ASAYİŞ - 23 Ocak 2026 Cuma 17:00

Bingöl’de kayan midibüs kara saplandı

A
A
A
Bingöl’de kayan midibüs kara saplandı

Bingöl’ün Genç ilçesinde karla kaplı yolda şarampole kayarak kara saplanan midibüs, iş makinesi tarafından kurtarıldı.



Bingöl’ün Genç ilçesinde dün akşam saatlerinde başlayan kar yağışı, trafik kazalarını da beraberinde getirdi. Diyarbakır istikametine seyir halinde olan bir yolcu midibüsü yoğun kar yağışı ve buzlanma nedeniyle kontrolden çıkarak kara saplandı. Kazanın bildirilmesi üzerine belediye ekipleri kısa sürede olay yerine sevk edildi. Ekiplerin yürüttüğü çalışmalar sonucunda midibüs, güvenli bir şekilde bulunduğu noktadan çıkarılarak yoluna devam etti.



Bingöl’de kayan midibüs kara saplandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Bakan Tekin, Kütahya’da katıldığı AK Parti İl Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuştu Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Kütahya’da katıldığı AK Parti İl Kadın Kolları Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, başörtüsü yasağı dönemine, kadınların kamusal alandan dışlandığı yıllara ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) açtığı kreşlere ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. "1990’lı yılların sonunda başörtülü kadınlar kamusal alandan dışlandı" Geçmişte yaşanan başörtüsü uygulamalarına değinen Bakan Tekin, 1990’lı yılların sonunda kamusal alanda yaşanan örnekleri hatırlatarak, ‘’Üniversitenin tıp fakültesinde başörtülü hastalarla ilgili olarak "burası kamusal alan" diyen hekimler vardı. Daha trajik bir örnek ise; elektrik faturası ödemek için gelen bir kadına bile Başörtülü girdiği için "Burası kamusal alan bu şekilde içeriye giremezsin" denilen bir Türkiye yaşadık. Bunlar milattan önce falan bahsetmiyorum ben. 1990’lı yılların sonundan bahsediyorum. İnsanların kılığından, kıyafetinden, inancından dolayı özellikle kadınların kamusal hayatı tamamen dışına atıldığı, dışına itildiği bir Türkiye yaşıyorduk.’’ dedi. "Kadınlar kamusal hayatta özgürce yer almaya başladı" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde kadınların kamusal hayattaki yerinin güçlendiğini vurgulayan Bakan Tekin, kadın teşkilatlarına teşekkür ederek konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Sayın Cumhurbaşkanımız siyasette kendisine bu kadar yoğun destek veren kadınların ülkenin toplumsal yapısında ülkenin kamusal hizmetleri yürütüldüğü sektörlerin tamamında kadınların kendi kimlikleriyle, kılıklarıyla, kıyafetleriyle, özgür bir biçimde çalışabilmelerini önüne açtık. Bunlarla uzun uzun anlatmak konuşmak mümkün. Fakat ben bir şey söylüyorum teşkilat toplantılarında Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakan ve Cumhurbaşkanı olarak bizler bakan olarak çalışıyoruz. Biz eğer iyi şeyler yapıyorsak sizin sayenizde yapıyoruz. Eğer siz AK Kadınlar, AK Parti Teşkilatları, Cumhur İttifakı’na mensup siyasi partilerin tabanını teşkil eden kişiler bize destek olmasaydınız Bizi desteklemezseniz biz bunları yapamayız. Bizi seçmezseniz biz bugün koltuklarda olamayız. Bize destek vermezseniz eğer bu kadar büyük ses çıkartan muhalefete rağmen bu işleri yapamayız. O yüzden ben hepinize içtenlikle teşekkür ediyorum.’’ "Muhafazakâr demokrat kimliğimiz toplumsal değerlere sahip çıkmaktır" Muhafazakâr demokrat anlayışın temelinde adalet ve hukuk olduğunu belirten Bakan Tekin, ‘’Biz toplumun değerlerine sıkı sıkıya sahip çıkmak istiyoruz. Muhafazakâr, demokrat dediğimiz kimlik bizim açımızdan bu anlama geliyor. Muhafazakârlığımız yani toplumsal değerlerimizi korumak konusunda kararlı bir iktidarız. bütün bu adımları atarken Müslüman olma hassasiyetine sahip bir biçimde kul hakkı yemeden adil bir biçimde adalet bizim için çok kritik. bütün bu adımlarımızı atarken hukuka uygun davranıyoruz’’ şeklinde konuştu. "Seyyar satıcı bile ruhsat alıyor" İBB ile geçmişte yaşanan kreş tartışmasına değinen Bakan Tekin, ruhsat ve standart vurgusu yaparak yaşanan süreci anlattı: ‘’Bugünlerden bundan 2 yıl kadar önce yaşadığımız bir tartışma vardı. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’yla bir tartışmaya girdik. Dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ben kreş açıyorum. Anaokulu açıyorum diyor. Ben de bakan olarak diyorum ki nerede açıyorsunuz bunları, Ben görmüyorum. Yok. Açıyorum diyor. Hukuk Devleti’nde bir kurum açmak için, Şurada seyyar satıcılar bile gidiyor belediyeden ruhsat alıyor. Kriterler var, Standartlar var, O standartları yerine getiriyor. Ondan sonra kamu hizmet yapıyor.’ "Çocuğun can güvenliğini garanti edebilir misiniz?" Kreşlerin büyük sorumluluk taşıdığına dikkat çeken Bakan Tekin, dönemin İBB Başkanı ile yaşadığı tartışmayı şu sözlerle aktardı: ‘’E peki siz vatandaşın çocuğunu emanet alıyorsunuz. O çocuğa güvenli bir ortam sunduğunuzu, O çocuğun can güvenliğini teminat altına aldığınızı bana garanti edebilir misiniz? O zaman buna hakkınız yok, bunu yapamazsınız diye tartışmaya girmiştim Dönemin İstanbul büyükşehir belediye başkanıyla.’ "Standartları sağlayın, ruhsatı verelim, denetleyelim" Bakan Tekin, bu süreçte resmi yazı yazdığını belirterek şu çağrıyı yaptığını anlattı: ‘’Bir resmi yazı yazdım. Resmi yazıda ona dedim ki "Bunu yapmak istiyorsanız gelin bize deyin ki biz bunu yapmak istiyoruz. Bizim standartlarımızı sağlayın bizde size hak verelim. Gerektiğinde de sizi denetleyelim istiyoruz bizim standartlarımızı sağlayın, biz de size ruhsat verelim. Gerektiğinde sizi denetleyelim.’ "Bu sözler hukuk devletiyle bağdaşmaz" CHP cephesinden gelen tepkilere de değinen Bakan Tekin, ‘’Cumhuriyet Halk Partisi mensupları, milletvekilleri, genel başkanı bizi yerden yere vurdu. "Erkekseniz gelin kapatın" diye hukuk devletiyle asla bağdaşmayacak cümleler kurdular televizyon ekranlarında. Hatırlıyorsunuz değil mi?’’ dedi. "Üç yaşındaki çocuğa yönelik taciz iddiası" İBB’ye ait olduğu iddia edilen bir kreşte yaşanan olaylara dikkat çeken Bakan Tekin, ‘’Bakın son iki gündür yaşadığımız bir tartışma var. Ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya çıkardı. Üç yaşındaki bir çocuğa İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin açtığını iddia ettiği kreşlerde uygulanan taciz’’ ifadelerini kullandı. "Vatandaşa hukuk ve adalet sözü verdik" Konuşmasının sonunda hukuk devleti vurgusunu yineleyen Bakan Tekin, sözlerini şöyle tamamladı: ‘’Arkadaşlar biz yaptığımız her işi dediğim gibi hukuk devleti ilkesine uygun olarak yapmakla mükellefiz ve bu şekilde de davranıyoruz. Bunu niye yapıyoruz bunları? Çünkü biz vatandaştan oy isterken dedik ki biz muhafazakârız. Biz kul hakkı yemeyeceğiz, adil davranacağız. Biz hukuki davranacağız. Biz bunu dedik. Siz de bizim adımıza sokakta, esnafla, hanelerde ziyaretlerde bizim adımıza bunu taahhüt ettiniz." (İHA-Y)
Eskişehir 60 yaşındaki adamı tahtayla öldüren sanık: "Bana verdiği acıyı ona karşılık vermeye çalıştım" Eskişehir’de husumetli olduğu 60 yaşındaki Hasan Hüseyin Doğruk’u tahatayla vurarak öldüren sanık, yargılandığı davada, "Bana verdiği acıyı ona karşılık vermeye çalıştım. Pişmanım adaletinize güveniyorum" dedi. 27 Eylül 2025 tarihinde saat 19.25 sıralarında Tepebaşı ilçesi Yenibağlar Mahallesi Yorulmaz Sokak üzerinde Aydın K. (47) geçmişte yaşadıkları bir husumet konusu sebebiyle çıkan tartışma sonrasında elindeki kereste ile ile Hasan Hüseyin Doğruk’a (60) vurdu. Ağır yaralı olarak Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Doğruk, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Aydın K., polis tarafından yakalanırken, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olaya ilişkin, Eskişehir Adliyesi 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya Hasan Hüseyin Doğruk’un eşi Hatice Doğruk, oğlu İlker Doğruk, Aydın K.’nin annesi Rabia K., ablası Aysun K. ve taraf avukatlar katıldı. "3-4 kere vurdum tahtayla vurdum" Duruşmada savunma yapan sanık Aydın K., "Olay önce 1 buçuk- 2 ay önce şahsın kuş beslediği yerde bir bira içeyim dedim oturdum. 100-150 metre kadar yerden bana doğru geldi. ‘Kuşları rahatsız ediyorsun burada oturma’ dedi. ‘Kuşları rahatsız etmiyorum’ dedim uzaklaştım. Önüme çıktı ters istikametten, ‘Ben sana burada içemezsin demedim’ dedi küfür etti ve bana kafa attı. Bayılır gibi oldum. Tekrar geri gitti güvelik görevlisini getirdi ‘ne oldu?’ dedi güvenlik görevlisi. Sonra olayı anlattım. Kanlar içinde görünce ‘Ben de sizi kalabalık zannettim’ dedi. ‘Yok tek başına içiyorum. Bir bez var mı?’ dedim. Güvenlik ıslak havlu getirdi. Otoparkta Mustafa isimli güvenlik görevlisi halı sahanın yanında. Elimi yüzümü sildim sonra olayı anlattım. Güvenlik ‘Ne yapacaksın yaşlı’ dedi. Eve geldim sonra. Annem telaş yaptı ben de durumu örtbas ettim. Bir olaydan sonra içime kapandım. İntikam içimde olmadı ama haksızlığa üzüldüm. 1 buçuk-2 ay sonra oradan geçerken bir köfteciye gittim. Sonra bu şahıs geldi. Kaş göz işareti yaptı. Baya bir korktum. ‘Bundan kurtuluş yok’ dedim. O korkuyla çağırdığı yere gittim. Beni kaç göz işareti yaptı çağırdı. Bir tahta parçası gördüm. Karavanın yanında poşetler uçmasın diye duruyordu. 3-4 kere vurdum tahtayla. Bel ve kaba kısımlarına vurdum. Bana verdiği acıyı ona karşılık vermeye çalıştım. Oradan ayrıldım biraz zaman geçti. Yaralı diye ayrıldım. Tekrar geri döndüm. Ambulansın sesini duydum sonra geri döndüm. ‘Allah Allah dedim ne ambulanslık bir konu mu var?’ dedim. Pişmanım adaletinize güveniyorum. Maktulü tanımıyorum. Beni darbedince korkup ilkinde şikayette bulunmadım" dedi. "Gezmeden gelmiştik o gün" Maktulün eşi müşteki Hatice Doğruk, "Olayın oluşuna ilişkin görgüye dair bilgim yoktur. 1-2 önce eve geldi anladım ben halinden anlayıp ‘Bir şey mi oldu?’ dedim ‘Kuş yüzünden ufak bir tartışma oldu tatlıya bağladık sıkıntı yok’ dedi. Gezmeden gelmiştik o gün. Olaydan önce kafasında kaş üzerinde kızarıklık vardı sebebini sordum yok bir şey dedi. Çarptım dedi geçti kavgadan bahsetmedi. Kızarıklık belli bile değildi. Şikayetçiyim çeksin cezasını" diye konuştu. Maktulün oğlu İlker Doğruk ise sanıktan şikayetçi olduklarını dile getirerek, en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Hasan Hüseyin Doğruk’un avukatı Kemal Kaan Bayar da sanığın savunmasını kabul etmediklerini belirterek, dosya kapsamındaki kamera kayıtları, olayın oluş şekli ve deliller dikkate alınarak Aydın K’nin kasten öldürme suçundan hiçbir indirim uygulanmaksızın cezalandırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 12 Mart’a erteledi.
Batman Batman’da kardan adamlar kentin simgesi oldu Batman’da yıllar sonra etkili olan yoğun kar yağışı, kenti beyaz bir örtüyle kapladı. Aralıklarla devam eden kar yağışı, hem çocuklara hem de yetişkinlere unutulmaz anlar yaşattı. Beyaza bürünen Batman’da vatandaşlar karın tadını doyasıya çıkarırken, kentin dört bir yanında ortaya çıkan kardan adamlar ise renkli ve keyifli manzaralar oluşturdu. Parklardan mahalle aralarına, okul bahçelerinden sitelerin önüne kadar hemen her noktada kardan adamlara rastlamak mümkün oldu. Kimisi atkı ve şapkayla süslenirken, kimisi de taşlardan yapılan gözleri ve havuçtan burnuyla adeta gülümseyen yüzler oluşturdu. Vatandaşların hayal gücüyle şekillenen kardan adamlar, Batman’da kar sevincinin simgesi haline geldi. Bazı mahallelerde komşular bir araya gelerek birlikte kardan adam yaparken, ortaya çıkan görüntüler tebessüm ettirdi. Vatandaşlar, Batman’da bu denli yoğun bir kar yağışının uzun yıllardır görülmediğini belirterek, oluşan manzaraların kendilerine eski kışları hatırlattığını ifade etti. Karın bereket ve güzellik getirdiğini söyleyen vatandaşlar, "Uzun zaman sonra böylesine güzel bir kar gördük. Çocukluğumuzdaki kış günlerini yeniden yaşadık" dedi. Batmanlılar, yaptıkları kardan adamların fotoğraflarını paylaşarak bu nadir kar anlarını ölümsüzleştirdi. Uzun yıllar sonra yağan karla birlikte ortaya çıkan bu özel görüntüler, Batman’da kışın sadece soğuk değil, aynı zamanda eğlence ve dayanışma anlamına geldiğini de gösterdi. Kardan adamlarla süslenen sokaklar, kentin hafızasında iz bırakan anlar arasında yerini aldı.