GÜNDEM - 13 Kasım 2023 Pazartesi 10:39

Ahlat’a yerleştirilen Ahıska Türkleri 7 yıldır huzur içinde yaşıyor

A
A
A
Ahlat’a yerleştirilen Ahıska Türkleri 7 yıldır huzur içinde yaşıyor

Bitlis’in Ahlat ilçesinde yaşayan Ahıska Türkleri, aradan yıllar geçmesine rağmen sürgün edilişlerini unutamıyor.


Vatanlarından 79 yıl önce sürgün edilen Ahıska Türkleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 7 yıl önce Türkiye’ye getirilerek Bitlis’in Ahlat ilçesine yerleştirildi. Ahlat’taki Ahıska Türkü aileler, sürgün yıllarının ardından vatan toprağında huzurla yaşamlarını sürdürüyor. Sovyetler Birliği tarafından 14 Kasım 1944’te Gürcistan’ın Ahıska bölgesinden sürgün edilen Ahıska Türkleri, yıllarca devam eden sürgünün ardından Türkiye’de olmanın mutluluğunu yaşıyor.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla 7 yıl önce Ukrayna’dan getirilerek yerleştirildikleri Ahlat’ta yeni bir hayata başlayan Ahıska Türkleri, 79 yıl önceki acı dolu günleri ve zorlukları hafızalarından silemiyor. Sürgün yıllarında çok acılar çektiklerini anlatan Ahlat’taki Ahıska Türkleri, kendilerine kucak açan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Ahlat halkına minnet duyduklarını söyledi.


Yaşadıkları acı dolu günleri anlatan 67 yaşındaki Ruhigül Şahin, “Biz Ahıska sürgünü görmedik ama çok duyduk. Annem, babam, dedem rahmetliler her zaman anlatırlardı. Dedem ‘ben ölürsem beni Ahıska topraklarına götürün’ derdi. Ama yapamadık. Dedem her söylediğinde gözlerinden yaşlar akardı. Babam sünnet olduğu için okula dahi alınmamış. Pencere kenarından öğretmenini dinlermiş. Ne anlatıyor ne öğretiyor diye. 2. Dünya Savaşı başlamış, çocuk ve kadınlar hariç herkesi savaşa götürmüşler. Evde oturmaya da zamanımız yoktu. Tarlalarda çalışıyorduk, bir şeyimiz yoktu ama askerler için gündüz tarlalarda çalışıyorduk geceleri çoraplar örüyorduk. O sıralar tren yolu da açılmış o tren yolunda da yine kendileri çalıştırmışlar. Diyorlardır ki ne aklımıza geliyordu ki bu tren yoluyla bizi sürecekler. Günün birinde geldiler 2 saat mühlet verdiler, ‘toparlanın gidiyorsunuz’ dediler. Tamamen gidiyorsunuz demediler de ‘savaş bitsin gene döneceksiniz’ dediler. Ellerine hiçbir şey alamamışlar. Hayvan taşıdıkları vagonlara yüklemişler. 1 vagona 10-15 aile doldurmuşlar. Çoğu yolda hastalandı. Ölenleri de ne yıkanabildi ne de gömüldü. Vagonlar atmak zorunda kalmışlar. Gele gele Kazakistan’ın, Özbekistan’ın, Kırgızistan’ın çöllerine dökmüşler Ahıskalıları. Ne ev var, ne de başka bir şey. Anam rahmetli anlatıyordu Kırım tatarlarını da bizle beraber getirmişler. Onların yanlarına bir şey almalarına izin vermemişler. Onlara da çok zulüm etmişler. Bizimkilerin de çoğu açlıktan ölmüş. Bahar gelince ot yemişler. Çoğu da yediği ottan ölmüş. Rahmetlik annem 15 çocuk içinde en büyüğüymüş. Ama bu sürgün yıllarında 2 kardeşi tek kalmış. Hepsi ölmüş” dedi.



“Filistin’de çıkan bu acı olaylara çok üzülüyoruz”


Özbekistan’da doğup büyüdüklerini, oradan da sürgün olup Ukrayna’ya yerleştiklerini anlatan Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Orada çok iyi yaşadık. Ukrayna halkından razıydık. Ama oradan da nasip kısmet oldu vatanımıza geldik. Kötü yaşamadık ama her vakit derdim ki çocuklarınızı bir vatana kavuştursak. Allah dualarımı kabul etti. Şükürler olsun. Allah razı olsun. Biz babamız diyoruz (Cumhurbaşkanı) ona. Bize sahip çıktı getirdi buralara. Çok rahattayız. Şu an çok şükür her şeyimiz var. Filistin’de çıkan bu acı olaylardan sonra çok üzülüyoruz. Orada yaşananlardan utanıyoruz. Allah onlara da azatlık versin. İstiyoruz ki Allah nasıl bize yardım ettiyse onlar da etsin. Çocuklar ölmesin. Her vakit namazımda onlar içinde dua ediyorum. Ya Rabbim Filistinli çocukları koru. Filistin halkını koru ya Rabbim. Zalimleri sen kahrı perişan et ya Rabbim. Bundan sonra böyle zulümler etmesinler. Kaçıncı asırda yaşıyoruz. Bu nasıl medeniyet. Çocukları öldürmekle medeni olunur mu? Dünya sessiz kalmasın. Bizde elimizden geleni yapalım. İsrail’in mallarını almayalım. Elimizden duadan başka bir şey gelmiyor. Allah yardımcıları olsun.”



“Çok şükür 7 yıldır öz vatanımızdayız”


64 yaşındaki Ahıska Türkü İznullah Cafer ise “Duyduklarımıza göre konuşursak çok zulüm çekmişler. Sürgünde bizimkilere 1-2 saat vermişler ‘Hazırlanın gidiyoruz’ demişler. Kim yanına ne alabilmişse almışlar, çıkmışlar. Kışta, soğukta çok zor şeyler yaşamışlar. Ahıskalıların çektiği züllümü Allah kimseye göstermesin. Şimdi çok şükür 7 yıldır geldik öz vatanımızdayız. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun sahip çıktı bizlere. Şu an Filistin’de yaşananları duyuyoruz. Onlara da çok üzülüyoruz. Allah yardımcıları olsun. Onlarda çok perişandır. Onları da biz çok düşünüyoruz” diye konuştu.



Ahlat’a yerleştirilen Ahıska Türkleri 7 yıldır huzur içinde yaşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye Amanos Trans Dağ Şenliği’nde engelleri aşan azim Osmaniye’de bu yıl ilki düzenlenen "Birinci Ulusal Osmaniye Amanos Trans Dağ Şenliği", 21 ilden 220 sporcunun katılımıyla 3 gün süren zorlu parkurun ardından tamamlandı. Şenliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Kayseri’den katılan engelli sporcu Mustafa Kılıçarslan’ın yürüyüşü tamamlaması oldu. Osmaniye Belediyesi, Osmaniye Dağcılık İl Temsilciliği ve Osmaniye Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Spor Kulübü (ODAK) iş birliğinde gerçekleştirilen etkinlik, merkeze bağlı Cebel Yaylası’ndaki Cebelibereket Sancağı Hükümet Konağı’ndan başladı. Bin 650 rakımdaki başlangıç noktasından hareket eden sporcular, 2 bin 100 rakımdaki Zorkun Yaylası Keldaz mevkiinde yürüyüşü tamamladı. Etkinlik kapsamında sporcular, bin 650 rakımlı Bezelik mevkii ile bin 950 rakımdaki Koyun Meleten mevkilerinde iki gece kamp yaptı. Üç gün süren etkinlik boyunca sporcular; yağmur, çamur, kar, soğuk ve güneş gibi zorlu hava şartlarına rağmen parkurları tamamlamak için mücadele verdi. Şenliğin en dikkat çeken anlarından biri ise Kayseri’den katılan engelli sporcu Mustafa Kılıçarslan’ın yürüyüşü tamamlaması oldu. Kılıçarslan, parkuru bitirdiğinde diğer sporcular tarafından batonların birbirine vurulmasıyla alkışlanarak karşılandı. "Tek ayak ve iki kolla yürüyorum" İnsanlar için en büyük engelin sigara olduğunu ve bu engelden kurtulması gerektiğini söyleyen Mustafa Kılıçarslan, "Amanos Dağları’nın bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum. İlk defa katıldım. Türkiye’nin her yerinde dağlara çıktım. Amanoslar her yerden daha güzel. Amanoslara yine geleceğim. ODAK görevlileri bir an olsun yalnız bırakmadılar. Harika bir organizasyondu. Dağcılık İl Temsilciliği’ne, Osmaniye Belediyesi’ne, ODAK’a çok teşekkür ediyorum. Ben 4 aylıkken çocuk felci olmuşum. Sağ ayağımda yüzde 98 oranında güç kaybı var. Tek ayak ve iki kolla yürüyorum. 45 yaşına kadar da sigara kullandım. 45 yaşında sigarayı bıraktım yürümeye başladım yürüyüş de kesmedi tırmanmaya başladım. Sonra dedim ki benim engelim bacağımdaki sakatlık değil sigaraymış. Bundan dolayı sigara kullanan arkadaşlarımızın sigara engelinden kurtulmalarını diliyorum" diye konuştu. "Bölge coğrafyası hakikaten çok güzel" Amanosların doğasının harika olduğunu ve yürüyüşe Şanlıurfa’dan katıldığını söyleyen Bekir Yavuz ise, "Öncelikle Belediye Başkanı İbrahim Çenet’e teşekkür etmek istiyorum. Bölge coğrafyası hakikaten çok güzel. Karadeniz’den hiçbir farkı yok. Muhteşem zirveler yaptık. Bu bölgede çok ciddi bir etkinliğin yapılması gerekiyor. Bu yıl tabii ilk defa olduğu için eksikleri olacak artıları olacak. Bunlar ilerleyen süreçlerde olacak şeyler. Çok ciddi bir katılım var. Türkiye’nin pek çok ilinden gelen sporcular vardı" dedi. Osmaniye Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Spor Kulübü Dağcılık Antrenörü Ali Rıza Işık’ın liderliğinde ODAK sporcularının destekleriyle gerçekleşen yürüyüşünün sonunda Zorkun Yaylası Şenlik Tepesi’nde katılımcılara belgeler takdim edildi.
İstanbul Berkay Şengel’in ölümüne neden olan sanık tahliye edildi Kadıköy’de yaya geçidinde otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden 26 yaşındaki Berkay Şengel’in ölümüne ilişkin davada sanık Azad Baran Hışım, üçüncü duruşmada tahliye edildi. Göztepe Mahallesi Bağdat Caddesi’nde 19 Şubat 2026 tarihinde akşam saatlerinde meydana gelen kazada, yolun karşısına geçmeye çalışan yazılım mühendisi Berkay Şengel’e, Azad Baran Hışım yönetimindeki otomobil çarptı. Ağır yaralanan Şengel kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Kazanın ardından aracını olay yerinde bırakarak kaçan sürücü, daha sonra polis merkezine giderek teslim oldu. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanığın yaya geçidinden geçen Şengel’e çarptığı ve olay yerinden kaçtığı belirtildi. Bilirkişi raporunda sanığın kazada tamamen kusurlu olduğu, Şengel’in ise kusurunun bulunmadığı ifade edildi. İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın üçüncü duruşmasına tutuklu sanık ve taraf avukatları katıldı. Cumhuriyet Savcısı, sanığın "bilinçli taksirle ölüme neden olma" suçundan cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, sabit ikametgah sahibi olması ve kaçma şüphesine ilişkin somut delil bulunmaması gibi hususları dikkate alarak tahliyesine karar verdi. Sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmedildi. Mahkeme ayrıca Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına, çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarının incelenmesine ve sanığın ehliyet durumuna ilişkin bilgilerin dosyaya eklenmesine karar vererek duruşmayı 9 Temmuz’a erteledi.
Manisa YUKUT’tan Alaşehir’de kritik sınav Manisa’nın Alaşehir ilçesinde, olabilecek afetlere karşı hazırlık seviyesini artırmak amacıyla gerçekleştirilen "Yerel Düzey Baraj Patlaması Tatbikatı", gerçeğini aratmayan görüntülere sahne oldu. Tatbikata katılan Yunusemre Belediyesi Arama Kurtarma (YUKUT) ekibi, başarılı performansıyla dikkat çekti. Manisa İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü koordinasyonunda, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında Alaşehir Afşar Barajı’nda düzenlenen tatbikatta, senaryo gereği barajda meydana gelen patlama sonrası oluşabilecek afet durumlarına müdahale süreçleri uygulamalı olarak test edildi. Alaşehir merkezli olarak Salihli, Sarıgöl ve Evrenos bölgelerini kapsayan tatbikat; saha ve masa başı uygulamalarının eş zamanlı yürütülmesiyle gerçekleştirildi. Çalışmalara 23 yerel düzey afet çalışma grubunun yanı sıra kamu kurum ve kuruluşlarından toplam 355 personel katıldı. Tatbikatta ayrıca 73 araç ile 1 mobil baz istasyonu aktif olarak kullanıldı. Yoğun yağışlar sonrası baraj gövdesinde oluşabilecek hasar ve buna bağlı gelişebilecek taşkın senaryosu üzerinden yürütülen tatbikatta; yerleşim alanlarının tahliyesi, arama-kurtarma faaliyetleri ile barınma, beslenme, sağlık, güvenlik ve altyapı hizmetlerine yönelik koordinasyon detaylı şekilde değerlendirildi. Yunusemre Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren YUKUT ekibi de tatbikatta aktif rol alarak, olabilecek bir afet anında hızlı ve etkili müdahale kabiliyetini ortaya koydu. Tatbikatı Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Doğan da yerinde takip etti. Yetkililer, bu tür tatbikatların afetlere hazırlık açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesinin hedeflendiğini belirtti.