ASAYİŞ - 07 Ocak 2023 Cumartesi 17:19

Hırsızlar, Bitlis Gazeteciler Cemiyeti’ni soyup soğana çevirdi

A
A
A
Hırsızlar, Bitlis Gazeteciler Cemiyeti’ni soyup soğana çevirdi

Bitlis Gazeteciler Cemiyeti’ne (BİGACEM) giren kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, içerdeki tüm malzemeleri çaldı.

Bitlis Gazeteciler Cemiyeti’ne (BİGACEM) giren kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, içerdeki tüm malzemeleri çaldı.


Bitlis’te daha önce benzeri görülmemiş bir hırsızlık olayı yaşandı. Bitlis Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı, Bitlis Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü, Muhtarlar Derneği, Engelliler Derneği gibi birçok kamu kurumu ve derneğin yer aldığı eski hükümet konağında yaşanan hırsızlık olayı pes dedirtti. Aynı bina içerisinde daha öncesinde farklı kurumlarda meydana gelen hırsızlık olaylarının son mağduru Bitlis Gazeteciler Cemiyeti oldu. Bitlis Gazeteciler Cemiyeti’ne giren hırsızlar, ofisi adeta talan ettiler. Bitlis Denetimli Serbestlik Müdürlüğü karşısındaki eski valilik binasının 4’üncü katındaki BİGACEM ofisine giren hırsızlar; cemiyetin kapıları dahil olmak üzere içerdeki arşiv dosyaları, mobilyaları, elektronik cihazları, dernek evrakları ve demirbaşları çalarak kayıplara karıştı.


Hırsızlık olayı yaşandığı ihbarını alan BİGACEM Başkanı Sinan Aygül ve cemiyet yönetimi, gazeteciler ile birlikte soluğu il merkezindeki cemiyet binasında aldı. Cemiyet ofisine giren cemiyet yönetimi ve gazeteciler, gördükleri manzara karşısında adeta şok oldu. Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen polis, olay yerindeki ilk incelemelerini yaptıktan sonra olayla ilgili tahkikat başlattı.



“İlk defa böyle bir hırsızlık olayı ile karşılaşıyoruz”


Konuyla ilgili açıklamada bulunan BİGACEM Başkanı Sinan Aygül, mesleki yaşantısı boyunca birçok hırsızlık haberine gittiğini ancak mağduru oldukları hırsızlık olayı gibi bir hırsızlık olayıyla daha önce karşılaşmadığını ifade ederek, ofiste iğneden ipliğe her şeyin çalındığını söyledi. Maddi zararın 200 bin TL’nin üzerinde belirten Aygül, ayrıca olayda BİGACEM tarafından yaklaşık 3 yıldır yürütülen birçok projenin çekim kayıtlarının barındırıldığı cihazlar, arşivler ve cemiyete ait resmi evrak ve dernek defterlerinin de kayıp olduğunu ifade etti. Aygül, “Meslek hayatım boyunca adi hırsızlıktan, nitelikli hırsızlığa, yolsuzluğa kadar yüzlerce hırsızlık haberi yaptım. Böylesine ilk defa denk geliyorum ve ne yazık ki mağduru da biziz. Bitlis merkezde eski valilik binasında bulunan ve 2017 yılında valilik tarafından bize tahsis edilen merkez büromuz soyulmuş. Profesyonelce yapılmış, nitelikli bir soygun hem de. Kapısı kırılarak girilmemiş, bizzat kapının kendisi de sökülerek çalınmış. Büromuza giren kişi ya da kişiler kapısıyla beraber içerdeki bütün malzemeleri çalmış. Merkezdeki büromuzda başkanlık makamı, sekreterlik odası, mutfak ve konferans salonumuz vardı. Büro mobilyaları, elektronik cihazlar, mutfak malzemeleri, temizlik malzemelerine kadar her şey alınmış. Evraklarımızın, arşiv kayıtlarımızın bir kısmı yerlere saçılmış bir kısmı kayıp. Binada resmi kurumlar var, dernekler var, giriş kapısı mesai saatleri dışında kilitli bir bina. Nasıl olduğunu merak diyoruz ancak bütün sorumluları ortaya çıkarılacaktır. Emniyete haber verdik, asayiş ekipleri gelip ön incelemeyi yaptılar daha sonra olay yeri inceleme ekipleri gelerek çalışmalarını yaptılar. Karakolda şikayetçi olarak yasal süreci başlattık. İlk etapta ulaşabildiğimiz bilgilere göre zanlıların kimlikleri apayrı bir skandala yol açacak şekilde. Emniyetin ve akabinde savcılığın yürüteceği tahkikatı bekliyoruz. Daha sonra ayrıntılı şekilde kamuoyuyla gereken bilgiyi paylaşacağız” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu başladı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, siyasetçiler, yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri ve uluslararası temsilcilerin katılımıyla başladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ve 16 Mayıs’a kadar sürecek olan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun açılış töreni, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda düzenlendi. Açılışa, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Başkan Yardımcısı Doğan Hatun, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Barış Anneleri Meclisi, milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, uluslararası alanda faaliyet yürüten demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Forumda cemiyetin kutuplaşmadan kurtulması, demokratik çözüm, yerel yönetimlerin rolü ve Kürt meselesinin hukuk temelinde çözümü görüşüldü, kayyım politikaları, birlikte hayat, yerel demokrasi ve demokratik toplum başlıkları öne çıktı. Forumda ayrıca Amed’in "kalıcı ve onurlu barışın adresi" olduğu mesajı verildi. Forumun açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak barış ve demokratik toplumu hep birlikte gerçekleştirme sürecine yerelden, yerel yönetimlerden güçlü bir ses ve yanıt vermeyi hedeflediklerini kaydetti. Bucak, "Bu çabamıza destek verdiğiniz için hepinize tek tek, ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz. Forumun çıktılarını elbette bizler de sizler gibi heyecanla bekliyoruz. Ve bu dayanışmanın daimi olmasını istiyoruz. Bizler bu barış sürecine, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine yeniden gönderilmesi olarak bakıyoruz. Ve bunun bir an evvel gerçekleşmesini ümit ediyor, bunu talep ediyoruz" dedi. Sivil toplum örgütlerine destekleri için teşekkür eden Başkan Bucak, "Her çalışmamızda yer alan, bizimle dayanışan, dayanışmalarını bizden esirgemeyen, bizden de dayanışma isteyen; gösterdikleri ilgi, alaka ve emeklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Forum koordinasyonumuza içten teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Form katılımcıların konuşmalarıyla devam etti.
Diyarbakır 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü: Dürümlü patlamasının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti. Terör örgütü PKK mensupları, 12 Mayıs 2016 tarihinde Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Döşekkaya köyü yakınlarında yol çalışması yapan bir firmaya ait kamyonu gasp ederek yaklaşık 15 tonluk bombayı araca yüklemiş, bomba yüklü araç içindeki PKK’lılarla birlikte Sur ilçesine bağlı Tanışık Mahallesi’ne gelmişti. Köylülerin şüphelenmesi üzerine araçtaki PKK’lılar ile köylüler arasında tartışma yaşanmış, olayın ardından teröristler bomba yüklü kamyonu Dürümlü mezrasına doğru yönlendirmişti. Köylüler tarafından takibe alındıklarını ve kaçamayacaklarını anlayan teröristler 15 ton patlayıcı yüklü kamyonu infilak ettirmiş, olayda hepsi akraba olan 16 kişi ölmüş, 26 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü tazeliğini koruyor. ‘’Biz onları unutmayacağız’’ Patlamanın yıldönümünde mezarlık önünde açıklamalarda bulunan Çelebi Yaman, ‘’Şehit ailesiyim. Burada bulunan şehitlerin tamamı benim kardeşim, kuzenlerim ve amcamdır. 12 Mayıs 2016’da terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda hepsi şehit oldu. Bugün burada bulunmamızın sebebi onları unutmamak ve unutturmamaktır. Şehit ailelerinin sesi olan, her daim onların yanında bulunan ve onların sözüyle hareket eden Devlet Bahçeli’yi buradan saygıyla selamlıyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Açmış olduğu bu yolda şehit aileleri olarak biz de destek vermeye devam edeceğiz, desteğimizi esirgemeyeceğiz. Söz konusu vatan ise biz her zaman vatanımızın ve devlet büyüklerimizin yanındayız. Bugün şehitlerimizin 10. yıl dönümü. Aradan sadece 10 yıl değil, 100 yıl da geçse biz onları unutmayacağız, unutturmayacağız’’ dedi. ‘’Değil 10 yıl, 10 bin yıl da geççe bu acı içimizden çıkmayacak’’ Olayda yakınlarını kaybeden Mehmet Yaman da ‘’Bu olayda ağabeyimi, babamı, amcamı ve dayılarımı kaybettim. Bugün olayın 10. yılı. Allah hepsine rahmet eylesin inşallah. Değil 10 yıl, 10 bin yıl geçse de bu acı içimizden çıkmayacak. Allah-u Teala bütün şehitlerimize rahmet eylesin inşallah. Bu çözüm süreciyle birlikte inşallah artık bu olaylar yaşanmaz. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın inşallah. Biz 16 şehit verdik. Allah-u Teala hepsine rahmet eylesin. Bu acı ne yapsak içimizden çıkmaz. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a ve Devlet Bahçeli’ye selamlarımızı gönderiyoruz. Bütün ailemizin selamı var. Allah hepinizden, devletimizden razı olsun’’ diye konuştu. ‘’Yeni doğan çocuklar onların isimleri ile yaşıyor’’ Yakınlarını kaybeden Şahin Güler ise ‘’12 Mayıs 2016’da Tanışık köyünde terör örgütü PKK’nın saldırısı sonucunda 16 yakınımı kaybettim. Tamamı dayımlar ve dayım çocuklarıydı. Birlikte büyüdüğümüz insanlardı. Bugün üzerinden 10 yıl geçti ama acıları hala içimizde taze. Unutmadık, unutturmayacağız. Birçoğunun ismini çocuklarımıza verdik. Yeni doğan çocukların çoğunda bugün onların isimleri yaşıyor’’ şeklinde konuştu.