KÜLTÜR SANAT - 06 Ocak 2023 Cuma 10:44

Ahlat Müzesi ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor

A
A
A
Ahlat Müzesi ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor

Bitlis’in Ahlat ilçesinde bin eserin sergilendiği Ahlat Müzesi, ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor.

Bitlis’in Ahlat ilçesinde bin eserin sergilendiği Ahlat Müzesi, ziyaretçilerini tarihi yolculuğa çıkarıyor.


2018 yılında çağdaş müzecilik anlayışı ile yeniden inşa edilerek hizmete sunulan Ahlat Müzesi’nde Kalkolitik, Erken ve Orta Tunç ile Urartu, Roma, Helenistik, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait yaklaşık bin eser sergileniyor. UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Selçuklu Meydan Mezarlığı’nın yanında bulunan müze, 4,5 yıldır yerli ve yabancı turistlere ev sahipliği yapıyor. İnteraktif uygulamalarla tarihi dönemleri yansıtan canlandırma birimleri, Sultan Alparslan’ın balmumu heykeli, çeşitli dönemlere ait tarihi eserler ve geçen yaz müzeye kazandırılan Sultan Alparslan dönemine ait bin yıllık altın sikke ziyaretçileri cezp ediyor.


Ahlat Müzesi Müdürü Mikail Ercek, tarihi yapıları ve kümbetleriyle adeta açık hava müzesi konumundaki Ahlat ilçesine ilginin gün geçtikçe arttığını belirterek, buna paralel olarak Ahlat Müzesi’nde de ziyaretçi yoğunluğu yaşandığını söyledi. Müzeye gelen ziyaretçilerin her yıl katlanarak arttığını belirten Ercek, 2021 yılında 11 bin olan ziyaretçi sayısının 2022 yılı sonu itibarıyla 20 bin 143 kişiye ulaştığını söyledi. Müzeye gelen ziyaretçilerin sergilenen eserler ve yapılan uygulamalarla adeta tarihi yolculuğa çıktığını ifade eden Ercek, “Eserlerimiz fuaye, kentsel bellek ve arkeolojik salon olmak üzere üç farklı alanda sergilenmektedir. Kentsel belleğimizde genelde yakın dönemi, İslamiyet sonrasını işlemeye çalıştık. Bunun yanında tabiat zenginliklerimizi de işlemeye çalıştık. Fuaye alanımızda Selçuklu döneminin havasını yansıtan motifler, yerel motifler, bunun yanında o dönemde tercih edilen turkuaz renklere ağırlık verdik. Arkeolojik salonumuzda ise farklı dönemlere ait eserler sergilenmektedir. En erken dönemimiz Kalkolitik dönem, daha sonraki dönem Erken Tunç ve Orta Tunç derken, Osmanlı dönemine kadarki uygarlıkların izlerini taşıyan eserler sergilenmektedir. Müzemizi çağdaş müzecilik anlayışıyla yaptık. Dolayısıyla sergileme anlayışımız oldukça ziyaretçilerimizin ilgisini çekmektedir ve ilgi görmektedir” dedi.


Ahlat Müzesi’ni 2022 yılında 20 bin 143 kişinin ziyaret ettiğini belirten Ercek, sözlerini şöyle sürdürdü:


“2021 yılına baktığımızda müzemizi 11 bin 814 kişinin ziyaret ettiğini görüyoruz. 2021 yılıyla kıyasladığımızda müze ziyaretçi sayısının iki kat arttığını görüyoruz. Bu artışların nedenlerine bakacak olursak, bakanlığımızın buradaki hizmetleri ve müzemizin çağdaş müzecilik anlayışıyla tanzim edilmesi ve düzenlenmesi, Cumhurbaşkanımızın 26 Ağustos’ta her sene burayı ziyaret etmesi, burayı ziyaret ederken halkın Cumhurbaşkanımıza olan ilgisi ve bütün bunları bir araya getirdiğimizde ziyaretçilerin artışını sağladığını söyleyebiliriz.”



“Sultan Alparslan dönemine ait bin yıllık altın sikke müzeye kazandırıldı”


Geçen yıl Sultan Alparslan dönemine ait bin yıllık altın sikkenin müzeye kazandırıldığını ve bunun ziyaretçi sayısındaki artışa etki ettiğini belirten Müze Müdürü Ercek, “Özellikle geçen yılki artan ziyaretçi sayısının en önemli sebeplerinden biri de Sultan Alparslan dönemine ait bin yıllık altın sikkeyi müzemize kazandırmış ve sergiliyor olmamızdır. Çünkü biz bunu net biliyoruz ki Ahlat ilçesi Alparslan’la anılıyor ve ziyaretçilerimiz Alparslan’a ait bir eserin olmasını bekliyordu. Bu eserimizin gelişiyle ziyaretçi sayısında bir artışın olduğunu da gözlemledik. Yaklaşık bin eser müzemizde sergilenmektedir. Müzemizi çağdaş müzecilik anlayışıyla tanzim ettiğimiz için ziyaretçilerimizin ilgisini çekmektedir” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu başladı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, siyasetçiler, yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri ve uluslararası temsilcilerin katılımıyla başladı. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ve 16 Mayıs’a kadar sürecek olan Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’nun açılış töreni, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ali Emiri Konferans Salonu’nda düzenlendi. Açılışa, Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Başkan Yardımcısı Doğan Hatun, DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Barış Anneleri Meclisi, milletvekilleri, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri, uluslararası alanda faaliyet yürüten demokratik kitle örgütleri temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Forumda cemiyetin kutuplaşmadan kurtulması, demokratik çözüm, yerel yönetimlerin rolü ve Kürt meselesinin hukuk temelinde çözümü görüşüldü, kayyım politikaları, birlikte hayat, yerel demokrasi ve demokratik toplum başlıkları öne çıktı. Forumda ayrıca Amed’in "kalıcı ve onurlu barışın adresi" olduğu mesajı verildi. Forumun açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanı Serra Bucak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi olarak barış ve demokratik toplumu hep birlikte gerçekleştirme sürecine yerelden, yerel yönetimlerden güçlü bir ses ve yanıt vermeyi hedeflediklerini kaydetti. Bucak, "Bu çabamıza destek verdiğiniz için hepinize tek tek, ayrı ayrı çok teşekkür ediyoruz. Forumun çıktılarını elbette bizler de sizler gibi heyecanla bekliyoruz. Ve bu dayanışmanın daimi olmasını istiyoruz. Bizler bu barış sürecine, seçilmiş belediye başkanlarının görevlerine yeniden gönderilmesi olarak bakıyoruz. Ve bunun bir an evvel gerçekleşmesini ümit ediyor, bunu talep ediyoruz" dedi. Sivil toplum örgütlerine destekleri için teşekkür eden Başkan Bucak, "Her çalışmamızda yer alan, bizimle dayanışan, dayanışmalarını bizden esirgemeyen, bizden de dayanışma isteyen; gösterdikleri ilgi, alaka ve emeklerinden ötürü teşekkür ediyorum. Forum koordinasyonumuza içten teşekkürlerimi sunuyorum" diye konuştu. Form katılımcıların konuşmalarıyla devam etti.
Diyarbakır 15 tonluk bomba infilak ettirilmiş, 16 kişi ölmüştü: Dürümlü patlamasının üzerinden 10 yıl geçti, acılar geçmedi Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Dürümlü mezrasında terör örgütü PKK mensuplarınca kamyona yüklenen 15 tonluk patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybettiği olayın üzerinden 10 yıl geçti. Terör örgütü PKK mensupları, 12 Mayıs 2016 tarihinde Bingöl’ün Genç ilçesine bağlı Döşekkaya köyü yakınlarında yol çalışması yapan bir firmaya ait kamyonu gasp ederek yaklaşık 15 tonluk bombayı araca yüklemiş, bomba yüklü araç içindeki PKK’lılarla birlikte Sur ilçesine bağlı Tanışık Mahallesi’ne gelmişti. Köylülerin şüphelenmesi üzerine araçtaki PKK’lılar ile köylüler arasında tartışma yaşanmış, olayın ardından teröristler bomba yüklü kamyonu Dürümlü mezrasına doğru yönlendirmişti. Köylüler tarafından takibe alındıklarını ve kaçamayacaklarını anlayan teröristler 15 ton patlayıcı yüklü kamyonu infilak ettirmiş, olayda hepsi akraba olan 16 kişi ölmüş, 26 kişi de yaralanmıştı. Patlamanın üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü tazeliğini koruyor. ‘’Biz onları unutmayacağız’’ Patlamanın yıldönümünde mezarlık önünde açıklamalarda bulunan Çelebi Yaman, ‘’Şehit ailesiyim. Burada bulunan şehitlerin tamamı benim kardeşim, kuzenlerim ve amcamdır. 12 Mayıs 2016’da terör örgütü PKK tarafından gerçekleştirilen bombalı saldırıda hepsi şehit oldu. Bugün burada bulunmamızın sebebi onları unutmamak ve unutturmamaktır. Şehit ailelerinin sesi olan, her daim onların yanında bulunan ve onların sözüyle hareket eden Devlet Bahçeli’yi buradan saygıyla selamlıyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Açmış olduğu bu yolda şehit aileleri olarak biz de destek vermeye devam edeceğiz, desteğimizi esirgemeyeceğiz. Söz konusu vatan ise biz her zaman vatanımızın ve devlet büyüklerimizin yanındayız. Bugün şehitlerimizin 10. yıl dönümü. Aradan sadece 10 yıl değil, 100 yıl da geçse biz onları unutmayacağız, unutturmayacağız’’ dedi. ‘’Değil 10 yıl, 10 bin yıl da geççe bu acı içimizden çıkmayacak’’ Olayda yakınlarını kaybeden Mehmet Yaman da ‘’Bu olayda ağabeyimi, babamı, amcamı ve dayılarımı kaybettim. Bugün olayın 10. yılı. Allah hepsine rahmet eylesin inşallah. Değil 10 yıl, 10 bin yıl geçse de bu acı içimizden çıkmayacak. Allah-u Teala bütün şehitlerimize rahmet eylesin inşallah. Bu çözüm süreciyle birlikte inşallah artık bu olaylar yaşanmaz. Umarım bir daha böyle acılar yaşanmaz. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın inşallah. Biz 16 şehit verdik. Allah-u Teala hepsine rahmet eylesin. Bu acı ne yapsak içimizden çıkmaz. Buradan Recep Tayyip Erdoğan’a ve Devlet Bahçeli’ye selamlarımızı gönderiyoruz. Bütün ailemizin selamı var. Allah hepinizden, devletimizden razı olsun’’ diye konuştu. ‘’Yeni doğan çocuklar onların isimleri ile yaşıyor’’ Yakınlarını kaybeden Şahin Güler ise ‘’12 Mayıs 2016’da Tanışık köyünde terör örgütü PKK’nın saldırısı sonucunda 16 yakınımı kaybettim. Tamamı dayımlar ve dayım çocuklarıydı. Birlikte büyüdüğümüz insanlardı. Bugün üzerinden 10 yıl geçti ama acıları hala içimizde taze. Unutmadık, unutturmayacağız. Birçoğunun ismini çocuklarımıza verdik. Yeni doğan çocukların çoğunda bugün onların isimleri yaşıyor’’ şeklinde konuştu.