeze alan bir medeniyet anlayışının mensuplarıyız. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, aynı zamanda sosyal devlet yaklaşımımızın temelidir" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 24 yılda iş sağlığı ve güvenliği alanında da insan odaklı çok güçlü reformları hayata geçirdiklerini vurgulayan Işıkhan, Çalışanların sağlığını, güvenliğini ve insan onuruna yaraşır çalışma hakkını daima öncelikli meselelerimizden biri olarak gördüklerini ifade etti. "2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz" Işıkhan, gelinen noktada, artık iş sağlığı ve güvenliği alanında yalnızca işyerlerinde ortaya çıkabilecek klasik risklerin konuşulmadığını söyleyerek, "İş sağlığı ve güvenliği politikalarımızı da çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde güncelliyoruz. Bu kapsamda hazırladığımız 2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz. Bu belge; "sorumlu işveren, bilinçli çalışan ve etkin otorite" ilkeleri üzerine kurulmuştur. Belge kapsamında; önleyici güvenlik kültürünün güçlendirilmesi, dijital denetim sistemlerinin yaygınlaştırılması, veri temelli politika üretimi, uzaktan çalışma süreçlerinin düzenlenmesi, risk odaklı denetim modellerinin geliştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin erken yaşlardan itibaren yaygınlaştırılması gibi çok önemli hedefler belirledik. Yakında belgeyi kamuoyuyla paylaşacağız" ifadelerini kullandı. Özellikle çocukların güvenlik kültürünün erken yaşta oluşmasını çok önemsediklerini dikkati çeken Işıkhan, güvenlik kültürünün toplumun bütününde oluşması gerektiğine inandıklarını söyledi. "Konferansın küresel iş birliğini güçlendireceğine yürekten inanıyorum" Işıkhan, Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği alanında yalnızca kendi içinde dönüşüm yaşayan bir ülke değil, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası iş birliklerinde önemli rol üstlenen bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Uluslararası konferanslarımız, teknik iş birliklerimiz, Avrupa Birliği projelerimiz, İslam İşbirliği Teşkilatı kapsamındaki çalışmalarımız ve uluslararası kuruluşlarla yürüttüğümüz ortak programlarımız bu anlayışın en somut göstergesidir. Bu konferansın da ülkeler arasında bilgi paylaşımını artıracağına, iyi uygulama örneklerinin yaygınlaşmasına katkı sunacağına ve küresel iş birliğini güçlendireceğine yürekten inanıyorum. Elbette önümüzde bizleri bekleyen hâlâ önemli sorumluluklar bulunmaktadır. İş kazalarını ve meslek hastalıklarını daha da azaltmak zorundayız. Özellikle çok tehlikeli sektörlerde, daha güçlü tedbirler almak zorundayız. KOBİ’lerimizin kapasitesini artırmak zorundayız. Teknolojiyi insan hayatını koruyan bir araç haline getirmek zorundayız. Ama şunu çok açık ifade etmek isterim ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu konuda güçlü bir iradeye sahiptir" ifadelerini kullandı. "Emeklilerimizin Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tahlilleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" Konuşmasında emeklilerin Kurban Bayramı ikramiyelerinin yatırılacağı tarihleri de paylaşan Işıkhan, "Emeklilerimizin aylık ödemeleri ile Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tahlilleri arasında hesaplarına yatırıyoruz. Tüm emeklilerimizin ödemelerinin hayırlı olmasını diliyor, sağlık ve huzur içerisinde nice bayramlara ulaşmalarını temenni ediyorum. Şimdiden mübarek Kurban Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diliyorum" dedi. Buna göre gelir aylıklarının ödeme günü ayın 17, 18, 19, 20, 21 ve 22’si olanların mevcut gününde; gelir aylıklarının ödeme günü ayın 23’ü ile 24’ü olanlar ayın 21 Mayıs’ta ve gelir aylıklarının ödeme günü ayın 25’i ve 26’ı olanlar ise 22 Mayıs’ta bayram ikramiyeleri ve aylıklarını alacak. Program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından ‘İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geleceği: Sürdürülebilir İnsan Odaklı Yaklaşımlar’ oturumuyla devam etti.
Malatya Ölmeztoprak’tan Kale, Battalgazi ve Yeşilyurt’a ziyaretler AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, geniş kapsamlı saha programlarıyla vatandaşlarla bir araya geldi. AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak geniş kapsamlı saha programlarıyla vatandaşlarla bir araya geldi. Kale’de İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nda partililer ile bir araya gelen Ölmeztoprak, Battalgazi’de hane ziyaretlerinden pazarcı esnafına, Yeşilyurt’ta ise taziye ve hasta ziyaretlerine kadar şehrin her noktasında temaslarda bulundu. Kale’de teşkilat buluşması ve istişare vurgusu AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Kale ilçesinde gerçekleştirilen AK Parti İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nda parti mensuplarıyla bir araya gelerek sahadan gelen görüşleri ve mahallelerin ihtiyaçlarını istişare etti. Toplantıda, teşkilatların sahadaki gayretinin önemine değinen Ölmeztoprak, ortak aklın ve dayanışma ruhunun gücüne dikkat çekti. İlçenin kalkınma hedeflerinin ve önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasının ele alındığı toplantı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Ölmeztoprak, "Teşkilatlarımızın hemşerilerimizle kurduğu güçlü bağ, yürüttüğümüz çalışmaların en sağlam dayanağıdır. Daha müreffeh ve her alanda gelişen bir Malatya için çalışmalarımızı artırarak sürdüreceğiz" dedi. Niyazi Mahallesi’nde anneler günü vefası Programlarına Battalgazi ilçesi Niyazi Mahallesi’ndeki hane ziyaretleriyle devam eden Ölmeztoprak, Anneler Günü vesilesiyle mahalle sakinlerinin kapısını çaldı. İlk olarak bir mahalle sakinini ziyaret ederek hayır duasını alan Ölmeztoprak, büyüklerin hayat tecrübesinin kendileri için her zaman ayrı bir kıymet taşıdığını vurguladı. Ziyaretleri kapsamında anaokulu öğretmeni Şenay Hanım ve beden eğitimi öğretmeni Vahap Bey ile de görüşen Ölmeztoprak, eğitime adanmış bir aile tablosuna şahitlik etti. Ölmeztoprak, "Evlatlarımızın yetişmesine emek veren öğretmenlerimizin gayreti ve fedakarlığı her türlü takdirin üzerindedir" ifadelerini kullanarak, tüm annelerin ve eğitimcilerin emeklerine teşekkür etti. "Esnafımız ticari hayatın lokomotifidir" Niyazi Mahallesi’nde kurulan semt pazarında esnafı ziyaret eden Ölmeztoprak, tezgahları dolaşarak pazarcı esnafının taleplerini dinledi. Deprem sonrası süreçte Malatya’nın ticari hayatının güçlenmesinin öncelikli hedeflerden biri olduğunu belirten Milletvekili Ölmeztoprak, "Malatya’mızın yeniden inşa sürecini ticaretiyle, sosyal hayatıyla ve mahalle kültürüyle bütüncül bir anlayışla ele alıyoruz. Malatya’mızın her alanda topyekün ihyası adına çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Dilek Mahallesi’nde taziye ve şifa ziyaretleri Yeşilyurt ilçesi Dilek Mahallesi’nde de temaslarda bulunan Ölmeztoprak, AK Parti İl Disiplin Kurulu Üyesi Mehmet Özen’in vefat eden annesi için taziye ziyaretinde bulundu. Ölmeztoprak, yakın zamanda operasyon geçiren vatandaşı da ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.
Çankırı Sumitomo Rubber AKO lastik fabrikası işçileri greve çıkacak Çankırı’da bulunan Sumitomo Rubber AKO lastik fabrikası ile Petrol-İş Sendikası arasında yaklaşık 5 aydır süren toplu iş sözleşmesinde anlaşmaya varılmaması sebebiyle grev kararı alındı. Türkiye’nin en büyük lastik üretim tesislerinden biri olan Çankırı’daki Sumitomo Rubber AKO lastik fabrikası ile Petrol-İş Sendikası arasında süren toplu iş sözleşmesinde taraflar arasında anlaşma sağlanmaması sebebiyle grev kararı alındı. 7 Mayıs’ta alınan karar kapsamında anlaşmaya varılamazsa fabrika işçileri 2 Haziran’da iş bırakacak. Alınan kararla ilgili açıklamalarda bulunan Petrol-İş Sendikası Çankırı Şube Başkanı Halil İbrahim Topçu, ocak ayından beri devam eden görüşmelerde netice alamadıkları için grev kararını aldıklarını ifade etti. "Anlaşma olmazsa grev hakkımızı kullanacağız" 2024 yılında da işçilerin haklarını 43 süren grevle aldığını dile getiren Topçu, "Petrol-İş Sendikası ile Sumitomo arasında devam eden toplu iş sözleşmesi sürecimiz ocak ayında başladı. Ancak geçen süreçte ne yazık ki herhangi bir sonuç elde edemedik. 7 Mayıs tarihinde grev kararımızı aldık, işverene tebliğ ettik, ilan panolarına astık ve kamuoyuyla paylaştık. Grevimizi uygulayacağımız tarih ise 2 Haziran’dır. Bu tarihe kadar görüşmelerimiz devam edecek. Müzakereyle sonuç alınırsa masada anlaşacağız, aksi halde grev hakkımızı kullanacağız. 2024 yılında da aynı süreci yaşadık. Son ana kadar taleplerimize yanaşmadılar ve biz greve çıktık. 43 gün süren grevin sonunda da haklı taleplerimizi elde ettik" dedi. "İşverenin çalışanlarına reva gördüğü ücretler bizi bu noktaya getirdi" Taleplerinin firma tarafından karşılanmadığını söyleyen Topçu, "Yaşanan enflasyon ve kayıplarımızın telafisi için bir taslak oluşturduk. 14 Nisan’da arabulucu toplantımızı gerçekleştirdik. Ancak işveren, 6 aylık enflasyon oranının üzerine çıkmadı. İlk olarak yüzde 13-19 arasında teklif sundular, sonrasında yüzde 13’te kaldılar. Biz ise taslağımızdaki yüzde 33’lük talebi yüzde 25’e kadar esnetmemize rağmen işveren bunu da kabul etmedi. Bizim için grev bir amaç değil, araçtır. Ancak mecbur kalındığında kullanmaktan da çekinmeyiz. İşverenin gece gündüz emek veren çalışanlarına reva gördüğü ücretler bizi bu noktaya getirdi. Anadolu’da da grev yapılabileceğini biz gösterdik. 43 gün boyunca aslanlar gibi mücadele ettik. Biz masada anlaşmak istiyoruz ancak işveren mevcut kazanımlarımızı geriye götürmek istiyor. Üç ay boyunca ciddi bir teklif sunulmadı ve enflasyonun altında teklifler verildi. Bu anlayış devam ederse, 2 Haziran’da yeniden greve çıkacağız" dedi.