KÜLTÜR SANAT - 15 Ocak 2026 Perşembe 10:18

Nazilli Belediyesi’nden çocuklara sömestr tatili hediyesi

A
A
A
Nazilli Belediyesi’nden çocuklara sömestr tatili hediyesi

Nazilli Belediyesi, sömestr tatiline giren çocuklar için tiyatro ve müzikli oyunlarla dolu özel bir program hazırladı. Kültür ve sanatı çocuklarla buluşturmayı amaçlayan etkinlikler kapsamında iki farklı oyun, Mehmet Yüzügüler Kültür Merkezi Tiyatro Salonu’nda minik seyircilerle buluşacak.


Programın ilk gününde Gülnihal Demir, Mert Özkılıç ve Nuri Yiğit’in sahne alacağı "Karagözün Cehaleti" adlı tiyatro oyunu, 28 Ocak Çarşamba günü saat 14.00 ve 16.00’da iki seans halinde sahnelenecek. Geleneksel Karagöz temasını eğitici ve eğlenceli bir dille ele alan oyun, çocuklara keyifli anlar yaşatacak. Etkinliklerin ikinci gününde ise Mert Özkılıç, Özkan Meriç ve Nuri Yiğit’in sahne alacağı müzikli ve danslı kreatif oyun "Benimle Oynar Mısın Arkadaşım" 29 Ocak Perşembe günü saat 14.00 ve 16.00’da izleyiciyle buluşacak. Çocukların kültür ve sanatla iç içe bir tatil geçirmesinin önemine dikkat çeken Nazilli Belediye Başkanı Dr. Ertuğrul Tetik; "Çocuklarımızın hem eğlenmesi hem de öğrenmesi için bu tür etkinliklere büyük önem veriyoruz. Tüm çocuklarımızı tiyatro oyunlarımıza davet ediyor, güzel bir tatil geçirmelerini diliyorum" dedi.



Nazilli Belediyesi’nden çocuklara sömestr tatili hediyesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Bayat ekmek fiyatına sıcak ekmek: Mahalle esnafından emsal davranış Sakarya’nın Erenler ilçesinde bir fırın ve şarküteri işletmesi, piyasada 20 liradan satılan 270 gram ekmeği 12,5 liraya düşürerek vatandaşın bütçesine nefes aldırdı. Aynı gramaj ve kalitedeki sıcak ekmek, yoğun ilgi görüyor. Erenler ilçesi Hacıoğlu Mahallesi’nde şarküteri işletmesi olan Furkan Güllü, 270 gramı 20 liradan satılan ekmeği, aynı mahallede bulunan fırınla anlaşarak aynı gramajdaki ekmeği 12, 5liradan satışa sunmaya başladı. Vatandaşların ucuzluğundan kaynaklı bayat ekmeğe yöneldiğini belirten Güllü, aynı fiyata sıcak ve taze ekmeği sattıklarını belirtti. Fırın işletmecisi Burak Aktürk ise günde 50 bin ekmek ürettiklerini ve 12,5 liraya hem şarküteriden hem de kendi fırınından vatandaşların ekmek alabileceğini söyledi. "20 liradan 12,5 liraya düşürdük" Ekmek indirimi hakkında konuşan şarküteri işletmecisi Furkan Güllü, "2010 yılından beri esnaflık yapıyorum. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu olay aslında bir anda olan bir şey değil. Bunu planladık, ölçtük, biçtik, hesapladık. İnsanların fırındaki bayat ekmeğe çok fazla talepte bulunması, ucuz olmasından. Biz ise bu ekmeği sıcak ve ucuz bir şekilde vermek istedik. Ekmeğimizin gramajını değiştirmedik, kalitesini değiştirmedik. Aynı standartlarında hatta daha özverili şekilde çalışıyoruz. Ne gramajda ne kalitede hiçbir eksiğimiz yok. Tek farkımız fiyatımız 20 liradan 12,5 liraya düşürdük" dedi. "Gayemiz ticaret değil, insanlara katkıda bulunmak " Vatandaşlara yardımcı olduklarını aktaran Güllü, "Vatandaşlarımız çok mutlu, çok güzel tepkiler aldık. Bizim burada gayemiz ticaret değil, insanlara katkıda bulunmak. Ben kar payımı düşürdüm hatta fırınla da anlaştık, fırınımızda da aynı şekilde fiyatlar. Ben bir verdim Allah bize 10 verdi, satışlarımız arttı, şuan daha karlı bir şekilde satış yapıyoruz Allah’a şükür. Bir köyde bir vatandaş açlıktan ölürse bütün köylü katildir. Hz. Ali’nin güzel bir sözüdür buda" diye konuştu. "Gayemiz herkesin sıcak ekmeğe ulaşabilmesi" Ürettikleri ekmeğin kalitesinin ve gramajının piyasadaki ekmeklerden hiçbir eksiği olmadığını belirten fırın sahibi Burak Aktürk, "12,5 liradan tezgah satış noktalarımız var. Ek olarak bakkal ve marketlere de 15 liradan ekmek sattırıyoruz. Gayemiz, Sakarya halkının ekmeğe ulaşabilmesi. Gramaj olarak aynı 270 gram 12,5 liradan devam ediyoruz. Biz halktan tarafız. Süpermarketler ya da marketler kazanacağına halk kazansın istiyoruz" şeklinde konuştu. "Benim evimin altında fırın var, ucuz olduğundan dolayı buraya geliyorum" Satılan ekmeğin kalitesini ve fiyatını beğendiğini ve satın almak için başka bir mahalleden geldiğini dile getiren Mustafa Taşkın, "Dilmen Mahallesi’nden geliyoruz ekmek almaya. Benim evimin altında fırın var, ucuz olduğundan dolayı buraya geliyorum. Ekmeği de 10 numara bir ekmek, Her gün almak isterim buradan" ifadelerini kullandı. "Bu arkadaşlardan Allah razı olsun, bizleri düşünmüş" Kampanyaya çok sevindiğini ifade eden bir mahalle sakini ise, "Vatandaşı düşünmüş, 12, liraya düşürmüş. 20 liraya ekmek almak insana ağır geliyor. Bu arkadaşlardan Allah razı olsun, bizleri düşünmüş. Tüm vatandaşın ve esnafın böyle düşünmesi gerekiyor" dedi. (ACK-OK-
Antalya Kepez’de Güvenlik Zinciri projesiyle büyüklerin kapısı sessiz kalmıyor Kepez Belediyesi, Yaşlı Dostu Kepez Projesi kapsamında hayata geçirdiği Güvenlik Zinciri uygulamasıyla, evinde yalnız yaşayan yaşlı bireylerin kapısını düzenli olarak çalıyor sağlık, sosyal destek ve insan sıcaklığını aynı çatı altında buluşturuyor. Kepez Belediyesi, yaş almış bireylerin yalnızlık duygusundan uzak, güvende ve onurlu bir yaşam sürmesi amacıyla Güvenlik Zinciri uygulamasını sahaya taşıdı. "Sizi görüyoruz, nefesinizi hissediyoruz" anlayışıyla yürütülen çalışma, Kepez’de hiçbir büyüğün kapısının sessiz kalmamasını hedefliyor. Yaşlı Dostu Kepez Projesi kapsamında hayata geçirilen Güvenlik Zinciri uygulaması, Kepez Belediyesi Sağlık İşleri Birimi koordinasyonunda yürütülüyor. Evde sağlık hizmet uzmanları, gerontologlar, sosyal hizmet çalışanları ve psikologlardan oluşan ekipler, yaşlı bireylerin evlerini düzenli olarak ziyaret ediyor. Ekipler, yaşlı bireylerin yalnızca sağlık durumlarını değil; ruh hallerini, sosyal ihtiyaçlarını ve günlük yaşam şartların da yakından takip ederek, ihtiyaçların zamanında karşılanmasını sağlıyor. Güvenlik zinciri nasıl işliyor Uygulama kapsamında yalnız yaşayan yaşlı bireyler, 8–10 kişiden oluşan küçük gruplar halinde Güvenlik Zinciri’ne dahil ediliyor. Her grup, günün belirli saatlerinde başlayan bir iletişim halkasıyla birbirine bağlanıyor. Zincir, örneğin Ayşe Hanım’ın saat 11.00’de Mehmet Bey’i aramasıyla başlıyor. Mehmet Bey, 11.15’te Cemil Bey’i; Cemil Bey ise 11.30’da Hasan Bey’i arayarak zinciri sürdürüyor. Bu şekilde her birey, kendisinden sonra gelen kişiyi arayarak hem hal hatır soruyor hem de bir sonraki halkayı devreye sokuyor. Zincirin son halkasında yer alan kişi, görüşmelerin sorunsuz tamamlanması durumunda Kepez Belediyesi görevlisini arayarak "her şey yolunda" bilgisini paylaşıyor. Ancak zincirin herhangi bir noktasında, örneğin beşinci kişi altıncı kişiye ulaşamazsa, durum anında belediye ekiplerine bildiriliyor. Ekipler gecikmeden ilgili adrese giderek yaşlı bireyin durumunu yerinde kontrol ediyor ve gerekli müdahaleyi sağlıyor. Bu sistem sayesinde, herhangi bir sağlık sorunu, düşme, ani rahatsızlık ya da iletişim kopukluğu en kısa sürede fark edilerek hızlıca müdahale edilebiliyor. Denetim değil, şefkatli takip Uygulama kapsamında gerçekleştirilen ziyaretlerde amaç, yaşlı bireylerin kendilerini denetlenen değil; sahip çıkılan, hatırlanan ve değer verilen bireyler olarak hissetmeleri. Gerekli durumlarda ilgili kurumlarla hızlı koordinasyon sağlanarak, yaşlıların güvenliği ve iyilik hali güçlendiriliyor. Mahalle temelli güçlü sosyal destek ağı Güvenlik Zinciri modeliyle Kepez’de mahalle temelli güçlü bir sosyal destek ağı oluşturuluyor. Böylece yaşlı bireyler, kendi evlerinde ve alıştıkları yaşam alanlarında; güvende, onurlu ve yalnız hissetmeden yaşamlarını sürdürebiliyor. Başkan Kocagöz: "Bu bir proje değil, vefa borcudur" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Güvenlik Zinciri uygulamasının yalnızca bir sosyal destek çalışması olmadığını vurgulayarak, yaşlı bireylere verilen değerin sahaya yansıdığını ifade etti. Başkan Kocagöz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Kepez’de hiçbir büyüğümüzün kapısı sessiz kalmasın istiyoruz. Bir telefonun çalmadığı, bir hal hatırın sorulmadığı, bir nefesin fark edilmediği tek bir ev bile olmasın… Yaş almak bir yük değildir. Biz Kepez Belediyesi olarak, hayatını bu şehre emek vererek geçirmiş büyüklerimizin yanında olduğumuzu sadece sözle değil; her gün kapılarını çalarak, seslerini duyarak, ihtiyaçlarını hissederek göstermek istiyoruz. Güvenlik Zinciri bizim için bir proje değil; bir vefa borcudur. Bilinsin ki; unutulan kimse yok, görülmeyen kimse yok, yalnız bırakılan kimse hiç yok." Kepez Belediyesi, yaşlı bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürerek; yaşlanma sürecinin insan sıcaklığı, saygı ve güven duygusuyla geçirilmesine katkı sağlamaya devam ediyor.
Eskişehir Aktar yerine yapay zekaya danışanlar sağlığından olabilir Vatandaşlar yaşadıkları sağlık problemlerine bitkisel yolla çözmek isterken aktarlara değil yapay zekaya danışmaya başladı. Eskişehirli aktar Metin Ağılönü ise bu durumun daha büyük sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Dünya’da olduğu Türkiye’de de yapay zeka kullanımı gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Bazı vatandaşlar ile yaşadıkları sağlık problemlerine bitkisel çözüm bulma amaçlı yapay zeka araçlarını kullanıyor. Bu durum kişiye özel değil de genel cevap veren yapay zekaların bazı sağlık sorunlarına sebep olma ihtimalini arttırıyor. Eskişehir’de uzun zamandır aktarlık yapan Metin Ağılönü ise, vatandaşlara böyle durumlarda yapay zeka yerine aktarlara yönelmeleri gerektiğini belirtti. Ayrıca Ağılönü, bu yapay zekaların ’halüsinasyon’ görebildikleri ve bu durumun sağlık açısından risk oluşturduğunu söyledi. "Yeni sağlık sorunlarına yol açabilir" Yapay zekanın aktar mesleğine etkisinden bahseden Metin Ağılönü, "Günümüzde yapay zeka kullanımı oldukça yaygınlaştı ve insanlar artık hastalıklarına çözüm bulmak için yapay zekaya sorular soruyorlar. Ancak yapay zeka genellikle genel geçer cevaplar vermektedir. Sağlık sorunlarında rahatsızlığın nereden, nasıl ve ne şekilde kaynaklandığı birebir anlatılmalıdır. Buna göre önerilecek bitkisel tedaviler veya otlar çok daha etkili sonuçlar verecektir. Yapay zekanın verdiği genel cevaplar, kişinin sahip olduğu diğer rahatsızlıkları tetikleyebilir ve yeni sağlık sorunlarına yol açabilir. Ayrıca yapay zeka, uygulanacak tedavideki kullanım miktarlarını tam anlamıyla doğru aktaramayabilir. Örneğin; biz bir bardak çaya bir tutam eklenip içilmesini önerirken, yapay zeka sadece "demlenerek içilebilir" diyerek miktar belirtmeyebilir. Bu durum doz aşımına neden olarak vücudun fonksiyonlarını bozabilir. Bu nedenle hastaların veya tedavi görmek isteyen kişilerin, aktarların önerdiği ölçülerde kullanım yapmaları hayati önem taşımaktadır" dedi. "’Halüsinasyon’ denilen yöntemle yanlış bilgiler üretebilir" Öte yandan yapay zekaların ’halüsinasyon’ etkisinden bahseden Ağılönü, "Yapay zekanın her söylediğinin doğru olduğu kanıtlanmış bir gerçek değildir; bazen "halüsinasyon" denilen yöntemle yanlış bilgiler üretebilir. Hatta internet ve sosyal platformlarda, sanki bir aktarla röportaj yapılmış gibi gösterilen yapay zeka içerikleriyle insanlar yanlış yönlendirilmektedir. Bu tarz içerikler hastalıkların daha da artmasına neden olabilir. Bu yüzden yapay zekaya tam anlamıyla güvenmek yerine, birebir uzman aktarlara danışarak doğru bilgiyi ve kesin ölçü miktarlarını öğrenmek çok daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır" ifadelerini kullandı.