ASAYİŞ - 15 Ocak 2026 Perşembe 13:03

Bolu’da 78 kişinin öldüğü Grand Kartal Otel faciasında Başsavcılık istinafa gitti

A
A
A
Bolu’da 78 kişinin öldüğü Grand Kartal Otel faciasında Başsavcılık istinafa gitti

Bolu’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği Grand Kartal Otel faciası davasında, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı karara itiraz ederek Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvurdu. Başsavcılık, otel sahibi aile üyelerinin ’olası kast’ yerine ’bilinçli taksir’, kamu görevlilerinin ise ’bilinçli taksir’ yerine ’taksir’ suçundan cezalandırılmasını talep etti.


Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Grand Kartal Otel davasında verilen kararlara ilişkin hazırladığı istinaf dilekçesini Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığı’na sundu. Dilekçede, sanıkların suç vasıflarının yeniden değerlendirilmesi istendi.



Otel sahipleri için ’bilinçli taksir’ istemi


Başsavcılık tarafından sunulan dilekçede, ‘Olası kastla öldürme ve yaralama’ suçundan ceza alan Grand Kartal Otel Yönetim Kurulu Üyeleri Emine Murtezaoğlu Ergül ile kızları Ceyda Hacıbekiroğlu ve Elif Aras’ın suç vasfına itiraz edildi. Başsavcılık, sanıkların eylemlerinin ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.



Otel müdürünün cezasında indirim talebi


İstinaf başvurusunda, ‘Bilinçli taksirle’ suçundan ceza alan Otel Müdürü Zeki Yılmaz’ın durumu da ele alındı. Yılmaz’ın yangın güvenliği eğitimi ve tatbikatları yaptırmadığı, sorumlu olduğu yangın paneli, duman dedektörleri ve alarm sistemleri konusundaki yükümlülüklerini yerine getirmediği vurgulandı. Ancak dilekçede, Yılmaz’ın 16 Aralık 2024’te yapılması planlanan itfaiye denetiminin iptaline yönelik bir eylemde bulunduğuna veya talimat verdiğine dair dosyada tespit bulunmadığına dikkat çekildi. Yılmaz’ın sonucu öngörmesine rağmen tedbirsiz davrandığı belirtilerek, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan cezalandırılması talep edildi.



Beraat eden sanıklara ceza istemi


Savcılık, yargılama sonucunda beraat eden mutfak personeli Faysal Yaver ile İş Güvenliği Uzmanı Ece Kayacan hakkındaki karara da itiraz etti. Dilekçede, bu isimlerin de ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan cezalandırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, FQC Global Sertifikasyon A.Ş. yetkilisi Ali Ağaoğlu ile şirket çalışanı Aleyna Beşinci hakkında ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan ceza verilmesi istendi.



Kamu görevlileri için suç vasfı itirazı


Dilekçede, faciada sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan hapis cezası alan kamu görevlileri hakkında da değerlendirmede bulunuldu. Bolu İl Özel İdaresi eski Genel Sekreteri Sırrı Köstereli, Genel Sekreter Yardımcısı Bünyamin Bal, Ruhsat ve Denetim Şube Müdürü Yeliz Erdoğan ile eski şube müdürü Mehmet Özel’in eylemlerinin ‘Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçu kapsamında kaldığı ifade edilerek, kararın bu yönde düzeltilmesi talep edildi.



Bolu’da 78 kişinin öldüğü Grand Kartal Otel faciasında Başsavcılık istinafa gitti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyonu Toplantısı" yapıldı Kars’ta kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi amacıyla "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele İl Koordinasyonu İzleme ve Değerlendirme Komisyonu Toplantısı" Vali Ziya Polat başkanlığında gerçekleştirildi. Valilik Toplantı Salonu’nda yapılan toplantıya, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, emniyet, jandarma, sağlık, adalet, sosyal hizmetler ve sivil toplum kuruluşlarının yetkilileri katıldı. Toplantıda, kadına yönelik şiddetin önlenmesine yönelik il genelinde yürütülen faaliyetler ele alınırken, 2025 yılında Kars’ta yürütülen çalışmalar ile 2026 yılında yapılması planlanan çalışmalar değerlendirildi. Ayrıca şiddet vakalarının azaltılması, mağdurların korunması, destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kurumlar arası iş birliğinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Kadına yönelik şiddetle mücadelede ‘önleyici, koruyucu ve rehabilite edici hizmetlerin önemi’ vurgulanırken; KADES uygulaması, 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan tedbir kararları, sığınma ve danışmanlık hizmetleri ile farkındalık çalışmalarının etkinliği masaya yatırıldı. Risk altındaki kadınlara yönelik erken müdahale ve izleme süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Toplantı, 2026 yılında yapılacak çalışmaların planlanması, kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve alınacak yeni tedbirlerin belirlenmesiyle sona erdi.
Muğla Fethiye’de Solak cinayeti ile ilgili dava görüldü Muğla’nın Fethiye ilçesinde İbrahim Solak’ın (23) evinde tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin 3’ü tutuklu, 6 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi. Olay, 18 Mayıs’ta Fethiye Esenköy Mahallesi’nde meydana geldi. İbrahim Solak’ın evinden tabanca sesi geldiğini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine adrese sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin kontrolünde İbrahim Solak’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Tabancayla öldürüldüğü belirlenen Solak’ın cansız bedeni, jandarma ve savcının olay yeri incelemelerinin ardından Muğla Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. Jandarma, güvenlik kamerasından tespit edilen şüphelilerin İbrahim Solak’ın arkadaşları Rabia G. (15), Yağmur A., Sefer K. ve Murat K. olduğunu belirledi. Manisa’nın Akhisar ilçesinde oldukları tespit edilen 4 şüpheli, Denizli’de oldukları belirlenen Hüseyin K. ve Emine T. gözaltına alındı. Yağmur A. Hüseyin K. ve Emine T. de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Fethiye 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada tutuklu sanıklar Sefer K., Rabia G., Murat K. ile müşteki İbrahim Solak’ın babası Umut Solak ve tarafların avukatları hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan Yağmur A., Hüseyin K. ile Emine T. ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada mahkeme başkanınca iddianamenin okunmasının ardından sanık Rabia G, olay günü bölgeye gelişlerini ve balkondan girip, sanıklar Sefer K. ve Murat K’ye evin kapısını nasıl açtığını anlattı. Sefer K., Murat K. ve kendisinin maktul ile Yağmur A’nın yatak odasına girdiklerini ifade eden Rabia G, "Biz girince Yağmur ’Yapma dur’ dedi. Bu sırada tüfek patladı. Sefer K., Yağmur’a ’Üstünü giy gidiyoruz.’ dedi. Ambulansı arayalım dedim ama Sefer K., maktulün kafasına sıktığını 5 dakikaya öleceğini söyledi. Olay anına kadar tüfeği hiç görmedim. Bizim oraya Yağmur A’yı almaya gittiğimizi sanıyordum. İbrahim abiyi severdim, böyle bir olay yaşandığı için çok pişmanım" dedi. "İbrahim’i ben vurmadım" Sanık Sefer K. ise Yağmur A. ile geçmişte birlikte yaşadıklarını ve Yağmur A’nın altınlarını alarak kaçtığını ileri sürdü. Yağmur’u olaydan önce kendisine "Gel beni al, beni bırakmıyor" dediğini iddia eden Sefer K., "Olayı anlattığım Hüseyin bana ’Gidelim ama boş gitmeyelim’ dedi. Tüfeği o verdi ve içerisine ses fişeği koyacağını söyledi. Ben silahta boş fişek olduğunu sanıyordum. İçeride kalabalık olacaklarını düşünerek korkutmak amacıyla silahı yanıma aldım. Odaya girdiğimizde İbrahim bana tabanca doğrulttu ateş de etti ama silahı tutukluk yaptı. Silaha mermi vermeye çalışıyordu. ’Burada seni vursam 1 dakika yatmam’ dedi bana. Ben de oradaki yastığı ona doğru vurduğum sırada ses geldi. Sesi duyunca vurulduğumu zannettim ama maktul kanlar içindeydi. Elimdeki tüfeği Yağmur almış. Hemen Yağmur A.’nın elinden tüfeği almaya çalıştım. İbrahim’i ben vurmadım" diye konuştu. Sanık Murat K. eve mağdur olarak anlatılan Yağmur A’yı kurtarma düşüncesiyle girdiğini, maktulün ölümüyle ilgisi bulunmadığını öne sürdü. Yağmur A. ise Sefer K. ile geçmişte 2,5 yıllık ilişki yaşadığını kendisinin darp ettiğini, üzerine kredi çektiğini iddia etti. Maktul İbrahim Solak ile sürekli Sefer K.’dan kaçtıklarını son olarak Fethiye’ye geldiklerini anlatan Yağmur A, "İbrahim’in zorla bana müstehcen yayınlar açtırdığı iddiaları gerçek değil. Orada zorla da kalmıyordum ve kimseden yardım istemedim. Ben 27 yaşındayım elimde telefonum var zor durumda kalsam yardım isteyebilirim ve kimse beni zorla çalıştıramaz. O gece gözümü açtığımda Sefer, Rabia, Murat karşımdaydı. Sefer’e ’Lütfen zarar verme.’ diye yalvardım. Silaha doğru gittiğimde ses geldi ve İbrahim kanlar içinde yatıyordu. ’Çocuk yaşıyor bir şeyler yapalım’ dediğimde bana ’Kes sesini, benimle gelmezsen seni de öldürürüm’ dedi. Telefonumu da elimden aldı." ifadelerini kullandı. Yağmur A, iddianamede yer alan internette, "Eldeki barut izi nasıl geçer" şeklinde aramayı kendisinin yapmadığını öne sürdü. Diğer sanıklar Hüseyin K. Ve Emine T. olay günü çok alkollü olduklarını belirtip, sadece sigara içmek için arabadan indiklerini ve sonra kişiler gelince arabaya binip gittiklerini söylediler. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi ve eksiklerin giderilmesi, delillerin toplanması için duruşmayı erteledi.
Rize Bakan Bayraktar: "Karadeniz’de altı yeni sondaj yapacağız keşif amaçlı" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bu yıl Karadeniz’de keşif amaçlı altı yeni lokasyonda sondaj yapacaklarını belirterek, "Bunlardan bir tanesi şu anda içinde bulunduğumuz Rize sınırları içerisinde, denizde Çayeli açıklarında yapmayı düşündüğümüz bir sondaj" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, düzenlenen ’Ayder Forum’a katılmak üzere Rize’ye geldi. Programda konuşan Bakan Bayraktar, 2026 yılının Türkiye’de dönüşüm ve gelişim yılı olacağını vurgulayarak, Karadeniz Bölgesi’nde 6 yeni alanda sondaj yapılacağını duyurdu. Gabar’da çıkartılan petrolün ’Terörsüz Türkiye’ politikasının bir fragmanı olduğunu söyleyen Bayraktar, "2026 enerjide önemli dönüşüm ve gelişmelerin olacağı bir yıl. Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimimiz iki katına çıkacak. Osmangazi Yüzer Üretim Platformumuzla artık 8 milyon haneye yetecek doğalgazı kendimiz üretmiş olacağız. Gabar bizim petrolde çok önemli bir keşfimiz. 2021 yılında gerçekleştirdiğimiz ve bugün 80 bin varil günlük üretime çıktığımız Gabar, Türkiye’de aranmadık, gidilmedik yer kalmasın stratejimizin bir sonucudur. Terörsüz Türkiye bağlamında bugün çok daha önemli. Terörsüz Türkiye’nin adeta küçük bir kesiti, küçük bir fragmanını biz orada göstermiş olduk. Terörden bölge arınınca, on yıllarca terörle mücadele ettiğimiz o bölge terörden arınınca biz oraya mühendislerimizi, ekipmanlarımızı gönderip o dağlarda petrolü, milyonlarca yıldır orada duran o petrolü çıkarmak, üretmek ve ekonomimize katmak nasip oldu. Dolayısıyla terörsüz bölgeye geçtiğimizde, Türkiye terörden tamamıyla kurtulduğunda ne kadar önemli bir ekonomik ve sosyal etkisi olacağını da bir parça göstermiş oldu. Çünkü Gabar’da, Şırnak’ta artık dağlarda 3 bin 600 tane gencimiz çalışıyor. Yüzde 80’i o bölgeden, Türkiye’nin en genç nüfusuna sahip Şırnak’ın çocukları. Bu önemli projeyle birlikte hem ekonomik katkısı hem çok önemli bir sosyal etkisiyle beraber Türkiye petrol ve gazda önemli bir aşamaya geldi" diye konuştu. "Karadeniz’de altı tane yeni sondaj yapacağız" Karadeniz’de yapılacak sondaj çalışmalarından birinin Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında yapılacağını belirten Bakan Bayraktar, "Bizim şimdi yeni bir büyüme hikayesi yazmamız lazım. Karada aramalarımıza devam ediyoruz. Üretimlerimiz devam ediyor ama bir taraftan da yeni keşifler için sondajlarımızı yapacağız. Karadeniz’de altı tane yeni sondaj yapacağız keşif amaçlı yeni lokasyonlarda. Bunlardan bir tanesi şu anda içinde bulunduğumuz Rize sınırları içerisinde, denizde Çayeli açıklarında yapmayı düşündüğümüz bir sondaj. Aslında müjde bekliyorlar ama benim tarzımı bilen bilir. Biz sondaj yapmadan müjde açıklamıyoruz. Bazı hocalar çıkıyor ’Efendim petrolü bulduk’ diyor. Keşke o kadar kolay olsaydı. Ama bizim Çayeli açıklarında kazmayı düşündüğümüz lokasyonun yerini aşağı yukarı tespit etmiş durumdayız. Tabii sismik çalışmalardan aldığımız veri, onları değerlendirdikten sonra yaklaşık bin 500 metre su derinliği var. Ondan sonra da 2 bin 500 ila 3 bin metre daha deniz tabanından sonra kazıp, 4 bin ila 4 bin 500 metrede olduğunu düşündüğümüz inşallah hidrokarbon kaynağını arayacağız. Ve 2026 bizim bu sondajı yapacağımız yıl olacak" şeklinde konuştu.