Yerel Haberler
Bitlis
Halı kursuyla kadınlar güçleniyor 05 Mayıs 2026 Salı - 09:04:30 Bitlis’in Güroymak Kaymakamlığına bağlı aile destek merkezi (ADEM) bünyesinde açılan halı dokuma kursunda kadınlar hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkı sunuyor. Ev hanımları ve genç kızların yoğun ilgi gösterdiği kursta, geleneksel halı dokuma sanatı yaşatılarak yeni nesillere aktarılıyor. Hafta içi her gün sabah 08.00 ile 12.00 saatleri arasında faaliyet gösteren kursta toplam 8 kursiyer eğitim alıyor. Kursiyerler, el emeği göz nuru ile binlerce ilmek atarak ürettikleri halılarla hem el becerilerini geliştiriyor hem de ekonomik kazanç elde ediyor. Büyük emekle hazırlanan el dokuması halılar, daha tamamlanmadan alıcı bulurken, kurs ise bölgedeki kadın istihdamına da katkı sağlıyor. Kurs eğitmeni Azize Güleryüz Kara, 22 yıllık eğitmenlik hayatında binlerce kadının hayatına dokunduğunu ifade etti. Güleryüz Kara, ev hanımlarına ve genç kızlara meslek öğretmenin yanı sıra sosyalleşmede de yardımcı olduklarını belirterek, "Binlerce insanın, binlerce kadınımızın hayatına dokunuyoruz. Onlara meslek öğretiyoruz, sosyalleştiriyoruz, aile bütçelerine katkı sağlamalarını sağlıyoruz. Başta bu desteği bize sağlayan ilçe kaymakamımıza ve ADEM çalışanlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Dokuduğumuz halılar genelde sipariş üzerine geliyor. Pazarlama olanağı yelpazemiz çok geniş. Halılarımız yüzde 100 yün. Desenleri kendim ayarlamaya çalışıyorum, renkleri kendim belirliyorum. Kursiyerlerimize de bu şekilde aktarıyorum. Onlar da ellerinden geldiği kadar kaliteli halılar dokunmaya çalışıyorlar. Zaten bu sayede edindiğimiz bir markamız var. Bu şekilde satışlarımız çok güzel, başarılı, avantajlı kazançlarımız oluyor. Halılarımız kilitli yel dokuma diye geçiyor. Kursiyerlerimiz bunu 1,5-2 ay içerisinde ilmek ilmek, emek vererek, göz nuru harcayarak dokuyorlar" dedi. Ev hanımı Ayten Çavunmirza da halı dokuma kursu sayesinde hem meslek edindiğini hem de para kazandıklarını ifade ederek, "Hem öğreniyoruz hem de ücretli. Ailemize yardımcı oluyoruz" dedi. Güroymak ADEM Koordinatörü Meryem Akın ise ADEM bünyesinde toplamda 11 kursun olduğunu belirtti. Bu kurslarda ise 200’e yakın kursiyerin bulunduğunu söyleyen Akın, "Kurslardan yararlanan yaklaşık 200’e varan kursiyerimiz var. 11 adet kursumuz ve bu kursumuzun lokomotifi olan halı kursumuzla şu an faaliyet gösteriyoruz. Halı kursumuzun ve diğer kurslarımız için kadınlara önerebileceğim en elzem durum, boş vakitlerini değerlendirebilecekleri, hem sanatsal aktivitelerden yararlanabilecekleri çok muazzam kurslarımız var. Bu kurslarımızı gezip görmeleri ve değerlendirmeleri adına sizler aracılığıyla kadınları buraya davet ediyoruz" diye konuştu.
Aktarlarda kış yoğunluğu başladı
09 Kasım 2023 Perşembe - 15:26 Aktarlarda kış yoğunluğu başladı BİTLİS (İHA) – Bitlis’in Tatvan ilçesinde havaların soğumasıyla birlikte aktarlarda hareketlilik başladı. “Karın başkenti” olarak bilinen Bitlis’te çetin kış şartlarında hasta olmak istemeyen vatandaşlar soluğu aktarlarda alıyor. Soğuk havanın kendini hissettirmesiyle birlikte artan gribal enfeksiyonlara karşı vatandaşlar genellikle şifalı bitkileri tercih ediyor. Şifayı bitkilerde arayan vatandaşların uğrak mekanı haline gelen aktarlarda ise en çok talep zencefil ve zerdeçal bitkisine oluyor. Tatvan ilçesinde 5 yıldır şifalı bitki satışı yapan aktar Selami Bingöl, soğuk havalarda takviye edici gıdaların kullanılması gerektiğini söyledi. Kış aylarında vücut direncini arttırmak için şifalı bitkilerin tüketilmesi gerektiğini aktaran Selami Bingöl, “Kış aylarında kullanabileceğimiz bitki çeşitlerinin başında zerdeçal ve zencefil geliyor. Zerdeçal ve zencefil, bağışıklık sisteminin güçlendirmesiyle bilinen iki üründür. Kış aylarında hibiskus baharatın C vitamini açısından zengin olması hasebiyle vatandaşlarımızın tüketmesini öneriyoruz. Özellikle karanfil baharatındaki antioksidan etkisi nedeniyle vücuttaki mikropları öldürüp enfeksiyonlara karşı koruyor. Boğazdaki enfeksiyonlara, iltihaplara, bademcik şişmesi ve öksürüğe karşı ise böğürtlen sirkesini öneriyoruz. Böğürtlen sirkesini kullanırken bir su bardağına bir yemek kaşığı böğürtlen sirkesi ekleyip ağzımızda gargara yapıp yutuyoruz. Zencefil ailesine ait havlıcan otu ise vücut ısısını koruma özelliğini taşıyor” şeklinde konuştu.
Babasından kalan 2 katlı evi topladığı eşyalarla müzeye çevirdi
09 Kasım 2023 Perşembe - 10:00 Babasından kalan 2 katlı evi topladığı eşyalarla müzeye çevirdi Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Musa Çiçekçioğlu, babasından kalan 2 katlı evi topladığı eşyalarla müzeye çevirdi. Ahlat ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki Musa Çiçekçioğlu, tarihe ve eski eşyalara olan merakı nedeniyle başta babası ve annesinden kalan eşyalar olmak üzere yakın çevresinden ve Ahlat’ın tanınmış simalarından topladığı objelerle 2 katlı evini müzeye dönüştürdü. Anne ve babasının hatıralarını yaşatmak için onlardan kalan eşyaları evinde özel olarak sergileyen Musa Çiçekçioğlu, bu hobisini daha da geliştirip yakın çevresinden ve Ahlat’a çeşitli alanlarda hizmet eden ve vefat eden tanınmış simaların kullandığı eşyaları, antikaları ve fotoğrafları toplayarak evini müzeye dönüştürdü. Çiçekçioğlu’nun baba ve annesinden kalan özel eşyalar ile çevresinden ve yakınlarından topladığı antikalarla oluşturduğu müze ev ilçe sakinleri tarafından da büyük ilgi görüyor. Musa Çiçekçioğlu, tarihe ve kültüre olan merakından dolayı bu işe giriştiğini söyledi. Çiçekçioğlu, “İnsanı insan yapan özellikler var. Mesela duygularımız. Duygularımız bizi daha hassas yapar, daha özverili yapar, daha insanca yapar. Buradaki amacım geçmişten kalan annemin, babamın ve büyüklerimizin eşyaları beni hassaslaştırır. Zaten benim kültüre, tarihe ve sanata karşı bir merakım vardı. Erkizan Mahallesi’nde babamdan kalan 2 katlı evin birinci katını müze, ikinci katını da babam ve anneme ait olan eşyaları sergiledim. Bu beni daha çok duygulandırdı, buraya daha çok zaman ayırmamı sağladı. Yani bu eşyaları gördükçe bizden önceki kuşaklar nasıl yaşamışlar, nasıl barınmışlar, nasıl üretmişler, ne şartlarda beslenmişler, bu bize belli bir kültür ve bilgi veriyor. Bu da beni mutlu ediyor. Mesela annemin, ninemin 70 sene önce kullandığı kap kaşık var. Onlar benim için çok önemli, çünkü onlara dokunmuşlar, onu yaşamışlar. Buraya ziyarete gelenler duygulanıyorlar ve ‘Ah keşke bizde eski eşyaları atmasaydık, keşke bizde saklasaydık’ diyorlar. Benim önerim eski eşyaları ve antikaları, hatıraları saklayın. Bunlar sizi daha da insanlaştırır ve ruhumuzu daha çok besler, daha naif ince bir insan yapar. Geçmiş geçti ama geçmişi hatırlarsak ahde vefamızı yaşatırsak daha insanca davranırız. Çünkü bizden öncekiler yaşadılar gittiler bizde bir gün gideceğiz. Bizden geriye bunlar kalacak, eski eşyalarla müzeye çevirdiğim evim kalacak ve içindeki objeler kalacak. Bu da gelecek nesillere bir müzecilik kültürü ya da bir şeylerin kıymetini bilmesini sağlayacak” dedi.
Havaların soğumasıyla kış çayına talep arttı
08 Kasım 2023 Çarşamba - 10:41 Havaların soğumasıyla kış çayına talep arttı BİTLİS (İHA) – Bitlis’in Tatvan ilçesinde havaların soğumasıyla birlikte grip ve soğuk algınlığından korunmak isteyen vatandaşlar kış çayına rağbet göstermeye başladı. Tatvan ilçesinde havaların soğumasıyla birlikte bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyen vatandaşlar, bitkisel ürünler satan aktarlara yöneldi. Soğuk algınlığından ve gripten korunmak için oldukça fazla tercih edilen kış çayı, narçiçeği, zencefil, ıhlamur ve tarçın ise bu aylarda vatandaşın vazgeçilmezi oluyor. Tatvan’da özellikle bitkisel çaylara talep artarken; ıhlamur, narçiçeği (hibiskus), zencefil, zerdeçal ve tarçın gibi ürünler de yoğun ilgi görüyor. Havaların soğumasıyla birlikte yoğunluğun oluştuğunu söyleyen aktar Selami Bingöl, “Kış çayı, bağışıklık sistemini güçlendirdiği için sonbahar ve kış aylarında vatandaşlar tarafından tercih edilen bir çaydır. Zencefil ve zerdeçal ise uzun yıllardan beri vatandaşlarımızın soğuk algılığından korunmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için tercih ettiği ürünlerdir” dedi. Kış çayının püf noktalarını aktaran Selami Bingöl, “Kaynamış bir fincan suyun içerisine 2 adet tarçın, 4-5 dal narçiçeği, 2 adet zencefil ve 2 adet zerdeçal atılır. 4-5 dakika bekletip demlendikten sonra bal veya limon ile tatlandırılıp afiyetle içilebilir” şeklinde konuştu.
TATSO’nun ilk bilimsel kitabı akademi dünyasından tam not aldı
07 Kasım 2023 Salı - 17:32 TATSO’nun ilk bilimsel kitabı akademi dünyasından tam not aldı Bitlis’in Tatvan Ticaret ve Sanayi Odasının (TATSO), akademisyenler Dr. Yılmaz Ulvi Uzun ve Dr. Hakan Kaya editörlüğünde hazırlanan ilk bilimsel kitabı olan “Ekonomi Siyasi ve Kültürel İşbirlikleri Temelinde Türk Devletleri Teşkilatı ve 2040 Vizyonu” konu başlıklı bilimsel kitabının yayın değerlendirmesi SSCI’lı Bilig Dergisinde yayınlandı. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Kazakistan Türkiye Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev ve TATSO Başkanı Bilal Adabağ’ın ön söz yazılarının yer aldığı, Ahlat ilçesine de özel olarak yer verilen TATSO’nun ilk bilimsel kitabıyla ilgili yayın değerlendirmesi Türk Konseyi Proje Direktörü Farrukh Jumayev tarafından yapıldı. Ahmet Yesevi Üniversitesinin SSCI’lı bilimsel yayınlar dergisi olan Bilig Dergisinde yayınlanan değerlendirmede hazırlanan kitaptan övgüyle bahsedildi. Değerlendirmesinde kitabın içerik olarak çok değerli bilgiler içerdiğine dikkat çeken Türk Konseyi Proje Direktörü Farrukh Jumayev, kitabın Türk Devletleri Teşkilatına ve literatüre bilimsel manada değerli katkılar sunacağına inandığını ifade etti. Siyasi, ekonomik ve kültürel olmak üzere 3 bölümden oluşan kitabın içeriğinde yer alan makalelerle ilgili de tek tek değerlendirmelerde bulunan Farrukh Jumayev, “Kitap, iyi araştırılmış ve titizlikle belgelendirilmiş olup, konuyu daha derinlemesine incelemek isteyenler için değerli bir kaynak görevi gören kapsamlı bir kaynakçaya sahiptir. Sonuç olarak, ‘Türk Devletleri Teşkilatı: Siyaset, Ekonomi, Kültürel İşbirlikleri ve 2040 Vizyonu’, Türk dili konuşulan dünyada önemli bir rol oynayan bir örgütün ve onun siyasi, ekonomik ve siyasi açıdan üye devletlerinin yetkin ve anlayışlı bir incelemesidir. Akademisyenlerin, politika yapıcıların ve bu çeşitli ve büyüleyici bölgedeki siyasi, ekonomik ve kültürel dinamikleri kapsamlı bir şekilde anlamak isteyen herkesin mutlaka okuması gereken bir eser. Yazarların dikkat çekici uzmanlığı bu iyi hazırlanmış kitapta ön plana çıkıyor ve bu da onu konuyla ilgili literatüre paha biçilemez bir katkı sunmaktadır” dedi. Kitap editörlerinden Dr. Yılmaz Ulvi Uzun ise Türk Devletleri Teşkilatına üye devletlerdeki saygın akademisyenlerinin bir araya gelerek hazırlamış oldukları bu kitabın literatürde tek olduğuna dikkat çekerek, yapılan bu nitelikli çalışma ile teşkilata akademik anlamda katkı sunmayı ve teşkilata üye devletlerde bulunan üniversiteler arasındaki iş birliklerini geliştirmeyi hedeflediklerini ifade etti. İlk bilimsel yayınları olan kitabın bu denli büyük beğeni almasının kendilerini ziyadesiyle mutlu ettiğini dile getiren TATSO Başkanı Bilal Adabağ da, editörler Dr. Yılmaz Ulvi Uzun ve Dr. Hakan Kaya başta olmak üzere çalışmada yer alan tüm akademisyenlere tebrik ve teşekkürlerini iletti. TATSO olarak yine Dr. Yılmaz Ulvi Uzun ve Dr. Hakan Kaya editörlüğünde daha kapsamlı yeni bir bilimsel kitap çalışmasının hazırlığı içinde olduklarının müjdesini paylaşan Adabağ, Türk Devletleri Teşkilatı’na akademik açıdan katkı sunma çalışmalarına devam edeceklerini kaydetti.
Kışın çetin geçtiği Bitlis’te ayakkabı tamircilerinde yoğunluk
07 Kasım 2023 Salı - 15:54 Kışın çetin geçtiği Bitlis’te ayakkabı tamircilerinde yoğunluk BİTLİS (İHA) – Kışın çetin geçtiği Bitlis’in Tatvan ilçesinde ayakkabı tamircilerinde yoğunluk yaşanıyor. “Karın başkenti” olarak bilinen Bitlis’te son zamanlarda artan soğuk hava ile yağışlara karşı tedbirini almak isteyen vatandaşlar, ayakkabı tamircilerinin yolunu tuttu. Kış mevsiminin kapıyı çalmasıyla birlikte kışlık ayakkabılarının tamir ve bakımını yaptırmak isteyen vatandaşlar, esnafın da yüzünü güldürdü. Tatvan ilçesinde kışlık ayakkabı ihtiyacı duyan özellikle dar gelirli vatandaşlar, yeni ayakkabı almak yerine eski ayakkabılarını tamir etmek için ayakkabı tamircilerinde yoğunluk oluşturdu. Babasından devraldığı ayakkabı tamiratı mesleğini yıldır devam ettiren Murat Arıcı, son günlerde ayakkabı tamirinde iş yoğunluğunun arttığını söyleyerek, vatandaşların artan ayakkabı fiyatlarına alternatif olarak tamir ettirme yoluna gittiğini belirtti. Havaların soğumasıyla işlerinde yoğunluğun oluştuğunu dile getiren ayakkabı tamircisi Murat Arıcı, “Baba yadigarı bu mesleği yaklaşık 30 yıldır yapıyoruz. Kış aylarında işlerimiz aşırı yoğun oluyor. Bazı vatandaşların su çeken ayakkabıları oluyor ve onarım yapıyoruz. Her türlü hizmeti sunuyoruz. Geçen seneye oranla bu sene yoğunluğumuz daha fazla. Çünkü bu yıl ayakkabıların fiyatı aşırı yüksek. Tabi bir ayakkabı fiyatına baktığımız zaman en normali bin TL. Bin TL’den daha düşükleri de var yani kalitesine ve markasına göre fiyatı da değişiyor. Tabii bunu alan var, alamayan var. Bu süreçte insanlar ceplerine bakıyor. Parasını idareli kullanmaya çalışıyor. Bizler de elimizden geldiğince tamir etmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.
Sosyolog Adem Palabıyık: "Solcular ve Boğaziçi’nde dikilen akademisyenler, Gazze için neden bir kelime etmedi?"
07 Kasım 2023 Salı - 15:36 Sosyolog Adem Palabıyık: "Solcular ve Boğaziçi’nde dikilen akademisyenler, Gazze için neden bir kelime etmedi?" Sosyolog Adem Palabıyık, İsrail’in yaptığı katliamların toplumun bütün kesimlerini tehdit ettiğini belirterek, “İsrail’in çocuk, kadın, yaşlı, bebek, engelli demeden katlettiği insanların sayısı 10 binlere ulaştı. Biz de ise hala yaşanan katliam ile alakalı tek bir kelime etmeyenler var. Mesela Boğaziçi’nde dikilen akademisyenler Gazze’de katledilen insanlık için neden bir kelime etmedi?" dedi. İsrail’in katliamları ile alakalı açıklama yapan Palabıyık, İsrail’in görülmemiş bir katliam yaptığını söyledi. İsrail’in artık devlet aklını iyice kaybettiğini ve inandıkları saçma kehaneti gerçekleştirmenin yollarını aradığını ifade eden Palabıyık, “Define avcısı gibi kehanet peşinde koşan İsrail, bugüne kadar 4 binden fazla bebek katletti. Bütün dünya halkları ise İsrail’i kınıyor, tepkilerini ortaya koyuyor. Lakin bizdeki bazı toplumsal kesimler tek bir kelime dahi etmiyor. LGBT olaylarında en ön saflarda yer alarak ’hepimiz ibneyiz’ diyenler nerede? Onlar için Gazzeli Müslümanlar insan değil mi? Yahut kadınlar ile alakalı en küçük meselelerde sokaklara dökülen feminist zihniyet nerede? Cinsiyet savunuculuğu yaparken iyi de, Gazzeli kadınları savunmak bu kadar mı zor? Bu iki yüzlülük değil mi? Çocukların cinsiyet yönelimine etki eden sözde cerrahlar nerede? Küçük çocuklara LGBT’yi sevdirmek için her şeyi yapan sözde doktorlar nerede? Yok mu Gazzeli bir kadını savunacak yürek bunlarda? Yahut 2 yıldır Boğaziçi’nde dikilerek sözde ’hak arıyoruz’ diyen akademisyenler nerede? Kaç zamandır dikilirken her şey hoş da, Gazze’de üniversiteler bombalanırken neden sesleri çıkmıyor? Charle Hebbo olayında ön saflarda yer alanlar ve Batı’yı modernliğin merkezine koyanlar için Gazze’de katledilen masum halk için neden hiç yürüyüş yapmadılar? ‘Benim bedenim benim kararım’ diyerek askerlere ve polislere saldıranlar, İsrail Konsolosluğu önünde tek bir nara attılar mı? Elbette hayır. İşte bu sebepten Gazze meselesi bir turnusol kağıdı görevi görüyor. Herkes rengini belli edecektir. Elbette renksizler de olacaktır” diye konuştu. “Türk ile Kürt solu, Gazze için neden sessiz” Türkiye’de solun kötü bir sınav verdiğini belirten Palabıyık, “İsrail, ideoloji gözetmeden insanları katlederken ülkemizdeki solcular ise çok kötü bir sınav veriyor. Buna rağmen sosyalistlerden tek kelime duymuyoruz, çünkü onlar konuya ideolojik bakıyorlar. Konu iktidar olunca kıyasıya eleştiri yapanlar, kalemşörlük yapanlar Gazze karşısında donakalıyorlar. Halbuki sol, pratik üzerine inşa edilen bir ideolojidir. Aynı zamanda eylemsel bir arka planı da içerir. Ama ne Türk solu ne de Kürt solu bu konuda bir adım atmıyor. Böylece kendi arka planlarını çökertiyorlar ve maskeleri düşüyor. Demek oluyor ki ideoloji onlar için her şey ama insanlık hiçbir şeydir. Yazıklar olsun” ifadelerini kullandı.
Bitlis’te ‘Kültürel Değerlerimiz’ sergisi açıldı
07 Kasım 2023 Salı - 15:24 Bitlis’te ‘Kültürel Değerlerimiz’ sergisi açıldı Bitlis’te ilkokul öğrencileri tarafından ‘Kültürel Değerlerimiz’ adlı sergi açıldı. Sınıf öğretmen Fatma Ateş öncülüğünden açılan sergide, kültürel değerleri iyi tanımak ve tanıtmak için 150 ürün sergilendi. Bitlis ve yöresi başta olmak üzere Türkiye’nin değişik illerindeki kültürel değerlerin sergilendiği etkinlikte, öğrenciler evlerinden getirdikleri kültürel değeri olan malzemeleri sergiledi. 2 gün boyunca okul öğrencilerine ve velilerine açık olacak sergide yaklaşık 150 parça ürün sergilendi. Mutfak gereçlerinden yiyeceklere, el emeği ürünlerden kullanılan enstrümanlara kadar birçok alanda materyal bulundurulan serginin en önemli parçası ise Bitlis cevizinin kabuğundan yapılan Türk bayrağı oldu. Yaklaşık 1 hafta boyunca sınıf öğretmeni Fatma Ateş ve öğrencileri tarafından hazırlanan sergideki ürünler tek tek öğrencilere tanıtılıyor. Sınıf öğretmeni Fatma Ateş, serginin sosyal bilgiler dersinde gördükleri “Milli Kültürlerimiz” konusuyla ilgili olduğunu belirterek, “Ülkemizde birçok milli kültürel değerlerimiz vardır. Bunlar başta bayrağımız olmak üzere yemeklerimiz, el sanatlarımız, halkoyunlarımız gibi maddi ve manevi değerlere yer verdik. Bu vermiş olduğumuz kültürel öğeleri bir araya toplayıp hem sınıfımızdaki öğrencilerimize hem de okulumdaki tüm öğrencilere sunduk. Ayrıca velilerimizde 2 gün boyunca gelip ziyaret edebilecekler. Sergimizde özellikle el sanatlarımız çok yer tutuyor. Mutfaklarımızda kullandığımız ahşap eşyalarımız, bakır işlemeli materyaller, bölgemize ait giysiler, kına adetlerinde yer alan parçalar ve sergimizin en önemli parçalarından olan Bitlis cevizinin kabuğundan yapmış olduğumuz Türk bayrağı oldu. Öğrencilerimizin ve velilerimizin bir hafta boyunca çalışarak bu hale getirdiği sergimiz 2 gün boyunca açık kalacak. Emeği geçen başta okul yönetimimize, öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize teşekkür ediyorum. Öğrencilerimiz bu şekilde hem kültürel değerlerini tanıyor hem de geçmişte kullanılan malzemeleri bu sergide görmüş oldu” dedi. Öğrencilerden Bilal Efe Dönmezdemir ise bu sergide herkesin emeğinin olduğunu ifade ederek, “Bu sergide sıkı bir çalışma yaptık. Herkesin eli emeği dokundu. Annelerimizin, öğretmenimizin ve arkadaşlarımızın çabası var. Herkese teşekkür ediyoruz. Herkesi de bu sergiye davet ediyoruz” diye konuştu.
Ahlat elması yurt içi ve yurt dışı pazarında
07 Kasım 2023 Salı - 10:17 Ahlat elması yurt içi ve yurt dışı pazarında Bitlis’in Ahlat ilçesinde yetiştirilen elmalar yurt içi ve yurt dışı pazarına satılıyor. Ahlat Kaymakamlığı tarafından hazırlanan ve Ahlat İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) tarafından yüzde 50’si hibe destekle finanse edilen “Ahlat’ta Meyveciliğin Geliştirilmesi Güdümlü” projesi ile Ahlat’ta kapama elma bahçeleri kuruldu. Kurulumu yapılan elma bahçelerinde yetiştirilen elmalar, bölgede aranılan ürünler arasına girmeye başladı. Ahlat’ın Kınalıkoç köyündeki 60 dönümlük tarım arazisini devletten aldığı fidan desteğiyle 5 yıl önce kapama elma bahçesine dönüştüren Harun Örken, bu yıl bahçesinden 180 ton elma hasadı gerçekleştirdi. Ahlat İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nihat Keskin, elma üreticisi Harun Örken’in kapama elma bahçesini ziyaret ederek hayırlı ve bol kazançlı bir yıl diledi. Ahlat’ta 2 bin 500 dekar alanda elma üretimi gerçekleştirildiğini belirten Keskin, Ahlat elmasının aranılan ürünler arasına girdiğini söyledi. Keskin, “Ahlat ilçemiz hem topraklarının verimliliği hem de ikliminin müsaitliği sebebiyle tarımsal faaliyetlerde ön plana çıkan bir ilçedir. Şu an bulunduğumuz elma bahçesi gibi ilçemizde onlarca elma bahçesi tesis edilmiştir. Özellikle son 3 yıldır Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (DAKA) verdiği yüzde 50 ve yüzde 70’lik desteklerle biz son 2 yıl içerisinde 850 dekar alanda elma bahçesi kurduk. Önceden kurulu olan bahçelerle beraber bin 200 dekar alanda scarlet spur elma çeşidimizle üretime katkı sağlamaktayız. Bunun haricinde diğer yerel çeşitlerle de toplam 2 bin 500 dekar alanda elma üretimi gerçekleştirmekteyiz. Elma üretiminde hem hasadın geç olmasından dolayı hem de kalite, kalibre, renk ve tat bakımından piyasanın aranılan özelliklerindeki bir elma çeşidini de üretmiş bulunmaktayız. Son 2 yıl içerisinde kurulan bahçelerle beraber gelecek birkaç yıl içerisinde scarlet spur elma çeşidimizle yıllık ortalama 3-4 bin ton civarında ürün hasılatı beklemekteyiz” dedi. Elma üreticisi Harun Örken de, yetiştirdikleri elmalara her yerden talep olduğunu söyledi. Örken, “60 dönüm arazi üzerinde 7 bin 500 ağaçtan oluşan bir elma bahçesi kurdum. Elma fidanlarımızın çeşitleri ana fidanımız scarlet, tozlayıcılarımız granny smith ve goldendir. Ağaçlarımız 5’inci yaşına girdi. Yaklaşık 4 yıldır verim almaya başladık. Her yıl aldığımız elma verimi arttı. Özellikle bu yıl çok güzel verim aldık. Elmalarımıza her yerden talep var. Son 3 yıldır Ağrı’da bir komisyoncuya satış yapıyoruz. Bu yıl 180 ton ürün satışımız oldu. Tabi bu her yıl geçtikçe artacaktır. Gayet memnunuz. Elmalarımızın kalitesi, kalibresi çok güzel. Bu yörede bu mevsimde bu kalitede elma kimse tahmin etmiyordu. Sağ olsun devletimizin verdiği destekten dolayı diktiğimiz fidanlarla bu sektöre girdik. Elma yetiştiriciliği diğer tarımsal ürünler arasında masrafı çok olmayan bir üründür. Çok fazla ilaç kullanmadığımız için rakımdan ve iklim şartlarımızdan dolayı elmalarımız organiktir. Bu bölgede yetişen elmaların ileriki yıllarda Türkiye’nin birinci sınıf elmaları arasına girebileceğini söyleyebiliriz” diye konuştu.