Yerel Haberler
Bitlis
Halı kursuyla kadınlar güçleniyor 05 Mayıs 2026 Salı - 09:04:30 Bitlis’in Güroymak Kaymakamlığına bağlı aile destek merkezi (ADEM) bünyesinde açılan halı dokuma kursunda kadınlar hem meslek öğreniyor hem de aile bütçelerine katkı sunuyor. Ev hanımları ve genç kızların yoğun ilgi gösterdiği kursta, geleneksel halı dokuma sanatı yaşatılarak yeni nesillere aktarılıyor. Hafta içi her gün sabah 08.00 ile 12.00 saatleri arasında faaliyet gösteren kursta toplam 8 kursiyer eğitim alıyor. Kursiyerler, el emeği göz nuru ile binlerce ilmek atarak ürettikleri halılarla hem el becerilerini geliştiriyor hem de ekonomik kazanç elde ediyor. Büyük emekle hazırlanan el dokuması halılar, daha tamamlanmadan alıcı bulurken, kurs ise bölgedeki kadın istihdamına da katkı sağlıyor. Kurs eğitmeni Azize Güleryüz Kara, 22 yıllık eğitmenlik hayatında binlerce kadının hayatına dokunduğunu ifade etti. Güleryüz Kara, ev hanımlarına ve genç kızlara meslek öğretmenin yanı sıra sosyalleşmede de yardımcı olduklarını belirterek, "Binlerce insanın, binlerce kadınımızın hayatına dokunuyoruz. Onlara meslek öğretiyoruz, sosyalleştiriyoruz, aile bütçelerine katkı sağlamalarını sağlıyoruz. Başta bu desteği bize sağlayan ilçe kaymakamımıza ve ADEM çalışanlarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Dokuduğumuz halılar genelde sipariş üzerine geliyor. Pazarlama olanağı yelpazemiz çok geniş. Halılarımız yüzde 100 yün. Desenleri kendim ayarlamaya çalışıyorum, renkleri kendim belirliyorum. Kursiyerlerimize de bu şekilde aktarıyorum. Onlar da ellerinden geldiği kadar kaliteli halılar dokunmaya çalışıyorlar. Zaten bu sayede edindiğimiz bir markamız var. Bu şekilde satışlarımız çok güzel, başarılı, avantajlı kazançlarımız oluyor. Halılarımız kilitli yel dokuma diye geçiyor. Kursiyerlerimiz bunu 1,5-2 ay içerisinde ilmek ilmek, emek vererek, göz nuru harcayarak dokuyorlar" dedi. Ev hanımı Ayten Çavunmirza da halı dokuma kursu sayesinde hem meslek edindiğini hem de para kazandıklarını ifade ederek, "Hem öğreniyoruz hem de ücretli. Ailemize yardımcı oluyoruz" dedi. Güroymak ADEM Koordinatörü Meryem Akın ise ADEM bünyesinde toplamda 11 kursun olduğunu belirtti. Bu kurslarda ise 200’e yakın kursiyerin bulunduğunu söyleyen Akın, "Kurslardan yararlanan yaklaşık 200’e varan kursiyerimiz var. 11 adet kursumuz ve bu kursumuzun lokomotifi olan halı kursumuzla şu an faaliyet gösteriyoruz. Halı kursumuzun ve diğer kurslarımız için kadınlara önerebileceğim en elzem durum, boş vakitlerini değerlendirebilecekleri, hem sanatsal aktivitelerden yararlanabilecekleri çok muazzam kurslarımız var. Bu kurslarımızı gezip görmeleri ve değerlendirmeleri adına sizler aracılığıyla kadınları buraya davet ediyoruz" diye konuştu.
Ahlat’a yerleştirilen Ahıska Türkleri 7 yıldır huzur içinde yaşıyor
13 Kasım 2023 Pazartesi - 10:39 Ahlat’a yerleştirilen Ahıska Türkleri 7 yıldır huzur içinde yaşıyor Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, aradan yıllar geçmesine rağmen sürgün edilişlerini unutamıyor. Vatanlarından 79 yıl önce sürgün edilen Ahıska Türkleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 7 yıl önce Türkiye’ye getirilerek Bitlis’in Ahlat ilçesine yerleştirildi. Ahlat’taki Ahıska Türkü aileler, sürgün yıllarının ardından vatan toprağında huzurla yaşamlarını sürdürüyor. Sovyetler Birliği tarafından 14 Kasım 1944’te Gürcistan’ın Ahıska bölgesinden sürgün edilen Ahıska Türkleri, yıllarca devam eden sürgünün ardından Türkiye’de olmanın mutluluğunu yaşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla 7 yıl önce Ukrayna’dan getirilerek yerleştirildikleri Ahlat’ta yeni bir hayata başlayan Ahıska Türkleri, 79 yıl önceki acı dolu günleri ve zorlukları hafızalarından silemiyor. Sürgün yıllarında çok acılar çektiklerini anlatan Ahlat’taki Ahıska Türkleri, kendilerine kucak açan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Ahlat halkına minnet duyduklarını söyledi. Yaşadıkları acı dolu günleri anlatan 67 yaşındaki Ruhigül Şahin, “Biz Ahıska sürgünü görmedik ama çok duyduk. Annem, babam, dedem rahmetliler her zaman anlatırlardı. Dedem ‘ben ölürsem beni Ahıska topraklarına götürün’ derdi. Ama yapamadık. Dedem her söylediğinde gözlerinden yaşlar akardı. Babam sünnet olduğu için okula dahi alınmamış. Pencere kenarından öğretmenini dinlermiş. Ne anlatıyor ne öğretiyor diye. 2. Dünya Savaşı başlamış, çocuk ve kadınlar hariç herkesi savaşa götürmüşler. Evde oturmaya da zamanımız yoktu. Tarlalarda çalışıyorduk, bir şeyimiz yoktu ama askerler için gündüz tarlalarda çalışıyorduk geceleri çoraplar örüyorduk. O sıralar tren yolu da açılmış o tren yolunda da yine kendileri çalıştırmışlar. Diyorlardır ki ne aklımıza geliyordu ki bu tren yoluyla bizi sürecekler. Günün birinde geldiler 2 saat mühlet verdiler, ‘toparlanın gidiyorsunuz’ dediler. Tamamen gidiyorsunuz demediler de ‘savaş bitsin gene döneceksiniz’ dediler. Ellerine hiçbir şey alamamışlar. Hayvan taşıdıkları vagonlara yüklemişler. 1 vagona 10-15 aile doldurmuşlar. Çoğu yolda hastalandı. Ölenleri de ne yıkanabildi ne de gömüldü. Vagonlar atmak zorunda kalmışlar. Gele gele Kazakistan’ın, Özbekistan’ın, Kırgızistan’ın çöllerine dökmüşler Ahıskalıları. Ne ev var, ne de başka bir şey. Anam rahmetli anlatıyordu Kırım tatarlarını da bizle beraber getirmişler. Onların yanlarına bir şey almalarına izin vermemişler. Onlara da çok zulüm etmişler. Bizimkilerin de çoğu açlıktan ölmüş. Bahar gelince ot yemişler. Çoğu da yediği ottan ölmüş. Rahmetlik annem 15 çocuk içinde en büyüğüymüş. Ama bu sürgün yıllarında 2 kardeşi tek kalmış. Hepsi ölmüş” dedi. “Filistin’de çıkan bu acı olaylara çok üzülüyoruz” Özbekistan’da doğup büyüdüklerini, oradan da sürgün olup Ukrayna’ya yerleştiklerini anlatan Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü: “Orada çok iyi yaşadık. Ukrayna halkından razıydık. Ama oradan da nasip kısmet oldu vatanımıza geldik. Kötü yaşamadık ama her vakit derdim ki çocuklarınızı bir vatana kavuştursak. Allah dualarımı kabul etti. Şükürler olsun. Allah razı olsun. Biz babamız diyoruz (Cumhurbaşkanı) ona. Bize sahip çıktı getirdi buralara. Çok rahattayız. Şu an çok şükür her şeyimiz var. Filistin’de çıkan bu acı olaylardan sonra çok üzülüyoruz. Orada yaşananlardan utanıyoruz. Allah onlara da azatlık versin. İstiyoruz ki Allah nasıl bize yardım ettiyse onlar da etsin. Çocuklar ölmesin. Her vakit namazımda onlar içinde dua ediyorum. Ya Rabbim Filistinli çocukları koru. Filistin halkını koru ya Rabbim. Zalimleri sen kahrı perişan et ya Rabbim. Bundan sonra böyle zulümler etmesinler. Kaçıncı asırda yaşıyoruz. Bu nasıl medeniyet. Çocukları öldürmekle medeni olunur mu? Dünya sessiz kalmasın. Bizde elimizden geleni yapalım. İsrail’in mallarını almayalım. Elimizden duadan başka bir şey gelmiyor. Allah yardımcıları olsun.” “Çok şükür 7 yıldır öz vatanımızdayız” 64 yaşındaki Ahıska Türkü İznullah Cafer ise “Duyduklarımıza göre konuşursak çok zulüm çekmişler. Sürgünde bizimkilere 1-2 saat vermişler ‘Hazırlanın gidiyoruz’ demişler. Kim yanına ne alabilmişse almışlar, çıkmışlar. Kışta, soğukta çok zor şeyler yaşamışlar. Ahıskalıların çektiği züllümü Allah kimseye göstermesin. Şimdi çok şükür 7 yıldır geldik öz vatanımızdayız. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun sahip çıktı bizlere. Şu an Filistin’de yaşananları duyuyoruz. Onlara da çok üzülüyoruz. Allah yardımcıları olsun. Onlarda çok perişandır. Onları da biz çok düşünüyoruz” diye konuştu.
Hizan’ın taş evlerinde sonbahar güzelliği
13 Kasım 2023 Pazartesi - 09:06 Hizan’ın taş evlerinde sonbahar güzelliği Bitlis’in Hizan ilçesinde taş evlerden oluşan köyler, fotoğraf sanatçıları ve gezginler tarafından büyük ilgi görüyor. Hizan ilçesine bağlı Uzuntaş köyünde yaklaşık 300 yıl önce yapılan taş evler, sonbaharın renkleriyle birlikte eşsiz bir manzaraya büründü. Tarihi dokusunu koruyan ve yüzyılın yorgunluğuna rağmen ayakta kalan, çoğu derin vadiler arasındaki yamaçlara kurulu ve üst üste dizili tarihi taş evler, görüntüsüyle kartpostallık manzaralar oluşturuyor. Doğal taşlardan yapılan evler yazın serin kışın ise sıcak olurken, sonbahar ayları ile birlikte muazzam bir görünüme bürünüyor. Her yıl yüzlerce vatandaşın ziyaret edip fotoğrafladığı Uzuntaş köyü; taşlı dar yolları, ahşap kapıları, ağaçları, bağları ve bahçeleriyle görenleri kendine hayran bırakıyor. Türkiye’nin farklı illerinden gelen ziyaretçiler, sonbahar renkleriyle boyanmış ağaçlar ile eski taş evlerin bütünleşmesi sonucu ortaya çıkan güzel manzaraları hem izleme hem de fotoğraflama şansı yakalıyor. Fotoğrafçı Şahin Şerefoğlu, sonbaharla birlikte çok güzel manzara fotoğrafları çektiklerini belirterek, “Her yıl yüzlerce fotoğraf sever arkadaşım buraya ziyarete gelip fotoğraf çekiyorlar. Benim ikinci gelişim. Her gelişimde doyamadığım manzaralarla karşılaşıyorum. Sonbaharın güzelliği ile birlikte inanılmaz güzel görüntüler elde ettik. Herkesi buraya mutlaka fotoğraf çekmek için davet ediyorum. Şayet gelme imkanları olmayan olursa da bize ulaşırlarsa biz onları buraya seve seve getiririz. Bu manzara gerçekten görülmeye değer bir manzaradır. Bölgenin tamamı böyle ama buralar farklı olan yerlerdir” dedi. İstanbul’dan gelerek taş evleri fotoğraflayan Suna Adak ise taş evlerin çok enteresan mimarisi olduğunu ifade ederek, “İstanbul’dan geldim, fotoğrafçıyım. Burası muhteşem bir yer. Senelerdi aklımda olan bir yerdi kısmet oldu geldim. Herkes gelip görmeli, gelemeyen olursa da bizlere ulaşsınlar. Zaten valilik, kaymakamlıklar ve gazeteci arkadaşlar her konuda yardımcı oluyor. Böyle olunca da gelmek büyük keyif. Yeni dostluklar yeni arkadaşlıklar ediniliyor. Burayı ilk defa gördüm. Çok enteresan, hiçbir ev hiçbir evin manzarasını kapatmıyor. Bir evin damı diğer evin bahçesi gibi gözüküyor. İnsanları da çok sıcakkanlı. Çok değişik bir mimari var, 4 katlı evler bile var” diye konuştu.
Tatvan’da fidanlar toprakla buluştu
11 Kasım 2023 Cumartesi - 13:15 Tatvan’da fidanlar toprakla buluştu Bitlis’in Tatvan Orman İşletme Şefliği tarafından 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü dolayısıyla ilçede fidan dikim etkinliği düzenlendi. İlçe Kaymakamı Dr. Remzi Demir, Belediye Başkanı M. Emin Geylani, kurum amirleri, öğrenciler, jandarma ve polislerin katılımıyla düzenlenen etkinlik kapsamında belirlenen 5 dönümlük ağaçlandırma sahasına 500 adet fidan dikimi gerçekleştirildi. İlçe ve Van Gölü manzarasına hakim bölgede gerçekleştirilen dikim etkinliğinde İlçe Kaymakamı Dr. Remzi Demir ve kurum amirleri öğrencilerle birlikte fidanları tek tek toprakla buluşturdu. Renkli görüntülere sahne olan dikim etkinliği toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Minik öğrencilerle birlikte fidan dikimi yapan İlçe Kaymakamı Dr. Remzi Demir, etkinliğin düzenlenmesine katkı sunan Tatvan Orman İşletme Şefi Ayşe Şahin ve şeflik personeline teşekkürleri iletti. Düzenlen etkinlikle ilgili bilgi veren Tatvan Orman İşletme Şefi Ayşe Şahin ise 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlik kapsamında yakalık 5 dönümlük alanda 500 adet fidan dikimi gerçekleştirildiğini söyledi. Fidan dikim etkinliğinin Tatvan Şefliğine bağlı Ahlat, Adilcevaz ve Güroymak ilçelerinde de gerçekleştirildiğini kaydeden Şahin, 4 ilçenin toplamında bu yılın sonuna kadar 375 bin fidan dikimi hedeflediklerini belirtti.