ASAYİŞ - 23 Ocak 2026 Cuma 10:56

Aileleri cenazelerini bile istemedi, o teröristler devlet tarafından gömüldü

A
A
A
Aileleri cenazelerini bile istemedi, o teröristler devlet tarafından gömüldü

Yalova’da 3 kahraman polisin şehit olduğu DEAŞ operasyonunda Özel Harekat polisleri ile girdikleri çatışmada etkisiz hale getirilen 6 DEAŞ’lı militan, Bursa’da cenaze namazları bile kılınmadan gömüldü.

Yalova’da geçtiğimiz ay DEAŞ’lı teröristlerin bulunduğu İsmetpaşa Mahallesi Seher Sokak’taki 2 katlı eve Yalova İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda, bina içerisinde bulunan teröristlerin görevli polis memurlarına ateş açması sonucunda Yalova İl Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli Yasin Koçyiğit, Turgut Külünk ve İlker Pehlivan isimli polisler şehit oldu. Yaralanan polisler Zekeriya Kınalı, Eren Çelik, Eren Işık Cihan Kadıoğlu, Yusuf Irak ve Akşemsettin Temel Yalova Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Zafer Umutlu ve Haşem Sordabak isimli teröristlerin de aralarında bulunduğu 6 terörist ise etkisiz hale getirildi.

Aileleri cenazelerini bile istemedi, o teröristler devlet tarafından gömüldü

Şehit polisler memleketlerinde düzenlenen merasimlerin ardından toprağa verilirken, otopsi için Bursa Adli Tıp Morgu’na gönderilen teröristlerin cesetlerini ise sahiplenen çıkmadı. Adli tıp tarafından ailelere yapılan çağrıya kulak veren olmayınca süreç devlet tarafından ilerletildi. Ailelerinin cenazelerini bile teslim almaya gelmediği 6 teröristin cesedi, adli tıpta geçen 25 günlük sürenin ardından devlet tarafından defnedilmek üzere işlemlere başlandı. Valilik tarafından ada ve parselleri belirlenen Erdoğan Köy ve Hasköy Mezarlıklarındaki yerlere 6 terörist geniş güvenlik önlemleri eşliğinde sessiz ve kontrollü bir şekilde gömüldü.

Aileleri cenazelerini bile istemedi, o teröristler devlet tarafından gömüldü

Ramazan Faruk Kahraman

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Belgeselden doğan projede temel etabına geçildi Düzce Organize Sanayi Korumalı İş Merkezi (DOSKİM) projesi özel bireylere istihdam sağlayacak. Proje adım adım ilerlemeye devam ediyor. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Tanju Acar’ın bir belgesel izlerken aklına gelen ve yaklaşık 4 yıllık çalışma ile hayata geçirilen DOSKİM için çalışmalar adım adım ilerliyor. Proje için oluşturulan kurulun ardından merkezin inşaatı için yer tahsisi yapıldı. Planlanan program çerçevesinde hafriyat çalışmaları başladı. Ancak kar yağışı nedeniyle zemin sıkılaştırması havaların iyileşmesine kaldı. Havaların ısınmasıyla birlikte DOSKİM için çalışmalar yeniden başlayacak. Proje ile ilgili bilgiler veren DOSKİM’in fikir babası Düzce Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Tanju Acar şunları söyledi; "Şu anda temel aşamasına gelindi. Çok güzel ilerlemeler var. Yürütme Kurulu oluşturduk. Belediye Başkanı Faruk Özlü’de bize başkanlık yapıyor. Projenin çok hızlı ilerlemesinin bir sebebi de imece usulüyle yapılacak olması. Yani bir kurum veya kuruluş bu projeyi üstlenip onun üzerinden yürümeyecek. Herkes elini taşın altına koyacak dolayısıyla da çok hızlı ilerleyecek ve kimseye fazla yük olmayacak. Geçtiğimiz haftalarda hafriyat çalışmaları yapıldı. Zemin sıkılaştırma yapılıyordu ancak kar yağışı başladı. Mecburen ara verdik. Havaların açılmasıyla birlikte temel çalışmaları başlayacak. Bu projenin hayata geçirilmesiyle birlikte zihinsel özel yetişkinler, istihdama katılacaklar. Projeye fabrika sahipleri de sıcak bakıyor. Çünkü devlet, fabrikalara engelli çalıştırma mecburiyeti koydu. Firmalarda bu mecburiyeti hazırlanan proje ile gerçekleştirecekler. Bu nedenle sıcak bakıyorlar."
Niğde Erkek egemen mesleğe kadın eli değdi Ailesi ve çevresinin ’yapamaz’ sözlerine rağmen Niğde’nin tek kadın ayakkabı tamircisi olan 16 yaşındaki Esra Dinç, iki yıldır sürdürdüğü mesleğinde gösterdiği azim ve yetenekle dikkat çekiyor. ’Yapamazsın’ sözlerine aldırmadan ayakkabı tamir tezgahının başına geçen Esra Dinç, hayalini kurduğu mesleği, çevresinin ve ailesinin ilk tepkilerine rağmen bırakmadı. Daha önce bir çantacıda çalışırken iş yerinin kapanmasıyla yeni bir arayışa giren Esra Dinç, tanıdıkları aracılığıyla ayakkabı tamircisi Ramazan Aktaş’la tanıştı. İlk günlerde tereddüt yaşadığını dile getiren Esra; "Bir kız olarak beni alır mı diye çok düşündüm ama ‘Ben yaparım’ dedim. Elimi işten hiç çekmedim" sözleriyle süreci anlattı. Başlangıçta ailesinden olumsuz tepkiler aldığını belirten Esra, en büyük desteği dedesinden gördüğünü söyledi. Önyargılara rağmen mesleğinde ısrarcı oldu Dinç; "Ailem ilk zamanlar hiç istemedi, sadece dedem sen yaparsın, ben arkandayım dedi. Başka meslek de seçebilirdim ama benim merakım da vardı bu işe. Ailem tepki aldım önce. ‘Yapamazsın kız başına ne işin var orada?’ gitmeyeceksin falan dediler ilk başta. Dedem de ben arkndayım, her yolu ben açıyorum dedi. Ben de hep ondan güven alarak bu bu yollara geldim" dedi. 2 yıllık emeğinin ardından ailesinin de artık kendisiyle gurur duyduğunu ifade eden Esra Dinç, meslekteki kararlılığını ve hedeflerini anlattı. Eğitimine devam ettiğini ve okulda son yılına girdiğini belirten Dinç, hem derslerini sürdürdüğünü hem de işine sevgiyle devam ettiğini ifade etti. Şu anda kalfalık yolunda ilerlediğini, ancak ustalığa geçme hedefini anlatan Dinç en büyük hayalinin ustasını geride bırakarak alanında en iyi usta olmak olduğunu söyledi. Kadınların yapamayacağı hiçbir iş olmadığına inanan ve geleceğini mesleği üzerine kurmak istediğini söyleyen genç kalfa; ayakkabı üretim süreçlerini yakından takip ettiğini, özellikle deri üretimi, makineler ve taban yapımıyla ilgili videolar izleyerek kendini geliştirdiğini de aktardı. Hedefinin ustasından dükkanı devralarak işletmeyi sürdürmek olduğunu söyleyen Dinç, ustasının da bu konuda kendisine güvendiğini belirterek ilerleyen süreçte ustasının yalnızca kontrol amaçlı dükkana gelmesini ve işin tamamen kendisine emanet edilmesini arzuladığını sözlerine ekledi. Haftada bir gün çıraklık okuluna giden, diğer günlerde ise tamirci dükkanında çalışan Esra’ya mesleğin inceliklerini öğreten usta Ramazan Aktaş ise birkaç yıl içinde dükkanı kalfasına devrederek emekli olmayı hedefliyor. Aktaş; Esra’nın kısa sürede mesleğe uyum sağladığını belirterek, "İlk başta açıkçası çok umutlu değildim ama baktım ki işi ben söylemeden yapıyor, müşterilerle iletişimi çok iyi. Kısa sürede kendini gösterdi. Ayakkabı tamirciliğine ilgi giderek azaldı. Usta sayısı her geçen yıl düşüyor. Bu meslek bitecek deniyor ama insanlar olduğu sürece ayakkabı tamirciliği de olacak. İnşallah ilerleyen yıllarda bu dükkanı Esra’ya devredeceğim" ifadelerini kullandı. Dükkanın müşterilerinden Cennet Baz; "Bir kadının bu mesleği yapması beni çok gururlandırdı. Ayakkabılarımı gönül rahatlığıyla teslim ediyorum" diye konuştu.