SPOR - 15 Ocak 2026 Perşembe 09:29

Didim’de gençler sporla buluşuyor

A
A
A
Didim’de gençler sporla buluşuyor

Gençleri spora teşvik etmek amacıyla Didim Belediyesi tarafından düzenlenen Kış Futbol Okulu, İnönü Spor Tesisi’nde 2014-2018 doğumlu genç sporcuları sporla buluşturuyor. Genç futbolcular, alanında uzman antrenörler eşliğinde hem sportif becerilerini geliştiriyor hem de disiplinli bir spor kültürüyle tanışıyor.



Haftada iki gün gerçekleştirilen antrenmanlarda genç sporcular; temel futbol eğitiminin yanı sıra takım ruhu, paylaşım ve özgüven kazanımı gibi önemli değerleri de deneyimliyor. Sporun önemine değinen Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, "Gençlerimizin erken yaşta sporla tanışması hem fiziksel hem de sosyal gelişimleri açısından büyük önem taşıyor. Didim Belediyesi olarak sporu teşvik eden, sağlıklı ve özgüvenli bireylerin yetişmesini destekleyen projeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Geleceğimiz olan gençlerimiz için sporun her alanında çalışmalarımız sürecek" dedi.



Didim’de gençler sporla buluşuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara İllerin teknolojik gelişmişlik endeksinde ilk sırada Ankara, ikinci sırada İstanbul yer aldı Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) hazırladığı İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK 2025’e göre teknolojik gelişmişlikte Ankara birinci, İstanbul ise ikinci sıradaki yerini korudu. Söz konusu iki şehir, diğer illerle aralarında farkı açarak kendi ligini de oluşturdu. ASO, Türkiye’de ilk kez geçen yıl açıklanan İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK’in 2025 yılı sonuçlarını açıkladı. Teknolojik gelişmişlikte Ankara birinci, İstanbul ise ikinci sıradaki yerini korurken, bu iki şehir diğer illerle aralarında farkı açarak kendi ligini oluşturdu. 81 ilin 5 farklı alt endeks ve 37 değişkene göre değerlendirildiği ASO-İLTEK 2025 sonuçlarına göre Ankara ve İstanbul’u sırasıyla Eskişehir, Kocaeli, İzmir, Kayseri, Bursa ve Sakarya takip etti. ASO Başkanı Seyit Ardıç, ASO-İLTEK 2025 sonuçlarının açıklandığı basın toplantısında Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu ve endeks sonuçlarını değerlendirdi. Teknoloji alanında çok sayıda söylem ve stratejiye rağmen karşılaştırılabilir ve bütüncül bir haritanın eksikliğine dikkat çeken Ardıç, ASO-İLTEK’in bu ihtiyaçtan doğduğunu ifade etti. Amacın şehirleri yarıştırmak değil, kapasiteleri ölçmek, başarıyı görünür kılmak, riskleri erkenden teşhis etmek ve Türkiye’nin yüksek katma değerli üretime geçişini hızlandırmak olduğunu vurgulayan Ardıç, bu yıl ilk kez üç yıllık veri setinin analiz edildiğini belirtti. Ardıç, "Hangi illerin yükseldiğini, hangilerinin yerinde saydığını veya sessizce irtifa kaybettiğini artık somut verilere bakarak net biçimde görebiliyoruz. Çünkü teknoloji tek seferlik bir sıçrama değildir. Uzun soluklu bir maratondur. Bir endeksin gerçek değeri de tam burada ortaya çıkar. Tek bir yıl size bulunduğunuz noktayı gösterir zaman içindeki veri de hangi yöne gittiğinizi belirtir. Ankara Sanayi Odası olarak amacımız; Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu yerel düzeye uzanan ve süreklilik taşıyan kurumsal bir hafızayla izlemek ve yön göstermektir. Bu nedenle ASO-İLTEK’i bir yayın değil, Türkiye’nin teknoloji navigasyonu olarak görüyoruz" açıklamasında bulundu. Teknolojinin ülkelerin gelişimini, şehirlerin yönünü ve kurumların ömrünü belirleyen ana eksen olduğunu söyleyen Ardıç, birçok ülkenin teknoloji üzerine inşa edilen yeni ekonomi, ticaret, sanayi politikalarını formüle ettiğini dile getirdi. "Ankara ve İstanbul diğer illerden net biçimde ayrışmaya başladı" ASO-İLTEK 2025 sonuçlarına göre Türkiye’nin tek parça bir teknoloji ülkesi olmadığını, üç farklı teknoloji katmanından oluştuğunu belirten Ardıç, "Birinci katmanda Ankara ve İstanbul vardır ve bu büyük iki ilimiz 2025’te diğer tüm illerden daha net biçimde ayrışmaya başlamış, kendi ligini oluşturmuştur. Ankara teknoloji üretiminde, İstanbul ise ticarileşmede liderliklerini pekiştirmiştir" değerlendirmesinde bulundu. İkinci katmanda Kocaeli, Eskişehir, Bursa, İzmir ve Kayseri gibi güçlü sanayi altyapısına sahip ancak teknoloji eşiklerinde zorlanan illerin yer aldığını söyleyen Ardıç, geçen yıl üst ligde yer alan Eskişehir ve Kocaeli’nin bir alt kategoriye düşmüş olmasının dikkat çekici olduğunu belirterek, "Bu tablo, güçlü üretim yapısının tek başına yeterli olmadığını, dijitalleşme ve Ar-Ge’ye hız vermeyen sanayi merkezlerinin güç kaybettiğini gösteriyor" dedi. "Üretimi güçlü ama dijital altyapısı zayıf iller geri düşüyor" Üçüncü katmanda ise potansiyeli olan fakat bunu harekete geçirmekte zorlanan geniş bir çeper bulunduğunu belirten Ardıç, en alt teknoloji kategorisindeki il sayısının 16’dan 18’e çıkmasının teknoloji dönüşümünün tabana yayılmasında sorun olduğuna işaret ettiğini söyledi. Ardıç, "Bu tablo bize Türkiye’nin teknoloji haritasında Ankara ve İstanbul’un ayrışmaya başladığına, diğer büyük sanayi kentlerinin ise zorlandığına işaret etmektedir. İller arasındaki farkın ana nedenini; fiber altyapı, geniş bant ve dijital erişim kalitesi oluşturuyor. Üretimi güçlü ama dijital altyapısı zayıf iller teknolojik gelişmişlikte geri düşüyor" diye konuştu. ASO-İLTEK 2025 sonuçlarının Türkiye’nin teknoloji üretim üssünün Ankara olduğunu gösterdiğini belirten Ardıç, araştırma ve yenilikçilik kapasitesinde ilk sırada olan Ankara’nın teknoloji üretiminde liderliğini güçlendirdiğine dikkat çekti. "Savunma sanayii teknoloji atılımı için kuvvetli bir kaldıraç" Ardıç, ASO-İLTEK 2025’in temasını ‘Savunma Teknolojileri’ olarak belirlediklerini ifade ederek, savunma sanayiinin yalnızca güvenlik alanı olmadığına, ekonominin yenilik ve teknoloji atılımı için kuvvetli bir kaldıraç görevi üstlendiğine dikkat çekti. Ankara’nın savunma sanayiindeki birikiminin, elektronik, yazılım, havacılık ve uzay gibi birçok alana yayılan çarpan etkisi ürettiğini söyleyen Ardıç, şöyle devam etti: "Türkiye’nin kilogram başına ihracat değeri 1,57 dolar iken, savunma ve havacılık sektöründe bu rakam tam 44 kat yükselerek 65 dolara çıkmaktadır. Bu nedenle Ankara’da geliştirilen teknoloji yalnızca belirli bir sektörü değil; Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim kapasitesini bütünüyle ileri taşımaktadır. Bu başarıyı sürdürülebilir kılmak için yeni bir perspektife daha ihtiyacımız var. Teknolojiyi üretmek kadar, insan kaynağını çekmek ve elde tutmak da kritik hale gelmiştir. Endeks sonuçları, Ankara’nın yetenek havuzunu genişletmesi ve yaşam kalitesi unsurlarını güçlendirmesi gerektiğini de açık biçimde işaret etmektedir. Ankara’nın teknoloji liderliği doğru adımlarla desteklendiğinde Türkiye’nin geleceğini belirleyecek en kritik kaldıraçlardan biri olacaktır." "Ankara derin teknolojinin, İstanbul ise dijital altyapının merkezidir" Türkiye’nin teknoloji omurgasını oluşturan Ankara ve İstanbul’un güçlerini farklı başlıklardan aldığını ve birbirlerinin tamamlayıcısı olduğunu söyleyen Ardıç, "Ankara araştırmanın, savunma sanayiinin ve derin teknolojinin, İstanbul ise dijital altyapının, finansın ve küresel bağlantıların merkezidir" dedi. Ardıç, bu iki merkezde üretilen teknoloji gücünün Anadolu’ya yayılmayı gerektiğini vurgulayarak, "ASO-İLTEK’in en kritik uyarılarından biri burada ortaya çıkıyor. Kocaeli, Eskişehir, Bursa ve İzmir gibi güçlü sanayi merkezlerimiz, dijitalleşme, Ar-Ge ve teknoloji çıktıları aynı anda ilerlemezse, irtifa kaybının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Dün bizi taşıyan sanayi modeli, yarının teknoloji yarışında tek başına yeterli olmayacak. Bu bir mevcut sanayi yapısı veya politikası eleştirisi değildir. Sanayimizi daha güçlü bir geleceğe hazırlama çağrısıdır" değerlendirmesini yaptı. "Kayseri’nin patent, tasarım ve teknoloji tescillerindeki performansı, Anadolu’dan güçlü bir teknoloji mesajı vermekte" ASO-İLTEK sonuçlarının umut veren örnekler de sunduğunu ve Kayseri’nin bunlardan biri olduğunu belirten Ardıç, "Kayseri’nin patent, tasarım ve teknoloji tescillerindeki performansı, Anadolu’dan güçlü bir teknoloji mesajı vermektedir. Doğru ekosistem kurduğunda Anadolu’nun yüksek teknoloji ligine çıkabileceğini göstermektedir" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin sorunu teknoloji eksikliği değil, teknolojide eşik atlayamamak" ASO-İLTEK sonuçlarının herkese bulunduğu yerden daha ileriye gitme mesajı verdiğini söyleyen Ardıç, politika yapıcılara, iş dünyasına, üniversitelere şu mesajı verdi: "Tek tip teşvik anlayışı artık yeterli değildir. İl bazında veri temelli ve hedefli sanayi politikalarına ihtiyacımız vardır. Geleneksel üretim hâlâ değerli ama dijitalleşme ve yenilikle desteklemezsek rekabetçi olamayız. Üniversitelerin bilgi üretmesi çok kıymetlidir. Ama o bilgi şehirle ve sanayiyle buluşmadıkça beklenen dönüşüm gerçekleşmez. Türkiye’nin sorunu teknoloji eksikliği değildir, teknolojide eşik atlayamamaktır. Teknolojik dönüşüm bir merdivendir. Doğru basamağa basmazsanız düşersiniz. Raporumuz, bu merdivenin hangi basamaklarının sağlam, hangilerinin onarım istediğini gösteriyor. Ankara Sanayi Odası olarak biz ülkemizin teknoloji yolculuğunun sadece yeni girişimlerle değil, mevcut sanayinin dönüşümüyle hedefine varacağına inanıyoruz.’
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Büyüklerimizin hayır duası, bizim en büyük gücümüzdür" Kocasinan Belediyesi tarafından 5 yıl önce hayata geçirilen ’Gönül Kazan’ Projesi kapsamında, ilçede yaşayan 65 yaş üstü ihtiyaç sahibi ve engelli, yemek yapma imkânı bulunmayan 229 vatandaşın evine her gün 4 çeşit sıcak yemek ulaştırılıyor. Yürütülen çalışmalarla 7’den 70’e herkesin hayatına dokunan projeler ürettiklerini belirten Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, "Büyüklerimizin hayır duası, bizim en büyük gücümüzdür" dedi. Sosyal belediyecilikte Türkiye ve Kayseri genelinde ilkler ve örnek hizmetler gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, "Rutin belediyecilik hizmetlerimizi en iyi şekilde yerine getirirken, insan hayatına doğrudan dokunan sosyal projeleri de hayata geçiriyoruz. Örnek yatırımlarımızla Kocasinan’ı her zaman bir adım öne taşımak için çalışıyoruz" dedi. Kocasinan Belediyesi olarak hayatın her alanında vatandaşların yanında olduklarını vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar, şunları kaydetti; "Hemşehrilerimizin hayatını kolaylaştırmak ve yüzlerini gülümsetmek için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Bir yandan rutin belediyecilik faaliyetlerini aksatmadan sürdürürken, diğer yandan sosyal belediyeciliği en üst seviyeye taşıdık. ‘Dost Eli’ olarak adlandırdığımız Kocasinan Gönüllüsü Projesi ile ihtiyaç sahibi ailelerimizin ihtiyaçlarını karşılıyor, gönüllerine dokunuyoruz. Genç-yaşlı, kadın-erkek demeden 7’den 70’e herkese ulaşmayı hedefliyoruz. İlçemizde yalnız yaşayan, engelli olan ve yemek yapma imkânı bulunmayan 65 yaş üzeri 229 vatandaşımıza haftanın 7 günü bir öğün olmak üzere sıcak yemek ikram ediyoruz. Büyüklerimizin hayır duası, bizim en büyük gücümüzdür." Başkan Çolakbayrakdar, sosyal projelerle gönül belediyeciliği anlayışını en iyi şekilde uygulamaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi. Projeden faydalanan Kocasinan’ın çınarları ise memnuniyetlerini dile getirerek, "Başkanımızdan Allah bin kere razı olsun. Haftanın yedi günü sıcak yemek evimize geliyor. Bundan daha büyük bir hizmet olamaz. Ne kadar teşekkür etsek az." ifadelerini kullandı. Öte yandan Kocasinan Belediyesi Sosyal Yardım İşler Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışma kapsamında, yemekler belediye yemekhanesinde gıda mühendisleri kontrolünde, hijyenik ortamda hazırlanıyor. Özenle paketlenen 4 çeşit sıcak yemek, belediye ekiplerince vatandaşların evlerine götürülerek sıcağı sıcağına teslim ediliyor. Haftanın 7 günü sürdürülen hizmetle, 229 vatandaşın günlük sıcak yemek ihtiyacı karşılanıyor.
Bursa İnegöl’de genç meddahlar sahne aldı İnegöl Belediyesi ile İnegöl İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen İnegöl Meddahlık Yarışması, geçmişin kültürel mirasını bugünün gençleriyle buluşturarak sözün gücünü sahneye taşıdı. Öğrencilerin dili doğru ve etkili kullanma, topluluk önünde kendini ifade etme ve kültürel değerlerini tanıma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan yarışmada, İnegöl’deki 12 liseden öğrenciler Beşinci Mevsim Kültür ve Sanat Merkezi sahnesinde hünerlerini sergiledi. Jüri değerlendirmesi sonucunda dereceye giren ilk üç okula ödülleri takdim edildi. Programa; İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl İlçe Millî Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, belediye meclis üyeleri, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katılım sağladı. Programda selamlama konuşması yapan İnegöl İlçe Millî Eğitim Müdürü Halil İbrahim Zengin, Belediye Başkanı Alper Taban’a teşekkürlerini sunarak verdikleri desteklerle öğrencilerin kendilerini daha iyi ifade edebilmelerine, kültürel değerlerimizi tanıyıp yaşatmalarına ve geleneksel sanatlarla bağ kurmalarına büyük katkı sağladığını söyledi. Zengin konuşmasında, "Sizleri yetiştiren aileniz başta olmak üzere öğretmenlerinizi tebrik ediyorum. Bu kadar güzel performans sağladığınız için sizlere çok teşekkür ediyorum. Artık birer meddahlarsınız. İnegöl Belediye Başkanımız Alper Taban’a ayrıca teşekkür ediyorum. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü İnegöl Belediyesi işbirliğiyle çok güzel işlere imza atıyoruz. Başkanımızın desteğiyle meddahlarımızın ve hatiplerimizin yetişmesine vesile oluyoruz. Fırsatlar verildiğinde öğrencilerimizin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu görmek, bizleri umutlandırıyor. Teknolojinin bu denli etkisi altına aldığı bir çağda, öğrencilerimizi bu tür faaliyetlerin içinde görmek ise ayrıca mutluluk veriyor. Emeklerinize sağlık." dedi. "Başımıza iş çıkarmayın diyen yöneticiler yok, aksine yeni buluşlar ortaya koyun diyen yönetimler var" İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban ise jüri üyeleri ile birlikte sahneye çıkarak yeni buluşları ortaya koyan tüm projelere desteklerinin devam edeceklerini söyledi. Başkan Alper Taban konuşmasında, "Belediyemiz ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğümüz ile iş birliği içerisinde, öğrencilerimizin hem eğitim hayatlarında hem de meslek yaşamlarında elde edebilecekleri pek çok avantajlı kazanımı elde etmelerini ve bunları hayatlarında uygulamalarını istiyoruz. Öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, belediyemiz ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğümüz bu minvalde hep birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Her birinize çok teşekkür ediyorum. Hepiniz pırıl pırıl gençlerimiz ve yetenekli öğrencilerimizsiniz. Lütfen cesaretli olun. "Başımıza iş çıkarmayın." diyen yönetimler yok; aksine "Başımıza icatlar, buluşlar çıkarın." diyen yönetimler var. Biz de İnegöl Belediyesi olarak bütün icatların İnegöl’den çıkmasını istiyoruz. Bursa’mızdan, Türkiye’mizden ve Müslüman coğrafyalardan buluşlar çıkmasını arzu ediyoruz." dedi. Öğrencilere moral veren konuşmasının sonunda her zaman onların yanında olduğunu vurgulayan Başkan Alper Taban, "Sizlerin her biri bizim gözümüzde birer mücevher gibisiniz. Bugünün ve geleceğin fırsatları sizlersiniz. Ülkenin yöneticileri de buradan çıkacak, değerli meslek sahipleri de buradan yetişecektir. Bu sahneye çıkmak hiç kolay değil; kendini ifade edebilmek son derece kıymetlidir. Yaptığınız bu çalışmaların çok önemli kazanımları var. Deneyimleyerek özgüveninizi ve kendinizi ifade etme becerilerinizi geliştiriyorsunuz. Kitleyi ikna edebilme gibi önemli kazanımları da meddahlık yarışması aracılığıyla elde etmiş oldunuz. Cesaretinizden dolayı sizleri tebrik ediyorum. Tüm öğrencilerimizin cesaret göstermesini, öncelikle kendilerini keşfetmelerini istiyorum. Cesaretinizi ve gayretinizi ortaya koyduğunuzda en güzel yerlere varacak, en güzel hedeflere ulaşacaksınız. Bu cesaret ve gayret İnegöl’ümüzün öğrencilerinde fazlasıyla var. İlçe Millî Eğitim Müdürümüze, okul müdürlerimize ve öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. İnegöl’de bu azim ve gayretle çalıştığımız sürece önümüzde hiçbir engel duramaz; her şeyi aşarız. Programımız hayırlı olsun, dereceye giren öğrencilerimizi ayrıca tebrik ediyorum." dedi. Yarışmada birinciliği Küçükçalık Anadolu Lisesi, ikinciliği Zeki Konukoğlu Anadolu Lisesi elde ederken, üçüncülüğü Elit Koleji ile Sosyal Bilimler Lisesi paylaştı. Dereceye giren okullara ödülleri düzenlenen törenle takdim edildi.
Sakarya Bayat ekmek fiyatına sıcak ekmek: Mahalle esnafından emsal davranış Sakarya’nın Erenler ilçesinde bir fırın ve şarküteri işletmesi, piyasada 20 liradan satılan 270 gram ekmeği 12,5 liraya düşürerek vatandaşın bütçesine nefes aldırdı. Aynı gramaj ve kalitedeki sıcak ekmek, yoğun ilgi görüyor. Erenler ilçesi Hacıoğlu Mahallesi’nde şarküteri işletmesi olan Furkan Güllü, 270 gramı 20 liradan satılan ekmeği, aynı mahallede bulunan fırınla anlaşarak aynı gramajdaki ekmeği 12, 5liradan satışa sunmaya başladı. Vatandaşların ucuzluğundan kaynaklı bayat ekmeğe yöneldiğini belirten Güllü, aynı fiyata sıcak ve taze ekmeği sattıklarını belirtti. Fırın işletmecisi Burak Aktürk ise günde 50 bin ekmek ürettiklerini ve 12,5 liraya hem şarküteriden hem de kendi fırınından vatandaşların ekmek alabileceğini söyledi. "20 liradan 12,5 liraya düşürdük" Ekmek indirimi hakkında konuşan şarküteri işletmecisi Furkan Güllü, "2010 yılından beri esnaflık yapıyorum. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bu olay aslında bir anda olan bir şey değil. Bunu planladık, ölçtük, biçtik, hesapladık. İnsanların fırındaki bayat ekmeğe çok fazla talepte bulunması, ucuz olmasından. Biz ise bu ekmeği sıcak ve ucuz bir şekilde vermek istedik. Ekmeğimizin gramajını değiştirmedik, kalitesini değiştirmedik. Aynı standartlarında hatta daha özverili şekilde çalışıyoruz. Ne gramajda ne kalitede hiçbir eksiğimiz yok. Tek farkımız fiyatımız 20 liradan 12,5 liraya düşürdük" dedi. "Gayemiz ticaret değil, insanlara katkıda bulunmak " Vatandaşlara yardımcı olduklarını aktaran Güllü, "Vatandaşlarımız çok mutlu, çok güzel tepkiler aldık. Bizim burada gayemiz ticaret değil, insanlara katkıda bulunmak. Ben kar payımı düşürdüm hatta fırınla da anlaştık, fırınımızda da aynı şekilde fiyatlar. Ben bir verdim Allah bize 10 verdi, satışlarımız arttı, şuan daha karlı bir şekilde satış yapıyoruz Allah’a şükür. Bir köyde bir vatandaş açlıktan ölürse bütün köylü katildir. Hz. Ali’nin güzel bir sözüdür buda" diye konuştu. "Gayemiz herkesin sıcak ekmeğe ulaşabilmesi" Ürettikleri ekmeğin kalitesinin ve gramajının piyasadaki ekmeklerden hiçbir eksiği olmadığını belirten fırın sahibi Burak Aktürk, "12,5 liradan tezgah satış noktalarımız var. Ek olarak bakkal ve marketlere de 15 liradan ekmek sattırıyoruz. Gayemiz, Sakarya halkının ekmeğe ulaşabilmesi. Gramaj olarak aynı 270 gram 12,5 liradan devam ediyoruz. Biz halktan tarafız. Süpermarketler ya da marketler kazanacağına halk kazansın istiyoruz" şeklinde konuştu. "Benim evimin altında fırın var, ucuz olduğundan dolayı buraya geliyorum" Satılan ekmeğin kalitesini ve fiyatını beğendiğini ve satın almak için başka bir mahalleden geldiğini dile getiren Mustafa Taşkın, "Dilmen Mahallesi’nden geliyoruz ekmek almaya. Benim evimin altında fırın var, ucuz olduğundan dolayı buraya geliyorum. Ekmeği de 10 numara bir ekmek, Her gün almak isterim buradan" ifadelerini kullandı. "Bu arkadaşlardan Allah razı olsun, bizleri düşünmüş" Kampanyaya çok sevindiğini ifade eden bir mahalle sakini ise, "Vatandaşı düşünmüş, 12, liraya düşürmüş. 20 liraya ekmek almak insana ağır geliyor. Bu arkadaşlardan Allah razı olsun, bizleri düşünmüş. Tüm vatandaşın ve esnafın böyle düşünmesi gerekiyor" dedi. (ACK-OK-