- 03 Mart 2023 Cuma 08:50

Depremzedeler dehşet anlarını anlattı: “Her yerden ‘bizi kurtarın’ sesleri geliyordu”

A
A
A
Depremzedeler dehşet anlarını anlattı: “Her yerden ‘bizi kurtarın’ sesleri geliyordu”

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Bitlis’e yerleşen Antakyalı 10 kişilik aile dehşet anlarını anlattılar.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Bitlis’e yerleşen Antakyalı 10 kişilik aile dehşet anlarını anlattılar.


Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin ardından yakınlarını ve evlerini kaybeden depremzedeler, tüm Türkiye’de olduğu gibi Bitlis’te de yurt, otel, misafirhane ve yakınlarının yanlarına yerleşiyorlar. Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan 10 kişilik Çatak ailesi de büyük afeti atlatıp, geride sevdiklerini, evlerini, hatıralarını bırakarak Bitlis’te yaşamaya başladılar.


Depremzede Şakir Çatak, 04.17’deki depremde ağabeyi, yengesi ve üç yeğenini kaybetti. Kendisi, eşi, çocukları ile anne ve babasıyla beraber depremden kurtulan Şakir Çatak, Bitlis’teki baldızı ve bacanağının evine geldi. Yaşadıkları dehşet anlarını İHA’ya anlatan Şakir Çatak, Antakya’nın artık insanların bildiği kadim ve medeniyetler şehri olmadığını söyleyerek, “6 Şubat’taki depremde Hatay’daydık, Antakya’da oturuyoruz. 04.17’deki depremde oldukça kötü sallandık. İlk olarak çocukları çıkarmaya çalıştım. Çocukları çıkardıktan sonra mahallede her yerde bağıran çağıranlar vardı. Etrafımıza baktığımızda hiçbir bina kalmamıştı. Binadaki insanlara yardım etmeye çalıştık ama insanoğlunun gücü bir yere kadar, çok fazla bizim yapacağımız bir iş değildi. Kayınpederimin evleri yıkılmıştı onlara yardıma gittik. O anda aklıma büyük ağabeyim geldi. Onlar yeni bir eve taşınmışlardı. Oraya gittiğimizde baktık ki binalar yıkılmış mahallemizde hiç bina kalmamış. Ağabeyimi çıkarmaya çalıştık ama birinci katta oldukları için pek faydalı olamadık. Havanın aydınlanmasını bekledik. Diğer insanlara yardımcı olmaya çalıştık. Üçüncü ve dördüncü katlardan aldığımız insanlar, bebekler ve çocuklar oldu. Anlatılmaz çok zor bir süreçten geçtik. Depremin altıncı gününde ağabeyim, üç yeğenim ve yengemi vefat etmiş şekilde bulduk. Allah’a şükür cenazelerini bulduğumuza sevindik. Çünkü cenazesini bulamayan insanlar vardı. Antakya durulacak gibi değildi. Antakya insanların bildiği kadim ve medeniyetler şehri değil artık. Daha önce görenler bilir ne kilise ne de camilerin hiçbiri yok artık. Antakya yerle bir oldu, bizde duramadık artık ve Bitlis’e geldik. Burada baldızımla bacanağım var, sağ olsun Bitlislilerde bize kucak açtı. Allah razı olsun hepsinden. Burada bir müddet kalacağız, duruma göre de hareket edeceğiz. Çocuklarımızla beraber 10 kişi geldik. Şu an Bitlis’teyiz Bitlis halkına da teşekkür ederiz” diye konuştu.


Şakir Çatak’ın eşi Süheyla Çatak ise depremden sonra dışarında sadece ‘bizi kurtarın’ sesleri geldiğini belirtti. Depremden sonra evinde ne kadar çorap ve terlik varsa insanlara dağıttığını söyleyen Süheyla Çatak, “Deprem olduğu saatte yağmur da yağıyordu. Çok fazla sarsılıyorduk. Eşim önce 72 yaşındaki kayınvalidemi indirdi. Sonra çocuklarla biz indik. Ama her yer hem karanlık hem de yağmurluydu. Çok felaketti, her yerden ‘bizi kurtarın’ sesleri geliyordu. Evden indikten sonra zorda olsa bir yere sığındık. Sarsıntılar zaten hep oluyordu. Daha sonra babamlar geldi, erkek kardeşim ve ailesini çıkarmaya gittik. Diğer kardeşimle beraber çöken binanın camında kardeşimi, gelinimizi ve çocuğunu çıkardık” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Kahta’da sözleşmeli tütün üretiminde yeni sezon başladı Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Ege menşeli firmalarla yapılan sözleşmeli tütün üretimi kapsamında yeni sezon tütün dikimlerine başlandı. Kahta Ziraat Odası Başkanı Fatin Rüştü Zorlu Turanlı, üreticilere bereketli ve kazasız bir sezon dileyerek tütün üretiminde gelinen noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Son yıllarda tütün üretiminde kalite standartlarının yükseldiğine dikkat çeken Turanlı, özellikle ihracata yönelik ve sözleşmeli üretimlerde kurutma yöntemlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Tütünlerin kurutulmasında file kullanımının zorunlu hale gelmesinin kalite açısından kritik bir unsur olduğuna vurgu yaptı. Filelerde yapılan kurutma sisteminin tütünün rengini, doğal yapısını ve kalitesini koruduğunu belirten Turanlı, "Aynı zamanda ürünün hava almasını sağlayarak küflenme, kararma ve kalite kaybının önüne geçiliyor. Bu yöntem firmaların talep ettiği standartlara hem uyum sağlıyor hem de üreticinin emeğinin karşılığını daha iyi almasına katkı sunuyor. Bu anlamda tüm üreticilerimize kurutma sürecinde gerekli hassasiyeti göstermeleri ve ürünlerini modern yöntemlerle filelerde kurutmaları yönünde çağrıda bulunuyoruz. Kahta’da tütün üretiminin önemli bir geçim kaynağı olduğu aşikar. Üretimin daha kaliteli, verimli ve sürdürülebilir hale gelmesi için çiftçilerimizi desteklenmeye devam edileceğiz" dedi.
Adıyaman Ünlü ressamlar Nemrut’un tanıtımı için dünya çapında sergiler düzenliyor Adıyaman’ın Kahta ilçesindeki bu tarihi alan, bu kez ünlü ressamların uluslararası sanat çalışmalarıyla gündemde. Nemrut Dağı, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan ve gün doğumu ile gün batımının en etkileyici şekilde izlendiği noktalardan biri olarak dikkat çekmeye devam ediyor. Rusya, Sibirya, Tataristan, Kazakistan, Çin ve Litvanya’dan gelen ressamlar, Nemrut Dağı’ndaki iki bin yıllık tarihi eserleri resmederek farklı ülkelerde sergiler açıyor. Sanatçılar, hazırladıkları eserlerle hem Nemrut’un kültürel değerini hem de bölgenin tarihi dokusunu dünya sanat kamuoyuna tanıtıyor. Etkinliğin organizatörlüğünü üstlenen Tataristanlı ressam Aygül Okutan, yaptığı açıklamada Kommagene Uygarlığı’nın barışçıl yapısına dikkat çekti. Mezopotamya’da Helenistik dönemin önemli uygarlıklarından biri olan Kommagene Uygarlığı’nın sanat ve kültür açısından önemli bir miras bıraktığını belirten Okutan, "Kommagene, savaşsız ve barış içinde yaşamın mümkün olduğunu gösteren önemli bir uygarlıktır. Nemrut Dağı’nı ve bu kültürel mirası uluslararası sergilerle tanıtmaya devam edeceğiz. Gittiğimiz ülkelerde büyük ilgi görüyoruz ve bu sayede insanlar bölgeyi yerinde görmek istiyor" dedi. Sanatçıların çalışmalarıyla birlikte Nemrut Dağı’na olan ilginin arttığı, özellikle Avrupa ve Asya ülkelerinde düzenlenen sergiler sayesinde bölgenin turizm potansiyelinin güçlendiği ifade ediliyor.
İstanbul Maltepe’de "kargoyla" uyuşturucu teslimatına baskın: 5 bin 400 gram marihuana ele geçirildi Maltepe’de düzenlenen uyuşturucu operasyonunda bir dükkana yurt dışından gelen kargo kolisinin içinde 5 bin 400 gram marihuana ele geçirilirken, konuyla ilgili 2 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçuyla ilgili şüphelilerin yakalanması ve suçların önlenmesine yönelik çalışmalar yürütüldü. Çalışmalar kapsamında 27 Nisan’da Maltepe Zümrütevler Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir elektronik firmasına yurt dışından gelen kargo kolisi içerisinde uyuşturucu madde olduğu bilgisi üzerine çalışma başlatıldı. Devam eden çalışmalarda, 28 Nisan’da söz konusu kargo kolisini teslim almaya gelen A.E. (24) isimli şahıs yakalanırken; şahsın yurt dışında bulunan A.S. (27) isimli şahsın yönlendirmesi ile kargoyu teslim almaya geldiği ve Kartal’da bulunan adrese götürmesinin istendiğini beyan ettiği öğrenildi. Devam eden operasyon kapsamında; uyuşturucu maddeyi sevk etmek üzere koordinasyon kurulan A.T. (33) isimli şahıs Kartal Topselvi Mahallesi’nde suçüstü yakalanarak gözaltına alınırken, kargo kolisi içerisinde toplamda 5 bin 400 gram marihuana maddesi ele geçirildi. Konu ile ilgili yakalanan A.E. (24) ve A.T. (33) isimli şüpheli şahıslar "TCK 188" suçundan sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak Ceza ve İnfaz Kurumuna sevk edildi